
01-09-2010, 23:23
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 May 2009
Mesajlar: 3.495
|
|
AerA´isimli üyeden Alıntı
Sayın yergin ;
Bu size cevaben yazılmış bir ileti değildir. Lakin bir kişi görmediği ve aynı zaman diliminde yaşamadığı birisi hakkında, ardında bıraktığı eserlerden yola çıkarak yorum yapamaz mı?
Bir önceki postumda Freud'un Musa ve Tek tanrıcılık kitabını örnek vermiştim. Tarihsel gerçekler ve eski Ahitin ışığında, zamanının İsrailoğullarını çok güzel psikanalize tabii tutmuştur.
esen kalınız.
|
Elbette ki yapabilir. Ben yapamazdan daha çok yapmasındaki maksat nedir onu merak ettiğim için sormak istedim. Bir de önceki mesajımda değindiğim gibi, eğer yorum yapıyor ise, bu İslam'ın gerçekte yaşandığına inandığını gösterir.
Maksadı merak etmemin sebebi, yapılan yorumdan ziyade, bilimsel olduğu söylenen çıkartılan hastalıktır. Sizce yapılan yorum mudur? Yani, Sayın Voltaire Darwin'in çıkarımları sizce yorum mudur? Gerçek olmama ihtimali varmıdır size göre?
Saygılarımla
Rabbim; Ben hiçim, Azametin karşısında acziyetimin bilincindeyim. Sen ne yazarsan güzel. Sen neyi silersen güzel. İstediğin gibi yaşat. İstediğin gibi öldür.
|

01-09-2010, 23:28
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
|
|
Bir de şunu düşünün bugün günümüzde biri göğe çıktığını diğer peygamberlerle görüştüğünü söylese bu kişiye hasta gözüyle bakılmaz mı? Normal bir insan böyle şeyler iddia eder mi? Evrenesoğlu göğe uçtuğunu peygamberlerle namaz kıldığını söylüyor diye Cübbeli Ahmet ona "manyak, kafayı yemiş vs." diyor. Ama Muhammed'in göğe uçtuğuna Allah'la konuştuğuna inanıyor. Günümüzdeki Müslümanların çoğu da Evrenesoğlu'na deli diyor ama 1400 yıl önce yaşamış birine inanıyor. Muhammed şudur, budur demiyorum. O ayrı bir şey. Burada dikkati çekmek istediğim nokta inançlı arkadaşların yaklaşımı bir çifte standart yok mu gerçekten?
SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)
Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/
http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
|

01-09-2010, 23:30
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger arkadaslar;
Mesajima paralel olarak, dile gelenler daha net algilansin diye, bir ornek verelim.
Kan davasi dusuncesi ve davranisi ile buyutulen ve beslenen bir kisinin, bunu bir gorev kabul edip, yerine getirmesi, o kisi acisindan gayet dogal ve normaldir.
Bu insanlikdisi dusunce ve davranis hastaliginin o kisiden ortadan kaldirilmasi icin, hic bir tedavi cevap vermez. Taki kisi, bu dusunce ve davranistan, zarar gorene (hapse girse bile, bu onun icin zarar olmayabilir) ve/veya rahatsiz olana kadar. Bu da kisinin, bu dusuncesini sorgulamasi ve bu dusuncesini uygulamaya koymadan once, bu dusunce ile ilgili dusunmesini dusundurtmesi ve de bu dusunce ve davranisin bir sorun oldugunu algilayabilmesi gerekir.
Iste bu dusuncve, ne zaman kisi tarafindan bir sorun olarak algilanir ve kisinin DUSUNCESI HASTALANIR, o zaman kendinden ve disaridan gelecek aciklamalar, terapiler v.s. ise yarar. Aksi, kisi adia husrandir.
Iste her turlu insandisi dusunce (akliniza ne gelirse), kisi tarafindan sorun olarak algilanmadan, dusunce rahatsiz etmeden ve dusunceden zarar gormeden hastalanmaz, algilanmaz, iyilesmez ve tedavi edilmez. Cunku, algilanmasida, iyilesmeside, tedavi olmasi da, dusunceyi tasiyan kisinin bunlari istemesi, dusuncesini sorgulamasi ve bu dusunceden kurtulmak, arinmak istemesi ile mumkundur. Yani kendi dusunce hastaligini, kendi algilayip, kendisinin bu hastaliktan kurtulmak istemesi ile, hastaligin ortadan kalkmasi mumkundur.
Bu da DISARIDAN SIRINGA ILE VERILMEZ. Cunku sorun, zarar ve rahatsizlik yoksa; degisime, iyilesmeye, sorgulamaya, hastaligini algilamaya ve kabul etmeye ACIK DEGILDIR, DUSUNCESINI (KULAKLARINI, GOZLERINI V.S.) KAPATMISTIR ve gelen signalleri de soylenenleri de algilamasi mumkun degildir. Yani HASTALIK TEDAVIYE ACIK DEGIL, KAPALIDIR.
Oyuzden, disaridan birisi, kendine gore; "agzi ile kus a tutsa" o kisiye, sorunu algilatamaz, gordugu rahatsizlik ve zarari izah edemez. Cunku, kisinin ALICISI KAPALIDIR.
Iste bu temelde iman temelli inanclar, alima kapalidir. Taki inanc "sarsilincaya" kadar. Buradaki inanc, her turlu yerlesmis ideolojik, etik dogrulardir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

01-09-2010, 23:33
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 May 2010
Mesajlar: 390
|
|
Yergin´isimli üyeden Alıntı
Sayın Voltaire Darwin,
1400 yıl öncesine ait tahlil, rapor, delil toplayıp getiremeyen müslümanların hangi söylediklerinden yaptığınız çıkarımlarla bu teşhisleri koyabiliyorsunuz? Sanırım, ExEgoist burada buna değinmek istemiş. Şimdi, sizin de bildiğiniz gibi, İslam için, sahip oldukları için uydurulmuş diyenler, gerçekte yok diyenler var. Siz bunlardan birimisiniz? Eğer bunlardan birisi iseniz, bu yaptığınız çıkarımlar saçma olmuyor mu?
|
Sayın Yergin,
Ben kesin bir iddia da bulunmuyorum. Ama kimse peygamber olduğunu iddia eden birini modern tıp ile muayene etmeden kesin teşhis koyamaz zaten. Bu mümkün değil zaten diyorum.
"Şimdi, sizin de bildiğiniz gibi, İslam için, sahip oldukları için uydurulmuş diyenler, gerçekte yok diyenler var. Siz bunlardan birimisiniz? Eğer bunlardan birisi iseniz, bu yaptığınız çıkarımlar saçma olmuyor mu?" ile ne kastettiğinizi anlayamadım?
Yergin´isimli üyeden Alıntı
Yani siz aslında bu çıkarımları yaparak, İslam'ın sahip olduklarının gerçek olduğunu kabul etmiş sayıyorsunuz. Bunun farkındasınızdır umarım.
|
Hayır sayın yergin, bilakis islam açısından körü körüne kabul edilenler bilimsel bir gerçekliğe dayanmadan nasıl kabul edilebilir diyorum!
Bir bakıyorsunuz " delil yok nasıl ispat edeceksin?" bu semptomları diye savunuluyor,, ancak bir bakıyorsunuz , aynı kişiler islamda/dinlerde delil olmadan hikaye olarak kitaplarda dile gelmiş doğa üstü herşeyi hiçbir bilimsel dayanağı olmadan ve zaten bilimsel dayanak aranmadan! körü körüne delil ve kesin hakikat olarak kabul edilebiliyor. Tuhaf olan asıl bu değil midir?
Yergin´isimli üyeden Alıntı
Diğer bir konu ise, gerçek olduğuna inanıyor olsanız bile, bir bilim insanı, nasıl görmediği birisi hakkında iddialarda bulunabilir ki? Diyelim bulundu. Ne geçer eline? Sonuçta, bulunduğu iddiaların hiçbirisini ispatlayamaz, çünkü artık yaşamayan birisi hakkında iddialarda bulunuyor. O zaman, bir bilim insanı, asla ispatlayamayacağı bir iddia peşinde neden koşar ki? Bunda sizce bir terslik yok mu?
|
Sadece islamda bildirilmiş vahiylerin gelişini ve günümüzde hala bariz islamın temeli olan üç ya da tek sayılar takıntısını vurguluyorum.
Vahiylerin gelişi ise başlı başına ayrı bir konu zaten...
Yergin´isimli üyeden Alıntı
Kabul edin ki, bu ve buna benzer başlıklar, bir ateiste veya İslam harici bir dine inanan birisine hiçbirşey katamaz. Size hiçbirşey katamayacaksa ve açılan bir konu birilerine birşey katmak zorunda ise, bu ve buna benzer başlıkların açılma amacı gerçekte nedir?
Saygılar
|
Bu başlığı açmamdaki amacı belirttim. Kimseyi rencide etmek ya da çamur atmak da değil.
Ancak günümüzdeki bilimsel veriler, cinler,periler,meleklerden bahseden kişilerin, her işini belirli sayılarla tekrar tekrar yapan/yaptıran,temizlik saplantıları olan kişilerin bu tip rahatsızlıkları taşıyor olma ihtimalinin çok çok yüksek olduğunu belirtiyor.
Amacım bu sayın Yergin :
Sizlerin de " Gerçekten olabilir mi acaba?" deme cesaretini gösterebilmeniz...
Ve bunu art niyetli değil samimiyetle söylüyorum...
Saygılarımla,
Yaşamı en değerli kılan yanı, bir sonu olduğunu ve bir tekrarı olmadığını bilmektir....
|

02-09-2010, 00:11
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
|
|
Yergin´isimli üyeden Alıntı
Elbette ki yapabilir. Ben yapamazdan daha çok yapmasındaki maksat nedir onu merak ettiğim için sormak istedim. Bir de önceki mesajımda değindiğim gibi, eğer yorum yapıyor ise, bu İslam'ın gerçekte yaşandığına inandığını gösterir.
|
Yapmasındaki maksat elbetteki psikolojik profil çıkartmadır. Benzeri şekilde özellikle ABD film endüstrisinden tanıdığımız, criminolojiye yardımcı olması bakımından bilinmeyen zanlının bir psikolojik portresinin çıkarılması gibi. Bilinmeyen zanlı burada önemli bir kavram. Bu yolla, psikolojik anlamda zanlı hakkında bilinmeyenlarin azaltılması planlanmakta. Kaldıki neden Muhammedi özel bir yere koyalım ki, onun psikolojik profilinide çıkartabilmekte serbest olmalıyız, öyle değilmi? Diğer sorunuzu zaten Voltaire Darvin yanıtlamış.
Yergin´isimli üyeden Alıntı
Maksadı merak etmemin sebebi, yapılan yorumdan ziyade, bilimsel olduğu söylenen çıkartılan hastalıktır. Sizce yapılan yorum mudur? Yani, Sayın Voltaire Darwin'in çıkarımları sizce yorum mudur? Gerçek olmama ihtimali varmıdır size göre?
|
Voltaire Darvin dostumun ihtisasını bilmiyorum. Lakin tam bağımsız bir psikolog veya psikiyatra Kuran ayetleri ve Sahih-i Buhari yi inceleyerek, içinde yaşanılan zaman (1400 yıl önce) dikkate alınarak, bir profil çıkartması söylense idi, büyük ihtimalle paranoyak şirofren tanısı çıkardı. Büyük ihtimalle diyorum, çünkü biz daha Freud'u sindirememiş bir milletiz ki içimizden biri Muhammede profil çıkartacak öylemi? O adamı yakarlar, hemde canlı canlı. Dinin yaşamın her alanına müdahele etme lakin kendine her hangi bir alandan müdahale edilmemesi gerektiği gibi bir ayrıcalığı var ve savunucuları masa başında tartışmaya oturmak yerine, sokak ortasında infazı benimsemiştir. Bu hususta hem fikiriz herhalde. Bakınız Turan Dursun (1934-1990). Bakınız tartışmaya hiç gelmeyen Zaman Gazetesi ve deynekçileri, bakınız katlinin ardından kitap sinsilesi yazan Ateşli Süleyman.
Saygılarımla
Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
|

02-09-2010, 03:39
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 29 Jul 2010
Mesajlar: 88
|
|
arkadaşlar size bir şey anlatayım. Bu OKB hastalığı benim 3 yılımı aldı ve halen etkileri sürüyor. Dini sorgulamadan önce din konularında aşırı takıntılıydım. Gusül abdesti almam 1 saati buluyordu, abdest almam çok uzun sürüyordu. Aklıma Tanrıya küfürler geliyordu ve bundan vicdan azabı duyuyordum. Çok zor geçen bir hastalık, özellikle dinlere aşırı bağlı olan birisi için. Eskiden benim olduğum gibi...
|

02-09-2010, 08:00
|
 |
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 28 Aug 2010
Bulunduğu yer: Heryer
Mesajlar: 291
|
|
Yılmaz34´isimli üyeden Alıntı
arkadaşlar size bir şey anlatayım. Bu OKB hastalığı benim 3 yılımı aldı ve halen etkileri sürüyor. Dini sorgulamadan önce din konularında aşırı takıntılıydım. Gusül abdesti almam 1 saati buluyordu, abdest almam çok uzun sürüyordu. Aklıma Tanrıya küfürler geliyordu ve bundan vicdan azabı duyuyordum. Çok zor geçen bir hastalık, özellikle dinlere aşırı bağlı olan birisi için. Eskiden benim olduğum gibi...
|
Ne diye cinci hocalara gittiniz o zaman? neden tarikatcılar başvurdunuz?
Doktora gitmek yerine...Üstelik Cumhuriyet savcılığı yapmışsınız.
|

02-09-2010, 16:05
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 May 2009
Mesajlar: 3.495
|
|
|
Voltaire Darwin Diyor ki
Sayın Yergin,
Ben kesin bir iddia da bulunmuyorum. Ama kimse peygamber olduğunu iddia eden birini modern tıp ile muayene etmeden kesin teşhis koyamaz zaten. Bu mümkün değil zaten diyorum.
"Şimdi, sizin de bildiğiniz gibi, İslam için, sahip oldukları için uydurulmuş diyenler, gerçekte yok diyenler var. Siz bunlardan birimisiniz? Eğer bunlardan birisi iseniz, bu yaptığınız çıkarımlar saçma olmuyor mu?" ile ne kastettiğinizi anlayamadım?
|
Bazı arkadaşlar, aslında Muhammed hiç yaşamamıştı vs gibi ithamlarda bulundukları için söyledim. Yani, İslam'a inanmayan birisisiniz ama bu yaşanılanların yaşandığına inanıyorsunuz, bunlardan yapılan çıkarımlarla böyle bir iddiada bulunuyorsunuz. İslam adına bildiklerinizin gerçek olduğunu kabul etmiş oluyorsunuz. Bilimsel bakımından söylemiyorum bunu.
|
Voltaire Darwin Diyor ki
Bir bakıyorsunuz "delil yok nasıl ispat edeceksin?" bu semptomları diye savunuluyor,, ancak bir bakıyorsunuz , aynı kişiler islamda/dinlerde delil olmadan hikaye olarak kitaplarda dile gelmiş doğa üstü herşeyi hiçbir bilimsel dayanağı olmadan ve zaten bilimsel dayanak aranmadan! körü körüne delil ve kesin hakikat olarak kabul edilebiliyor. Tuhaf olan asıl bu değil midir?
|
İman etmenin temeli budur ve bana göre de gerçek inanmak budur. Hiç bir delil ve kanıt olmaksızın inanmak, tasdik etmek. Bu çok apayrı bir duygu, anlatılabilmesi zor.
|
Voltaire Darwin Diyor ki
Ancak günümüzdeki bilimsel veriler, cinler,periler,meleklerden bahseden kişilerin, her işini belirli sayılarla tekrar tekrar yapan/yaptıran,temizlik saplantıları olan kişilerin bu tip rahatsızlıkları taşıyor olma ihtimalinin çok çok yüksek olduğunu belirtiyor.
Amacım bu sayın Yergin :
Sizlerin de "Gerçekten olabilir mi acaba?" deme cesaretini gösterebilmeniz...
Ve bunu art niyetli değil samimiyetle söylüyorum...
Saygılarımla,
|
Neden saplantı olsun ki? Tüm dünyada insanlara 3 öğün yemek yemesi söyleniyor veyahut insanlar 3 öğün yemek yiyorlar. Bu saplantımı? Her gün traş olan birisinin yaptığı sizce saplantımıdır? Her sabah dişini fırçalayan birisinin ki keza? Neden her sabah namazını kılanın ki saplantı oluyor da, dişlerini fırçalayanın ki olmuyor?
Her gün yatağa yatmadan önce giydiğimiz eşofmanlar saplantı olmuyor da, yatmadan önce kılınan namaz saplantı oluyor?
Bunun örneklerini çoğaltabiliriz.
Sayın Voltaire Darwin, sizleri anlıyorum. Kendinizce doğru olduğunu düşündüğünüz şeyleri yapıyorsunuz ve insanlarında bu yönde ilerlemesini istiyorsunuz. Tıpkı bizler gibi.
İnsanların cesaret gösterip, kafalarından bazı şeyleri atmasını istiyorsunuz.
Tıpkı bizim sizlerden istediğimiz gibi.
Samimiyetinize inanıyorum lakin, OKB çıkarımlarında bulunmak size göre fazla zorlamaca bir çıkarım.
Bir kere sizinde söylediğiniz gibi, asla ispatlayamazsınız.
İkincisi, herşeyi ama herşeyi araştırmanız gerekli. Bilmeniz, okumanız gerekli.
Saygılarımla
Rabbim; Ben hiçim, Azametin karşısında acziyetimin bilincindeyim. Sen ne yazarsan güzel. Sen neyi silersen güzel. İstediğin gibi yaşat. İstediğin gibi öldür.
|

02-09-2010, 20:15
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 May 2010
Mesajlar: 390
|
|
Yergin´isimli üyeden Alıntı
Bazı arkadaşlar, aslında Muhammed hiç yaşamamıştı vs gibi ithamlarda bulundukları için söyledim. Yani, İslam'a inanmayan birisisiniz ama bu yaşanılanların yaşandığına inanıyorsunuz, bunlardan yapılan çıkarımlarla böyle bir iddiada bulunuyorsunuz. İslam adına bildiklerinizin gerçek olduğunu kabul etmiş oluyorsunuz. Bilimsel bakımından söylemiyorum bunu.
|
Sayın Yergin,
Yaşanılanların doğru olduğunu kabul etmiyorum. Bir zamanlar körü körüne ederdim ama artık değil...
Yergin´isimli üyeden Alıntı
İman etmenin temeli budur ve bana göre de gerçek inanmak budur. Hiç bir delil ve kanıt olmaksızın inanmak, tasdik etmek. Bu çok apayrı bir duygu, anlatılabilmesi zor.
|
İşte bu nokta en kritik nokta sayın yergin,
"Hiç bir delil ve kanıt olmaksızın inanmak, tasdik etmek. Bu çok apayrı bir duygu, anlatılabilmesi zor."
İnsan doğası gereği bunu istiyor. Ben de sizi çok iyi anlıyorum. Hele ki doğumundan itibaren tek doğru olarak belletilenler alternatif bırakmıyor insana.
Ben de biliyorum zor zamanlarda tanrıya sığınmanın ne demek olduğunu, ramazan ayında ibadet eden insanları görüp hüzünlenmenin ne demek olduğunu, hep beraber alnını secdeye dayarken çıkan sesin verdiği hissiyatı...
Ancak bunlar hep dinleri güzel gösterebilmek amaçlı insanoğlunun zayıf noktalarının, bir dayanak, kurtarıcı ve yüce bir adalet duygusunun ve yüce bir kuvvetin arayışının kullanılması... Keşke dinler sadece bu güzel taraflarıyla kalsa...
Bu hissiyatlar insanların akıllarının kontrolüne, mantık dışı hareketlere ve inançlara, hatta hayatlarının son bulmasına kadar götürebiliyor...
Boşuna denmiyor "Din Toplumları uyuşturan bir ayfondur" diye...
Yergin´isimli üyeden Alıntı
Neden saplantı olsun ki? Tüm dünyada insanlara 3 öğün yemek yemesi söyleniyor veyahut insanlar 3 öğün yemek yiyorlar. Bu saplantımı? Her gün traş olan birisinin yaptığı sizce saplantımıdır? Her sabah dişini fırçalayan birisinin ki keza? Neden her sabah namazını kılanın ki saplantı oluyor da, dişlerini fırçalayanın ki olmuyor?
Her gün yatağa yatmadan önce giydiğimiz eşofmanlar saplantı olmuyor da, yatmadan önce kılınan namaz saplantı oluyor?
Bunun örneklerini çoğaltabiliriz.
|
Hiç OKB li tanımadınız sanırım? Bu konuda yakın tecrübelerim var diyeyim. Defalarca abdest alıp abdestinden emin olamayanlar, 3 keremi dua ettim, 100 keremi zikir yaptım beş keremi secde ettim diyerek tekrar tekrar ibadet edenler...
OKB nin temeli kuşkudur, şüphedir. Cehennem azabına gidebilecek her türlü düşünce tetikler bu hastalığı. Bir türlü emin olamaz insan kendinden, ibadetinden...
Bu 3'ler giderek artar 5 olur, 25 olur...Bir türlü emin olamaz insanlar.
Günleri geceleri kabulunden emin olamadıkları ibadetlerle geçer...
Yergin´isimli üyeden Alıntı
Sayın Voltaire Darwin, sizleri anlıyorum. Kendinizce doğru olduğunu düşündüğünüz şeyleri yapıyorsunuz ve insanlarında bu yönde ilerlemesini istiyorsunuz. Tıpkı bizler gibi.
İnsanların cesaret gösterip, kafalarından bazı şeyleri atmasını istiyorsunuz.
Tıpkı bizim sizlerden istediğimiz gibi.
Samimiyetinize inanıyorum lakin, OKB çıkarımlarında bulunmak size göre fazla zorlamaca bir çıkarım.
Bir kere sizinde söylediğiniz gibi, asla ispatlayamazsınız.
İkincisi, herşeyi ama herşeyi araştırmanız gerekli. Bilmeniz, okumanız gerekli.
Saygılarımla
|
Muhammed için "OKB" ya da "TLE" çıkarımını ben yapmadım, bir link vermiştim, benzeri linkler, özellikle yabancı kaynaklar var. Dinlere bağlılıkla OKB arasındaki ilişkinin yoğunluğunu da ben uydurmadım. Aratıp bulabilirsiniz...Ben sadece çeşitli yerlerde tartışılan bu konunun bir başlıkta bu sitede incelenmesi gerektiğini düşündüm.
Samimiyetime inandığınız için teşekkür ederim. Bilmenizi isterim ki insanların dinlerine hakaret etmek ya da çamur atmak gibi bir niyetim yok.(Belirttiğim gibi ne olduğunu iyi bilirim).
Ancak yüce ve kusursuz olduğu ve tüm kainatı var ettiği düşünülen bir yaratıcı için islam, mantık yoluyla düşünülecek sorulara asla yanıt bulamayacağınız bir kısır döngü olarak kalacaktır.
Saygılarımla
Yaşamı en değerli kılan yanı, bir sonu olduğunu ve bir tekrarı olmadığını bilmektir....
Konu Voltaire Darwin tarafından (02-09-2010 Saat 20:22 ) değiştirilmiştir.
|

02-09-2010, 22:05
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Yergin´isimli üyeden Alıntı
Sayın Voltaire Darwin,
1400 yıl öncesine ait tahlil, rapor, delil toplayıp getiremeyen müslümanların hangi söylediklerinden yaptığınız çıkarımlarla bu teşhisleri koyabiliyorsunuz? Sanırım, ExEgoist burada buna değinmek istemiş. Şimdi, sizin de bildiğiniz gibi, İslam için, sahip oldukları için uydurulmuş diyenler, gerçekte yok diyenler var. Siz bunlardan birimisiniz? Eğer bunlardan birisi iseniz, bu yaptığınız çıkarımlar saçma olmuyor mu?
Yani siz aslında bu çıkarımları yaparak, İslam'ın sahip olduklarının gerçek olduğunu kabul etmiş sayıyorsunuz. Bunun farkındasınızdır umarım.
Diğer bir konu ise, gerçek olduğuna inanıyor olsanız bile, bir bilim insanı, nasıl görmediği birisi hakkında iddialarda bulunabilir ki? Diyelim bulundu. Ne geçer eline? Sonuçta, bulunduğu iddiaların hiçbirisini ispatlayamaz, çünkü artık yaşamayan birisi hakkında iddialarda bulunuyor. O zaman, bir bilim insanı, asla ispatlayamayacağı bir iddia peşinde neden koşar ki? Bunda sizce bir terslik yok mu?
Kabul edin ki, bu ve buna benzer başlıklar, bir ateiste veya İslam harici bir dine inanan birisine hiçbirşey katamaz. Size hiçbirşey katamayacaksa ve açılan bir konu birilerine birşey katmak zorunda ise, bu ve buna benzer başlıkların açılma amacı gerçekte nedir?
Saygılar
|
Sayin Yergin;
Muhammed atesli humma gecirdi diye, bugun yasayan insanin, varolan tibba ragmen, atesli humma gecirmeyecegini iddia edebilir misiniz? Siz nasil iddia edemezseniz, bilim insani da edemez.
Bir de bu sekilde bakin bence..
Bu ve buna benzer basliklar teist kimligin tekelinde degildir.
Sonucta tarihte yasamis bir insana dair ulasilmis bilgilerdir. Linkleri tikladiniz mi? Gordugunuz gibi hadis konmus. Bunlar bilgidir.
Malum bunlar(hadisler) Muhammed'in yazdigi seyler degildir. Inandiginiz yaraticinin kelami da degildir.
Bunlara da iman ediyor musunuz? Ediyorsaniz neye gore?
Eger irdelenmesi ve elestirilmesi gereken birsey varsa, oncelik olarak bu tip rivayetlerin, rivayetlerini iceren bilgilerdir. Bunlari sorgulamaniz gerekir. Bu hadis birikimi adina da, bir yerlere basvurup, bunlari bana ispat edin dediniz mi hic?
Bu tur basliklar ateist veya teist'ten ote, insana cok sey katar kanisindayim. Ki sizin de inanan biri olarak, tanriyi ve dinleri reddeden bir olusumda varlik gostermeniz bunun en iyi ornegidir.
Sonucta insandir bu, sorgulayacaktir. Insanin bu ozelliginin onune set cekilemez ki.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:36 .
|