Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #241  
Alt 16-12-2015, 00:45
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

“Ömer b. El-Hattâb’a, Tahrim suresinde birbirine destek olduğu bildirilen iki kadının kimler olduğunu sordum. “Aişe ile Hafsa” dedi. Nebî aleyhisselam, Hafsa’nın evinde ve onun nöbetinde Mâriye ile birlikte olmuştu. Hafsa bunu anlayınca dedi ki: “Ey Allah’ın Nebîsi! Eşlerinden hiçbirine yapmadığını benim günümde, benim nöbetimde ve benim yatağımda bana yaptın.” Nebîmiz: “Onu kendime haram etsem ve bir daha yaklaşmamam seni mutlu eder mi?” dedi. Hafsa: Eder; deyince onu kendine haram etti ve “bunu kimseye söyleme” dedi. Ama Hafsa Aişe’ye söyledi. Allah da Nebîsini bundan haberdar ederek şu ayeteri indirdi:[17]

Tahrim 1 ayeti


Mâriye’yi helal kılan Ahzap 50. ayet

Ey Nebî, (Şu sayılanları) özel olarak sana helal kıldık...


Mâriye’yiNebîmizin kendine haram kıldığını gösteren Tahrîm 1. ayet

Ey Nebî! Allah’ın özel olarak sana helal kıldığını, neden kendine haram kılarsın...

**************************************

Vayyy ,vayyy,vayyyy.......
Alıntı ile Cevapla
  #242  
Alt 20-12-2015, 21:10
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

5574 - Urve merhum, Hz. Aişe radiyallahu anha'dan sunu nakletmiştir: "Hz. Peygamber aleyhissalatu vesselam bana dedi ki:
"Rüyamda sen bana üç gece gösterildin: Melek seni bana bir ipek parçası içerisinde getirdi ve "Bu senin zevcendir, ac onu!" dedi. Ben de açtım, içindeki sendin. Ben: "Bu rüya Allah katından ise, onu gerçekleştirecektir" dedim."
Buhari, Nikah 9, 35, Ta'bir 20, 21; Müslim, Fezailu's-Sahabe 79; Tirmizi, Menakib (3875
**************************************

Aişeyi daha kundaktayken gözüne kestirmiş!..... Kundak da ipekden kundak.

Yok canım olamazzz olamazzz bu hadis uydurmadır....
Yalancı buhari,müslim ve tirmizi
Alıntı ile Cevapla
  #243  
Alt 20-12-2015, 21:20
Barlas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Barlas Barlas isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Jun 2015
Mesajlar: 4.072
Standart

Kundak nerede belirtiliyor?
Alıntı ile Cevapla
  #244  
Alt 20-12-2015, 21:39
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

Barlas´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kundak nerede belirtiliyor?
Kundak bebeklerin sarıldığı bez..ipekmiş aişenin kundak bezi
Alıntı ile Cevapla
  #245  
Alt 20-12-2015, 22:16
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

İbn Abbas (r.a.) şöyle demiştir: Bir topluluk Resulullah (s.a.v.)’a saygısızca ehemmiyetsiz şeyler sorarlardı. Birisi:

-Babam kimdir? der, diğeri de:

-Devem kayboldu, acaba devem nerede? derdi.

Bunun üzerine Allah, şu ayet-i kerimeyi onlar hakkında inzal buyurdu:

"Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kur'an indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır. Allah (sorduğunuz) şeyleri affetmiştir. Allah bağışlayandır, halimdir." (Maide, 5/101)[1

*******************************

Açıklandığı zaman hoşunuza gitmez demesi karşısındakinin moralini bozarak soruya cevap vermemek için kolpa yapma durumu gibi.
Belliki sorulanlara cevap vermesi mümkün deil hemde ellahın elçisi olmasına rağmen.
Alıntı ile Cevapla
  #246  
Alt 09-02-2016, 19:24
morrigan morrigan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Feb 2016
Mesajlar: 407
Standart

ilahi komedya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İbn Abbas (r.a.) şöyle demiştir: Bir topluluk Resulullah (s.a.v.)’a saygısızca ehemmiyetsiz şeyler sorarlardı. Birisi:

-Babam kimdir? der, diğeri de:

-Devem kayboldu, acaba devem nerede? derdi.

Bunun üzerine Allah, şu ayet-i kerimeyi onlar hakkında inzal buyurdu:

"Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kur'an indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır. Allah (sorduğunuz) şeyleri affetmiştir. Allah bağışlayandır, halimdir." (Maide, 5/101)[1

*******************************

Açıklandığı zaman hoşunuza gitmez demesi karşısındakinin moralini bozarak soruya cevap vermemek için kolpa yapma durumu gibi.
Belliki sorulanlara cevap vermesi mümkün deil hemde ellahın elçisi olmasına rağmen.



Şöyle bir yazı buldum.



"KUR'AN’DA HER ŞEY VARDIR" İDDİASI HAKKINDA BİRKAÇ SÖZ
İddia:
İbn Abbas (r.a.) şöyle demiştir: Bir topluluk Resulullah (s.a.v.)’a saygısızca ehemmiyetsiz şeyler sorarlardı.

Birisi:
- Babam kimdir, der. Diğeri de:
- Devem kayboldu, acaba devem nerede, derdi.

Bunun üzerine Allah, şu ayet-i kerimeyi onlar hakkında inzal buyurdu:
"Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kur'an indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır. Allah (sorduğunuz) şeyleri affetmiştir. Allah bağışlayandır, halimdir." (Mâide, 5/101)

Hz. Peygamber bu tip sorulara "Kur'an’da her şey vardır. Onda arayın" şeklinde bir cevap vermediği gibi, kendisi de böyle şeylerin cevabını Kur'an’da aramamıştır. "Kur'an’da her şey vardır" iddiası, kişileri bu ve benzeri soruların cevaplarını Kur'an’da aramaya iter.

Faraza, zikri geçen bu adamlar, Peygamberimize adlarını, doğum tarihlerini, yazdıkları risalelerin isimlerini ve yazılış tarihlerini... sorsalardı, yukarıda anlatılandan farklı bir cevap mı alacaklardı? Böylesi soruların Hz. Peygamber’e yöneltilmesi yasaklanmışken, Kur'an’a yöneltilmesinin ve cevaplarının onda aranıp bulunmasının (?) hükmü nedir acaba?...

İddiaya Cevap:
Öncelikle, yukarıda aktarılan rivayetteki ifadeler şöyledir:
(Doğrusu: Bir topluluk Resulullah (s.a.v.)’a istihza yoluyla / alay - eğlence olsun diye sorular sorardı).
(Doğrusu: Devesi kaybolan biri de ‘Acaba devem nerede?’ derdi.

- Ön yargı fanatizmi, aklın gözünü öyle kör eder, kalbin özünü öyle dumura uğratır ki, beynin zarar görmesine vesile olur. Kişi artık ne dediğini bilemez hale gelir.

- Evvela, istihza yoluyla, eğlence amacıyla, imtihan etmek maksadıyla Hz. Peygamber (a.s.m)’e soru soranları, öğrenmek maksadıyla, hizmet aşkıyla, bütün ciddiyetiyle Kur’an’a soru soranları aynı kefeye koymak hangi akıl, hangi vicdan ölçüsüne sığar?

- Yoksa, sırf Risale-i Nur’a bir tenkit kapısı olsun diye, o bedevî, okuma yazması bile olmayan bir kısım münafıkların, Hz. Peygamberi (a.s.m) alaya alarak sordukları sorularını pekiştirme adına, “yazdıkları risalelerin isimlerini… sorsalardı.. farklı bir cevap mı alacaklardı?” şeklindeki alaycı ifade ne ile izah edilebilir ki?

- Dinini kaybeden bir milletin dinini pekiştirme adına Kur’an’a soru soran bir kimse ile, devesini kaybeden bir kimsenin devesini -eğlence olsun diye- Hz. Peygamber (a.s.m)’e soran bir kimseyi aynı kefeye koymak, ancak “haricilik markasıyla” açıklanabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #247  
Alt 10-02-2016, 00:55
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

morrigan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Şöyle bir yazı buldum.



"KUR'AN’DA HER ŞEY VARDIR" İDDİASI HAKKINDA BİRKAÇ SÖZ
İddia:
İbn Abbas (r.a.) şöyle demiştir: Bir topluluk Resulullah (s.a.v.)’a saygısızca ehemmiyetsiz şeyler sorarlardı.

Birisi:
- Babam kimdir, der. Diğeri de:
- Devem kayboldu, acaba devem nerede, derdi.

Bunun üzerine Allah, şu ayet-i kerimeyi onlar hakkında inzal buyurdu:
"Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kur'an indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır. Allah (sorduğunuz) şeyleri affetmiştir. Allah bağışlayandır, halimdir." (Mâide, 5/101)

Hz. Peygamber bu tip sorulara "Kur'an’da her şey vardır. Onda arayın" şeklinde bir cevap vermediği gibi, kendisi de böyle şeylerin cevabını Kur'an’da aramamıştır. "Kur'an’da her şey vardır" iddiası, kişileri bu ve benzeri soruların cevaplarını Kur'an’da aramaya iter.

Faraza, zikri geçen bu adamlar, Peygamberimize adlarını, doğum tarihlerini, yazdıkları risalelerin isimlerini ve yazılış tarihlerini... sorsalardı, yukarıda anlatılandan farklı bir cevap mı alacaklardı? Böylesi soruların Hz. Peygamber’e yöneltilmesi yasaklanmışken, Kur'an’a yöneltilmesinin ve cevaplarının onda aranıp bulunmasının (?) hükmü nedir acaba?...

İddiaya Cevap:
Öncelikle, yukarıda aktarılan rivayetteki ifadeler şöyledir:
(Doğrusu: Bir topluluk Resulullah (s.a.v.)’a istihza yoluyla / alay - eğlence olsun diye sorular sorardı).
(Doğrusu: Devesi kaybolan biri de ‘Acaba devem nerede?’ derdi.

- Ön yargı fanatizmi, aklın gözünü öyle kör eder, kalbin özünü öyle dumura uğratır ki, beynin zarar görmesine vesile olur. Kişi artık ne dediğini bilemez hale gelir.

- Evvela, istihza yoluyla, eğlence amacıyla, imtihan etmek maksadıyla Hz. Peygamber (a.s.m)’e soru soranları, öğrenmek maksadıyla, hizmet aşkıyla, bütün ciddiyetiyle Kur’an’a soru soranları aynı kefeye koymak hangi akıl, hangi vicdan ölçüsüne sığar?

- Yoksa, sırf Risale-i Nur’a bir tenkit kapısı olsun diye, o bedevî, okuma yazması bile olmayan bir kısım münafıkların, Hz. Peygamberi (a.s.m) alaya alarak sordukları sorularını pekiştirme adına, “yazdıkları risalelerin isimlerini… sorsalardı.. farklı bir cevap mı alacaklardı?” şeklindeki alaycı ifade ne ile izah edilebilir ki?

- Dinini kaybeden bir milletin dinini pekiştirme adına Kur’an’a soru soran bir kimse ile, devesini kaybeden bir kimsenin devesini -eğlence olsun diye- Hz. Peygamber (a.s.m)’e soran bir kimseyi aynı kefeye koymak, ancak “haricilik markasıyla” açıklanabilir.
Hani biz ademe her kelimenin manasını öhretmisdik ya koskoca melekeler bie apışıp kalmısdı!

Adem ,mhmd in yaninda esamesi bile okunacak bir elçi deil .
Çünkii

Mhmd alemlere rahmet ,en bilge,en sevgili kulll.
Mhmd ki el-ilahin katına kadar gitmiş yuce bir insan.
Ey elçim sana o vakdi( ahireti ) sorarlar deki ; bilgisi katimda( 7 . Kat) saklıdır.

Mhmd in bilemedigi ve el-ilahın ona ögretmediği tek sey KİYAMETİN SAATİ.
MHMD kiyamet hariç her soruya cevap vermek zorundadır.

E tabiki cevap veremeycegi, eşref saatinin oldugu anda birileri abuk subuk sorular sorunca ,mhmd ne yapsın gidin başımdanı en kibar yolla ,el,ilah ağzı ile sahabelerine ileti vermiş.

Sen zekkari bil ,tarıki bil, oğulluğün karısi ile evlenmeyi bil.

Atomu bilme,galaksileri bilme,dunyanın yuvarlak olmasıni bilme,sahabelerin en basit sorularınıda bilme
Nolucakk.

Millet bu peygamberde icraat yok başka bir peygambere bakalım diyecek.

Sorulana cevap vericeksin madem el-ilahin elçisisin.

Bakırın atom numarasını bile bileceksin...akıttık, erittikle olmuyor.
Alıntı ile Cevapla
  #248  
Alt 13-02-2016, 01:02
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

ALLAH'IN MEKANI

"Biz dinimizi öğrenmeye ve bu (yaratılış) işinin başı ne idi, onu senden sormaya geldik!" dediler. Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), mahlükatın ve Arş'ın başlangıcını anlatmaya başladı:

"Bidayette Allah vardı, O'ndan önce başka bir şey yoktu. O'nun Arş'ı suyun üzerinde bulunuyordu. Sonra gökleri ve yeri yarattı. Sonra zikr (denen kader defterinde ebede kadar cereyan edecek) her şeyi yazdı."

Buhârî, Megâzî, 67, 74, Bed'u'l-Halk 1, Tevhid 22; Tirmizî, Menâkıb, 3946

***********************************************

Tanrının mekanı H2O nun üzerindeymiş.Hem valla,hem billa,hem tilla

Konu İlahimasal tarafından (13-02-2016 Saat 01:54 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #249  
Alt 13-02-2016, 01:15
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

MENİ

3489 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın elbisesine bulaşan meniyi yıkıyordum. O, elbisesinde ıslak kısım (kurumamış) olduğu halde namaza giderdi."

Buhari, Vudü 64, 65; Müslim, Taharet 108, (289); Ebu Davud, Taharet 136, (371, 372, 373); Tirmizi, Taharet 85, 86, (117, 118); Nesai, Taharet 187, 188, (1, 156).

3490 - Müslim'in bir diğer rivâyetinde şöyle gelmiştir: "Hz. Aişe radıyallahu anhâ'ya bir zât misafir oldu. Adam sabahleyin, elbisesini yıkamaya başladı. Hz. Aişe ona:

"Sana, (meni) bulaşan yeri (gördüysen) orasını yıkaman kâfi idi, göremediğin takdirde etrafını yıkardın. Ben, Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ın elbisesinden (meni bulaşığını) ovalamak suretiyle çıkardığımı biliyorum. O, (bir de yıkamaksızın) onun içinde namaz kılardı."

Bir diğer rivâyette şöyle gelmiştir: "İyi biliyorum kurumuş meni bulaşığını Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın çamaşırından tırnağımla kazıyarak çıkarıyordum."

Müslim, Tahâret 105, 109, (288, 290

***********************************************

Sünnet !
Müslümanların harfiyen uyması gereken bir yaşam biçimi.
İnsan üzerine nasıl meni DÖKER-Kİ?
Alıntı ile Cevapla
  #250  
Alt 13-02-2016, 01:37
Dialectics - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dialectics Dialectics isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
Standart

Bugun üye olup da "sahih hadisler" islamın temel kaynağıdır diyen açıklasın bari bunları.

Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:40 .