
22-08-2013, 04:39
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.551
|
|
pante´isimli üyeden Alıntı
Sonuç olarak sanırım şunu söyleyebiliriz.
Muhammed'in ve yoldaşlarının yaşadıklarına dair o döneme ait kanıt teşkil edecek bir belge yoktur. Belge olmaması gerçekte olmadıkları, uydurma oldukları anlamına gelmez. Olaylar ve kronolojilerde de pek çelişki olmadığından ve eldeki en eski ve en büyük kaynak olan Kur'an'la da bu bilgiler örtüştüğünden doğruluğu kuvvetle muhtemeldir. Buna rağmen bir belgenin olmaması nedeniyle bütün bu bilgileri tarihi bir gerçek olarak nitelemek yerine bir rivayetler bütünü olarak nitelemek daha doğru olacaktır.
Hadisler rivayettir. Çünkü Kur'an'dan 200-300 sene sonra yazılmışlardır.
Kur'an'ın Allah'tan vahiy olduğuna inanılır. Vahiy de bir rivayettir. Çünkü kanıtı, şahidi yoktur.
Rivayetler de bir gerçek olarak değil, inanç olarak değerlendirilir. O halde Muhammed, 4 halife vb. Emevi dönemine kadar olan tüm kişi ve bu kişilerle ilgili olaylar bir inanç konusudur.
Müslüman olmayanlar için Muhammed'e inanma olanağı oluşturmuş olduk. Örneğin bir Ateist Muhammed'e inanabilir ama Muhammed'in yaşadığına. 
|
Sevgili DreaMalAli ve başlığa katkı sağlayan arkadaşlar, güzel başlık ve değerli bilgiler için teşekkürler.
Sevgili Pante,
Naçizane araştırmalarımda aşağıdaki bulgulara rastlamıştım.
http://forum.dinsizler.net/viewtopic...4&p=3059#p3059
Başka bir forumda yapmış olduğum çalışmayı sonraki iletilere alacağım.
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|

22-08-2013, 04:41
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.551
|
|
Sevgili arkadaşlar,
Başka başlıklarda İslamda önemli yeri olan hadislerin kaynağına değinmiştik. Hatırlarsak, hadisler İslam peygamberinin ölümünden en az 200 yıl sonra yazılmışlardı ve kuşaktan kuşağa, kulaktan kulağa abartılarak, çarpıtılarak, uydurularak rivayet edilegelmişti, bazı İslami kişiler bu rivayetleri toparlayıp kitap haline getirmişlerdi. Böylece, hadis adı verilen rivayetler 9. yüzyılın ortalarında ortaya çıkarak İslam'da önemli bir kaynak haline gelmişlerdi.
Bildiğiniz gibi, İslam'ın asıl kaynağı olan Kuran, İslam peygamberi tarafından kitap haline getirilmemiştir, eldeki Kuran -yine rivayetlere göre- İslam halifesi Osman tarafından toplatılarak kitap haline getirilen mushaftır. Ne var ki, elimizdeki en eski Kuran bu Kuran değildir. Eldeki Kuran'ın yine 9. yüzyılın sonlarına, hatta iddialara göre en iyimser tahminle 10. veya 11. yüzyıla ait olduğu, 4. nesil olduğu (bundan önceki mushaflar İslam halifeleri tarafından yakılmıştır) düşünülmektedir. Bunu iddia eden kişiler arasında İslam alimleri de vardır. Yani eldeki Kuran'ın İslam peygamberinin Kuran'ı olduğunun hiç bir kanıtı yoktur.
Özetlersek, hadisler İslam peygamberinin yaşadığı dönemi yansıtmıyor, çünkü abartılı, çarpıtılmış, uydurulmuş olma ihtimalleri kesin gibidir, İslam alimleri bile hadislerde peygamberi yüceltmek, düşmanı küçültmek için azami çaba gösterildiğini itiraf ediyorlar. Bu, şu anlama da gelir, İslam mensupları kayıt tutarken veya rivayet ederken tarafsız değildir, karşıt görüşlere yer vermemektedir, kötü uygulamaları örtbas etme eğilimi içindedirler.
Bundan başka, Kuran peygamber zamanında yazılmamıştır, eldeki Kuran en iyimser ihtimalle 4. nesil Kuran'dır, bundan önceki nüshalar yakılmıştır, Kuran ayetlerinin ilk kez yazıldığı parşömenler, hayvan derileri, kemikler, taşlar, ağaç kabukları bile İslam halifeleri tarafından çeşitli sebeplerle yakılmıştır.
Bu bilgiler ışığında İslam'a ait 9. yüzyıl öncesinden gelen tarafsız ve güvenilir bir kaynak olmadığını anlıyoruz.
Peki, Arap Yarımadasında İslam olgusu doğup büyürken, çevresindeki ülkelerde bu durum kayıt altına alınmış mıydı, İslam peygamberi hakkında herhangi bir olay rapor edilmiş miydi, günümüzde o tarihten İslami olmayan bir kaynaktan elimize ulaşan tarihi bir belge var mıdır ?
Bu başlıkta yabancı kaynaklardan İslam'ın ve İslam peygamberinin tarihi incelenecektir.
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|

22-08-2013, 04:43
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.551
|
|
Sevgili arkadaşlar,
Robert G. Hoyland Arabistan Yarımadasının ve yakın bölgesinin tarihi hakkında önemli araştırmalar yapmış ve kaynak olabilecek kitaplar yazmış bir Orta Doğu Antik Çağ ve İslam öncesi tarih uzmanıdır, profesörüdür.
Burada yazarın konu hakkındaki kitapları liste halinde görülebiliyor.
Kendisinin iki önemli kitabını tanıtacak olursak :
Robert G. Hoyland
Arabia and Arabs
From Bronze Age to the coming of Islam
Bu kitapta Bronz çağından İslam'a kadar Arabistan tarihi anlatılıyor.
Robert G. Hoyland
Seeing Islam as Others Saw It: A Survey and Evaluation of Christian, Jewish and Zoroastrian Writings on Early Islam
Bu kitapta İslam dışı kaynaklardan İslam'ın erken dönemi ve Muhammed peygambere bakış anlatılıyor.
Özellikle ikinci kitap İslam'ın doğuşu ve İslam peygamberinin yaşadığı dönemden günümüze kadar gelen islam dışı kaynakları inceliyor, ki; bu özelliği nedeniyle bu başlıkta bu kitapdan alıntılar yapacağız.
|
External References to Islam
by Peter Kirby (September 11, 2003)
Robert G. Hoyland in 1997 published an important book entitled Seeing Islam as Others Saw It: A Survey and Evaluation of Christian, Jewish and Zoroastrian Writings on Early Islam. This book contains background, commentary, and evaluation of over a hundred sources that may date between 630 CE and 780 CE, the formative period of Islam, and that refer to the growing phenomenon in either an incidental or purposeful context as an outsider. Unfortunately, the book is expensive and difficult to obtain. So I have excerpted the references themselves, placing them in chronological order, and I encourage the interested reader to buy or borrow Hoyland's book.
For reference, the migration of Muhammad from Mecca to Madinah, called the Hijrah (on which the Islamic calendar is based), dates to 622 CE. Muhammad died in 632 CE, or 11 AH, according to tradition. See this Brief Chronology of Muslim History for more information.
Table of Contents
1.Doctrina Jacobi (July 634)
2.Sophronius, Patriarch of Jerusalem (d. ca. 639)
3.Fragment on the Arab Conquests (post-636)
4.Maximus the Confessor (d. 662)
5.Thomas the Presbyter (wr. ca. 640)
6.Homily on the Child Saints of Babylon (640s?)
7.John, Bishop of Nikiu (640s or 690s)
8.Coptic Apocalypse of Pseudo-Shenute (644?)
9.Pope Martin I (649-655)
10.Isho'yahb III of Adiabene (d. 659)
11.Fredegar, a Frankish Chronicler (wr. 650s)
12.Trophies of Damascus (probably 661, possibly 681)
13.Sebeos, Bishop of the Bagratunis (wr. 660s)
14.A Chronicler of Khuzistan (wr. ca. 660s)
15.The Synod of 676
16.Arculf, a Pilgrim (fl. 670s)
17.George of Resh'aina (d. ca. 680)
18.Athanasius of Balad, Patriarch of Antioch (683-687)
19.John bar Penkaye (wr. 687)
20.Anti-Jewish Polemicists (ca. 640-697)
21.The Secrets of Rabbi Simon ben Yohai (post-680?)
22.Syriac Apocalypse of Pseudo-Ephraem (post-692?)
23.Syriac Apocalypse of Pseudo-Methodius (690s)
24.Anastasius of Sinai (d. ca. 700)
25.Hnanisho' the Exegete (d. 700)
26.Ad Annum 705 (October 705)
27.Jacob of Edessa (d. 708)
28.Coptic Apocalpyse of Pseudo-Athanasius (ca. 715)
29.Greek Daniel, First Vision (716-717)
30.The Vision of Enoch the Just (717)
31.Greek Interpolation of the Syriac Apocalypse of Pseudo-Methodius (ca. 720)
32.Patriarch Germanus (715-730)
33.Willibald (fl. 720s) and Other Pilgrims
34.John of Damascus (wr. 730s)
35.A Monk of Beth Hale and an Arab Notable (post-717)
36.A Maronite Chronicler (8th century)
37.Isho'bokht, Metropolitan of Fars (ca. 730-780)
38.Stephen of Alexandria (775-785)
39.Theophilus of Edessa (d. 785)
40.T'ung tien (published 801)
41.Life of Gabriel of Qartmin (d. 648, wr. 9th century)
42.Benjamin I, Patriarch of Alexandria (d. 665, wr. 9th century)
43.Bundahishn (redacted 9th century, original possibly late 7th century)
|
Alıntıdaki liste Robert G. Hoyland'ın "Seeing Islam as others saw it" (İslamı diğerlerinin gözüyle görmek) adlı kitabından derlenmiş bazı belgeleri ve tarihlerini göstermektedir. Bu belgelerde doğrudan İslam peygamberinin özelliklerinden bahsedilmese de, İslam'ın doğuşu ve yayılması sırasında meydana gelen olaylar hakkında bilgi verilmektedir. Konu ilerledikçe kitabın orijinalinden önemli bölümler tercüme edilerek bu başlıkta verilecektir.
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|

22-08-2013, 04:46
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.551
|
|
Sevgili arkadaşlar,
İslamın erken dönemlerindeki İslam dışı kaynaklarda Arap katliamları yer almış. Bu belgeler genellikle el yazması mektuplar ve günlüklerden oluşuyor. Kiliselerdeki Hıristiyan rahipler birbirleriyle yazışarak olayları aktarıyorlar. O dönemlerde tarih kullanımında dönemin önemli kişilerinin doğum yılı, tahta çıkış yılı, ölüm yılı, önemli bir savaşın tarihi başlangıç kabul edilerek o olaydan sonra geçen geçen yıl sayısı veriliyor. Örneğin, MÖ 323 yılında ölmüş olan Makedonyalı Büyük İskender'in ölümünden sonra 1000 yıl geçmiş bir tarihten sözedersek; günümüz takviminde 1000-323 = MS 677 yılına denk geliyor. Aşağıdaki alıntılardaki belgelerde Büyük İskender, Heraclius, Jesus (İsa) gibi önemli kişilerin ve olayların tarihleri başlangıç kabul edilerek tarih verilmiş, ancak tarihler yazar tarafından kullandığımız takvime çevrilmiş.
|
Kaynak : Robert G. Hoyland - Seeing İslam as others saw it
Sayfa 119
[...]
In the year 947 (635-36), indiction 9, the Arabs invaded the whole of Syria and went down to Persia and conquered it. The Arabs climbed the mountain of Mardin and killed many monks there in [the monasteries of] Qedar and Bnata. There died the blessed man Simon, doorkeeper of Qedar, brother of Thomas the priest.
|
635-636 yıllarında Araplar bütün Suriye'yi işgal etti, İran'a indi ve fethetti. Araplar Mardin dağını tırmandılar ve Qedar and Bnata'daki (manastırlardaki) rahipleri öldürdüler. Orada, Qedar'da mübarek adam Qedar'ın kapıcısı, rahip Thomas'ın kardeşi Simon'ı öldürdüler.[...]
Bu el yazması günlük, Heraclius'un yaşamındaki son yıla dek (yaklaşık 40 yıl) tutulmuş. Günlüğün ilerleyen metinlerinde İslamla ilgili aşağıdaki ilginç alıntı yer alıyor.
|
Kaynak : Robert G. Hoyland - Seeing İslam as others saw it
Sayfa 120
[...]
In the year 945, indiction 7, on Friday 4 February (634) at the ninth hour, there was a battle between the Romans and the Arabs of Muhammad (tayyiiye d-Mhmt) in Palestine twelve miles east of Gaza. The Romans fled, leaving behind the patrician bryrdn, whom the Arabs killed. Some 4000 poor villagers of Palestine were killed there, Christians, Jews and Samaritans. The Arabs ravaged the wholeregion.
|
634 yılında 4 Şubat cuma saat 9:00'da Filistin'de, Gazze'nin 12 mil doğusunda Romalılarla Muhammed'in (veya Mhmd) Arapları arasında savaş oldu. Romalılar Araplar tarafından öldürülen patrikleri ardında bırakarak kaçtı. Orada 4000 Filistinli fakir köylü, Hıristiyanlar, Yahudiler ve Samiriyeliler öldürüldü. Araplar bütün bölgeyi yakıp yıktı, harabeye çevirdi.
|
Kaynak : Robert G. Hoyland - Seeing İslam as others saw it
Sayfa 120
This is the first explicit reference to Muhammad in a non-Muslim source, and its very precise dating inspires confidence that it ultimately derives from first-hand knowledge. The account is usually identified with the battle of Dathin, which Muslim historians say took place near Gaza in the spring of 634.
|
Bu, Müslüman olmayan bir kaynaktan Muhammed hakkındaki ilk açık referanstır, ve verdiği tarihin ayrıntısı ilk elden doğru bilgi olduğu hakkında güven verir, Müslüman tarihçilerin söylediği 634 yılının baharında Gazze'nin yakınlarında gerçekleşmiş olan Dathin savaşını tanımlar.
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Konu Şüpheci Dinsiz tarafından (01-12-2018 Saat 07:59 ) değiştirilmiştir.
|

22-08-2013, 04:49
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.551
|
|
Sevgili arkadaşlar,
Gittikçe ilginçleşiyor.
|
Robert G. Hoyland - Seeing İslam as others saw it:
Sayfa 128
Sebeos is not, however, immune from error. In particular, he conflates the two Persian assaults of 615 and 626 into a single incident,
which results in his leapfrogging or misplacing the events of 616-25. The breakdown of the peace between Mu'awiya and Constans is dated to both the eleventh and the twelfth years of the latter's reign. And a number of descriptions are heavily influenced by Biblical conceptions and terminology, a notable example being the presentation of the beginning of the Arab conquests. 44 Despite these and a few other shortcomings, the novel and often accurate information in Sebeos means that he must be taken seriously.
What makes Sebeos especially interesting is that he is the first non-Muslim author to present us with a theory for the rise of lslam that pays attention to what the Muslims themselves thought they were doing.45
|
Alıntıda adı geçen Sebeos, Hıristiyan bir Ermeni rahiptir. Bölgede İslam dışı olup, erken İslam tarihi hakkında el yazması günlük tutan ilk kişidir. Sebeos, bazı savaşların tarihini karıştırmış olsa da (örneğin 615 ve 626'da gerçekleşmiş olan iki Pers savaşını tekmiş gibi anlatmıştır) yazar, hata yaptığını kabul etmekle birlikte olayları ele alış biçimi, ayrıntıcılığı, anlatma biçimi sebebiyle kendisinin ciddiye alınması gerektiğini düşünmektedir. Sebeos İslamın doğuşunun, ilerleyişinin sebeplerini kendince yorumlamıştır.
|
Robert G. Hoyland - Seeing İslam as others saw it:
Sayfa 128
In his view-and his source is stated as escaped prisoners-of-war-the Arabs had been awakened by some Jewish refugees and a merchant named Muhammad to a knowledge of the "living God who had revealed Himself to their father Abraham" and to an awareness of their descent from Abraham. The fifth-century church historian Sozomen, a native of Gaza, tells a similar story regarding the Arabs, how they had lapsed in their Abrahamic monotheism, but had heard once more of their true origin from the Jews and returned to the observance of Jewish laws and customs "up until the present day." Thus this genealogical lesson had cultic ramifications.46 But for the Arabs of Muhammad's time it also had, according to Sebeos, territorial implications:
Muhammad preached, saying:
"With an oath God promised that land to Abraham and his posterity after him forever ....
Now you, you are the sons of Abraham, and God will realise in you the promise made to Abraham and his posterity. Only love the God of Abraham, and go and take possession of your country which God gave to your father Abraham, and none will be able to resist you in battle, for God is with you."47
|
Sebeos'un Araplarla savaşta esir düşüp kaçmış esirlerden öğrendiğine ve kendi görüşüne göre Yahudi mülteciler ve Muhammed adlı bir tüccar tarafından "Yahudilerin babası İbrahim'e kendisini açıklayan bir yaşayan, var olan Tanrı" bilgisi İbrahimin soyundan gelen kişilere anlatılmış.
5. yüzyılda Gazze'nin yerlisi bir kilise tarihçisi Sozomen tarafından Araplarda İbrahimin tek tanrı inancının nasıl unutulduğunu, sonra nasıl tekrar Yahudi kurallarına dönüldüğünü, bunun kaynağının hep Yahudiler olduğuna ilişkin benzer bir hikaye anlatılmış.
Sebeos'a göre, Muhammed'in Araplarının zamanında bölgede şunlar oluyormuş:
Muhammed, vaazında şunları söylemiş:
"Tanrı yemin ederek İbrahime ve soyuna sonsuza kadar bu ülkeyi vaadetti.
Şimdi siz, İbrahimin oğulları olan sizler, ve Tanrı İbrahime ve soyuna verdiği sözü size (sizin zamanınızda) tutacak.
Yalnızca İbrahimin Tanrısını sevin, ve Tanrının babanız İbrahime verdiği ülkenizin sahipliğini gidip alın, ve Tanrı sizinle olacağı için savaşta kimse size karşı koyamayacak."
--/--
Çok enteresan değil mi ?
Bu bildiğimiz, hani şu Yahudileri katleden, mallarını talan eden, arazilerine konan, karılarını çocuklarını pazarda satan Muhammed peygamber mi ?
|
Echoes of this reconstruction are found in a mid-eighth-century Syriac chronicle:
This, Muhammad, while in the age and stature of youth, began to go up and down from his town of Yathrib to Palestine for the business of buying and selling. While so engaged in the country, he saw the belief in one God and it was pleasing to his eyes.49 When he went back down to his tribesmen, he set this belief before them, and he convinced a few and they became his followers. In addition, he would extol the bountifulness of this land of Palestine, saying: "Because of the belief in one God, the like of this good and fertile land
was given to them." And he would add: "If you listen to me, abandon these vain gods and confess the one God, then to you too will God give a land flowing with milk and honey." To corroborate his word, he led a band of them who were obedient to him and began to go up to the land of Palestine plundering, enslaving and pillaging. He returned laden [with booty] and unharmed, and thus he had not fallen short of his promise to them.
|
Bu el yazmasının rekonstrüksiyonu (onarılmışı, yeniden oluşturulmuşu) orta sekizinci yüzyıl Süryani günlüklerinde bulunabilir:
Bu, Muhammed, gençlik yıllarında kasabasından çıkarak alış veriş (ticaret) işleri için Filistin'den Yathrib'e bir aşağı bir yukarı gitmeye başladı. Bu işlerle meşgulken tek Tanrı inancını gördü ve bu gözüne hoş gözüktü. Kendi kabilesine döndüğünde onlara bu inancı anlattı, bir kaç kişi ikna oldu, ona inandı ve müridi oldu. Ayrıca, Filistin topraklarının yüce ve bereketli olduğunu anlatıp "tek Tanrı inancının gereği olarak bu ve benzeri güzel, bereketli toprakların kendilerine verileceğini" söyledi. "Eğer beni dinlerseniz, kibirli işe yaramaz Tanrıları terk edip tek Tanrı olduğunu itiraf ederseniz, Tanrı size de içinde süt ve bal akan bir ülke verir" diye ekledi. Sözünü tutmak için kendisine itaat eden bir çete oluşturdu ve yukarı, Filistin'e doğru giderek yağma, köleleştirme ve talana başladı. Yaralanmadan ve ganimet yüklü olarak döndü, ve böylece verdiği sözü tutmuş oldu.
--/--
Muhammed peygamber yola Yahudi inancıyla başlamış, Yahudilere vaadedilen topraklar ve ganimetler için mürit bulmuş, daha ortada İslam yok.
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|

22-08-2013, 04:50
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.551
|
|
Sevgili arkadaşlar,
Devam ediyorum.
|
Robert G. Hoyland - Seeing İslam as others saw it:
Sayfa 130
That religion and conquest went hand in hand in Muhammad's preaching is clear from many passages in the Qur'an which command: " Fight those who do not believe in God and the Last Day ... until they pay tribute" (ix.29) and the like. But there is also an indication that the lands which they were about to conquer were their inheritance: "He made you heirs to their land (of the "people of the Book") and their dwellings and to a land which you have not yet trodden (xxxiii.27)
|
Bu din ve fetih, Kuran'da açık olan "Tanrıya ve ahiret gününe inanmayanlarla haraç verinceye kadar savaşın" (ix.29) gibi emirlerin Muhammed taafından vaaz edilmesi ile kol kola gitti, öyle de oldu. Ve fethetmek üzere oldukları toprakların onların mirası olduklarının bir göstergesi daha vardı : "Sizi (kitap ehlini), onların henüz ayak basmadığınız topraklarına ve yurtlarına varis kıldı" (xxxiii.27).
Bu alıntıda ilk kez Allah adı geçiyor.
|
Robert G. Hoyland - Seeing İslam as others saw it:
Sayfa 131
And Arab generals are heard to justify their invasion to their Byzantine and Persian counterparts by saying that the lands were promised
to them by God ( maw'iid Allah). 51 It is easy to see how the Muslims might portray their conquests as the taking of what was rightfully
theirs, but it is less obvious why Christian sources would do so. The Bible has Ishmael father many offspring who are to become a great
nation (Genesis xvii.20, xxi.13), but there is no specific mention of an inheritance.
|
Arap generaller Bizans ve Pers topraklarının Tanrı tarafından (Allah) vaad edilmiş topraklar olduğunu ve rakiplerini işgal etmelerinin hak olduğunu duymuş oldular. Dolayısıyla Müslümanların işgalleri, talanları yaparken kendilerini nasıl haklı gördüklerini anlamak kolaydır, çünkü onlara göre işgal ettikleri o topraklar, mallar zaten miraslarıydı, kendilerinindi. Fakat Hıristiyan kaynaklarında neden böyle yaptıkları daha az açıktır. İncilde İsmail'in babasının soyundan bir çok neslin yetişeceğini, bunların büyük bir ulus oluşturacağını söyler (Genesis xvii.20, xxi.13), fakat özellikle böyle bir vaadden, mirastan bahsedilmez.
--/--
Sebeos bu metinleri yedinci yüzyılın ortalarında oluşturmuştur. Araplara verdiği vaazların Kurandaki ayetlerle aynı, veya paralel olduğuna işaret eder. Sebeos Ermeni olduğundan, Arapların Ermenistan'ı işgaline şiddetle karşıdır. Bu yüzden özellikle bu konuya eğilmiştir. Arapları İncilde Dainel'de (vii.7) geçen 4. şeytana-canavara benzetir, işgalleri de "İsmailoğullarının korku-terör işgalleri", Ermenistan'ı işgal eden komutanı ise "Deccalin en büyük müttefiki" olarak nitelendirir.
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|

22-08-2013, 04:52
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.551
|
|
Sevgili arkadaşlar,
Arapların yaptığı hunharca bir katliam anlatılıyor.
|
Robert G. Hoyland - Seeing İslam as others saw it:
Sayfa 262
For the rest of the passage the Arabs are portrayed simply as plunderers and their acts are described in particularly vivid and detailed
terms:
They take the wife away from her husband and slay him like a sheep. They throw the babe from her mother and drive her into slavery; the child calls out from the ground and the mother hears, yet what is she to do? And so it is trampled under the feet of the horses, camels and infantry .... They separate the children from the mother like the soul from within the body, and she watches as they divide her loved ones from off her lap, two of them to go to two masters, herself to another .... Her children cry out in lament, their eyes hot with tears. She turns to her loved ones, milk pouring forth from her breast: "Go in peace, my darlings, and may God accompany you." 10
The concentration on killing and enslavement and the absence of references to acts of oppressive government beyond the introduction of taxation have led scholars to favour a date of composition soon after the first bout of conquests, ca. 640. 11 However, that the Arabs took large numbers of captives was remembered vividly by, and indeed continued to affect the lives of, non-Muslims into the eighth century
|
Pasajın kalanında Araplar yağmacı olarak tasvir ediliyor ve olaylar canlı yayın gibi detaylı terimlerle anlatılıyor :
"Kadını kocasının yanından uzaklaştırdılar ve onu koyun gibi doğradılar. Annesinden çocuğunu alıp yere attılar, onu köleleştirdiler; çocuk yerde ağlayarak annesini çağırıyordu annesi de onu duyuyordu, ancak ne yapabilirdi ki ? Çocuk atların, develerin, piyadelerin ayakları altındaydı. Çocukları annesinden ruhu bedenden ayırır gibi ayırdılar, ve anne sevgili çocuğunun kucağından alınmasını izledi, kendisi başka sahibe, çocuğu başka sahibe verildi, çocukları ağıt yakarak ağladı, gözleri gözyaşlarıyla doluydu ve kızarmıştı, Anne sevgili çocuklarına döndü, 'huzur içinde gidin canlarım, Tanrı sizinle olsun' dedi."
Arapların öldürme ve köleleştirme üzerine yoğunlaşmış olmaları, geçmişte baskıcı bile olsa vergi sistemi olan bir devlet anlayışına sahip olmayışları, alimleri ilk fetih yılı olan 640'dan itibaren devlet sistemini düşünmeye itmiştir. Araplar çok sayıda köleleştirme yapmışlardı ve sekizinci yüzyılda Müslüman olmayanların yaşamları olumsuz etkilenmeye devam edecekti.
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|

22-08-2013, 04:55
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.551
|
|
Sevgili arkadaşlar,
İslam tarihinde 4 halife dönemi (Ebubekir - Ömer - Osman - Ali) diye anlatılan ve hakkında çokça hadis vesaire olan olaylar bakınız Müslüman olmayan kişilerce nasıl rapor edilmiş :
|
Robert G. Hoyland - Seeing İslam as others saw it:
Sayfa 394
AD ANNUM 705: A report giving information about the kingdom of the Arabs, and how many kings there were from them, and how much territory each of them held after his predecessor before he died.
Mhmt came upon the earth in 932 of Alexander, son of Philip the Macedonian (620-21); then he reigned 7 years.
Then there reigned after him Abu Bakr for 2 years.
And there reigned after him 'Umur for 12 years.
And there reigned after him 'Uthman for 12 years, and they
were without a leader during the war of $iffin ($eje) for 5~years.
Thereafter Ma'wiya reigned for 20 years.
And after him IzTd the son of Ma'wiya reigned for 3~ years.
{In margin: and after lzTd for one year they were without a leader}
And after him 'A bdiilmalik reigned for 21 years.
And after him his son Walld took power in AG 1017, at the
beginning of first Tishrln (October 705). 25
|
Osman'dan sonra Ali ile Muaviye arasında geçtiği bilinen Siffin savaşı süresince, 5 yıl süreyle kral olmadığı belirtilmiş.
|
Robert G. Hoyland - Seeing İslam as others saw it:
Sayfa 395-396
AD ANNUM 724: A notice of the life of M}:tmt the messenger ( r ... a) 28 of God, after he had entered his city and three months before he entered it, from his first year; and how long each king lived who arose after him over the Muslims once they had taken power; and how long there was dissension (ptna) 29 among them. Three months before Mhmd came.
And Mhmd lived ten years [more].
And Abu Bakr bar Abu Quhafa: 2 years and 6 months.
And 'Umar bar Kattab: 10 years and 3 months.
And 'Uthman bar 'Afan: 12 years.
And dissension after 'Uthman: 5 years and 4 months.
And Ma'wiya bar Abu Syfan: 19 years and 2 months.
And lzid bar Ma'wiya: 3 years and 8 months.
And dissension after lzid: 9 months.
And Marwan bar I:Iakam: 9 months.
And 'Abdalmalik bar Marwan: 21 years and 1 month.
Walfd bar 'Abdalmalik: 9 years and 8 months.
And SUlayman bar 'Abdalmalik: 2 years and 9 months.
And 'Umar bar 'Abdal'azTz: 2 years and 5 months.
And lzTd bar 'Abdalmalik: 4 years and 1 month and 2 days.
The total of all these years is 104, and 5 months and 2
days.30
|
Burada da Osman'dan sonra 5 yıl 4 ay süresince anlaşmazlık olduğu belirtilmiş.
|
Robert G. Hoyland - Seeing İslam as others saw it:
Sayfa 397-398
AD ANNUM 775: An account of how the generations and races and years were from Adam until today .... We therefore begin our discourse from the beginning of Creation:34
Maurice, 27 years and 6 months; Phocas, 8 years; Heraclius, 24 years.
In 930 of Alexander, Heraclius and the Romans entered Constantinople, and M"Qmt and the Arabs went forth from the south and entered the land and subdued it.
The years of the Muslims and the time when they entered Syria and took power, from the year 933 of Alexander, each of them by name, are as follows: Mhmt, 10 years; Abu Bakr, one year; 'Umar, 12 years; 'Uthman, 12 years; and without a king, 5 years; Ma'wiya, 20 years; Yazid, his son, 3 years; and without a king, 9 months; Marwan, 9 months; 'Abdalmalik, 21 years; Walid, his son, 9 years; Sulayman, 2 years and 7 months; 'Umar, 2 years and 7 months; Yazid, 4 years and 10 months and 10 days.
And in the year 1035, which is year 105 of the Arabs, Hisham son of 'Abd al-Malik took power in the month of latter Kanun (January).
And in the year 1054 Hisham died and WalTd son of Yazid took power and he was killed. And after him there arose Marwan son of Mhmt.
And in the year 128 of the Arabs he (Marwan) destroyed Hims.
And in the year 129 he marched against Dahhak the Haruri.
And in the year 130 of the Arabs he marched against the Wearers of Black ( msawwede, i.e. Abbasids) and was defeated by them and fled, and in Egypt he was killed by the general Abu 'Awn. And in this year Abu 1-'Abbas son of Mhmt the Hashim! took power.
And in the year 1065 'AbdAllah son of Mhmt, his brother, took power.
And in the year 133 the city Circesium was destroyed by Abu Nasr, and in this year all the cities of Mesopotamia were destroyed.
And in the year 1087 in the month of latter Tishrin Mhmt al-Mahdi, his son, took power.36
|
Burada da Osman'dan sonra 5 yıl kralsız geçtiği belirtilmiş.
--/--
Bu belgeleri okuduktan sonra şöyle bir yorumda bulunsam yanlış yapmış olmam kanımca :
İslamdan önce başlamış olan Haşimoğulları, Emevioğulları çekişmesi Muhammed peygamberin liderliğinde dahi varlığını sürdürmüştür. Haşimoğullarının lideri Muhammed peygamberdir, Emevioğullarının lideri Ebu Süfyan'dır. Ebu Süfyan, Muhammed peygamberin başarısız olması için elinden geleni yapmıştır. Örneğin, Ebu Süfyan'ın karısı Hind, Hamza'nın kalbini söküp yiyecek kadar nefret doludur. Her nasılsa Ebu Süfyan aşireti İslam'a ısındırılır, oğlu Muaviye Muhammed peygamberin vahiy katipliğine gelir, uzatmayayım, can düşmanları can ciğer kuzu sarmasına dönüşüverir. Emevioğulları'nın ganimet pastasının büyüklüğünü görüp pay almaması söz konusu olamazdı sonuçta.
İşte İslam devletinin geleceğini etkileyecek olan olaylar bundan sonra başlar. Peygamberin ölümünden sonra önce Ömer'in ve Emevioğullarının desteğiyle Ebubekir, sonra Ebubekir ve Emevioğullarından Osman'ın desteğiyle Ömer, doğal olarak Ömerin desteğiyle Emevioğlu Osman halife olur. Böylece, saltanat sinsi ayak oyunlarıyla onyıllardır Haşimioğullarıyla husumet içinde olan Emevilere geçer. Ne var ki, Osman döneminde adam kayırmacılık, keyfi uygulamalar, İslam'dan uzaklaşmalar olur. Osman, Ali'nin korumasına rağmen öldürülür. Emevioğlu Muaviye, Aişe ile işbirliği yapar ve Osman'ın öldürülmesinden Ali'yi sorumlu tutarak isyanlar tertiplerler. 656'da Ali ile Aişe arasında Cemel savaşı olur, Ali kazanır. 657'de Ali ile Muaviye arasında Sıffın savaşı gerçekleşir, Muaviye'nin ordusunun Kuran sayfalarını mızraklarına taktığı savaştır bu. Ali Kuran'a saygısızlık etmemek için geri çekilir. Hekem atansa da, müzakereler yapılsa da faydası olmaz, bu savaşın galibi olmaz. Daha sonra Ali, Emeviler tarafından desteklenen Hariciler denen aşırı dindar bir grup tarafından öldürülür.
Olan biten, Osman'la saltanatı ele geçirmiş olan Emevioğullarının halifeliği Ali'nin elinden geri almaya çalışmasından başka birşey değildir. Bütün iç savaşlar, isyanlar, müzakereler hep Emevioğulların sinsi planlarıdır ve bu plana Ebubekir, kızı Aişe, Ömer, kızı Hafsa, Osman, Ebu Sufyan, Muaviye dahildir. Zaten, Ali'nin öldürülmesinden sonra halifeliği ele geçiren Muaviye, -bir daha halifelikte hak iddia edememeleri için- Ali'nin tüm soyunu ketlettirmiştir.
Bu olaylar olurken İslam, Allah, Muhammed kimsenin umurunda olmamıştır. Olan biten tamamen saltanat ve ganimet savaşıdır.
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|

24-08-2013, 22:06
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jan 2012
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 834
|
|
Muhammedin yaşadığı kesindir tersini söyleyeni kaale bile almam.
Hem şii hem sunni kaynaklarında olaylar hakkında sadece ufak farklı şeyler anlatırlar.
Başka tarihi kaynaklarında benzer anlatışı zaten kesin çürütüyor.
insan olsak yeter
|

28-08-2013, 11:19
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 14 Sep 2012
Mesajlar: 14
|
|
http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/ha...uyandirdi.html
Bilmiyorum daha önce bu yazıyı göreniniz oldu mu? Çok ciddi iddialar var: Kuran'ın orijinal nüshaları, Hz. Muhammed'e ait orijinal mektupların Topkapı'da bulunduğu gibi iddiaları var adamların!
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:19 .
|