Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #21  
Alt 14-07-2009, 07:45
paslıçivi paslıçivi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
Standart

dinsizlik kabustur.. doğrudur..

kabus; insana sıkıntı, korku veren rüya demektir..

din bir afyondur.. afyonu alan kişi uyanmaz.. sadece kabusu tatlı rüyaya dönüşür.. yani hala uykuda rüya görmektedir..

ama din denince teisti de ateisti de hemen kendi zihnindeki dini algılar.. burda algılanan din islamdır.. diğerleri zaten batıl olarak yüklenmiştir zihne.. bu tartışma başka bir dinin hakim olduğu ülkede tartışılsa orda islamın adı bile geçmez varolan hakim din algılanırdı..

ben burdaki ateist arkadaşlardan, bu kadar basit bir önermesi olan demir kardeşime hemen hangi din? diye sormalarını beklerdim..

dinsizlik kabus ise ve tüm dünya insanlığı kendi diniyle bu kabustan kurtulduğuna göre ve bu dinlerin tanrı varoluş ve ölüm sonrası kurguları hepsinin çok farklı olmasına rağmen tüm insanlığa aynı tatlı rüyayı gördürmesinin nedenini sorardım ki uykunun derinliğini algılamasına yardımcı olalım..

dinsizlik kabustur, çünkü artık teist değil nonteistsinizdir.. teistin etrafında milyonlarca kendi dininin taraftarı vardır ve kendini güvende, inancında emin olmasını sağlar.. sürüdeki koyun olmak huzur vericidir..

ama nonteizm henüz bireysel bir gelişim ve inançtır.. etrafında senin gibi inanan milyonlar olmadığı gibi bu milyonlar senin zıttındır.. o yüzden nonteizm; sürüden ayrılıp koyunluğu bırakıp özgür arslan olma yolunda biraz sıkıntılı bir süreçtir..

tam olarak özgür bir arslan olduğunun farkındalığına vardığında artık sıkıntı kabus bitmiştir, sadece koyun sürülerini uzaktan izleyip bir zamanlar sen de bu sürünün bir elemanı olduğunu hatırlayıp tatlı bir tebessümle keyfine bakarsın..

ve kahkahayı basarsın.....

varoluş nedir, insan nedir, evren, insan, yaşam neden vardır.. nerden gelip nereye gidiyoruz.. niçin yokluk değil de varlık var.. niçin varız..

bu soruların cevabını hiç kimse bilmiyor.. sadece bildiğini zannedenler var.. onlara da inanç diyoruz.. olayı sadece tanrı olarak algılamayın.. bu sorulara bir net bir cevabınız olmadığı halde sadece olasılıklardan bir tanesini kabul edip o fikirde sabitlenmek inançtır.. ve sorgulamanın bitmesidir.. sorgulama bittiğinde bilinç kapanmış ve uyku başlamıştır..


Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 14-07-2009, 09:21
keci keci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Jun 2009
Mesajlar: 420
Standart

Sayın paslıçivi

varoluş nedir, insan nedir, evren, insan, yaşam neden vardır.. nerden gelip nereye gidiyoruz.. niçin yokluk değil de varlık var.. niçin varız..

bu soruların cevabını hiç kimse bilmiyor.. sadece bildiğini zannedenler var.. onlara da inanç diyoruz.. olayı sadece tanrı olarak algılamayın.. bu sorulara bir net bir cevabınız olmadığı halde sadece olasılıklardan bir tanesini kabul edip o fikirde sabitlenmek inançtır.. ve sorgulamanın bitmesidir.. sorgulama bittiğinde bilinç kapanmış ve uyku başlamıştır..
Bu sorgulamayı yapmaktaki amaç nedir ? Sorunun cevabını bulmak değil mi ? O zamanda sorgulama bitmez mi ? O zaman güvenceniz bu soruların
cevabının hiç bir zaman verilmemesi mi ?

Ben şu yöntemi daha doğru buluyorum
Bu soruların cevabını verdikten sonra (buna siz inanç deyin, bilimde aksiyom desin) sorgulamanın o noktadan sonra devam etmesi.

Bu soruların cevabından sonra sorgulamanın bittiğini neden düşünüyorsunuz ki ? Oraya gitmeye cesaretiniz var mı ki ?
Sonrası yok diyorsunuz ?

varoluş nedir, insan nedir, evren, insan, yaşam neden vardır.. nerden gelip nereye gidiyoruz.. niçin yokluk değil de varlık var.. niçin varız..
Bu sorulara inanç dışında bir cevap veriniz...Bu soruların cevap verilemez oluşu bu soruların aynı zamanda cevabıdır farkında değilmisiniz ?

Saygılarımla....

Oku kainatı, görmek istersen gerçeği. Birinci sayfa, birinci paragraf : Kendin..
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 15-07-2009, 06:31
paslıçivi paslıçivi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
Standart


Alıntı:
varoluş nedir, insan nedir, evren, insan, yaşam neden vardır.. nerden gelip nereye gidiyoruz.. niçin yokluk değil de varlık var.. niçin varız..


Bu sorulara inanç dışında bir cevap veriniz...Bu soruların cevap verilemez oluşu bu soruların aynı zamanda cevabıdır farkında değilmisiniz ?
bu sitede haftalardır anlatmaya çalıştığım şey bu işte..

agnostizm yani bilinemezlik, varoluşun gizeminin, sırrının bilinemeyeceği..

bu sorulara verilen her cevap bilmek değil inanmaktır..

ama tüm dünyayı dolaş ve insanlara sor, bilinemez demezler...

biliyorum derler ve size kendi inancını anlatırlar..

ve bu dünyada ne kadar inanç varsa o kadar hakikat/gerçeklik vardır.. çünkü kişi inancını gerçeklik olarak yaşar..

bir müslümana göre yukarıdaki soruların cevabı farklıdır, hinduya göre farklıdır, ateiste göre farklıdır, budiste göre çok farklıdır..

inanç; bilmediğini bildiğini zannetme yanılgısıdır.. derin uyku halidir..

bunun farkına varmak da farkındalık/aydınlanmadır...



Konu paslıçivi tarafından (15-07-2009 Saat 06:44 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 15-07-2009, 07:16
paslıçivi paslıçivi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
Standart

Bu soruların cevabından sonra sorgulamanın bittiğini neden düşünüyorsunuz ki ? Oraya gitmeye cesaretiniz var mı ki ?
Sonrası yok diyorsunuz ?
bu soruların cevabını veren özvarlığınız(safbilinç+özbenlik) değil sahtebenliğinizdir.. ve verilen cevap bilmek değil inanmaktır.. sahtebenlik inançsız, bilinemezlikle yaşayamaz... içinizde büyük bir boşluk ve beraberinde kaos getirir..

sahtebenliğiniz(ego) çok kurnazdır ve sizi uyutup, varlığını sürdürebilmesi için birçok savunma mekanizması geliştirmiştir.. aksi halde akıl ve ruh sağlığınız bozulur.. uyanık/farkında bir yaşam sahtebenlikle beraber mümkün değildir..

yukarıdaki soruların cevabı verildikten sonra ego dosyayı kapar, tekrar dosyayı açıp bunu sorgulamanıza izin vermez..

bir müslüman için varoluş bellidir ve bunu sorgulayamaz.. varoluş amacı muhammedin allahının insanları sınamasıdır, ölüm sonrası cennet cehennem vardır..

bir ateist için varoluş bellidir ve bunu sorgulayamaz.. tanrı yoktur, ölüm sonrası yokoluruz, fizikötesi bir şey yoktur..

bir budist için varoluş bellidir ve bunu sorgulayamaz.. yaratıcı tanrı yoktur, evrenin zamanda bir başı sonu yoktur ve ölüm sonrası sonsuz bir döngü içinde yaşam vardır..

siz bir müslüman olarak allahın varlığını birliğini ve onun elçisini kitabını sorgulayabilme cesaretiniz var mı? tüm bu inandıklarınızın bir hikaye olup diğer dünya insanlarının inandıkları acaba gerçekten hakikat olabilir mi diye sorguladınızmı hiç, yani bir ateist haklı olabilir mi, bir budist haklı olabilir mi, ya da tüm bunlar yanlış olup hiçbir şey bilinemez olabilir mi demeye cesaretiniz var mı? tüm inandıklarınızı bir yana koyup sıfırdan sorgulama cesaretiniz var mı?

burda bahsettiğim sorgulama kendi aklınızdaki derin düşünce şeklinde varoluşun analizidir.. ego derin düşünceye izin vermez.. üstün körü geçirtir sizi...


Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 15-07-2009, 07:23
paslıçivi paslıçivi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
Standart

Ben şu yöntemi daha doğru buluyorum
Bu soruların cevabını verdikten sonra (buna siz inanç deyin, bilimde aksiyom desin) sorgulamanın o noktadan sonra devam etmesi.
ilginç bir yaklaşım.. neyin cevabını verip neyi araştırıyorsunuz.. bir tahminde bulunup onu doğrulamaya mı çalişıyorsunuz...yani inancınızı varoluşa dayatmaya mı çalışıyorsunuz.. örnekle açıklar mısınız..


Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 15-07-2009, 08:34
paslıçivi paslıçivi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
Standart

Bu sorgulamayı yapmaktaki amaç nedir ? Sorunun cevabını bulmak değil mi ? O zamanda sorgulama bitmez mi ? O zaman güvenceniz bu soruların
cevabının hiç bir zaman verilmemesi mi ?
kalbinizin atma, akciğerlerinizin çalışma amacı neyse sorgulamadaki amaç da odur...

somut organlarınız olduğu gibi somut organların(beyin) oluşturduğu soyut organınız da bilincinizdir..

kalbinizin ve akciğerlerinizin çalışma amacını nasıl siz belirlemiyorsanız bilincinizin sorgulama amacını da siz istemli olarak belirleyemezsiniz...

bu zaten varoluşsal bir hedeftir ama senin bilincin bir insan olarak binlerce yıldır atalarının sana yüklediği zihin katmanlarının altında kalmıştır.. ve sorgulaması gereken bilinç kapanıp sorgulama sona erip derin bir uykuya dalınmıştır.. bu tüm dünya insanlığı için geçerlidir..

kalbin atması akciğerin çalışması nasıl yaşamın vazgeçilmesiyse bilincin çalışması da öyle vazgeçilmezdir..

yani tek amaç yaşamdır... yaşamın kutlamaya dönüşmesidir..

sorunun cevabını bulabilirsek ne ala.. ama dünya insanlığına "ben cevabı buldum, hadi arkamdan gelin" diyen dönemin aydın uyanıklarından hangisine, neden ve nasıl inanacaksınız.. yaşam bir kumar mı...

bu konuda hiç bir güvence yok.. aksine tüm güvenceleri bırakıp bir yolculuğa çıkıyorsunuz.. dipsiz kuyuya halatsız atlıyorsunuz.. ya da okyanustaki dev dalgalarda sörf yapmak için kıyıdan hiç bir bağınız, güvenceniz olmadan uzaklaşıyorsunuz..



Konu paslıçivi tarafından (15-07-2009 Saat 08:46 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 15-07-2009, 09:33
keci keci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Jun 2009
Mesajlar: 420
Standart

Sayın paslıçivi

Yazmış olduğunuz cevaplar güzel oldukça heyecanlı gördüm sizi...
Benim düşünceme göre sizin beyninizde sağ lob ile sol lob arasındaki
bağlantıda bir sorun var. Yani bunu tıbbi olarak söylüyorum..
Yani duygularınızı işin içine katmıyorsunuz, halbuki onların orada olmasınında
bir sebebi var. Eğer bunu yaparsanız resmi daha geriden görebilirsiniz.
Bir; Bilmek ile inanmak arasındaki farkı tesbit ediniz.
iki; sadece bir inanç üzerinden düşününüz sonra diğerlerini hesaba katınız.

Bilmek ile inanmak arasındaki fark : YOKTUR.
Bildiğiniz şeyler aynı zamanda inandıklarınızdır.
İnandığınız şeyler ise bildikleriniz..

Mesela Matematik ;

1 + 1 = 2 olduğunu bilir misiniz yoksa inanırmısınız ?

Cevap : Her ikiside bir ve aynı şeydir

Saygılarımla...

Oku kainatı, görmek istersen gerçeği. Birinci sayfa, birinci paragraf : Kendin..
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 15-07-2009, 09:57
keci keci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Jun 2009
Mesajlar: 420
Standart

paslıçivi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

siz bir müslüman olarak allahın varlığını birliğini ve onun elçisini kitabını sorgulayabilme cesaretiniz var mı? tüm bu inandıklarınızın bir hikaye olup diğer dünya insanlarının inandıkları acaba gerçekten hakikat olabilir mi diye sorguladınızmı hiç, yani bir ateist haklı olabilir mi, bir budist haklı olabilir mi, ya da tüm bunlar yanlış olup hiçbir şey bilinemez olabilir mi demeye cesaretiniz var mı? tüm inandıklarınızı bir yana koyup sıfırdan sorgulama cesaretiniz var mı?

burda bahsettiğim sorgulama kendi aklınızdaki derin düşünce şeklinde varoluşun analizidir.. ego derin düşünceye izin vermez.. üstün körü geçirtir sizi...
Sayın paslıçivi

Sizinle farklı düşünüyoruz; gerçi bir önceki mesajdada belirtmiştim ama
bu sorgulama gereksizdir. İnsan bildiği bir şeyi sorgulamaz; apaçık olan
sorgulanırsa ondan sonra sorgulamayı neye göre yapacağız. ?

Sorgulama bir şeylerin üzerinde olursa sorgulama olur ötesi spekülasyondur. Size göre apaçık olmaması sizin duyu organlarınızın çalışmadığının delilidir. O gerçeğin apaçık olmadığının değil..

Nasıl ki bilimde apaçık olanı ispata ihtiyaç duymuyorsak, bunu görmeyeni
ya kör ya sağır olarak nitelendiriyorsak inançtada aynı şekildedir.

Ben önümde duran kırmızı rengi, sizde kırmızı gördüğünüz sürece
ortak fizik kurallarınıda kullanıyorsak bunu ispatlamamı beklemezsiniz.

Ama siz görmüyorsanız, ben buna kırmızı dediğimde ve siz ispat istediğinizde bunu size ispatlamamın imkanı ihtimali yoktur.

Siz benimle empati yaptığınızda agnostik olursunuz. Halbuki benim gözlerim açık olduğu için bilirim. İşte durum bundan ibarettir.

Saygılarımla..

Oku kainatı, görmek istersen gerçeği. Birinci sayfa, birinci paragraf : Kendin..
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 16-07-2009, 07:24
paslıçivi paslıçivi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
Standart

Yazmış olduğunuz cevaplar güzel oldukça heyecanlı gördüm sizi...
heyecanlı olmak canlı olmanın, gerçek yaşamı yaşamanın verdiği duygudur, bir coşku halidir..

Benim düşünceme göre sizin beyninizde sağ lob ile sol lob arasındaki
bağlantıda bir sorun var. Yani bunu tıbbi olarak söylüyorum..
Yani duygularınızı işin içine katmıyorsunuz, halbuki onların orada olmasınında
bir sebebi var. Eğer bunu yaparsanız resmi daha geriden görebilirsiniz.
bunun cevabını size vermiştim zaten.. aynı fikirdeyiz.. bakın ne yazmışım..
sahtebenlik inançsız, bilinemezlikle yaşayamaz... içinizde büyük bir boşluk ve beraberinde kaos getirir..

sahtebenliğiniz(ego) çok kurnazdır ve sizi uyutup, varlığını sürdürebilmesi için birçok savunma mekanizması geliştirmiştir.. aksi halde akıl ve ruh sağlığınız bozulur.. uyanık/farkında bir yaşam sahtebenlikle beraber mümkün değildir..

yukarıdaki soruların cevabı verildikten sonra ego dosyayı kapar, tekrar dosyayı açıp bunu sorgulamanıza izin vermez..
bahsettiğiniz duygular sizin yalancıbenliğinizin egemenliğindeki sahte duygulardır.. ve bunlar size toplum tarafından sonradan yüklenmiştir çoğu..

sahtebenlikte yaşarken duygular sizin kontrolünüzde değildir.. yani siz istemli olarak sevmek, korkmak, aşık olmak gibi eylemleri gerçekleştiremezsiniz ya da bunlardan kaçamazsınız.. sahtebenlikte duygularınızın esiri olursunuz, sizi gerçek siz değil, duygularınız yönetir..

özvarlıkta mutlak mutluluk, cesaret, zeka, algı, sezgi vardır.. buraya ulaşmanın yolu da meditasyondur..imzamı bir kez daha okuyun..


Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 16-07-2009, 07:42
paslıçivi paslıçivi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
Standart

Bilmek ile inanmak arasındaki fark : YOKTUR.
Bildiğiniz şeyler aynı zamanda inandıklarınızdır.
İnandığınız şeyler ise bildikleriniz..

Mesela Matematik ;

1 + 1 = 2 olduğunu bilir misiniz yoksa inanırmısınız ?

Cevap : Her ikiside bir ve aynı şeydir
bakın egonuz burdaki çok basit birşeyde bile sizi nasıl yönlendiriyor, kandırıyor, uyutuyor..

bilmek ve inanmak aynı şeydir diyorsunuz..

bilmek ve inanmak kavramları hangi tür canlıyı ilgilendirir..

insanı değil mi.. ama belli bir coğrafyada yaşayan insanı değil, tüm dünya insanlığını ilgilendirir.. yani evrenseldir..

1+1= ? dünyanın hangi coğrafyasına giderseniz gidin, kime sorarsanız sorun bunun cevabı tartışılmaz bir şekilde sabittir.. 2 dir.. bu deneysel olarak sınanabilinen bir şeydir.. ve tüm dünya insanlığı bu sonucun 2 olduğu üzerinde tartışmasız hemfikirdir.. evrenseldir.. buna bilmek denir..

bu dünyada niçin varız? varoluş nedir?... bu sorunun cevabı coğrafyadan coğrafyaya, zamandan zamana değişir.. herkes kendi teist yada nonteist inancını söyler size ve bunu gerçeklik olarak algılar, bildiğini zanneder..

sizin islamiyeti gerçeklik olarak algılamanız gibi, bir isevinin isamesihi tanrı olarak, bir atesitin tüm yaşamı fizikten ibaret sanması, bir budistin çoklu yaşamı gerçeklik olarak algılaması gibi.. işte bunlar evrensel değildir, tartışmasız kabuledilen şeyler değildir, deneysel sınanabilinen şeyler değildir.. o yüzden bunlara bilmediğini bildiğini zannetme yanılgısı yani inanç deniyor...

aradaki farkı görebilmişsinizdir umarım..


Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:42 .