Mektuptan bir bölüm:
Bu mektuplar, Roma dönemimin hristiyanlık'ı yahudilikten ayrı bir din olarak ilk kez tanıdığı ve ikinci ve üçüncü yüzyıllarda Hristiyanların büyük çapta zulme uğraması için bir örnek oluşturan bir dönemle ilgilidir.
Daha genç olan Pliny 112 yılında bir çıkmazla karşı karşıya kaldı. Bir kaç Hristiyan mahkemesine getirildiğinde, İ.S. 111/113 tarihleri arasında Roma'nın Bitinya ilinin (modern Türkiye) Valisi'yi. İlk suçlamanın ne olduğu belli değildir fakat nihai olarak, Hristiyanlar kendisine genel olarak zararsız görünse de, inançlarını inkar etmedikleri takdirde onları ölüm cezasına çarptırılsın gerektiğine karar verdi. İnançları dışında herhangi bir suç olmadığı için yasal olarak onları öldürebileceğinden emin olmadığından dostu İmparatora tavsiye almak için yazıyor. İmparator, onları öldürmekle doğru olan şeyi yaptığını söyleyerek cevap veriyor. Fakat hristiyanları kovuşturma için aramaya çalışmamasını tavsiye ediyor.
P'nin Hristiyanlık'la ilk karşılaşması olan bu iki mektup, en ünlüleridir.
Pliny, Mektuplar 10.96-97
Pliny'den İmparator Trajan'a
Efendim, kuşku duyduğum her konuda size danışma alışkanlığıma sahibim. Başka kim tereddütüme daha iyi kılavuzluk edebilir ve cehaletimi başka kim daha iyi bilgilendirebilir.? Hristiyanların yargılanmasına daha önce hiç katılmadım. Bu nedenle hangi kabahatleri cezalandırmak ve soruşturmak gerektiği ve bunu ne ölçüde yapmak gerektiğini bilmiyorum. Ayrıca en küçüklerde daha Olgun olanlar arasında yaşa göre bir ayrım yapılması gerekip gerekmediği, tövbe edildiğinde affedilmesi gerekir gerekmediği, yoksa kişi bir kere hristiyan olduktan sonra artık hristiyanlıktan vazgeçmesinin ona bir yararı olup olmayacağı; suç olmadan, adın mı yargılanacağı yoksa adla ilişkilendirilmiş suçların mı cezalandırılacağız konularında oldukça tereddüt yaşıyorum.
Bu arada ben hristiyan olarak getirilenlerde şu süreci izledim: bunları hristiyan olup olmadıkları konusunda sorguladım: itiraf edenleri ikinci ve üçüncü kere sorguladım; cezalandırmama tereddüt ettim. İnançlarının doğası ne olursa olsun inatçılığın ve esnek olmayan dikbaşlılığın kesin olarak cezalandırılmayı hak ettiğikonusunda kuşkum yoktu. Aynı ahmaklığa tutsak olmuş başkaları da vardı; fakat Roma vatandaşları oldukları için onların Roma'ya götürülmeleri için emri imzaladım.
Süren işlemler nedeniyle, genellikle olduğu gibi suçlamalar yayıldı ve bir kaç olay oldu. Bir çok insanın ismini yayınlanan Atsız bir belge yayınlandı. Şimdi veya geçmişte hristiyan olduklarını inkar edenleri, tarafımdan adı söylenen tanrıları saydıklarında- başka tanrıların heykelleri ile sizin resminizi de getirttim, sizin resminize şarap ve bununla dua sunduklarında, bir de Mesih'e lanet ettiklerinde- gerçek hristiyanların böyle bir şeye cesaret edemeyeceği söylenmektedir/bu kişilerin salıverilmesi gerektiğini düşündüm. Muhabir tarafından hristiyan oldukları söylenerek adları verilen diğerleri, bunu inkar ettiler ve eskiden hristiyan oldukları, fakat artık olmadıklarını ileri sürdüler, bazıları üç yıl önce bazıları seneler önce, bazıları yirmi beş yıl kadar önce. Hepsi sizin resminize ve diğer tanrılara tapındılar ve Mesih'e lanet okudular.
Öte yandan, suçlarının ve hatalarının toplamının özünün, belirli bir günde şafak sökmeden bir araya gelmek ve sanki bir Tanrı'ya söyler gibi Mesih'e bir ilahi söylemek ve bir suç işlemeye değil, sahtekarlık, hırsızlık yapmamaya, güvenlerini boşa çıkarmamaya, güven vermeye çağrıldıklarında bunu reddetmemeye kendilerini antla bağlamaları olduğunu ileri sürdüler. Bu bittikten sonra, geleneklerinin, dağılmak ve sonradan tekrar bir araya gelip yemek yemek/ masum sıradan yemekler/ olduğunu söylediler. Sizin talimatlarınız doğrultusunda, siyasal ilişkileri yasakladığım buyruğundan sonra, bunu bile bıraktıklarını doğruladılar. Buna göre kendine diakon denen iki kadın köleye işkence ederek gerçeğin ne olduğunu bulma gereğini fazlasıyla hissettim. Fakat ahlaksız, aşırı batıl inançtan başka bir şey keşfedeceğim.
Bu nedenle soruşturmayı erteledim ve size danışmak için acele ettim. Çünkü konu bana size danışılması gereken bir konu gibi geldi. Özellikle de söz konusu sayı nedeniyle. Çünkü her yaştan, her düzeyden ve her cinsten insanlar tehlikedeler ve tehlikede olacaklar. Çünkü bu batıl inancın etkisi sadece kentlerde değil, köylerde ve çiftliklerde de yapılmakta. Fakat kontrol etmek ve çaresini bulmak mümkün görünüyor. Neredeyse terk edilmiş tapınakların dolması açık, uzun süredir ihmal edilen dinsel törenlerin yeniden başladığı ve şu ana kadar çok az alım yapılan kurbanlık hayvanların her yerden getirildiği açık. Bu nedenle tövbe fırsatı verildiğinden çok sayıda insanın düzeltilebileceğini kolayca düşünebiliriz.
Trajan'ın Pliniye cevabı
Sevgili Pliny, sana hristiyanlarda ilgili olarak getirilen davalarda, davaları ayırma konusunda doğru süreci izledin. Sabit bir standart olarak kullanılabilecek bir kural koymak mümkün değil. Aranmayacaklar: ele verildikleri ve suçlu oldukları kanıtlandığında, cezalandırılacaklar. Şu çekince geçerli olacak: hristiyan olduklarını inkar edip bunu gerçekten kanıtladıkları takdirde, / yani bizim tanrılarımıza tanındıkları takdirde/ geçmişte kuşku altında oldukları halde tövbe aracılığıyla affedilecek. Fakat isimsiz olarak verilen suçlamaların kovuşturma da herhangi bir yeri olmamalıdır. Çünkü bu hem tehlikeli bir örnektir hem de çağımızın ruhuyla uyumlu değildir.