Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dinlerden Özgürlük > Özgür Düşünce Platformu > Deizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #141  
Alt 13-04-2013, 15:29
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.545
Standart

Sevgili nighteagle,

Başlığınızı "Felsefe-Psikoloji" başlığına taşıdım.

Ben de bir Deist olarak Deizm hakkındaki görüşlerimi bu başlıkta yazmıştım. Okumak isteyebilirsiniz.

Sevgiler

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #142  
Alt 24-12-2013, 15:58
EcemRng - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
EcemRng EcemRng isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2013
Mesajlar: 163
Standart

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bir deistin vermesi gereken cevaplar şunlar olmalıdır:

1) Tanrının insana ihtiyacı var mıdır (egosunu tatmin etmek bile olabilir)?
2) insanın Tanrıya ihtiyacı var mıdır?
3) Evreni yaratan Tanrı ise, bu Tanrı evrenin içinde midir, dışında mıdır?
4) Akıl, mantık ve bilimle çözemediğimiz her olguyu tanrıya mı mal etmeliyiz yoksa ısrarla çözmeye mi çabalamalıyız?

teşekkürler...
Cevaplar her deiste göre farklılık gösterebilir bununla beraber kendi aklımdaki cevapları vereyim. Tanrının varlığı durumunda;

1. Var. Belki insana değil fakat insanın var olmasına ihtiyacı var, ve tüm canlıların, herşeyin. Bu soru ışığın yol almak için vakuma ihtiyacı var mı demeye benziyor biraz da. Eğer siz bir bilinçseniz bir yerlerde yansımadan süisidal bir hal almaz mıydınız? Ya da kendinizi limitsiz potansiyelinizle mutlak yanlız ve izole olan bir bilinç yerine koyun, ne yapardınız? "Ego tatmini" dediğiniz zaman "şeytani" gelebiliyor kulağa, fakat egonuzun gerçekliğini farkına varmadan rasyonel eylemlerde de bulunamazsınız. Egonuzu farkına varmadan iyiliğin ya da güzelliğin ne olduğunu idrak edemezsiniz. Çünkü her canlı birer egodur zaten sözcük manası da "one's self". Bu tatmin ille materyal sahibi olma şeklinde düşünülmemeli.

2. Tabi ki var, düşünen bir insan tanrı olmadan fundamental düzeyde doyuma ulaşamaz. Sosyal yapılar ise geçici olup serbest bakış açısınca ilüzyon olarak adlandırılabilir, dolayısıyla öznelliği toplumsal statü ile tatmin yolunu seçmek mantıksal bir yaklaşım değil, daha anlamlı ve stabil birşeyler olmalı. Çekilen acıların ve haksızlıkların ise boşuna olmadığını ümit etmekte bir problem görmüyorum.

3. Cevap veremeyecegimiz bir soru, fakat Tanrı'nın fiziksel bir obje olduğundan söz edilebileceğini sanmıyorum.

4. Akıl, mantık ve bilimle çözülemeyecek bir olgu yok açıkçası. Sadece gelişen/evrilen zihinsel süreçte bir noktadayız. 10000 yıl sonraki uygarlıklar bugünlerde asla bilemeyeceğimiz, tahmin dahi edemeyeceğimiz kavramları bilip idrak edebilecekler. Fakat asıl soru her zaman var olacak; "neden?".

Deizm'i dinlerden ayıran rasyonelizm, samimiyetizm gibi etmenleri de denkleme katabilirsiniz

agnostik-deist
Alıntı ile Cevapla
  #143  
Alt 24-12-2013, 22:17
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Teolojik bir durus olarak, bir deistin tanriya "yok" diyememesi, genelde;

Akilciligin kendini inandirmasi mi?

Mantik olarak (bilimdisi) akilci yurutulen bir mantik mi?-Akilli tasarimcilik/programlayicilik v.s.

Gozlem olarak; Aklin olan bir fenomen ile ozdeslestirmesi mi?

Yoksa, gercegin ne oldugunun akil ile inanilarak dogrulanmasinin verdigi gozlem mi?

Yoksa aklin bilincalti ve sartlanmis ve sorgulanmayan klasik "bunca duzen sistem bir yaraticisiz olamaz" akilciliginin, yaraticinin yaratani kisir dongusunu algilayamamasi mi?

Ya da zamansal yaratim onceligindeki alginin, akil tatmini icin bir yeren bir yaraticidan baslamasi mi?

Son bir konu olarak;

Bir deiste teolojik durus olarak "tanri yoktur" dedirtmeyen nedir? Denir ise ne gibi bir sorun diyence algilanir?

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #144  
Alt 24-12-2013, 23:55
EcemRng - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
EcemRng EcemRng isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2013
Mesajlar: 163
Standart

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Teolojik bir durus olarak, bir deistin tanriya "yok" diyememesi, genelde;

Akilciligin kendini inandirmasi mi?
Deizm inanma isteğinden çok düşünsel bir sonuç olduğundan bu açılım pek doğru değil. Kendini inandırma gibi bir kavram en azından bana yabancı açıkçası.

Mantik olarak (bilimdisi) akilci yurutulen bir mantik mi?-Akilli tasarimcilik/programlayicilik v.s.
Öyle denebilir. Sonuç olarak bilim "nasılları" açıklıyor, deizm "nedenleri" açıklamada mantığın ön plana çıktığı bir araç olarak görülebilir.

Gozlem olarak; Aklin olan bir fenomen ile ozdeslestirmesi mi?
Bilimsel açıdan örneğin aklın (ya da herhangi birşeyin) gerçekte ne olduğu konusunda hüküm verilemez, sadece "şeylerin" işlevselliğine/niteliğine açıklayıcı bir isim verilir. Deizm bu sebeple her türlü fenomeni tek bir kaynağa bağlayaraktan (Tanrı, Supreme Being vs.) olanı görmek ve idrak ettiğine şahit olmak gibi bir anlayışa sahip. Bunun sebebi en temel düzeyde objelerin ya da fiziksel kuvvetlerin kendilerini nitelemesi düşüncesinin mantık dışı görülmesidir.

Yoksa, gercegin ne oldugunun akil ile inanilarak dogrulanmasinin verdigi gozlem mi?
Dediğim gibi akıl ile inanılarak değil de, akıl ile düşünülerek. Doğrulama gözlemden sonra geliyor.

Yoksa aklin bilincalti ve sartlanmis ve sorgulanmayan klasik "bunca duzen sistem bir yaraticisiz olamaz" akilciliginin, yaraticinin yaratani kisir dongusunu algilayamamasi mi?
Deizm'de orijinlerin sahibi varlığın fiziksel bir obje/kuvvet olarak nitelendiği söylenemez. Dolayısıyla yaratıcının yaratanı gibi bir problemle fazla karşılaşılmıyor. Bilincin şartlanmış olduğu olguların ise dualiteleri tanıyabilme üzerine kurulu olduğu anlayışı mevcut.

Ya da zamansal yaratim onceligindeki alginin, akil tatmini icin bir yeren bir yaraticidan baslamasi mi?
Yaratılma deizm'de tartışmaya son derece açık bir mevzu, fiziksel realitenin Tanrı'yla beraber her zaman var olduğunu savunan pek çok fikir var örneğin. Ya da Tanrı'nın nasıllığı konusunda "God of being" değil de, "God of becoming" türevinde düşünceler var evrilen bir realiteyi açıklamada kullanılan vs.

Son bir konu olarak;

Bir deiste teolojik durus olarak "tanri yoktur" dedirtmeyen nedir? Denir ise ne gibi bir sorun diyence algilanir?
Tanrı/üstün varlık vardır demek en basit açıklama öncelikle. Zira realite, belirli şekilde karakterize olmuş bir yapı, kurallar dahilinde işlevsellik gösteriyor. Felsefi açıdan bakacak olursan eğer, bir "söz" yok ise, bir anlayış ta olamaz. Anlayışın olmadığı bir ortamda herhangi bir "sistem" ya da "pattern"dan bahsetmek mümkün değil. Oysa bir sistem var olup, buna şahit olan anlayış da var. Dolayısıyla mantık tüm bu orijinlerin kaynağı olan bir varlık olması gerektiğini söylemektedir.

Tanrı yoktur dediğiniz zaman, en temel düzeyde fiziksel realitenin neden olduğu şekilde var olduğuna açıklık getirmeniz, ve bunun bir şekilde sağlamasını yapmanız gerekir. "Neden?" sorusunun cevabı verilmediği sürece Tanrı var olmaya mahkum diyebiliriz. Ki bu cevap verildiği zaman zaten varlığının kavranma ihtimali çok yüksek. Şayet tanrı yok ise dahi, "tanrı yoktur" anlayışını var eden dahi bir tanrı olmak zorunda. Çünkü mantık daima "neden"i görmek ister. Daha kısa bir deyişle geçerli (valid) kavramlar dahilinde; nedensizlik = mantıksızlıktır. Deist için mantık, Tanrı'nın en basit ve en ağır kanıtı olarak nitelenebilir.

agnostik-deist
Alıntı ile Cevapla
  #145  
Alt 25-12-2013, 01:43
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

EcemRng´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Deizm inanma isteğinden çok düşünsel bir sonuç olduğundan bu açılım pek doğru değil. Kendini inandırma gibi bir kavram en azından bana yabancı açıkçası.



Öyle denebilir. Sonuç olarak bilim "nasılları" açıklıyor, deizm "nedenleri" açıklamada mantığın ön plana çıktığı bir araç olarak görülebilir.



Bilimsel açıdan örneğin aklın (ya da herhangi birşeyin) gerçekte ne olduğu konusunda hüküm verilemez, sadece "şeylerin" işlevselliğine/niteliğine açıklayıcı bir isim verilir. Deizm bu sebeple her türlü fenomeni tek bir kaynağa bağlayaraktan (Tanrı, Supreme Being vs.) olanı görmek ve idrak ettiğine şahit olmak gibi bir anlayışa sahip. Bunun sebebi en temel düzeyde objelerin ya da fiziksel kuvvetlerin kendilerini nitelemesi düşüncesinin mantık dışı görülmesidir.



Dediğim gibi akıl ile inanılarak değil de, akıl ile düşünülerek. Doğrulama gözlemden sonra geliyor.



Deizm'de orijinlerin sahibi varlığın fiziksel bir obje/kuvvet olarak nitelendiği söylenemez. Dolayısıyla yaratıcının yaratanı gibi bir problemle fazla karşılaşılmıyor. Bilincin şartlanmış olduğu olguların ise dualiteleri tanıyabilme üzerine kurulu olduğu anlayışı mevcut.



Yaratılma deizm'de tartışmaya son derece açık bir mevzu, fiziksel realitenin Tanrı'yla beraber her zaman var olduğunu savunan pek çok fikir var örneğin. Ya da Tanrı'nın nasıllığı konusunda "God of being" değil de, "God of becoming" türevinde düşünceler var evrilen bir realiteyi açıklamada kullanılan vs.



Tanrı/üstün varlık vardır demek en basit açıklama öncelikle. Zira realite, belirli şekilde karakterize olmuş bir yapı, kurallar dahilinde işlevsellik gösteriyor. Felsefi açıdan bakacak olursan eğer, bir "söz" yok ise, bir anlayış ta olamaz. Anlayışın olmadığı bir ortamda herhangi bir "sistem" ya da "pattern"dan bahsetmek mümkün değil. Oysa bir sistem var olup, buna şahit olan anlayış da var. Dolayısıyla mantık tüm bu orijinlerin kaynağı olan bir varlık olması gerektiğini söylemektedir.

Tanrı yoktur dediğiniz zaman, en temel düzeyde fiziksel realitenin neden olduğu şekilde var olduğuna açıklık getirmeniz, ve bunun bir şekilde sağlamasını yapmanız gerekir. "Neden?" sorusunun cevabı verilmediği sürece Tanrı var olmaya mahkum diyebiliriz. Ki bu cevap verildiği zaman zaten varlığının kavranma ihtimali çok yüksek. Şayet tanrı yok ise dahi, "tanrı yoktur" anlayışını var eden dahi bir tanrı olmak zorunda. Çünkü mantık daima "neden"i görmek ister. Daha kısa bir deyişle geçerli (valid) kavramlar dahilinde; nedensizlik = mantıksızlıktır. Deist için mantık, Tanrı'nın en basit ve en ağır kanıtı olarak nitelenebilir.
Dedigim gibi sadece deizmin temelinde deist dusunceyi ogrenmek icin sordum, o yuzden deizmin sorununu degerlendirmeyecegim.

Yalniz, ben genelde konu ve kavramlara bilimsel bilissel ve bilgisel temelde baktigimdan, sunu soracagim.

Teolojik temeli bir tarafa birakir da, bilimin bilimsel temelini ele alirsak; bilimin bilimselligi gozlemden baslar ve gozlem olmasi icinde ortada bir fenomen olmasi gerekir.

Fenomen yok ise gozlem de bilimsellikte yoktur.

Bu temelde, ozdeslesme ve de aklin dogrulayarak gerceklestirmesi disinda; Tanri diyebilecegimiz bir fenomenin kendi basina mantiksal olabilirlik olma olasiligi var midir?

Varsa nasil?

Sorum akilcilik yada teolojinin varlik temelinde degil, bilimin bilimsel temelinde.

Buradaki bilimselin farki SOMUTTAN SOYUTA GITMEKTIR. Akil ise SOYUTTAN SOMUTA GIDER.

Yani once tanriyi akilda tanrilastirir ve sonra somuta indirger.

Bilim ise once gozlemler ve sonra akil ile teorisini ya da olgusunu ortaya koyar. Bu temelde olgu tum insanoglunu kapsar ve gozlemsel yanlislanabilir olanagina sahipken, aklin gercekleyerek dogruladigi, sadece dogrulayan icin gecerlidir ve yanlislanamaz.

Bu temelde deizmin bilimselligini degerlendirir misin?

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #146  
Alt 26-12-2013, 04:43
EcemRng - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
EcemRng EcemRng isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2013
Mesajlar: 163
Standart

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dedigim gibi sadece deizmin temelinde deist dusunceyi ogrenmek icin sordum, o yuzden deizmin sorununu degerlendirmeyecegim.

Yalniz, ben genelde konu ve kavramlara bilimsel bilissel ve bilgisel temelde baktigimdan, sunu soracagim.

Teolojik temeli bir tarafa birakir da, bilimin bilimsel temelini ele alirsak; bilimin bilimselligi gozlemden baslar ve gozlem olmasi icinde ortada bir fenomen olmasi gerekir.

Fenomen yok ise gozlem de bilimsellikte yoktur.

Bu temelde, ozdeslesme ve de aklin dogrulayarak gerceklestirmesi disinda; Tanri diyebilecegimiz bir fenomenin kendi basina mantiksal olabilirlik olma olasiligi var midir?

Varsa nasil?

Sorum akilcilik yada teolojinin varlik temelinde degil, bilimin bilimsel temelinde.

Buradaki bilimselin farki SOMUTTAN SOYUTA GITMEKTIR. Akil ise SOYUTTAN SOMUTA GIDER.

Yani once tanriyi akilda tanrilastirir ve sonra somuta indirger.

Bilim ise once gozlemler ve sonra akil ile teorisini ya da olgusunu ortaya koyar. Bu temelde olgu tum insanoglunu kapsar ve gozlemsel yanlislanabilir olanagina sahipken, aklin gercekleyerek dogruladigi, sadece dogrulayan icin gecerlidir ve yanlislanamaz.

Bu temelde deizmin bilimselligini degerlendirir misin?
Aslında deizm kavram olarak çok basit.

Deizm'in en çocukça anlatımı, "why anything? <> godiddit". En temel seviyede bu. Fakat "tanrı" kavramına girildiği zaman uçsuz bucaksız fikirler ve ideolojiler ister istemez meydana çıkıyor.

Deizm bilimsel bir olgu olmaktan ziyade bilişsel bir olgu. Deizmi var eden salt mantık olduğundan bilimsel bir çerçevede ne şekilde değerlendirilebilir bilemiyorum, çünkü bilim temelde sadece bir reverse-engineering. Mantık ise sorgulama ve sebep arama, yani mantık reverse-engineering'i bir kavram olarak ele alıp sorgulayabilecek kapasitede bir mekanizma, akıldan ziyade. Yani 'Reverse-engineering'in dahi varlığını sorgulayan bir mekanizma. Akıl ve mantık kesinlikle aynı şey değil.

Mantık aslında çok düz olarak giriş-gelişme-sonuç şeklinde resim çiziyor. Gelişmeye şahit olduğu için giriş ve sonuca tanrı adını veriyor, deizm kısaca bu. Fakat dünyanın güneşin çevresinde dönmesi gibi, mantıki gerçekler de olgu olarak nitelendirilmek durumundadır, yani objektiftir. Bu yüzden deizm deistler tarafından objektif bir kavram olarak nitelendirilir (ie, objektivizm), 2. adına da "doğal inanç" koymuşlar zaten; "God gave us reason, not religion". Bilim mantıkla paralel bir yapı olmadığından sadece somut kanıtlarla ilgileniyor, nedir ve nasıldır. Biliş ise nedir ve nedendir dediği zaman ayrışma gerçekleşiyor. Bu yüzden deizm'in bilimsel bir perspektiften irdelenebileceğini sanmıyorum. En fazla bir Einstein alıntısı verebilirim ;

Evrendeki esrar perdesine karşı olan duyarlılığım, en güzel ve en derin tecrübem. Gerçek bilimin de tetikleyicisi bundan başkası değil. Benim için, bu duygu kendisine yabancı olan, bilinmeyeni merak etmekten ve bundan mest olmaktan, devamında saygıyla doğrulmaktan aciz bir kimsenin, ölüden farkı yoktur. Körelmiş benliklerimizin, sadece en saf halinde kavrayabildiği, evrende kendini en yüce bilgelik ve en parlak güzellik olarak gösteren, asla idrak edemeyeceğimiz o varlığın gerçekten var olduğunu bilmek, gerçek inancın en ortasındadır.

agnostik-deist
Alıntı ile Cevapla
  #147  
Alt 26-12-2013, 04:57
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

EcemRng´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Aslında deizm kavram olarak çok basit.

Deizm'in en çocukça anlatımı, "why anything? <> godiddit". En temel seviyede bu. Fakat "tanrı" kavramına girildiği zaman uçsuz bucaksız fikirler ve ideolojiler ister istemez meydana çıkıyor.
Burada bir sabitlik yok mu? Neden thing in sadece any si soruluyor da nothing'i sorulmuyor?

Kavramsal bilgi olarak aslinda hersey negatiften doguyor. Yani gozlemini algiladigin !? isaretleri negatiftir ve sen onu "var" temelinde pozitive donusturursun.

O yuzden algi pozitiftir. Iste algiyi uyaran sey ise negatiftir.

Deizm bilimsel bir olgu olmaktan ziyade bilişsel bir olgu. Deizmi var eden salt mantık olduğundan bilimsel bir çerçevede ne şekilde değerlendirilebilir bilemiyorum, çünkü bilim temelde sadece bir reverse-engineering. Mantık ise sorgulama ve sebep arama, yani mantık reverse-engineering'i bir kavram olarak ele alıp sorgulayabilecek kapasitede bir mekanizma, akıldan ziyade. Yani 'Reverse-engineering'in dahi varlığını sorgulayan bir mekanizma. Akıl ve mantık kesinlikle aynı şey değil.
Tabi ki degil, bilissellik de "...yi kavramak/algilamak/idrak etmek" temelinde zaten pozitif. yani bilinci karamak/algilamak/idrak etmek. Yalniz buradaki mantigin akilci mi bilimsel mi oldugu farklilasir.

Mantık aslında çok düz olarak giriş-gelişme-sonuç şeklinde resim çiziyor. Gelişmeye şahit olduğu için giriş ve sonuca tanrı adını veriyor, deizm kısaca bu. Fakat dünyanın güneşin çevresinde dönmesi gibi, mantıki gerçekler de olgu olarak nitelendirilmek durumundadır, yani objektiftir. Bu yüzden deizm deistler tarafından objektif bir kavram olarak nitelendirilir (ie, objektivizm), 2. adına da "doğal inanç" koymuşlar zaten; "God gave us reason, not religion". Bilim mantıkla paralel bir yapı olmadığından sadece somut kanıtlarla ilgileniyor, nedir ve nasıldır. Biliş ise nedir ve nedendir dediği zaman ayrışma gerçekleşiyor. Bu yüzden deizm'in bilimsel bir perspektiften irdelenebileceğini sanmıyorum. En fazla bir Einstein alıntısı verebilirim ;
Peki deizmin, tanrisinin, objesi nedir? buradaki inancin dogalligi objektifliginden mi yoksa kendiliginden mi anlaminda?

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #148  
Alt 28-12-2013, 11:26
EcemRng - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
EcemRng EcemRng isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2013
Mesajlar: 163
Standart

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Peki deizmin, tanrisinin, objesi nedir? buradaki inancin dogalligi objektifliginden mi yoksa kendiliginden mi anlaminda?
İnancın doğallığı sadece mantıktan. Yani deizmin herhangi bir kültüre ya da zamansal bir anlayışa, sabit bir ahlaki doktrine bağımlı olmamasının sebebi bu diyebilirim.

Örneğin denizde özgürce yüzen bir balığı örnek alın, balığın kuyruğuna bir nesne temas ettiği zaman balık kendisine bir nesnenin hangi bölgeden temas ettiğini algılayıp yüzünü oraya döndürmeye çalışacak ki nesneyi görsün ve gerekli tepkiyi versin. Çünkü kendisine temas edenin kendisi olmadığını bir şekilde farkında. Aynı şekilde, benliğimizi (ve içerisinde yaşadığımız fiziksel ortamı) ortaya çıkaran kuvvetin fiziksel/bilişsel öznelliğimiz olmadığından emin olduğumuz için, gözlemleyebildiğimiz etkileri de mümkün kılan ama ortamdan izole "bir gücün varlığı" sonucuna mantık sayesinde ulaşabiliyoruz. Aynı zamanda mantık, bilinçsiz bir kaynağın bilinci var edebileceğini mümkün görmüyor - demek istediğimi anlatabildimse.

Deizmin tanrısının objesi, ya da öznelliği/nesnelliğinin tartılması ve bu konudaki bakış açıları tam olarak deizmin kendisini yansıtmıyor. Total deizmin içerisinde farklı bakış açılarına girildiğinde, sunulan teori kişiler tarafından bir şekilde (kişinin objektif mantığı ve kişisel felsefesine dayanarak) kabul görebilir ya da görmeyebilir. Fakat tanrının objesinin kişi tarafından henüz tanımlanamaması ve bunu itiraf edebilmek, deizm sonucuna ulaştıran mantıksal sebeplerden bağımsız dediğim gibi.

agnostik-deist
Alıntı ile Cevapla
  #149  
Alt 28-12-2013, 22:50
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

EcemRng´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İnancın doğallığı sadece mantıktan. Yani deizmin herhangi bir kültüre ya da zamansal bir anlayışa, sabit bir ahlaki doktrine bağımlı olmamasının sebebi bu diyebilirim.

Örneğin denizde özgürce yüzen bir balığı örnek alın, balığın kuyruğuna bir nesne temas ettiği zaman balık kendisine bir nesnenin hangi bölgeden temas ettiğini algılayıp yüzünü oraya döndürmeye çalışacak ki nesneyi görsün ve gerekli tepkiyi versin. Çünkü kendisine temas edenin kendisi olmadığını bir şekilde farkında. Aynı şekilde, benliğimizi (ve içerisinde yaşadığımız fiziksel ortamı) ortaya çıkaran kuvvetin fiziksel/bilişsel öznelliğimiz olmadığından emin olduğumuz için, gözlemleyebildiğimiz etkileri de mümkün kılan ama ortamdan izole "bir gücün varlığı" sonucuna mantık sayesinde ulaşabiliyoruz. Aynı zamanda mantık, bilinçsiz bir kaynağın bilinci var edebileceğini mümkün görmüyor - demek istediğimi anlatabildimse.

Deizmin tanrısının objesi, ya da öznelliği/nesnelliğinin tartılması ve bu konudaki bakış açıları tam olarak deizmin kendisini yansıtmıyor. Total deizmin içerisinde farklı bakış açılarına girildiğinde, sunulan teori kişiler tarafından bir şekilde (kişinin objektif mantığı ve kişisel felsefesine dayanarak) kabul görebilir ya da görmeyebilir. Fakat tanrının objesinin kişi tarafından henüz tanımlanamaması ve bunu itiraf edebilmek, deizm sonucuna ulaştıran mantıksal sebeplerden bağımsız dediğim gibi.
Iste buradaki mantik DOGRULUGU YANLISLANAMAYAN BILIMSEL OLMAYAN AKILCI IDEOLOJIK INANCSAL TEMELDEDIR.

Eger sen algi olarak YANLISLANABILME OLANAGININ bilincine varirsan, tanrinin varliginin boyle bir olanagi olmadigindan aklinda illa bir tanri dogrulamasi mantigi aramazsin.

Buradaki bir tanri ihtiyaci sadece insanoglu disinda baska bir guce fenomene fizik otesi yaratilan bir varliga NUMENAL YETI DEGERI YUKLEMEKTIR.

Boyle bir ihtiyac ta aklin bir tuzagidir. Ustelik teslimiyetcilik temelinde insanoglunu kendi akli ile kendi cendereye sokar.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #150  
Alt 29-12-2013, 14:26
EcemRng - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
EcemRng EcemRng isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2013
Mesajlar: 163
Standart

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Iste buradaki mantik DOGRULUGU YANLISLANAMAYAN BILIMSEL OLMAYAN AKILCI IDEOLOJIK INANCSAL TEMELDEDIR.
Evet bunu farkındayım, katılıyorum yani.

Eger sen algi olarak YANLISLANABILME OLANAGININ bilincine varirsan, tanrinin varliginin boyle bir olanagi olmadigindan aklinda illa bir tanri dogrulamasi mantigi aramazsin.
Eğer mantık realiteden bağımsız ise (ki bu bilimsel olarak nasıl ıspatlanabilir şu anda bir fikrim yok) - bu durumda bilincin mümkün kıldığı her kavram şartlanmış ilüzyonlar olmaktan öte değildir, dediğiniz gibi. Fakat mantığın yanlışlanabilir bir öğe olmadığını şu yüzden düşünüyorum; mantığımı var eden fiziksel öznelliğim. Yani mevcut algım, öznelliğimin belirli bir şekilde karakterize olmasından kaynaklanıyor. Mantığımı var eden, hatta mantığımı var edeni var edeni var eden en fundamental öğe ne ise, mantığımın var olmasında "cause" rolü oynuyor.

Algımın ve fiziksel sebeplerimin ortaya çıkardığı düşünselliğimin var ettiği mantığımın yanlış olduğunu/olabileceğini/gerçeklerden birşey ifade etmeyebileceğini idrak etsem dahi, "neden yanlışlanabilir bir algı" var sorusunu sormaya devam edebiliyorum. Ne sonuca ulaşırsam ulaşayım, "neden" sorusunu sorabiliyorum. Neden sorusu var olduğu sürece de "gizem" yok olmuyor. Gizem olduğu sürece tanrı sonucuna ulaşıyorum. Fakat, gizem ortadan kalksa dahi, yani realitenin neden olduğu şekilde var olduğu açık ve seçik belli olsa dahi, yine aynı soruyu sormaya devam edeceğim. Yani "neden" sorusunu aslında realiteye değil, kendime soruyorum bir yerde. Bu yüzden bilinci tanrının bir yansıması olarak görebiliyorum. Çünkü mutlak bir tanrının tecrübe yaşayabilmesi durumu, kendini kendinden gizlemediği sürece mümkün değil gibi gözüküyor. "Gizemin" varlığı bu ve -gibi şekillerde açıklanabiliyor mesela.

Buradaki bir tanri ihtiyaci sadece insanoglu disinda baska bir guce fenomene fizik otesi yaratilan bir varliga NUMENAL YETI DEGERI YUKLEMEKTIR.

Boyle bir ihtiyac ta aklin bir tuzagidir. Ustelik teslimiyetcilik temelinde insanoglunu kendi akli ile kendi cendereye sokar.
Aklın kurgusal da olsa böyle bir ihtiyaç yaratması "zihin tuzağı mı", yoksa "opsiyonsuzluk" mu? Ya da ihtiyaç olunan nedir? Neden sadece durup duvara bakmıyoruz? Düşündüğümüz şey nedir? Aradığımız şey nedir? Yani merağın kaynağı nedir? Bilmek nedir? Bilinen şeyin ne olduğunu idrak edebilmenin zihinsel temeli nedir? Ve bu temeli bağladığımız "numenal" bir kavram yok ise, var olan nedir?

Bilincin varlığını, kendim de şahit olduğum için reddedemiyorum ve mantık bilinçten karakterize bir şekilde türediği için, ve bu türemeden öznelliğim sorumlu olmadığı için, gizem "var" olarak algılanıyor. Algının varlığı ise yine bilinci algılıyor, yani bilinç algıyı oluşturup, algı da bilinci algılamamızı sağlıyor. Numenal bir temel olmadan bunların açıklanabilir olmasını zihnim, mantığım ya da her ne isem tüm varlığım reddediyor, nedense.

agnostik-deist

Konu EcemRng tarafından (29-12-2013 Saat 14:37 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
tanrı nedir?? dolfen İslam 27 05-02-2012 15:08
Tanrı sosyalistt Edebiyat 10 08-06-2010 07:52
Tanrı Nerede? mitch İslam 32 04-12-2009 00:14
Tanrı adilmi? Tanrı düşüncesinde akıl çağımızdan gerimi? saroz İslam 39 18-09-2009 21:58

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:04 .