Bu sıralar Scott Peck adlı yazarın "Az Seçilen Yolun Ötesi" kitabını okuyorum.
Bu bir psikoloji / Kişisel gelişim kitabıdır. Yazarın dünya çapında tanınmasını sağlayan "Az Seçilen Yol" kitabını tamamlayıcı özelliktedir.
6 Bölüm tam da burada tartışılan konularla ilgili. Bölüm başlığı "Mitoloji ve insan doğası".
Yazar konuya eski Yunan mitlerinden giriyor. Buradaki hikayelerin insan doğası ile ilgili göndermelerini inceliyor. Buradan Kutsal Kitaba (Eski ve yeni Ahit) geçiyor ve bu kitabın benzer mitlerin ve mecazların karışımı olduğunu ifade ediyor. Kitabı bu tarz bir "paradokslar kitabı" olarak görebilenlerin bu kitabı çok beğendiklerinden, onu kelimesi kelimesine anlayanların ondan nefret ettiğinden söz ediyor.
Sonra bu metinlerin tarih boyunca kötüye kullanımından söz ediyor. Sonra "köktendinci" ve "hatasızcılar" dediği kişilerin yanlışlarından söz ediyor. O konuda da şöyle bir yorumu var: -Bazı insanların dindeki bu katı kurallara ihtiyaç duyabileceklerini, bu şekilde daha mutlu bir hayatları olabileceğini de kabul ediyor. Yine de bu kitapların "Tanrı'nın kaydedilmiş ve değiştirilmemiş sözü" olduğunu düşünmenin bazı durumlarda tehlikeli olabileceğini ifade ediyor.
Sonra bir örnek veriyor. İncil'de Hz. İsa "Gözünüz günah işlemenize sebep oluyorsa gözünüzü çıkartın" diyor. BU da bana buradaki "hırsızın elini kesme" veya "Kadınları örtme" gibi tartışmaları hatırlattı.
Scott Peck buradaki ifadenin "Fiziksel olarak kendi gözünüzü çıkartmak" anlamına gelemeyeceğini söylüyor (dini olarak da kendi bedenine zarar vermek günahtır). Bunun olsa olsa bir gönderme / mecaz olabileceğini, mesela "Arkadaşın kumar oynamana sebep oluyorsa, o arkadaşını artık arama" olarak anlaşılabileceğini söylüyor.
Sonra, burada anlatmayacağım, her iki kitabında da "Adem ve Havva" hikayesini inceliyor. Buradaki sembollerin ne anlama gelebileceğini insanlara çok önemli şeyler anlattığını söylüyor (tabi psikiyatr bakış açısıyla).
Sonra yine burada tartışılan "yorum" meselesine geliyor. Metinlerin "kelimesi kelimesine" yorumlanmasının da bir seçim olduğunu, daha mecazi / simgesel yorumunun da bir seçim olduğunu hatırlatıyor. Yani Kutsal kitabın kendisi insanlara bu seçeneği vermiş gibi. Yine de ikinci yolu seçersen, mesela Hz İbrahimin oğlunu kurban etme hikayesi, Yazar'a göre, çocuklarımızı belli bir yaştan sonra serbest bırakmak onları Tanrı'ya emanet etmek olarak anlaşılabiliyor. Lut Peygamber'in Sodom kentinden kaçışı sırasında "arkana bakmayacaksın" deniyor. Bu da bir gönderme. Geçmişe bakarak ilerleyemezsin, hep önüne bakacaksın.
Yani dini konulara meraklı kişilere tavsiye edilir.