
14-09-2006, 16:09
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: AYETLERİN SAYISI
Sevgili İstavrit,
Seni kutluyorum. Oldukça dikkatli birisisin ve sende bayağı bir ışık görüyorum.
Bak kardeşim sana önerim var : Gel Arapça öğrenelim..
Samimi söylüyorum hem çok keyifli, hem de oldukça kolay ve de biz Türkler'in aşina olduğu bir dil. Türkçe'de yaklaşık altı bin küsur Arapça kelime var ve çoğuda bizim günlük konuşma dilinde kullandığımız kelimeler.
Yani emin ol, en fazla 1 yıl sürer Arapça Kuran okumak.
Neden diyorum bunları ? Çünkü bu adamlar Arapça bilgilerinin arkasına saklanarak insanları kekliyorlar bi güzel. Yani sıkıştıkları zaman yok o kelimenin kökü şu imiş, bu kelime bu imiş, öyle Türkçe mealden anlaşılmaz imiş şuymuş buymuş bir sürü martaval.
Tabii aynı önerim Sargon içinde geçerli, Panteidar içinde.
Üstelik Arapça oldukça estetik bir dil ve Türk şiiri, edebiyatı hep Arapça kelimelerle dolu.
Aşk, kalp, bahar, sema, derya, feryat vb kelimeleri atsak Türkçe'den vallahi Türk şiiri diye bir şey kalmaz. Açıkcası ben Arapça'ya saygı duyuyorum ve her dile saygım var, sonuçta o da apayrı bir kültür, tarih birikimi.
Ne dersiniz dostlarım ? Gelin Arapça öğrenelim...
|

14-09-2006, 16:27
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: AYETLERİN SAYISI
Ayrıca Turan Dursun'un tek bir kitabını bile okumadım.Kendisini de görmüş değilim.Onun iddiaları hakkında bildiğim,bu sitede okumuş olduğum birkaç yazıdır.Yaşamış olsaydı, herhalde ben burada Onun hertürlü iddialarına kamuoyu önünde kolaylıkla cevap verebileceğimi düşünüyorum
Demek Turan Dursunu hiç okumadın öyle mi ? Peki İlhan Arseli? O halde sen İslamiyet, Kuran, Muhammed hakkında hiç birşey bilmiyorsun.
Peki ama bu saygısızlık değil mi bu siteye ?
Biz her gün yüzlerce sayfa yazı okuyoruz şeriatçıların yazdığı da çıkıp konuşuyoruz, sen neden bir kaç sayfa yazı okumaya üşeniyorsun ?
İşte sizler böyle adamlarsınız. Hem okumaz hem de ukalalık taslarsınız sağa sola. Neymiş ? "Onun her türlü iddiasına kamuoyu önünde cevap verebilirmiş"
Sevsinler senin cevaplarını.
Daha benim yazılarıma cevap vermekten acizsin daha ne hava atıyorsun sağa sola?
Ortaya ne belge koyabiliyorsun ne bilgi ? Gördük senin ne hale düştüğünü diğer forumda...
Bırakın kardeşim bu yükseten uçma girişimlerini
Hem sen okuma İlhan Arseli, Turan Dursun'u hem de Kuran, Muhammed, İslam hakkında alim olduğunu zannet.
Apaçık bir cehalet içindesiniz apaçık...
Sen boş ver Turan Dursun okumayı önce kendi kitabın Kuran'ı oku.
Ama roman okur gibi değil...
|

14-09-2006, 16:30
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
|
|
Re: AYETLERİN SAYISI
İstavrit Müslümanların Kur'anı okuduğunu söylemen boş bir iddiadır.Daha ötesi bir kara mizahtır.Şayet Müslümanlar gerçekten Kur'anı okumuş olsalardı (okumaktan kasdım türkü okumak değildir) dünyada tek bir aç insan kalmazdı.Buna emin olun.
|

14-09-2006, 16:35
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: AYETLERİN SAYISI
Şayet Müslümanlar gerçekten Kur'anı okumuş olsalardı (okumaktan kasdım türkü okumak değildir) dünyada tek bir aç insan kalmazdı
Afferin sana. İşte böyle olun da, yanıltmayın bizi.
|

14-09-2006, 16:38
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Re: AYETLERİN SAYISI
Sn. Sargon,
Kaynağı vermeyi unuttum kusura bakmayın. Ama sizin dediğiniz kaynaktan idi.
Vermiş olduğunuz siteler maalesef İngilizce. İngilizce bilgim orta seviyede, o kadar yazıyı çevirebilmem uzun süreceğinden şimdilik yedekte bekletiyorum.
Ne varsa hepsini araştırmanın ve öğrenmenin hazzı dışında da şahsen benim herhangi bir telaşım yok.
1999 yılında yazıldığı söylenen tarafları belli ve kayıtlı olan bu mektubun güvenilirliği konusunda hemfikirim. Yalnız bu bana bir şey de gösteriyor. 7 Yıl önceki bir mektubun, günümüzde (enformasyon çağını aldım) güvenilirliği bile tartışmalı iken, bizler 1400 yıl öncenin bilgilerini hangi güvenilirlikte alıyoruz. Bu cümlemi iki taraflı da kullanmak serbesttir.
İslam dünyası konusundaki görüşlerinizi; ismen yerinde bulmasam da fiilen durum aşikar. Tarafsız göz çalışmalarınıza gelince;
1. Peygamberin soyundan gelen ve imam oldukları var sayılan kişilerin;
*a)Hz. Ali (m. 598-661)
*b)Hz. Hasan (m. 623-669)
*c)Hz. Hüseyin (m. 624-680)
*d)Hz. Zeynel Abidin (m. 656-693)
*e)Hz. Muhammed’ül Bakır (m. 675-733)
*f)Hz. Cafer’üs Sadık (m. 700-765)
*g)Hz. Musa Kazım (m. 743-799)
*h)Hz. Aliyy’ür Rıza (m. 768-818)
*ı)Hz. Muhammed’ül Takiyy’ül Cevad (m. 810-835)
*i)Hz. Aliyy’ün Naki (m. 828-868)
*j)Hz. Hasan’ül Askeri (m. 847-875)
*k)Hz. Muhammed Mehdi (?)
Soyca birbirlerine aktarımları olacağını düşünebileceğimiz farklı bir Kur-an bilinmiyor. En azından Abbasi dönemine kadar gelen bir sağlam duruş sezinleyebiliriz. Abbasi dönemi de zaten aynı görüş eksenindeki bir yönetim olduğundan baskı ve değişim söz konusu olmamalı.
Yani sizin anlattığınız gibi “-Ta başından beri bu görüş var.” Fikrine katılamayacağım.
2. Turan Dursun’un faydalandığı kaynaklar ve Suyuti konusu başlı başına ele alınması gerekir diye düşünüyorum. Çünkü biri dini reddettikten sonra kaleme alıyor, diğerinin hayatı tartışmalı.
3. Salman Rüşdi ise 1947 doğumlu Hint asıllı bir İngiliz edebiyatçıdır. Kitaplarında fantastik, mitolojik, din ve bilim kuru temalar bulunduran bir edebiyatçı ve yazmış olduğu eser edebi bir eserdir. Ben tarihi bir tarafını göremedim. Garanik hadisesi de tarihin sisleri içinde görülüyor ve aktarımlar ancak ve ancak sizlerin teveccüh etmediğiniz hadislere dayanıyor. Dr. Puin ise başta belirttik 1999 daki bir yazısına bile şerh koyarak okuyabiliyoruz.
Bence de; bu pilava fazla su katıldı artık kapağı kapatıp demlenmesi beklenmeli
Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın.
|

14-09-2006, 17:02
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: AYETLERİN SAYISI
Turan Dursun’un faydalandığı kaynaklar ve Suyuti konusu başlı başına ele alınması gerekir diye düşünüyorum. Çünkü biri dini reddettikten sonra kaleme alıyor, diğerinin hayatı tartışmalı
Kardeşim siz Turan Dursun'u okudunuz mu ? Suyuti hakkında ne biliyorsunuz ? Turan Dursun'un tek kaynağı Suyuti miydi?
Ne oldu da düne kadar İslam dünyasının en büyük hadis ilimcileri arasında sayılan Suyuti alaşağı ediliyor şimdi ? Ne oldu da düne kadar Kuran hükmünde sayılan ve Kuran gibi korunmuş olduğu kabul edilen Kütüb-i Sitte şimdi bir kenara atılıyor ?
Bunların sebebi İlhan Arsel ve Turan Dursun'un İslam'ın ipliğini pazara çıkartmış olması değil de nedir ? Bunlar yeni manevralar değil mi ? Bütün yükleri denize atın ki gemi batmaktan kurtulsun değil mi ?
Getirin bir adam gibi reddiye kardeşim İlhan Arsel'e ve Turan Dursun'a İslam dünyası olarak. O kadar profunuz doçentiniz var değil mi ?
S.Ateş'in reddiyelerini gördük daha Muhammed'in eşlerinin yaşlarından haberi yok. Üstelik Marya ile evli mi değil mi onu da bilmiyor. Eğer evli değilse Marya'dan oğlu oldu Muhammed'in, nedir cariyeliğin statüsü, evlilik dışı cinsel ilişki mübah mıdır diye soracağız; yok evli ise o halde neden senin listende yok ? Vs. vs...
Yani okuyacaksın kardeşim.
Bak şu linkten başla
http://www.ilhan-arsel.org/
Neden okumaktan korkarsınız anlamam.
|

14-09-2006, 17:03
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 13 Mar 2006
Mesajlar: 634
|
|
Re: AYETLERİN SAYISI
sevgili sadomo,
takdire sayan olan sizin ozverili emek ve zaman isteyen calismalariniz..
bende ilgi ve hayranlikla yazilarinizi izliyorum..
gunumuz turkcesindeki arap kelimeler disinda arapca dil bilgimiz hic yok..
size katiliyorum..
arapca iyi bir dil..zengin icerigi oldugunu duyuyoruz..
mutercimler, mealciler arapcayi ve turkceyi mutlak iyi kullanan sahislar..
yorumlarimizi onlarin meallerine ve tasfirlerine dayandirmaktan baska secenegimiz yok..
boyle olmasina ragmen bazi arkadaslar kalkip kurani arapca okumak gerekli,turkce anlayamazsin demiyorlarmi?
kendi kitabini okumamis bu arkadaslar arapcayi ne kadar bilirler oda ayri bir merak konusu..
sevgiyle kal..
yalancılar,maymunlar,domuzlar,eşekler,pislikler!aş ağılıklar!canı çıkacasılar,Köpekler,Alçaklar,yabani eşekler,merkepler,susamış develer,geberesiciler,reziller,sapik Kişiler,beyinsizler,kofkütükler,zorbalar,soysuzlar ,Kahrolasılar,yalancılar,
HZ.ALLAH
|

14-09-2006, 17:34
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 Feb 2006
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 341
|
|
Re: AYETLERİN SAYISI
Hiramusta ;
alıntı yaptığın Araf Suresinin 187. ayetine bakarsan eğer burada peygambere kıyamet vaktinin sorulduğu ve bunu peygamber dahil
hiç kimsenin bilemeyeceği vurgulanıyor yoksa Hazreti peygamberin gayba
ait bilgiler verdiği biliniyor .Örneğin Sahih-i Buhari de geçen bir hadiste
peygamberin Mute savaşında sancağı taşıyan kişinin adını vererek onun
şehid olacağını ardından sancağı devir alan kişininde şehit olunca ordu-
yu Halid bin Velid'in geri çekeceğini ordu Mute de savaşta iken Medine de
ikamet ettiği yerden etrafındakilere aktardığı anlatılıyor ! Tabii hadisleri
Sahih-i Buhari de de yer alsa inkar etmek mümkün ancak benim inançım
bu hadis doğrudur !Turan Dursun konusuna gelince ise sana tavsiyem
T.D hakkında ordan burdan duyduklarınla hüküm vermen değil bizzat
kendinin onun eserlerini inceleyip öyle kanaat edinmendir doğru olan.
|

14-09-2006, 17:58
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: AYETLERİN SAYISI
Sevgili İstavrit bak bu Kc'nin farkına vardığı iki tane aynı üçlü ayet. *
Surelerden birisinin nuzul sırası 70 diğerinin 75.
Müminun suresi :
5.Vellezıne hüm li fürucihim hafizun
6 İlla ala ezvacihim ev ma meleket eymanühüm fe innehüm ğayru melumın
7 Fe menibteğa verae zalike fe ülaike hümül adun
Mearic Suresi :
29 Velleziyne hum lifurucihim hafizune.
30 İlla 'ala ezvacihim ev ma meleket eymanuhum feinnehum ğayru melumiyne.
31 Femenibteğa verae zalike feulaike humul'adune.
Bu Kuran'daki tekrarlar üzerine *bir çalışma yapabiliriz, *baksana oldukça iyi malzeme var *bu konuda.
Sevgilerle
|

14-09-2006, 22:11
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: AYETLERİN SAYISI
Sn. mhmmd,
verdiğin listeyi görünce bir zamanlar yaptığım şu listeyi hatırladım.
Şu İslam'ın önemli şahsiyetleri nasıl öldüler acaba. Şu listeyi bir inceleyin ve "barış ve huzur dini" olan İslam'da ölümden daha ucuz birşey var mı acaba bana söyleyin..
Başlıyoruz.
Ömer
Ömer’in halifeliği 10 yıl 16 ay 4 gün sürdü. Hicri 20 (yirmi zilhicce) ve Miladi 644 tarihinde Mugayre Bin Şeben’in kölesi Firuz ebu Lülu tarafından camide namaz kılarken hançerlenerek öldürüldü.
Osman
On iki yıl hilafette kalan Osman, Ebubekir’in küçük oğlu Mehmet’in de içinde bulunduğu bir grubun saldırısına uğrayarak feci bir şekilde öldürüldü. Cesedi iki gün evde kaldı ve cenaze namazına ancak 17 kişi katıldı.
Ali
Hz. Ali’yi öldürme görevini, üzerine alan Abdurrahman b. Mülcem’il Muradi, Kûfe’ye giderek Kuttame adlı bir kadının evinde saklandı. Bir yandan kılıcını zehirleyip bilerken, bir yandan da Verdan ve Çahap adlı iki yardımcı edindi.
Mülcem, Hz. Ali’ye Hicret’in kırkıncı yılı, Mah-ı Mübarek-i Ramazan’ının 19. günü zehirli kılıcı ile saldırdı. Çok ağır bir biçimde yaralanan Hz. Ali iki gün sonra 63 yaşında Ramazan ayının 21. günü vefat etti.
Hasan
Muaviye Hz. Hasan’ın karısı Cude’yi, oğlu Yezid’le evlilik vaadiyle aldatarak, kiralık adamı Mervan’ın suç ortaklığıyla Hz. Hasan’ı zehirletti
Hüseyin
Hicret’in 61. yılı Muharrem ayının onuncu günü, ikindi vakti Kerbela’da katledildi. Öldüğünde 56 yaşındaydı.
Hüseyin’in oğlu Zeynel Abidin
Kerbela'da Hüseyin ve bütün soyu öldürüldükten sonra Ehlibeytten (Muhammedin ev halkından) geriye o sırada hasta olduğundan orda olmayan Zeynel Abidin kaldı. Nihayet Hicri 96’nın Muharrem 12. günü Ümeyye oğullarından Abdülmelik oğlu Velid’in saltanatı zamanında, Hişam b. Abdül Melik’in eliyle zehirletilerek öldürüldü. Öldüğünde 58 yaşındaydı.
Zeynel Abidin'in oğlu Muhammed Bakır ve oğlu
Muhammed Bakır'ın oğlu Zeyd, Emevi yönetimine karşı isyan etti. Fakat Emevi yönetimi isyanı bastırdığı gibi Zeyd’in yarı çıplak cesedini de halka ibret olsun diye tam beş ay darağacında asılı bıraktı.
Beşinci İmam olan İmam Bakır ise 60 yaşında Ümeyyeoğulları tarafından zehirletilerek öldürüldü.
Altıncı İmam olan İmam Cafer-i Sadık;
O da diğerleri gibi zehirletip öldürüldü
İmam Musa-i Kazım
Ömür boyu gözaltında yaşadı. Çünkü Abbasi zulmü, Emevi zulmünden daha katmerliydi.
İmam Musa-i Kazım, Bağdat’ta üç yıl yaşadı. Bu üç yılın çoğunu da hapiste geçirdi. Sonunda Sindi adlı biri Harun Reşid’in emriyle Musa-i Kazım’ı zehirli hurma yedirerek öldürdü. Halka da yalan söyleyerek yedinci imamın eceliyle öldüğü açıklandı.
Diğer imamların akıbetleri de öncekilerden farklı olmadı. İslamiyeti Hz. Muhammed ve Hz. Ali geleneğine göre yürütmeye çalıştıkları için İslam halifelerince öldürülmeleri gerekli görüldü.
8. imam olan İmam Rıza
Harun Reşit'in oğlu Memun İmam Rıza'yı önce veliaht yaptı, ardından da zehirletti.
11. imam Hasan-ül Askeri
Abbasi halifesi Mu’temid on birinci İmam Hasan-ül Askeri’yi zehirleterek öldürdükten sonra Ali soyunu yok etmek için ailede hiçbir erkek çocuk bırakmamaya karar verdi ve bütün erkekleri öldüttü. Bu katliamdan hamile kadınlar bile kurtulamadı. Bu durumu Gölpınarlı’dan dinleyelim:
“Halifenin emriyle evdeki eşya toplanıp mühürlendi; odalar arandı; gönderilen ebeler, kadınları muayene ettiler; gebe sanılar bir cariye, hanımlarıyla beraber bir müddet hapsedildi; sonunda cariye’nin gebe olmadığı anlaşıldı ve oğulları Sahip’ül Emr bulunamadı.”(12)
İslam halifelerinin katliamcılığı sadece Ehlibeyt soyuna dönük değil Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam da Abbasi halifesi tarafından öldürülür.
İmam-ı Azam, Hanefi mezhebinin kurucusudur. Kûfe’de miladi 690 tarihinde doğmuştur. Yezid, İmam-ı Azam’a Kûfe kadılığını teklif ederse de imam bunu kabul etmez. Yezid, bu davranışının cezası olarak başına yüz kamçı vurdurur.
Abbasilerden Halife Mansur da kendisine kadılık vermek ister. Ancak İmam-ı Azam onu da kabul etmez. Mansur İmamı zindana atarak kamçılatır. Hanefi mezhebinin kurucusu, bu zindan hapsine dayanamaz ve Miladi 767 tarihinde ölür.
Ben yazmaktan yoruldum, bu adamlar öldürmekten yorulmamışlar. Ne gözü dönmüş bir saltanat düşükünlüğüdür bu.
Şimdi diyorsun ki, bunlar sağlam bir duruş sergilemişler. Doğrudur,hepsi halifeler tarafından öldürtüldüğüne göre.
Sn. mhmmd, yeteri kadar konu açıldı sanırım. İkimizde argümanlar koyduk. Ben de yeterince belge verdim size. Amacım sizi ikna etmek değil zaten. Burası tartışma yeri. İnanç konularında birini ikna etmek imkansız değilse de çok çok zordur. İnanç bu, bilim değil ki, deney yapıp gösteresin. Hadislere inanmadığımızla ilgili söylediklerinizi de anlamış değilim. Ben hadisleri reddedip de Kuran'a inanan biri değilim ki. Ateistim. Hadis de Kuran da inanmak açısından bence bir. Hadisleri reddedenler var. Onlara söylemeniz gerekiyor. Benim için her ikisi de tarihsel belgelerdir.
Şimdi olayın bu yanını bırakalım. İşin başka bir yanına geçelim. Nuzul sırası sorunu. Kuran neden "geldiği" sırada yazılmamıştır da nasıl oluştuğunu anlayamadığımız surelerin içine konulmuş ve sonra da odun dizer gibi uzundan kısaya doğru dizilmiştir. Allah böyle mi istemiş? Böyle istediyse niye öyle göndermemiş. Ben bu konuda hiçbir yerde bir açıklama görmedim. Tek bildiğim zamanın Arap şiir geleneği. Şiirler biraraya getirilirken uzundan kısaya doğru biraraya getirilirmiş.
İyi de bu şiirleri kesip biçerek içine etmemişler mi. Etmişler, sırası bozulursa şiirlerin ahengi bozulur elbette. Nitekim bozulmuş. Yeni bir sıralama için uğraşanlar var. Ben de başladım ama devam etmeye zamanım olmadı.
http://www.blogcu.com/sargon/Nuzul_s...da_Kuran_okuma
Ancak bu durumda da başka sorunlar çıkıyor Kuran'da. Örneğin Asr suresi. Bazergan'ın sırasına göre 3. ayet ilk 2 ayetten sonra geliyor. Hatta ilk 4 yılın listesinde de yok. Peki ne demek bu? Anlamak için sıureye bakalım:
1.Asra andolsun;
2.Gerçekten insan, ziyandadır.
3. Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.
3. surenin anlamı değiştirdiği açık değil mi? Peki bunu nuzul sırasına koyarsanız ne olur? Belki de başka bir bağlamda başka bir yere girecek ve insanların ziyan etmesiyle ilgili değil başka birşey için söylenmiş olacak, değil mi? Üzerinde uğraşılırsa buna benzer onlarca belki yüzlerce örnek çıkarılacaktır.
Bir başka yaklaşımla ise şöyle düşünebiliriz. Benim gördüğüm nuzul sıralamasında ayetler başka yerlere kaynak yapılırken bağlama ifadeleri kullanılıyor, yani "buna rağmen, ancak, yine de" vb. Bu sözcükler ayetler oraya uysun diye eklenmiş gibi duruyor. Kuranı bilenler söylesinler. Tabii ciddi olarak okuyanlardan bahsediyorum. Sallana sallana kendinden geçerek okuyanlardan değil. Benim okuyup anladığım kadarıyla bu kitabı nerdeyse hücrelerine kadar değiştirmişler. Hatta içinden çıkılmaz, anlaşılmaz bir hale getirmişler. Ve bu iş de muhtemelen yeniden yazanların becerileri. Son derece zevksiz, yavan bir metin çıkarmışlar.
Bu da başka bir tartışma. Buyrun bakalım.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:21 .
|