Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dinlerden Özgürlük > Özgür Düşünce Platformu > Dinsel İnançlardan Nasıl Kurtuldum?

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 05-02-2011, 20:08
tisane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
tisane tisane isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Oct 2010
Mesajlar: 40
Standart Özgürlük Emek İster

türkiye'de yaklaşık iki tip müslümanlık anlayışı var. birincisi allah inancı olan, az ya da çok ibadette bulunan ama dinin vicdanlarda kalması gerektiğini düşünen ve laik devlet sistemini benimsemiş olanlar; ikicisi ise allah'ın mutlak hakim olduğuna emirlerinin harfi harfine yerine getirilmesi gerektiğine, hiçbir emrin hiçbir mantıkla eleştirilemeyeceğine ve değiştirilemeyeceğine inanıp laikliğe de karşı olan radikaller. işte benim ailem, özellikle babam ikinci tiptedir. koyu bir erbakancıdır, ona göre dinsiz olan kişileri adamdan bile pek saymaz.

bu sebeple çocukluktan beri din hep en önemli şey olarak hayatıma yerleşti. cennet, cehennem, peygamberlerin hayatı, kavimlerin helakı anlatıldı. bu cayır cayır yananların hepsi kafirdi ve bu onların suçuydu aslında allah çok merhametliydi onlar uyarıları dikkate almamıştı. ben bu durumdan çok korkmuştum, allahın çocuklara günah yazmadığını öğrendiğimde kendimi öldürmeye karar vermiştim. böylelikle kısa yoldan cennete gitmeyi planlıyordum. ama neyse ki kendimi öldürmenin vahşi olmayan bir yöntemini bulamayıp bundan vazgeçtim.

orta okula imam hatipte başladım sonra da iki farklı "dindar" özel okula gittim. liseyi onlardan birinde okudum. arkadaşlarım da hep benim gibiydi, aileleri de benimki gibiydi, allahın varlığından şüphelenen kimseyle karşılaşmadım. ortaokula başladığımdan beri de örtülüyüm (cehennemi ve allahın kurallarını öğrenince başka türlüsünü teklif dahi etmedim) ergenlik dönemimi 1-2 yıl yaramazlık yaparak geçirrdikten sonra namaz kılmadığım için duyduğum pişmanlıkla tövbe edip tüm ibadetlerini yerine getiren iyi bir müslüman olmaya karar verdim. pek çok dini sohbette bulundum, kuranı, hadisleri, mesneviyi okudum. kafamda elbette sorular vardı ama hepsinin cevabı aynıydı: allah herşeyi bilen olduğu için en doğrusunu o bilir, biz cüzi aklımızla onun emirlerini yargılayamayız, kadınlar için öyle emrettiyse öyledir nihayetinde kadını da yaratan odur. bunu içinize sindirdiğinizde hiçbir mantık dışı şeye itiraz hakkınız olmuyor dolayısıyla benim de çıkış noktam bu olmadı. ben herhangi bir canlının sonsuza kadar ateşte yanmaya değecek kadar kötü olabileceğini bir türlü idrak edemiyordum. tabi yine aynı cevap vardı ama bu allahın sonsuz merhametine uymuyordu. bu soruya hep din içinde cevaplar aradım. o vakit (lisedeyken) tarikat anlayışıyla tanıştım. annem ve babam bir tarikata mensuptu, ben de annemle birkaç toplantılarına gidip şeyhi dinledim. tasavvuf, sufizm insanı allah aşkına ulaştırmayı hedefleyen bir yoldu, bu yolun sevgi yolu olduğunu söylediler, mevlananın yunus emrenin yolu olduğunu söylediler ben de bu yola girmeye karar verdim, belki aradığım cevapları bulurum dedim. mevlana, nefret eden kişinin içinin zaten cehennem odunu olduğunu, allahın onu yakmasından ziyade kendini düşürdüğü durumun kendini cennette barınamayacak karaktere soktuğunu iddia ediyordu. muhammedin "cehennemin olduğu yerde cennet yoktur" deyişi de bunu destekliyordu. peki ama inkar etmek bu kadar kötü müydü? yani inkar edenler iyi insanlar olamaz mıydı? annesi babası onu hıristiyan olarak yetiştirdiyse suçu neydi? bu nasıl bir merhametti? belki de allah onları bulundukları, yetiştikleri yere göre değerlendirecekti ama bunu neden kuranda söylemiyordu da onlardan nefret etmemizi telkin ediyordu? daha sonra şeyh ölünce benim sorularım da devam edince cevabı tasavvufta aramayı da bıraktım. tasavvufun bazı din alimlerinin din için yaptığı humanistik bir yorum olduğunu düşünüyorum. barındırdığı güzel düşüncelerle birlikte, insaları kendine tamamen bağladığı için barındırdığı yanlışların görülmesine engel olduğunu düşünüyorum. ben de kendi çapımda sevgi dolu bir din anlayışı benimsedim allah tüm alemleri muhammedin sevgisi için yaratmıştı muhammed en iyi en temiz insandı. gece namazları kılardım. herkes üşenmeyişime şaşırıyordu ama ben en çok bunu seviyordum; geceleri herkes uyurken neyin neden ve nasıl olduğunu düşünürdüm. sadece ölmek isterdim, tüm insanların günahları için üzülür ağlardım.

babam kızların başını açıp okumasına karşı olmasına rağmen tıp fakültesine gitmeme destek verdi, insanlara (müslümanlara) hizmet etmem için.

bilmin her türlüsünü sevip bilimsel yazıları okuyordum ama darwini hep atlardım. o din düşmanı olduğu için insanların maymundan türediği fikrini ortaya atmış bir sapkındı. ama bu tip kafama yerleştirilmiş şeylere bilgim kültürüm arttıkça saygım da azalıyordu. dolayısıyla evrimi araştırıp nerede yanıldıklarını kendim görmeliydim. etkisinde kalmamak için eleştirileriyle beraber okumama rağmen bilimsel düşünceyi ilk andan itibaren gördüm. evrimi anlamamış bilimsel düşünceyi bilmeyen birine bunu anlatması çok zor ama canlılığın başlangıcından bu yana değişimini gözlemlere verilere dayanarak inceleyen harika bir teori, hatta biyolojinin tamamı. ve en güzeli kabul edilen dünya görüşüne zıt olmasına rağmen düşünülebilmiş olması. teorinin doğruluğu, yanlışlığından ziyade bu düşünülebilme kısmı beni hayran bırakıyordu. yine de evrimin varlığı tanrının varlığını dışlamıyordu ve hala inanıyordum ama din inancımın beni bu kadar dar görüşlü yapmış olması beni dehşete düşürmüştü. aslında hiç bir zaman hayata farklı yönden bakmadığımı, eğer bakarsam allah'ın gazabına uğrayacağımı düşündüğümü gördüm. en yakın arkadaşıma evrim hakkında bildiklerimi, allahın yaratmasının belki de bu şekilde olduğunu, belki de ademle havvanın cismini değil ruhunu yeryüzüne indirip ilk insansı calıya vermiş olabileceğini anlattım. arkadaşım hayır ben öyle şeylere inanmam dedi. peki canlılığın nasıl başladığını düşündüğünü sordum. bilmediğini bilmeye de ihtiyacının olmadığını sadece kurana ve allaha inandığını allahın bunu bizim aklımızın alamayacağı bir şekilde yaptığını söyledi. o zaman anladım ki aslında inançla ilgili bütün mesele iki şey arasında karar vermek: birincisi herşeyin akla, mantığa, bilme dayalı bir açıklaması olduğunu düşünme, şu anda bilemediklerimizi de açıklamaya çalışma, teoriler üretme, herşeyi her açıdan düşünme; ikincisi bilim ve akıl ne derse desin alemleri yaratan herşeyi bilen bir varlğa inanıp ondan gelen vahiyleri sorgulamama. yani kuranda kadınlara şahitlikte yarım hak verilmesini, recm cezasını, savaşlarla ilgili emirleri, cehennemi, kadınların dövülebilmesini, vs. sorgulamamalıydık. muhammed kutsal olduğu için onun aslında farklı biri olabileceği konusunda düşünmemeliydik. iyi insanlar olmak için dine ihtiyacımız olup olmadığını düşünmemeliydik. aslında allah, ya yoksa diye düşünmek yasak olduğu için vardı. insanlar anne babasından ne öğreniyorsa onu söylüyordu ve böyle şeylerin fazla kurcalanmaması gerektiğine inanıyordu. gerçek olup olmadığı kimsenin umrunda değildi. ama benim umrumda.

tüm bunların yanında babamın düşünceleri ve davranışları benim dini inançlarımı kaybetmeme çok yardımcı oldu. "dinsiz"lere söylediği nefret dolu şeyler benim dinsiz olmama sebep oldu çünkü ben insanları ayırmadan sevmek istedim. babam gibi biri olmamak için düşüncelerime engel koymayacağıma yemin ettim.

inanmadığımı kimseye söyleyemedim. söyleyebileceğimi de pek sanmıyorum. annem ve babam hayatlarının tamamını islam için harcamış insanlar. böyle birşey duysalar deliye dönerlerdi. babamın beni kızı olarak kabul edeceğini bile sanmam. onları üzmek de istemiyorum zaten. halen başörtüsü takıyorum, çünkü örtü örtmek istemememin nedenini kimseye anlatamam. bir yerlerden anlatmaya başlamalı ama zor. bırakıp da gitmek var, sessiz kalmak var, düşüncelrin için mücadele etmek var. üçüncüsünü elbette ki isterim ama fikirler paylaşılınca paylaşılan kişi tarafından başkalaştırılıyor. ilk düşünenin aklındaki gibi duru ve masum kalmıyor.

bütün düşündüklerimi ve yaşadıklarımı anlatmam mümkün değil tabi. benim dinle ilişkim buradaki arkadaşların paylaştıklarından çok daha sıkı fıkıydı. ama kısaca hikayem bu şekildedir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 05-02-2011, 20:31
AhbAp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AhbAp AhbAp isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
Standart

Hikayeniz dolu dolu. Araştırma ve kıyaslama yapılınca, biraz da objektf kalmaya çabalanınca dinin ne kadar kolay bir şekilde silinip gittiğini çok güzel anlatmışsınız.

Hala başınızı örtmek zorunda oluşunuza üzüldüm. Sizin durumunuzda olan çok insan var. İnanmadığı, dinden çıktığı halde bazı gelenekleri sürdüren veya bazı ritüelleri uygulamaya devam eden çok insan var.

Ama sorun da şurada ki, din saçmalığının izlerini sadece beyinden silmek insana yetmiyor. Bunu hayatımızda özgürce yaşayamadıktan sonra, aynı sıkıntılar değişik bir şekilde sürüp gidiyor.

Umarım, özgürlüğü doya doya yaşayacak bir yol çizebilirsiniz kendinize. Anladığım kadarıyla, yaşadığınız çevrede bu zor görünüyor. Belki vakti geldiğinde tası tarağı toplamak tek çıkar yol olacak. Elbette bu sizin hayatınız; ayrıntıları, açmazları ve yöntemleri siz biliyorsunuz.

Ben size bu yolda şans, başarı ve moral diliyorum.

Saygılarımla

When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!

----------------

war is over
(if you want it)
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 05-02-2011, 20:33
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart

Sevgili tisane, zor gunler, hatta senenler gecirdigin anlasiliyor.
Dinlerde bulunmasi gereken "insan sevgisi"ni, dinsizlikte bulman sasirtici degil bir cogumuz icin.
Gercegi gorebilmek icin, bilgini arttirmanin sart oldugu hikayenden anlasiliyor. Eminim dinden uzaklasman, senin daha iyi bir insan olmana neden olmus.
Din, babayi ogluna dusuren bir masallar zinciri olmasina ragmen, dinsizligin dolayisiyla , aileni kirmamak icin hala bas ortusu takmaya devam etmen ise isin ironik kismi., Imanlilarin iddiasinin aksine, dinden cikmanin, insani daha cok saygili, sevgili ve cikarsiz karsiliksiz yardim sever yapmasi, enteresan degil mi?

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 05-02-2011, 20:33
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger tisane;

Akici ve ilgi cekici bir oyku dile getirmissin, parmaklarina saglik.

Bu isin bir emek oldugunu ortaya koyman ve bu emegi kendi kisisel caban ile harekete gecirmen de, taktire sayan. Umarim, bu kendin icin kendinden gelen emegin, her konuda devam eder.

Ulkemiz sartlarinda, bu dusuncelerini toplum ve yakin cevren, ailen icinde dile getirme konusunda, bence dusunceli davranmalisin. Onemli olan kimseyi, "uzmek", kendinden "nefret ettirmek" degil; sadece kendini bir birey olarak ortaya koyabilmen ve onlarin senin de bir birey olarak kendi goruslerinin olabilecegini algilarini saglayabilmen. Eger kendini, bu temelde, birey olarak kabul ettirebilirsen, sana ait olan bu bireysel dusuncelerini de, zamanla, kimseye mudahele etmeden, kimse ile tartismadan dile getirebilirsin. Bir yerde, baskalarina gosterecegin saygi, sana gosterilecek saygi olarak geri donecektir.

Yeterki, ailen ve yakin cevren, seni bir birey olarak algilayabilsin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 05-02-2011, 21:19
tisane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
tisane tisane isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Oct 2010
Mesajlar: 40
Standart

yorumlarınız için teşekkür ederim arkadaşlar. düşüncelerime uygun yaşamam konusundaki fikirlerinize de katılıyorum tabi. ben de babamı tanımasam aynen öyle düşünürdüm. bazen oturup konuşup düşüncelerimi anlatayım diyorum, sonuna kadar dinleyeceğini pek sanmam ya neyse. ama sonrasındaki muhtemel aile faciası beni korkutuyor. babam benim farklı düşüncelerde kitaplar okuyup, farklı insanlarla tanışıp bu şekilde sapıttığımı düşünüp muhtemelen yeni yetişmekte olan kardeşime çok baskı yapacaktır. beni ikna etmek için herşeyi deneyecektir. beni hocalara götürüp konuşturacaktır. aslında ne yapacağını şaşırır, böyle birşey şimdiye kadar hiç aklına gelmemiştir. sonra da oturup benim için ağlarlar herhalde. bir daha aramız iyi olmaz. bunlara sebep olmak istemiyorum. anlatmak istediğim anlaşılamayacak olduktan sonra kavga gürültünün anlamı ne ki?
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 05-02-2011, 21:27
AhbAp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AhbAp AhbAp isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
Standart

tisane´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
yorumlarınız için teşekkür ederim arkadaşlar. düşüncelerime uygun yaşamam konusundaki fikirlerinize de katılıyorum tabi. ben de babamı tanımasam aynen öyle düşünürdüm. bazen oturup konuşup düşüncelerimi anlatayım diyorum, sonuna kadar dinleyeceğini pek sanmam ya neyse. ama sonrasındaki muhtemel aile faciası beni korkutuyor. babam benim farklı düşüncelerde kitaplar okuyup, farklı insanlarla tanışıp bu şekilde sapıttığımı düşünüp muhtemelen yeni yetişmekte olan kardeşime çok baskı yapacaktır. beni ikna etmek için herşeyi deneyecektir. beni hocalara götürüp konuşturacaktır. aslında ne yapacağını şaşırır, böyle birşey şimdiye kadar hiç aklına gelmemiştir. sonra da oturup benim için ağlarlar herhalde. bir daha aramız iyi olmaz. bunlara sebep olmak istemiyorum. anlatmak istediğim anlaşılamayacak olduktan sonra kavga gürültünün anlamı ne ki?
Elbette kolay değil. Kimse kolay olacağını söyleyemez. Hayatınızın ayrıntılarını da bilmiyoruz ve aslında bilmemiz de gerekmiyor. Bundan sonra ne yaşayacağınızı sizin ihtiyaçlarınız ve hareketleriniz belirleyecek. Bunun için çok emek harcamanız gerekecek, ki başlık yazınızda da belirttiğiniz gibi, özgürlük emek ister.

Bulutsuzluk Özlemi'nin şarkısını anımsattınız (ki sanırım başlık da oradan geliyor). Başınızı örtmek zorunda oluşunuz ve bu şarkı...

Aç güzelim saçını, savursun rüzgar
Aç güzelim saçını, güneş parıldatsın
Aç güzelim saçını, yağmur ıslatsın
Süzülsün damlalar tellerinden

Biliyorum seni saran o çemberi
Biliyorum özgürlük emek ister

When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!

----------------

war is over
(if you want it)
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 05-02-2011, 21:33
Sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sangre Sangre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
Standart

Hoşgeldiniz.. Bulunduğunuz ortama göre, özgürlük için verdiğiniz emek gerçekten de takdire değer.. Sizi tebrik ederim.

Halen tıp fakültesinde okuyor musunuz?.. Ve derslerde öğrencilere Evrim Teorisi hakkında yeterli bilgi verildiğini düşünüyor musunuz?

Ülkemizdeki ünivlerin bu konudaki durumları elbette ortada.. Ama bu konuyu, bizzat yaşamış birinden dinlemek yine de iyi olurdu.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 05-02-2011, 21:47
tisane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
tisane tisane isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Oct 2010
Mesajlar: 40
Standart

Sangre´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hoşgeldiniz.. Bulunduğunuz ortama göre, özgürlük için verdiğiniz emek gerçekten de takdire değer.. Sizi tebrik ederim.

Halen tıp fakültesinde okuyor musunuz?.. Ve derslerde öğrencilere Evrim Teorisi hakkında yeterli bilgi verildiğini düşünüyor musunuz?

Ülkemizdeki ünivlerin bu konudaki durumları elbette ortada.. Ama bu konuyu, bizzat yaşamış birinden dinlemek yine de iyi olurdu.
tıp fakültesini bu yıl bitirdim. evrim teorisiyle ilgili tek bir konu bile geçmiyor. bir tek histoloji-embriyoloji dersinde hocamız konu arasında birkaç cümle söylerdi. bildiğim kadarıyla diğer üniversitelerde de böyledir.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 06-02-2011, 01:23
nymphee - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
nymphee nymphee isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Apr 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 75
nymphee - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

sayın tisane
hikayenizi çok başarılı buldum ve sizi çok takdir etmek istedim.

"insanlar anne babasından ne öğreniyorsa onu söylüyordu ve böyle şeylerin fazla kurcalanmaması gerektiğine inanıyordu. gerçek olup olmadığı kimsenin umrunda değildi. ama benim umrumda"

işte bu gerçeği bilme arzusu içinizde olduğu sürece biraz emek biraz fedakarlık.. umarım yoluna girecektir herşey. kolay gelsin diliyorum.

korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredersin
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 30-06-2011, 15:54
TurkceRap TurkceRap isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2010
Mesajlar: 892
Standart

Gerçekten bu bölüme en çok yakıştığını düşündüğüm "yaşanmış hikaye"lerden biri, Özgürlük mücadelenizde Ben de başarılar dilerim...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Özgürlük ve Dinlerden Özgürlük cyrano Politika 1 26-05-2018 10:28
Calismak ve emek harcamak uzerine sargon İslam 3 15-08-2013 10:38
Bazıları Asker Devleti İster; naper Politika 9 28-12-2010 18:42
Özgürlük ve Azınlıklar özgür_düşünce Politika 2 22-01-2010 23:16
Emek, Mücadele ve Direniş Cephesi dilaver Politika 20 01-03-2009 23:27

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:22 .