Merhaba. İsa nebinin "yardımcılar"ı anlamındaki HAVARİYYÛN üç ayette geçiyor. Tıklayın:
الحواريون. HÛR, "havariyyûn"un bir türevidir. Kanıt için örneğin Âl-i İmrân 52'deki "
havariyyûn"u tıklayın:
فلمااحسعيسيمنهمالكفرقالمنانصاريالياللهقالالحواريوننحنانصاراللهامناباللهواشهدبانامسلمون. Kırmızı harfli "
الحواريون"u tıkladıktan sonra sol üst köşeye bakın. Şunu göreceksiniz:
Tıkladığınız kelime (brows word):
el havariyyûn -
الحواريون
Kökü:
hûr -
حار
"Havarailer"in HÛR ile ne ilgisi var ki HÛR "havariyyûn"un köküdür? Şu ilgisi var: HAVARİLER manen
lekesiz,
ak pak kimselerdir; dolayısıyla HÛR lafzen AK, BEYAZ anlamındadır, mecazen ise
tertemiz.
İçinde HÛR ve onun türevleri bulunan ayetler için tıklayın:
حار.
ÎN kelimesine gelince, okunuşu IYN olan bu kelime "ayn"ın çoğulu olup GÖZ anlamına gelir. Buna göre ayetlerimize bakalım. Aklımızda şu soru bulunsun:
CENNET HALKI oradaki
kadın erkek bütün insanlar olduğuna göre eğer HÛRİN IYN iri gözlü dilberler ise cennetteki kadınlar ne yapacak onları,
kadın kadına cinsel ilişki haram olduğuna göre?
Duhân 54:
İşte böyle. Cennet halkına
tertemiz su gözleri de nasip ederiz - bi
hûrin în.
Tûr 20:
Diziler halindeki koltuklara yaslanırlar.
Tertemiz su gözleri de nasip ederiz onlara - bi
hûrin în.
Rahmân 72:
çadırlarda uzaklıkları giderilmiş, tertemiz -
Hûrun maksûrâtun fi'l hiyâm
TERTEMİZ kelimesinden kastın ne olduğunu görmek için siyaka bakalım:
62.O ikisinin yanı sıra
iki bahçe daha - Ve min dûnihima
cennetân
64.yemyeşil - mudhemmetân
66.
O ikisinin içinde fışkıran
iki su gözü -
Fîhima aynâni naddahatân
68.
O ikisinin içinde meyveler ve hurmalar ve narlar -
Fîhima fâkihetun ve nahlun ve rummân
70.
O ikiden çok olanın içinde güzelim kazanımlar -
Fîhinne
Dikkat. 66 ve 68'dea
fîhima var; "o ikisinin içinde" demek bu. Yani o iki bahçenin içinde. 70'te ise
fîhinne var ve bu,
o ikiden çok olanın içinde demek. İkiden çok olan ne? Bahçeler olamaz çünkü onlar yalnızca İKİ tane. Doğru cevap: 68'deki meyvalar ve hurmalar ve narlar. Yani
meyva ağaçları onlar.
Açık ve net. 70'teki güzelim kazanımlar meyva ağaçlarının içindedir. Meyva ağaçlarının içinde "iri gözlü huriler"in ne işi var? Hurmadır onlar, nardır yani
meyve. Anladık?
Şimdi 72'yi siyakıyla birlikte okuyalım
70.
O ikiden çok olanın içinde güzelim kazanımlar - Fîhinne
72.çadırlarda uzaklıkları giderilmiş,
tertemiz -
Hûrun maksûratun fi'l hiyâm
72, 70'yi tanıtıp niteliyor: O ikiden çok olan meyva ağaçlarının içindeki güzelim kazanımlar yani
meyvalar çadırların içindedir bu defa, uzaklıkları giderilmiş olarak. Bir daha okur musunuz? Çadırların içidekiler ne imiş? Hurilerle zerre kadar ilgisi var mı ki Diyanet misillu seks manyakları onları ÇADIRLARDA KAPANMIŞ HURİLER diye çarpıtır?
Bir de 72'de
maksûrât kelimesi var, dikkat eder misiniz. Rahmân 56'da geçen "
kâsurâtut tarf"daki "kâsurât"ın türevi bu kelime. O ifadeyi nasıl çarpıtıyorlar? Diyanet: "bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler."
Ayıptır, günahtır. Allah'ın sözlerini böylesine çarpıtacak kadar da fütursuz olmayın. Sâd sûresine bakın. Allah orada "kâsurât"ı açıklıyor. Okuyup görün:
Kadınlar dahil cennet halkı
51.orda koltuklara yaslanırlar ve isterler: meyveler, içecekler;
52.yanlarında
kâsiratut tarf.
53.İşte size ahrette vadedilen!
54.Tükenmeyen
rızkımız - İnne hézé le
rızkuna ma lehu nefâd.
İşte bu. KÂSURÂT "rızık"tır. Meyvalar, içecekler. Allah aşkına, HURİ dediğiniz o şehvet metaı RIZIK mıdır ki onu 52'de "Yanlarında gözlerini erkeklerinden ayırmayan eşler" diye çarpıtırsınız. Allah'tan hiç korkmaz mısınız siz?
Sevgi ile,
Hasan Akçay