
18-09-2006, 09:43
|
|
|
ÖLÜMÜN TARİFİ..!
Sevgili arkadaşlar,Allahı ve ahireti inkar etseniz de hiçbirimizin inkar edemeyeceği ve aşağıda okuyacak olduğunuz ve hepimizin mukadder sonu olan ölümü lütfen iyi öğreniniz.
* * Arkadaşlar,iyi biliniz ki ölüm acısının şiddet ve dehşetini onu tadandan başkası bilemez.Ölüm acısı tatmayan,onu diğer acılara kıyas ederek ve başkasının ölüm anında çektiklerine bakarak anlamaya çalışır.Ölümün acısını bildiren kıyasa gelince;Şüphesiz ruhsuz olan bir aza acı duymaz. Acı ve sancıyı hisseden ruhtur.Bir azaya yara veya yangın gibi bir şiddet isabet ettiğinde hemen ruha haber verir,ve ona sirayet eder. Ruha sirayeti nisbetinde ruh bundan üzüntü duyar ve acınır.Halbuki acı,aslında ete,kana ve diğer parçalara dağılır da ruha az bir şey sirayet eder.
* * Fakat acılar böyle cisme ve organlara değil de doğrudan doğruya ruha sirayet eder ve bizzat ruhu ilgilendirirse bunun şiddeti nasıl olur.İşte can çıkması doğrudan doğruya ruhu ilgilendiren bir acıdır.O ruhun bütün parçalarına sirayet eder.Bedenin her köşesine yayılmış olan ruha hulul eder,artık var sancısını sen kıyas et.Ayağımıza bir diken battığında acısı yalnız oradaki ruha sirayet eder ve o nisbette acır.Fakat yangın öyle değildir.Yangın bedenin her tarafına sirayet eder ve oralara dağılmış olan bütün ruh bu acıyı duyar. Bunun için diğer yaralar da sancıyan,yalnızca yarayı alan yer,yangInda ise bütün bir bedendir.
* * Can çıkmanın acısı ise bütün ruha sirayet eder.Çünkü bütün damar,adale,mafsal ve her kılın ucundan çıkarılan o ruhtur.Artık bunun acısının miktarından sorulmaz.
* * Bu yüzden bilginler :'Ölüm acısı kılıç yarasından,testere ile biçilmekten,makasla doğranmaktan ağırdır' demişlerdir.Çünkü bütün bunların acısı bedenden ruha sirayet etmek yolu iledir.Ya doğrudan doğruya ruhu ilgilendiren ve direkt ruha sirayet eden acı nasıl olur ?Dayak yiyen ve acınan,bağıran kimsenin imdad dileyebilmesi,kalbinde ve dilinde kuvvetin kalması sebebiyledir.Ölüm anında böyle bir feryad-ü figan edemeyişi dehşetli acı ve sancıların,vücudun her tarafını kaplamış olup kendisinde imdad dileyecek derman bırakmamasındandır.
* * Akıl da karışır,dil de tutulur.Azalar dermandan düşer.İnlemek ve yardım dilemeyi çok ister amma bunlar imkansızdır.
* * Sevgili arkadaşlarım,böyle bir anda ALLAH ! demeyecek kimse yoktur.Şayet biraz derman varsa canı çıkarken göğsünde ve boğazında bazı hırıltı ve hışırtılar duyulur.Rengi asıl yaratıldığı toprak rengine döner,göz kapakları tavana dikilir,dudakları sarkar,dil içeri çekilir.Acı içine ve dışına yayılır,parmaklar morarır.Çekilen sadece bir damar olsa bedenin acıması nasıl olur ? Ya bütün damarlardan ruh çekilince hal nice olur.Yavaş yavaş bütün azalar ölmeye başlar,önce ayaklar sonra diz,ve sonra baldırlar soğur.Her parça için acı üzerine acı,elem üzerine elem vardır.Ta ki can boğaza gelinceye kadar.Sonunda vücut kaskatı kesilir.
* * Artık çoluk çocuğunda,ailesinden, sevdiklerinden ve her zaman yanında olup kendisini koruyacaklarını zannettiği arkadaşlarından ve bütün dünyadan gözünü çeker,kimseye bakamaz olur. İşte o zaman 'Çare bulan yok mudur ! Yahu yardım edinsenize,Ölen benim, bedenimden ayrılıyorum,çabuk birşeyler yapın..!!!' diye bağırmak ister ama buna gücü bile yoktur.
* * Ey sevgili arkadaşlarım,bir insan en mükemmel zevk-u sefada ve en leziz yemeklerle meşgul iken bir-iki saat sonra idam edileceğini bilse o zevk-u sefa kendisine tarifi imkansız bir zehir olur. Önünde ölüm olduğunu,kabre gireceğini,karyolasının mezar,arkadaşlarının kurtlar ve böcekler olacağını, önceki milyarlarca insanın da aynı akıbete maruz bırakıldığı gibi ve az bir yaşamdan sonra kendisinin de lahdin karanlığına gömülüp kaybolacağını bilene yaraşan; kendisine bahşedilen aklını daha kapsamlı bir araştırma yaparak gerçeğe ulaşmaya çalışmaktır.
* * Sevgili arkadaşlar,eğer şimdi sizi yoktan vareden Allahı inkar ederseniz,ne kadar dostunuz olursa olsun,onların içinde zahiren neşeli ve sevinçli olsanız bile kalbiniz sıkıntı ve kasvetle dolacak,ölüm korkusuyla hiçbirşeyden zevk alamaz ve devamlı tırnaklarını yiyerek yaşama tutunmaya çalışacaksınız.Bir takım insanların yaptığı veya sergilediği davranışlarla 'İşte din bu' diyerek onların yaptığını büyük bir yanlışla dine mal etmeye kalkışmak ve sırf bu yüzden Allahı inkar etmek onun yüce varlığına en ufak bir zarar vermez.Sadece insanlara olan kızgınlığımızdan biz başımızı kuma gömmüş olur ve sadece kendimize zarar veririz.Kimsenin de umrunda olmaz.
* * Pek kıymetli dostlarım, Yüce Allah bir ayette şöyle buyuruyor: 'Eğer insanların yaptıkları günah ve zulümlere karşın cezalarını hemen anında verecek olsaydım,yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdım.Lakin hepsine belli bir ecel tayin ettim.Şüphe yok ki kullarımın yaptıklarını hakkıyla görmekteyim,Muhakkak ki benim şefkat ve merhametim herşeyi kuşatmıştır.'
* * Sevgili arkadaşlar,hayatıma yemin ederim ki,hiçbir insanın en ufak bir zararına kayıtsız kalamam.Çünkü Yunus Emrenin insan sevgisiyle doluyum.Sağlıcakla kalınız.Saygılar efendim...
|

18-09-2006, 11:26
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 13 Mar 2006
Mesajlar: 634
|
|
Re: ÖLÜMÜN TARİFİ..!
sayin muhabbet,
bunlar "bir ölünun" hatira defterinden alintilarmidir...?
veya daha once zaman zaman ölüp diger tarafa gidip gelenlerin yasadiklarimidir?
mesela benim hic ölü bir dostum, arkadasim, akraban yakinim olmadi,
hic ölen biri ile sohbet etmedim..
siz yoksa daha once öldünuzmu?
gidipte geldinizmi?
yalancılar,maymunlar,domuzlar,eşekler,pislikler!aş ağılıklar!canı çıkacasılar,Köpekler,Alçaklar,yabani eşekler,merkepler,susamış develer,geberesiciler,reziller,sapik Kişiler,beyinsizler,kofkütükler,zorbalar,soysuzlar ,Kahrolasılar,yalancılar,
HZ.ALLAH
|

18-09-2006, 11:38
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: ÖLÜMÜN TARİFİ..!
İşte ölümü gösterip sıtmaya razı etmek, diye ben buna derim. Ne yani öleceğiz diye senin dininin bütün akıl dışılıklarını kabul etmek zorunda mıyız?
Bu ölüm korkusu ile ilgili olarak da bizim Ezkamo hocamızı bir okumanı tavsiye ederim. Bütün canlılar ölümlüdür. Öleceksin diye de ortalığı ayağa kaldırmana gerek yok ki.
|

18-09-2006, 12:32
|
|
|
Re: ÖLÜMÜN TARİFİ..!
Sevgili arkadaşlarım,ölümü dışarıdan söylemek ve cümle içinde kullanmak çok kolaydır.Görmüyor musunuz ki, Dünya misafirhanesine konan göçüyor.Giden artık temelli kayboluyor.Sanki adeta askerlik gibi birileri sülüs alıp başlıyor, ve birileri teskeresini alıp gidiyor. Elbette ki burayı çekip çeviren bir komutan vardır.
* * Kalbimizin kapısına bir nöbetçi dikerek 'Aman,sakın ha ! Bunlar ne derlerse desinler, ne yaparlarsa yapsınlar,sakın bunların sözlerinden etkilenip de içeri sokma' dememiz ve bütün dışımızdaki görüşlere karşı kulaklarımızı tıkamamızın bize ne yararı olabilir ?
|

18-09-2006, 13:09
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875
|
|
Re: ÖLÜMÜN TARİFİ..!
Muhabbet Merhamet arkadaşımızın mistik bir
naiflikle dolu yazılarını eleştirmek çok zor :wink: *:wink:
Ancak ölüm anında çekilen "azapla"ilgili rahatlatıcı bir şeyler
söyleyelimki ateistler bu azap korkusundan helak olmasınlar.
Beynimizin acıya tepki olarak endorfin salgıladığı keşfedilmiştir.
Özellikle ölümün algılanması ile bu muzır hormonun beyin tarafından
ziyadesi ile boşaltıldığını bilmek belki ateist arkadaşları rahatlatır.
Ancak bu "ecnebi bilim insanları" ,"ruhunuz" için aynı garantiyi vermemektedir.Ben uyarayımda demedi demeyin...
İnsani olan her şey kabûlüm.
|

18-09-2006, 13:23
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
|
|
Re: ÖLÜMÜN TARİFİ..!
MUHABBET MERHAMET";p="´isimli üyeden Alıntı
Bu yüzden bilginler :'Ölüm acısı kılıç yarasından,testere ile biçilmekten,makasla doğranmaktan ağırdır' demişlerdir.
|
Hocam hangi bilgin(ler) demiş bunu?
m.kara
|

18-09-2006, 13:31
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 13 Mar 2006
Mesajlar: 634
|
|
Re: ÖLÜMÜN TARİFİ..!
sayin muhabbet,
ölümü dışarıdan söylemek ve cümle içinde kullanmak çok kolaydır.
biz disaridan soyluyoruzda, siz mezarliktanmi soyluyorsunuz..
yoksa siz bir ölümüsünüz?
veya daha once bir ölüm deneyiminiz oldumu?..
yani ölüp dirildinizmi..
mesela kabir azabi..kabirde neler hissettiniz..aci varmiydi?(reha muhtar)
hocam biz ölüm icin yorum bile yapmiyoruz..kaydadeger bir konu degil..
nedir bu ölüm korkunuz..
bu dunyada yasadiginiz yetmiyor, hurilerle cennet bahsesinde sonsuz bir yasam daha dusluyorsunuz..
bu ne ac gozluluktur..
yalancılar,maymunlar,domuzlar,eşekler,pislikler!aş ağılıklar!canı çıkacasılar,Köpekler,Alçaklar,yabani eşekler,merkepler,susamış develer,geberesiciler,reziller,sapik Kişiler,beyinsizler,kofkütükler,zorbalar,soysuzlar ,Kahrolasılar,yalancılar,
HZ.ALLAH
|

18-09-2006, 14:06
|
|
|
Re: ÖLÜMÜN TARİFİ..!
Arkadaşlar,sanırım şimdiye kadar içinizde anlamak isteyen yok. Artık ölümün acısını da inkar ettiğinize göre muhakkak canınız da çok kolay çıkacak olmalı.Ve anladım ki bütün bu yazdıklarımı duvara yazıyorum. Çünkü bu yaptığınız çoçukların oyun oynamasına benziyor.Yani sadece muhalefet.Bu yüzden diyalog gereksiz. İyi günler...
|

18-09-2006, 14:09
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Jul 2006
Mesajlar: 222
|
|
Re: ÖLÜMÜN TARİFİ..!
Bence MUHABBET MERHAMET arkadaşımızın yazdıklarından ibret alınmalıdır. Dilerim diğer ateist arkadaşlar da benim gibi ibret alırlar.
Böyle harika hikayeler yazdığı için kendisine teşekkür ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. Bravo doğrusu... :wink:
Lay beside me, tell me what they've done. Speak the words I want to hear, to make my demons run. The door is locked now, but it's open if you're true. If you can understand the me, than I can understand the you.
|

18-09-2006, 15:10
|
|
|
Re: ÖLÜMÜN TARİFİ..!
(Sodomo)
Bu ölüm korkusu ile ilgili olarak da bizim Ezkamo hocamızı bir okumanı tavsiye ederim. Bütün canlılar ölümlüdür. Öleceksin diye de ortalığı ayağa kaldırmana gerek yok ki.
İlk önce bu ölüm korkusu üzerinde durmak istiyorum. Canlılar doğar, büyür ve ölür... Bu bir doğa kanunu. Bunu kabullenmek gerekir. Bunu kabullenenler için en ufak bir sorun yoktur. Ölüm konusunda sorunu olanlar bunu kabullenemeyenler. İstedikleri kadar kabullenmesinler bu bir gerçektir. Bu gerçekliği kabullenmek yaşama pozitif bakmaktır.
Bunu kabullendiğin zaman geriye bir şey kalıyor. Hem de önemli bir şey. Yaşamın boyunca insan olmanın hazını tatmışsan ve bunun da gereğini yapmışsan korkulacak hiç bir şey yoktur. Hele hele insanlığa yararlı bir şeyler ortaya koymuşsan hiç korkma, ölümsüz bir insan olmuşsun demektir. Ne mutlu o insanlara ki bu ölümsüzlüğü tatmışlardır.
Ben de ölüm döşeğinde bu duygu ve düşünceler içerisinde ölmek isterim. Geriye dönüp baktığımda eyvah ben ne yapmışım *pişmanlığıyla ölmek istemem. Çünkü benim yaşam felsefemde ne geçmişe takılıp kalmak ne de ne olacağı belirsiz bir geleceğe takılmak vardır. İçinde bulunduğum anı en güzel şekilde değerlendirmek vardır. Bundan dolayı ölümü de o şekilde karşılayacağımı düşünüyorum. Son nefesimde hoşgeldin sevgili ölüm deyip geldiğim yere vicdan rahatlığı içerisinde gitmek en büyük dileğimdir.
Sevgili *Muhabbet Merhamet,
Gel sen bu ölümü fazla kafana takma. Bu bir *doğa kanunu. Sonuç olarak öleceğiz. Nedense inançlı arkadaşlarımız bu konuya çok kafa yoruyorlar. Senin de kafa yorduğunu görüyorum. Biz insanoğlu ne kadar da kabullenmesek de öleceğimiz bir gerçektir. Bu gerçeği kabullenmekte yarar var. İnancınız da bu gerçeği değiştiremez. İnancın da bu ölüm karşısında çaresizliğini görüyoruz.
Tabi sizin sıkıntınızı anlıyorum. Çünkü öbür dünyaya karşı sorumluluğunuz var. Ama benim de bir insan olarak kendime karşı sorumluluğum var. Başkaları bir şeyler istiyor diye hareket etmem. Çünkü aklım var. Vicdanım var. Bunlar doğrultusunda hareket ederim. İşte sizinle aramızdaki fark. Aslında ben sizde insan olmanın güzelliklerini görüyorum. İlk geldiğinde de yazmıştım. Bu güzellikleriniz doğanızdan kaynaklanıyor. Bunun allahla ilgili olduğunu düşünmüyorum.
Benim kimseye verecek hesabım yok. Her zaman kendimle hesaplaşırım. Vicdanımla muhasebe yaparım. Böyle olunca da sorun kalmıyor. Çünkü ben bir insanım. Kendi gücüme inanıyorum. Eğer bu dünyada bir şeyler değişecekse bu gücümle ancak değiştirebilirim. Gördüğün gibi insanın allaha inanması bir şey değiştirmiyor. Tam tersine insanlar bu allahı çıkarları doğrultusunda kullanıyor. Bak bir şey daha söyleyeyim. İnsanların böyle hareket etmelerinde bu allahın da payı vardır. Hep demez mi ben sizi bağışlarım diye. İnsanlar da biraz ona güvenerek yanlış yapmakta sakınca görmüyorlar. Nasıl olsa ben ibadet edersem allah beni bağışlıyacaktır diye. Hiç bunu düşündün mü?
Sevgili kardeşim. Asırlardır bu dinler insanlığın hizmetinde. Artık şunu kabullenmek gerekir ki bu dinler insanlığın sorunlarına çare olamamışlar. İnsanlığa tek bir faydası olmuştur. Psikolojik rahatlama sağlamışlardır. *Bunun dışında hiç bir faydası olmamıştır. Tam tersine insanlık bu dinlerden çektiği kadar başka bir şeyden çekmemiştir. Uzağa gitmeye de gerek yok. Türklerin nasıl müslümanlaştıklarını umarım araştırmışsınızdır.
Sonuç olarak diyorum ki ölümü boş ver. İnsan olarak insani sorumluluklarımızın bilincinde olalım. Bunun gereklerini yerine getirelim. Bunun allahla bir ilgisi yoktur. İnsan olarak kendimize karşı saygı ve sevgimiz olduğu sürece başkalarına da saygımız ve sevgimiz olacaktır. İnsanlık olarak yaşadağımız sıkıntı da bu değil midir?...Sevgiyle kalın...
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:32 .
|