
21-07-2011, 09:36
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
paslıçivi´isimli üyeden Alıntı
bana sevgili evrensel-insanın felsefesi size ağır gelmiş anlamamışsıznız, o çok daha insancıl diyorsunuz ama...
evrensel-insanın onca yazı içinde hep "insan ve insanlıkdışı" dediği şeyler bunlar işte..
evrensel-insanla bilincimiz buraya kadar aynı, bizim asıl ayrıştığımız nokta bu bilincin insanlara nasıl aktarılacağı yönünde...
onun yöntemiyle sonunda arkada bir mürit ordusu oluşurken(buda, isa örneği) benim yöntemimle tüm dünya insanlığı bilimsel yolla bir anda tüm bu değerlerden arınıp insan olacak..
ortada ne mürit/ümmet/kul/köle olacak ne peygamber, ne de tanrılaşan insanlar..
|
Sevgili paslicivi ;
Hala evrensel insan'da takili kaldiniz farkinda misiniz? Bana evrensel insan'in yazilarinda, insana dair sundugu bir tane insanlikdisi yontem/cozum gosteremessiniz. Bosa kendinizi zorlamayin. Bu sitede onu okumus herkes bunu bilir.
Ifadeleri, egip bukmeye gerek yok. Insanda, insanlikdisi niteleyebilecegimiz davranis bicimleri de mevcuttur. Son derece insancil diyebilecegimiz davranislar da mevcuttur. Ayni insanda iki hal de bulunabilir. Bu insanin ozgun/dogal halidir.
2.,3., 5., 10., sahsa gore bu davranislar iyi veya kotu olarak adlandirilir. Gorece deriz buna.. Degiskendir. Felsefe'nin temel taslarindan birini olusturur.
Ornegin sizin 20 yil once " iyidir" dediginiz'in, daha sonraki yillarda " kotu" olabilmesi, tanimlanabilmesi gibi..
Insanlikdisi bir yontemle arindirmaktansa, dogal sekliyle(aramasini, bulmasini, arastirmasini, karsilikli iletisime gecebilmesini vs. saglayarak) arindirmaya calismak en dogru/insanca olanidir. Boyle torpuleriz kendimizi, adam ettigimizi sandigimiz taraflarimizi, daha bir adam ederiz bu yolla..
Tezinize iliskin;
Insanlikdisi tabir ettiklerimizi, yine toplu insanlikdisi eylemlerle yok etmeye kalkarsak, yaptigimiz eylem her halukarda insanlikdisidir zaten.
Biz ileri derecede sizofren'i, sahsi babinda insanlikdisi(mutant) nitelemiyoruz ki, siz takilmis halde sizofren ornegini veriyorsunuz anlamsizca..
Kapsul hayat kimsenin isine yaramaz ve bir esprisi yoktur.. Siz hastanede, aylarca, yillarca yatmaya hevesli kimseyi bulamassiniz. Bu yuzden yogun bakim odalari inanilmaz sterildir.
Duzensizlik, yasamin ta kendisi iken, sizin bu donguyu kirma ve duzenleme cabaniz, genelde kullanilan anlamiyla tanriliga soyunmakla esdeger zaten... Kapsul hayat fikrinizle bu sayede bircok muridiniz, ummetiniz olur emin olun. Ama ozgun haliyle kalici olmaz.
Unuttugunuz su ki; varsayalim ki oldu dediginiz, yine bir kisim insanoglu cikip, ben bu pasifizelikten daraldim diyecektir. Degil mi ki insanoglu dusunuyor!!!! Bu yuzden ego'dan ele aldiginiz her nokta, lime lime elinizde kalir ..
Cunku hicbir kavram icerigi (sevgi, ask, iyi, kotu vs.) mutlak yasanmaz. Insanoglu hayati, kavramlarin(icerik bakimindan) mola verilmis haliyle yasar. Yani baska bir deyisle; Sevgi, nefretin, iyilik, kotulugun, aglamak, gulmenin, dogmak, olmenin vs. mola verilmis halidir. Bu kavramlara ismi insan koyar, yukleyebildigi kadar da anlam yukler.
En basit insana iliskin , bir ask kavrami;
Yani " ask" vardir, iyidir hostur, ama bir de " marazi ask" vardir. Bir de " aska asik olmak" vardir. Bir de "mutlu/mutsuz ask" vardir.
Siz bu kavramlara insani oturtup bir gozlem yapin bakalim , hangi hallerden hangi hallere geciyor. Kimyasi nasil degisiyor?
Sonra benimle oturup, sizin insana iliskin, insanogluna iliskin "sevgi"kavraminizdan bahsedin.
|

21-07-2011, 10:01
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
paslıçivi´isimli üyeden Alıntı
sevgili neva.. ben;
-şizofreni bir hastalık değildir ve tedavi edilmesi gerekmez
gibi bir şeyi söylemedim ki.. aksine keinlikle tedavi edilmelidir, hatta sadece şizofreni değil "dünya insanlık sağlığını" bozan ve tehdit eden tüm insanlar cezalandırılmak yerine tedavi edilmelidir diye savunan biriyim..
ama siz
derken diğer taraftan insanoğlunun biribirini doğraması ve öldürmesine tepki verilecek bir durum değilmiş tarzı yaklaşıyorsunuz..
yani "teizm ve nonteizm düzeyi bilinçaçıklığında/egoda" yaşayan insanoğlunun binlerce yıldır biribirini hayvan gibi katletmesine tepkisizsiniz..
|
Sevgili paslicivi;
Madem oyle demiyorsunuz, anlamsiz sekilde durmadan ortaya getirip, "niye tedavi ediyoruz o zaman?" diye sunmayin. Ileri derecede sizofrenin birini dogramasi, hastaligin seyri acisindan olmasi gerekendir.
Hastaneyi gundelik hayata tasiyip sorgularsaniz, hastaligin bizzat kendisi olursunuz.
Insanoglunun birbirini kirmasi ile sizofrenin komsusunu kirmasi arasinda daglar kadar fark var. Sizofreni tedavi ediyoruz, cunku o kendiliginden degisme luksune sahip degil. Siz, tedavisi yapilmis bitmis bir sizofrenin, hastaneye gelip beni eski halime dondurun dedigini gordunuz mu? Okudunuz mu?
Evet insanoglu dogasinin gerektirdigi sekilde yasiyor.Iyi veya kotu..
Cunku mukemmel degil. Kusurlu.. Ama bu surecte istemesi halinde degisme, evrilme luksune de sahip.
|

21-07-2011, 10:34
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
paslıçivi´isimli üyeden Alıntı
sevgili neva..
sadece ortadan din, inanç, miliyetçilik, siyaset, göreceli ahlak, tanrı, ölüm sonrası yaşamlar, iktidar, güç mal mülk sahibi olmak, biriktirmek vs aklınıza gelen ne kadar "insandan öte" kavram varsa hepsi buharlaşıp gidecektir..
|
Iste o koyulastirdigim yerdeki seyler , tarih icinde bircok kere yokedilmek amacli yapildi. Kimseye de bir kazanim getirmedi. Bu yuzden insanlikdisi diyorum ya tezinize..
|

21-07-2011, 11:18
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
|
|
|
Kisaca kendi disimda, baskalarina bir insanlasma bilinci vermek gibi, bir amac tasimiyorum. Ama; zaten yasam ve iliskilerimdeki, kendi birimi dusunce ve davranis olarak ortaya koymak, benim kendimin her konuda insanlasmak amacimi en azindan bana yansitiyor. Zaten o yuzden de gozlem iki turlu, hem insanoglu turu ve birinin benim bilinc ve farkindaligima yansiyan, sorunsal gozlemi; hem de kendi bireysel yasam ve iliskimin, baskalari ile olan etkilesim/tepkilesiminin gozlemi.
Yani, senin dedigin gibi "bu bilinc ve farkindalik baskasina nasil yansitilir, onlarin bu bilinc ve farkkindaligi almasi nasil saglanir?" uzerine bir dusunce ve davranis uretmis degilim.
|
Sürekli e-i , paslıcivi benzerliği ve farklılığından bahsediliyor. E-i ise Aydınlanma, Farkındalık ve Dolayısıyla "İnsanlaşma" (4. ileti ,) bunları söylemişti.
|

21-07-2011, 12:16
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
|
|
|
Insanoglunun birbirini kirmasi ile sizofrenin komsusunu kirmasi arasinda daglar kadar fark var. Sizofreni tedavi ediyoruz, cunku o kendiliginden degisme luksune sahip degil. Siz, tedavisi yapilmis bitmis bir sizofrenin, hastaneye gelip beni eski halime dondurun dedigini gordunuz mu? Okudunuz mu?
|
sevgili neva, öğle paydosundayım, çok kısa bir şeye değineceğim..
9000 yıldır hinduizmin,
4000 yıldır museviliğin,
2500 yıldır budizmin
2000 yıldır hristiyanlığın
1400 yıldır islamiyetin
peşinden giden insanlığın
kendiliğinden değişme lüksüne sahip olması için daha kaç bin yıl beklemeyi düşünüyoruz..
-bir müşriği, gavuru, ateisti, münafığı (adı neyse artık) öldürdüğü için (mesela Turan Dursun) cennete gideceğini düşünen biri ile
-kafasında artık nasıl bir şey varsa komşusunu doğrayan şizofreni arasındaki o dağlar kadar ki fark nedir?
lütfen açıklar mısınız?
|

21-07-2011, 12:57
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677
|
|
limit´isimli üyeden Alıntı
mutlak varlığın olmaması gibi bir şey düşünülemez sebeblerin başladığı bir nokta olmalı !!
neden sonuç ilişkisi sonsuza dek süremez bir başlangıç olmalı
|
Bir başlangıç yok... neden sonuç ilişkileri salt bir düzlemde ve nesnel olanı belirleyen bir kurguda sonsuza kadar süremez, ama nesnel bir kavrayışda, bir içerlikde(içkinlikte!) sonsuza kadar sürebilir çünkü ilişki genel anlamıyla varlığın dışında değil bünyesinde açığa çıkar. Anlatabildim mi?
İlla bir yokluk olmalı diyemeyiz, çünkü illa bir yokluğun olması, zaten varlığa endekslidir. bu halde varlığın bir başlangıcı olmalı dediğimiz andadır ki, o başlangıçda özünde yokluğu var etmiş oluruz. O halde öncesinde ne olabilirdi? Yokluk mu-> olamaz. varlık mı-> olamaz. bu durumda demek ki yokluk-varlık bir bütündür ve genel anlamıyla varlık-yokluk salt ayrıştırılamaz. başlangıçlar, nedenler-sonuçlar, o uydurduğumuz ilk ve sonlar varlığın dışında değil, bünyevidir(bilmem yine anlatabildim mi?). Şimdi bünyevi şeyi alıp bünyenin dışına çıkartıp soruyorsun, anlamsız oluyor bu bahisle. başlangıçlar bünyevi(içkin) ise, demek ki bünye dışında bünye adına bir ilkden bahsetmek saçmadır. oysa olan biten düzlemsel bir başlangıç değil, içsel bir döngüdür.
Örnek vereyim o halde.
A nesnesi var farzedelim hadi mutlak varlık dediğiniz Tanrı olsun bu.
Soru, A nesnesi nasıl bu güne gelebildi? Hadi böylesi kerameti kendinden menkul bir zaman ve dışsal neden-sonuç kurgusuyla getirin bakalım nasıl başaracaksınız?
Unutmadan A nesnesinin tanrının bir başlangıcı yokmuş(kurgu öyle diyor ya!), o halde başlangıcı olmayan tanrı nasıl bu güne gelebiliyor? Kurgu buya, o halde bu da kurgusal inançlara, kurgusal saplantılara bir sorum olsun.
varlığa mutlaklık, mutlak yokluk, mutlak varlık gibi iradi giydirimlerde bulunmamız, yine iradidir, yani kurgusaldır. Haliyle bizim iradi belirlemelerimiz söz konusu olduğunda, varlığın nesnelliği açısından hiç bir anlam taşımazlar.
Bir başlangıç olmak zorunda değildir, dahi ve çünkü bu varlıkda içkindir, dışkın değil...
Mutlak varlık dediğinizde iş sıfatlara evriliyor, oysa sıfatını mutlak koruyan bir varlıkdan söz edilemez, varlık sürekli değişim halindedir ve bu değişim içkindir. Çünkü bu anlamda mutlaklık kendi başına bir sıfattır, dolayısıyla özelde hiç bir varlık böyle bir sıfata sahip değildir, değişim süreğendir ve hiç bir şey'i böylesine bir sıfatla adlandırmak durumunda ya da zorunda değiliz-ki özelde bir anlam içermez.
Kısaca mutlak varlık sıfatıyla, inancıyla gelecek soru kimdir? kim sorusu bizi ilgilendirmiyor. örneğin yağmuru yağdıran kim gibi bilgiye değil baştan belli kurguya dönük sorular başımızı bağlamıyor, biz yağmurun nasıl yağdığıyla ilgileniyoruz. Bizi bu ilgilendiriyor ve önümüz açık, ufkumuz geniş.
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

21-07-2011, 13:00
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
|
|
|
tedavisi yapilmis bitmis bir sizofrenin, hastaneye gelip beni eski halime dondurun dedigini gordunuz mu? Okudunuz mu?
|
ya da teizm düzeyinden nonteizm düzeyine çıkıp tatmini bulmuş birinin ben eski teizm düzeyine dönmek istiyorum dediğini gördün mü , okudun mu hiç ?
|

21-07-2011, 13:42
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
paslıçivi´isimli üyeden Alıntı
sevgili neva, öğle paydosundayım, çok kısa bir şeye değineceğim..
9000 yıldır hinduizmin,
4000 yıldır museviliğin,
2500 yıldır budizmin
2000 yıldır hristiyanlığın
1400 yıldır islamiyetin
peşinden giden insanlığın
kendiliğinden değişme lüksüne sahip olması için daha kaç bin yıl beklemeyi düşünüyoruz..
-bir müşriği, gavuru, ateisti, münafığı (adı neyse artık) öldürdüğü için (mesela Turan Dursun) cennete gideceğini düşünen biri ile
-kafasında artık nasıl bir şey varsa komşusunu doğrayan şizofreni arasındaki o dağlar kadar ki fark nedir?
lütfen açıklar mısınız?
|
Sevgili paslicivi ;
Bahsettiginiz dinlerin hicbiri olustugu gunku sekliyle ozgun degildir gunumuzde.. Dikkatli gozlem yaparsaniz bunu gorebilirsiniz. Din artik buyuk bir kitle icin sadece aractir. Bir kisim kendi halinde safca inanir icin hala din ozelligini korur.
Yekten tum inanirlar, elinde tabanca ile gezmiyor. Bunu bu sekilde sunmak akildisidir.
Aradaki farki yeterince acikladigimi dusunuyorum. Tekrar tekrar yazmanin bir anlami olmasa gerek..
|

21-07-2011, 13:49
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
paslıçivi´isimli üyeden Alıntı
ya da teizm düzeyinden nonteizm düzeyine çıkıp tatmini bulmuş birinin ben eski teizm düzeyine dönmek istiyorum dediğini gördün mü , okudun mu hiç ?
|
Elbette ben gordum, sahit oldum yasadigim yerde. Cok garip bir olay degil bu, gayet insansi..
|

22-07-2011, 04:03
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
|
|
sevgili neva..
şimdi bu yazdığım yazıya da yine "hala evrensel insana takılı kaldınız" negatif yüklemeli bir cümle kurmazsınız umarım, çünkü bu tarz negatif yüklemeli cümleler egonun savunma mekanızmalarının ürünleridir, "gerçek siz"in değil..
çünkü ortada bir siz(neva) bir de savunma mekanzmaları var.. savunma mekanızmaları devreye girmediği zaman yukarıdaki negatif yüklü ifade otomatikman devreden kalkar zaten.. ve karşınızdaki insanla iletişim kurma imkanınız olur.. egonun savunma mekanızmaları çoğu kez kendini "öfkenin değişik boyutları" olarak ortaya koyar..
1) insan-dışı ne demektir?
tanrı, din, milliyetçilik, göreceli ahlak, siyaset, politika, para, iktidar, güç vs aklınıza gelebilecek her türlü soyut, somut şey.. yani yaşadımız dünyadaki varlıkları 2 ye ayrırız.
1.insan
2.diğerleri
işte burda 2. madedede olan "diğerleri" dediğimiz soyut somut tüm varlıklar/şeyler insandışıdır..
ben bunu "insandan öte" diye ifade ediyorum..
2) insanlık-dışı ne demektir?
bu yukarda sayılan insandışı şeyler/kavramlar yüzünden insanoğlunun insan gibi davranamaması halidir, bir eylemi belirtir..
insanoğlu; maddesel, hepimizin dahil olduğu bir canlı türüdür..
insan; kendi türü arasında saygı sevgi çerçevesinde biribiriyle kavgasız dostane geçinebilme niteliği kazanmış insanoğlu bireyidir..
örneğin..
-tanrı, din, milliyetçilik, siyaset vs gibi kavramlar yüzünden kendi türünün diğer bireyleriyle savaşmayıp saygı, sevgi, vicdan önderliğinde dostane kardeşçe ilişki kuran kişi; hem insanoğludur hem insandır..
-bu insandışı değerler yüzünden savaşan kişi ise;
insanoğludur ama insan değildir henüz.. işte bu davranış insanlıkdışıdır..
ben bunu "insani olmayan" olarak ifade ediyorum..
umarım bu yazıdan sonra "insan ve insanlıkdışı" yada "insandan öte ve insani olmayan" dendiğinde neyi ifade ettiğini anlarsınız..
şimdi şu aşağıdaki ifadenizi tekrar gözden geçirin bakalım..
|
Insan, insandan ote kavramlarla insandir. Insandan ote kavramlari, insandan cekip alamassiniz.
|
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:53 .
|