Mehir,Kadına evlenirken, ayete göre kocasının ondan faydalanması karşılığı verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği, İslami anlayışa göre ise kadının boşanma neticesinde güvencesiz kalmaması için eşler arasında taktir edilen maddi değeri olan/(hadise göre olmayabilir de) bir ŞEY. Para da olabilir, altın da, elbise de, teneke bir yüzük de, bir avuç hurma da, hurma bahçesi de. İslam hukukuna göre bir nevi nafaka veya tazminat.
Sizin 80 altın da mehir'e benziyor mamuli. Boşanmak isterseniz bu altınları eşinize vermeniz gerekiyor. Tabii eşiniz bunları size bağışlayabilir de.
"hiramusta"
Meşru şekilde [nikah yoluyla] sahip olduklarınız dışında bütün evli kadınlar [size haramdır]. Bu, üzerinize farz olan Allah'ın buyruğudur. Bunların dışında kalan bütün [kadınlar], kendilerine mal varlığınızdan [bir kısmını] vermeniz ve gayrimeşru bir ilişki ile değil de evlilik bağı yoluyla meşru bir şekilde almak kaydıyla size helaldir.
Kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınlara hak ettikleri mehirlerini verin; ama bu meşru yükümlülük [üzerinde anlaştık]tan sonra [başka] bir şey üzerinde serbestçe anlaşmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Sevgili Hiramusta,
Şu yazdıklarının günümüzde bir geçerliliği var mı? Hiç olayın bu boyutu aklınıza geliyor mu? Kardeşim burası Atatürk Türkiyesi. Bunu artık anlayın. Şimdi başlık parası mı kaldı.Çok evlilik mi kaldı. İstisnalar hariç. Şöyle seni birazcık mantıklı düşünmeye davet ediyorum. Bak ne güzel medeni kanun var. O kanunda kadın erkek eşitliği ortaya konulmuş. Çok evlilik yasaklanmış. Kadına haklar verilmiş. Daha neyin peşindesiniz.
Hani yanlış bir şeyler varsa ve sizin fıkıhınız bu boşlukları dolduruyorsa sana hak vereceğim. Böyle bir şey de yok. Mehir mi kaldı hiramusta kardeşim. Kanunlar zaten kadının haklarını garantiye alıyor.Yapmayın. Etmeyin. Onlar o çağa ait düşünceler. Ortaçağ nere yaşadığımız çağ nere. Bence başlığa ayet yetiştireceğine bir de olaya bu gözle baksan diyorum. Ne dersin Hiramusta kardeşim? Sevgiyle kal...
Elinde olabildiğince eski Kur'an tevsiri yahut meali olanlar varsa Nisa suresi 24. ayetini yazabilirler mi?
Diyanet dahil herkes kelimeleri değiştirip yumuşatmış.
"kadının fecrinden yararlanmanız karşılığı" ibaresi yok olmuş bu yüzyılın meallerinde. (kadınların ağrına gitmesin diyedir zaar)
24. (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helal kılındı. Onlardan (nikahlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. dıyanet mealı
24. Bir de harp esiri olarak elinize geçen cariyeler dışında, evli kadınlarla evlenmeniz Allah yazısı olarak haramdır. Bunların dışındakileri ise, zinadan kaçınıp namuslu yaşamak üzere mallarınızla istemeniz size helal kılındı. O halde hangisiyle nikah ile münasebette bulundunuzsa mehirlerini kendilerine bir farz olarak verin. O mehri kesiştikten sonra aranızda bir değişiklik yapmak hususunda anlaşmanızda da size bir günah yoktur. Her zaman Allah hakkıyla bilen mutlak hüküm sahibidir. elmalılı hamdı yazır
24. Harpte elinize geçmiş kadınlar hariç olmak üzere, nikâhlı kadınlarla evlenmeniz de haram kılınmıştır. Bu, üzerinize Allah'ın yazdığıdır. Bunlar dışındakileri, mallarınızı vererek almanız; şunu bunu dost tutmayarak iffetli yaşamanız, zina etmemeniz şartıyla size helal kılınmıştır. Kendilerinden nimetlendiğiniz kadınların mehirlerini onlara bir hak olarak verin. Mehir kesişmeden sonra karşılıklı hoşnutluğa bağlı hallerde üzerinize günah yoktur. Allah, her şeyi bilir, tüm hikmetlerin sahibidir. yasar nurı ozturk