Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > Hristiyanlık

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 18-01-2010, 05:41
vesper - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vesper vesper isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 291
Standart Barnabas İncili

Son yıllarda birçok Müslümanın iddia ettiği şey şudur: “Kur’ân’da bugünkü Hıristiyanlarca kullanılan İncil’den değil Barnabas İncil’inden söz ediliyor”. Barnabas İncili orta çağa ait tamamen sahte bir üründür. Barnabas İncîli adı ile basılmış olan bu kitap incelenirse, yazarının İsa Mesih’in havarisi değil, İsrail’i hiç görmemiş birisi olduğu ortaya çıkar. Büyük bir olasılıkla keşiş Fra Marino olarak yetiştirilmişti. Barnabas İncîl’ini yazan kişi, kendini “Mesih denilen Nasıralı İsa’nın havarisi Barnabas” olarak tanıtıyor. Ancak İsa Mesih’in 12 havarisi arasında “Barnabas” adında biri yoktur. (Bkz: Matta 10:2-4; Markos 3:16-19; Luka 6:14-16)

“Barnabas İncil’i”, İncil’deki bahsedilen Barnabas tarafından değil, orta çağda Hıristiyanlığı bırakıp Müslüman olan ve Müslümanlığın doğruluğunu kanıtlamaya çalışan biri tarafından yazılmıştır. “Barnabas İncil’inde kullanılan sözcükler ve terimleri incelemiş olan dil uzmanları, bu eserin M.S. 15 yüzyıla ait olduğunu kanıtlamışlardır. İsa Mesih’ten 15. yüzyıl sonra yazılan “Barnabas İncîl’i”nin tamamen sahte ve tarihsel açıdan değersiz olduğu anlaşılmıştır.

Barnabas İncîli’nin elimizde bulunan en eski nüshası İtalyancadır, Müslümanların istediği gibi Aramice değil. 1709 yılında Hollanda’nın Amsterdam şehrinde bulunan bu nüsha, J.F. Cramer adında bir bilginin eline geçti. 1550-1590 yıllarını gösteren yalnız bir tek İtalyanca el yazması olup, 1713’den beri Viyana, Avusturya “Hofbibliothek” Kütüphanesinde muhafaza edilmektedir. Bu İncîl’in İspanyolca yazılmış bir nüsha daha var. Bu nüshanın ilk sayfasında İtalyancadan çevrildiği belirtiliyor. İtalyanca el yazma, Bay Lonsdale ve Bayan Ragg tarafından İngilizceye çevrilerek, 1907 Oxford Üniversitesi Basımevi tarafından basılıp yayınlandı. Daha sonra Mehmet Yıldız tarafından İngilizceden Türkçeye çevrildi



Barnabas İncîli’nin Tarih ve Coğrafya ile ilgili Çelişkileri:

İncîl’deki gerçek Barnabas aslen Kıbrıslı olup asıl adı Yusuf’tu ve Yahudilerin çok eğitimli kavmi olan Levililerdendi. İsâ’nın havarileri onu Barnabas “Yüreklendirme oğlu” diye adlandırmışlardı. (Elçilerin İşleri 4:36-37) Barnabas, ait olduğu milletin ülkesini ve yaşadığı 1. yüzyılı çok iyi biliyordu. Barnabas İncîl’inin yazarı da bunları bildiği iddiasındadır. Ama, buna karşın eser, 1. yüzyıl Filistininde yaşayan Barnabas gibi tahsilli bir Yahudinin yapamayacağı tarih ve coğrafya hataları ile doludur. Bu eserin 1. yüzyıl Filistin’inin değil, Ortaçağ Avrupa’sının toplumunu anlattığını anlamak çok kolaydır. Bir kaç örnek vermek gerekirse:

1.
Barnabas’ın bizi hayrete düşüren ilk hatası, Nasıra ve Kudüs şehirlerinin bir göl ya da deniz kıyısında bulunduğunu sanmasıdır. Bilindiği gibi Hz. İsâ’nın büyüdüğü Nasıra kenti, en yakın göl olan Celile gölünden 25 kilometre kadar uzaklıkta ve 600 metre kadar yükseklikte bulunmaktadır. Kudüs ise, en yakın göle (Ölü Denizinden) 23 kilometre kadar uzaklıkta ve 811 metre yükseklikte bulunmaktadır. Ama Barnabas’ın 20. bölümüne göre, “İsâ Galile denizine gitti ve bir gemiye binerek Nasıra’ya doğru yola çıktı... Nasıra kentine gelince denizciler, İsâ ne yaptıysa hepsini yaydılar.” Dahası var. 151. bölüme göre Hz. İsâ’nın bindiği gemi Nasıra “limanından” (!) çıkıp uzaklaşıyormuş. Bu gemi yolculuğu nerede son buluyormuş? Kudüs’te!! Bölüm 152’de şunları okuyoruz, “İsâ Kudüs’e gelip de...” Anlaşılan, Barnabas’a göre Nasıra’dan Kudüs’e gemiyle gidilebilir! Bir gemiye binip Ankara’dan Adana’ya gittim” demesi gibi...

2.
Barnabas İncil’in 119. bölümünde İsâ’nın şekerden söz ettiği yazılıdır. Ama Encyclopedia Britannica’ya göre şeker Akdeniz yöresine ancak M.S. 7. yüzyılda, Müslüman Araplar sayesinde girmeye başladı. Şeker sanayiini Araplar İranlılardan, İranlılar ise M.S. 6. yüzyılda Hintlilerden öğrenmişlerdi. Avrupalılar şeker sanayiini Müslüman Araplardan öğrendiler. Şeker 1. Yüzyıl da Filistin’de bilinmeyen bir maddeydi. Okuyucu şunu anlamalıdır ki, İsâ’nın şekerden söz etmesi, otomobilden söz etmesi kadar gülünç olur. Barnabas İncîl’inde şekerden söz edilmesi yazarın son derece bilgisiz olduğunu açığa vurmaktadır.

3.
Barnabas İncil’in 54. bölümünde “60 minuti”ye bölünen bir altın dinardan söz ediliyor. Hz. İsâ’nın zamanında ise, Roma İmparatorluğunda dinar altından değil, gümüşten yapılırdı. Her Roma dinarı 16 as’a, her as da 4 quadrans’a eşitti. “Minuti” diye bir para birimi yoktu. “Minuti” denilen para birimi yüzlerce yıl sonra ortaya çıkmış ve Roma İmparatorluğunda değil, İspanya’nın Vizigot döneminde (M.S. 575) kullanılmıştır. Barnabas İncîl’inin yazarı hiç bilinmeyen bir parayı kullanmakta ve uydurma kitabında para birimi olarak bunu göstermektedir. Herhangi bir sahte eser, alınan tüm tedbirlere rağmen kendini ele verir. Barnabas İncîl’i de bu konuda bir istisna değildir.

4.
Barnabas İncîl’inin 121. bölümünde anlatılan mahkeme işlemi ancak yüzyıllar sonra orta çağda kullanılan usuldedir. Sanık yargıç tarafından sorguya çekilirken noter onun tanıklığını özetleyip kaydeder. İsâ’nın yaşadığı 1. yüzyılda böyle bir usul yoktu.

5.
Barnabas İncîl’inin 152. bölümünde “tahta fıçılar”dan söz ediliyor, ancak 1 yüzyılda şarabı korumak için tahta fıçıları kullanmak hiç bilinmeyen bir teknikti. O dönemdeki insanlar deriden tulumlar kullanırlardı. (Bkz. Matta 9:17)

6.
Barnabas İncîl’inin anlatım tarzı bile dikkate değer. 222 bölümden oluşan bu eserin İtalyan’ca metni, Toskanya’lı ve Venedik’li Diatessaron’ları örnek almıştır. M.S. 13. ve 14. yüzyıllarda hazırlanan bu Diatessaron’lar (yani, İncîl’in dört anlatımını özetleyip tek cilt haline getiren eserler) İtalya’da çok rağbet görmüştü. Bu ebatta Diatessaron’lar ilk olarak 13. yüzyılda yazıldığına göre Barnabas İncîl’i de ortaçağda yazılmış olsa gerek.

Ayrıca, Barnabas İncîl’inde Dante’nin (M.S. 1265 - 1321) şiirlerinden bir sürü aktarmanın bulunması, bu eserin ortaçağda yazıldığına ilişkin başka bir kanıt oluşturur. Barnabas 78. bölümünün sözleri, Dante’nın, Inferno adlı kitabından (1.23) aktarmadır.

“dei falsi e lugiardi” Latince
“sahte ve yalancı tanrılara” Türkçe
“false and lying Gods” İngilizce



Barnabas İncîl’inin Kutsal Kitap ile Çelişkileri:

7.
Sahte Barnabas’a göre Pontiyus Pilatus, Hz. İsâ’nın hem doğumunda hem de ölümünde Yahudiye (Filistin) ilinin Romalı valisiydi. Oysa İncîl’e (Luka 3:1), M.S. 1 Yüzyılda yaşayan Yahudi tarihçisi Yosefus’a ve diğer 1. yüzyıl Roma tarih kayıtlarına göre Pilatus, M.S. 26 yılında, Roma İmparatoru Tiberyus’un döneminde vali atandı.

8.
Sahte Barnabas 93. bölümde diyor ki, Yahudi başkahini (en yüksek din görevlisi), kral Hirodes ve vali Pilatus’la birlikte “İsâ’nın önünde rükuya varıp tapınmak istiyordu”! Ama başkahin ile diğer Yahudi din adamları İsâ’nın can düşmanlarıydı. İkiyüzlülüklerini açığa vurduğu için O’nu yakalayıp ölüme mahkum etmek istiyorlardı. Doğal olarak, kesinlikle O’na tapınmak istemezlerdi!

9.
İncîl’e göre Hz. İsâ, “Mesih” (Tanrı’nın atadığı kral ve Kurtarıcı) olduğunu defalarca belirtiyor. Ama sahte Barnabas’a göre bunu inkâr ediyor. Kur’ân dahi en azından 7 kez Hz. İsâ’nın “Mesih” olduğunu açıkca belirtiyor.
İncîl
“İsa onlara, “Ya siz” dedi, “ben kimim dersiniz?” Simun Petrus, “Sen yaşayan Tanrı’nın Oğlu Mesih’sin” cevabını verdi. İsa ona, “Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun!” dedi. “Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babamdır.”(Matta 16:15-17)

“Kadın İsa’ya, “Mesih denilen meshedilmiş Olan’ın geleceğini biliyorum” dedi, “O gelince bize her şeyi bildirecektir.” İsa, “Seninle konuşan ben, O’yum” dedi.” (Yuhanna 4:25-26)

Kur’ân-ı Kerîm
“Ey Meryem, Allah seni, kendisinden bir kelime ile müjdeliyor: Adı Meryem oğlu İsâ Mesih’dir; dünyâda da, âhirette de yüzde (şerefli) ve (Allâh’a) yakın olanlardandır.” (Al-i İmrân 3:45)

Barnabas İncîl’i

İsa itirafta bulunup, gerçeği söyledi: ‘Ben Mesih değilim.’” (Barnabas 42)

İsa...ben yeryüzünün tüm kabilelerinin beklediği Mesih değilim.” (Barnabas 96)

Hem Kutsal Kitab’a göre hem de Kur’ân-ı Kerîme göre İsa “Mesih”tir. Bu konuda Barnabas İncîl’i bu kitapları inkâr etmektedir.

10.
İncîl’in Elçilerin İşleri bölümü, gerçek Barnabas’ın bir elçi (aziz) olduğunu kabul etmektedir. O kendisini Hıristiyanlık davasına adamış, her şeyini bu uğurda harcamış, varını yoğunu elçilerin önüne dökerek Müjde’yi yaymak için diledikleri gibi harcamalarını istemiştir. Keza İncîl’e göre Barnaba Pavlus’un imanına şehadet etti ve kilise Barnaba’yla Saul’u (Pavlus’u) Müjde’yi yaymak üzere birlikte yolcu ettiler.

“Antakya’daki inanlılar topluluğu içinde bazı peygamberler ve öğreticiler vardı. Barnaba, Niger denilen Simon, Kireneli Lukyus, bölge kralı Hirodes’le birlikte büyümüş olan Menahem ve Saul. Bunlar Rab’be tapınıp oruç tutarken Kutsal Ruh kendilerine şöyle dedi: “Barnaba’yla Saul’u, kendilerini çağırmış olduğum görev için bana ayırın.” Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnaba’yla Saul’un üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.”
(Elçilerin İşleri 13:1-3)

Pavlus’la Barnaba havradan çıkarken halk onları, bir sonraki Sept günü aynı konular üzerinde konuşmaya çağırdı.” (Elçilerin İşleri 13:42)

Barnabas, ittifakla kabul edilmektedir ki, Hıristiyanlarca sayılan bir elçidir. İlk Hıristiyan propagandasının dayandığı esaslardan birisidir. Yani, Barnaba ve Pavlus Müjdeyi yaymak için ortak olarak çalıştılar. Onlar aynı cemattan olarak Mesih İnanlılara birlikte bu inancın yayılmasına çalışıyorlardı.



Barnabas İncîl’inin Kur’ân ile Çelişkileri:

11.
Kur’ân’a göre (Bakara 2:29) yedi gök vardır. Oysa sahte Barnabas’a göre göklerin sayısı dokuzdur. Burada, tekrar Dante’nin eserlerinden birini aktardığı belli oluyor.

12.
Kur’ân’a göre (Meryem 19:23) doğum sancısı Meryemi, bir hurma dalı(nın altı)na getirdi: “Keşke dedi, bundan önce ölseydim, unutulup gitseydim!” Ama sahte Barnabas’a göre “Bakire (Hz. Meryem) sancısız çocuğunu doğurdu.”



Bu tür hatalar o kadar çoktur ki, tarafsız Müslümanlar Barnabas İncîl’inin 16. yüzyıla ait sahte bir eser olduğunu açıkça itiraf etmişlerdir. Örneğin, Pakistanlı Dr. Gulam Cilani Bark, Ağustos 1975’te Lucknow şehrinde basılan “Al-Furkan” dergisinin 48. sayfasında şunları yazmıştır: “Hıristiyanlar eldeki İncîl-i Barnaba’nın hakiki olma iddiasını çürütmüşlerdir. Buna göre eserin hakiki olma iddiası ancak Hz. Muhammed’in zamanından önce yazılmış bir kopyası ortaya çıkınca doğrulanabilir. Bu ise şimdiye kadar mümkün olmamıştır.” Barnabas İncîl’inin sahte olduğunu kabul eden başka Müslüman bilginler de vardır.

____________________

Yazar: Daniel Wickwire
Kaynak: http://www.hristiyan.net

Eğer insanlar sadece cezalandırılmaktan korktukları ya da ödüllendirileceklerini umut ettikleri için iyilik yapıyorlarsa o halde gerçekten acınacak haldeyiz.(albert einstein)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 18-01-2010, 11:24
YOLCULUKLAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
YOLCULUKLAR YOLCULUKLAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Aug 2008
Mesajlar: 419
Standart

Sevgili vesper,

Bu yazılanlar doğrudur ama yazılmak istenmeyenlerde vardır.

İslam dünyası niçin bu İncil'e (Barnabas İncili) takmış durumda anlayabilmiş değilim. Bence bu büyük bir mantıksızlıktır. Çünkü bu Barnabas İncili'nin yalan olduğu bu kadar bariz bir gerçekken neden hala bu kitaba sarılmak istenebilir anlayabilmiş değilim.

"Yazılmak istenmeyen" lere gelince.

Tarihi kayıtlarda sadece Barnabas İncil'i geçmez. Tarihi kayıtlarda, yasaklılar listesinde Barnabas'a ait olan iki tane kitap yer alır.

1. Epistle of Barnabas
2. The Gospel according to Barnabas

(Bu kitapların isimleri, yasaklılar listesi olan, "Altmış Kitap Listesi" ve "Gelasian Decree" de geçmektedir.

Bu iki kitap her zaman birbiriyle karıştırılır, aynı olduğu sanılır.

Oysaki Barnabas İncili ile Barnabas Mektubu hep birbirlerine karıştırılmışlardır ama her ikisi (listede de belirtilmiş olduğu gibi) farklı farklı eserlerdir.

Yani Barnabas'a ait olduğu iddia edilen tek bir eser yoktur. İki tane farklı eser vardır.

Birinci eser sizinde bahsetmiş olduğunuz Barnabas İncili'dir. Bu kitap yalan bir kitaptır. Çok güzel açıklamışsınız zaten.

İkincisi ise Barnabas'ın Mektubu'dur ki işte bu mektubun ne olduğu belirsizdir.

Barnabas'a ait bir mektubun olduğu, bu mektubun yasaklandığı bir gerçektir. Tarihi kayıtlar bunu gösteriyor. Ama bu mektupun içeriği hakkında, nerede olduğu hakkında en ufak bir bilgi yoktur.

Müslümanlar, yalan/yanlış bilgiler sunan Barnabas İncil'ini savunmak yerine zamanında var olmuş, yasaklanmış ama şuan akıbetinden bihaber olunan Barnabas'ın Metubu'nun peşine düşüp, onu araştırırlarsa çok daha hayırlı bir iş yapmış olacaklar
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 18-01-2010, 12:36
anthemoessa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
anthemoessa anthemoessa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jan 2005
Mesajlar: 357
Standart

Ama bu mektupun içeriği hakkında, nerede olduğu hakkında en ufak bir bilgi yoktur.
Neden böyle yazdınız anlamadım, zira Barnabas'ın mektuplarının tamamı, Ms 4. yüzyılda Codex Sinaiticus manuscriptinden beri iyi bilinmektedir.

Buradan mektubun tamamını okuyabilirsiniz:

http://www.earlychristianwritings.co...lightfoot.html

Barnaba'nın mektupları (epistle Of barnabas), MS-70 ila 120 yılları arasında yazılmıştır İsa'ya yakın bir zamanda yazılmış olan bu mektuplarda İsa'nın Tanrı olduğu, Tanrı'nın bedene bürünmüş hali olduğu, Tanrı'nın oğlu olduğu dile getirilir. (Yani islam öğretileriyle ilgisi yok)

Denildiği gibi, müslüman şarlatanların dilindeki belge olan "Gospel Of barnabas"  (Barnabas İncili) ise yukarıdaki belgeyle %100 çelişir, tamamen farklıdır, isim benzerliği dışında hiçbir ortak noktası yoktur ve bu Müslüman barnabas İncilinin, bir müslüman tarafından MS 1400 ya da 1500' lü yıllarda yazıldığı bilimsel ve edebi özellikler araştırılarak kanıtlanmıştır. Dahası bu uydurma Gospel of Barnabas'ın 15. yüzyıldan eski tek bir manuscripti bulunmamaktadır.

Sonuç olarak 2 farklı belge var ortada:

Birincisi hristiyan doktrinlerini destekleyen Barnaba'nın eski mektupları. (Epistle of Barnabas)

İkincisi: Müslümanların isim benzerliğinden yola çıkarak üçkağıt yaptıkları, MS 1400-1600 yılları arasında İtalya'da, bir müslüman tarafından yazılmış olan "Gospel Of Barnabas" yani Barnabas İncil'i.

Buraya kadar tamam, peki Epistle of Barnabas hristiyan doktrinlerini desteklemesine rağmen neden yasaklanıp kanona alınmamıştır? İslam öğretilerini desteklediğinden değil tabi ki, öyle bir şey yok. Ama içinde gnostik öğeler var ve Eski Ahit'in apokrif kitaplarından da bolca alıntı yaptığı için şüpheyle karşılanmış ve kanona dahil edilmemiştir.

Konu anthemoessa tarafından (18-01-2010 Saat 12:41 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 18-01-2010, 15:16
YOLCULUKLAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
YOLCULUKLAR YOLCULUKLAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Aug 2008
Mesajlar: 419
Standart

firatb84´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Neden böyle yazdınız anlamadım, zira Barnabas'ın mektuplarının tamamı, Ms 4. yüzyılda Codex Sinaiticus manuscriptinden beri iyi bilinmektedir.

Buradan mektubun tamamını okuyabilirsiniz:

http://www.earlychristianwritings.co...lightfoot.html

Barnaba'nın mektupları (epistle Of barnabas), MS-70 ila 120 yılları arasında yazılmıştır İsa'ya yakın bir zamanda yazılmış olan bu mektuplarda İsa'nın Tanrı olduğu, Tanrı'nın bedene bürünmüş hali olduğu, Tanrı'nın oğlu olduğu dile getirilir. (Yani islam öğretileriyle ilgisi yok)

Denildiği gibi, müslüman şarlatanların dilindeki belge olan "Gospel Of barnabas"  (Barnabas İncili) ise yukarıdaki belgeyle %100 çelişir, tamamen farklıdır, isim benzerliği dışında hiçbir ortak noktası yoktur ve bu Müslüman barnabas İncilinin, bir müslüman tarafından MS 1400 ya da 1500' lü yıllarda yazıldığı bilimsel ve edebi özellikler araştırılarak kanıtlanmıştır. Dahası bu uydurma Gospel of Barnabas'ın 15. yüzyıldan eski tek bir manuscripti bulunmamaktadır.

Sonuç olarak 2 farklı belge var ortada:

Birincisi hristiyan doktrinlerini destekleyen Barnaba'nın eski mektupları. (Epistle of Barnabas)

İkincisi: Müslümanların isim benzerliğinden yola çıkarak üçkağıt yaptıkları, MS 1400-1600 yılları arasında İtalya'da, bir müslüman tarafından yazılmış olan "Gospel Of Barnabas" yani Barnabas İncil'i.

Buraya kadar tamam, peki Epistle of Barnabas hristiyan doktrinlerini desteklemesine rağmen neden yasaklanıp kanona alınmamıştır? İslam öğretilerini desteklediğinden değil tabi ki, öyle bir şey yok. Ama içinde gnostik öğeler var ve Eski Ahit'in apokrif kitaplarından da bolca alıntı yaptığı için şüpheyle karşılanmış ve kanona dahil edilmemiştir.
Çok güzel noktalara değindiniz.

Aslında bu konu kestirip atılmamalıdır ve üzerinde uzun uzun düşünülmelidir.

Ben düşüncelerimi ve tespitlerimi yazacam. Eğer yanlış bilgi veriyorsam lütfen bunları düzeltin.

İlk başta hemen şunu belirtmeliyim ki ben İslam yanlısı bir insan değilim. Zaten İslamı övecek ya da yerecek kadar bilgim de yoktur.

Barnabas İncili/Mektubu İslam içinde yazıldığını düşünmüyorum. İslam sadece kendi düşüncelerini haklı çıkartmak için Barnabası sahipleniyor.

Çünkü henüz Barnabas İncil'inde/Mektubunda ne yazıldığı bilinmemektedir. Böyle bilinmeyen bir konuyu müslümanlar nereden biliyormuşta Barnabas'ta yazanları sahipleniyor muş?

İlk başta bu konuya açıklık getirdikten sonra devam edeyim...

Bahsetmiş olduğum listelere gelelim,

Decretum Gelasianum dediğimiz liste, 6. yüzyıla ait Gal listesidir.

Altmış Kitap Dediğimiz liste ise 7. yüz yıla ait Bizans listesidir.

Bu şartlar altında, o zaman demek oluyor ki, Barnabas İncil'i 6. yüzyıldan daha eski (çünkü ismi) Decretum Gelasianum'da geçer, Barnabas'ın mektu'bu ise 7. yüzyıldan daha eski.

Ama bakıyoruz... Şu an piyasada dolaşan Barnabas İncil'inin karbon testleri, sizin de belirtmiş olduğunuz gibi, 14.-15. yüzyılları işaret eder.

İşte bu nokta da, bu listelerde bahsi geçen Barnabas İncil'i ve Barnabas Mektubu ile bu gün piyasada dolaşanlar arasında bir bağ olmadığını düşünüyorum.

İşte bu noktada diyorum ki, İslam çok saçma bir kaynağın peşinden gidiyorlar. Çünkü bu gün piyasada olan Barnabas İncil'i sahte bir İncil'dir, yalan bir İncil'dir. Eğer bir şeylerle uğraşmak istiyorlarsa, 6. yüzyılda bahsi geçen Barnabas İncili'nin peşinden gitsinler.

Kilisenin oynamış olduğu bu oyunlar, bu gün kilisenin göstermiş olduğu Barnabas'ın Mektubu'na olan güvenimi de azaltıyor. Barnabas'ın Mektubu kanona dahil edilmemiş çünkü Apokrif kitaplardan alıntı yapılmış. Siz buna inanıyor musunuz? Eğer bu doğruysa o zaman niçin Yakup'un Mektubunu kanona soktular? Yakup'ta da bir çok apokrif alıntılar yok mu? Luther sırf bu yüzden bas bas bağrınıp "Ben Yakup'un Mektubunu Tanrı'nın Sözü olarak kabul etmem" demedi mi?
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 18-01-2010, 17:37
anthemoessa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
anthemoessa anthemoessa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jan 2005
Mesajlar: 357
Standart

Barnabas'ın mektupları yani Epistle of Barnabas'ın içeriğinin tamamı, MS 300'lü yıllardan beri yani 4. yüzyıldan beri biliniyor, bu tarihten daha da önce çok sayıda, parçalı halde epistle of Barnabas'tan bölümler bulundu, aslında Epistle of Barnabas, hristiyanlıkla ilgili, kilise babalarının da bolca alıntı yaptığı bilinen en eski kanon dışı yazmalardan biridir.

İncil'deki bazı bölümler (mesela 2. Petrus, İbraniler gibi) ateşli tartışmaların ardından kanona dahil edilmiştir. Bunun pek çok nedeni var, en önemli kıstas adı geçen belgenin, yazarı ile ilişkisinin kanıtlanma derecesi ve ne zaman yazıldığıdır.

Barnaba'nın mektupları'nın geç tarihi, o mektupların gerçekten de Barnaba tarafından yazdılığı konusunda şüphe uyandırmaktadır, buna apokrif kitaplardan yapılan bolca alıntı ve birkaç gnostik öğe de eklenince kanona dahil edilmemiştir. Sonuçta "barnabas" ile ilişkilendirilen bütün külliyat bugün elimizdedir, Epistle of barnabas sahte bile olsa bunlar dışında Barnabas'ın başka bir şey yazdığına dair hiçbir kanıt yoktur.

Yakup'un mektubunda ise apokrif kitaplardan alıntı bulunmaz, ama "iyi işlerle kurtuluş" konusunda bazı yorumlar yapılır... Bu yorumlar protestanlığın doğuşuna kadar problem olmamıştır(kanona zaten çoktan dahil edilmişti) Ancak Luther ile beraber bu durum değişti bilindiği gibi Luther'in "sadece imanla iyi işlerle değil, sadece imanla kurtuluş" konusunda ciddi takıntıları vardır. Yakup'un kitabındaki bazı ayetler Luther'in fikirleriyle çelişmektedir en azından çelişir gibi görünür işte bu nedenle Luther Yakup'un mektubuna saldırma gereği duyup bu kitap için "laf salatası" ifadesini bile kullandı ama kanona dahil olduğu için kabul etmek zorunda kaldı.

Konu anthemoessa tarafından (18-01-2010 Saat 17:51 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 18-01-2010, 18:23
YOLCULUKLAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
YOLCULUKLAR YOLCULUKLAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Aug 2008
Mesajlar: 419
Standart

firatb84´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yakup'un mektubunda ise apokrif kitaplardan alıntı bulunmaz, ama "iyi işlerle kurtuluş" konusunda bazı yorumlar yapılır... Bu yorumlar protestanlığın doğuşuna kadar problem olmamıştır(kanona zaten çoktan dahil edilmişti) Ancak Luther ile beraber bu durum değişti bilindiği gibi Luther'in "sadece imanla iyi işlerle değil, sadece imanla kurtuluş" konusunda ciddi takıntıları vardır. Yakup'un kitabındaki bazı ayetler Luther'in fikirleriyle çelişmektedir en azından çelişir gibi görünür işte bu nedenle Luther Yakup'un mektubuna saldırma gereği duyup bu kitap için "laf salatası" ifadesini bile kullandı ama kanona dahil olduğu için kabul etmek zorunda kaldı.
Sevgili fırat, Yakup'un mektubu hakkında söyledikleriniz doğrudur. Luther'in Yakup'un mektubunu red ediş sebeblerinden bir tanesi de sizinde belirtmiş olduğunuz gibi Yakup'un iyi işlerle kurtuluşu ima etmesidir.

Ama bunun yanında Yakup'un Mektubu kesinlikle ama kesinlikle kanon dışı kitaplara gönderme yapmasıdır.

Size Fikret Böcek'ten (İzmir Protestan Kilisesi Pastör'ü) bir alıntı yapayım. Dilerseniz yazının kaynağını da verebilirim.

Yahuda: Yahuda 1:1’de “Yakup’un kardeşi ben Yahuda’dan…” der. Matta 13:55 ve Markos 6:3 ayetlerinde, Yahuda’nın ve Yakup’un İsa Mesih’in fiziksel kardeşleri olduğunu söylenir. Yahuda mektubunun yazarı hangi Yakup’un kardeşi olduğunu söylemediğine göre, mektubu okuyanların anlayacağı ve herkesin tanıyacağı bir Yakup’tan bahsediyor olmalıdır. Herkesin tanıyacağı iki tane Yakup vardır. Birincisi, İsa’nın kardeşi olan Yakup; ikincisi de İsa’nın havarisi olan Yakup. Bildiğimiz kadarıyla İsa’nın havarisi olan Yakup’un Yahuda adında bir kardeşi yoktur. Bazı uzmanlar bu kitabın kimin tarafından yazılmış olduğunu sorgulamışlar, fakat bir sonuca varamamışlardır. Bu mektubun İ.S. 60 ile 68 arasında yazılmış olduğu düşünülür. Yahuda mektubunun uzun bir süre kanonda yer almamasının nedeni, Yahuda’nın Hanok kitabı (Yahuda 1:14-15) ve Musa’nın Göğe Alınışı (Yahuda 1:9) gibi kanon dışındaki kitaplardan alıntı yapmış olmasıdır. Fakat İ.S. 350 tarihine kadar birçok kilise önderi tarafından kanona dahil edilen kitaplar arasında olduğu kabul edilmiştir.





firatb84´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Barnaba'nın mektupları'nın geç tarihi, o mektupların gerçekten de Barnaba tarafından yazdılığı konusunda şüphe uyandırmaktadır, buna apokrif kitaplardan yapılan bolca alıntı ve birkaç gnostik öğe de eklenince kanona dahil edilmemiştir. Sonuçta "barnabas" ile ilişkilendirilen bütün külliyat bugün elimizdedir, Epistle of barnabas sahte bile olsa bunlar dışında Barnabas'ın başka bir şey yazdığına dair hiçbir kanıt yoktur.
İşte bende Barnabas'a ait tüm kitapların elimizde olmadığını düşünüyorum

Verilen liste 6.yüz yıla ait.

Yani 6. yüzyılda Barnabas İncil'i %100 var.

Ama sizinde bahsetmiş olduğunuz gibi, bu gün piyasada dolaşan ve içinde bol miktarda yalan olan Barnabas İncil'i ise 14.-15. yüz yıla ait.

Peki bu 14.-15. yy. dan önce yazılmış olan Barnabas İncil'i nerede? (Barnabas'ın Mektubundan bahsetmiyorum).

6. yüzyıla ait olan Barnabas İncil'inin Kilise doktrinlerine karşı çıkmış olduğu bir kesin çünkü yasaklı listesinde. Ama nasıl karşı çıkmış, neye karşı çıkmış, ne kadar karşı çıkmış bunların hepsi bir muamma çünkü o kitap yok piyasada.





firatb84´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Barnabas'ın mektupları yani Epistle of Barnabas'ın içeriğinin tamamı, MS 300'lü yıllardan beri yani 4. yüzyıldan beri biliniyor, bu tarihten daha da önce çok sayıda, parçalı halde epistle of Barnabas'tan bölümler bulundu, aslında Epistle of Barnabas, hristiyanlıkla ilgili, kilise babalarının da bolca alıntı yaptığı bilinen en eski kanon dışı yazmalardan biridir.
Aslında Barnaba'nın Mektubuna şüpeyle yaklaşıyorum. Yani Barnabas İncil'inde olduğu gibi elimde, verilen listeler gibi, bir kanıt yok. Sadece söz konusu Barnaba olunca hassaslaşıyorum, şüpeleniyorum.

Ve kilisenin Barnabas için söylemiş olduğu sözlere inanmıyorum.

Çünkü Barnabas ciddi anlamda çok garip, iyi bir insandı.

Hristiyan dünyasının en çok tartışılan ve antipati toplayan kahramanı Pavlus 12 öğrenci arasına girmek istediğinde ilk başta bu işe havariler karşı çıkmıştı. O gün Pavlus'a destek olan Barnabas'tı. Sonuçta Barnabas'ın desteğiyle Pavlus 12 öğrenciden birisi olmuştu.

Peki sonra ne olmuştu? Havariler arasında büyük bir anlaşmazlık çıkmıştı. Bu anlaşmazlık üzerine Markos ve Barnabas yollarını Pavlus'tan ayırmışlardı. (Elçilerin İşleri 15,39)

Daha sonra Pavlus'un Barnabas'ı iki yüzlülere kapıldığını ve müjdeye uygun davranmamakla suçlandığını görüyoruz. (Galatyalılar 2:13,14)

ve daha bunun gibi bir çok örnek.

Şimdi, hiç bir hristiyan Barnabas hakkında kötü konuşmaz/konuşamaz.

Ama aynı şekilde Pavlus hakkında da kötü konuşmaz/konuşamaz.

Ama Pavlus'un İncil kanonunda daha büyük bir yeri vardır. Dolayısıyla burada kilise bize Barnabas hakkında yanlış bilgi verebilir. Çünkü Barnabas, kanonda en hatrı sayılır kişi olan Pavlus ile anlaşmazlık içerisindeydi (sadece barnabas değil, markos da anlaşamazdı pavlus ile).

Dolayısıyla, bilhassa, Kilisenin Barnabas hakkında yaptığı açıklamalarda temkinli yaklaşın. En azından ben bu şekilde yaklaşıyorum
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 18-01-2010, 20:28
anthemoessa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
anthemoessa anthemoessa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jan 2005
Mesajlar: 357
Standart

Ama bunun yanında Yakup'un Mektubu kesinlikle ama kesinlikle kanon dışı kitaplara gönderme yapmasıdır.

Size Fikret Böcek'ten (İzmir Protestan Kilisesi Pastör'ü) bir alıntı yapayım. Dilerseniz yazının kaynağını da verebilirim.

Yahuda mektubunun uzun bir süre kanonda yer almamasının nedeni, Yahuda’nın Hanok kitabı (Yahuda 1:14-15) ve Musa’nın Göğe Alınışı (Yahuda 1:9) gibi kanon dışındaki kitaplardan alıntı yapmış olmasıdır.
Evet Yahuda'nın mektubu isimli bölüm apokriften alıntılar yapmıştır, ancak bizim yukarda konuştuğumuz Yakup'un mektubu isimli bölümde apokriften alıntı yoktur. İkisi ayrı ayrı mektuplar...

Decretum Gelasianum'da "Barnabas'a göre müjde/incil" ifadesi bulunmaktadır "Epistle of Barnabas" ifadesi ise yoktur, pek çok kişi o belgedeki "Barnabas'a göre müjde/incil" ifadesinin zaten Barnabas mektupları (Epistle of Barnabas) olduğunu söyler zaten aksi yönde herhangi bir kanıt da yoktur...

Decretum gelasianum:

http://www.tertullian.org/decretum_eng.htm


60 kitap denilen Grek belgesini ise okumadım o nedenle orada "Epistle Of barnabas" ile "Gospel of barnabas" ayrı ayrı mı geçiyor yoksa tek olarak mı geçiyor bilmiyorum. Ama hem Gospel of barnabas hem de ayrıca Epistle of barnabas olarak 2 ayrı belge şeklinde geçtiğini sanmıyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 18-01-2010, 21:02
YOLCULUKLAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
YOLCULUKLAR YOLCULUKLAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Aug 2008
Mesajlar: 419
Standart

firatb84´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet Yahuda'nın mektubu isimli bölüm apokriften alıntılar yapmıştır, ancak bizim yukarda konuştuğumuz Yakup'un mektubu isimli bölümde apokriften alıntı yoktur. İkisi ayrı ayrı mektuplar...
Çok çok özür dilerim Bu direk benim hatam. Yakup-Yahuda karıştı...


Tamam sorumu düzeltiyorum

Siz Barnabas'ın mektubunu, kabul edilmediğini çünkü orada Apokriflerden alıntı olduğunu yazdınız. Daha doğrusu bunun böyle olduğunu Kilise söylüyor. Yani bunu bahane gösterip Barnabas Mektubunu kanon dışı bırakıyor.

Bu size inandırıcı geliyor mu?

Eğer kilise dediklerinde tutarlı ise o zaman niçin Yahuda'yı kanona dahil etti? Malum onda da apokriflerden alıntılar vardır.

firatb84´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Decretum Gelasianum'da "Barnabas'a göre müjde/incil" ifadesi bulunmaktadır
Bende zaten Barnabas İncil'inden bahsediyorum.

Decretum Gelasianum'da Barnabas İncil'i var ve bu 6. yy a ait. Ama bu gün piyasada dolaşan, bizim bildiğimiz ve içinde bir hayli yalan barındıran kitap 14. yy a ait değil mi? Yani Decretum Gelasianum'da bahsedilen Barnabas İncil'i yok şuan. Nerede? Bunu bilende yok


firatb84´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

60 kitap denilen Grek belgesini ise okumadım o nedenle orada "Epistle Of barnabas" ile "Gospel of barnabas" ayrı ayrı mı geçiyor yoksa tek olarak mı geçiyor bilmiyorum. Ama hem Gospel of barnabas hem de ayrıca Epistle of barnabas olarak 2 ayrı belge şeklinde geçtiğini sanmıyorum.
Evet 60 kitap listesinde "Barnabas Mektubu" ve "Barnabas İncil'i" ayrı ayrı verilmektedir.

Decretum Gelasianum 6.yy a, 60 kitap listesi ise 7. yy ait.

Decratum Gelasianumda sadece Barnabas İncil'i, 60 kitap listesinde ise hem Barnabas İncil'i hem de Barnabas mektubu geçmekte.

İşte bu yüzden, size olan ilk mesajımda, Barnabas Mektubunun kökenini 6.yy değil, 7. yy. dayandırmıştım.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 18-01-2010, 21:23
anthemoessa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
anthemoessa anthemoessa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jan 2005
Mesajlar: 357
Standart

Siz Barnabas'ın mektubunu, kabul edilmediğini çünkü orada Apokriflerden alıntı olduğunu yazdınız. Daha doğrusu bunun böyle olduğunu Kilise söylüyor. Yani bunu bahane gösterip Barnabas Mektubunu kanon dışı bırakıyor. Bu size inandırıcı geliyor mu? Eğer kilise dediklerinde tutarlı ise o zaman niçin Yahuda'yı kanona dahil etti? Malum onda da apokriflerden alıntılar vardır.
Bir kitabın sadece, apokrif kitaplardan muğlak bir şekilde birkaç yerde alıntı yapması tek başına yeterli değildir kanon dışı bırakmak için buna rağmen Yahuda'nın mektubunın kanona alınıp alınmamasıyla ilgili bir çok tartışma yaşanmıştır sadece bu apokrif meselesi yüzünden...

Öte yandan barnabas'ın mektuplarında pek çok yerde Apokrif kitaplardan alıntı yapılması yetmezmiş gibi, o kitabın Barnabas'a ait olamayacak kadar geç yazıldığı göz önünde bulundurulmuş üstüne üstük"gnosis" (gizli bilgi) öğretisiyle ilişkisi de saptanınca kesinlikle kanon dışı bırakılmış.

Her neyse asıl konuya dönelim, dediğim gibi Decretum Gelasianum'da "Barnabas'a göre müjde/incil" ifadesi bulunmaktadır "Epistle of Barnabas" ifadesi ise yoktur.

"60 kitap listesinde ise hem Barnabas İncil'i hem de Barnabas mektubu geçmekte" diyorsunuz, şu 60 kitap listesinin içeriğini nette hiçbir sitede bulamadım, siz biliyorsanız linkini verebilir misiniz?
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 18-01-2010, 21:24
hakgeldi hakgeldi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2009
Mesajlar: 115
hakgeldi - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Joseph Barnabas kimdir
Sual: Barnabas kimdir?
CEVAP
İsa aleyhisselama ilk inananlardandır. Kıbrıs'ta doğdu. Önceleri Yahudi dininde idi. İsa aleyhisselamı görünce iman etti. İsa aleyhisselama inandığı ve çok sevdiği için, Havariler ona "Barnabas" ismini verdiler. “Barnabas” lakabı, nasihat verici, iyiliğe teşvik edici anlamına gelmektedir.
Fransızlar Saint Barnabe derler ve 11 Haziranda yortusunu yaparlar.

Bolüs adındaki bir Yahudi, İsa aleyhisselamın dinine inanmış görünüp Barnabas'a yanaştı. Yıkıcı fikirlerini aşılamak için, kendisi ile senelerce arkadaşlık etti. Kandıramayacağını anlayınca, düşmanlığını açığa vurdu. İsa aleyhisselamdan sonra Bolüs'ün ilk işi, hakiki İncili yok ettirmek oldu. İsa, Allah'ın oğludur, dedi. Şarabı ve domuzu helal etti. Barnabas bu yalanlara aldanmadı. İsa aleyhisselamdan gördüklerini ve işittiklerini doğru olarak yazdı. Bu durumda İseviler ikiye ayrıldı.
Bolüsçüler (Pavlosçular), Avrupa krallarını elde edip, kuvvetlendiler. Barnabas tarafını tutanlar ise çoğaldı. Bunlardan Antakya piskoposu Lucian, teslise inanmadığı için 312'de öldürüldü. Barnabas'ın yolunda olanlar İsa aleyhisselam insandır, Ona tapılmaz diyorlardı. Mücadele senelerce devam etti. Lucian'ın talebesi Libyalı Aryüs de Barnabas gibi; İsa insandır, Ona tapılmaz dediği için İznik toplantısında aforoz edildi. Barnabas İncilinin yok edilmesine ve bu İncili okuyanların öldürülmelerine karar verildi. Aryüsçüler yok edilmeye başlandı. Roma İmparatoru Büyük Kostantin pişman olup Aryüs'ü İstanbul'a davet ettiyse de gelirken öldürüldü.

Barnabas'ın yazdığı İncil, miladın 325. senesine kadar İskenderiye kiliselerinde okunuyordu. Papa Beşinci Sixtus,1585-1590 arasındaki papalık zamanında, bunu İbranice’den İtalyanca’ya tercüme ettirdi. Prusya kralının müşaviri J.F. Cramer, bunu bulup 1713'te Osmanlılarla yaptığı muharebeleri ile meşhur olan kitap meraklısı Prens Eugén'e hediye etti. Prens 1736'da öldükten sonra, kütüphanesi Viyana (Hofbibliyothek) Kütüphanesine katıldı. Bu el yazma İncil hâlâ, Viyana İmparatorluk Kütüphanesindedir.

Bu İncilde Hazret-i İsa diyor ki:
Ben günah affedemem, günahları ancak Allah affeder. (71. bab)

Ben, Allah’ın resulünün yolunu hazırlamak için geldim. Bu Resul, sizden birkaç yıl sonra, İncil tahrif edilip hakiki inananların 30 kişi kadar kalacağı bir zamanda gelecektir. O zaman, Cenab-ı Hak, elçisini gönderecektir. Onun başının üzerinde beyaz bir bulut bulunur. O, putları kırar. Onun sayesinde, insanlar Allah’ı tanır ve ben de hakiki olarak tanınırım.
(72. bab)

O resul güneyden gelecektir.
(96. bab)

O resulün adı Ahmeddir.
(97. bab)

Görüldüğü gibi, Barnabas İncilinde, Hazret-i İsa’nın, son Peygamberin geleceğini, isminin [Muhammed ile aynı manadaki] Ahmed olacağını) bildirdiği açıkça yazılıdır. Bu husus, Kur'an-ı kerimde de bildirilmektedir:
(Meryem oğlu İsa, "Ey İsrail oğulları, benden önce gelmiş olan Tevrat’ı tasdik eden, benden sonra gelecek ve ismi Ahmed olan bir Peygamberi müjdeleyen, size gönderilmiş bir Peygamberim" demişti. Ancak, o kendilerine apaçık delillerle [mucizelerle] gelince, bu apaçık bir sihirdir dediler.) [Saf 6]

Gayri müslimler, Peygamber efendimizin mucizelerine sihir dedikleri gibi, Hazret-i Musa ve Hazret-i İsa’nın mucizelerine de sihir demişlerdi.

Hazret-i İsa, peygamber olduğunu bildirince, yahudiler, mucize göstermesini istediler. "Bu hastayı iyileştir" dediler. O da mübarek elini sürünce hasta iyileşti. "Şu körün gözünü aç" dediler. O da mübarek elini sürünce gözleri açıldı. Baktılar dedikleri oluyor. Daha zor bir şey istediler. "Şu ölüleri dirilt" dediler.
Hazret-i İsa, dua edince, istedikleri ölüler de dirildi. Daha zor bir şey aradılar. "Çamurdan bir kuş yap, memeli ve dişleri olsun, hayz görsün, yavru doğursun" dediler.

Hazret-i İsa, çamurdan yaptığı şekle üfürünce, bildirdikleri vasıfta bir hayvan [yarasa] meydana geldi. (Al-i İmran 49)

Hazret-i İsa beşikte konuştu ve çeşitli mucizeler gösterdi. Peygamber efendimizin de bin kadar mucizesi görüldü. Buna rağmen yahudiler ve diğer kâfirler "Bu bir sihir" diyerek inanmadılar.

Hazret-i İsa, son peygamber Muhammed aleyhisselamı müjdeleyince, havariler, Onun ümmetinin nasıl olacağını sual ettiler. Hazret-i İsa da (Bizden sonra gelecek ümmet, âlim, hakim, takva ehli iyi insanlardır. Allahü teâlâdan gelen az rızka razı olacaklar. Allahü teâlâ da, onların az ameline razı olacaktır) buyurdu. Bu vasıfların hepsi Eshab-ı kiramda var idi. (Tibyan)

Bütün tahriflere rağmen
İsa aleyhisselamdan sonra, bir son Peygamber (aleyhissalatü vesselam) geleceği İncilde bildirilmişti. Bu haber, bütün tahriflere rağmen bugünkü bozuk İncillerde bile vardır. Yuhanna İncilinin 14.babının 16.âyetinde İsa aleyhisselam;
(Allah size, sizinle beraber kalacak bir teselli edici gönderecektir)
demektedir.

26. âyetinde ise, (Bu hakiki tesellici size her şeyi öğretecek ve size benim öğrettiklerimi de hatırlatacaktır) demektedir.

16.babın 13.âyetinde ise, (O, size her hakikate yol gösterecektir. Zira O, size kendiliğinden bir şey söylemeyecek, fakat Allah’ın söylediklerini size bildirecektir) demektedir. [Hıristiyanlar (Tesellici) kelimesini (Ruh) diye tercümede ısrar ederler.]

[Kur’an-ı kerimde de iki âyet-i kerime meali şöyledir:
(Resulullahta sizin için [uyulması gereken] güzel örnekler vardır.) [Ahzab 21]
(Resulüm, kendi arzusu ile konuşmaz. Onun [dini hükümlere ait her] sözü vahiydir.) [Necm 3, 4]
Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Yemin ederim ki, ben size ancak Allahü teâlânın emrettiğini emrediyor, nehyettiğini nehyediyorum.) (Taberani)]

Bundan başka, Kitab-ı mukaddesin Eski Ahd (Tevrat) kısmında Arap ırkından bir Peygamber geleceği yazılıdır. Tesniyenin 18.babının 15.âyetinde, Musa aleyhisselamın İsraillilere, (Rab sizin için aranızdan, kardeşlerinizden benim gibi bir Peygamber “aleyhissalatü vesselam” çıkaracaktır) dediği yazılıdır. Burada bahis konusu olan İsraillilerin kardeşleri, İsmaililer yani Araplardır. İşte İncil’de ve Tevrat’ta yazılı olan ve Arap ırkından geleceği müjdelenen bu son Peygamber, Muhammed aleyhisselamdır.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yahuda İncili Natan Yahudilik 12 09-10-2012 23:20
İslam oyunu suya düştü;BARNABAS İNCİLİ'NİN GERÇEK YÜZÜ AteistTürk İslam 12 03-09-2010 01:00
Gerçek FURKAN (Barnabas İnciline gönderme mi???) vesper Dünya Dinleri 3 22-08-2010 02:20
Barnabas İncİlİnİn sirlari ve kaybolmasi mongus İslam 125 23-11-2009 16:08
Barnabas incili ? Onursal Bedirhan Hristiyanlık 7 02-01-2009 21:45

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:08 .