Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #21  
Alt 30-05-2016, 17:21
Dialectics - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dialectics Dialectics isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
Standart

Pyrrhon´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir fark yoktur

sahsen absurdizmi zihnin yapisini cozmus bir felsefe olarak dusunuyorum, nihilizm de hayatin insanlarin deluzyonlarindan ve bunlara bagli tureyen zihniyetlerden ibaret oldugunu savunan bir felsefedir ama en onemlisi tecrubeye dayali felsefelerdir. 2 felsefenin temeli de dinamizmdir, yani varliksal bir amacin var olamayacagi, cunku amaclar da dinamizme haric ogeler degiller.

Mesela bir teist kavrayacak duzeyde degildir nihilizmi, ki dogru olarak anlasilmasi icin zaten insanin kendi kendine o noktaya gelmesi gerekiyor. Buddhistler bu ifadeyi pek kullanmaz fakat Buddha da mesela agir nihilisttir, kendi kendine ulasmistir. Lakin insan bu yolu yurumeyip kendini nihilist sanmaya baslarsa bu tehlikeli iste. Akil gerekli, nihilizm gercegini farkina varacak bilginlik ve tecrube gerekli. Bunlar olmadan nihilizm, hem yanlis anlasilir hem yikima sebebiyet verme potensiyali barindirir.
Sevgili Pyrrhon,

Şu koyulaştırdığım kısmı biraz daha açabilir misin? Ağır nihilist ne demektir? Nihilizmin yıkıma sebebiyet verme potansiyelini bertaraf edecek yorumlama, yol, yöntem nedir?

Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 30-05-2016, 20:12
pianola - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pianola pianola isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
Standart

Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Pyrrhon,

Şu koyulaştırdığım kısmı biraz daha açabilir misin? Ağır nihilist ne demektir?
Buddhist dusuncede 'sabba' (Sanskrit: sarva) diye bir kavram var sevgili Dialectics, mesela ilk mezheplerden Sarvastivada bu kavram uzerine temelleniyor, simdilerde Theravada'ya evrildi, henuz Buddhizm diye bir sey ortada yokken Buddha'nin temel felsefelerine en yakin sayilabilecek ekol.

Sabba Turkce'de aynen "her" ya da "hepsi" demek, Sarvasti-vada : "her sey var-doktrini".

Buddha'nin soylemiyle sabba, ya da 'her sey'; vucut-temassal duyumlar, goz-gorus, kulak-isitis, burun-koku, dil-tat, zihin-mental olusumlar. Bu salayatana/pasadarupalar (duyusal organ) ya da daha azi (mesela solucanlarda 3 pasadarupa var), ve iliski aglari disinda "hic bir ontisite" yahut varliksal_lik yok/algilanamaz diyor.

Bir de bu 'her sey' ile bagintilanan 'anicca' diye bir kavram var, Buddhist doktrinin temeli, manasi da tureyen niteligin cozulmek_zorundaligi. Nitelikler de degismez bir esanstan degil de, hareket halindeki kosullardan turedikleri icin 'sunnato' (ici-bos) deniyor, yani kalici bir benligin/tabanin yoklugu; anatta/asabhava : benlik/kendindenlik/ozgun dogasi_lik yok.

Pratikte de iste, zamanla beyindeki algi kaliplarini cozeltmek uzere ilkin bu kavramlari icsellestirebilmek Buddhizm denilen. Zira algi kaliplari (namarupa), 'kimliklendirme surecleri' (bhava) demek oluyor, bu olgu da 'dukkha' denen (aci/tatminsizlik/izdirap) bilissel niteligi temelliyor, zira ampirik varlik ona atfedilen benlik-tabanli illusif degerlerden yoksun.

"Agir nihilizm", herhalde 'algi kaliplari geri_donussuz_olarak cozulmusluk' demek istemisim. Buddhizm'deki, batidaki ifadesiyle bilesimsel ve genel cercevesinde varliksal nihilizm.

Nihilizmin yıkıma sebebiyet verme potansiyelini bertaraf edecek yorumlama, yol, yöntem nedir?
Zihni konsantre etmeyi ogrenmek diye dusunuyorum, bilincin farkindaligi, ki dusunumlerin nitelikleri genelde kaliplasmis metabolik istencler tarafindan belirleniyor, irade surekli bu yonde ortaya konuyor. Dolayisiyla istencleri yapisal bir cozundurmeye tabi tutmak gerekli. Bir diger deyisle 'bilinc' denilen devreye sokulmali..

Ama nihilizm dedigim gibi, felsefi temel olmadan sirf ideolojik bir deluzyon niteliginde olursa tehlikeli, cunku istenc tabaninda full immoralizme goturur, bu da hem bireysel hem sosyal duzlemde iyi sonuclar dogurmaz yani. Dolayisiyla nihilizm 'aksiyolojik' degil de, ontolojik olmali, ki acacagi serbestlik_bilinciyle psikolojiyi bilincli ve verimli olarak yapilandirmak mumkun olsun, nihayetinde insan genel duzlemde hafizaya kosullanan, epistemolojik bir varlik.
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 30-05-2016, 22:04
Dialectics - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dialectics Dialectics isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
Standart

Pyrrhon´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


Ama nihilizm dedigim gibi, felsefi temel olmadan sirf ideolojik bir deluzyon niteliginde olursa tehlikeli, cunku istenc tabaninda full immoralizme goturur, bu da hem bireysel hem sosyal duzlemde iyi sonuclar dogurmaz yani. Dolayisiyla nihilizm 'aksiyolojik' degil de, ontolojik olmali, ki acacagi serbestlik_bilinciyle psikolojiyi bilincli ve verimli olarak yapilandirmak mumkun olsun, nihayetinde insan genel duzlemde hafizaya kosullanan, epistemolojik bir varlik.
Anlamsiz, sacma ve uyumsuzuz aslinda da, katlanabilmek icin buddhanin bakis acisina kosullanmamiz gerek demek istedin sanirim. Camus'a kosullansak?

Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 01-06-2016, 07:34
pianola - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pianola pianola isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
Standart

Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Anlamsiz, sacma ve uyumsuzuz aslinda da, katlanabilmek icin buddhanin bakis acisina kosullanmamiz gerek demek istedin sanirim. Camus'a kosullansak?
Her hangi bir kavrama/perspektife kosullanma taraftari degilim sevgili Dialectics, ki hepsi gecici zaten, ama bir periyodda "dus-uncelerin" tek bir daireye hapsedilmelerini engellemek metabolizma hakkinda bilinclenmekle mumkun.

Her "bunye", haliyle her "ben" ve tercubesi farkli, her mental faaliyet de metabolizma, haliyle "aktiviteler" uzerinde gayet etkin. Dolayisiyla kisi kendinde is goren zihinsel "yazilimlari" bilincli olarak yapilandirmali diye dusunuyorum, ki bu yazilimlar da surekli kendilerini guncelleyecek.

Nihayetinde maksat hayati iyi/istendigi gibi yasamaksa metabolizmayi tanimak, zihni de kontrol etmeyi ogrenmek gerekli; bunun da yolu irade ile saglanan surekli bir "konsantrasyon", zira bilincin dusunumler uzerindeki etkinliginin farkindaligina vardiran bu. Aksinde zaten metabolizma zihni kontrol ediyor, bu da kaliplara teslimiyet.
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 24-02-2017, 21:06
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

Adam yazmış..Bravo..
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 25-02-2017, 05:04
Tatarka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tatarka Tatarka isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Sep 2016
Bulunduğu yer: Kırım djankoy,antalya
Mesajlar: 143
Standart

Bilincin son korkusu nihilizm korkusudur.Buna göre eğer tüm dürtü ve değerlerimizin beyin fizyolojisinden kaynaklandığı gösterilebilirse,o zaman bu dürtü ve değerler , insanın uydurduğu ve nesnel gerçeklikleri olmayan şeylerdir. Bu durumda bir insan çocuğunu bile gerçekten sevemez,tamamen bencilce genlerimi coğaltıyorum, der.
Çiçekler,sanat eserleri hakikaten güzel olmazdı.Bunlar sadece belli bir ışık deseni,gözümün retinasına düşen şeyler derdik.Korku o ki,evrimsel biyoloji tüm kutsal herşeyin altını oyar.

Halbuki, biyologlar; "beynimizle algıladığımız,bize anlamlı gelen şeylerdir" derler; yani bu düşünce ve duygulara sahip olma yeteneğiyle donatılmış bir beyni kazandıran evrim sürecine atıfta bulunurlar.

Doğru,evrim,genlerin kendi kopyalarının sayısını maksimize edebilme becerilerine göre seçildiği bencil bir süreçtir.Ancak bu, bencil olduğunuz anlamına gelmez.
Bencil,ahlak-dışı doğal ayıklanması sürecinin, ahlaki değerleri olan ve zeki toplumsal bir organizmaya dönüştürmesini ne önleyebilir ki? Eski bir söz var > > >

Yasaları ve sosisleri sevenler, onların nasıl yapıldıklarını görmeseler iyi olur.)

Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.(Friedrich Nietzsche)
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 24-08-2017, 17:13
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.350
Standart

Anlamsızlık..
Her şey ve içerdikleri diğer her şey bütünüyle anlamsız.
Sevgi anlamsız. Bilmek anlamsız. Etik anlamsız. Var olmaya çalışmak anlamsız.
Hiçbir şeyin kendine ait bir anlamı yok.
Bütün anlamlar uyduruk.

Anlam yaratmak için çabalamamız da anlamsız. Bırakalım da anlamsızlık bize acı versin ve gerekirse bizi yok etsin. Anlamsızlığa bırakalım kendimizi.
İnsanın sahip olduğu en büyük nimet, tartışmamız ölümdür. İyiki ölüyoruz. Ölümsüzlük kadar ürkütücü bir şey daha düşünemiyorum.

Elimde bir imkan olsa ve tek bir tuşa basarak tüm canlıları yok etme fırsatı verilse bunu kullanırdım. Tüm canlıları bir anda yok etmek, özellikle bilince sahip olanları yok etmek, onlara yapılacak en büyük yarar olurdu. Ürememeliyiz. Neslimizin tükenmesine izin vermeliyiz.

Asla bir anlam yaratmak istemezdim, asla tanrıyla anlam bulan biri olmak istemezdim.

Herhangi bir anlama muhtaç değilim. Anlamsızlığı anlama dönüştürmekten korkuyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 24-08-2017, 17:27
pianola - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pianola pianola isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
(...) Etik anlamsız.
Buna pek katılmıyorum ben, çünkü bir -duyumlar dünyası-nda yaşıyoruz. Hiçbirşey zaten bir kendinde-anlam içermiyor , dolayısıyla bedenin ontolojisine göre rasyonal bir etik iyi bir hayat yaşamayı mümkün kılabilir..


Ben de içgözlemin kurbanıyım.
Sylvia Plath

Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi...
Samuel Beckett

Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece...
Aşık Veysel

Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür.
Maurice Blanchot

İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir.
Lacan

Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..?
Marilyn Monroe

ex nihilo nihil fit
il n'y a pas de hors-texte
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 24-08-2017, 17:28
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.350
Standart

Alkollüyken yazıyorum, belki de alkol daha doğru düşünmemi sağlıyordur. Nöronlar arası iletişimi artıyıro olabilir.

Anlamak bir anlam mıdır? Kelimelerin kökeni benzer görünüyor. Her şeyin anlamsız olduğunu anlamak da bir anlam sayılabilir mi?

Her şey insana ilk bakışta anlamlı görünür ve insan anlam yaratmayı sever. En büyük filozoflar bile anlam yaratma acizliğinden kaçınamamıştır.
İlk başta annlamlı görünmek zorunda olan her şey, devamında anlamsız görünmek de zorunda.

En büyük anlam adaylarım; sevgi, anlamak ve etikti. Bunların da anlamsızlığı karşıma çıkmaya başladı. Anlam yaratmak için zorlamamalıyız. Bırakalım da anlamsızlık bizi yok etsin. Olması gereken bu. Aslında olması gereken bir şey de yok. Çünkü gereklilik yok.

Her şeyin anlamsız olmasından hoşnutum. Çünkü kaçırdığım bir anlam yok.
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 22-12-2017, 02:37
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

"Yarının olmama korkusu" çoklarına korkunç gelebilir, lakin yarın "illa" olmak zorunda değil ki? Yarını düşünmek bir zorunluluk olsun!

Çok ilginç bir şekilde, insanlar yarını düşündükleri için, odaklandıkları için, bu günü kaçırıyorlar. Sonrada nihilizm ya da anladığım şekliyle yarınsızlık kötü oluyor.
Yarınsızlık niye kötü olsun ki?
Bugün, ya da şimdi denilen var zaten, o yok değil ki?

Bugün var mı? var!
Bugünü yaşadın bitti, sıra yarına mı geldi?
Nedir bu yarın merakı.

Yarınsızlık kötü diyen aslında kendi yanlış düşüncelerinin esiridir.

Bu-gün-ü yaşa!
Bu-gün-ün bitmediğini göreceksin.

Her doğan gün yeni bir başlangıç, her sabah yeni bir gün!

Bu-gün hiç bitmez ki?
Yarın nasıl olsun!

Yarına yer yok !...

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Öbür Dünya Korkusuyla Hareket Etmek Vicdan mıdır? yucemanitu Konu-dışı 1 16-06-2010 11:29

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:59 .