Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #91  
Alt 30-04-2018, 18:04
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.462
Standart

KAPITALIZM KISIR DİYEBILIRIZ.

Yazar çok güzel açıklamış.

Bizim çok bilmiş nihilist de bu konuda güzel yazılar ve bilgilendirmeler yapmış.

Diger yazarlarda gayet iyiymiş.



saroz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayın Papillon,

Sosyalizm, sınıflardan oluşan toplumların sınıfsız topluma geçiş aşamasıdır. Nasılmı?

Daha iyi anlamak için sınıflı toplum tarihine en kaba haliyle kısaca bakalım.

İlkel komünal toplumda özel mülkiyet yoktu. Üretim de yoktu. Doğa ne veriyorsa onunla beslenme, barınma vs. ihtiyaçlar karşılanıyordu. Avcılık ve toplayıcılık ana gelir kaynakları idi. Bu gelir toplulukta ihtiyaca göre paylaşılıyordu.

Köleci Toplum

İnsan, toprağı işleyip bitki üretmeyi öğrendiğinde ilk üretim aracı ortaya çıktı. Bu araç topraktı. Bir süre sonra toprağı topluluğun güçlü kişileri sahiplenmeye başladı. Güçlü olanlar üretim alanlarını ele geçirip topluluğun diğer üyelerini de karın tokluğu ve koruma karşılığında işgücü haline getirdiler.

Böylece köleci topluluk oluştu.

Köleci toplum sistemi zamanla üretimin önünde engel oluşturmaya başladı ve bu sistem yıkıldı.

Nasıl yıkıldı?

Sadece beslenme ve korunma karşılığında sınırsız emek harcayan köleler, ürettikleri ile ilgilenmez oldular. Çünkü üretimin miktarı ve kalitesi onların yaşam biçimini değiştirmiyordu. Ürettiklerine yabancılaştılar. Üretim azalınca ağır baskı ve şiddet arttı ve köle isyanları başladı.

Feodal Toplum

Bu isyanlar kısmen kölelerin özgürleşmesine ve küçük de olsa toprak sahibi olmalarını sağladı. bu toprak sahipleri zamanla artan köle isyanlarına önderlik ederek köleci düzeni yıkıp feodal düzeni kurdular.

Feodal düzen, köleci topluma oranla üretimi arttırdı. İnsan bilinci doğa ile mücadele içinde gelişerek yeni üretim teknikleri buldu.

Kapitalist Toplum

Bu teknikler tarımsal ürünlerin işlenmesine bu işleme zaman kazancına ve üretim artışına yol açtı.

Üretim araçlarındaki bu gelişme yeni bir sınıf yarattı, bu sınıf makinalara sahip olan burjuvazi idi. Burjuvazi tarıma oranla daha hızlı üretim yapan makineler sayesinde daha fazla ekonomik güç elde etti. Feodalist sistemden rahatsız topraksız ve yoksul köylü isyanlarına önderlik edip kapitalist sistemi kurdu.

Kapitalist sistem üretimi arttırdı. Ancak kar amaçlı bu üretim, ürün maliyetinde en büyük kalem olan emek gücünü sefalete sürükledi. Ancak aynı kapitalistin yaşamsal sayıdaki en büyük müşteriside sefalete sürüklediği bu emekçilerdi.

Kapitalizm bu nedenle periyodik bunalım ve ekonomik krizlere girdi. Geniş emekçi yığınlarını sefalete sürükledi.

Yine isyanlar başladı. Ancak kapitalist sistem içinden yeni bir sömürü sistemi çıkmadı. İnsan doğa ile savaşında galip gelmiş, artık üretim biçimi ve üretim araçları temel olarak şekillenmişti.
Yeni bir üretici sınıf doğuracak üretim ilişkileri gelişmiyordu.


Sınıflar açısından bunun anlamı, kapitalist burjuva ile proletaraya (emeğinden başka geliri olmayan insan) arasında sınıflı toplum açısından nihayi hesaplaşma yaşanacağıdır.

Kapitalist üretim tarzı, emekçileri daha büyük organizasyonlarla kollektif üretim ve kollektif yaşam formuna sokmuştur.
Kentlerde topladığı insanları atölyelerden fabrikalara kadar kollektif üretim tarzında yeniden örgütlemiştir.

Marks'ın dediği gibi bu toplama ve örgütleme işlemi kapitalistlerin kuyusunu kazacak işçi sınıfını doğurmuştur.

Sonuç olarak insan artık, kollektif üretip ihtiyaca göre kollektif tüketmeyi gerçekleştirecek, teknolojik ve sosyal örgütlenme anlamında gelişimini tamamlamıştır.

Artık yapılması gereken planlı üretmek ve yaşamsal ihtiyaçları kollektif emekle karşılayacak düzeni inşaa etmek.

Nasıl bir düzen?

Doğa ile mücadelesini kazanmış insan için artık, barınma, beslenme, sağlık, eğitim vb ihtiyaçlarını haketmek için bedel ödemesine gerek yok. Mülkiyet sorununu çözdükten sonra yemek, temizlik, üretim, nakliye vs. günlük angaryaları çok az saat zaman ayırarak kollektif emek ve gelişmiş robot teknolojisi ile çözmek mümkün.

Kalan zamanıda, insanın zihinsel gelişiminde kullanılacaktır. Önce eğitim ve öğrenim ile tercih edilen bilim dallarında edinilmiş bilgileri aldıktan sonra daha fazla geliştirecek olanaklara herkez sahip olacaktır. Sanat, spor, felsefe, bilimdallarından 1 veya birden fazlası üzerinde gelişmek ve bu kulvarlarda rekabet etmek için kullanacaktır.

Bu sistemde devlet ve yönetenler, sınırlar, silahlı güçler kafa ve kol emeği farkı olmayacaktır.

Binyılların geleneksel alışkanlıkları bir çırpıda bu geçişe olanak vermediğinden, Sosyalizm bu geçiş sürecinde hazırlık evresi olacaktır.

Bu gelişim ve değişimin ayrıntıları farklı bir yazının konusu olacaktır.

Saygılar.
Alıntı ile Cevapla
  #92  
Alt 02-05-2018, 15:38
Khaos Khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
Standart

Fabula´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
KAPITALIZM KISIR DİYEBILIRIZ.

Yazar çok güzel açıklamış.

Bizim çok bilmiş nihilist de bu konuda güzel yazılar ve bilgilendirmeler yapmış.

Diger yazarlarda gayet iyiymiş.
bak arkadaş

farkındaysan yazmıyorum bu başlığa.
birçok başlıkda olduğu gibi sulandırılan başlıklardan yorgunum artık.

sen ise ısrarla hep bana göndermeler yapmaya devam ediyorsun.(yok can ne, yok mürit, yok kutsalına dokunmak falanlar filanlar)
trajıkomik düzeysizlikten ibaret göndermelerini gormezden geliyorum.
bi daha adımı mümkünse anma.
hele de birtakım öneklerle birlikte hiç anma.



ama değmez diyorum ve yoluma bakıyorum.
sen de kendi yoluna bak.
uğraşabileceğiniz birisi değilim.
bak bu kibir değil.
gerçekten oynarım sizle.hem de her türlü.
ama artık bu tarzdan da sıkıldım.
insanlara bişeyler katmak isterdim. ama niyetleri yok.

Konu Natan tarafından (11-05-2018 Saat 20:47 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #93  
Alt 02-05-2018, 17:47
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İnsanların hareketlerini yönlendiren 3 çeşit güç vardır. Doğa, toplum ve irade. Toplum ve irade son kertede doğanın içeriğindedir.

İnsanların genelinin iradesi zayıftır. Onları ya toplum yönetir ya da doğa. Marx'a göre sanırım toplumun etkisi doğadan daha fazla. Bunu sorguluyorum.
Örneğin insan doğası sekse eğilimlidir, seksi kalça gördüğünde bakmak ister. Ama toplumsal ahlak veya din ona zinadan uzak durmasını söyler. Bu çatışma karşısında insan hangisini yapar? İnsanı yönlendiren baskın güç hangisidir?

Kişisel olarak beni toplum yönlendiremez. Ben sadece doğayla çatışıyorum.


- Bu derinliği olan bir konu. Freud'den filan başlamak gerekir.


Doğa ve Toplumu birleştirip bundan "Çevre" diye söz etmek bence daha gerçekçi bir yaklaşım olur.


Örneğin "doğadan üstün" olabileceğine inanmak da çevreden kaynaklanır. Neymiş? - "Tavşanlardan farkınız olsun" muş muş.


Bu dediğime de Rönesans deniyor. Rousseau ve Voltaire gibi filozofların en çok üzerinde durdukları konudur.


- Tabi Türkiye'de kime anlatıyorsun. Hala "döve döve" ve "zorlayarak" okulu sevdirme anlayışı var. Bunlar saçmalıktır.


Özetle "baskın güç" varsa bu Güç sevgidir. Yani Atatürk ve arkadaşlarının yerleştirmeye çalıştıkları şeydir. Yani insanca toplum, insana hizmet eden toplum ve topluma hizmet eden insan gibi.


/Ben birçok insandan daha koyu solcu olabileceğimi düşünüyorum. Ama şunu hatırlamak gerek: Evvela cumhuriyet ilkesini anlamadan ve yaşam biçimi olarak gerçek bir cumhuriyet rejimine geçmeden solculuk da yapamazsın. Önce "sol parti" kurabileceğin ve bu partinin var olacağı ortam gerek. Ya o ya da Sovyetler Birliği / Çin gibi bir şey yaparsın, ki mesela 60'ların solcularından farkım: Ben Troçkistim. leninizme / Maoizme o kadar inanmıyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #94  
Alt 02-05-2018, 17:52
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
finneas
"bir liberalin genel olarak "demokrasi"den söz etmesi doğaldır. bir marksist ise "hangi sınıf için?" diye sormaktan hiçbir zaman geri kalmayacaktır."

Sn finneas. Bizde Lenin e cevap veriyoruz Demokrasi yi İşçi sınıfı için istiyoruz.
İşçi sınıfının kölelik koşullarından kurtulması ve kendini geliştirmesi için istiyoruz Komünist partisi bürokratik zincirin halkaları olarak değil gerçekten işçi sınıfının partisi olması için istiyoruz.
İşçi sınıfı ha bürokrasinin ha sermaye sınıfının kölesi olmuş ne fark eder.

İşte bunun için SB (reel sosyalizm)ve Stalin i eleştiriyoruz.

finneas-yahu birde stalin'in şu sürekli diline doladigin "burjuva bitti" falan dediyse bile tam olarak ne değişiyor gerçekten anlamış değilim. ne oluyor yani bu söylendiyse?

Bu söz sizce hiç bir şey ifade etmiyor mu ? İşte bitmemiş yanlış okumuş SB ni yanlış anlamış dünyayı. Bizde Stalin e soruyoruz neden anlamadın yönettiğin ülkeyi hadi anlamadın neden öz eleştiri vermedin .Niçin arkasından 1936 da komünist parti devletten yavaş yavaş çekilerek halkın içine girsin diyorsun. Bir gaf yaptın arkasından daha büyüğünü niçin yapıyorsun.
Ya ne olur yani söylediyse demi ya Peygamber bu yanlışta söyler doğruda sözünün üstüne söz mü konduralım. Kutsalları yıkalı çok oldu. İşte bak kalelerde yıkılıyormuş


Aklıma gelen şey: Karl Marks ve biraz da Lenin'in zamanında (hatta bu olay Sovyetlerin çöküşüne kadar devam etmiştir). "Kapitalizm köhneleşmiş / bitik bir düzendir. Zorla ayakta tutuluyor. Biz yıkmasak kendi yıkılacaktır" düşüncesi vardı.
- Bugün biliyoruz ki bu gerçekçi bir yaklaşım değil. Tam tersi oldu. Bunu da söylüyorum çünkü 1950'lerde bir komüniste bunu söyleseniz muhtemelen karşı çıkardı. Ama öyle de oldu. Liberalizm 4'üncü beşinci evresine geçerken "Sosyalizm" daha çok bir tartışma meselesi haline geldi.


Tabi diğer yazılarımda da belirttim. Sosyalizm için asla "bitti" demedim. Ama liberalizmin olumlu yönlerini görmemek bence çok gerçekçi de olmayacaktır.
Alıntı ile Cevapla
  #95  
Alt 02-05-2018, 18:01
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sn Bilgivehis.
Hiç karıştırmıyorum
O öncü İşçi sınıfı veya yoksulları devrimcileştirmez se devrim hayalden öte geçemez.
Öncü ne kadar devrimci olursa olsun devrim için isyan edecek
sınıf yoksa devrim de yoktur.

İşte onur bu dur işçilerin devrimcileşmesi.Ezilen sınıfı ayağa kaldıramazsan devrimciler ancak telef olur.


Bence aşama aşama gitmek gerek. Yıllardır izlenimim: "Telef olmanın ne yeri ne de zamanıdır (Gezi olayları filan hariç)"


ben kendi adıma daha fazla siyasallaşma peşindeyim. Solun yer aldığı siyaset istiyorum. Yıllardır da Türkiye'de bu yok.
Alıntı ile Cevapla
  #96  
Alt 02-05-2018, 18:13
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

Nihilist´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bak arkadaş

farkındaysan yazmıyorum bu başlığa.
birçok başlıkda olduğu gibi sulandırılan başlıklardan yorgunum artık.

sen ise ısrarla hep bana göndermeler yapmaya devam ediyorsun.(yok can ne, yok mürit, yok kutsalına dokunmak falanlar filanlar)
trajıkomik düzeysizlikten ibaret göndermelerini gormezden geliyorum.
bi daha adımı mümkünse anma.
hele de birtakım öneklerle birlikte hiç anma.

yoksa bu başlıkta yazan birçok gerzeği sabaha kadar buraya esir etmesini de bilirim.

ama değmez diyorum ve yoluma bakıyorum.
sen de kendi yoluna bak.
uğraşabileceğiniz birisi değilim.
bak bu kibir değil.
gerçekten oynarım sizle.hem de her türlü.
ama artık bu tarzdan da sıkıldım.
insanlara bişeyler katmak isterdim. ama niyetleri yok.
herkes nevrotik olmuş.
ben sevmem nevrotikleri.


- Fabula için söylüyorsan standart komünist ideoloji paylaşımı yapmış. Ters bir durum yok. (Zaten Saroz diye birinden alıntı yapmış)


Şu var: Ben bu söylevlerin tamamının (150 yıl sonra) halen geçerliliklerini 100% koruduklarına inanmıyorum.


ben sağ-sol çekişmesine yani patron - proletarya çekişmesine inanırım. Ama ben şuna da inanırım mesela Lutanza'da geçen sene sürekli grev vardı. Millet gideceği yere gidemeyip hava alanlarında mahsur kalıyordu. Bu sizin sözünü ettiğiniz "sınıf çatışması" olayıdır ve ben buna inanıyorum.


Ama ben şuna da inanıyorum: Mesela emeğe değer verirsin. Patron tabi ki daha çok kazanır, sonuçta patron, ama Hava yolu çalışanları da, düzgün maaş, izin süreleri + emeklilik alabilmelidir. Böyle olunca toplum daha sağlıklı olur. En katı liberaller bile bu dediğime karşı çıkamazlar.


2) "Doğa mücadelesini kazanmak" ne mesela? 1950'lerden fırlamış bir laf. Ben temiz enerjilere geçiş için umutluyum, "doğa ile mücadele" diyorsunuz? - Ne alaka?


- İki biz hiç bir şey kazanmadık. Hatta ABD bile kazanmadı. Evi olmayan, açlık çeken insanlar var. Eğitimsiz insanlar var:
- ABD'de Avrupa'daki kolektif eğitim sistemi olmadığı için fakir çocukları okulda adam dövmek + uyuşturucu satmak dışında bir şey öğrenemiyor.


- Bu son örneğe bir bakın. Mesela hepinize doktor lazım değil mi?
- Epki ama kolektif eğitim sistemin yoksa, doktor olacak kişinin babasında da para yoksa, o doktoru almış ve uyuşturucu satıcısı / çete üyesi yapmış oluyorsun. Burada çelişki yok mu?


- Yani ben karşılıklı olarak birbirine muhtaç durumda olan iki ideoloji görüyorum. Tabi her ikisinin de olabilmesi için evvela cumhuriyet / hukuk devleti olman gerekiyor.
Alıntı ile Cevapla
  #97  
Alt 02-05-2018, 22:10
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
Standart

Saroz cok degerli ve guzel bir arkadasti bu arada. Umarim birgun tekrar gelir.
Alıntı ile Cevapla
  #98  
Alt 03-05-2018, 08:38
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart

Natan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Saroz cok degerli ve guzel bir arkadasti bu arada. Umarim birgun tekrar gelir.
Artık Saroz bir yere gitmiyor. Saroz a ihtiyacı olanlar ona gidiyor.

Cumuhuriye Gazetesi ^3- Mayıs-2018^

Türkiye'nin brüt dış borç stoku, mart sonu itibarıyla 412,4 milyardolar, net dış borç stoku ise 266,7 milyar dolar olarak gerçekleşti.

HazineMüsteşarlığı, 31 Mart itibarıyla brüt ve net dış borç stoku, Hazine garantilidış borç stoku ve kamu net borç stoku verilerini açıkladı.

Budönemde Türkiye'nin brüt dış borç stoku, 412,4 milyar dolar oldu, stokun milligelire oranı yüzde 49,1 olarak hesaplandı.

Türkiye'ninnet dış borç stoku da mart sonu itibarıyla 266,7 milyar dolar olarakgerçekleşti, stokun milli gelire oranı yüzde 31,7 olarak kaydedildi. İlkçeyrekte dış borç stoğunun milli gelire oranı ise yüzde 31,7 ile 2003 üçüncüçeyrekten bu yana en yüksek düzeye ulaştı.

Öteyandan, aynı dönemde Hazine garantili dış borç stoku 12,4 milyar dolar olarakgerçekleşti.

Kamunet borç stoku, bu dönemde 232,1 milyar liralık hacme ulaşırken, stokun milligelire oranı yüzde 8,7 olarak belirlendi.
Alıntı ile Cevapla
  #99  
Alt 03-05-2018, 08:44
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart

Natan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Saroz cok degerli ve guzel bir arkadasti bu arada. Umarim birgun tekrar gelir.
Durum değişti Saroz gitmiyor. Saroz a ihtiyacı olanlar ona gidiyor. Tefecinin para vermek için sana gelmesi ile senin para almak için tefeciye gitmek arasındaki farkı düşün.

Böylece, Mart sonunda yüzde 48.6 olan dış borç stokunun milli gelire oranı, milli gelirin yarısını da aşarak yüzde 51.8 düzeyine tırmandı.

30 Eylül 2017
Alıntı ile Cevapla
  #100  
Alt 03-05-2018, 14:29
Saint-Just Saint-Just isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 15 Jun 2014
Mesajlar: 521
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
finneas
"bir liberalin genel olarak "demokrasi"den söz etmesi doğaldır. bir marksist ise "hangi sınıf için?" diye sormaktan hiçbir zaman geri kalmayacaktır."

Sn finneas. Bizde Lenin e cevap veriyoruz Demokrasi yi İşçi sınıfı için istiyoruz.
İşçi sınıfının kölelik koşullarından kurtulması ve kendini geliştirmesi için istiyoruz Komünist partisi bürokratik zincirin halkaları olarak değil gerçekten işçi sınıfının partisi olması için istiyoruz.
İşçi sınıfı ha bürokrasinin ha sermaye sınıfının kölesi olmuş ne fark eder.

İşte bunun için SB (reel sosyalizm)ve Stalin i eleştiriyoruz.

finneas-yahu birde stalin'in şu sürekli diline doladigin "burjuva bitti" falan dediyse bile tam olarak ne değişiyor gerçekten anlamış değilim. ne oluyor yani bu söylendiyse?

Bu söz sizce hiç bir şey ifade etmiyor mu ? İşte bitmemiş yanlış okumuş SB ni yanlış anlamış dünyayı. Bizde Stalin e soruyoruz neden anlamadın yönettiğin ülkeyi hadi anlamadın neden öz eleştiri vermedin .Niçin arkasından 1936 da komünist parti devletten yavaş yavaş çekilerek halkın içine girsin diyorsun. Bir gaf yaptın arkasından daha büyüğünü niçin yapıyorsun.
Ya ne olur yani söylediyse demi ya Peygamber bu yanlışta söyler doğruda sözünün üstüne söz mü konduralım. Kutsalları yıkalı çok oldu. İşte bak kalelerde yıkılıyormuş
kartopu senle tartışmak beni yoruyor. artık devam etmek istemiyorum. kritik noktaları ve soruları es geçip konuyu bulandiriyorsun. insanların söylediklerini veya yazdıklarını (ben, marx, lenin veya stalin) sürekli yanlış yorumluyorsun ve bundan dolayı yanlış sonuçlara gidiyorsun ve bu sürekli tekrar ediyor.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:19 .