Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #71  
Alt 25-04-2018, 12:27
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

Fabula´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Spartaküs

Marx ın ekonomik öngörülerine dair bir tek eleştirim olmadı. Marx her şeyi ekonomiye dayandırıyor olması da mükemmel bir tespit . Bu tespitine de katılıyorum.

Ben Marx ın ucu açık , sizinde ön görü olarak belirttiğiniz komunist toplum yapısına geçişin ve daha sonrasında ne olduğunu belirtmediğini söyledim. Durum bu.

Durum bu da , bazı mürit kılıklı TİPLERİN sanki kutsalına laf etmişim gibi cihat ilan etmesi gerçekten şaşırtıcı.


Şahsi fikrimdir.

Marx ın komunist toplum ( kehanet demiycem kızıyorlar ) öngörüsü gerçekleşmez. Bu kapitalizm dediğimiz şey YAYILMAK için kendisine sürekli bir alan buluyor.

Doğa da bu alan çok geniş .. Bu alanlara diledikleri gibi yayılıyorlar. PARA VE RANT MARSTA ise oraya dahi yayılacaklar. Müşteriside doymak bilmeyen insan. Oralarda müşteri bulsun insanı o bulduklarına rekabet için sistem geliştirirler.

Ekinomik kriz öngörüleri ise sürekli oluyor. Kapitalizm Her krizde yayılacak bir alan bulup oradan yoluna devam ediyor. Öyle ki komunist düşüncede ki insanlar bile rekabet ayağında hem müşterisi hemde yayılma konusunda üstüne bastığı bir fırsat.

Marx dan sonra herkesin bildiği iki tane savaş oldu. Bu savaşları ve sonuçlarını öngörmek !!!! Ve bundan sonra olması muhtemel savaştan sonra olacakları öngörmek neye yarar.

Tabi ki marx ın bilim adına ortaya koyduğu toplumsal bir çok eseri vardır. Bunları elbette ki ben buradan eleştiremem . Yetim de yok yetkimde .

Ancak kapitalizmi çok iyi biliyorum ki ; vucutta ki kanser hücresi gibi her yere yayılıyor ve tüm bedeni yok ediceğinin bilincinde olmadan yoluna devam ediyor.

Kapitalizm bu bedeni( evreni ) devirdiğinde ortada komunist oluşturacak bir toplum da kalmayacak..

Senden çok şey öğreniyorum. Ancak her şeyi aynı yorumlayamıyoum.

Ben mürit değilim. Mürit olmamayı burada öğrendim.
Saygılar.


- Yukarıdaki cümle güzel. Ama Kapitalizm her krizde yolunu bulmuyor. Tarihe bakarsan, kapitalizm her krizde kendini düzeltiyor. mesela
-1923 Wall Street krizi: Saf kapitalizm rafa kaldırılıyor, devletin ekonomiye kısmı müdahalesini içeren bir modele geçiliyor.
- 1973 Petrol krizi sonrası: Avrupa devletlerinde İşsizlik sigortası, ya da en düşük gelir ödemesi gibi şeyler çıkıyor.
-2007 Morgage krizi: Obama gelip ABD'de sosyal devleti güçlendiriyor, bankacılık sistemini de düzeltecek ekonomik önlemler alıyor.
- Yunanistan Krizi: Liberallerin yıllarca çözemedikleri krizi Cipras gelip sol politikalarla filan düzeltiyor.


/ Her seferinde de daha "sosyalist" bir liberalizm oluyor. Toplum da gelişiyor.
Alıntı ile Cevapla
  #72  
Alt 25-04-2018, 18:47
Saint-Just Saint-Just isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 15 Jun 2014
Mesajlar: 521
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu eleştiri bana geliyor galiba Sn finneas

ben öyle anladım.Ve ben yine iddialıyım bir çok Marksist Marks ı anlamamıştır.
Marks kendisi İdolojileri mesheplere benzetir. Onun için dünyayı değiştirmek için önce onu anlamak gerektiğini söyler. Rehberse insanın aklıdır aklı olmayana Marks da bir şey yapamaz.

CHP ye gelince bence bu iki olayı birbirine karıştırmak saçmalıktır.
İzm se Türkçe alamı cılıktır, cılıkta ne kadar öz le ilişkisi olur sen düşün.
Bence bu "marx'i kimse anlamadı" yada "bütün izmire karşıyım" gibi söylemlerin "işçi sınıfı tarih sahnesinden cekildi", "elveda proletarya" gibi yeni solcu zirvaliklardan zerre kadar farkı yok. Bu frankfurt okulu ve "batı marksizmi" ekolunden gelen ve marksizmi bir tur "entellektüel heves" olarak goren sacmaliklarin hepsi aynı şeye hizmet ediyor. burjuvazinin kendi yarattığı ve tamamen onların işlerine gelen pasif bir tür "sol" ve "marksizm" oluşturmak.

kaldı ki "demokrasi farklı sınıfların varligidir" "sosyalizm'de burjuva partileri olmalı" gibi söylemler kullanıp chp'ye oy atacağıni soyleyen biri gidipte "marx' i anlamadilar" falan demesin bi zahmet.

marx madem bütün ideolojilere karşı, o zaman neden "burjuva ideolojisi" yada "proletarya'nin ideolojisi"nden bahsediyor?

madem bütün "izm"lere karşısın (ki bunu apolitik insanlar soyler) neden sosyal"izm" i yada komun"izm" i savunuyorsun?
Alıntı ile Cevapla
  #73  
Alt 25-04-2018, 19:38
Saint-Just Saint-Just isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 15 Jun 2014
Mesajlar: 521
Standart

Bu arada bir eklemede bulunayim. tarih düz bir çizgiden çok spiral bir şekilde ilerler dedim ancak yanlış söyledim. doğrusu tarih düz bir çizgiden çok dairesel bir şekilde ilerler. Bu lenin'in bir tespitidir.

yanı komünist toplumun bir son olacağı muhakkaktir. cünkü zaten o kültür ve bilinç düzeyine erişmiş, sinifsiz ve her yönden çok ileri bir toplumun tekrar eski sinifli haline dönmesi imkansıza yakındır. ancak bu o toplumu nelerin beklediğini ve tam olarak neye benzeyecegi bilebilecegimiz anlamına gelmiyor. yinede komünist toplumun az çok nasıl bir şey olduğunu ilkel komunal toplumları incelemis bilim insanlarını okuyarak anlayabiliriz. morgan'in "ilkel toplum" gibi eserleri faydali olabilir. engels'de ondan hayli yararlanmistir.

bazilari nedenini anliyamadigim bir şekilde acelecilikten bahsediyor. halbuki kapitalizm ömrünü çoktan tüketmiştir. çok uzun zamandır insanlığın omzunda bir yük.

bahsedilen 300-500 gibi uzun yıllar ancak sosyalizm'den komunizm'e geçiş için söylenebilir belki. cünkü daha öncede söylediğim üzere ihtiyaca göre komünist dağıtım ilkesinin hemen hayata geçirilmesi mümkün değil. herkesin ihtiyaçlarının karsilanabilmesi için her şeyin çok bol olmasi ancak üretimin çok üst bir düzeye erismesi ile mümkün olabilir. bunun içinde planlı ekonomi yani sosyalizm zorunlu. bu birde işin sadece ekonomik boyutu. işin teknolojik, bilimsel, kültürel boyutları var. bunlarin (alt yapısını oluşturan ekonomi ile birlikte) gelmesi gereken bir düzey var yani. o yüzden bu tamamen bir süreç işi diyoruz. belki biz komünist toplumu göremiyicez ama gelecek nesillerin bizden daha rahat ve mutlu yaşaması için de mücadele edicez.

siyasi ideolojileri ve sistemleri "iki inek" ile açıklamaya çalışan geyikleri duymussunuzdur.(ki çoğu yanlış açıklamışlardir "sosyalizm'de iki inek varsa birini komsuya verirsin" gibi.)

ama bunun daha dogruya yakin bir açıklaması vardır. onu paylaşmak istiyorum. heralde biz de geçmişteki koleci veya feodal toplumlara nasıl bir hayret, korku yada acıma gibi duygularla bakabiliyorsak, komünist toplumu kurabilmis gelecek nesiller de bize öyle bakacaktir.

KÖLECİ TOPLUM: İki inek varsa, gücü yeten bunlara el koyar. İneklere (ve köle sahibinin tüm diğer işlerine) bir köle bakar, köleye açlıktan ölmeyeceği kadar süt verilir, gerisi zaten köle sahibine aittir.

FEODALİZM: İki inek varsa, bunlar, birisine babasından kalmıştır. İneklere bir köylü bakar, sütün yarısı ona bırakılır, geri kalanını (ve kaymağını) ağa alır. Bu arada köylü, ağanın ayak işlerini de yapmak zorundadır.

KAPİTALİZM (erken dönem): İki inek varsa, bunlar bir patrona aittir. Patron, ineklere bakması için bir işçi tutar, ona sütün değerinin onda biri kadar ücret öder. İşçi, çalışmadığı zamanlarda özgürdür!

KAPİTALİZM (tekelci dönem): İki inek varsa, bunlar iki bin ineği olan bir şirkete aittir. Şirket, tüm ineklere bakmaları için yüz işçi tutar, onlara toplam olarak sütün değerinin yüzde biri kadar ücret öder. İşçiler, çalışmadıkları zamanlarda özgürdür!

FAŞİZM: İki inek varsa, bunlar bir patrona ya da şirkete aittir. Devlet, her tür grev ve direnişi yasakladıktan sonra, ineklere bakan işçilerin yarısını askere alıp savaşa gönderir, geri kalanların ücretleri yarıya düşürülür.

ŞERİAT: İki inek varsa, bunlar bir patrona ya da şirkete aittir. Devlet, her tür grev ve direnişi yasakladıktan sonra, ineklere bakan işçilerin yarısını din ve ahlak zabıtalığına alır, geri kalanların ücretleri yarıya düşürülür, cuma günleri haftanın tek tatil günü ilan edilir, kadınların örtünmesi, beş vakit namaz ve oruç zorunlu hale getirilir.

SOSYALİZM: İki inek varsa, devlet bunlara el koyup en az iki bin ineğin bulunacağı bir işletmeye devreder. Söz konusu işletmede yine yüz işçi çalıştırılır, bu işçilerin beslenme, barınma, sağlık hizmetlerinden yararlanma, kendilerinin ve çocuklarının eğitimi gibi temel gereksinimleri karşılanır, bunların üstüne de harcadıkları emeğe göre ücret ödenir. Ama kimileri, "Niye kola yerine süt içiyoruz?" diye şikayet eder.

KOMÜNİZM: İneklere insanlar yerine robotlar bakar. Herkese ihtiyacı kadar süt verilir. Bu arada, insanlığın tarih öncesi dönemlerinde toplumsal eşitsizliklerin bulunduğunu öğrenip bunu heyecanla anlatmaya çalışanları kimse dinlemez
Alıntı ile Cevapla
  #74  
Alt 25-04-2018, 22:38
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart

finneas´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bence bu "marx'i kimse anlamadı" yada "bütün izmire karşıyım" gibi söylemlerin "işçi sınıfı tarih sahnesinden cekildi", "elveda proletarya" gibi yeni solcu zirvaliklardan zerre kadar farkı yok. Bu frankfurt okulu ve "batı marksizmi" ekolunden gelen ve marksizmi bir tur "entellektüel heves" olarak goren sacmaliklarin hepsi aynı şeye hizmet ediyor. burjuvazinin kendi yarattığı ve tamamen onların işlerine gelen pasif bir tür "sol" ve "marksizm" oluşturmak.

kaldı ki "demokrasi farklı sınıfların varligidir" "sosyalizm'de burjuva partileri olmalı" gibi söylemler kullanıp chp'ye oy atacağıni soyleyen biri gidipte "marx' i anlamadilar" falan demesin bi zahmet.

marx madem bütün ideolojilere karşı, o zaman neden "burjuva ideolojisi" yada "proletarya'nin ideolojisi"nden bahsediyor?

madem bütün "izm"lere karşısın (ki bunu apolitik insanlar soyler) neden sosyal"izm" i yada komun"izm" i savunuyorsun?
Ben Marks ı kimse anlamadı demedim bir çok Marksist anmadı dedim
Bu Bir. İki Marks a izm ekini mecburiyette kullanıyorum dedim yerine koyacak bir şey bulsam onu kullanırım dedim.

Evet CHP ye oy attım ve yine atacağım ama CHP ile bağım sadece sandıktadır onu da defalarca söyledim. Bu üç.

Evet Reel sosyalizm eleştirilerinde demokrasinin olmaması ve bu durumu da sosyalizm e zarar verdiğini söyledim bu sözü bu forumda kullandım mı hiç hatırlamıyorum. Kullanmadım sa şimdi kullanıyorum hatta sosyalizm de bazı liberal partilerin olmasını savundum sebeplerini ve sınırlarının ne kadar olduğunu da yazdım istersen yine yazarım.

Marks idolojileri meshebe benzetir ve karşı olduğunu söyler bu onun sözü.
Burjuvanın poleteryanın idolojisi olması MARKS ın savunduğu fikirlerin idoloji olduğunu göstermez.
Ben tekrar söyleyeyim Marks eleştiridir onu anlayan eleştiri olduğunu söyler Anlamayanlar sa ona idoloji teori felsefe bilim gibi uyduruk yakıştırmalar yapar.

İZİM leri ben koymadım ayrıca yoktur da demedim. Ama Marks (izm) değil bunu ben söylüyorum.


kaldı ki "demokrasi farklı sınıfların varligidir" "sosyalizm'de burjuva partileri olmalı" gibi söylemler kullanıp chp'ye oy atacağıni soyleyen biri gidipte "marx' i anlamadilar" falan demesin bi zahmet.

İşte demokrasiyi farklı sınıfları valığıdır fikri Stalin e ait fikirdir. 1933 te söylemiştir. Ne dedi biliyormusun artık burjuva sınıfı kalmadı devlet halkın devleti olmuştur.
Bu saçma fikir e bu fikir e uyan uygulamalar reel sosyalizm in çöküşünün ön hazırlıkları oldu.
Devlet varsa farklı sınıflar vardır Sen yok desende vardır Bürokrasiyi sınıf sanmıyor musun.

İşte Marks ı anlamamışsın Tıpkı Stalin gibi.
Alıntı ile Cevapla
  #75  
Alt 26-04-2018, 03:49
bilgivehis bilgivehis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.928
Standart

finneas ve kartopu, marxizmi tartışmak elbette yararlıdır, tartışmacılar iyi niyetli olduğunda daha da yararlıdır ki, sizlerin de iyi niyetinizden şüphe etmiyorum, ancak marxizm bir din değildir, kapitalizmin tanımını, sınıfları, sınıf çelişkilerini ve işçi sınıfının neler yapabileceğinin bir tespitidir.
Bu sınıflar arasındaki ilişkiler savaş stratejisi gibidir, her zaman tek düze gitmez.
Örneğin günümüzde işçi sınıfının davranışı her ülkede farklı olmaktadır.
Gelişmiş dediğimiz emperyalist ülkelerdeki işçiler asla devrim yapmaz.
Geri bırakılmış bizim gibi ülkelerde ise işçi sınıfı günümüzde kendi davasıyla alakasız sürü konumundadır, direniş yok, grev yok, yürüyüş yok, protesto yok, bilinç yok, yoz bir sınıf türüne dönüşmüştür.
Dediğim gibi bu bir savaş stratejisi gibidir, her zaman durum değişebilir.
Eskiden böyle bir ortamda öncü dediğimiz devrimci aydınlar meydana çıkar, emekçi sınıfı bütünleştirir ve yönlendirirdi, ancak günümüzde bu mümkün değil, çünkü günümüz emekçi sınıfı, öncüleri desteklemez.
Günümüz emekçi sınıfı sömürülmeyi haksızlık olarak görmüyor, görse de en iyi seçimi işsiz kalmamak olarak değerlendiriyor.
Yani işsiz kalmamayı ezene karşı direnmekten ve ona karşı mücadele etmekten daha önde tutuyor.
Bu da kör bir emekçi sınıf süreci doğuruyor ve ezenleri daha da güçlendiriyor.
İşte finneas ve kartopu'nun bu tartışması bu kör dövüşün getirdiği sonuçtan ibarettir.
Yaptığımız hareketler, verdiğimiz kararlar ve düşünceler marxizme uyuyor mu uymuyor mu çalkantısı içindeyiz.
Oysa çalkantılar aydınlığı getirir ve bu da bir marxist düşüncedir...
Alıntı ile Cevapla
  #76  
Alt 26-04-2018, 11:35
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart


Sn Bilgivehis.

Mesele iyi veya kötü niyetli olmak değil.Mesele gerçeği bulmaktır eğer gerçeği ararken göz kaş yarılacaksa varsınyarılsın.

Bu dünyada kendini Marksist kabul etmişbinlerce muhafazakar, Liberal vardır eğer varsa ve kabul görüyorsa yaMarks-izm- anlaşılmamıştır ya anlamak için gayret gösterilmemiştir.

Bizim çabamızda bu yazılanlarınaydınlanmasıdır.

Bak sen bile ne diyorsun

Gelişmiş dediğimizemperyalist ülkelerdeki işçiler asla devrim yapmaz.

Ben de tam tersini söylüyordevrimi o gelişmiş denilen ülkelerden bekliyorum.


Birde arkasından şunu söylüyorsun.

Geri bırakılmış bizim gibiülkelerde ise işçi sınıfı günümüzde kendi davasıyla alakasız sürü konumundadır,direniş yok, grev yok, yürüyüş yok, protesto yok, bilinç yok, yoz bir sınıftürüne dönüşmüştür.

Size göre dünyada devrim yok,olmayacak hiç umutlanmamamız gerekiyor. Eğer devrim yoksa olmayacaksa devrimciolmaya ne gerek var.

İşte ben böyle düşünmüyorum hatta dünyayıyönetenler bile sizin gibi düşünmüyor.

Stephen Hawking, şöyle diyor bu yapay akıl verobot üretimi, bu alandaki rekabet, bu hızla ve kontrolsüz biçimde giderse,dünya insanlığı tehlikede. Bir de öneride de bulunuyor kontrollü üretim vederhal dünya hükümetine geçiş.


Dünyadaki insanın insanla çelişkisi kırankıran a geçeceğini anlatıyor. Hallacı ı MANSUR bin yüz yıl önce şöyle diyor,eğer çulsuzlarla (yoksullar) tuzu kurular (orta zenginler) bir sofraya çul sermişlersekıyam başlamıştır.


İşte bu gün buluşamayanlar yoksullarlaaydınlar (devrimciler) hiç buluşmayacak değil. Bu buluşamamanın çok sebebi varbiri yanlış uygulanmış olan reel sosyalizm. ikincisi Marks,ın Lenin veStalin gibi devrimcilerin gölgesinde kalması.

Bu artık aşılıyor ve Marks yeniden okunupyeniden konuşuluyor. Ben 70 li 80 li yıllarda Marks okuyan hiçgörmedim ben bile 2002 -2005 te okumaya başladım.


Biz birbirimizin gözünü çıkaralım tartışalımedep içinde tartışmak güzeldir.

Bana göre devrimin özneleri ve devrim içinnesnel şartlar olduğunda devrim olacaktır ama bu devrim ne kadar başarılıolacak bu ancak bilinçli bir toplum davasına sahip çıktığında olacaktır.

Bin çiçek açsın bin fikir yarışsın demiş MAO.Her şey tartışılsın şu an tartışma olmayacakta devrimin sıcağında mı olacak.
Alıntı ile Cevapla
  #77  
Alt 26-04-2018, 13:00
bilgivehis bilgivehis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.928
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben de tam tersini söylüyordevrimi o gelişmiş denilen ülkelerden bekliyorum.
Sayın kartopu, ekonomik sıkıntı çekmeyen ve sosyal yaşamında mağdur olmayan işçi sınıfı devrim yapmaz!!!.
Devrimi getiren üç koşul vardır; ekonominin dibe batması, faşizm ve işgal.
Bunları üçü veya ikisi ya da biri olmak zorundadır.
Üstelik bunlar olsa dahi her zaman devrim kalkışması olmayabilir, çünkü o günün koşullarında yeterli örgütlülük sağlanamayabilir, devrimci cephe destek görmeyebilir, liderliği başka ideolojiler alabilir, emekçi sınıf doğru tercih yapmayabilir, bir sürü neden var.
Ancak devrim için her şeyden önce bahsettiğim üç koşul geçerlidir.


kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Size göre dünyada devrim yok,olmayacak hiç umutlanmamamız gerekiyor. Eğer devrim yoksa olmayacaksa devrimciolmaya ne gerek var.
Sayın kartopu, elbette devrim ve devrimler olacaktır, emperyalizm mutlak kalıcı değildir, bir şekilde sonu gelecektir. Bize düşen görev, süreci, ortamı iyi okumak ve duruşumuzu ona göre belirlemektir.
Yetmişli yıllarda her an devrim olacak zan ediyorduk, nasıl olsa ezilen-sömürülen emekçi sınıfı var, davamız onların davası, bizi desteklerler diyorduk. Yürüyüşler, mitingler, grevler, eylemler, kazanımlarımız her şeyimiz vardı ama devrim aşamasının henüz olgunlaşmadığını, daha yolun başında olduğumuzu daha sonra anladık.
Bugün ülkede faşizm var, ekonomi kötü, "o halde hadi hiç durmayalım, tam devrim zamanı" dersek yanılırız.
Devrim davası ezilenlerin, emekçilerin, işçi sınıfının ve insanca yaşamak isteyenlerin davası olması yetmiyor, önemli olan bu sınıfın davasına sahip çıkmasıdır...
Alıntı ile Cevapla
  #78  
Alt 27-04-2018, 12:50
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart

Sn Bilgevehis.
Marks ın Manifesto da geçen bir sözünü yazayım.
İşçi sınıfı Ekmeğine bir dilim daha ilave etmek için değil de onuru için savaştığında devrimcidir.
Bu sözün sizce anlamı nedir.

Bana göre anlamı şudur. İşçi sınıfı aç kalsa da yerlerde sürünse de meseleyi onur savaşı olarak görmüyorsa devrimci değildir devrimci olmayan işçi sınıfının devrim diye bir derdi olmaz.

İşte konu onur savaşına döndüğünde devrim Türkiye de veya Avrupada da olur. İşçi sınıfı köle olmaktan çıkmak kendini insan olarak var saydığında öfkesi dağı aşar.
Şimdi bu sözlerle dünyaya bir bakalım en fazla çelişki bu çelişkiyi çözecek bilinç nerde var.
Son günlerde en çok söz edilen Robot ve yapay akıl en fazla hangi ülke işçilerini ilgilendiriyor. Norveç te nüfusun % 85 i işçi veya aday bu % 85 in çok büyük bir çoğunluğu hizmet sektörü denilen üretim dışı işlerde çalışıyor ve teknolojinin hızlı gelişmesi ile hızla hizmet sektörü de bu teknolojinin etkisine giriyor. Yani bu işlerde çalışanlarda işsizleşmek üzere. Bir de kaybedeceği sosyal haklar ı da koy.

Bu ülkeler ya hızla göç edecek ya savaş meydanlarına çıkacak.
Ama bu gibi teknolojik gelişmeler (var sayalım)bizim gibi az gelişen ülkelerde olsa bu işçiler hızla köylerine geri döner.
Bütün konu aç kalmak veya işsiz kalmak değil.

70 li yıllarda Türkiyede niçin devrim olmadı bu başka bir sayfada ve başka biçimde konuşulacak şeydir Çünkü 70 li yıllarda işçilerin savaşı ekmek savaşı değildi biraz üstte söylediğim onur savaşı idi. Türkiyede bu devrimin olmaması için hiç bir sebep yoktu işçiler açısından. Bu sebebi başka yerlerde aramak gerekiyor.

DGM yi (devlet güvenlik mahkemeleri ) ezdik Sıra MESS de (madeni eşya sanayicileri sendikası ) diyen bir işçi sınıfının hangi ekmek veya ücret meselesi olabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #79  
Alt 28-04-2018, 00:49
Saint-Just Saint-Just isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 15 Jun 2014
Mesajlar: 521
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben Marks ı kimse anlamadı demedim bir çok Marksist anmadı dedim
Bu Bir. İki Marks a izm ekini mecburiyette kullanıyorum dedim yerine koyacak bir şey bulsam onu kullanırım dedim.

Evet CHP ye oy attım ve yine atacağım ama CHP ile bağım sadece sandıktadır onu da defalarca söyledim. Bu üç.

Evet Reel sosyalizm eleştirilerinde demokrasinin olmaması ve bu durumu da sosyalizm e zarar verdiğini söyledim bu sözü bu forumda kullandım mı hiç hatırlamıyorum. Kullanmadım sa şimdi kullanıyorum hatta sosyalizm de bazı liberal partilerin olmasını savundum sebeplerini ve sınırlarının ne kadar olduğunu da yazdım istersen yine yazarım.

Marks idolojileri meshebe benzetir ve karşı olduğunu söyler bu onun sözü.
Burjuvanın poleteryanın idolojisi olması MARKS ın savunduğu fikirlerin idoloji olduğunu göstermez.
Ben tekrar söyleyeyim Marks eleştiridir onu anlayan eleştiri olduğunu söyler Anlamayanlar sa ona idoloji teori felsefe bilim gibi uyduruk yakıştırmalar yapar.

İZİM leri ben koymadım ayrıca yoktur da demedim. Ama Marks (izm) değil bunu ben söylüyorum.

İşte demokrasiyi farklı sınıfları valığıdır fikri Stalin e ait fikirdir. 1933 te söylemiştir. Ne dedi biliyormusun artık burjuva sınıfı kalmadı devlet halkın devleti olmuştur.
Bu saçma fikir e bu fikir e uyan uygulamalar reel sosyalizm in çöküşünün ön hazırlıkları oldu.
Devlet varsa farklı sınıflar vardır Sen yok desende vardır Bürokrasiyi sınıf sanmıyor musun.

İşte Marks ı anlamamışsın Tıpkı Stalin gibi.

he kartopu marx'i hiç anlamadım ben. o yüzden commandante kilicdaroglu'na destek vermiyorum.

nasıl bir komunistse, natocu bir düzen ve burjuva partisine oy verdiğini ve yine vereceğini gururla ilan ediyor. bir de üstüne daha çocuk sayılabilecek yaşlarda işçileri örgutleyen bir devrimciyi "marx'i anlamamakla" sucluyor. vay be.

reel sosyalizm'de demokrasi yokmuş. senin algiladigin anlamda demokrasi elbette yoktu. gerçi seni de suçlamamak gerek. kapitalistler sahip oldukları imkânlarla büyük kitleleri demokrasiyi sadece liberal demokrasiden ibaret sanan ve bunun başka türlüsünu düşünemeyen yığınlara dönüştürdü. bugün bile soğuk savaşı anlatan ders kitaplarına falan bir bakın. "bir tarafta demokratik olmayan ve komunizm'i yaymaya çalışan saldirgan dogu blogu ve onlara karşı kendilerini savunan demokratik batı blogu vardı." falan filan. bunları görünce gülme gelir bana hep. ama sonra senin gibiler aklıma geliyor. gene gülüyorum ama hüzünlü bir gülümseme ile.

yani stalin'i geciyorum, demokrasi'yi "farklı sınıfların varligi" olarak tanımlayan kaç tane komünist vardır? simdi sana liberal demokrasi (burjuva demokrasisi) ve sosyalist demokrasi arasındaki ayrimlar ve bunların devletin sınıf niteliği ile ilişkisi üzerine uzun uzun yazmak mi gerekiyor?

benim söyleyeceklerimi kautsky ile olan polemiği üzerine yazdığı kitapta lenin bir cirpida özetler aslında;

"bir liberalin genel olarak "demokrasi"den söz etmesi doğaldır. bir marksist ise "hangi sınıf için?" diye sormaktan hiçbir zaman geri kalmayacaktır."

yahu birde stalin'in şu sürekli diline doladigin "burjuva bitti" falan dediyse bile tam olarak ne değişiyor gerçekten anlamış değilim. ne oluyor yani bu söylendiyse?
Alıntı ile Cevapla
  #80  
Alt 28-04-2018, 03:04
bilgivehis bilgivehis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.928
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sn Bilgevehis.
Marks ın Manifesto da geçen bir sözünü yazayım.
İşçi sınıfı Ekmeğine bir dilim daha ilave etmek için değil de onuru için savaştığında devrimcidir.
Bu sözün sizce anlamı nedir.

Bana göre anlamı şudur. İşçi sınıfı aç kalsa da yerlerde sürünse de meseleyi onur savaşı olarak görmüyorsa devrimci değildir devrimci olmayan işçi sınıfının devrim diye bir derdi olmaz.
Sayın kartopu, devrimci ile öncüyü karıştırıyorsun.
Salt devrimci, koşullar son sınıra dayandığında ve bütünlük olduğunda devrimcilik yapar, bir anlamda hazırcı ve fırsatçıdır, onun için onurun önemi yoktur.
Öncü ise fedakar devrimcidir, tek başına da olsa onuru için devrimcilik yapar, aynı Mahirler, Denizler gibi.

Bunun için her zaman söylüyorum, devrimcilik yapacaksan onurun için yapacaksın, ezilen sınıfa güvenerek değil...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:38 .