
09-11-2016, 17:27
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Aynen.
Hatta bazı şiirsellerimde bunu özelliklede vurgularım.
|
Kalem tutulup kağıt yazılacak, hayalde rakamlar tutulacak.
Kitaplar sayesinde hayalin temeline sâf hayaller katılacak.
Bilgi diye, genç dimağa zoraki bilgi dayatması dayatılacak.
Düşünüleni düşünen düşünür olacaksın, isyana zaman yok.
Kuralları belirlenmiş dünyanın kurallarıyla avunacaksın.
Onlarla yolunu çizip, sözde kendi kurallarını koyacaksın.
Takliti seçip, şöhretlilerin arkasına gizlice saklanacaksın.
Sıra tabulara dokunmaya geldimiydi, cesarete zaman yok.
|
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

09-11-2016, 17:28
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
|
|
RollingStones´isimli üyeden Alıntı
Eğer burada bir ayartıcıdan bahsedilmeseydi, bu sınavı yapan doğrudan Tanrının kendisi olsaydı, söylediklerinizde haklı olabilirdiniz. Ama öyle değil.
Kur'an ile ilgili çıkarımlarınıza söyleyecek bir sözüm yok, ben, Kur'an ve İncil'de bu konudaki benzerliklere dikkat çekmek istemiştim.
|
1 - Ya konu farkında olmadan dağılıyor.
2 - Ya da yazdığınız veya bana sorduğunuz şeyi tam anla(ya)madım.
İnanç mantığım bağlamında Şeytan'ın varlığını sorun olarak görüp-göstermedim. İnsan soyu ile uğraşan ve evveliyatında melek olan bir varlıktan söz edilebilir. Benim itirazım, Kur'anda hikâye edilen İblis'in "İsyan gerekçesi" dir. Bir melek, cin veya insan; sâhip olduğu güçten ötürü gurura kapılıp haddini aşabilir. İmanı en sağlam kişiler dahi zaman zaman günaha yönelmekte. Benim itiraz noktam; İblis tarafından ileri sürülen "ahmakça" gerekçeye. Diyorum ki, Bu derece salakça bir gerekçe ile Tanrı'ya karşı gelen bir varlık, nasıl oluyor da bilmem kaçbin - ya da milyon - senedir insanların ayağının kaymasına neden olabiliyor ?
|

09-11-2016, 17:41
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Aug 2014
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.049
|
|
Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı
İnanç mantığım bağlamında Şeytan'ın varlığını sorun olarak görüp-göstermedim. İnsan soyu ile uğraşan ve evveliyatında melek olan bir varlıktan söz edilebilir.
|
Tabii ki. Bunu biliyorum.
Yazdığım ve sorduğum şeyler bununla alakalı değil.
Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı
Benim itirazım, Kur'anda hikâye edilen İblis'in "İsyan gerekçesi" dir. Bir melek, cin veya insan; sâhip olduğu güçten ötürü gurura kapılıp haddini aşabilir. İmanı en sağlam kişiler dahi zaman zaman günaha yönelmekte. Benim itiraz noktam; İblis tarafından ileri sürülen "ahmakça" gerekçeye. Diyorum ki, Bu derece salakça bir gerekçe ile Tanrı'ya karşı gelen bir varlık, nasıl oluyor da bilmem kaçbin - ya da milyon - senedir insanların ayağının kaymasına neden olabiliyor ?
|
İşte asıl mesele burada. İncil'de "isyan gerekçesi" yokken, Siz, Kur'an'dakini nasıl salakça bulabiliyorsunuz? Ben bunu öğrenmek istiyorum.
sâhip olduğu güçten ötürü gurura kapılıp haddini aşabilir. demişsiniz. Yani Kur'an'daki aynı ahmakça gerekçe.
Peki bu varlık bu düşüncesini nasıl ifade eder.
Şöyle edebilir mi?
"Ben ondan daha güçlüyüm"
Peki ya siz, siz nasıl ifade ederdiniz?
"Olmuyorsa zorlama, ya hayallerin kırılır ya kalbin. Unutmuş gibi yap. Çünkü güzel şeyler; Onları hiç beklemediğin anda gerçekleşir." Gabriel Garcia Marquez
|

09-11-2016, 18:16
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
|
|
RollingStones´isimli üyeden Alıntı
Peki bu varlık bu düşüncesini nasıl ifade eder.
Şöyle edebilir mi?
"Ben ondan daha güçlüyüm"
Peki ya siz, siz nasıl ifade ederdiniz?
|
Sn.RollingStones;
Sizinle ilk defâ münâkaşa etmiyorum. Kelime ve kavramları ustaca kullanıp muhatabınızı yönlendirmedeki mahâretinizin de - muhatapla oynamak demek istemiyorum - farkındayım. Ama ben bu suallerde samimi olduğunuza inanmak istiyor ve bu inanç doğrultusunda cevap veriyorum.
Tanrının hakkımızda verdiği kimi, kararlardan hoşlanmamak başka, Tanrı'nın verdiği karar ile "hatâ" ettiğini imâ eder tarzda düşünce geliştirmek başka bir şeydir. Kendisinin müslüman olduğunu ifâde eden milyarlarca müslüman, namaz kılmaz. Ama; bu kılmama işi nefse ağır gelmesi bâbındadır. "Yahu bu namaz da nereden çıktı ?" diyen Tanrı'yı sorgulamış, hükmünü beğenmemiş olur. Bu kişi inançlı değilse eğer, böyle düşünmesinde bir mahzur yok. Ama hem "inançlıyım" derken hem de güyâ inandığı Tanrıda kusur arıyorsa buna ahmaklık denir.
|

09-11-2016, 21:58
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 02 Sep 2016
Mesajlar: 339
|
|
|
Kur'anda hikâye edilen İblis'in "İsyan gerekçesi" dir. Bir melek, cin veya insan; sâhip olduğu güçten ötürü gurura kapılıp haddini aşabilir. İmanı en sağlam kişiler dahi zaman zaman günaha yönelmekte. Benim itiraz noktam; İblis tarafından ileri sürülen "ahmakça" gerekçeye. Diyorum ki, Bu derece salakça bir gerekçe ile Tanrı'ya karşı gelen bir varlık, nasıl oluyor da bilmem kaçbin - ya da milyon - senedir insanların ayağının kaymasına neden olabiliyor ?
|
Siz Kur'an'ı iyi okumamışsınız galiba: Cenab-ı Hak İblise şöyle soruyor. "Ey iblis İki elimle yaratığım ademe Secde etmekten meneden alıkoyan şey neydi kibrinde mi?"
İblis Hakka arifdi, suale göre cevap vermek zorundaydı ve "Evet dedi ben ondan hayırlıyım, beni ateşten onu topraktan yarattın"
"efdal olanın sufli olana ibadeti caiz olmaz" dedi
Allah'da bu kibirden, dolayı buradan Çık dedi.
"kıyamete kadar lanetim senin üzerinedir" dedi. iblis isyan etmiyor! ! "ölümden korkuyor" başlıyor yalvarmaya
İblis insanların kıyamate kadar tabaitın zulmaniyetin hükmünin altında olduğunu bildiğinden. "kıyamete kadar bana süre ver" diye yalvarıyor. sonrada "beni onlar için ayağı kaydırdın bende onların ayağını kaydırıcam" diyor.
tabi" Muhlis kulların" hariç diyor
Allah'da doğru söyledin diyor muhlis kullarımı kandıramıycan
Hulasa : İblis isyan etmedi ! ! İblis ademe secde etmedi !! Çünkü Allah Ademe secde emrini, Ademin lisanından verdi.
İblis şaşırdı secde etmedi.
Çünkü "ademe secde edersem Allah'dan başkasına secde edicem zannetti" bu emir hakkın emri mi yoksa ademin emri mi diye iltibasa düştü
Cenab-ı Hakta ona "Ey iblis" diye hitap edince. Yani "Ey iltibasa düşen varlık" diye hitap edince.
İblis "iltibasa" düştüğünü anladı. Ademe secde etmediğine pişman oldu ama ok yaydan çıkmışdı
zira Allah ona kabz halinde tecelli ediyordu. yani kendisine yapılan bu hitap Sevdiğinin Allah'ın (Ey iblis) hitabıydı onu çok sıktı. ve "neden secde etmedin" demedi Secde etmekten seni "ne men" etti dedi. yine azarlıyor bak yine hata ettin gördün mü?!!!!
iblis bunalım halinde cevaplar vermeye başladı "kibrimden dolayı secde etmediğini söyledi"
Bu yazmış olduğun Tefsir Muhyidin-i arabinin ilgili ayetlerdeki tefsiridir, görüşleridir.
|

09-11-2016, 23:01
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
|
|
Sn. Nuru irfan;
İnanç; yaratılmışın, yâni bizlerin, Yaradanı ile bağ kurduğu, kişiye özel alandır. Hiç kimse bir diğerinin inanç sahasını müşâhede edemez. Bu işte "kopye" çekmek mümkün değildir. Herkes Tanrı'ya ulaşma noktasında ne çaba göstermişse, o çabanın karşılığını görecektir. Eğer inancımız kimi kelime oyunlarından, lafazanlıktan, denmagojik hezeyanlardan medet umacak kadar zayıflamışsa, o inanç "İnandım" dediğiniz İlah'a hakâret olur.
Yazınızda bahsettiğiniz "İblis mantığı"na göre gidelim.
Yani, "Efdal" olanın "süfli" olana secdesi câiz değil prensibinden.
İblis'in "Hammadde"si de Ademinkinden - yani topraktan - 'üstün' olsun.
Şimdi Allah; "Ey âdem; İblis'e secde et" şeklinde buyruk verse, bu doğru mu olacaktı ?
Hani, Allah'tan gayrısına secde uygun düşmezdi ?
Ayrıca Tanrı bir varlık halkederken bunu ilmi ile yapar. Adem'i topraktan yaratmış, lâkin ezeli ilmi ile âdem'i Şeytandan daha önemli kılmıştır. kendi halkettiği "hammade"ye 'mahkûm' değildir Yaradana "neden böyle yaptın ?" diye hesap sorulur mu ? Ha, bir işin hikmetine sırrına erme bâbında sormanın mahzuru olmaz belki. Ama İblis; Allah'a kafa tutuyor, haklı olduğunu ıspat için "mühlet" istiyor.
Tanah'ta böyle bir hikâye geçmez. Belki bu mizansen Talmud'dan alınmıştır. kesin bilmiyorum. Sn world zaman zaman Talmud'dan alınıtlar yapıyor. Eğer kendisinde bu mevzuda bir bilgi varsa paylaşmasını rica edelim.
|

10-11-2016, 09:40
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Aug 2014
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.049
|
|
Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı
Sn.RollingStones;
Sizinle ilk defâ münâkaşa etmiyorum. Kelime ve kavramları ustaca kullanıp muhatabınızı yönlendirmedeki mahâretinizin de - muhatapla oynamak demek istemiyorum - farkındayım. Ama ben bu suallerde samimi olduğunuza inanmak istiyor ve bu inanç doğrultusunda cevap veriyorum.
Tanrının hakkımızda verdiği kimi, kararlardan hoşlanmamak başka, Tanrı'nın verdiği karar ile "hatâ" ettiğini imâ eder tarzda düşünce geliştirmek başka bir şeydir. Kendisinin müslüman olduğunu ifâde eden milyarlarca müslüman, namaz kılmaz. Ama; bu kılmama işi nefse ağır gelmesi bâbındadır. "Yahu bu namaz da nereden çıktı ?" diyen Tanrı'yı sorgulamış, hükmünü beğenmemiş olur. Bu kişi inançlı değilse eğer, böyle düşünmesinde bir mahzur yok. Ama hem "inançlıyım" derken hem de güyâ inandığı Tanrıda kusur arıyorsa buna ahmaklık denir.
|
Sn Vefik Sami,
Münakaşa olarak algılamışsınız fakat samimi olarak sormaktaydım. Sizde bıraktığım intiba için de çok üzgünüm inanın.
Haklısınız sizin de ifade ettiğiniz gibi,
"İnanç; yaratılmışın, yâni bizlerin, Yaradanı ile bağ kurduğu, kişiye özel alandır. Hiç kimse bir diğerinin inanç sahasını müşâhede edemez."
Saygılar
"Olmuyorsa zorlama, ya hayallerin kırılır ya kalbin. Unutmuş gibi yap. Çünkü güzel şeyler; Onları hiç beklemediğin anda gerçekleşir." Gabriel Garcia Marquez
|

10-11-2016, 10:44
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
|
|
Tanrı da, sevgi denen duygu nasıl olur? Tanrı bir canlımıdır ki ,iç dünyası ve hisleri olsun.
İlahi denen kitaplara bakınca , sevgi, kin , nefret, öç alma gibi, bir insana ait , iç dünya meselesi olan duygusal tepkimeleri net olarak görebiliyoruz.
Tanrı ,sevgi denen insanı duygusal tepkimeye , neden ihtiyaç duysun ki ?
Varlığı kanıtlanamayan bir fikre insanî özellikler yakıştırmak , insana aittir.
|

10-11-2016, 11:05
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
|
|
Aslında bende şunu meraktayım;
Bu tanrı dediğiniz nedir? Hangi somut "kendine ait" kaynağa ulaştınız ve birde özelliklerini inceleyip üstüne bunca fikir yürütebiliyorsunuz? Kaynak?
Kendi hayal dünyanızın, soyut kurgunuzun gerçekliğine refransınız nedir arkadaş?
aslında konu tamamen kurgusallıktan mevcut ve kendi aranızda yazışmalarınızı kesmek istemiyorum.
Ama bir ateist sitesinde açıldığından konuyu ister istemez yörüngesinden kurgusundan dışarı taşırmak zorundayız.
Ha derseniz bu konuyu bu şekilde tartışmak değilde kendimizce aramızda yazışmak istiyoruz rica ediyorum bunu başta belirtin.
Hacta materyalizmi tartışan ateistler gibisiniz
Sizlere kişi ve kişilik bazında sevgi saygım var o ayrı konu, varlığınız güzel.
Şimdilik saygımla gittim...
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
|

10-11-2016, 11:23
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Aug 2014
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.049
|
|
aliyarasfal´isimli üyeden Alıntı
Aslında bende şunu meraktayım;
Bu tanrı dediğiniz nedir? Hangi somut "kendine ait" kaynağa ulaştınız ve birde özelliklerini inceleyip üstüne bunca fikir yürütebiliyorsunuz? Kaynak?
|
Sevgili aliyarasfal,
İnanırlarda bunun cevabı basit, Tanrı'dan geldiğine inanılan kitaplar.
Benim asıl merak ettiğim, ateistlerdeki Tanrı tarifinin kaynağı nedir?
Ki zaman zaman rastlıyorum, Tanrı şöyle olmalı, böyle Tanrı mı olur? Eğer Tanrı olsaydı şunu yapmazdı, yada bunu yapardı vs. vs.
Bu daha ilginç değil mi?
Saygılar
"Olmuyorsa zorlama, ya hayallerin kırılır ya kalbin. Unutmuş gibi yap. Çünkü güzel şeyler; Onları hiç beklemediğin anda gerçekleşir." Gabriel Garcia Marquez
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:23 .
|