
21-03-2011, 00:30
|
 |
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
|
|
zapzero´isimli üyeden Alıntı
Allah kalbimi biliyorya bunu düşünmek bile zul geliyor ama bu dinimin verdiği bir duruşmu yoksa kürt kökenli oluşumdanmıdır bilmiyorum ama bu iki kültürdede bu çok kötü bir şey.kızacak topu yine taca atacak yada saldıracak bir şey yok.sizin anne ve baccılarınınza atlamanıza engel olan düşüncenin meşei nedir bunu merak ettim sordum.bir ateist kızına tecavüz ederken fikrini almıyor zira o o nun yetiştirdiği gül her şeyi yapmaya hakkı olduğunu düşünüyor.ha bide tecavüze karşı olduğunuzu anladım yani anneniz yada kız kardeşiniz yada kızınız gönüllü olarak sizinle yatsa yatarmısınız demek istiyorsunuz zorla olmaz ama isterseler yatarsınız öylemi doğrumu anladım.
|
Bunu düşünmek hemen her insan evladına öyle gelir. Bu yüzden ensest nadir görülür ve sapkınlık sayılır.
Ensestten kaçınmanın biyolojik temelleri vardır. Zira akrabalığın arttığı ölçüde kalıtsal hastalıkların görülme olasılığı sıklaşır. Bir şekilde bu ensestten sakınma davranışı evrimsel süreçte kazanılmıştır. Tabi psikolojik, sosyal sebepleri de vardır. Bunları da birbirinden ayrı düşünmek zordur.
Yani sizin sandığınız gibi ateist olunca annemize, kardeşimize ya da bacımıza şehvet duymuyoruz. Bunu düşünmekten bile tiksiniyoruz.
Lakin bu soruyla gene kandi ayağınıza sıkan sizsiniz. Siz ananıza, bacınıza şehvet mi duyuyorsunuz ki din faktörü aradan çıkınca bir ateistin anasıyla, bacısıyla yatma ihtiyacı duyacağını sanıyorsunuz?
|

21-03-2011, 01:51
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 31 Jul 2008
Mesajlar: 745
|
|
Hasan Akçay´isimli üyeden Alıntı
Merhaba sayın rakıbalık. Nasılsınız?
Benim o sözümü İslamın şu ilkesiyle birlikte dinleyin: İslam iyi olanı emreder, kötü olanı yasaklar (7:157, 22:41). Bu ilke değişmez. Siz eğer benim o sözümden, "Cinsel tecavüz yasaklanmadığına göre helaldır," çıkarımını yapıyorsanız İslamın olmazsa olmaz ilkesini göz ardı ediyorsunuz da ondan. Ayrıca, İslamın cinsel tecavüzü yasaklamadığını sanmanız da bir yanılgı. Müzakeresini yaptığımız konuyu boğuntuya getiririr endişesiyle size "Ya konuda kalın ya da ben yazmıyayım," dedim. Uygarca özür dilediniz. Bitti.
Uygarca davranmayı sürdürün lütfen. Benim gördüğüm, size yakışan o.
Öteki dostlardan da şunu rica edeceğim: "Kara üzüm khabbesi" dizesindeki KHABBE üzüm "tane"si değildir gibi ciddiyetsiz iddialara yüz vermeyelim. Lütfen. O türküyü söyleyen bütün Urfa'lıların ve "habbe"yi kubbe yapma yanlısı olmayan bütün Türkiye'lilerin ne dediğini bilen insanlar olduğunu kabul edelim.
Sevgi ile,
Hasan Akçay
|
merhaba sayın akçay, siz nasılsınız?
sizin o sözünüzü, islamın ilkesiyle evvela ben diil, körpe kuzulara salyalarını akıtan ve imam nikahı adı altında kümesine katan yaşlı horozlar dinlesin. kötü olanı yasaklarmış ne enteresan içki yasak zina yasak ama tecavüze ait bir bildiri yok. siz o sözünüzle bana diil genele hitap ediyorsunuz bende ucu açık isteyen istediği yere çeker ve kullanır ve kullanıyorda diyorum(bu sizin demenizlede diil islamda mantık bu yönde)çevrenize bakın ve bana hayır yok böyle bişey diyin.bu yüzden şeriat olan yerlere yaşanan olaylara bakmanız yeterli kendi kafanıza göre anlamlar yukleyip yeni meal çıkarmanız yaşanan islamı değiştirmiyor.olmasını istediğiniz dini düşündüğünüz gibi yorumlamakla ancak kendinizi kandırırsınız. milyonlarca müslümanın sizin gibi düşündüğüne inanıyorsanız siz salaksınız. iyi niyetiniz müslümanların rezilliklerini aklamıyor, onlar inandığı dinle hareket ediyor. ve hepside aynı mantıktalar bu yzden kalkıp 1400 yıllık mantığa onlar yanlış biliyor ben çözdüm gerçek bu gibi sanrılarla olduğunuz yerde maval okumayın. değiştirebiliyormusunuz onu söyleyin. boğuntuya getirir düşüncesi de nedir, konu zaten oydu nisa suresi ve siz destekler gibi saçmalıkla ayeti eğip buktünüz. surede diğer ayetlere bakarsanız kadına gösterilen itibarın şekli ortaya çakar amasiz bir sözcuk o anlamda diil diyerek tüm sureyi kadını destekler konumuna soktunuz. sırf verecek cevabı olmayanların yerim dar edasıyla osuruktan bahanenize verdiğim yanıt ve diğer yazdıklarım ironiden ibaretti. uygarlıktan anladığınız gerçeği görmezden gelmekse ben uygar diilim. kendinizi kuran konusunda otorite sanmanız tipik inanır şizofrenliği en iyi ben bilirimler, hatta boyut dahi değiştirirsiniz ilk diilsiniz sonda olmayacaksınız hastasınız. bana neyin yakışıp yakışmayacağınada siz karar veremezsıniz kimsinizki siz bay uygarlık abidesi. saçma salak cvplar yazıp ateisler sapık diyenlere de bir iki sözunuz olsun baksanıza aynı başlıkta müslüman geçinip kendinden başkasını ırz düşmanı gören sapıklar da var. adınız geçti diye atlıyorsunuz konuyu boğmak istemiyorsanız başlığa girdiniz madem yazın ateist sapıktır mantığındaki zırzopa, islamda kendinden olmayana düşman olmak yanlıştır insanlık ölçütü inanmaktan geçmez diyede düşüncelerinizin samimiyetine inanalım. zerzavata göre müslüman olmayan daha doğrusu inanmayan herkes enseste eğilimde. siz nasıl düşünüyorsunuz bu kardeşinizin görüşü hakkında. arkadaş yukarda belirtmişti türkiyede ensest vakaları gidin raporlara bakın ateistmi hepsi ve anlatılmayan yüzlerce olay, uzaydan yapacağınız yorumları dinleyelim.
sevgisizlik ile.
|

21-03-2011, 03:55
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
|
|
Hoca denilen arsız kişi utanmak ve sen öylemi. Sen kim arapça kim. tanrı diye taptığınızın muhammed olduğunu, onun sapık fantezilerine din diye taptığınızı kanıtlamaktan yoruldum bu konuda.Aynı yalanlarla aynen devam ediyorsunuz.
Halada utanmadan gelip, tek satır bile okumadan, tek kanıt sunmadan tek tek kanıtlarıyla önünüze koyup rezilliğinizi seyrettiğim şu konuda pişkin pişkin yazıyorsunuz. Yazın bakalım.
Arkadaşlar her zamanki gibi konuyu örtpas etmişler.Buna izin vermeyeceğim.
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
|

21-03-2011, 03:58
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
|
|
Nebe 33
1.ve kevâıbe etrâben
Diyanet İşleri  31-34) Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
Abdulbaki Gölpınarlı: Ve memeleri yeni sertleşmiş yaşıt kızlar.
Adem Uğur: Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
Ahmed Hulusi: Yaşıt muhteşem eşler! (Cinsiyet kavramı olmayan şuur yapının hakikatinden gelen Esmâ özelliklerini açığa çıkaracağı muhteşem kapasiteli o boyutun özelliğiyle oluşmuş bedenler. Dişi - erkek ayrımsız! Allâhu âlem.
A. H. ) Ahmet Tekin: Göğüsleri irileşmiş, genç kızlık çağında, yaşıt dilberler var.
Ahmet Varol: Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
Ali Bulaç: Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
Ali Fikri Yavuz: Aynı yaşta tomurcuk sîneliler,
Bekir Sadak(31-34) Dogrusu, Allah'a karsi gelmekten sakinanlara kurtulus, bahceler, baglar, yasitlar ve dolu kadehler vardir.
Celal Yıldırım(31-32-33-34) (Allah'tan derin bir saygı ile) korkup (fenalıklardan) sakınanlara kurtuluş, başarıya erişme, bahçeler, bağlar, göğüsleri yeni kabarmış yaşıtlar; dolu dolu kadehler vardır.
Diyanet İşleri (eski)(31-34) Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
Diyanet Vakfi(31-34) Şüphesiz takvâ sahipleri için umulanı buldukları yer, bahçeler, üzüm bağları, göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar, içki dolu kâseler vardır.
Edip Yüksel:Genç ve yaşıt eşler...
Elmalılı Hamdi Yazır:Ve turunç sîneli yaşıtlar var
Elmalılı (sadeleştirilmiş): Turunç göğüslü yaşıt (kızlar) var.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var.
Fizilal-il Kuran: Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar ve
Gültekin Onan: Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
Hasan Basri Çantay: memeleri tomurcuklanmış bir yaşıt kızlar,
Hayrat Neşriyat(31-34) Şübhesiz ki takvâ sâhibleri için (büyük) bir kurtuluş, bahçeler ve üzüm bağları, göğüsleri tomurcuklanmış aynı yaşta kızlar ve dolu kadehler vardır!
İbni Kesir: Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
Muhammed Esed:müthiş uyumlu harika eşler,
Ömer Nasuhi Bilmen: Ve nar memeli, hep bir yaşta (cariyeler vardır).
Ömer Öngüt: Göğüsleri tomurcuklanmış ve hepsi bir yaşta nâzeninler vardır. Şaban Piriş:Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar..
Suat Yıldırım(32-34) Onlara bahçeler, üzüm bağları, turunç göğüslü genç yaşıt dilberler, dolu dolu kadehler var.
Süleyman Ateş: Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
Tefhim-ul Kuran: Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
Ümit Şimşek: Turunç göğüslü yaşıt güzeller,
Yaşar Nuri Öztürk: Göğüsleri turunç gibi yaşıtlar,
Yuh tümden utanmaz arlanmaz ve kafir bunlar.Ayetin neresinden çıkartıyorlar bu göğüsü ve kızları? Elmalılı bile sapıtmış.Neyse birde araplar ne demiş göz atalım.Bizimkilerin din düşmanı olduğu kesin.
http://www.alahazrat.net/alquran/Qur...8_001_040.html
[Naba (78:33] And maidens of a single age.
Bir yaşta bakireler
http://www.kuranikerim.com/english/78.html
33. Maidens of equal age;
Eşit yaşlı bakireler
http://www.nizamulislam.com/quran/al_naba.asp
33. And rising breasted maidens of equal age.
Ve göğüsleri yükselen bakireler yaşıt
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
|

21-03-2011, 04:00
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
|
|
İzninizle bir kaç ayeti tekrarlayıp nedeninide açıklayacağım tekrarımın.
Vakıa 18
1.bi ekvâbin: billur kadehlerle 2.ve ebâriyka: ve ibrikler 3.ve ke'sin: ve doldurulmuş kâseler 4.min maînin: akan pınarlardan
meali
Akan pınarlardan doldurulmuş kâseler ve ibrikler ve billur kadehler ile.
Vakıa 19
1.lâ yusaddeûne: başları ağrımaz 2.an-hâ: ondan 3.ve lâ yunzifûne: ve sarhoş olmazlar
meali
Ondan (o şaraptan) başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.
Vakıa 20
1.ve fâkihetin: ve meyveler 2.mimmâ (min mâ): şeyden 3.yetehayyerûne: arzu ederler
meali
Ve arzu ettikleri meyvelerden.
Vakıa 21
1.ve lahmi: ve eti 2.tayrin: kuş 3.mimmâ (min mâ): şeyden 4.yeştehûne: iştah duyarlar, canları çeker
meali
Ve canlarının çektiği kuş etlerinden
Vakıa 22
1.ve : ve 2.hûrun: huriler 3.înun: harika güzel gözler, ahu gözler
Ve güzel gözlü huriler.
Vakıa 23
1.ke emsâli: sanki gibi 2.el lu'lui: inci 3.el meknûni: saklı
Saklı inci gibi
Şimdi cennet vaadleri sıralanıyor değilmi?
Arkadaşlar pınar kelimesi nerde kullanılmış?Vakıa 18 de değil mi. Mainin.
vakıa 19 da pınarlardan akanın özellikleri belirtiliyor. Ve bağlacı var mı ayetin başında.19 da yok.çünkü bir önceki ayetteki vaadedilenin özellikleri anlatılıyor.
vakıa 20 ve meyveler(çoğul)ve bağlacı ile ayrılmış
vakıa 21 ve kuş eti ve bağlacı ile ayrılmış
vakıa 22 ve güzel gözlü huriler.ve bağlacı ile ayrılmış
vakıa 24 tede hurilerin özelliği berlirtilmiş dikkat ediniz ayetin başında ve bağlacı yok.
Yani 19. ayet 18. ayetdeki vaadedilenin özelliklerini anlatan tamamlayıcı cümle.
24. ayetdede 23. ayeti aynı şekilde tamamlayıcı cümle.
Her ve bağlacı bu vaadleri birbirinden ayırt etmekte.
Sıralayalım
akan pınarlar ve kadehler ve kaseler şarap dolu(birinci vaad)(vakıa 18-19) ve meyveler(ikinci vaad)(ayet 20) ve kuş eti(üçüncü vaad)(ayet 21)ve iri gözlü, saklı inci gibi huriler(dördüncü vaad)(ayet 22-23)
Rahman 66
1.fî-himâ: ikisinde var 2.aynâni: iki pınar 3.naddâhatân: devamlı fışkırıp gürül gürül akan
Rahman 68
1.fî himâ: ikisinde vardır 2.fâkihetun: meyveler 3.ve nahlun: ve hurma(lar) 4.ve rummânun: ve nar(lar)
Rahman 70
1.fî hinne: onlarda vardır 2.hayrâtun: hayırlı olanlar, şükür ve hamde vesile olanlar 3.hisânun: güzel olanlar, güzeller, güzel kadınlar
rahman 72
1.hûrun: huriler 2.maksûrâtun: korunmuş, himaye edilen, belli bir yerde ikâmet eden, dışarıda dolaşmayan 3.fî: içinde, de 4.el hiyâmi: otağlar, özel çadırlar, özel mekânlar
Şimdi iyi okuyun, rahman suresi cinlere ve insanlara seslenir.İki cennetten bahseder.Ve şimdi dikkat edin .Rahman 68;girişte iki cennete atıfla fi-hima ve başlıyor vaadler sıralanıyor, rahman 70 tekrar iki cennete atıfla Fi-hinne ve güzel kadınlar devam edelim, 72kim bu kadınlar, huriler huriler .nerde bunlar çadırlar içinde.
Şimdi hatırlatma. Kurandaki tüm işaret ve herekeler ve noktalamalar ve sayılar sonradan konulmuştur.Peki bu cümleler ve anlamlar nasıl ayırt ediliyordu.Şu iki örnekte bu ayırt edici özellik olarak kullanılan dilbilgisi kuralıdır.Cümlelerde benzer kelimeleri ayırmak için ve cümleleri ayırmak için cümle başı niyetine ve yada anlatılana atıf, onun, ona, onlar vesaire konularak anlam bütünlüğü sağlanırdı. Ve bağlacına dikkat edin her farklı cümleyi ayırmada kullanılır.Eğer bir sonraki cümle bir öncekiyle bağlantılı destekleyici cümle ise (ve ) kullanılmadan özellikler sıralanır.Fi hinne(onlar) keza sürekli tekrarlarla bu işlevi görerek farklı cümleler olduğu belirtilmiştir.
Kuranın yazılımı ilk şekli genelde bu tür cümleleri ayırt edici (ve) gibi kelimelerle anlam bozulmasını asgariye indirmeye çalışılan bu sistemi mecburen kullanmıştır.Yani cümle başı her ve önceki cümleden anlam karışmasını önleyicidir.
Nebe 32
1.hadâika: ağaçlı bahçeler 2.ve a'nâben: ve üzüm, bağ
Nebe 33
1.ve kevâıbe: ve genç, göz alıcı, şahane endamlı kızlar 2.etrâben: aynı yaşta, yaşıtlar
Onlara(üzümlere) atıf yok. Ve bağlacı kesin ayrıştırma,
Nebe 34
1.veke'sen: ve kadehler 2.dihâkan: dolu
Bunu kavradık sanırım.
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
|

21-03-2011, 04:00
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
|
|
ad 52
1.ve ınde-hum: ve yanlarında vardır 2.kâsırâtu: bakışlarını saklayanlar 3.et tarfi: bakışlar 4.etrâbun: yaşıtlar, aynı yaşta olan
vakıa 37
1.uruben: eşlerine düşkün, asık 2.etrâben: aynı yaşta, yaşıt
Nebe 33
1.ve kevâıbe: ve genç, göz alıcı, şahane endamlı kızlar 2.etrâben: aynı yaşta, yaşıtlar
Etraben tıpkı 4 adet huri kelimesi gibi sadece cennet vaadlerindeki 3 adet ayette vardır. Standart diye çevirmeye çalışanlar etrabenin akranlar,yaşıtlar olduğunu gizlemeye çalışmakta.
Taneler ise habben kelimesidir.Bu ayette sözü bile edilmez.
Kevaibe ne üzümdür ne tanesi.Hayalgücü iyi ama yetersiz kelimeye evrim geçirtme konusunda başarısız..
Bakalım ne demiş birisi.
Kabe: üzüm tanesi
Kevâib: taneler
Unkud: salkım
Kenan evrenin kart-kurt-kürt açılımı bundan daha yaratıcı.
uzatmamak için iki örnek sunayım.Arzu eden açar bakar Yasin 33 ve abese 27
8.habben: taneler
Üzüm ise hamren
Yusuf 36
10.hamren: üzüm
Kevaibe sözcüğüde bir kez geçer kuranda oda nebe 33 te. __________________
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
|

21-03-2011, 04:01
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
|
|
Nebe 32
1.hadâika: ağaçlı bahçeler 2.ve a'nâben: ve üzüm, bağ
Nebe 33
1.ve kevâıbe: ve genç, göz alıcı, şahane endamlı kızlar 2.etrâben: aynı yaşta, yaşıtlar
Onlara(üzümlere) atıf yok. Ve bağlacı kesin ayrıştırma,
Nebe 34
1.veke'sen: ve kadehler 2.dihâkan: dolu
Nebe 33 nebe 32 deki üzüm bağlarıyla yada 34 teki dolu kadehlerle hiç alaksı yok. Yine cennet vaadleri sıralanıyor, meyve bahçeleri ve üzümler
ve kevaibe(kızlar) ve dolu kadehler.
Ve olması bile bize her iki cümlenin farklı olduğunu anlatır.Yani devamı değil farklı üç vaadi(ödülü) belirtir.
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
|

21-03-2011, 04:03
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
|
|
Gelelim şimdi kevaibe nedire.
Keva(i)şe sözcüğünü bileniniz var mı?Argo hafifmeşrep kadın anlamında kullanırız. Kökeni farsçadır.
Keva(i)şe alımlı, yerinde durmayan kadın kelimesi ile olgun meyve yenecek kıvamda anlamında olan bileşik bir kelime.
Kevaibe yine kadın, ancak henüz tomurcuktan meyveye(genel) dönmüş halini andırır(bu yüzden nar,turunç vesaire diye çevirir dururlar) çocukluktan gençliğe ilk adımdaki kız demektir.Kısacası sübyan bakire kız.
Arkadaşlar hiç mi düşünmüyor bu insanlar?Bu kadar insan çevirirken bilmiyor, araplar arapça bilmiyor, türkiyede kimse çakmaz zaten diyemi bunca rahat davranıyorlar.
Sorun kardeşim, diyanet ne işe yarıyor? Ne halt etmeye onca ilahiyatçıya maaş veriyorlar?
Bulun bir arap sorun.
Bu günlük bu kadar.
Dostlar uzun zaman görüşemeyebiliriz.İnkarcılar hariç her dosta selam.
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
|

21-03-2011, 09:49
|
|
|
Uzun süre yazılarınızı göremeyecek olmamız bizler için büyük bir kayıp oluşturmayacak, ancak bulunmanız ve özellikle Hasan Bey ile yazışmalarınız heyecan vericiydi.
Öncelikle, hasan Bey'in cennet tasvirine buradaki bir çok müslüman gibi katılmadığımı bilmenizi isterim. Buradaki inançlı kişiler bir çok farklı düşüncelere sahipler. Nasıl ki inançsız kişiler aralarında bir çok konuda farklı düşünüyorsa, inançlı kişiler arasında da farklar bulunuyor.
hasan Bey'in görüşleri kendisini ve o düşünceye sahip kişileri temsil eder. Sizin Hasan Bey'e yanıtlarınız da inançlıların tümüne değil, kendisini ve kendisi gibi düşünenleri bağlar.
Örneğin beni bağlamıyor, ben tamamen farklı düşünüyorum.
Kuran'da kadınlara da vaatler vardır ve delillerini ortaya koyduk.
Kur'anda erkeğe de bir takım vaatler olması doğaldır, bunlar nefsani olup kişiye -istediğin şeyi bulacaksın- mesajını verme amaçlıdır.
Cennet dediğimiz şeye biz şöyle inanıyoruz:
Hesap durumuna göre kıyamet günü -istediğin her şeye sahip olabileceğin- ve istediğin şeyin o ilk anda -kurgulama anında (hesap gününde)- gerçekleşeceği özellikteki bir yer.
Dolayısıyla örneğin bana göre, -tomurcuk- şeklinde tarif edilen bir hurinin cennette bulunması, uygundur, ben buna itiraz etmem; istemeyeni de kınamam.
Sonuçta ben bir emek vermişsem bir karşışığı olması lazım, o karşılık da benim istediğim şeydir:
*-Allah bana ne emretmiş: "Beni kabul et, ahlaklı ol, bana ibadet et".
**- Ben ne yapmışım: onun benden istediklerini.
Şimdi hesap zamanı:
* Ben istiyorum ki, taze genç kız görünümünde bir takım huriler cennette bana hizmet etsin.
Şimdi o benim istediğimi verecek. Sonuçta bu bir çeşit ticarettir.
O da benim istediğimi verecektir.
Bir başkası başka tür bir cennete inanabilir. O da ona kavuşacaktır.
Hasan Bey'in görüşleri kendisini bağlar, bizi bağlamaz. cennette kadınlar değil, oturma mekanları olduğunu düşünüyor ve buna göre ibadet ediyorsa, bu dorum kendisinin -aşmış- birisi olduğunu gösterir: saygı duyarım.
Ancak ben aynı şekilde düşünmüyorum.
İşin ilginç tarafı bunu söylediğimizde de -demekki cennet içki ortam alem yapılan yerdir- diye itiraz edenler çıkıyor. Neden? işte siz de farklı farklı düşünüyorsunuz da o yüzden.
|

21-03-2011, 14:58
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
|
|
allame gidişime üzülmemen önemli değil. Burada kafir tanımına en uzak diyebileceğim inançlılardan biri sayılabilirsin. Sayılabilirsin diyorum çünkü senin bu inancı tam bilmediğin kesin. Çoğunuzda bilmiyorsunuz. Kuranın k sinden heberiniz yok.
Neyse şuı fıkrada konuya son mesajım , olsun. Hoca gibilerden uzak dur, çünkü onlar din pazarlamacıları.
Bu dünyada 4 kardeş varmış. Bu kardeşlerin üçü doğru y olu seçmişler namazını niyazını orucunu tutup Allah için hayırlı işler yapmışlar.
Diğer bir kardeşleri ise kendini ş araba vermiş, hergün içip günah defterini rekorlar kitabına doğru sokmaya çalışıyormuş. Uzun süre sonra bu 4 kardeş ölmüşler. Kardeşler bir arada toplanıp sorguya çekilmişler.
Doğru yolu seçen kardeşlerden ilkine sormuşlar;
"Allah için dünyada ne yaptın?"
"Orucumu tuttum namazımı kıldım zekatımı verdim Allaha layık olabilmek için kulluk görevimi iyi güzel bi şekilde yapmaya çalıştım."
Bunun üzerine sorgucu melekler yolu göstermiş;
"Tamam o zaman sen al bi huri çık yukarı cennete."
Doğru yolu seçen 2. kardeşe gelmiş sorgu sırası.
"Allah için ne yaptın?"
"Orucumu tuttum, namazımı kıldım, zekatımı verdim. Allaha layık olabilmek için kulluk görevimi iyi güzel bi şekilde yapmaya çalıştım" diye cevaplamış o da.
"Sende al bi huri çık yukarı" demişler.
iyi yoldaki 3. kardeşe de sormuşlar ve aynı cevabı almışlar.
"Hadi bakalım sen de al bi huri çık yukarı" demişler.
Son sıradaki şarapçıya sormuşlar:
"Allah için ne yaptın?"
"Valla ben bişey yapmadım, ha bire şarap içtim, karılarla yattım kalktım, günah işledim."
"Sen in aşşağıya, doğru cehenneme, yanacaksın."
"Verin bir şişe şarap, ineyim" demiş bizimki.
Melekler bozulmuş:
"Aşşağısı meyhane mi lan?"
Bizimkisi aynı hırsla cevap vermiş;
"Niye,yukarısı kerhane mi lan? Al huri çık yukarı! Al huri çık yukarı !..
Çok bile oyalandım. Gerçekten öğrenmekse inancını niyetin genel cennet vaadleri ile sadece cenneti anlatan ayetleri incele.Genelde herkese vaad edilirken görürsün ki iş ince ayrıntılarla tek tek anlatıma gelince kadın sadece ödül olarak vaad edilen sıradan bir mal konumundadır. Oda çocuk yaşta kız vaadidir.
Cesaret ette birde vildan neymiş öğren.Cennetteki hizmetkar çocuklar demektir. Baştan sona arap kültürünün sübyancı ve köleci erkek anlayışının yansımasıdır islam.
Sana birde ip ucu.Hunun ve humu asla gözden kaçırma.
Bir başka ip ucu, ateistler asla cehennemlik değildir inancınıza göre. Çünkü inkarcı tanımına uymuyorlar.
Çünkü ateistlerden haberi bile yok inancınızdaki tanrınızın.Cehennemlikler bu konuda bol bol inkarcılığını sergileyen tipler. Cennet hiç bekleme, çünkü yaratılmadı, ama tanrınız(muhammed) bilmiyor, yaratmadığını unutup ademle havvayı önce cennete koyup sonrada kovmuş.
Yeter gayrı, harbiden gidiyom, biraz rahat edin inkarcılar sürüsü....
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:24 .
|