Ben insan böyle düşünür demedim, duygu yoktur, duygu sorundur vb. de, şöyle, böyledir de demedim, programlanmış gibi davranış göstermesine yol açab koşullarda sağlıklı düşünemeyeceğini ETKEN FAKTÖRLER üzerinden dile getirdim... Aynı şey mi?
Kesin ifadelerini daha spesifik bağlamlara çekerek zayıflatma maskaralığından bıkmadın gitti. Ben onu demedim, bunu demedim; bağlamından koparıyorsun. Bu ne ya? Böyle tartışma mı yürütülürmüş? İşim yok, kedi sıçan oyunu mu oynayacağım seninle?" Kafa ütülemeyi bırak, şimdi de hö kafamı, ütümü ne alaka, hani nerede? Bana ait olmayanı ağzıma tikiyorsun dersin, büyük ihtimalle çünkü alıştım artık.
Kesin ifadelerini daha spesifik bağlamlara çekerek zayıflatma maskaralığından bıkmadın gitti. Ben onu demedim, bunu demedim; bağlamından koparıyorsun. Bu ne ya? Böyle tartışma mı yürütülürmüş? İşim yok, kedi sıçan oyunu mu oynayacağım seninle?" Kafa ütülemeyi bırak, şimdi de hö kafamı, ütümü ne alaka, hani nerede? Bana ait olmayanı ağzıma tikiyorsun dersin, büyük ihtimalle çünkü alıştım artık.
Al işte 4. izahla da anlamazlığa vuracak kadar eşek derisi taşıyosun.
Adilik yapıyorsun, hem kendin çarpıtıyor hem uyduruyor, hem saçma-sapan sonuçlar üretiyorsun, o kadar arsızsın ki, 400 kez de izah etsem, daha başından belli altına sıçtın, yüzüne sıvadın bez istiyorsun.
Seni bıak eşeklerin bile anlayacağı dilde izah ettim, düşünmek için yeterli olan veri depolama ve işleme, bunlar üzerinden de yorum yapabilme yetisidir, canlı veya cansız olmuş farketmez. O veriler arasında dolaşma anı, o an yapılan kıyaslar ve tercihler durumu düşünme işidir, elbette bir robottan insan gibi düşünmesi beklenemez, çünkü o insan değil.
Konu başlığı robotlar insan gibi düşünürse ne olur değil, robotlar düşünürse ne olur.
Sana troll diyenler boşuna demiyormuş, yaptığın adilik başka bir şey değil.
spartacus´isimli üyeden Alıntı
Kısaca mesele düşünmek değil, verili koşul, ortam dahili etkileşimlerde bulunabilmektir. Bu etkileşimlere göre davranış ve nasıl davranabileceği vb. yönünde fikir, seçimlerde bulunabilmek, düşünme eylemi için temel yeterliliğe sahip olmak demektir. İnsanlar da çoğunlukla kendi tercihlerini yapmazlar, verili koşullarda toplum, sistem tarafından veri tabanına dolduran şeylerle tercih yaparlar, -aslında tercihlerinin çoğu kendilerine ait değildir, veriler, alışkanlıklar, davranışlar vb. enine-boyuna sağlıklı-objektif bir akıl-mantık süzgecinden geçirilmemiş, çoğunlukla olduğu gibi, yine hazır kanıksanmış verilerle yorumlanarak(yani sağlıksız bir biçimde) alınıp, kabul edilmiş, inanılmıştır(en tehlikelisi).
Geri zekalı bu ifadeden gerçekten de anladığın duygu karşıtlığı gibi bir şey mi? Hıyarağası, Hüseyin karakterli cahil. Herkesi o sahnede ezilip, büzülen sözde uzman sanman da başlı-başına bir hata, herkes sen ve senin gibi kuş beyinlilerin, absürt çarpıtmalarını yemez.
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Konu başlığı robotlar insan gibi düşünürse ne olur değil, robotlar düşünürse ne olur.
Duygu ve saf mantık arasında bir hiyerarşi kurmak yerine, bu iki faktörün genellikle birlikte çalıştığını ve birbirini etkilediğini kabul etmeliyiz. Bu nedenle, duygu ve saf mantığın birbirinden üstün olduğu anlamına gelebilen cümleler kurmamali.
Sen işte tam bu noktada, kanıksanmışı, inancı, duyguyu düz gittiği için meydanı saf mantığa bırakmış oluyorsun. Bunu anlayabiliyor musun?
Sağlıksızdır diyorsun. Bunun ona buna göresi yok çünkü genel, mutlak ve kesin ifade kullanıyorsun. Tabii ki, kesin ifade kullanman hakikati değiştirmiyor. Ama yanlış bir algı üretmiş oluyorsun. Yani okuyan kişi 'saf mantık doğru adına daha geçerlidir' diye düşünebilir çünkü misalde veriyorsun.
AKP seçmeni duygusal oy verip verileri gözden kaçırıp yanlış oy kullanıyor diye düşünebilir. Oysa ne alakası var? Gerçek neyse odur. Diğerleri gibi akp de kapitalist sistemin siyasetçileridir.
Yapay zekaya paranın mal olduğu kriterini kanıksat. O da anamızı ağlatır, Nokta.
Yani, Hüseyin gibi entel dantel işlerle uğraşan sensin. Kesin ifade kullanıp sonra da koşullara ve şartlara göre doğruluğu bağlamaya çalışman Hüseyin gibi komiklikten başka bir şey değildir. Düzenbazlığınada gülmemek elde değil zaten.
Yapay zekaya paranın mal olduğu kriterini kanıksat. O da anamızı ağlatır
Paranın malın ölçütü oldugunu sadece paraya tapan ve o tapanların baronları söyler. Kısaca kapitalizm.
Kendi adina konuş yani , kalkmis birde yapay zekaya kanıksatmaktan bahsediyor.
Yani diyorsun ķi ; kapitalizm senin ananı aglatiyor. Niye ananı aglatanların politikasını savunuyorsun ? Anana yazik değil mi ?
Olum alman hanzosu sen ne dedigini bilmiyorsun ,beynin sulanmıs senin ya çok sıcak bir yerdesin ya da ateşin çıkmış.
Bak ustte bir gece yarısı 10 dakika da malı götürüp cengiz gibi milletin anasına sulananların grafigini verdik.
Altına da , bu yapay zeka robotun yapacağı bir şey mi dedik.
Akp seçmeni bal gibide düşünebiliyor ,düşünebilmek deki motivasyonu da ölçütsüz çıkar ve menfaatleri , aç gozlü görgüsüzlükleri
Sen ahır daki malı bilirmisin ?
Ahır daki malın önüne ne kadar koyarsan
O kadar patos gibi tüketir. Yarına kalır mi diye düşunmez , yada onu besleyen sahibi nin ne kadar tükettigine bakmaz. Yarın o sahip o samanı vermese dahi geviş getirir durur.
Bunu neden örnek verdim? Bu akp li seçmene dair bir sey deil bu dunya da güdülen tüm halklar için gecerlidir.
O malları çaýira çıkar altında ki tüm yiyecegi yarını duşünmeden yer tuketir , ne zaman çoban karanlık olmasindan sebep toplayıp ahırına götürürse o ana kadar dönüş yolun daki tüm otlarıda yer. La mal dogası bu , ya insan neden böyle ?
Kaynaklar tükeniyor , yetmeyecek , ne zamana kadâr çoban nın 5 kilo süt derdinde oldugu gibi kaynakları KÂR hirsı ile tuketicez.
Haaa banane a.g benden sonrası ipimde degil deniyorsa
Robota PARA yı ölçüt vermekde nasıl bir gerzek düşuncedir.
Madem oyle senin ölçütün kaç para ?
Duygu ve saf mantık arasında bir hiyerarşi kurmak yerine, bu iki faktörün genellikle birlikte çalıştığını ve birbirini etkilediğini kabul etmeliyiz. Bu nedenle, duygu ve saf mantığın birbirinden üstün olduğu anlamına gelebilen cümleler kurmamali.
Sen işte tam bu noktada, kanıksanmışı, inancı, duyguyu düz gittiği için meydanı saf mantığa bırakmış oluyorsun. Bunu anlayabiliyor musun?
Anlayamıyorum, çünkü çarpıtıyorsun, duygu ve mantığın üstün olduğuna dair bir cümle kurmadım, ama sen daima kıçından uyduruyorsun. Akıl-mantık dersem ve demişsem çoğunlukla senin içindr, eksik olduklarını, kullanılmadıkları ya da yanlış kullandığını gördüğümdendir.
Beni konu bağlar
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Sağlıksızdır diyorsun. Bunun ona buna göresi yok çünkü genel, mutlak ve kesin ifade kullanıyorsun. Tabii ki, kesin ifade kullanman hakikati değiştirmiyor. Ama yanlış bir algı üretmiş oluyorsun. Yani okuyan kişi 'saf mantık doğru adına daha geçerlidir' diye düşünebilir çünkü misalde veriyorsun.
EĞER KONU DÜŞÜNMEK ÜZERİNE İSE, VE ŞU YA DA ETKENLER, İNSANI PROGRAMLANMIŞ GİBİ DAVRANMAYA itiyorsa
Bu
DÜŞÜNME konusu açısından
SAĞLIKSIZDIR, bu kesin bir ifade olmaktan ziyade bir tespittir, E GÖRE diyorum sürekli söylüyorum görmüyor musun?
HALA daha izah ediyorum iyi mi ?
Ne anladın? Kafa basmıyor ki, kelimelerle oynuyorsun, bu cümleleri anlamana da engel oluyor...
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
AKP seçmeni duygusal oy verip verileri gözden kaçırıp yanlış oy kullanıyor diye düşünebilir. Oysa ne alakası var? Gerçek neyse odur. Diğerleri gibi akp de kapitalist sistemin siyasetçileridir.
LAF ola beri gele. Sen şimdi şunu yap;
Elektrik priizne 2 tel sok ve avuçla. Ben de gerçek neyse odur demiş olayım, peki? Peki ben, bunu örnek olarak işleyebileceğim bir konuya gelmişsem, bu şahıs eğer bu eyleminin hayatına mal olacağını veya kalıcı hasarlar vereceğini bilseydi yine de yapar mıydı diye sorarsam, YANLIŞ mı olur? Kaldı ki, ben bunu örnek olarak alıyorum -gerçek böyledir, değildir tartışmıyorum (1 çarpıtman daha!)-, diyorum ki yeterli bilince sahip olsaydı bunu tercih etmezdi, istisnalar(intihar etme amacıyla yaptıysan) benim ifadelerimin kapsamını belirlemiyor. Ha sen milyonlarca insanın intihar ettiğini iddia ediyorsan buyur objektif veri koy ortaya.
Gerçek neyse odur demişsin ya, ben de gerçek neyse onu söylüyorum, ÜZERİNDE YETERLİ DÜŞÜNEMEMİŞ VEYA GERÇEKTEN DE DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK. Oy verme işi salt sevgiye indirgenemez -ki aslında O SEVGİ DE DEĞİL, AMA konu açısından burada, şimdi detaylandırmaya gerek yok, programlanmış olmak ve çok çeşitli faktörleri içerir-, zaten sevdiği için tercih etmek dahi sorunlu bir davranıştır Oy vermekten söz ediyoruz, ama bu oy işininin temelinde yönetme-yönetilme olgusu var, daha çok veya az sevme-sevmeme kıstası değil.
Konu ve ifadelerim açısından bana şu ya da bu kişinin değil, TOPLUMSAL olarak yani MİLYONLARCA insanın PROGRAMLANMIŞ GİBİ DAVRANMASI-DÜŞÜNME YETİSİNİN şu ya da bu oranda işlevsiz HALE GELDİĞİ örnek lazımdı, sürekli çarpıtıyorsun, oysa çok çeşitli etkenler-faktörlerden söz ettim. GERÇEK NEYSE ODUR -> bir çok faktör insanın da robotlar gibi davranış göstermesine, yeterince düşünememesine yol açıyor , kafa şişirme.
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Para, insanların ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için kullandıkları bir araçtır, yani değişim aracıdır ve bireyin değil, kamu malıdır. Kendine mal mülk edinebilmen için evet, ödemesini yapabilirsin; ihtiyaçlarını giderebilirsin. Bu, kapitalizm değildir, kapitalizm ama aldığın malın sana emek ve risk olmaksızın mülk getirisidir, kapitalizm budur. Öyle yok üretimmiş, araçlarıymış, sanayiymiş, artı değermiş değil; mesele bunun literatüre sokulmasıyla, bu işin kaymağıyla güçlenmişlerin sadece konuyu saptırmasıdır. Asıl mesele bu,gerisi hikaye. Anarşizm öyle milletin tüketim alışkanlıklarını, eşyasını, mülkiyetinle uğraşmaz; onun meselesi haksızlıktır.
Senin gibi yok ne kadar verirsen o kadar götürürmüş zırvalığınlada uğraşmaz. Millet sana ne kadar yiyip içeceğini, sıcacağını soracak hali yok; emek sarf edip kazanıyorsa alınterini nasıl istiyorsa o yolda harcar.
O kontrol matik plan merkezli saçma sapan fikirlerini kendine sakla. Bu denli seviyesiz düşünceler, zaten efendilerin eline insanları itiyor. Çoğaldık, nasıl olacak? E tabii, bunca yıl malın mülk getirisiyle kontrolü kavrayacağım diye, sen faiz/kira sistemiyle balonu şişirirsem, ekonomi büyüme beklentinle işçilerin çoğalmasına siyaset üretemezsin. Üretmeye kalksaydın, ekonomi balonun patlayacak, sende oturduğun yerden insanları yönetemeyecektin.
Mesela bu, senin o "Kaynaklar tükeniyor, yetmeyecek" söyleminde dediğim gibi, literatürün büyüme oranlı hikayeleri ile ilişkilidir. İnsan neyi, ne kadar ve nasıl tüketeceğini kendisi iyi bilir. Sen oturduğun yerden kaymağı yiyip kontrol ederken, kaynakların tükenmesini veya yetmemesini zaten önleyemezsin. Üstelik bu ziyanı sen teşvik ettin, yoksa kontrol gücün uğruna nasil yan yatacaktin ki?
"AKP'li seçmene dair bir şey değil, bu dünyadaki tüm halklar için geçerlidir" bu ifaden malın mülk getirisi ile ilgili olsaydı katılırdim ama tüketimle alakalı asla katilamam.
"Fakat gözlemlerim bana çok fazla davranışın otomatik olduğunu söylüyor. İnsan ve robotların birbirinden çok farklı olduğu konusunda emin değilim"
spartacus´isimli üyeden Alıntı
Kısaca mesele düşünmek değil, verili koşul, ortam dahili etkileşimlerde bulunabilmektir. Bu etkileşimlere göre davranış ve nasıl davranabileceği vb. yönünde fikir, seçimlerde bulunabilmek, düşünme eylemi için temel yeterliliğe sahip olmak demektir. İnsanlar da çoğunlukla kendi tercihlerini yapmazlar, verili koşullarda toplum, sistem tarafından veri tabanına dolduran şeylerle tercih yaparlar, -aslında tercihlerinin çoğu kendilerine ait değildir, veriler, alışkanlıklar, davranışlar vb. enine-boyuna sağlıklı-objektif bir akıl-mantık süzgecinden geçirilmemiş, çoğunlukla olduğu gibi, yine hazır kanıksanmış verilerle yorumlanarak(yani sağlıksız bir biçimde) alınıp, kabul edilmiş, inanılmıştır(en tehlikelisi).
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
LAF ola beri gele. Sen şimdi şunu yap;
Elektrik priizne 2 tel sok ve avuçla. Ben de gerçek neyse odur demiş olayım, peki? Peki ben, bunu örnek olarak işleyebileceğim bir konuya gelmişsem, bu şahıs eğer bu eyleminin hayatına mal olacağını veya kalıcı hasarlar vereceğini bilseydi yine de yapar mıydı diye sorarsam, YANLIŞ mı olur? Kaldı ki, ben bunu örnek olarak alıyorum -gerçek böyledir, değildir tartışmıyorum (1 çarpıtman daha!)-, diyorum ki yeterli bilince sahip olsaydı bunu tercih etmezdi, istisnalar(intihar etme amacıyla yaptıysan) benim ifadelerimin kapsamını belirlemiyor. Ha sen milyonlarca insanın intihar ettiğini iddia ediyorsan buyur objektif veri koy ortaya.
Gerçek neyse odur demişsin ya, ben de gerçek neyse onu söylüyorum, ÜZERİNDE YETERLİ DÜŞÜNEMEMİŞ VEYA GERÇEKTEN DE DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK. Oy verme işi salt sevgiye indirgenemez -ki aslında O SEVGİ DE DEĞİL, AMA konu açısından burada, şimdi detaylandırmaya gerek yok, programlanmış olmak ve çok çeşitli faktörleri içerir-, zaten sevdiği için tercih etmek dahi sorunlu bir davranıştır Oy vermekten söz ediyoruz, ama bu oy işininin temelinde yönetme-yönetilme olgusu var, daha çok veya az sevme-sevmeme kıstası değil.
Konu ve ifadelerim açısından bana şu ya da bu kişinin değil, TOPLUMSAL olarak yani MİLYONLARCA insanın PROGRAMLANMIŞ GİBİ DAVRANMASI-DÜŞÜNME YETİSİNİN şu ya da bu oranda işlevsiz HALE GELDİĞİ örnek lazımdı, sürekli çarpıtıyorsun, oysa çok çeşitli etkenler-faktörlerden söz ettim. GERÇEK NEYSE ODUR -> bir çok faktör insanın da robotlar gibi davranış göstermesine, yeterince düşünememesine yol açıyor , kafa şişirme.
Yeterince bilince sahip olmaktan bahsediyorsun, ama bu kişinin dünyayı ve içinde yaşadığı kuralları kavrama yeteneğini de içerir. Bunu sende görmediğim için sana sorunun ne Türkiye'nin AKP'si Erdoğan'ı yerine, kapitalizmin oyun kuralları ile alakalı olduğunu yazdım. YETERLİ DÜŞÜNEMEMİŞ VEYA GERÇEKTEN DE DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK'la ilgisi yok. İlahinin dediği gibi, o bile senden daha dürüst. İnsanlığın bu sistemi onaylaması, mülkün mülk getirmediğini bildiği halde garanti adına başkalarının kendileri için çalışmasını onaylaması söz konusu.
Bir evin bir ev daha getirmediğini ve ya iki peşliğin ilişkiye girip ortaya üçüncü bir beşliğin çıkmadığını biliyorsa, neyin düşünmesinden bahsediyorsun sen? AKP imiş, ulan hangisi gelirse gelsin aynı bok olacak, çünkü insanlığın terciği budur. Neden demiyorsun da AKP seçmeni ile uğraşıp desenformasyona neden oluyorsun? Kafa sisirende sensin, çünkü çarpıtıyorsun. Kapitalizmin ağrısı tüm dünyayi sarmışken, derdin AKP seçmeni. Seni AKP seçmeninden, daha doğrusu dünya halkından daha bilinçli yapan ne ki?
Marx efendi, üretim araçları üzerinden emeksiz kazancı emek içeren kara bulastırıp faize kaynak gösterirken, sesin çıkmıyor. Ama ne tuhaf ki insanın robot gibi saf mantığı kullanmasını eleştirmeye kalkıyorsun. Hani, 'Saf mantık iyiydi' ne oldu? Kendinle çeliştiğini neden görmüyorsun?
Almanyalıyım, 20 tane evim var. Çalışmadan kendimi garanti altına aldım. Artık çalışmama gerek yok. Benim evimde oturuyorsan da bana zigile zigile kiramı vereceksin. Ama yüz yılda otursan sana tapu mapu yok. Çünkü peygamberiniz kaynak göstermiş, vermezsen ezerim seni. Çünkü saçma sapan mekanik gökte nasılsa dünyaya uygula düşüncenle duygusal mantığın üzerinden de gelmeye çalışıyorsun. Ulan, malından vazgeçmiş, senden büyük koyun mu olur. Dine mine nin kira beklentisiyle beni zigmesi saf mantıktır, yaptığı doğrudur demiş gibi oluyorsun.
Bu nedenle AKP seçmeniyle kafa zigme, derdin neyse söyle ki derdine derman bulasın
.
"Fakat gözlemlerim bana çok fazla davranışın otomatik olduğunu söylüyor. İnsan ve robotların birbirinden çok farklı olduğu konusunda emin değilim"
Sorun dalgınlıktır dalgınlık. İnsanlarında bilinç alti tepkileri vardir. Örneğin, bir kişi yorgunsa ya da dikkati dağınıksa, dikkati dağınık olduğu için yanlışlıkla bir hata yapabilir. Bu hata kasıtlı değildir çünkü kişi bunu bilinçli olarak yapmamıştır.
Robotlar ise farklı bir yapıya sahiptir, programlandıkları gibi çalışırlar ve bilinçleri ya da düşünce süreçleri yoktur. Eğer bir robotun programında dikkat dağıtıcı ya da dikkatini dağıtacak herhangi bir unsur yoksa, önceden programlandığı şekilde davranacaktır. Tıpkı kapitalizmde olduğu gibi. Dolayısıyla, inanç dediğin şeyin daha çok dikkat dağıtmayla, insanların materyalist gerçeklikten kopup garanti uğruna kendilerini malın mülk getirdiği fantezi dünyalarına kaptırmalarıyla ilgilidir.
Sorun dalgınlıktır dalgınlık. İnsanlarında bilinç alti tepkileri vardir. Örneğin, bir kişi yorgunsa ya da dikkati dağınıksa, dikkati dağınık olduğu için yanlışlıkla bir hata yapabilir. Bu hata kasıtlı değildir çünkü kişi bunu bilinçli olarak yapmamıştır.
Sonuç? Sorun, sebebi değil, konuda gelinen nokta ve neye dair söylemlerde bulunduğum açısından neye mal olduğu önemli, kaldı ki bana itiraz ediyor gibi görünürken bu söyleminle zaten ifadelerimi olumlamış oluyorsun(düşünme eylemini sekteye uğratan bir çok sebepten söz eden ifadelerime karşı, herhangi bir sebebi öne sürerek), avare.
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Robotlar ise farklı bir yapıya sahiptir, programlandıkları gibi çalışırlar ve bilinçleri ya da düşünce süreçleri yoktur. Eğer bir robotun programında dikkat dağıtıcı ya da dikkatini dağıtacak herhangi bir unsur yoksa, önceden programlandığı şekilde davranacaktır. Tıpkı kapitalizmde olduğu gibi.
Mekanik robotlardan değil, yapay zeka unsurundan söz ediyorum.
Dikkatini dağıtacak vs. unsurlar vs değil, istisnalardan hiç söz edilmedi, bunu da sen dahil ettin, yine konuyu çarpıttın. Konu nasıl davrandığı ve neden öyle davrandığından ziyade,
düşünme üzerine, sistemdir, inançtır, kanıksatılmışlıktır, bağımlıhale geliştir, çaresizliktir, şu ya da budur, sabit-mekanik PROGRAMLANMIŞLIK(!) düşünme eylemini olumsuz etkiliyor mu? Evet
Yapay zeka eğer salt programlandığı ve sonuçları önceden belli davranış sergiliyorsa başka, sergilemiyorsa başkadır. Örneğin facebook'un 2 yapay zeka botunu kapatma sebebi, kendi aralarında ilişki kurup, ancak kendilerinin anlayabileceği bir DİL geliştirip, bu dille gizli, gizli konuşmalar ve ticaret gerçekleştirmiş olmasıdır. Bu programlanmış(aralarında özel dil gelştirmeleri) bir davranış değildir ve o zaman yıl 2017'dir.
Önceki cevabımda da belirttim
İster canlı, ister cansız, eğer dışarıdan alınan verilere sahipse, bu verileri, hali hazır verileriyle-veri tabanı- kıyaslayarak analiz, davranış geliştirebiliyorsa, bu davranış öncesinde yaptığı düşünme eylemidir(ilkeldir, düşük düzeydir vs. bu kavramla değil spesifiğiyle ilgili ayrı bir tartışma konusu olur ve bu detayların derecesi, düşünme eyleminin öyle ya da böyle gerçekleşmiş olduğu gerçeğini değiştirmez, o sebeple her zaman söylerim, genel vargıları değiştirme adına; spesifik detayları sanki karşı rol oynuyorlarmış gibi -ki öyle olmayanları, karşı rol oynuyorlarmış gibi öne sürmek hem safsata hem de ahmakların -nedense özel- işidir).
İlla insan gibi olması, DÜŞÜNMESİ ve bunu sahiplenmesi, hissetmesi, bilmesi gerekmiyor. Nasıl yaptılar bunu? Bu önemli.
Düşünme eyleminin de temelinde VERİ yatar, anlık alınan veri düşünme eyleminin %1'i dahi değildir. Anlık veri, hafızada çeşitli girdilerle elde edilen veri-hazır yargı, yorum, vargılar üzerinden kıyaslanarak düşünme eylemi gerçekleşir, dolayısıyla hafızadaki verilerde, ENJEKSİYON-ENJEKTE-ENFEKTE, PROGRAMLANMA durumu ne kadar artarsa, düşünme eylemi de o kadar geçersizleşir, robotik davranışlara, kararlara yol açar.
Örneğin arkadaşım kedi dışarı çıkmak istediğinde bana gelip, beni patiliyor ve kapıya gidip, çeşitli sesler çıkartarak, kapı açma koluna ve arada bir görüyor muyum diye ısrarla bana bakıyorsa, bu sürecin ve son tahlilde o davranışın temelinde düşünme eylemi yatar.
İnsan gibi olması şart değildir. Organik-örgütlü hareket gelişimi durumlarında, en temelde işleyen mekanik süreçlerden, ilişkisel ağ bütünlüğünde bambaşka, mekanik olmayan, ÖRGÜTLÜ(ORGANİK) süreçler ve sonuçlar açığa çıkar. (Konuya dair temel zemin açısı: etki-tepki-hareket-ilişki(maddi süreçler zemini), daha alt zemin ise(1. zemin) madde.
Avare.
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Konu spartacus tarafından (12-09-2023 Saat 05:11 ) değiştirilmiştir.