
05-11-2015, 15:28
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 10 Jun 2014
Mesajlar: 844
|
|
|
O zamanın insanını küçümsüyorsunuz
|
Bu bir küçümseme değildir. O zamanın insanı ile elbette bugünün insanı arasında fark vardır. Hatta aynı zamanda yaşayan farklı bölgelerdeki insan toplumları arasında da farklar vardır.
Örneğin; eskiden şu an yaşlı bir bayan diyorki; "bizim köye ilk elektrik geldiğinde sadece öğretmenin evinde vardı ilk. Ve 'böyle düğmeye basıyorsun ortalık gündüz gibi olir" derdik diğer kişilere".. Burada bizim için sıradanlanmış bir olayın kendileri için sıradışı bir olay olarak vuku olduğunu görüyoruz. Bu o insanları küçümsemek için de söylenmiş bir şey değildir. Olan budur işte. Bir gerçek bir realitedir.
Yani bir küçümseme değildir. Siz böyle söyleyerek işin içinde sıyırmaya çalışmayınız... ! ! !
Bu bir gerçekliktir ve Tarih bilimide bunu söyler "insanları değerlendirken bulundukları zamana ve topluma göre değerlendirmek gerek". Bunun bir aşağılama küçümseme olmasını söylemeniz ise şaşırtıcı, saçma, bilim dışı olması yanında belki de sıyırma çabanızdır...
Bir kere senin de anlayışının yetersiz olduğunu düşünmekteyim, bu seni küçsediğimden değil, senin yaklaşımlarından bunu çıkarıyorum. Mantığını değil sinirini kullanıyorsun.
Günümüzde öyle teknolojiler var ki eski insanların gözünde birer "mucize" nispetindedir.
Öyle bilgiler var ki, onların hayatlarında duyduklarında şoke olabilecek bilimsel gerçeklikler.
Bu halde olmaları "x toplumunun" "toplam anlayış kapasitesi" nin düşük olmuş olması o toplum için bir aşağılama olamaz. Bir realitedir. Bunu böyle gören sizsiniz ben değil,
Sadece zırva.
"Bilim insanı Allah'a götürür." Louis Pasteur
...
Domuz eti sağlıklı diyenler domuz etinden çiğ köfte yesinler, konuşmasınlar..
|

05-11-2015, 15:49
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
|
|
alpha´isimli üyeden Alıntı
Bu bir küçümseme değildir. O zamanın insanı ile elbette bugünün insanı arasında fark vardır. Hatta aynı zamanda yaşayan farklı bölgelerdeki insan toplumları arasında da farklar vardır.
Örneğin; eskiden şu an yaşlı bir bayan diyorki; "bizim köye ilk elektrik geldiğinde sadece öğretmenin evinde vardı ilk. Ve 'böyle düğmeye basıyorsun ortalık gündüz gibi olir" derdik diğer kişilere".. Burada bizim için sıradanlanmış bir olayın kendileri için sıradışı bir olay olarak vuku olduğunu görüyoruz. Bu o insanları küçümsemek için de söylenmiş bir şey değildir. Olan budur işte. Bir gerçek bir realitedir.
Yani bir küçümseme değildir. Siz böyle söyleyerek işin içinde sıyırmaya çalışmayınız... ! ! !
Bu bir gerçekliktir ve Tarih bilimide bunu söyler "insanları değerlendirken bulundukları zamana ve topluma göre değerlendirmek gerek". Bunun bir aşağılama küçümseme olmasını söylemeniz ise şaşırtıcı, saçma, bilim dışı olması yanında belki de sıyırma çabanızdır...
Bir kere senin de anlayışının yetersiz olduğunu düşünmekteyim, bu seni küçsediğimden değil, senin yaklaşımlarından bunu çıkarıyorum. Mantığını değil sinirini kullanıyorsun.
Günümüzde öyle teknolojiler var ki eski insanların gözünde birer "mucize" nispetindedir.
Öyle bilgiler var ki, onların hayatlarında duyduklarında şoke olabilecek bilimsel gerçeklikler.
Bu halde olmaları "x toplumunun" "toplam anlayış kapasitesi" nin düşük olmuş olması o toplum için bir aşağılama olamaz. Bir realitedir. Bunu böyle gören sizsiniz ben değil,
Sadece zırva.
|
Şimdi sizin tayfada şöyle bir şey var, o zamanı öyle bir anlatıyolar ki sanki komple beyinsizmiş o zamanın insanı, sadece yiyip, içip, yatarmış, sanki tarih Kur'an'la başlamış gibi. Yani kasıtlı olarak böyle bir algı yaratmaya çalışıyolar ki senin açıklamalarından da ben bunu çıkardım.
Zira o zamanın insanı neler neler keşfetmiş, düşünmüş, felsefelerini vb. yapmış. Şimdi sen kalkıp diyorsun ki; o zamanın insanına anlatsaydı açıkça anlamazlardı. Neden anlamasınlar? Bal gibi de dehşet verici düşüncelere imza atanları varmış, ki bunlar çoktur ben sadece birkaç tane örnek verdim sana. Bir Hintli, bir Çinli anlıyor da Arap neden anlamasın? Yani bunlar dünyanın Güneş etrafında döndüklerini söylemişler, o zaman için dehşet verici bilgi bu. Ki sadece bir örnek.
Ki sen Allah'ı şartlara bağımlı kılıyorsun, ben de diyorum ki anlatsaydı, farklılık yaratsaydı, sırf onlar anlamayacaklar diye kitabına neden çelişkiler koydu da bir de çelişkisiz dedi? Bi teleskop, mikroskop icat ettiremiyor mu? Gözleriyle gösterseydi. İnanmayanlar da inanmasın sorun mu bu? Zaten inanmayanların hükmü verilmiş, şimdi o zamanın yanlış bilgilerini aynen aktardı diye sanki herkes inandı mı?
İnsanları değerlendirirken bulundukları zamana ve topluma göre değerlendirmek gerek ama ben insanları değerlendirmiyorum ki? Bu insanlar Tanrı ile konuştuklarını iddia eden insanlar. Yani ortada bir süper güç var, dolayısıyla bu iddiada bulunan birini sen yaşadığı topluma ve zamana göre değerlendirirsen Tanrı'yı şartlara bağlamış olursun. Halbuki Tanrı bütün şartları değiştirebilecek güçte olmalıdır, şartlar Tanrıya bağlı olmalıdır.
Neyse konumuz değil, detaylı eleştirilerim için şuraya bakabilirsin;
https://www.turandursun.com/forumlar...ad.php?t=38106
Ki Tanrı sözü denilen bu sözler bugünün insanı için de çelişkili, bu başlıkta yayınlıyorum bu çelişkileri. Yani senin iddianı bir Tanrı'ya yakıştırıp kabul etsek bile yine değişen bir şey olmuyor. Yani sen tüm zamanları kapsayan bir kitaptan bahsediyorsan onu tüm zamanlar kapsamında değerlendirmelisin, spesifik zamanlara bağlamamalısın. Eğer bağlıyorsan o kitabın artık geçerliliği kalmamış demektir.
Elektrikten bahsedince inanmıyorlarsa, bu elektriği icat edip gösterecekti, burada yeri geldiği zaman peygamberine gemi yaptıran bir Tanrı'dan bahsediyoruz
Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!
Blog Facebook
|

06-11-2015, 19:06
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
|
|
Yağmuru ve Dolu İle İlgili Çelişkiler - Yağmur Nasıl Yağar?
Yağmuru ve Dolu İle İlgili Çelişkiler - Yağmur Nasıl Yağar?
Yağmurun nasıl oluştuğunu bilirsiniz, basitçe suyun buharlaşıp yoğunlaşmasıyla oluşur. Peki Kur'an'a göre nasıl olur? İşte cevabı;
|
Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz. (Hicr, 22)
|
Yağmurun sıvı şekliyle rüzgarla bulutlara taşındığı, oraya toplanıp depolandığı, sonra da Allah tarafından indirildiği söyleniyor. Bu nedenle de rüzgarlara "aşılayıcı" denmiş. Yani bu en basit doğa olaylarından birinde bile yanılmış Allah. Evreni yarattığını söyleyen biri için tuhaf bir durum bu. Halbuki tahrif edildiği söylenen Tevrat'ta bu olay doğru şekilde verilmiş;
|
Evet, Tanrı öyle büyüktür ki, O'nu anlayamayız, varlığının süresi hesaplanamaz. “Su damlalarını yukarı çeker, buharından yağmur damlatır. (Eyüp, 36:26-27)
|
Böyle birkaç ayet daha vardır Tevrat'ta, yoksa tahrif edilen Kur'an'mı? Neyse Kur'an'ın söylediklerine devam edelim;
|
Görmüyor musun ki; Allah bulutları sürer, sonra onları birleştirir, sonra onları birbirlerinin üstüne yığar ve sen de yağmurun bunların arasından çıktığını görürsün. Gökyüzündeki dağlardan dolu yağdırır, onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de onu çevirir. Şimşeğin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecek. (Nur, 43)
|
Görüldüğü gibi Allah suyun buharlaşıp bulutlara ve yağmura dönüştüğünden habersiz. Ona göre bulutlar gök yüzüne dağılmış halde havada dururlar, sonra o bu küçük bulutları sürükleyerek bir araya toplar, üst üste yığar, sonra birleştirip tek kütle haline getirdiği bulutlara rüzgarlarla yağmuru aşılar ve bunların arasından indirir.
Gerçekte ise ne bulutlar birleşip üst üste yığılırlar ne de bunlara yağmur aşılanır, zaten bulutlar yağmurun kendisidir
İkinci noktanın ise altını çizdim. Daha yağmurun nasıl oluştuğunu bilmeyen biri doluyu nereden bilsin? Belli ki Kur'an yazarları doluyla pek sık karşılaşmamışlar. "Bu sert şey sert bir yerden iniyordur" diye düşünmüş ve gökyüzünde dolu dağları olduğunu sanmışlar. Karı ise Kur'an'da bulabilene aşk olsun.
Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!
Blog Facebook
|

09-11-2015, 18:59
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 10 Jun 2014
Mesajlar: 844
|
|
Dark_Prince demişki ;
|
rüzgarlara "aşılayıcı" denmiş.
|
demiş ve bunu söyleyen kuran burada hata yapmış demiş
Bilimden haberi olmayan ortaçağda yaşayan, bulutların sadece ve sadece tek başına su buharı oluşumu ile açıklayan, oluştuğunu düşünen biri bunları diyebilir.. Şekil-a da görüyoruz..
Ancak bilimi takip edenler ayırt ediyoruz..
Bulutların oluşumu nasıl ?
Rüzgarların havayı aşılaması ile oluyor
Öncelikle tüm ayrıntıları buradan okuyunuz: https://en.wikipedia.org/wiki/Cloud
Kısaca ise;
Rüzgar dediğimiz şey su buharını aşılar ve böylece bulut oluşur. Rüzgarların oluşturduğu aerosol denilen madde, yine rüzgar ile hareket edip su buharını aşılar ve böylece bulutlar oluşur. Eğer bu yöntem yani aşılama olmaz ise tek başına su buharından bulut oluşmaz. Günümüzde yağmur bombası ismi verilen bomba da bu yöntem ile çalışır.. Aerosolu rüzgarı beklemeden bomba ile atmosferin üst katmanlarına atılması yöntemidir kısaca. Evet Dark_Prince haklısın maalesef bu yöntem asla ve asla çıplak gözle kuru kuruya gözlemlenebilir bir bilgi değildir. Haa sen öyle yapmışsın ama bak Kuran haklı çıktı. Yani rüzgar aşılıyor..
Ayrıca rüzgarlar hem bu bakımdan aşılayıcı olduğu gibi, hem de bitkilerin tozlaşmasını da sağladığı için ikinci bir bakımdan daha aşılayıcıdır.
Geçmiş olsun..
"Bilim insanı Allah'a götürür." Louis Pasteur
...
Domuz eti sağlıklı diyenler domuz etinden çiğ köfte yesinler, konuşmasınlar..
|

10-11-2015, 20:40
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
|
|
Tanrı'yla konuştuğunu söyleyen biri olmasına rağmen Muhammed bulutların su ile ilişkisini bile kuramamış, ben insan halimle gayet güzel açıklamışım, şekil a'da görüldüğü gibi
Verdiğin link çok uzun ilgili pasajları buraya alıntılamanı rica edeceğim, zira genel bir göz gezdirdim ve aşılama ile ilgili bir şeylere rastlayamadım ne yazık ki
Kur'an ayetleri ise yağmuru ve bulutları ayrı şeyler sanıyor. Bir tarafta yağmur var ve bir tarafta bulut, işte bu yağmuru rüzgarla bulutlara aşılıyor. Halbuki bulutun kendisi yağmurdur  Yani Kur'an bulutları kap, kova şeklinde düşünmüş, ve yağmuru(suyu) rüzgarla bu kovalarda depoluyor ve de melekler aracılığıyla yeryüzüne indiriyor  Bu durumu ya ben anlatamamışım ya da sen yanlış anlamışsın demek istediklerimi  Peki yağmur nereden geliyor? Tabi ki gökte bir yerlerde;
|
Derken açtık göklerin kapılarını da şarıl şarıl ardı gelmez yağmurlar yağdırdık. (Kamer, 11)
|
Bak işte, göklerin kapıları varmış ve kapılar açılınca çıkan su rüzgarlarla bulutlara taşınıyormuş
Diğer çelişkileri göz önüne alırsak bu ayetlerde mucize olduğunu düşünmen ise hayalperestliğini ve tutunacak dallar aradığını gösteriyor  Anlayacağın o ki sana geçmiş olsun, Kur'an kesinlikle hatalı bu konuda, bana bahsettiğim şekilde bir tane bilimsel kaynak gösteremezsin
Bitki konusuna ise girmeye gerek yok, ayet sadece yağmurlardan bahsediyor, çok merak ediyorsan şuradan okuyabilirsin;
http://dinsizdeist.blogspot.com.tr/2...ruzgarlar.html
Görebileceğin üzere bizzat sizin kendi tefsircileriniz bile bunu reddetmekte
Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!
Blog Facebook
|

11-11-2015, 01:22
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jan 2012
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 834
|
|
hintlilerin ve yunan filozofların yazdıklarına bakın adamlar gerçekten çok doğru şeyler söylemişler.
geçmişteki bir insan bunu nasıl bilebilirdi lafı ise zırvadır , geçmişte pek çok şey biliniyordu.
kuranda yeri düzleştirdik ayetini görmeyip uyduruk yerde kelimelere farklı manalar verip sözde mucize yaratmaya çalışıyorlar.
insan olsak yeter
|

11-11-2015, 19:25
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
|
|
vishnu´isimli üyeden Alıntı
hintlilerin ve yunan filozofların yazdıklarına bakın adamlar gerçekten çok doğru şeyler söylemişler.
geçmişteki bir insan bunu nasıl bilebilirdi lafı ise zırvadır , geçmişte pek çok şey biliniyordu.
kuranda yeri düzleştirdik ayetini görmeyip uyduruk yerde kelimelere farklı manalar verip sözde mucize yaratmaya çalışıyorlar.
|
Aynen dostum, defalarca gözlerine soktuk geçmiştekilerin söylediklerini ama görmüyorlar ne yazık ki  Bana Kur'an'dan bir tane ayet getiremezler Vedalardaki gibi
Yarın devam etmeyi düşünüyorum çelişkilere, henüz hiçbirine cevap verilemedi
Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!
Blog Facebook
|

12-11-2015, 11:39
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Nov 2015
Bulunduğu yer: ist
Mesajlar: 17
|
|
Dark_Prince´isimli üyeden Alıntı
Evrenin Durağanlığı ve Evren ile Dünyanın Aynı Boyutlarda Sanılması
Bildiğiniz gibi evrenimiz çok hızlı bir şekilde genişlemektedir. Hatta Müslümanlar yıllarca; "evrenin genişlemesi Kur'an'da 1400 yıl önce haber verilmiş" diyerek nice zihinleri zehirlediler. Ama Kur'an'a göre evren durağandır, sabittir  Bunu şu linkte işlemiştim:
https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=29883
Ayetleri buraya alalım:
Zaten yukarıdaki linkte bunun açıklamasını yapmıştım, "bir şeyle bir şey arası kadar" diyebilmek için o iki şeyin sabit olması gerekir. Lakin Ali İmran Suresi ayetinin orijinalinde "arası" diye bir kelime yok, sadece birkaç mealci paranteze bile gerek duymadan bu kelimeyi ayete serpiştirmişler, ayetin doğru meali şöyle, çoğunluk da böyle çevirmiş:
Ayetin meallerine şuradan bakabilirsiniz:
http://www.kuranmeali.org/3/ali_imra..._mealleri.aspx
Buradan anlıyoruz ki; göklerin yani koskoca evrenin genişliği yine bu evrende bir toz tanesi kadar bile etmeyen dünya ile aynı boyutlarda ayetlere göre!
Kısacası gökler durağan sanıldığı gibi aynı zamanda dünya ile aynı boyutta sanılmakta, bu da çok büyük bir bilimsel çelişkidir ve ayetler genişleme iddialarını da yerle bir ediyor, kelimelerin çarpıtıldığını tüm çıplaklığıyla gösteriyorlar.
|
bu konuda yanıldığını belirtmeliyim.
kurana göre evren durağan ve sabittir derken yanılıyorsun
ve evren'i (göğü) kuvvetimizle kurduk, muhakkak ki onu genişletmekteyiz. (zariyat suresi 47. ayet) de de ap açık semanın yani gökyüzünün sürekli bir genişleme halinde olduğu belirtilmiştir. sizin bahsettiğiniz ayette bizim gözümüzle yer yüzü ve gökyüzünün bir sonu yoktur allah ayetinde bizim gözümüzde sonu görünmeyen cennetlerden bahsetmektedir ama allahın nazarında nasıl yer ve göğün bir başı sonu var ise cennetinde bir başı sonu bulunmaktadır. Allah bu ayetinde bizim nazarımızda sonsuzluktan kendi nazarında bir ölçüden bahsetmiştir. ne kadarda güzel ayettir.
saygılar
İnkâr edenler de, kendilerine ansızın kıyamet gelinceye veya akîm (kısır) bir günün azabı gelinceye kadar, Kur'ân'dan şüphe etmekte devam edip giderler. (HAC/55)
|

12-11-2015, 12:31
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
|
|
45. Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.
46. Bunlardan önce de Nuh kavmini helâk etmiştik. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplum idiler.
********************************************
47. Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.
48. Yeri de döşedik. (Bak) ne güzel döşeyiciyiz!
Bu surenin neyi mükemmel 46 .cümleden 47 . Cümleye geçiş kel alaka
Nuh kavmini hırpalaladığını soyledikden sonra hooopp göğü BİZ kurduk diyor .
Pardonda siz kimdiniz?
Mhmd in evrenin yapısından çok kadınlarla ilgilenmesi daha belirgin.
Kadin konularinda gerçekden uzman.
Haticenin ölümune kadar baya bir tasarım yapmış kafasinda belli.
|

12-11-2015, 12:43
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
|
|
Evrim konusu darvinin ortaya attığı bir fikir .
Tanrı diye bir hayali idaa etmiyor.ben tanrı ile konuşuyorum ,yanına gittim,tüm bildiğım alemi benim yüzüm suyum hurmetine yarattı,kendine adedi belli kadınlar al,üretim yapamıyorsan git başkalarının malına çök demiyor.
Bakdığı ve tespit ettiği canlıların bir adada ortma ayak uydurup gelişimleri ile alakalı fikir üretmiş .ben peygamberim bana salah edin dememiş.
Darvin dürüst bir bilim adamı.
Bilinen evrenin henüz adı bile bilinmeyen bir maddenin patlaması ile oluşmasına balıklama atlayan siz.
Bir hücreden canlılığın gelişmesi fikrine niye inanmazssınız.
Darwin ve fikirleri ile alakalı hem forumda ,hemde hz google amcada bilgi çok.
Bu evrim işine hz harun yahya bey ve hz gülen cemati haricinde bu kadar tepki veren kalmadı türkiyede.
Siz hangi gruptansınız....özel bir soru oldu ama.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:23 .
|