Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Diğer Bilimler

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 15-08-2013, 11:17
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart Tarih boyunca ekmek yapımı ve ekmek kültürü.

M.Ö 30. yüzyıl civarında Orta Doğu'da, pide şeklindeki yassı hamurların, bir önceki günden kalma fermante olmuş başka bir hamurun maya olarak kullanılmasıyla kabartıldığını bilmekteyiz.Yahudilerin zymi dedikleri ekmek de aynı yöntemle yapılırdı. Güzelce kabartılmış bu hafif ekmek hoş tadına rağmen Tanrı'ya sunulacak kadar da saf sayılmazdı. Çünkü o zamanlarda fermantasyonun kuIlanıIan maddelerin saf doğalarını bozduğu düşünülüyordu . Bu nedenle dini torenlerde kullanılan ekmek zymi denilen mayasız bir ekmekti. Genellikle şömine ateşinde, közde ya da üzerine çömlek örtülmüş sıcak taşlarda yapılan bir başka ekmek de zamanın ana besin kaynaklarından olan maza'ydı ve tıpkı diğer ekmekler gibi sabit bir şekli yoktu.

Hamura şekil verme fikrine ilk olarak M.Ö 25. yüzyılda Mısır'da rastlıyoruz. Elekten geçirilmiş undan yapılma hamurlar toprak kaplarda yoğrulduktan sonra, sıvı bir kıvama getirilip önceden ısıtılmış kalıpların içine akıtılırdı. Ağız kısımlarına doğru iyice genişleyen bu kalıplar piramitleri andırırlardı. Zaten Mısır hiyeroglifindeki T harfi hem piramitleri hem de ekmek yapımını temsil etmektedir. Asurlular da benzer bir yöntemle buğday ve arpa unundan yaptıkları hamurları sıcak çömlek kaplara koyarak .toprağın altına gömerlermiş.

Ekmek yapımı Eski Yunan'da gerçek bir sanat haline gelmiştir desek mübalağa etmiş olmayız. 3. Yüzyılda Atina'da her biri farklı yöntemlerle yapılan 72 çeşit ekmek üretilmekteydi. Önceleri uzak komşuları gibi ekmeği közde pişirirken, bir tarafı açık ve önceden ısıtılabilen ekmek fırınını keşfederek bir devrim gerçekleştiren Yunanlılar, ilk e kmek dükkanlarının da sahibi oldular ve böylece günümüzdeki fırın ve pastanelerin temeli bundan 3000 yıl önce atılmış oldu. Yunanlılarda sıradan halkın yemeği iki ana besinden oluşuyordu: Maza denilen arpa ekmeğiyle, ona eşlik eden ve opson diye adlandırılan garnitürler. Opson, herhangi bir besin anlamına gelse de genellikle zeytin, sarımsak ,soğan, sebzeler, peynir ya da balıktan oluşurdu. Kendisi de bir vejeteryan olan Sokrat tarafından da tavsiye edilmeyen et özellikle şehirlerde pek rağbet görmezdi. Zamane insanlarının uzun yaşam süreleri göz önüne alınırsa (Örneğin Sokrat kalp sektesinden değil de, devlet tarafından zehirlenerek diğer dünyaya göçtüğünde 70 yaşındaydı ve imparatorların halka verdiği sus payı gözüyle muhtemelen birçok öğrencisi gibi 80' I i ve bakılmış. Galya'ya Romalılardan önce girmiş 9O'lı yaşları da görecekti.) maza ve opson olan Yunanlılardan maza yapmayı öğrenen ikilisinin sağlıklı bir beslenme sunduğunu söyleyebiliriz. Opson genellikle mazanın üzerine konularak yenmekteydi. Ayrıca üzerine balık ve soğan konmuş yayvan mazalar tepsilerde ısıtılırdı.

Roma imparatorluğu sırasında Ege kıyılarından göçmüş fırıncılardan öğrendikleri bu ekmeğe İtalyanlar pissaladdiere ya da bir başka deyişle pizza ismini verdiler. Louvre müzesinde görülebilen terakotaların üzerindeki resimlerden de anlaşıldığı üzere Yunanlılar sadece hamur karışımlarıyla değil, aynı zamanda envai çeşit somon şekilleriyle de ünlüydüler. Hamurlara şekil verme işini kadın ustalar üstlenirken, onlara flüt çalan erkeklerse çalışma ahenginden sorumluydu. Yunanlılarla yakın ticari bağlan olmasına Romalılar, işi pizaya kadar götürmüşler. M.S 30. yılda, kutsal Agustus' un yönettiği Roma'da tam 329 taneekmek fırını bulunmaktaydı. Bunların çoğu, meslek sırlarını Yunanlılardan öğrenmiş Galliler tarafından idare edilirdi. Biraz azınlık olmanın verdiği koruma güdüsüyle, biraz da ekmeğin toplumsal hayatta oynadığı önemli rol yüzünden Galyalıların oluşturduğu ekmek locaları önemli güç odaklarına dönüşmüş ve fırıncılık babadan oğula geçen ve fırıncı soyundan gelenlerin başka meslekler icra etmelerine imkan vermeyen bir hal almış. Bir ara fırıncılar o kadar güç kazanmışlar ki, ünlü ekmek ustası Vergilius Eurysaces'in heykeli krallara ayık bir ihtişamla Roma şehrindeki yerini almış. Roma'nın fırınlarında Eski Yunan'dan farklı rağmen, Romalılar M.Ö 7. Yüzyıla kadar pek olarak kadınlara rastlamak pek mümkün de sofistike ekmek yapım yöntemleriyle değilmiş. Bırakın ekmek yapmayı, çok fakir ilgilenmemişler. Ekmeğe, daha çok tabakanın dışındaki kadınların fırınlara girmesi bile pek uygun düşmüyormuş . Manavlar ya da terziler locasına, hatta tavernacılar locasına üye kadınlar olmasına rağmen , ekmek ustaları arasında on arı görmek imkansızmış. Anlayacağınız, Romalılar ekmeğe tam bir erkek işi olarak bakıyorlamış. işte bu zamanlardan itibaren ekmek işine soyunan Galyalılar becerilerini yüzyıllar boyunca geliştirerek günümüzün ünlü Fransız ekmeklerine kadar ulaşmışlar.

devami icin;
http://www.bugday.org/portal/haber_detay.php?hid=225

Son zamanlarda dunyada , kendi ekmegini kendi yapma gelenegine donus var. Ekmekler mi kirlendi? Yoksa insanlar hazir ekmek almaktan biktilar mi acaba?

Konu Neva tarafından (15-08-2013 Saat 11:24 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 15-08-2013, 23:26
rastaman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
rastaman rastaman isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 06 May 2009
Bulunduğu yer: kocaeli
Mesajlar: 649
Standart

Bir ara ''ekmekte vitamin yok ki,bizim millet bol bol ekmek yediği için aptal oluyor'' gibi garip bir akım başlamıştı.Ekmeğin içerdiği besinlerin doğal hayatta aldıklarımızla örtüşmediğini,tarımla beraber besin alışkanlıklarımızın bozulduğunu savundu bu arkadaşlar.

Oysa Sapiens'in temel besinlerinden biri de tohumlardır,azı dişlerimizin bir işlevi de budur.Birçok primat tohumlarla beslenir,sadece tohumla beslenenler bile vardır.İşte temel olarak tohumların ezilmesiyle elde edilen ekmekte tam olarak bu boşluğu doldurur.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 16-08-2013, 13:16
Nevandaar Nevandaar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Nov 2011
Mesajlar: 555
Standart

Tahıllar ve ürünleri biz insanlar için uygun besinler değil. Tahıl tüketeceksek bile en azından işlenmemiş halde olanları aşırıya kaçmadan haşlayarak sağlıklı yağlar ile tüketmeliyiz. Yoksa un haline getirilip yenilen türleri insanlar için ölmek yerine sürünmekten başka bir şey değil.

Bol ekmek yemenin beyne zararları var ve bununla ilgili yapılmış araştırmalar da vardı ancak aradım bulamadım. Eğer bulabilirsem burada paylaşmaya çalışırım.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 16-08-2013, 16:56
rastaman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
rastaman rastaman isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 06 May 2009
Bulunduğu yer: kocaeli
Mesajlar: 649
Standart

Nevandaar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tahıllar ve ürünleri biz insanlar için uygun besinler değil. Tahıl tüketeceksek bile en azından işlenmemiş halde olanları aşırıya kaçmadan haşlayarak sağlıklı yağlar ile tüketmeliyiz. Yoksa un haline getirilip yenilen türleri insanlar için ölmek yerine sürünmekten başka bir şey değil.

Bol ekmek yemenin beyne zararları var ve bununla ilgili yapılmış araştırmalar da vardı ancak aradım bulamadım. Eğer bulabilirsem burada paylaşmaya çalışırım.
''Tahılın insanlar için uygun bir besin olmadığı'' iddiasını ilk kez duyuyorum.Tahılı milyonlarca yıldır toplayarak tüketiyoruz,12.000 yıldır ekip biçiyoruz.Milyonlarca yıldır tükettiğimiz bir besin grubunun insanlar için uygun olmadığını savunmak mantık dışı.

Zararlı olan tahılın,etin ya da şekerin kendisi değil;değişen yaşam koşullarında tüketiminde ortaya çıkan artış ya da tüketim şeklindeki farklılıklar.

Zaten şu an da senin savunuculuğunu yaptığın anti-bread hareketleri bile artık tamamen ekmeğin karşısında yer almaktan vazgeçmiş durumdalar,çoğu sadece sağlıklı olanın tam buğday ekmeği olduğunu söylemekle yetiniyor.Ki bu doğrudur,doğal olan her zaman olduğu gibi sağlıklı olandır.Bizler evrimimiz boyunca un değil,buğday taneleri yedik.

Çocukluğumuzdan beri ''yumurta yemeyin,çay içmeyin'' i de çok duyduk,şimdi hepsi tek tek yalanlanıyor.

Bir gıdanın bizim için zararlı olup olmadığını anlamak için sorulması gereken iki soru var;

1-O gıda bizim doğal besinlerimiz arasında mı?
2-Atalarımızın doğada aldıkları şekilde ve miktarda mı tüketiyoruz?

Her ikisine de cevabınız evetse o gıdayı güvenle tüketebilirsiniz.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 16-08-2013, 17:14
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.212
Standart

Hep aklıma gelip de içeriğini araştırmadığım ekmek konusunun burada bulunması çok iyi olmuş. Ne zamandan beri kimler tarafından pişirilmiş, nasıl bulunmuş. Hep buğday, çavdar, mısır gibi tahıllarla mi yapılmış...

Tarımsal/hayvansal ürünlerin insan vücuduna zararı diye bir şeyin söz konusu olduğunu düşünmüyorum. Hangi besini tüketirsen tüket, akşama kadar evde oturduğun müddetçe bir zarar görürsün. Bundan daha doğal ne olabilir ki?

Bilmem kaç yüz bin senede evrim geçirerek şimdiki halimizi almışız.
Daha geçtiğimiz yüz yılın ortalarına kadar insan nüfusunun tamamına yakını bedensel işçiydi ve beden makine gibi çalışıyor dengeyi sağlıyordu.

Şimdi ise besinleri marketten alıp, az yol yürüyüp, belki masa başında çalışıyoruz. Yani evrimsel gelişimimizin tam zıttında yaşıyoruz. Bu durumda her şeyin bedenimize zararlı olması kadar normal bir şey olamaz.

Düşünsenize, yiyecek bulmak veya yetiştirebilmek için tüm gün belki binlerce kalori yakmak zorundaydık, alabildiğimiz kalori ise kısıtlıydı. Şimdi ise kalori yakmak için spor salonlarını dolduruyoruz (dolduruyoruz da iş olsun diye).
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kolloidal gümüş-ev yapımı sağlık Nova Diğer Bilimler 24 29-02-2020 13:52
Tarih Boyunca "Dünya" algılaması... frodo Önerdiğimiz Başlıklar 27 06-04-2015 14:53
CERN'i ekmek kırıntısı durdurdu metee Kuantum Mekaniği 0 07-11-2009 00:23
Tarih Boyunca Kadin Aheste Kadın & İslam 0 12-07-2008 22:56
Ekmek ve Pirinç üzerine sargon İslam 3 09-03-2008 16:54

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:07 .