
24-08-2016, 12:46
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 15 Apr 2016
Mesajlar: 63
|
|
Pyrrhon´isimli üyeden Alıntı
Olmaz, cunku Elizabet Meryem'in kiz kardesi degil, Luka'yi kabul edersek, cok (abarti derecede) uzaktan bir akrabasi, bir de Isa'yi vaftiz eden Yahya'nin annesi.
Meryem'in soyu ise Imran'a uzanmiyor, sadece Imran ve Meryem'in soylari, Levi ve Yehuda'ya kadar uzaniyor. Yani Levi ortak ata. Meryem'in Imran'a direkt bir baglantisi yok.
Adem >.....>> Yakub >.....>> Levi > Mathat > Eli > Meryem > Isa
..........__________________-^ ->>> Kohat > Imran > Harun, Meryem, Musa
Dolayisiyla Isa'nin anasi olan Meryem'e, ne Harun'un kiz kardesi, ne Imran'in kizi, ne de "Harun'un kizi" denilemez.
Bu etiketleri takabileceginiz tek Meryem, Musa'nin ve Harun'un kiz kardesi, ve Imran'in kizi olan Meryem'dir. Isa'nin anasi olan Meryem degildir.
|
İslam Ansiklopetisibde şunlar yazar
|
Arapça’da “uht†kelimesi bir kabilenin mensubu için de kullanılmaktadır (Le saint Coran, s. 54, 307; ayrıca bk. Arnaldez, s. 33-34).
Batılı âlimlerin zikredilen tenkitleri kutsal kitaplarındaki ifadelerle çelişmektedir. Luka İncili’ne göre Zekeriyyâ’nın eşi Elisabeth, Hz. Îsâ’nın annesi Meryem’in akrabası olup Hârûn kızlarındandı (Luka, 1/5, 36). Meryem’in annesiyle Yahyâ’nın annesinin kardeş oldukları kabul edilmektedir (DB, II/2, s. 1689). Zekeriyyâ, Abiya ailesinden bir kâhin (I. Tarihler, 24/10; Luka, 1/5), eşi Elisabeth de ruhban sınıfından bir aileye mensup olup babası yoluyla Hârûn’un soyundan ve Levi kabilesindendir, dolayısıyla Hz. Hârûn’un kızlarındandır (a.g.e., II/2, s. 1689). Bu geleneğe sahip bulunan halkın, böyle bir aileden gelen ve mâbede adanan Meryem’e “Hârûn’un Hemşiresi†demesi (ve Meryem'in bir "İmran kızı" Annesin de bir "İmran kadını" olması) Pek tabiidir.
Al-i İmran /35 deki "imraetu ımrâne" "İmran'ın eşi" olarak kabul etmeyip Bir "İmran kadını" meal verilirse yine hakikate uygun olur Zira Meryemin annesi İmran soyundan geldiğinden "Bir İmran kadını" olur
|
Ama Kaldı ki İslama Göre Eski ahit ne dediği hiç önemli değildir.
İslama göre "İmran" soyundan gelen Meryem'in Babasının ismi' de "İmran"dır. (Büyük insanların) Dedelerin isimlerinin verilmesi yaygın bir gelenektir
Fakat siz bunu kabul etmiyorsanız "Ahitsel metinler de" Meryem'in "İmran" soyundan geldiğini Kabul etmek zorundasınız çünkü Batılılar kabul ediyorlar
Luka 1.5... Zekeriya adında bir kâhin vardı. "Harun soyundan" gelen karısının adı ise Elizabet’ti.
Luka 1: 35 Melek ona şöyle yanıt verdi: “Kutsal Ruh senin üzerine gelecek, Yüceler Yücesi’nin gücü sana gölge salacak. Bunun için doğacak olana kutsal, Tanrı Oğlu denecek.
Luka 1:36:36 (Melek) dediki Bak, senin akrabalarından (teyzen)(hz. Zekeryanın karısı) Elizabet de yaşlılığında bir oğula gebe kaldı. Kısır bilinen bu kadın şimdi altıncı ayındadır.
Elizabet Meryem'in değil Annesin kardeşidir. (evvelki mesajlarım da Meryem'in kardeşidir yazmışım ama dikkat etmedim
Elizabet Meryem'in Teyzesidir.
Daha önce de söylemiş Hazreti Muhammed: (Elizabetin oğlu) Hazreti Yahya ile Hazreti Meryem Teyze çocuklarıdır" buyurmuş olduklarını yazmıştım..
Batılı kaynaklarda da Meryem’in annesiyle Yahyâ’nın annesinin kardeş oldukları kabul edilmektedir (DB, II/2, s. 1689).
Demek oluyor ki Sizler "İsa'nın annesi Meryem"in babasının isminin de "İmran" olduğunu kabul etmeseniz bile yine "Kuran'ı metinsel" olarak eleştirezsiniz
Çünkü Ahitsel metinde ve batılı kaynaklarda da Meryem'in ve annesin İmran soyundan geldiğini kabul ediliyor
Kuranın Metninde de yazan şudur Meryem bir "İmran kızı" Annesi de "imraetu ımrâne" " bir İmran kadınıdır"
İmranın zevci demedi de "İmran kadını" dedi metinsel olarak Kuranı eleştiri kapısı kapandı
Konu pianola tarafından (13-12-2016 Saat 01:23 ) değiştirilmiştir.
|

24-08-2016, 16:29
|
 |
Super Moderator
|
|
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
|
|
Islam ansiklopedisinde yanlis seyler yaziyor.
|
Elizabet Meryem'in değil Annesin kardeşidir. (evvelki mesajlarım da Meryem'in kardeşidir yazmışım ama dikkat etmedim
Elizabet Meryem'in Teyzesidir.
|
Hayir, Elizabet Meryem'in annesinin kardesi degildir. Ahit'teki tek aktarim (Luka) Elizabet ve Meryem'in uzaktan akraba olduklari, fakat bu akrabaligin acilimi hakkinda bir bilgi verilmiyor.
Isa'dan 200 yil sonra Romali teolog Hipolitus, Elizabet'in annesi Sovin'in, Meryem'in annesi Anna'nin kardesi olabilecegini dusunmus, fakat bu da Ahitsel bir aktarim degil, katilmis yorum.
http://www.newadvent.org/cathen/05387b.htm
|
Fakat siz bunu kabul etmiyorsanız "Ahitsel metinler de" Meryem'in "İmran" soyundan geldiğini Kabul etmek zorundasınız çünkü Batılılar kabul ediyorlar
Luka 1.5... Zekeriya adında bir kâhin vardı. "Harun soyundan" gelen karısının adı ise Elizabetâ€â•ti.
|
Batililar Meryem'in Imran soyundan geldigini falan kabul etmiyorlar, bunlari nereden uyduruyorsunuz.
Elizabet ile Meryem'in kardes olmadiklarini, ve Yakub-Levi sonrasi kan baginin ayrildigini belirtmistim. Meryem'in Amran soyundan geldigine dair tek bir Ahitsel kaynak gosteremezsiniz, varsa buyrun, gosterin.
|
Batılı kaynaklarda da Meryemâ€â•in annesiyle Yahyââ€â•nın annesinin kardeş oldukları kabul edilmektedir (DB, II/2, s. 1689).
|
Yanlis bilgi. Batili kaynaklarda boyle bir kabul yok.
Yukarida da belirttigim gibi, Elizabet'in annesi Sovin'in, Meryem'in annesi Anna ile kardes olabilecegi yorumu var, ama bu da Ahitsel degil.
|
Demek oluyor ki Sizler "İsa'nın annesi Meryem"in babasının isminin de "İmran" olduğunu kabul etmeseniz bile yine "Kuran'ı metinsel" olarak eleştirezsiniz
|
Neden elestiremeyelim? Meryem'in babasi Imran degil, Meryem de Imran soyundan gelmiyor.
|
Çünkü Ahitsel metinde ve batılı kaynaklarda da Meryem'in ve annesin İmran soyundan geldiğini kabul ediliyor
|
Element uydurmayin, rica ederim. Batili kaynaklarda boyle bir kabul yoktur.
Amran (Imran), Levi kabilesinden Kohat'in ogludur, Meryem'in babasi ise o soydan gelmiyor, Yehuda kanadindan geliyor. Lutfen okuyun;
https://www.biblegateway.com/passage...+6&version=ERV
|
Kuranın Metninde de yazan şudur Meryem bir "İmran kızı" Annesi de "imraetu ımrâne" " bir İmran kadınıdır"
|
Kuran metninde yazan Meryem'in Imran kizi (Tahrim 12) ve Harun'un kiz kardesi (Meryem 28) oldugudur, siz istediginiz kadar takla attirin, Ahitsel jeneolojide Isa'nin anasi Meryem'in, Imran'a hic bir bir baglantisi yok.
|
"İmran kadını" dedi metinsel olarak Kuranı eleştiri kapısı kapandı
|
Neden kapandi, siz "Harun'un kiz kardesi demiyor, soya atif yaparak Harun kizi diyor!!" dediniz diye mi.
Meryem Harun soyundan inse icim gam yemeyecek.
Neyse, Meryem Harun kizi (uhte harune) mi, Imran kizi (ibnate imrane) mi siz once buna bir karar verin..
Konu pianola tarafından (07-09-2016 Saat 03:18 ) değiştirilmiştir.
|

24-08-2016, 19:40
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 15 Apr 2016
Mesajlar: 63
|
|
Pyrrhon´isimli üyeden Alıntı
Islam ansiklopedisinde yanlis seyler yaziyor.
Hayir, Elizabet Meryem'in annesinin kardesi degildir.
Ahit'teki tek aktarim (Luka) Elizabet ve Meryem'in uzaktan akraba olduklari, fakat bu akrabaligin acilimi hakkinda bir bilgi verilmiyor.
Batililar Meryem'in Imran soyundan geldigini falan kabul etmiyorlar, bunlari nereden uyduruyorsunuz.
|
Hazreti Muhammed: "Yahya İle Meryem teyze çocuklardır" buyurmuşlardır.
Luka 1.5 "... "Harun soyundan" (İmran soyundan) gelen karısının adı ise Elizabet'ti.
Luka 1:36 (Melek) dedi ki Ey meryem Senin akrabalarından Elizabet de yaşlıyken gebe kalmıştı"
Batılı kaynak : "Meryem'in annesiyle Yahyâ'nın annesinin kardeş oldukları kabul edilmektedir (DB II/2, s. 1689; J. Horovitz, Koranische Untersuchungen,)
|

24-08-2016, 19:53
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
|
|
Melekk´isimli üyeden Alıntı
Hazreti Muhammed: "Yahya İle Meryem teyze çocuklardır" buyurmuşlardır.
Luka 1.5 "... "Harun soyundan" (İmran soyundan) gelen karısının adı ise Elizabet'ti.
Luka 1:36 (Melek) dedi ki Ey meryem Senin akrabalarından Elizabet de yaşlıyken gebe kalmıştı"
Batılı kaynak : "Meryem'in annesiyle Yahyâ'nın annesinin kardeş oldukları kabul edilmektedir (DB II/2, s. 1689; J. Horovitz, Koranische Untersuchungen,)

|
" bozulmuş kitaplardan" örnekler. El-ilah kimseyi hristiyan ve yahudilere muhtaç etmesin. Amen,amin,amon
|

24-08-2016, 22:17
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 15 Apr 2016
Mesajlar: 63
|
|
İlahimasal´isimli üyeden Alıntı
" bozulmuş kitaplardan" örnekler. El-ilah kimseyi hristiyan ve yahudilere muhtaç etmesin. Amen,amin,amon
|
Ben Bunları "Ahitlerde de" illaki olsun diye "İsteyenler" için yazdım
Yoksa Biz müslümanlara göre "Uhte Harun" "Harunun hemşiresi" "imraetu ımrâne" "İmran'ın zevcesidir"
Hangi İmran? Meryemin Babası olan İmran, Yoksa Cedd-i alaları olan Musa ve Harun'un babası "İmran" değil
Hakikatten meryemin Babasının ismide İmrandır
Dedelerin isimlerini vermek yaygın bir gelenektir
|
Kâ'b : Şüphesiz Allah Teâlâ'nın «Ey Harun'un kız kardeşi.» âyetinde zikredilen Hârûn, Hz. Musa'nın kardeşi Hârûn değildir, demişti.
Hz. Âişe ona: Yalan söyledin, dedi.
Kâ'b : Ey mü'minlerin annesi, şayet bunu en iyi bilen ve en doğruyu haber veren Allah Rasûlü (s.a.) söylememiş olsaydi (ben de söylemezdim). Şu kadar var ki ben, ikisi arasında altı yüz sene olduğunu görüyorum, dedi. Hz. Âişe bunun üzerine sustu.
|
Hazreti Aişe Bu hayvan anlamaz diyerek susmuştur.
çünkü "uhte Harun" "Harun'un Hemşiresi" demektir.
Arapçada "Uht" kelimesi bir kabilenin mensubu içinde kullanılır.
Ayet deki "Harun" hakikatten de Musanın kardeşi "Harun"dur. Hazreti Aişe Haklıdır. Ama bu hayvana laf anlatılmaz diye herhalde susmuştur
|

24-08-2016, 22:46
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
|
|
Melekk´isimli üyeden Alıntı
Ben Bunları "Ahitlerde de" illaki olsun diye "İsteyenler" için yazdım
Yoksa Biz müslümanlara göre "Uhte Harun" "Harunun hemşiresi" "imraetu ımrâne" "İmran'ın zevcesidir"
Hangi İmran? Meryemin Babası olan İmran, Yoksa Cedd-i alaları olan Musa ve Harun'un babası "İmran" değil
Hakikatten meryemin Babasının ismide İmrandır
Dedelerin isimlerini vermek yaygın bir gelenektir
Hazreti Aişe Bu hayvan anlamaz diyerek susmuştur.
çünkü "uhte Harun" "Harun'un Hemşiresi" demektir.
Arapçada "Uht" kelimesi bir kabilenin mensubu içinde kullanılır.
Ayet deki "Harun" hakikatten de Musanın kardeşi "Harun"dur. Hazreti Aişe Haklıdır. Ama bu hayvana laf anlatılmaz diye herhalde susmuştur 
|
şaaayet susmakdan hayvan muhabbeti çıkarttıysanız?
Aişe'nin 1 ay boyunca babasının evinde sus pus oturup; o olay esnasında gokden yere kimlere hayvan dediğini varın siz yazın.
Aişenin susarken içinden ne dediğini bilen siz , bu durumuda elbet bilir.
Mesele İFK
Saygı bizden MELEK.
|

25-08-2016, 00:33
|
 |
Super Moderator
|
|
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
|
|
Melekk´isimli üyeden Alıntı
Hazreti Muhammed: "Yahya İle Meryem teyze çocuklardır" buyurmuşlardır.
|
Islam'in Meryem jeneolojisine dayanak olarak islami hadis mi veriyorsun, sayin Melekk/morrigan. Gerci oyle bir hadis de bulamadim, cilt/pasaj no vs bir sey var mi.
|
Luka 1.5 "... "Harun soyundan" (İmran soyundan) gelen karısının adı ise Elizabetâ€â•ti.
Luka 1:36 (Melek) dedi ki Ey meryem Senin akrabalarından Elizabet de yaşlıyken gebe kalmıştı"
|
Luka'nin one surdugu akrabaligin sadece Levi'ye dayanabilecegi bir onceki iletide belgelendi.
Batılı kaynak : "Meryemâ€â•in annesiyle Yahyââ€â•nın annesinin kardeş oldukları kabul edilmektedir (DB II/2, s. 1689; J. Horovitz, Koranische Untersuchungen,)

|
"Batili kaynak" diye verdigin sey Yahudi asilli bir Alman hahami ve Arabistinin "Kuran Calismalari" adli kitabi. Kitaptan s.1689 olarak alinti yapilan cumle ise tamamen yazarin zirvasi, zira Hristiyan teolojisinde Meryem Yehuda, Elizabet ise Levi'nin soyundan gelir, fakat Levi'nin soyu Torah'dakinden farklidir. Bir onceki iletide yer alan linklere goz atiniz.
Her neyse, 150. kere soyleyelim, Hristiyan teolojisinde Meryem'in Imran diye bir babasi yoktur, soyu da ne Imran'a, ne de Harun'a dayanmaz.
Tevrat jeneolojisine gore ise;
Meryem yine sol tarafta gordugun Yehuda'nin soyundan gelebilir (ki belirttigim gibi Hristiyan teolojisinde de oyle, sadece Yeni Ahit'e gore Levi'nin soyu celisiyor, cunku onlara gore Mathat da Levi'nin soyundan, Levi ise Yehuda'nin soyundan).
Son tahlilde Meryem ve Elizabet'in olasi akrabaligi, sadece Levi'ye dayanabilir, Harun soyuna degil. Ister Yeni ister Eski Ahit acisindan bak, ortak ata Levi'den baskasi olamaz.
Haliyle senin Imran kizi ve Harun'un kiz kardesi oldugu halde Isa'nin da anasi olan fantazi Meryem'in gecerliligini savunabilmene sebebiyet verecek bir dayanak da var olamaz.
Konu pianola tarafından (07-09-2016 Saat 03:19 ) değiştirilmiştir.
|

25-08-2016, 01:22
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.551
|
|
Melekk,
Melekk´isimli üyeden Alıntı
[...]
Hazreti Aişe Bu hayvan anlamaz diyerek susmuştur.
çünkü "uhte Harun" "Harun'un Hemşiresi" demektir.
Arapçada "Uht" kelimesi bir kabilenin mensubu içinde kullanılır.
Ayet deki "Harun" hakikatten de Musanın kardeşi "Harun"dur. Hazreti Aişe Haklıdır. Ama bu hayvana laf anlatılmaz diye herhalde susmuştur 
|
Hayvan olan Ka'b b. Eşref mi?
Kâ`b b. Eşref`in katli
Kâ`b b. Eşref`in katli konusunda 1 sayfada 1 kayitli hadis var
Fasil : BENÎ NADÎR`İN TEHCÎRİ VAK`ASI
Konu : Kâ`b b. Eşref`in katli
Ravi : Câbir b. Abdullâh
Baslik : YEHÛDÎ ŞÂİRİ KÂ`B İBN-İ EŞREF`İN KATLİ
Hadis : Rivâyete göre Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem bir kere Ashâb`a: - Kâ`b İbn-i Eşref (i öldürmek) için kim hazırdır? diye sordu. Çünkü o, Allah`a ve Resûlüne ezâ etmiştir! buyurdu. Muhammed İbn-i Mesleme: - Yâ Resûla`llah! İster misin onu ben öldüreyim? dedi. Resûlullah: - Evet, isterim! buyurdu. İbn-i Mesleme: - Öyle ise (Kâ`b`a hakkınızda hoşlanacağı) bir şey söylememe müsaade buyurunuz! dedi. Resûlullah: - Ne istersen söyle! buyurdu. Bunun üzerine Muhammed İbn-i Mesleme Kâ`b`a vardı: - Şu kişi (yâni Resûlullah) bizden sadaka istedi. Ve bize güç vergi teklîf etti. Ben de ödünç bir şey almak için sana geldim! dedi. Kâ`b da İbn-i Mesleme`nin dediği gibi söylendi: - Muhakkak o, sizin usancınızı daha artıracaktır! sözünü de ekledi. Muhammed İbn-i Mesleme: - (Ne yapalım) bir kere ona uymuş bulunduk. Onu derhal bırakmak istemiyoruz. Bakacağız, onun hâli ne olur, sona erinceye kadar bekliyeceğiz. Şimdi biz, senin bir vesk, yâhud iki vesk ödünç (hurma) vermeni istiyoruz! dedi. Bunun üzerine Kâ`b: - Pek iyi, siz bana rehin veriniz! dedi. İbn-i Mesleme ile refikleri: - Rehin olarak ne istersin? diye sordular: Kâ`b: - Kadınlarınızı! dedi. Onlar: - Kadınlarımızı sana nasıl rehin edebiliriz. Bugün sen arabın en güzel bir sîmâsısın! (Kadın gönlü akıverir!) dediler. Kâ`b: - Öyle ise oğullarınızı rehin veriniz! dedi. Onlar: - Oğullarımızı nasıl rehin ederiz? Sonra bunların biri hakkında: Bir, iki deve yükü hurmaya rehin olundu! diye sövülür ki, bu bize ebedî bir ardır (silinmez bir lekedir); lâkin biz sana silâhımızı, zırhımızı terhîn edelim! dediler. (Kâ`b muvâfakat ederek) kendisine gelmesi için İbn-i Mesleme`ya zaman ta`yîn etti. Muhammed İbn-i Mesleme bir gece Kâ`b`a geldi. (Kale dışından seslendi.) Yanında Kâ`b`ın süt kardeşi Ebû Nâile vardı. Kâ`b bunları kale içine da`vet etti ve misâfirleri karşılamak için onların yanına indi. Kâ`b`ın karısı kocasına: - Bu saatte nereye çıkıyorsun? diye i`tirâz etti ise de Kâ`b: - Bu seslenen Muhammed İbn-i Mesleme ile kardeşim Ebû Nâile`dir! diye karşıladı. Kadın: - Emîn ol ben bir ses işittim ki, ondan kan damlıyor (şer seziliyor)! dedi. Kâ`b: - O benim kardeşim Muhammed İbn-i Mesleme ile süt kardeşim Ebû Nâile`dir. Hem, kerîm olan bir genç, geceleyin kılıç darbesine çağrılsa bile, o çağrıya muhakkak icâbet eder, dedi (ve yanlarına indi). Muhammed İbn-i Mesleme kendisiyle berâber iki kişi de kaleye soktu.
Bir rivâyette bunlar Ebû Abs İbn-i Cebr, Hâris İbn-i Evs, Abbâd İbn-i Bişr (olmak üzere üç) dür. Muhammed İbn-i Mesleme bu arkadaşlarına (önce) şöyle kumanda etmiş: Kâ`b gelince ben onun başını tutup saçını koklarım. Siz benim Kâ`b`ın başını sıkıca yakaldığımı görünce hemen kılıçlarınızı çekip Kâ`b`ı vurunuz! demişti. (Hadîsin râvîsi Amr İbn-i Dînâr) bir kere de İbn-i Mesleme`nin arkadaşlarına: Kâ`b`ın başını size de koklatırım! dediğini de rivâyet etmiştir: Şimdi Kâ`b İbn-i Eşref mükellef giyimli ve hamâilli olarak, etrâfına güzel koku saçarak misâfirlerin yanına indi. Bunun üzerine İbn-i Mesleme: - (Aman bu ne güzel koku) bugünkü gibi güzel koku (ömrümde) duymadım! diye yaklaştı. Kâ`b: - (Ne sanıyorsun) Arabın en âsil ve en güzel kokulu kadınları sînemde yaşıyor! dedi. Muhammed İbn-i Mesleme: - Başını, saçını koklamama müsaade eder misin? dedi. Kâ`b: - Evet ederim! dedi. İbn-i Mesleme kendi kokladı. Sonra arkadaşlarına da koklattı, sonra: Bana bir daha koklamağa müsaade eder misiniz? dedi. Kâ`b: - Evet dedi. Bu defa İbn-i Mesleme Kâ`b İbn-i Eşref`in başını sımsıkı yakaladı. Ve arkadaşlarına: - Haydi kılıç darbesine tutup vurunuz! dedi. Bu sûretle İbn-i Eşref`i öldürdüler. Sonra Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`e gelip haber verdiler.
HadisNo : 1578
|
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|

25-08-2016, 03:23
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 May 2012
Mesajlar: 418
|
|
Melekk´isimli üyeden Alıntı
Ben Bunları "Ahitlerde de" illaki olsun diye "İsteyenler" için yazdım
Yoksa Biz müslümanlara göre "Uhte Harun" "Harunun hemşiresi" "imraetu ımrâne" "İmran'ın zevcesidir"
Hangi İmran? Meryemin Babası olan İmran, Yoksa Cedd-i alaları olan Musa ve Harun'un babası "İmran" değil
Hakikatten meryemin Babasının ismide İmrandır
Dedelerin isimlerini vermek yaygın bir gelenektir
Hazreti Aişe Bu hayvan anlamaz diyerek susmuştur.
çünkü "uhte Harun" "Harun'un Hemşiresi" demektir.
Arapçada "Uht" kelimesi bir kabilenin mensubu içinde kullanılır.
Ayet deki "Harun" hakikatten de Musanın kardeşi "Harun"dur. Hazreti Aişe Haklıdır. Ama bu hayvana laf anlatılmaz diye herhalde susmuştur 
|
Melekk´isimli üyeden Alıntı
Hazreti Muhammed: "Yahya İle Meryem teyze çocuklardır" buyurmuşlardır.

|
Melekk´isimli üyeden Alıntı
Dürüst olmuyorsunuz sayın notbyforce
Lütfen Uyduruk Hadislerle gelmeyiniz.
Çünkü Sizde biliyorsunuz ki Bütün Hadisler Hicri 200 küsür senesinde yani Kuran-ı Kerim'den 200 sene sonra "O günkü ne olduğu belli olmayan (sahabeden hiç bir şekilde üstün) olmayan "senin benm gibi İnsanlar" tarafından" yazılmışlardır. Onun için Hadislerin Güvenilirliği Müslüman alemi için "SIFIRDIR" Kim bunun aksini iddia ederse Onun Müslüman değil birinci derecece Kafir olduğu bilinmelidir.
|
Nekadar sahtekar insanlarsiniz??? Bir konuda yazdigin iletide hadislerle gelmeyin diyen SEN, bu konuya nasilda hadisleri ispat olarak kullanmissin.
Utanmadan birde Sayin "notbyforce" dürüst davranmiyorsunuz diye cikismissiniz???
Utanc verici su taploya hanki yüzle katlaniyorsun??? merak ediyorum nasil bir cevap vereceksin, tabi cevap verecek yüzün kaldiysa???
En büyük KAFIR SENIN gibiler. Dindiz dindarlar sizi. Igreniyorum artik yaptiginiz yalan, dolanlardan. Bir dediginiz öteki dediginizi tutmuyor. Iki yüzlüsünüz.
Su nikinide seytan olarak degistir, masken düstügüne göre, melek sifatina pislemis durumundasin. Yoksa meleklerde iki yüzlümüdürler SENIN gibi???
Bu arada hadisler hakkinda yazmis oldugun cevapla, ayni zamanda hadisleri kanit olarak sunmus olman, seninde kafir oldugunu kendin tescilletmis oldun.
Nami diger melek, birinci dereceden kafir zat. Aramiza hosgeldin ama, burasi iki yüzlüleri bandirmiyor. Iki yüzlü sahtekarlari böyle havluc pamugu gibi savuruyoruz.
|

25-08-2016, 21:53
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 15 Apr 2016
Mesajlar: 63
|
|
Pardon Yani´isimli üyeden Alıntı
Nekadar sahtekar insanlarsiniz??? Bir konuda yazdigin iletide hadislerle gelmeyin diyen SEN, bu konuya nasilda hadisleri ispat olarak kullanmissin.
|
Ben Hadislerin "Hicri 200 küsür " senelerinde "Sahabe" bile olmayan kişiler yani "Senin benim" gibi kişiler tarafından "o tarihde" yazdığı için "Güvenilir" olmadığını söyledim.
Yani "istediğin hadisi kabul edebilirsin" "istemediğin hadisi kabul etmeye bilirsin" Bağlayıcılığı yoktur. Kimseyi bağlamaz "Hicri 200 senelerinde yazıldığı için" "Hiç bir güvenirliği" yok
Ben de hadis getiriyorum ama akıl süzgecinden kalb süzgecinden geçirdikten sonra
Çünkü İslam dinin de "Akıl ve nakledilen rivayet arasında Zıtlık çatışma olmaz"
Varmış gibi gösterilirse ya bunu gösteren "adamın Akıl doğru" değildir. yada "Nakledilen rivayet açık değildir" anlaşılamıyordur.
Saygılar
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:07 .
|