
09-10-2009, 15:26
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
Muhammed'ten Mucize ve Azap Talepleri
Kuran’da çeşitli kavimlerin iman etmeleri için gönderilen peygamberlerden, bu peygamberlerin gerçekleştirdiği mucizelerden ve inanmayanların başına gelen helaklardan söz edilmektedir.. Muhammed de bunu kendi kavmine duyurmaktaydı. Ancak bazı ayetlerden anlaşılmaktadır ki, kavminden bazı kimseler onunla alay etmekteler ve bazıları da inanmak için Muhammed’den de mucizeler beklemekteler:
Araf 203: (Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: “Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya.” De ki: “Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kuran ayetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir.”
Nahl 101: Biz bir ayeti değiştirip başka bir ayet getirdiğimiz zaman –ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber’e, “Sen ancak uyduruyorsun” derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.
Furkan 32: İnkâr edenler, “Kuran ona bir defada toptan indirilseydi ya!” dediler. Biz, Kuranla senin kalbini pekiştirmek için onu böyle kısım kısım indirdik ve ağır ağır okuduk.
Ta Ha 133: İnanmayanlar, “Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!” dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kuran) onlara gelmedi mi?
Enbiya 5-6: Onlar, “Hayır, bunlar karma karışık yalancı düşlerdir. Hayır, onu kendisi uydurdu; hayır, o bir şairdir. Eğer böyle değilse, önceki peygamberlerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin” dediler. Onlardan önce helak ettiğimiz hiçbir memleket halkı iman etmedi de şimdi bunlar mı iman edecekler?
Saffat 36-37: “Biz, deli bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz?” diyorlardı. Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.
İsra 90-93: Dediler ki: “Yerden bize pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim.”
Furkan 7-8: Dediler ki: “Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber uyarıcı olsaydı ya!” “Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!” Zalimler, (inananlara): “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediler.
Enfal 32-33: Onlara karşı ayetlerimiz okunduğu zaman, “Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir” dediler. Hani onlar, “Ey Allah’ım, eğer şu (Kuran) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir” demişlerdi. Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerken de Allah onlara azap edecek değildir.
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
Konu AhbAp tarafından (08-03-2010 Saat 01:43 ) değiştirilmiştir.
|

09-10-2009, 15:26
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
II.
Görüleceği üzere, Muhammed’i çevresinden fazlaca sıkıştıran var. Yüzyıllar boyunca ve hâlâ günümüzde de geçerli olmak üzere, İslam çevresince en çok bu adamlar kınanmıştır. Önemli olanın, mucize olmadan kalpten inanmak olduğu vurgulanmış, mucize karşısında herkes inanacağı için bunun anlamının kalmayacağı savunulmuştur. Oysa bazı ayetlerde (Al-i İmran 176, Enam 25, Enam 110-111, Enam 125, Araf 186, Yunus 99-100, Nahl 37, Secde 13 gibi) Allah tarafından kendisi istemedikçe, ölüler bile konuşsa, melekler bile inse, inanmayanların gene de inanmayacakları söylenmiştir. Bunun ötesinde Muhammed, çevresindekilere önceki peygamberleri hatırlatıyor, onların nasıl mucizeler gerçekleştirdiğini söylüyordu. Onların kitaplarında, kendisinin geleceğinin yazıldığını bildiriyor, sürecin bir parçası olduğunu vurgulamaya çalışıyordu. Ve onca mucizeye rağmen, öncekilerin de kendi peygamberlerine inanmadığını anlatıyordu.
İslam dünyasının kınamasına ve lanetlemesine rağmen, bu inanmayan kişilere kızılabilir mi? Veya haksız oldukları söylenebilir mi? Önceki dönemlerde yapılan mucizelere bakıldığında (mucizelerin ne kadar akıl ve bilim içerisinde gerçek kabul edilebileceklerinden de ilginç olarak), bunlardan bazılarının çok ilginç şartlarda yapıldığı görülüyor: İbrahim’in “Allah’ım, ben sana inandım ama kalbimde inansın” demesi gibi, İsrailoğullarının her aşamada inkâr ve aşırı gitmelerine rağmen gözleri önünde yapılan birçok mucize gibi, İsa’nın beşikte iken konuşup “Bana İncil geldi” demesi gibi… Bir peygamber bile inanmak için bir mucize istiyorsa, çevredekilerin mucize istemesi aşırı mıdır? İsrailoğullarının asla kabul edilmeyecek günahları karşısında sürekli affedilmelerinin ve yeni mucizelerle donatılmalarının karşısında, Muhammed’in çevresindekilerin bunlardan en az birini talep etmeleri aşırı mıdır? İsa’nın henüz bebekken konuşması, kendisine beşikte İncil indiğini söylemesi, herkesin gözü önünde çamurdan kuşlar yapıp uçurması, ölüleri diriltmesi, körleri iyileştirmesi karşısında, kendisi 40 yaşında iken peygamber olmuş bir kimseye “Sana neden tek seferde Kuran inmiyor, neden sen de bunları yapmıyorsun” denmesi aşırı mıdır? Bu mucizeleri Muhammed anlatmaktadır; bir nevi çevresinin kafasında peygamber profilini böyle çizmiştir. O halde kendisinden beklenmesi mantıksız mıdır? Hangi iddianın delilsiz kabulü mümkündür, hele ki peygamberlik gibi bir konuda? Üstelik çevresindekiler sadece mucize beklememiş, azabı da delil olarak kabul edeceklerini beyan etmişlerdir. Bu sonuncusu, bu insanların kendilerine ne kadar güvendiklerini göstermektedir ki, “önceki efsanelerden alıntılar”, “onu da bir yerlerden derleyip toparlasaydın ya”, “bu adam ancak hayal gören bir şairdir” gibi ifadelerle meydan okudukları görülmektedir. Çünkü önceki peygamberler mucizeler yapmış, halkları inanmayınca da başlarına çeşitli azaplar gelmiştir. Demek ki, bu insanlar inanmak için veya iddialarını kanıtlamak için bunu bile talep etmişlerdir. Onlara göre çarşıda pazarda dolaşıp günlük işlerini yapan bir adamın peygamberlik ilan etmesi ilginç gelmişse, bunun yadırganması aşırı mıdır?
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
Konu AhbAp tarafından (08-03-2010 Saat 01:45 ) değiştirilmiştir.
|

09-10-2009, 15:27
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
III.
Tüm bunlar karşısında tekrar Kuran’a göz atıldığında, çevresinin bu baskısı nedeniyle Muhammed’in çok sıkıntılı anlar çektiğini, moralinin çok bozulduğunu gösteren ayetler de görüyoruz. Bunlardan bazıları:
Kasas 49: De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah katından, doğruya bu ikisinden (Tevrat ve Kuran’dan) daha çok ulaştıran bir kitap getirin de, ben ona uyayım.”
Şuara 4: Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar.
Enbiya 41: Andolsun, senden önce de birçok peygamberle alay edildi de içlerinden alay edenleri, o alaya aldıkları şey kuşatıverdi.
Ta Ha 2-3: (Ey Muhammed!) Biz, Kuran’ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah’ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.
Enam 33: Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki, söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler Allah’ın ayetlerini inadına inkar ediyorlar.
Hicr 97: Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.
Enam 114: “Size Kitab’ı (Kuran’ı) hak olarak indiren O iken ben Allah’tan başka bir hakem mi arayacağım?” (de). Kendilerine kitap verdiklerimiz de onun, Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O halde, sakın şüphecilerden olma.
Bu ayetlerden Muhammed’in sıkıntıya düştüğü anlaşılıyor. Yukarıda aktarılan ayetlerden Enam 114 için Diyanet İşleri bir dipnot koymuş. Bu dipnotta: “Kureyş müşrikleri peygamberimize, “Aramızda Yahudi veya Hıristiyan âlimlerinden bir hakem seçelim. Senin getirdiğin din hakkında onların kitaplarında bulunanı bize haber versinler” demeleri üzerine bu ayetle onlara cevap verilmiştir” diyor Diyanet İşleri. Yani anlaşılan, o dönemin insanları, Muhammed’den sadece mucize ve azap beklemiyorlar, diyorlar ki, “Madem senin gelecek olduğun önceki kitaplarda yazılı, madem senin kitabın önceki kitapları onaylayan bir kitap, o halde gel o kitapların âlimleriyle bir karşılaştırma yapalım” şeklinde, aslında gerçekten güzel bir teklif getiriyorlar. Ama ayetten anlaşıldığına göre, Muhammed buna da yanaşmıyor.
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
Konu AhbAp tarafından (08-03-2010 Saat 01:47 ) değiştirilmiştir.
|

09-10-2009, 15:28
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
IV.
Geçtiğimiz satırlarda vurgulandığı gibi, Muhammed öncesi peygamberlere mucizeler verilmiş ve inanmayan topluluklar helak edilmiştir. Şimdi aynı sorun (mucize olmaması hariç) Muhammed’in başında bulunmaktadır. Mucize olmamaktadır ama Allah’ın yaklaşan azabı hakkında bilgiler gelmeye başlar:
Enam 158: (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin ayetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez. De ki: “Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz.”
Saffat 176-179: Yoksa onlar azabımızı acele mi istiyorlar? Fakat azabımız onların yurtlarına indiğinde, o uyarılmış olanların sabahı ne kötü olur! Ey Muhammed! Bir süreye kadar onlardan yüz çevir. (Bekle ve) gör. Onlar da yakında görecekler.
Zümer 39-40: De ki: “Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de yapacağım. Kişiyi rezil edici azabın kime geleceğini ve sürekli azabın kimin başına ineceğini yakında bileceksiniz!”
Duhan 59: Artık sen (onların başına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.
Necm 56-58: Bu da önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır. Yaklaşmakta olan (Kıyamet iyice) yaklaştı. Onu Allah’tan başka açacak kimse yoktur.
Rahman 31: Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!
Kalem 5-6: Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Bu ayetlerden anlaşıldığı üzere, Allah alay eden kimseleri işaret ederek, Muhammed’e yakında azabın geleceği haberini veriyor. Burada kıyametin zamanı verilmemiş iddiası geçerli olamaz, çünkü Muhammed’e “deli” diyenler kastedilerek “yakında kimin deli olduğunu sen de göreceksin, onlar da görecekler” deniyor. Yani bu kıyamete Muhammed’in ve ona deli diyenlerin şahitlik edeceği anlaşılıyor. Yine yukarıda Duhan süresine ait ayette “Onların başına gelecekleri bekle artık, zaten onlar da bekliyorlar” deniyor. Herhalde, bir anlamda eski peygamberlerin intikamı olan azapların, kendi kavminin de başına gelmesini isteyen Muhammed, artık bu durumu ummakta veya çevresindekilerden bu eski durumlara bakarak bir an önce kendisine inanmalarını istemektedir. Tarihi sürece baktığımızda, bu ikisinin de gerçekleşmediği görülüyor. Tabi okuyucu kendini, geçmişte olan bazı olayları “azap” şeklinde yorumlamak ihtiyacı içerisinde hissederse, yorum kendisine aittir.
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
Konu AhbAp tarafından (08-03-2010 Saat 01:49 ) değiştirilmiştir.
|

30-10-2009, 15:46
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
AhbAp´isimli üyeden Alıntı
...kendisi 40 yaşında iken peygamber olmuş bir kimseye “Sana neden tek seferde Kuran inmiyor, neden sen de bunları yapmıyorsun” denmesi aşırı mıdır? Bu mucizeleri Muhammed anlatmaktadır; bir nevi çevresinin kafasında peygamber profilini böyle çizmiştir. O halde kendisinden beklenmesi mantıksız mıdır? Hangi iddianın delilsiz kabulü mümkündür, hele ki peygamberlik gibi bir konuda? Üstelik çevresindekiler sadece mucize beklememiş, azabı da delil olarak kabul edeceklerini beyan etmişlerdir...
|
Önceki dinlerin kutsal kitaplarında ve peygamber hikâyelerinde mucizeler doludur. Nitekim bunlar sadece o kitaplarla sınırlı kalmamış, bunların doğruluğunu Kuran da kabul etmiştir. Bunlarla ilgili bazı ayetlere aşağıda yer verilmiştir:
MUSA’NIN MUCİZELERİ
Ta Ha 65-73: Sihirbazlar: “Ey Musa! Ya önce atmayı tercih edersin, ya da ilk atan biz oluruz” dediler. Musa: “Yok, (önce) siz atın” dedi. Bir de ne görsün, onların ipleri ve değnekleri yaptıkları sihirden dolayı hızla sürünür gibi görünüyor. Bunun üzerine Musa, içinde bir korku hissetti. Şöyle dedik: “Korkma (ey Musa!). Çünkü, sensin en üstün olan.” “Sağ elindekini (değneğini) at ki, onların yaptıklarını yutsun. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir. Sihirbaz ise nereye varsa kurtuluşa eremez.” (Musa’nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, “Harun ve Musa’nın Rabbine inandık” dediler. Firavun, “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa’ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz.” Sihirbazlar şöyle dediler: “Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin.” “Şüphesiz ki biz; günahlarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri affetmesi için, Rabbimize inandık. Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlı ve daha kalıcıdır.”
Araf 107-108: Bunun üzerine Musa, asasını yere attı. Bir de ne görsünler, apaçık bir ejderha. Elini (koynundan) çıkardı. Bir de ne görsünler o, bakanlar için, bembeyaz olmuş.
Araf 160: Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa’dan su istediğinde biz ona, “Asanı taşa vur” diye vahyettik. (Vurunca) taştan on iki pınar fışkırdı. Herkes (kendi) su içeceği yeri bildi. Üzerlerine bulutu da gölgelik yaptık ve onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik. “Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyi ve temiz olanlarından yiyin” (dedik). Onlar bize zulmetmediler, fakat kendi nefislerine zulmediyorlardı.
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
Konu AhbAp tarafından (08-03-2010 Saat 01:51 ) değiştirilmiştir.
|

30-10-2009, 15:47
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
İSA’NIN MUCİZELERİ
Meryem 20-21: Meryem, “Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde, benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi. Cebrail, “Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir” dedi.
Meryem 27-34 : Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: “Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!” “Ey Harun’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi.” Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. “Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?” dediler. Bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. Bana kitabı (İncil’i) verdi ve beni bir peygamber yaptı.” “Nerede olursa olayım beni mutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekâtı emretti.” “Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı.” “Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selam (esenlik verilmiştir).” Hakkında şüpheye düştükleri hak söze göre Meryem oğlu İsa işte budur.
Maide 110-115 : O gün Allah, şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim. Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler, “Bu, ancak açık bir büyüdür” demişlerdi. Hani bir de, “Bana ve Peygamberime iman edin” diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da “İman ettik. Bizim Müslüman olduğumuza sen de şahit ol” demişlerdi. Hani havariler de, “Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi. İsa da, “Eğer mü’minler iseniz, Allah’a karşı gelmekten sakının” demişti. Onlar, “İstiyoruz ki ondan yiyelim, kalplerimiz yatışsın. Senin bize doğru söylediğini bilelim ve ona, (gözü ile) görmüş şahitlerden olalım” demişlerdi. Meryem oğlu İsa, “Ey Allah’ım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden (gelen) bir mucize olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızıklandıranların en hayırlısısın” dedi. Allah da, “Ben onu size indireceğim. Ama ondan sonra sizden her kim inkar ederse, artık ben ona kainatta hiçbir kimseye etmeyeceğim azabı ederim” demişti.
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
Konu AhbAp tarafından (08-03-2010 Saat 01:52 ) değiştirilmiştir.
|

30-10-2009, 15:48
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
DİĞER PEYGAMBERLERİN MUCİZELERİ
Diğer peygamberlere ait mucizeler, Kuran’da farklı yerlerde birçok kere tekrarlanmıştır. Enbiya 80-91 arası ayetlerde bunlar hakkında bir bilgi veriliyor. Bu ayetlere göre, Davud’a zırh yapma sanatı; Süleyman’a güçlü esen rüzgârlar, dalgıçlık ve başka işler yapan şeytanlar; Eyyub’a dertlerden kurtulma ve ailesini iki misline çıkarma; İsmail, İdris ve Zülkifl’e rahmet; Zünnun’a (Yunus’a) balık karnından kurtarılma; Zekeriya’ya kendisi ve karısı çocuk yapamayacak kadar yaşlıyken Yahya’nın doğumu gibi üstünlükler ve mucizeler verilmiştir. Nuh’un bilindik hikayesine ek olarak 950 sene yaşadığı söylenebilir.
KURAN’DA GEÇEN DİĞER MUCİZELER
Muhammed öncesi yapılan mucizelerden diğer bazıları da şunlardır:Öldürülmüş bir adamın ölü bir sığır parçasıyla kendisine vurulmasından sonra dirilmesi (Bakara 72-73); binlerce kişinin öldürülüp diriltilmesi (Bakara 243); bir adamın 100 yıl ölü kalıp diriltilmesi (Bakara 259); Bazı gençlerin (yedi uyurlar olsa gerek) bir mağarada 300+9 sene (Kurandaki ifade böyle) uykuda kalıp uyandırılmaları (Kehf 10-12/19-26) gibi…
İNANMAYANIN SONU
Her türlü mucize ve uyarılara karşın bunlardan ders almayan kavimlerin sonlarının ne olduğunu anlatan ayetlere de kısaca bakılırsa: Nuh’a inanmayanların suda boğulması ve tufan (Şuara 119-120); Hûd’a inanmayan kavminin helak edilmesi (Şuara 139); Salih’e inanmayan Semûd kavmini azabın yakalaması (Şuara 158); Lût’a inanmayan kavminin helak edilmesi ve başlarına taş yağdırılması (Şuara 172-173); Şu’ayb’e inanmayan Eyke halkına azap edilmesi (Şuara 189) gibi…
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
Konu AhbAp tarafından (08-03-2010 Saat 01:54 ) değiştirilmiştir.
|

31-10-2009, 20:12
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Oct 2009
Mesajlar: 73
|
|
Değerli Ahbap, elinize sağlık.
Başka bir forumdan arkadaşım olan 'sesli' ayamalı kişi hep şöyle der:Farkındalık herşeydir,aklı kenara koymadan düşünenler hiçbir ilahi(!)dinin mensubu olamazlar!..
Bu kabul edişe itibar edenler ilahi dinler için şunu demek zorundalar: Eski ve Yeni Ahit, Kur'an. Büyüklere masallar...
Ya aklı bir yana koyup paşa paşa inanır, iman edersiniz.Ya da aklınızın sizi götürdüğü yerde demir atarsınız...
Sağlıcakla kalınız...
|

01-11-2009, 01:20
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2009
Mesajlar: 236
|
|
Meryem 27-34 : Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: “Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!” “Ey Harun’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi.” Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. “Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?” dediler. Bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. Bana kitabı (İncil’i) verdi ve beni bir peygamber yaptı.” “Nerede olursa olayım beni mutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekâtı emretti.” “Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı.” “Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selam (esenlik verilmiştir).” Hakkında şüpheye düştükleri hak söze göre Meryem oğlu İsa işte budur.
sevgili ahbap,aslında benim bildigim meryemin sadece bir kız kardeşinin var olduğudur .bilginiz varsa düzeltin lütfen .
meryem süresinin 28 ayetinde ,ey harunun kız kardeşi,diye başlıyan bir ayet .
bu ayet ,musa ve harunun kız kardeşiyle ilgili bir izlenim bıraktı benden ,ne dersiniz. selamlar..
|

01-11-2009, 01:30
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
rodof´isimli üyeden Alıntı
sevgili ahbap,aslında benim bildigim meryemin sadece bir kız kardeşinin var olduğudur .bilginiz varsa düzeltin lütfen .
meryem süresinin 28 ayetinde ,ey harunun kız kardeşi,diye başlıyan bir ayet .
bu ayet ,musa ve harunun kız kardeşiyle ilgili bir izlenim bıraktı benden ,ne dersiniz. selamlar..
|
Bu konunun bir gaf olduğu söyleniyor. Meryem'in, Musa ve Harun'un kızkardeşi olan Meryem ile karıştırıldığı ve bunun da Kuranın diğer bir çelişkisi olduğunu okudum. Çoğu konuda bilgim var, ancak bu konuyu tamamen bilmiyorum. Yani, Meryem'in sadece kızkardeşi mi vardı, onu bilmiyorum.
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:20 .
|