Odyssey´isimli üyeden Alıntı
Merhaba... Evet, zaten ben de "tanrının varlığı / yokluğu bilinemez" şeklindeki düşünceye katılmıyorum. Burda bilinemez olan, madde dışındaki etkenler, olmalıdır.
Ben burdaki bilinci, "tanrı" olarak nitelendirmiyorum. dinlerle ilgisi olmayan makul özelliklerde varlıklar olabilir.
|
Sevgili Odyssey, olabilir dediğine göre üzerinde konuşmamaızda makul olmaz, yani bilinir ya da bilinemez deme şansımız yok. Çünkü elde şahsına münhasır konuşabileceğimiz böyle bir varlık gözlemi yok, doğa, fizik de olasılık tanımıyor. Gözlemedik isek, nereden bilebiliriz ki bilinip, bilinemez olduklarını...
Aslen gördüğüm çelişkilerden birisi zaten bununla ilgili, bilgisi olmayanın, hakkındalığıda olmaz hele tanımı hiç olmaz

...
tabi insan kurgusu, hayal dünyası vb buna bağlı ifadeler vb, ancak hayal kuranın ya da kurgu üretenin hakkında bilgi ediniriz, yani insan. Lakin hayal dünyası
obje ya da subjeleri konusunda ne desek anlamsız.
Odyssey´isimli üyeden Alıntı
Burda şunu sorgulamamız yerinde olur; Hangisi daha imkansızdır...?
Evrenin başlangıcında bir yaratıcının varolması mı....
Yoksa bu varlığın dinlerle ilişkisinin bulunması mı?
|
İmkanlı mı, imkansız mı ölçeğide aslında anlam taşımıyor. Zaten dinlere göre bakarsak imkansız demek doğru değil metafizik, safsata, masal vb denebilir. tabi neye göre yine dinlerin ifadelerine göre...
Yağmuru tanrının yağdırdığını, dilediğinde yıldırımlarla çarptığını, daha akıla gelece bir dolu konuyu tanrıya bağlayan teolojinin onca cephaneliği şimdi fos çıkmadı mı? Kala kala elde ne kaldı evrenin başlangıcı, akıllı tasarım vb, tanrılar, tanrıcık oldu, o da belirsiz bir evvel zaman(başlangıç, tasarım) kurgusunda... Bir kere yağmuru yağdıran güç kimdir, bilemeyiz demek doğru olmaz, çünkü bu gerçekten yağmurun birilerince yağdırıldığının
ön kabulünü gerektirir, genel anlam da ister dinelrin olsun isterse agnostiklerin -ki bir türlü anlamadım- tanrı dediği her ne ise o minval olsun, aynı ön kabulleri getirir ve işin kötüsü ön kabullerin merkezi de metafizik ve teolojidir yine
Tanrı ismi, cismi, hakkındalığı, özelliği, hiç bir vasfı, tanımı, niteliği olmayan(daha doğrusu zerre gözlem, tespit içermeyen) bir konu, haliyle nesinden bahsedebiliriz ki, bilinip, bilinemezliğinden söz edelim, bir an hiç ama hiç bir şey bilmediğimiz bir şey hakkında konuştuğumuzu düşünelim. Hiç bir şey bilmiyor isek hakkında nasıl konuşabiliriz ki, hakkında konuşabiliyorsak bilinemez deme şansımız nasıl olsun ki, hm hakkındalık zaten bir ön kabuldür(var olarak kabul etmek, zira olmayan şeyin hakkındalığı mı olur)
Bana göre bu konuda beyin jimnastiği yapmamzın da bir yararı yok.
Ateistlerin ret ettiği tanrılar bellidir ve ateizm özünde tanrının reddi merkezli bir dünya görüşü değil ki, bu tarz tanımalr teolojiye ait, özünde kendisini esas alıp ötekini tanımlama hatası... Teolojinin dünya görüşünden farklı ve tabi metafiziği dışladığı içinde kaçınılmaz olarak teolojinin-teizmin dünya görüşüne karşıt bir dünya görüşüdür... Anlatılan masallardan bir tane fazla tanrı tanımına ya da ifadesine sahip değil ki, Zeus ne ise ismi şu ya da bu olmuş fark etmez, tanrı metafizğide odur, böyle bakar, failide bilir=insan ve çerçeveyide-hayal gücü, kurgu=masal..