|
Zizek Diyor ki
Yani, dürtünün ve etrafında dolandığı nesnenin gerçeğinin dışlanmasıdır felsefeyi kuran şey; işte bu nedenledir ki Zenon'un hareket ve çokluğun imkansızlığını ve dolayısıyla yokluğunu kanıtlamaya çalışırken başvurdugu paradokslar, ilk gerçek filosof olan Parmenides'te Bir'in, hareketsiz Varlığın öbür yüzünü oluştururlar.
|
nesnenin-gerçeğinin-dışlanması olarak "düşünme edimi"nden ne anlamak gerekiyor?....Lacan'ın meşhur "bilinçdışı dil gibi yapılanmıştır" kavramının özü tam da burada yatıyor olabilir mi? istem-dışı fizyolojik süreçlerin toplamı demek olan bilinçdışının --ki bilinçdışı Lacancı terminolojide bir sıfattır-- yüzeyinde fenomenleşen "semptom"lar bütününü "öznenin psikolojisi" değil de, "öznenin psikolojikleşmesi" olarak okumak gerekiyor belki de.bu durumda , Lacan'ın obje a hakkındaki [Freudcu] anti-psikoloji hareketinin niçin "yapısalcı" olduğunun cevabı da; öznenin psikolojikleşmesinin, ancak a'nın A içerisinde tanımlanması aşamasında ortaya çıkan yapısal eksiğin duyumsanmasının sonucundan ibaret olduğudur, bir başka ifade kullanırsak; psikoanalizi yapısal bir fenomenoloji olarak düşünürsek eğer, hiçbir yapı içrek bir olgu değildir. bunun için "jouissance" dediğimizde, o tam da sapkınlık açıklaması paragrafında değinilen "öz-ikna"nın sosyolojik düzeneğe ait bir fenomen oluşuna işaret ediyor, çünkü; aşkın gösteren olarak A, jouissance önündeki engeli temsil ettiği gibi onun koşuludur; bilinci kendi etrafında dönmeye --ıskalamaya-- yöneltecek yegane ontik unsurdur. demek ki öznenin psikolojikleşmesinin son-ucu olarak içerik kazanan "Ben", "eksikliğin [özgün bağlamların yedeğinde] dile --ve dolayısıyla düşünceye--" gelmesi"dir, hatta "konuşma" ediminin özü de budur, yani "konuşan" varsa, orada "bilinçdışı" vardır...
***
bilinçdışı üzerine Freud'a kısa bir dönüş yapmak gerekiyor. belirli içerikleri konuya sağladıktan sonra obje a'nın daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum /sürecek..
Ben de içgözlemin kurbanıyım.
Sylvia Plath
Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi...
Samuel Beckett
Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece...
Aşık Veysel
Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür.
Maurice Blanchot
İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir.
Lacan
Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..?
Marilyn Monroe
ex nihilo nihil fit
il n'y a pas de hors-texte
Konu pianola tarafından (03-11-2018 Saat 17:17 ) değiştirilmiştir.
|