Sevgili Leonardo
Karakedi umarım sana yazdırmıyordur bunları
Böyle yazmak aslında hayli kolay da oluyor, ben de mi bu yönteme geçsem diye düşünüyorum, ne güzel, suya, sabuna dokunmadan, altı, üstü olamdan her tarafa dokundurabilmek mümkün, üstelik insanı zahmete de sokmayan güzel safsatalar üretilebiliyor.
Denesem mi?
Tabi kapitalizm demokrasinin kalesidir. Dünya böyle demokrasiyi Roma'da bile görmedi. paran, gücün varsa parti kuruyorsun, medya, şu bu desteği de sağlayabilip, halkın inancı, kültürü, etniği vb kulanmayı da başardın mı, bitrine çıkıp, seçin beni diyorsun. yani adam kendisini seçtirme hakkını sana veriyor, onu seçmezsen ötekini, al birini ..., bırak, seç öbürünü.
Sonuç itibariyle sen seçiyorsun, al sana demokrasi
Aslında sen seçmiyorsun ya neyse, kafalar almıyor... demokarisinin esası, örgütlü toplum ve özü ancak kongredir, konre ve yerin-genel-merkezileşmiş(konseyler, konfederasyon) örgüt yok demokraside yok, demokrasili toplumda, gerisi hikaye. Kapitalizmde hiç bir şeyi belirleyen de, karar veren de siz değilsiniz, zaten size soran da yok! Demokrasi de bak endamım, kaşım, gözüm ne güzel, beni seç diye oy atılmaz, demokraside sorunalr, çözümler, politikalar ve kararlar size sorulur, ne yapmalı? Ohoo daha neler, neler...
Gerçek demokrasi esasında kapitalizmin sonudur, o sebeple kapitalizm koşullarında gerçekten demokrasi beklemek, tahterevalli gibinin, 2 yakası gibi, çözümsüz bir paradokstur.