Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #131  
Alt 14-05-2018, 21:20
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

finneas´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sen kendine şunu sormalisin. başkalarını sömürmek bir hakmıdır? bunları savunanlara örgütlenme özgürlüğü verilebilirmi?

marx proletarya diktatörlüğünden boşuna mı bahsediyor? proletarya diktatörlüğü işçi sınıfının, burjuvaziyi baskı altına aldığı bir dönemse nasıl bir demokrasi anlayışı verilmesi gereken bir ''örgütlenme özgürlüğü''nden bahseder?


- Bu aslında eski bir tartışma konusu. Ama tarih bence ilk devrimcileri, yani 1789 ve 1776 (ondan önce İngiliz devrimini) yapanları, Rönesans dönemi felsefelerinin doğruluğunu ortaya çıkardı.


Sosyalizmin bazı yorumlarının da "abartılı" olduğu ortaya çıktı. Bizim dönemimiz için demek istiyorum. Bizde mesela Emile Zola'nın Germinal kitabına benzeyen şeyler halen yaşanıyor. Ama mesela Almanya bugün riskli gördüğü kömür mnadenlerini kapatıp müze yapma kararı almış.


Veya diğer bir örnek. Yunanistan'da 2000 yılından sonraki her (liberal) hükümet krizi daha da derinleştirdi. Sosyalis Cipras geldikten sonra ülke normalleşmeye başladı.


Yani "ya o - ya o" değil. kapitalizm ve sosyalizm arasında bir çeşit Hegelci dialektik var demek istiyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #132  
Alt 14-05-2018, 21:28
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

finneas´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
guzel. istersen öncelikle şu bahsettiğin "kutsallarin" ne olduğunu tanımlamakla başlayalım. ne kutsalim varmış benim anlamadım?

zaten çok uzun soluklu olacağını düşünmüyorum ama başlığı netlestirmekte fayda var "sosyalizm'de burjuva partileri olmali mi?" yada "sosyalizm"de demokrasi" olabilir.


- Lenin döneminde bile Gorbatçev'in perestroika'sı gibi NEP adında liberal politikalar olmuştur.


Ekonominin devlet tarafından katı denetimi bence aşırılıktır. Ancak (Mao'nun yaptığı gibi) çok az gelişmiş / gelişmemiş ülkelerde başarı şansı var. Ama Kaddafi Libya'sında olsun, Hafız Esat Suriye'sinde, Yine o dönemin Mısırında çok az işe yaramış / ya da hiç işe yaramamış.


Sovyetler birliğinde belli bir başarı var. Ama Batı'dan geri kalmışlar işte.
Yani %100 devletçilik zaten mantıklı da gelmiyor.
Alıntı ile Cevapla
  #133  
Alt 14-05-2018, 21:38
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

finneas´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
halbuki liberalizm istediği kadar kendini "bireyin ozgurlugu" "çoğulcu demokrasi" "sivil haklar" "inanç ozgurlugu" "laiklik" veya "kuvvetler ayriligi" cafcafli kelimelerle satmaya devam etsin. bize göre bunlar kapitalist sistem içerisinde en azından tam anlamıyla uygulanabilir bir şey değildir ve bunlar ancak kendisine sosyalizmde kendine yer bulabilir.(kuvvetler ayriligi ve sosyalizm ayrı bir tartışma konusudur. biz daha çok yaşama ve yürütmenin birliğinden ama yargının bağımsızlığından söz ederiz)

dahada basitlestirmek için şöyle söyleyim, insanın insan tarafından sömürüsünu fikirler anlamda da olsa savunmak bir özgürlük müdür ? hak midir? kim böyle bir şeyi savunabilir? eski sistemde bundan nem alan kişiler veya oluşumlar değil midir?

mesela eskiden bir haberde görmüştüm. pedofilinin yasallasmasi için bir grup eylem yapıyordu. baya bildigin pankartlarla falan bunu savunuyor, meşru sayılması için çabalıyorlardi. şimdi burjuva demokrasisi bile buna müsade edebilirimi? o kişileri tutuklar ve hapse atarlar, tedaviye yönlendirilerler. demokrasiler dayandiklari sinif bakimindan kendilerini korumak zorunda. bu aynı şekilde proletarya diktatorlugu veya sosyalist demokrasi için de geçerli.

ek olarak da şunu soyleyim bize göre "devleti yok etmek" nihai bir hedef değildir. komünizm devletsiz toplumdur. ancak bu devletin giderek sonumlendigi bir aşamadan geçerek olur. bir hedef koymak ile doğal bir sonumlenme sürecini birbirine karistirmamak lazım. işçi sınıfı ile devlet arasındaki karsitlik, işçi sınıfının eski devlet aygıtı parçalayarak kendi devlet aygıtıni kurduğu ve bunu tamamen kendisinin denetledigi bir dönemde zaten büyük oranda aşılir ki anlattığımız özgürlük süreci ancak böyle başlayabilir. o yüzden işçi sınıfı (devleti yok etmek için?) önce bilinclenecek o yüzden de liberaller olacakta onlarla rekabet edecek gibi cikarimlari abuk subuk metafizik yorumlar olarak goruyorum.

düşüncelerimi anlatabilmek icin biraz fazla detaya girdiysem kusura bakmayın. soylediklerim zaten marksizm'in, daha doğrusu marksizm-leninizm'in buyuk oranda temel onermeleri oldugundan bunların "kutsallar" olarak lanse edilmesini ayrıca komik buldugumu belirteyim.

- Güzel bir açıklama olmuş. Fakat bu "Komünizm" bir ütopya'dır. Resmen 60'ların hippileri gibi çayırlarda filan yaşamamız gerekir. Bugün için bilim-kurgudur.


Şu gerçektir: Müzik besteleyen makineler çıktı. Yani gelecekte makine gücüne dayalı (yine bilim kurgu) toplumlar olabilir.


- Birde marksizmdeki sınıf çatışması doğrudur. Ama abartılıdır. Artık kontların / prenslerin çağında değiliz. Bana sorarsan "burjuva" çağında da değiliz. Değişik bir sistem var. "Google" gibi bir şirket kurup 1 günde filan zengin de olabilirsin. Ciddi araba üreticisi olup dizel skandalı yüzünden batadabilirsin. Bu artık 4-5 düzey kapitalizm. Hibrid arabalar gibi, kendi süreçleri var.


Mesela Çinlileri bugün kim sömürüyor o zaman?
Dünya'da üretilen her şeyin yarısı çinde üretiliyor. "Burjuvazi" olarak da sadece Komünist parti var?


Demek istediğim. Ben de sosyalistim. Ama revize edilmemiş sosyalizmden yana değilim. DÜnya Artık Engels'in Dünyası değil. Bence Komünist doktrinlerin de biraz tekrar gözden geçirilmesi lazım.
Alıntı ile Cevapla
  #134  
Alt 14-05-2018, 21:44
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sn Nihilist
Liberalizm in en iyi temsilcisi A.Simith gibileridir amaçalı sermayenin sınırsız engelsiz küresel çapta büyümesi ve dünya hakimiyetini kurmasıdır.
Size, Manifestoda burjuvalar ve proleterler bölümünde geçen bir sözcükten bahsedeyim.

Şöyle. Burjuvalar işçilerden İşçiler burjuvalardan kurtulmak ister ama burjuvalar bunu işçilerden daha çok ister.

Bu cümleyi ben şöyle yorumluyorum İşçiler devrim yaparak burjuvaların mülklerine el koyar ve onlardan kurtulur. Ya burjuvalar bunu işçilerden daha fazla niçin ister. Ne yaparak kurtulabilir.
Bence bu gün zamanımızı anlatan basit gibi görünen ama hiç te basit olmayan bir sözcük. İşte Robot, işte yapay akıl, işte insansız fabrikalar, burjuvanın işçiden kurtulmak istediği hayalin gerçek oluşu.
,
Aynı veya benzeri A. Simith e ait bir söz Kapital 3 ün cildinin ön sözünde geçer ENGELS ona cevap verir mümkün değil der. Ama mümkün oluyor işte.
Evet sermaye birikimi (büyük bölümü) artık değerden oluşur robot ve yapay akıl sisteminde artık değer olmuyor peki ne olacak kapitalizm kendini komünizm e teslim mi edecek Bana göre kapitalizm dünyayı yıkar da gider kendisi ile birlikte. Yeniden kölelik sistemine dönüş bile yapar. Katliam yapar.

Onun için sosyalist sistemde en önemli şey demokrasi olmalıdır özgürlükler sadece vaatlerde kalmamalıdır devlet denilen esaret sisteminden insanlar en kısa zamanda kurtulmalıdır.
Bunu içinde insanın kabe si yine insan olmalıdır. Biz devlet ve insan ı tartışmalıyız Devleti kutsamamalıyız.

Tartışmakta amaç birbirini yenmek değil bilediklerini öğrenmektir.

- Ben buna karşı çıkacağım:
Bugün dünya "innovation" yani "yenilikçiliğe" dayalı olarak gelişiyor. Ve girişimcilik de çok önemli. Almanya'da çocukları bu yönde eğitmeyi hedefleyen bir sistem bile var.


Komünizmi bu tür "katı devletçilik" olarak yorumlayan da çok az insan kaldı.


Bu ancak çok az gelişmiş bir ülkede, ilk etap sanayi kurmaya yarar. O da eskiden. Şimdi siz-biz birleşip ayakkabı fabrikası açsak. daha inşaatı bitmeden Çin'den o ayakkabıya 5 basan ve yarı fiyatına ayakkabı gelmeye başlar (biraz da abartıyorum).


Yani sol görüşlü olmak bence liberalizmin "doğru" yönlerini hiç görmemek anlamına gelmemeli.
Alıntı ile Cevapla
  #135  
Alt 14-05-2018, 21:50
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sn finneas.
Biz konu başlığında bile ortak noktaya gelememişken Neyi tartışıp da anlaşma sağlayacağız.
En iyisi yaşanan gerçekten başlayalım Sovyetler Birliği hangi koşulda neleri zorlayarak oluştu ve Niçin yıkıldı.
Bu gerçek teoriden daha sağlam kaynaklar içeriyor.

Evet Nihilist in de tartışmaya katılış biçimi dikkat çekici. Lenin bir Marksist mi yoksa Blangueist mi. Her ne kadar kendini Marksist görse de Lenin Blangue nin gölgesinden kurtaramamıştır.Bu gün hala bu tartışma sürmektedir.
Reel sosyalizm le beraber bir şey de fark edilmiştir Lenin in gölgesi Marks ve Engelsin üstüne Stalin in gölgesi de Lenin in üstüne düşmüştür.

Bu gölgeler yeni bir idoloji yaratmıştır çağımızda adı da,^ Marksizm Leninizm^.(ML)
Ne dersin Sovyetler Birliğinden başlayalım. Kimse bu gerçekten kaçamaz.

Sana MS 71 de özgürlük için söylenmiş bir sözden bahsedeyim
Spartakus Romalılarla girdiği savaşta yanındaki yoldaşına şunu der Eğer kaybedersek esaretten kurtulacağız Kazanırsak özgürleşeceğiz.
Yani insan ın insandan özgürleşmesi 1917 den sonra başlamıyor İnsanlık tarihi kadar uzun bir savaşım dönemi var. Bu özgürlük savaşını tarihin farklı dönemlerinde hep görülecektir.

Öyle özgürlük basit geçilecek bir sözcükten ibaret değil.

Eski ama çok da güzel bir filmi vardır, 1960 yapımı
https://www.imdb.com/title/tt0054331/


-Ben yine de Roma dönemine gitmeye gerek yok. Bugünkü durumun Geçen Yüzyıl ortalarına göre bile çok iyileştiğini düşünüyorum.


Sosyalistlerin bu benzetmesi doğrudur (gerçek sonuçta). Da işte "o kadar da değil" diyebilmek için uğraşıyoruz. Bugün onun mücadelesini veriyoruz. Hem de uluslar arası düzeyde.



- Mesela bazı ülkelerde işçilerin hakları arttıkça, millet işçilerin haklarının az olduğu ülkelere kaçıp orada Fabrika açıyor. Marks'ın zamanında herkese gülünç gelecek bir olgu.


Solcular da Çin'i övüp duruyorlar. Çin ne peki? Kendi halkını ucuz işçi olarak dünyanın kullanımına sunmuş bir ülke...


Yani çok boyutlu da düşünebilmeliyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #136  
Alt 14-05-2018, 21:52
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sn Nihilist
Liberalizm in en iyi temsilcisi A.Simith gibileridir amaçalı sermayenin sınırsız engelsiz küresel çapta büyümesi ve dünya hakimiyetini kurmasıdır.
Size, Manifestoda burjuvalar ve proleterler bölümünde geçen bir sözcükten bahsedeyim.

Şöyle. Burjuvalar işçilerden İşçiler burjuvalardan kurtulmak ister ama burjuvalar bunu işçilerden daha çok ister.

Bu cümleyi ben şöyle yorumluyorum İşçiler devrim yaparak burjuvaların mülklerine el koyar ve onlardan kurtulur. Ya burjuvalar bunu işçilerden daha fazla niçin ister. Ne yaparak kurtulabilir.
Bence bu gün zamanımızı anlatan basit gibi görünen ama hiç te basit olmayan bir sözcük. İşte Robot, işte yapay akıl, işte insansız fabrikalar, burjuvanın işçiden kurtulmak istediği hayalin gerçek oluşu.
,
Aynı veya benzeri A. Simith e ait bir söz Kapital 3 ün cildinin ön sözünde geçer ENGELS ona cevap verir mümkün değil der. Ama mümkün oluyor işte.
Evet sermaye birikimi (büyük bölümü) artık değerden oluşur robot ve yapay akıl sisteminde artık değer olmuyor peki ne olacak kapitalizm kendini komünizm e teslim mi edecek Bana göre kapitalizm dünyayı yıkar da gider kendisi ile birlikte. Yeniden kölelik sistemine dönüş bile yapar. Katliam yapar.

Onun için sosyalist sistemde en önemli şey demokrasi olmalıdır özgürlükler sadece vaatlerde kalmamalıdır devlet denilen esaret sisteminden insanlar en kısa zamanda kurtulmalıdır.
Bunu içinde insanın kabe si yine insan olmalıdır. Biz devlet ve insan ı tartışmalıyız Devleti kutsamamalıyız.

Tartışmakta amaç birbirini yenmek değil bilediklerini öğrenmektir.

- Teoride öyle sadece. Bütün o makineleri neden icat ediyorlar?


- İnsana yaptırmak her zaman için zor. Bir denge olsun diye uğraşıyoruz ve denge olunca, bunun genelde bütün taraflara faydası olabiliyor.
Alıntı ile Cevapla
  #137  
Alt 14-05-2018, 22:03
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

Nihilist´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sn kartopu

sondan başlayalım.
tartışmakta amaç birbirini yenmektir.
ama nevrotik biçimde ego tatmini için değil.
düşünceyi test etmek ve geliştirmek için.
bu sözün bana söylenmesinden rahatsız oluyorum.
tarzımdan kaynaklı olsa gerek bilmediğimi öğrenme mücadelesi vermek yerine ego tatmini peşinde olduğum sanılıyor.
bunu geçiniz.

senelerdir şu forumda birçok insandan birşeyler mutlaka öğrendim.

ama iki kişiden iki güzel şey öğrendim ve düşünce dünyama katabildim. diğerleri malumattan öte katkı sağlamadı.

birincisi enerji kavramı kafamda bulanıktı. spartakus sayesinde bu bulanıklığı aştım.

ikincisi nihilizmimin temeline öz denilen yanılsamanın yokluğunu koyarak aksiyolojik hiçlemenin ötesine geçebildim.
bu katkı da pyhroon'dan geldi.

kimden bi katkı gelirse ben o katkıyı alırım.

ha, kapitalizm dünyayı yıkar gider. elbette mümkün.
sadece işçi değil kapitalistin kendisinin yaşadığı yabancılaşma da dikkate alınınca bu sözünüze itiraz edilmez.
katliam yapar mı , zatren yaptı yapıyor yapacak.
devrim katledilmeye hazır olanların ağzına alabileceği bir kavramdır zaten.

burjuvalar işçilerden daha çok kurtulmak ister istemesine de.
her arz kendi talebini yaratır derler.
burjuvanın ürettiğini kim neyle alacak o zaman.

üstelik bu durum emperyal sömürüden hisselendirilerek susturulmuş bir işçi sınıfı yerine belki daha devrimci bir aylak sınıfı üretebilir.

demokrasi zırva bi kavram.
ne için kim için.

lorenz eğrisi diye bişey var iktisatta.
o eğri içbükeydir.
o içbükeylik ortadan kalkmadan demokrasiden bahsedilemez.
birilerinin karar verme hak ve sorumluluğunu devrettiği yerde demokrasi olmaz.
sosyalist sistemde demokrasi olmaz tıpkı kapitalist sistemde olmadığı gibi.
benim anladığım demokrasi sadece komünist yaşama biçiminde olur.

ve komünizmin iki büyük düşmanı vardır, kapitalizm ve sosyalizm.

- Yazının son kısımlarına katılmıyorum.
Diyelim ki burjuvazi veya büyük şirketler yönetiyor. Mesela Trump'un içine ettiği İran anlaşmasını düşün. Amerikan şirketlerinin İran'a yatırım yapamamaktan kaybedecekleri parayı düşün.


İyi bir "Burjuva lider" böyle bir şey yapar mı?
Dediğin gibi olsa sürekli Obama / Clington gibi adamlar gelirdi. Kimse Obama'nın yaptığı her şeyi bozan bir adama oy vermezdi. 1)


2) Putinizmin en köklü iddiasını dile getirdin "Demokrasi zaten yok ki, biz karnımızı doyurmaya bakalım). Bu ikinci iddiaya ben cevap vermeye gerek görmüyorum. Çünkü hemen aklıma insan hakları ihlalleri TR'deki darbeler tarihi filan gelir.


- Demokrasi olmazsa olmazdır. Çünkü halk bunu olduğu gibi okuyor. (sıradan halkın bir kısmı bu tür şeyleri anlamaz, anlamadığı için de savunmaz)


Da okumuş / yazmış insan "Yargı bağımsızlığı nedir?" diyemez. Ya da "basın özgürlüğü olsun" dedikten sonra "ama..." diyemez.


+ Küba'daki Fidelizm aklıma geliyor. Dediğim gibi nefret etmiyorum. Ama rejimin işlemediği ortadadır. Küba'da halkın yarısı hırsız olmuş (devleti soyuyorlar), yarısına ABD'deki akrabalarından dolar geliyor, Birazı da turistlerden filan kopartabildikleri ile yaşıyor. Da bu üç şeyin birini yapamayanlar resmen açmış. Okuduğum kadarıyla öyleymiş.


/Da işte yine de nefret etmiyorum. Bu çok ciddi bir denemedir. İleride daha işlevsel bir şeyin ben çıkacağına inanıyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #138  
Alt 15-05-2018, 11:32
Saint-Just Saint-Just isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 15 Jun 2014
Mesajlar: 521
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sn finneas.
Biz konu başlığında bile ortak noktaya gelememişken Neyi tartışıp da anlaşma sağlayacağız.
En iyisi yaşanan gerçekten başlayalım Sovyetler Birliği hangi koşulda neleri zorlayarak oluştu ve Niçin yıkıldı.
Bu gerçek teoriden daha sağlam kaynaklar içeriyor.

Evet Nihilist in de tartışmaya katılış biçimi dikkat çekici. Lenin bir Marksist mi yoksa Blangueist mi. Her ne kadar kendini Marksist görse de Lenin Blangue nin gölgesinden kurtaramamıştır.Bu gün hala bu tartışma sürmektedir.
Reel sosyalizm le beraber bir şey de fark edilmiştir Lenin in gölgesi Marks ve Engelsin üstüne Stalin in gölgesi de Lenin in üstüne düşmüştür.

Bu gölgeler yeni bir idoloji yaratmıştır çağımızda adı da,^ Marksizm Leninizm^.(ML)
Ne dersin Sovyetler Birliğinden başlayalım. Kimse bu gerçekten kaçamaz.

Sana MS 71 de özgürlük için söylenmiş bir sözden bahsedeyim
Spartakus Romalılarla girdiği savaşta yanındaki yoldaşına şunu der Eğer kaybedersek esaretten kurtulacağız Kazanırsak özgürleşeceğiz.
Yani insan ın insandan özgürleşmesi 1917 den sonra başlamıyor İnsanlık tarihi kadar uzun bir savaşım dönemi var. Bu özgürlük savaşını tarihin farklı dönemlerinde hep görülecektir.

Öyle özgürlük basit geçilecek bir sözcükten ibaret değil.
kartopu, başlık sosyalizm'de demokrasi. bende konu dışı bir şey yazmadım. özgürlük ve demokrasi gibi kavramların tanımlamalarınin ideolojik ve sınıfsal farklılıklarını, proletarya diktatörlügu, demokrasi ve bunların öncü parti ile ilişkisini vs. açıklamaya çalıştım.

dediğim gibi soylediklerim marksizm'in büyük oranda temel önermeleri aslında. sen daha devletin sınıf niteliği, proletarya diktatörlügu, demokrasi gibi kavramlari bile marksist açıdan kavrayamamissin. bu yüzden yanlış yorumlamalardan yanlış sonuçlara gidiyorsun.

izledigim lenin belgeselinde (sosyalizmin kızıl safagi) kemal okuyan'in sevdigim bir konuşması vardı.
"iç savaş dönemini incelerken ve devrim üzerine edebiyat karalarken bazı şeyleri unutmamak gerekir. yok soyle yapılsaydi, yok burokratiklesme, yok kurumsallaşma.. dalga mi geçiliyor? bu oyun değilki.. muazzam bir kavgaya tutusmusunuz, bu kavgayı kazanicaksiniz ve bir taraftanda o yeni insanı yaratmak için çaba harciyacaksiniz.." vs vs.

sovyetler birligi'nin demokrasi'sini incelemek istiyorsan kucuk de olsa surdan başlayabilirsin.
https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Sovy...list_Demokrasi

demokrasi sadece liberal demokrasi'den ibaret değildir. once biraz neyi savundugunu tam anlamiyla ogrenmen ve kavraman gerekiyor.

spartacus zaten marx'in kişisel kahramanı. bende çok severim. ama onun mücadele verdiği dönemin koşulları gereği, spartacus zafer kazansaydi bile büyük ihtimalle yeni bir koleci devlet uretilecekti. veya onun gibi bir sey. daha dogrusu kolecilik duzeni ortadan kalkmiyicakti. yinede roma devleti isyanın verdiği korkudan dolayi kolelere bazı haklar tanımak, koşullarını iyilestirmek durumunda kalmıştır. bu açıdan küçükde olsa iyi bir kazanimdi.
Alıntı ile Cevapla
  #139  
Alt 15-05-2018, 13:08
Saint-Just Saint-Just isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 15 Jun 2014
Mesajlar: 521
Standart

Nihilist´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
finneas

senin blanque hayranı lenininin anarşizme dair temelden yoksun politik zırvalarını ve itibarsızlaştırma polemiklerini defalarca yanıtladı anarşistler.
üstelik tarih tarafından da haklı çıkarıldılar.

ingiliz tedriciliğinden başka bişey olmayan evrimci, devrimci sıçramanın ne olduğuna dair kafa bile yormamış zırvalar bunlar.

dilinize pelesenk ettiğiniz burjuva sınıfının artıklarının işçi sınıfı elindeki DEVLET marifetiyle ortadan kaldırılması zırvasının somut karşılığı parti faşizmidir.

iktidar sovyetlere diye anarşistler kendi sloganlarını bolşeviklere laf olsun diye haykırmadı.

senin devlet marifetiyle ortadan TEDRİCİ olarak kaldırmak istediğin kalıntılar devrim sürecinde devrimciler tarafından zaten ortadan kaldırılınca devrim olur.
koşulların yarattığı boşluktan dolayı iktidarı ele geçirince, devrimci süreç bu temizliği yapmadığı/yapacak fırsatı olmadığı için bu görevi mecburen kurumsallaştırır devrimcilerin elinden alıp devlete verirsiniz. blanquizminiz ve ingiliz evrimciliğiniz de burda devrededir zaten.
o yüzden sizde sovyet olmaz. parti olur.
burjuva kalıntıları ortadan kaldırmak parti ya da devletin değil devrimci sürecin işidir.
sıçramalı evrim nasıl ingiliz dawkinsin lineer evrimine ters gelmişse anarşist yoketme de size o nedenle ters gelir.
ve yegane sonuç ortaya çıkar
devleti yeniden üretirsiniz

neymiş bu baylar hiç, bir devrim görmüşlermiymiş. diyen alman burjuvası.
o baylar kapitalist sanayi toplumunda ilk komünist devrimi yaptılar.
bkz: paris komünü

yahu nihilist blanki dediğin adam anarşist sayilir zaten. anarsizm'e yakın teorileri var.

ki adamı da kucumsemeyin. thiers, komune karşı harekat yaparken blanki yakalandığı zaman "hele şükür en tehlikelelerini ele geçirdik." demiştir.

lenin'in blanki'den az da olsa bir şeyler aldıği doğru. disiplin anlayislarini seviyor ve aliyor mesela. ama leninizm ile blankizm arasında hiç bağ yoktur nerdeyse.

blankistler politik parti örgütlenmesine karsi çıkarlar en başta. kitlesel işçi hareketiyle bağ kurulmasini da reddederler. marx, hegel'den bir şeyler öğrendi veya kendine örnek aldi diye idealist mi oluyor da lenin, blanki'den bir şeyler aldı diye blankist oluyor? blankizm ile marksizm ayrı akımlar zaten.

paris komunu ile iktidar sovyetlere sloganini nasıl olurda kendinize yontup sahiplenirsiniz?

bütün iktidar sovyetlere sözünü lenin söylemiştir zaten. ekim devrimini de mi siz yaptınız?

komun'u anarşistler kurmadi. içerisinde marksistler de dahil olmak uzere her görüşten ilerici insanlar vardı. fakat proletarya diktatorlugu ilan etmedikleri için karsi-devrime karşı savunmasız kaldılar. iki ayda yenilip, burjuvazi ve diger ülkelerdeki müttefikleri tarafından katledildiler. bunu yapmazsaniz bunlarin olması kaçınılmaz zaten.

anarşistler diyalektık materyalizm'i yeterince iyi kavrayamamislar ki proletarya diktatorlugu ve sosyalizm gibi kavramları ve aşamaları reddediyorlar. ama bu tartismanin da sonu gelmiyicek gibi sanırım.

engels'e ve bolseviklere ettiğin hakaretleri de yakıştıramadim doğrusunu söylemek gerekirse. hele engels'i sınıfsal konumundan dolayi kucumsemeye çalışan ilk seni gordum.
Alıntı ile Cevapla
  #140  
Alt 16-05-2018, 09:23
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart

finneas tan alıntı.
demokrasi sadece liberal demokrasi'den ibaret değildir. once biraz neyi savundugunu tam anlamiyla ogrenmen ve kavraman gerekiyor.

spartacus zaten marx'in kişisel kahramanı. bende çok severim. ama onun mücadele verdiği dönemin koşulları gereği, spartacus zafer kazansaydi bile büyük ihtimalle yeni bir koleci devlet uretilecekti. veya onun gibi bir sey. daha dogrusu kolecilik duzeni ortadan kalkmiyicakti. yinede roma devleti isyanın verdiği korkudan dolayi kolelere bazı haklar tanımak, koşullarını iyilestirmek durumunda kalmıştır. bu açıdan küçükde olsa iyi bir kazanimdi.
-----------------
İşte bütün mesele anlayış biçiminde. Bir de Şu Kemal Okuyan ın ayetlerinde.

Demokrasi dendiğinde Liberalizm anlayan küçük burjuva korkak idolojiler de. Bu korkak idolojiler demi bu gün ölümüne sebep olan Sosyalist sistemin.

Bir şey bitti dediğinde bitmez bitmesi için akılla da bitmesi gerekir. Bir sistemi diktatörlükle yönetmek kolaydır vur kafasına orturt yerine. Ama demokrasi de o yok yönetmek için yetkin olmak ve paylaşmak gerekir. Rakiplerinden iyi olman gerekir insanları mutlu etmen gerekir danışman fikir birliğini oluşturman gerekir. Eleştiriye açık olman hatta sen in biz başkasını koyacağız denen düşünce ve fikre özgürlük tanıman gerekir.

Ama o küçük burjuva komünizm inde bu mümkün olmuyor hep kaptırma korkusu yaşarsın çünkü beyninde küçüktür.
Gelelim Spartakus a özgürlük talepleri ve bunun için yaşadığını esaret olarak görmen bir felsefedir. Dünyada buna benzer çok olay var. Ve özgürlük için kelle veren çok insan var. Olayı basit e almak o dönem i anlamamak hiç bir şeyin değişmeyeceğini iddia etmek tarihteki mücadelelerin tarihi ilerlettiğini görmemektir.
O zaman Ne Lenin i ne Rosa yı ne de Marks ı anlamış olursun.

finneas tan alıntı.
yahu nihilist blanki dediğin adam anarşist sayilir zaten. anarsizm'e yakın teorileri var.
Anarşistler duymasın, şimdiye kadar Blangue için Anarşist diyeni duymadım sayılır diyeni de. Blangue ve Anarşizm aynı çatı altında bile yaşayamaz.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:25 .