Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Fizik > Klasik Mekanik

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #31  
Alt 06-12-2017, 02:03
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

Sevgili Fabula
Cevabınızı bulduysanız tamam, ben zaten meselenin teknik tarafıyla çok ilgili değilim.
Bir kaç yıl önce bu meseleyi hastalığımla ilgili araştırırken, suyun hücrelere ihtiyacı olan maddeleri de taşıdığını öğrenmiştim, bununla ilgiliydim yani. Sonrasında da araştırırken Mpembaya kadarda gelmiştim.

Neyse size cevap yazarken benimde aklıma başka bir şey geldi. Birde onu deneyeyim sonra.
Suyun soğudukça eski gücüne kavuşması, başka bir şey düşünmeme sebep oldu.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 06-12-2017, 03:07
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

Fabula´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Soğuk olanın , ısınması için tekrar İŞ yani enerji gerekli . Isınan şey ne olursa olsun , bir süreliğine enerjiyi depolar ve sonrasında , enerjisi düşer . Dogru anladım galiba

Saol spartaküs .
Evet, anlaşılır olanı, haliyle biz meselesinde oturmuşuz, demek ki, bu durumda bir kapasite var demişiz, işte o kapasiteye de enerji demişiz.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 03-09-2023, 23:28
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.462
Standart

ilahimasal´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu sorunun cevabı varmıdan önce , madde nedir ? Enerji nedire bakalım.

Enerji : maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç



Enerji Maddeye dönüşürmü ?
Enerji dediğimiz ve üzerine tapındığımız soyut , zaman gibi , mekan gibi , renk gibi gerçekliği varliğı olmayan bir KELİMEDEN başka bir şey değilse enerji üzerine yazılan çizılen bu kadar saçmalikta nedir.

Forumda tanrılarını enerjiye benzeten zavallı üyelerimiz var dı !
Tüm hayallerini enerji üzerine kurup evreni doğayı açiklamak için yırtınan üyelerimiz.
Enerji diye kendinden bir şey yok ki ? KORUNUMU olsun.

Evren enerjiden madde ye dönüştü diye hikaye yazanlarımız.

Enerji madde - madde enerji dönüşümünü sorgulayan felsefe özürlü üyelerimiz ( o ben oluyorum)

Enerji gerçek mi ?
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 05-09-2023, 15:06
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet, anlaşılır olanı, haliyle biz meselesinde oturmuşuz, demek ki, bu durumda bir kapasite var demişiz, işte o kapasiteye de enerji demişiz.

Spartacus, E=mc² formülü fizikte önemli bir denklem. Bu denklem, kütle (m) ile enerji (E) arasındaki ilişkiyi gösteriyor. Yani, bir nesnenin kütlesi enerjiye dönüştürülebilir ve bunun tersi de mümkün. Ancak bu denklem doğrudan hareket veya işle ilgili değil. Daha çok, kütle ve enerjinin birbirleriyle nasıl ilişkilendiğini ve farklı süreçlerde nasıl dönüştürülebileceğini açıklıyor.

Öte yandan E=Fd formülü, bir kuvvetin (F) bir nesneyi bir mesafe (d) boyunca hareket ettirirken yaptığı işi veya enerji transferini tanımlıyor. Bu, bir nesnenin bir kuvvetin etkisi altında nasıl hareket ettiğiyle ilgilidir.

Şimdi, hayal edelim ki her ikimiz de ışık hızında hareket eden bir araçta seyahat ediyoruz ve tartışıyoruz. İşte bu noktada garip bir durum ortaya çıkacaktır. Örneğin, sen arkamdan bir şişe atmaya çalışıyorsan, bu şişe beklediğin gibi ileri doğru hareket etmeyecektir. Bunun nedeni, normalde bir nesnenin hareketi sırasında gerçekleşen enerji transferi olarak bilinen işin, ışık hızında çalışma şeklinin aynı olmamasıdır. Özel Görelilik Teorisi, hiçbir şeyin ışık hızından daha hızlı olamayacağını söyler ve bu yüksek hızlarda enerji transferi ve hareketin nasıl çalıştığını etkiler.

Bu nedenle, E=Fd formülüne ışık hızı sabiti "c" eklesen bile, özellikle nesne ışık hızına yaklaştığında, iş ve enerji transferiyle ilgili karmaşık sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle, iş veya enerji transferini E=mc² formülü ile tanımlamamalıyız, çünkü bu formül özellikle kütle (m) ve enerjinin (E) eşdeğerliğini tanımlar ve doğrudan hareket yoluyla iş veya enerji transferine atıfta bulunmaz. Formüldeki "m" durağandır, çünkü bir nesnenin durgun kütlesine atıfta bulunur ve bu durgun kütle bir enerji biçimi olduğunu gösterir. Formül durgun kütleyle ilgili olduğundan, iş veya hareket enerji transferini doğrudan tanımlamaz.
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 05-09-2023, 22:20
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Spartacus, E=mc² formülü fizikte önemli bir denklem. Bu denklem, kütle (m) ile enerji (E) arasındaki ilişkiyi gösteriyor. Yani, bir nesnenin kütlesi enerjiye dönüştürülebilir ve bunun tersi de mümkün. Ancak bu denklem doğrudan hareket veya işle ilgili değil. Daha çok, kütle ve enerjinin birbirleriyle nasıl ilişkilendiğini ve farklı süreçlerde nasıl dönüştürülebileceğini açıklıyor.

Öte yandan E=Fd formülü, bir kuvvetin (F) bir nesneyi bir mesafe (d) boyunca hareket ettirirken yaptığı işi veya enerji transferini tanımlıyor. Bu, bir nesnenin bir kuvvetin etkisi altında nasıl hareket ettiğiyle ilgilidir.
Hız hesapları da önemli denklemler, füzeyle, füze vuruyorlar. Hayal edelim dediğin ve diğer paragrafların da yine her zaman ki gibi, zemini, temeli karıştırmakla ilgili.

Hatta meridyenler gerçek değil, ama kullanıyoruz, ne yapıyoruz, gerçek olan, maddi olan üzerinde KABULE DAYALI ölçü birimleri oluşturuyoruz.

Yönler de gerçekte yoktur, konuma ve özneye göredir, ama kullanıyoruz.

Temel ve nesnel ile öznel olan arasındaki farkı bir türlü kavrayamadın gitti!

E = mc² formulü KABULE dayalıdır. YANİ BİLİNEN, kabul edilen bir değer-sabit kullanılarak kabule dayalı ölçü oluşturuluyor.

E=Fd
E=mc2
E=P

Bunların hepsi kabule dayalı formüllerdir, hepsi de ENERJİ, YANİ BİR CİSMİN(FORM-YAPI), BİR SİSTEMİN İŞ YAPMA KAPASİTESİDİR. EN NİHAYTETİNDE YİNE TEMELDE ETKİ-TEPKİ-HAREKET YATAR.

Anlayabiliyor musun? Elbette o sistemin İŞ KAPSİTESİ hesaplanmalı, ölçülebilmeli!

Okuduğunuzu anlayamıyosunuz, piyasa geri zekalılar, akıllı-uyanıklar(cehaletten geçinenlerle) dolu. İNSANLAR İFADE EDEBİLMEK, AÇIKLAYABİLMEK İÇİN ölçüler, birimler, kavramlar kullanmak zorundadır, bu mecburiyetten gelir, özneye dairdir, özne içindir, SOMUT OLAN ifade edebilmek namına kullanılan söylemlere, kelimelere, araç, gereçlere yani, soyutlandıkları söylemlere, araçlara indirgenemezler, bu AKIL-MANTIK HATASI YANİ SAFSATA OLUR.

Saçların siyahtır, ama bu seni siyah rengi yapmaz, sen renk olmazsın. Maddi zeminde, etki-tepkiler, ilişkiler, tepkimeler, hareket gerçekleşir ve bunlar çeşitli oluşum, dağılım, kuvvet, değişimlere yol açar, şu ya da bu şey'in, şu ya da bu nitelği, özelliği, o şeyden ayrı-bağımsız olmayacağı gibi, o şey şu ya da bu özelliği, niteliğine indirgenemez! Gerçek olan bu, ama öznel olarak indirgemede bulunmak SAFSATA OLUR, SAP İLE SAMANI, HANGİ KONU, NEYE GÖRE, KİME GÖRE, E-GÖRE, E-DAİR zemini de karıştırılmamalı


Sürekli söylüyorum, -E-GÖRE, -E-DAİR! Biz maddenin, maddi form-yapıların, ETKİ-TEPKİ gibi fiziksel kuvvetler yoluyla haraket, değişimlere yol açtığını GÖZLEMLİYORUZ, öyleyse anlamak, ölçmek, kavramak, kullanmak için ARAÇLARA İHTİYACIMIZ VAR DEMEKTİR, ENERJİ DEDİĞİMİZDE İŞTE O MADDE, MADDİ FORM-YAPIALRIN NE KADAR İŞ YAPABİLECEĞİ SORUSUNA DAİR bir anlam kazanır.

Senin yaptığın bu, oradaki Hüseyin karakteri..


Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (05-09-2023 Saat 23:31 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 06-09-2023, 01:22
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hatta meridyenler gerçek değil, ama kullanıyoruz, ne yapıyoruz, gerçek olan, maddi olan üzerinde KABULE DAYALI ölçü birimleri oluşturuyoruz.

Yönler de gerçekte yoktur, konuma ve özneye göredir, ama kullanıyoruz.

Temel ve nesnel ile öznel olan arasındaki farkı bir türlü kavrayamadın gitti!

E = mc² formulü KABULE dayalıdır. YANİ BİLİNEN, kabul edilen bir değer-sabit kullanılarak kabule dayalı ölçü oluşturuluyor.

Yönler, fiziksel dünyada bizim bakış açımıza ve konumumuza bağlı olduğundan, fiziksel dünyada göreli bir konsepttir. Ancak, temel nesnel unsurlar ile subjektif unsurlar arasındaki farkı anlama konusunda zorluklar yaşıyorsun.

Temel, nesnel unsurlar ile subjektif unsurlar arasındaki fark, doğaları ve gerçeklikle olan ilişkilerinde yatmaktadır: Hayatın ve bilimin birçok alanında, bu iki unsur arasındaki farkı ayırt etmen önemli. Temel, nesnel unsurlar, objektif bilgi ve tartışmaların ortak temeli olarak hizmet ederken, subjektif unsurlar bireysel deneyimin bir parçasıdır ve kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Farkı anlayabilmen, çeşitli tartışma ve araştırma alanlarında netlik ve anlayış sağlaman için bu çok önemli.

E = mc² formülüde bilimsel kabul üzerine inşa edilmiştir. Diğer bir deyişle, bu formül, bilinen ve kabul edilen bir değer sabitine dayanan bir ölçüye dayanmaktadır. Bu formül, sayısız deney ve gözlemde bilimsel olarak doğrulandı ve son derece sağlam bir şekilde kanıtlandı. Bilimsel teorilerin ve kavramların kapsamlı araştırmalara ve kanıtlara dayandığını neden yazmam gerektiğini anlamıyorum. Bu teoriler ve kavramlar, gerçek dünyada ve ampirik araştırmalarda sağlam bir temele sahiptirler; senin yaptığın o keyfi saptırıcı kelime oyunlarına benzemezler. Pes doğrusu.
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 06-09-2023, 06:22
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yönler, fiziksel dünyada bizim bakış açımıza ve konumumuza bağlı olduğundan, fiziksel dünyada göreli bir konsepttir. Ancak, temel nesnel unsurlar ile subjektif unsurlar arasındaki farkı anlama konusunda zorluklar yaşıyorsun.

Temel, nesnel unsurlar ile subjektif unsurlar arasındaki fark, doğaları ve gerçeklikle olan ilişkilerinde yatmaktadır: Hayatın ve bilimin birçok alanında, bu iki unsur arasındaki farkı ayırt etmen önemli. Temel, nesnel unsurlar, objektif bilgi ve tartışmaların ortak temeli olarak hizmet ederken, subjektif unsurlar bireysel deneyimin bir parçasıdır ve kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Farkı anlayabilmen, çeşitli tartışma ve araştırma alanlarında netlik ve anlayış sağlaman için bu çok önemli.

E = mc² formülüde bilimsel kabul üzerine inşa edilmiştir. Diğer bir deyişle, bu formül, bilinen ve kabul edilen bir değer sabitine dayanan bir ölçüye dayanmaktadır. Bu formül, sayısız deney ve gözlemde bilimsel olarak doğrulandı ve son derece sağlam bir şekilde kanıtlandı. Bilimsel teorilerin ve kavramların kapsamlı araştırmalara ve kanıtlara dayandığını neden yazmam gerektiğini anlamıyorum. Bu teoriler ve kavramlar, gerçek dünyada ve ampirik araştırmalarda sağlam bir temele sahiptirler; senin yaptığın o keyfi saptırıcı kelime oyunlarına benzemezler. Pes doğrusu.
O senin anlayabilmen için basit bir metafordur, tümünde de işlettiğimiz yöntem aynıdır

Enerji, bir cismin, form-yapı, sistemin İŞ KAPASİTESİNE DENİR.

Boş lafazanlığı bırak, bundan ne anladığını anlat bekliyorum.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (06-09-2023 Saat 08:50 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 06-09-2023, 14:44
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
O senin anlayabilmen için basit bir metafordur, tümünde de işlettiğimiz yöntem aynıdır

Enerji, bir cismin, form-yapı, sistemin İŞ KAPASİTESİNE DENİR.

Boş lafazanlığı bırak, bundan ne anladığını anlat bekliyorum.
Bak, bir önceki yazımda sana enerjinin çalışma şeklinin ışık hızında aynı olmadığını söylememe rağmen, enerjiyi hala ÇALIŞMA KAPASİTESİ olarak yorumluyorsun? Sen, ışık hızında iş ve hareket bağlamında şişeyi arka koltuktan kafama atabiliyor musun, atamıyor musun? Önce bunun cevabını ver; hareketin konumlanamadığı bir durumdan bahsettiğimi ve bu durumun hareketi = yani senin mekanik anlamda kullandığın işi veya enerji transferini ortadan kaldırdığını neden görmezden geliyorsun?

Işık hızı ile alakalı bunu tartışacağına neden sorduğun soruyla yine mekaniğe kaçmaya çalışıyorsun? Dürüst olsaydın, bana haklısın, ışık hızında şişeyi fırlatamıyorsam, bu işi gerçekleştiremiyorum demektir demeliydin. Ama bunun yerine kaçıp bana mekanik anlamda geçerli olan soruyla geliyorsun. İşte bu yüzden gözümde şarlatansın; birincisi samimiyetsiz olduğun için, ikincisi de kelime oyunları yaptığın için. Metafor dediğin çarpıtmak yanlış yönlendirmek amacıyla kullanılmaz ama sen kelime oyunlarınla çarpıtıp konuyu yanlış yönlendiriyorsun.
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 06-09-2023, 15:19
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bak, bir önceki yazımda sana enerjinin çalışma şeklinin ışık hızında aynı olmadığını söylememe rağmen, enerjiyi hala ÇALIŞMA KAPASİTESİ olarak yorumluyorsun?
Öyle yorumlamıyorum, ÖZÜ budur, kaynağı, temeli budur. Buradan hareketle, bir sistemin İŞ KAPASİTESİNİN ne kadar olduğunu tespit edebilmek, ölçebilmek, kullanabilmek, ORTAM DEĞİŞKENLERİNE, KOŞULLARA GÖRE ARZETTİĞİ DEĞİŞKENLİKLER, şu ya da bu kavramın özünü, tanımını, temel kaynağını değiştirmez.

Işık hızı söylemin konuyu çarpıtmak üzerine, enerji nedir, ne değildir konusuyla ilgisi yok. Sana haklısın da demedim haksızsın da demedim, çünkü o örnek enerjinin, iş kapasitesiyle ilgili bir esasa dayandğı gerçeğini değiştimiyor.

Atmosfer basıncı deniz seviyesinde başka, yükseltilerde başkadır, değil mi? Şu ya da bu etkileşim, ortam, koşul dahilinde her türlü sistemin verimi, iş kapasitesi değişkenlik arzedecektir, burada değişkenliğin temelinde kerameti kendinde menkul soyutlamalarımız değil, bizzat maddi koşullar, maddi ilişkiler ağı, etkileşimler, hareket, tepkileşimler, oranı vb...

defol git piyasada edindiğin bir dolu kirli ve çoğu da aslında bilinçli olarak kitleleri aldatmak üzerine kurulu cin-peri masalları tadında okuduğun, dinlediğin, izlediğin şeylerden name okuma...

ENERJİ, bir cismin, form-yapı, sistemin İŞ KAPASİTESİNE DENİR. KERAMETİ KENDİNDEN MENKUL BİR FORMA SAHİP DEĞİLDİR

Enerji budur.
1.) Enerjinin bu olması başka,
2.) Çok çeşitli sistemler, ilişkiler ağıyla çeşitli sonuçların ortaya çıkması(adı üzerinde İŞ) başka şeydir, elektron akışı ve bu elektronların, diğer maddeler üzerinde oluşturduğu etkiyle açığa çıkan iş ve SARFINA elektrik enerjisi dersin vs. aslında orada gerçekleşen maddi etkileşimlerdir, bunlar fiziki de olabilir, kimyasal da, sonuçta açığa bir iş(ortam da ilişkilerde, etki ve tepkimelerle değişim çıkar.

İkincisi, birincisini ne tanımlar ne de belirler, ancak ona bağlı olarak anlam kazanır(ne kadar çeşitli olsalar da)

Enerjiyi ruh gibi, kerameti kendinden menkul bir varlık veya FORM gibi alma-görme hali, isteği, arzusu ise çağımızın ahmaklığıdır ve bolca kullanılır, sömürülür... Enerjinin temel kaynağı, soyutlandığı temele inmek başka bir şeydir, bilimsel olarak fiziksel, kimyasal etkileşimlerden açığa çıkan değişimler, ilişkiler vb. yorumlamak, ölçmek, ve birimlendirip kullanmak, formüle ederek, ne olursa ne olur, ne kadar olursa nelere yol açar, ne kadar olursa, şu kadar iş çıkartılabilir, ne kadar olursa bu kadar etki eder soruları, hesapları, olayları, olguları açıklama, kavrama esasıyla kullanılması da gayet normaldir.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 06-09-2023, 15:29
Khaos Khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
Standart

Spartalı

Sana neyi anlamadığını izninle anlatayım.

Konudan bağımsız, tek derdi muhatap alınmak olan
Muhatap alınmakk isteyen bi erkek ******suna birşeyler yazıyosun.

Yazma.

Ya da bana de ki,
Burası forum, ben anlayana yazıyorum.

Dmn denen orosbuya yazılmaz.

*****

Tanı bu primatları.
Ruhunu satmış erkek orosbularını.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:28 .