
11-01-2017, 17:53
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Karar verme!
Forumda ara ara bahsettiğim fötrlü hocamızla, yıllar öncesi bir gün H.Bayram'a gittik, dışarı da çay ocaklarının masalarından birine oturmuştuk.
Masada da bir magazin gazetesi veya eki vardı, hoca aldı eline bakmaya başladı.
Sonra arkasından yaklaşan tanıdık biri, omzunun üstünden biraz baktı etti hocaya.
"Haca! ayıp değil mi?" dedi.
Hocada hiç istifini bozmadan, başını azcık ondan yana çevirip; "Anlamazsın sen!" dedi espriyle karışık.
"Ne anlamayacağım hoca! Bal gibi çıplak karı resimlerine bakıyorsun!" dedi bilmiş bilmiş.
"La oğlum anlamazsın dedik ama anlamak istiyorsan otur, öküzlük etme çayları da söyle!" dedi gülerek.
Adam oturdu, çaylar geldi filan.
Sıra geldi hocaya; "Hoca olan benim, cahil olan sensin, şimdi eyi dinle!" dedi
"Bak bu göz! (gözünü göstererek) öküzde de var, sende de var, herkeste de var. Bu yönünle öküzden bir farkın yoktur!
Lakin İnsan da 3 çeşit göz daha vardır.İbret gözü,
Şehvet gözü,
Nefret gözü, Sen şimdi benim hangi gözle baktığımı nereden bileceksin?
Anlamazsın dediysek bir bildiğimiz var ki ondan dedik" dedi.
Devamında...
"Sen şimdi bu resimlere bakarsın, sana günah olur, günah yazılır!
Ben bakarım bir şey olmaz, aksine birde bana sevap yazılır!" diye ekledi gülerek.
Akabinde "Hocanın dediğini dinle, gittiği yoldan gitme!" diyerek finali etmişti. ----- O -----
Tabi söylenenler adamın çok işine gelmedi, sonra çekip gitmişti, anlamış gibi davransa da çok bir şey anladığını da sanmıyorum...
Bir şeyi anlamak için uzuun yıllar gerekir çünkü, eski alışkanlıklar kolay kolay çıkmaz.
Hoca böyle şeyleri çok yapardı, lafını hiç çekinmezdi. Helede akıl vermeye kalkışanlara " hocaya kitap okunmaz" deyip kestirip atardı. Varsa bir bildiğin kendinden, yaşantından söyle, başkasının lafını gelip burada satma, sen ne diyorsun, fikrin ne? onu söyle bilelim diye, karşı atağa çoktan geçmiş olurdu.
Böyle nakliyecilik, taklitçilik meselelerini hiç sevmediği gibi, böyle ahkam kesenleri de hiç sezmezdi, " Kıraç müftüsü" derdi onlara.
" Hoca olan benim, lakin vaazı veren sensin!" demeyide hiç ihmal etmezdi.
Tabi insanların çoğu bilgisi KİTABİ bilgi olduğu için, kitaplardan ötesine geçemezler, kendinden, yaşantısından bilgi çıkartması, mümkün olan bir şey değildir böyleleri için.
Sonra hoca, çıplak kadın resimleriyle ilgi olarak, " Kadının güzelliğine sözüm yok, çok güzel de ama bunda ki amacı ne, ne diye böyle yarı çıplak gazetelere çıkıyor, onu anlamaya çalışıyorum.
Bir insan ne diye kendini böyle teşhir etmek yolunu seçer ki" vs. demişti.
Tabi nihayetinde hoca idi, belki kürsüde yıllarca tersi yönde vaazlar da vermişti, ama genede NEDEN böyle yapıyoru anlamaya çalışması güzeldi.
Zaten İnsanların tüm problemleri de buradan kaynaklanmıyor mu? karşıyı ANLAMAMAK!
Hasılı hoca hakikaten karşısında ki anlamaya çalışıyormuş, bakma sebebi buymuş ki sonradan hocayı çok iyi anlamıştım. Karşıyı yargılamadan önce anlamaya çalışmak önemli meseleymiş. Bir şeyi daha kafadan inkar etmek, onu yok saymak, onu anladığını sanmak, onu tanımak anlamına asla gelmiyor.
Karar vermek, sabit fikir oluşturmak, İNSAN gelişiminin önünde ki en büyük engel olduğunu, ta o zamanlar da anlamaya başlamıştım. İnsan gelişiminin önünde ki en büyük engel "karar vermektir!"
Karar verilince artık, o şeyin öğrenilecek bir şeyi kalmamıştır! Oysa öğrenme hiç bitmez ki? durmaz o, devam eder!
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

11-01-2017, 18:56
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Felâsife´isimli üyeden Alıntı
Tabi söylenenler adamın çok işine gelmedi, sonra çekip gitmişti, anlamış gibi davransa da çok bir şey anladığını da sanmıyorum...
|
Anlamak ve anlamamak aslinda butun mesele bu.
|

11-01-2017, 19:18
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.925
|
|
Yine eğitici bir örnek anı olmuş
Sevgili Felâsife bu bir anıdan ziyade çok önemli bir konu, bunun ne kadar önemli olduğunu ben de bir anımla anlatayım...
Günün birinde emperyalizmin haklı tarafını anlatan bir yazı yazmıştım.
Tabi bu yazı gazetede yayınlandığı için sağdan, soldan, sosyal medyadan, okuyuculardan ve kendi çevremden ne dönekliğim kaldı ne vatan hainliğim, okuyan-anlatan saldırdı.
Tepki bekliyordum ama beni anlayanların da olacağını düşünmüştüm ama nafile.
Sonra kendi yazdığım yazıyla kendim bilgi sahibi oldum.
Demek ki, o entel zanettiğimiz insanlar dahi kavramlara ön yarğıyla yaklaşıyor ve bu yüzden de kavramlara yargısız infaz uyguluyor.
Demek ki, insanlar karşıdakini anlamadan kendi bildiğini okuyor ve aynı görüşte olsalar da anlaşmazlıklar bu karşıdakini anlama gereği duymadıklarından kaynaklanıyor.
İşte o yazı bana bunları daha iyi öğretti.
Bir kaç günlük yoğun uğraştan sonra aynı konuyla alakalı bir yazı daha yazdım.
Bu defa o beni yerden yere vuran aynı insanlar tebrik etmeye başladı.
Hatta bu yazı o kadar beğenildi ki, hiç tanımadığım insanlar kitaplarına imza attırmaya başladı, bir anda küçücük ünlü oluverdim.
Oysa bu yazıda bizzat toplumu bu defa ben yerden yere vurmuştum.
Ancak ne derece haklı olduğumu da örneklerle yazmıştım.
İlginçtir bu yazı kendimi affettirmek amacıyla yazılmamıştı, bu yüzden de bir hayli tepki bekliyordum ama tersi oldu...
Anlayacağınız gölün duru ve saf olduğuna aldanma, seni ne zaman bogacağı belli olmaz, bu yüzden önce gölü anla sonra ona suç bulma...
|

11-01-2017, 19:34
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Neva´isimli üyeden Alıntı
Anlamak ve anlamamak aslinda butun mesele bu. 
|
Ya da anlamış gibi yapmak, en geçerli şey
bilgivehis´isimli üyeden Alıntı
Anlayacağınız gölün duru ve saf olduğuna aldanma, seni ne zaman bogacağı belli olmaz, bu yüzden önce gölü anla sonra ona suç bulma...
|
Bu gerçekten böyle, çok iyi anlamadan fikir yürütmek, hüküm vermek, bizlerin en büyük sıkıntısı.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

11-01-2017, 19:41
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Felâsife´isimli üyeden Alıntı
Ya da anlamış gibi yapmak, en geçerli şey 
|
Suna atif yapmak istemistim. Kafa yorulan buyuk sorunlardan biridir ya (olmak ya da olmamak) to be or not be meselesi..
|

11-01-2017, 19:51
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Neva´isimli üyeden Alıntı
Suna atif yapmak istemistim. Kafa yorulan buyuk sorunlardan biridir ya (olmak ya da olmamak) to be or not be meselesi..
|
Eheh, o çözülmez zaten, an iyisi anla(ma)mış gibi yapayım ben.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

11-01-2017, 20:09
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Felâsife´isimli üyeden Alıntı
Eheh, o çözülmez zaten, an iyisi anla(ma)mış gibi yapayım ben. 
|
Tamam oyle yap, problem yok.
Felâsife´isimli üyeden Alıntı
Sonra hoca,çıplak insan resimleriyle ilgi olarak, "Insanin güzelliğine sözüm yok, çok güzel de ama bunda ki amacı ne, ne diye böyle yarı çıplak gazetelere çıkıyor, onu anlamaya çalışıyorum.
Bir insan ne diye kendini böyle teşhir etmek yolunu seçer ki" vs. demişti.
Tabi nihayetinde hoca idi, belki kürsüde yıllarca tersi yönde vaazlar da vermişti, ama genede NEDEN böyle yapıyoru anlamaya çalışması güzeldi.
Zaten İnsanların tüm problemleri de buradan kaynaklanmıyor mu? karşıyı ANLAMAMAK!
|
|

11-01-2017, 20:15
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Resim çok manidâr gerçekten, kime, neye göre, kimi anlamak, ne anlamak.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

20-01-2017, 00:23
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Felâsife´isimli üyeden Alıntı
Resim çok manidâr gerçekten, kime, neye göre, kimi anlamak, ne anlamak.
|
Bakmakla- gormek farki desek!? Duymak ile dinlemek gibi.
|

20-01-2017, 00:42
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Neva´isimli üyeden Alıntı
Bakmakla- gormek farki desek!? Duymak ile dinlemek gibi.
|
İllaki bunlarda vardır ama bu resim sanki çok daha derin anlam içeriyor.
Kim çekti nasıl çekti bilemiyorum ama bu resmi çekenden hikayesini de dinlemek isterdim.
Sanırım söyleyecek çok şeyi de vardır.
Bu resimde herkes aslında bir birine bakarken, arkada ki etrafa bakıyorya, ben kendimi o maymuna benzettim, bu kadar olur gerçekten.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:38 .
|