Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Teknoloji & Elektronik

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #61  
Alt 17-09-2023, 12:58
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Eğer yorumcu maddi bir şey olsaydı, bunu kanıtlayabilirdik. Çünkü bilincin fiziksel özelliklerini tanımlayabilir ve ölçebilirdik.

Bunu yapamıyor olmamız, öznelliğin maddi bir şey olmadığını göstermektedir. Madde ve enerjinin etkileşiminden kaynaklanan bir şeydir, ancak kendisi maddi değildir.

Bu da dünyayı öznel bir perspektiften algılayan yorumcunun maddi bir nesne olarak kabul edilemeyeceği anlamına gelir.

Dolayısıyla, yapay zekanın aslında düşünceleri, duyguları ve deneyimleri olması mümkündür, çünkü öznelliği ölçemeyeceğimiz yerel bir şey değildir.

Bilincin, madde ve enerjinin karmaşık etkileşiminden doğan bağımsız bir süreç olduğu bildiğimiz bir şeydir. Eğer durum buysa, o zaman bilincin yapay sistemlerde de ortaya çıkması mümkün olmalıdır, çünkü bizim yaptığımız gibi bilgiyi kendisi de düzenleyebilir. Bilgiyi düzenlemek düşünmenin önemli bir parçasıdır.

Bir yaratıcı bunu bize nasıl üflemiş olabilir ki, sadece irade etmiş ve sonra onu çalıştırmış olsun. İrademizin maddi bedenlerimizin harekete gecirmesi gibi. İrade bilgi olabilir. Enformasyon "bilgi veya anlam aktaran veri" olarak tanımlanır. İrade ise bir eyleme neden olan bir karar ya da niyettir. Dolayısıyla bir şeyi yapma iradesinden bahsettiğimizde, bilgi ya da anlam aktarmış oluruz. Bilgi derken enformasyondan bahs ediyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #62  
Alt 17-09-2023, 18:48
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.671

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Eğer yorumcu maddi bir şey olsaydı, bunu kanıtlayabilirdik. Çünkü bilincin fiziksel özelliklerini tanımlayabilir ve ölçebilirdik.

Bunu yapamıyor olmamız, öznelliğin maddi bir şey olmadığını göstermektedir. Madde ve enerjinin etkileşiminden kaynaklanan bir şeydir, ancak kendisi maddi değildir.
Yorumcu maddi değil midir? Nedir?
Muhtevası madde, form-yapısı, duyu organları ve tüm yetenekleri, özellikleriyle de maddidir.
Enerji maddenin, maddelerden oluşan form-yapıların, iş kapasitesine denir.

Bu kafaları bildiğimden dolayı yazımda özellikle belirttim, yorumcu, işlemci başka bir şeydir, ürettiği başka. (Alice Harikalar Diyarında)
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu da dünyayı öznel bir perspektiften algılayan yorumcunun maddi bir nesne olarak kabul edilemeyeceği anlamına gelir.
Sebep? Yapısı madde ve maddi olunca, maddi dünyayı algılamak için, duyu organları değil de, üfürük mü olması gerekir? Her şey maddeden mutevellittir, en temelde farkı oluşturan form-yapılar, etki-tepki, ölçülebilir, kıyaslanabilirliğidir. Canlı, duyu organlarıyla aldığı etkilere, tepki verir, verdiği tepki ölçülür, kıyaslanır ve işlemci tarafından yorumlanır, kodlanır ve hafıza edilir, kıyaslanır, onu en temelde özel ve öznel yapan budur. Örgütlü, bilinçli davranış(organik) sergilemesi.

Diyorum ya avare dingil, çünkü beyin yok.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #63  
Alt 17-09-2023, 22:11
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yorumcu maddi değil midir? Nedir?
Muhtevası madde, form-yapısı, duyu organları ve tüm yetenekleri, özellikleriyle de maddidir.
Enerji maddenin, maddelerden oluşan form-yapıların, iş kapasitesine denir.

Bu kafaları bildiğimden dolayı yazımda özellikle belirttim, yorumcu, işlemci başka bir şeydir, ürettiği başka. (Alice Harikalar Diyarında)

Sebep? Yapısı madde ve maddi olunca, maddi dünyayı algılamak için, duyu organları değil de, üfürük mü olması gerekir? Her şey maddeden mutevellittir, en temelde farkı oluşturan form-yapılar, etki-tepki, ölçülebilir, kıyaslanabilirliğidir. Canlı, duyu organlarıyla aldığı etkilere, tepki verir, verdiği tepki ölçülür, kıyaslanır ve işlemci tarafından yorumlanır, kodlanır ve hafıza edilir, kıyaslanır, onu en temelde özel ve öznel yapan budur. Örgütlü, bilinçli davranış(organik) sergilemesi.

Diyorum ya avare dingil, çünkü beyin yok.
Madde, yeni özelliklerin yaratılmasında kullanılan bir araç olarak işlev görür. Ancak bu yeni özellikler, maddeyle farklıdır ve diyalektik bakış açısıyla (form açısından da) maddeyle özdeşleştirilemez. Bu durum, insanların farklı tepkiler verme nedenlerini anlamamıza yol açar. Bir kişi esmerleri tercih ederken, bir başkası sarışınlara ilgi gösterebilir.

Aynı şekilde, bir kişi Tatlıses'i dinlerken, başkası Ahmet Kaya'yı sever. Hangi sesin daha iyi olduğu gibi bir değerlendirmenin ötesindedir. Bu tercihler, kişinin zevklerine ve tercihlerine dayalıdır. Maddeyle ilişkilendirilebilirler, ancak maddi değildirler ve kişisel özgürlüğün bir ifadesidir. Ruh, bir kişinin içsel dünyasını oluşturan duygular, düşünceler, inançlar ve değerlerle ölüm anına kadar yaşar. Ölümden sonrasıyla ilgili kesin bir bilgi yoktur.

Dolayısıyla Ruhun varlığının sürdüğünü ifade etmek, bunun aksini iddia etmek kadar yanlıştır. İnsanlar, felsefe ve bilim de dahil olmak üzere bilmedikleri konularda bu kadar iddialı olmamalıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #64  
Alt 18-09-2023, 00:01
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.671

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Madde, yeni özelliklerin yaratılmasında kullanılan bir araç olarak işlev görür. Ancak bu yeni özellikler, maddeyle farklıdır ve diyalektik bakış açısıyla (form açısından da) maddeyle özdeşleştirilemez. Bu durum, insanların farklı tepkiler verme nedenlerini anlamamıza yol açar. Bir kişi esmerleri tercih ederken, bir başkası sarışınlara ilgi gösterebilir.
La havle. Bir de diyalektik deyip durma, bildiğin bir halt yok, bari sakız gibi her lafa ekleme... Daha sen cümlelerin neye dair, hangi zeminde ifade edildiğini kavramayı başaramadın... Bırak onu, daha cümle kalıp ve bütünlüklerini doğru kavramak, analiz etmekten acizsin. Neye dair, neye göre bir türlü öğrenemedin gitti.

Arkadaşım, form-yapı = madde değildir. Madde onun MUHTEVASIDIR
Şu ya da bu özellikler, nitelikler de form-yapıya ait, dairdir.

Bir bina gibi düşünelim. Temel, kolonlar, duvarlar, çatı... Ben temellerden söz ediyorum -ki her cümlemde EN TEMELDE ifadesi vardır, sen bana binanın renginden dem vuruyor, LAFAZANLIK ediyorsun.

Madde=şu ya da bu değildir, madde=maddedir. O sebeple ne diyoruz? -> MADDİ. MADDİ=MADDE demek değildir. Konunun başından beridir ne diyorum?

İLİŞKİ-ETKİ-TEPKİ-HAREKET-ÖRGÜTLÜ YAPI...
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Aynı şekilde, bir kişi Tatlıses'i dinlerken, başkası Ahmet Kaya'yı sever. Hangi sesin daha iyi olduğu gibi bir değerlendirmenin ötesindedir. Bu tercihler, kişinin zevklerine ve tercihlerine dayalıdır. Maddeyle ilişkilendirilebilirler, ancak maddi değildirler ve kişisel özgürlüğün bir ifadesidir. Ruh, bir kişinin içsel dünyasını oluşturan duygular, düşünceler, inançlar ve değerlerle ölüm anına kadar yaşar. Ölümden sonrasıyla ilgili kesin bir bilgi yoktur.
Her form-yapı, farklı koşullar, süreçler, etkileşimler, çeşitli süreçleri yaşar, kaldı ki her bir şey eşit değildir diğer şey'e. İnsan bile olsa, hiç bir şey birbirine eşit değildir, daha başından form-yapı olarak ayrı olması dahi geçerli bir referanstır. Zevkler meselesinin ifadelerimizle ne alakası varsa?

Ölümden sonrası için bilgi vardır, kesin hiç bir bilginin olmadığı ve hiç bir biçimde bir yere konduramadığımız tek şey RUH ÜFÜRÜĞÜDÜR
Ölümden sonrası için, form-yapının dağıldığını, organizmanın işlevlerini kaybettiği ve canlı iken gösterdiği aktiviteleri göstermediğini, ölünün konuşmadığını, duymadığı, görmediğini en azından iletişim kurmdığımızı, hatta otopsi ile ölüm sebebini de araştırabildiğimizi vb. biliyoruz. Peki sen hiç ölüye, nasıl öldüğünü soran ve ölüden direk cevap alan bir bilimsel, felsefik bir yöntem, davranış gördün mü? Kaldı ki yaşayan bir insanın beyninde, herhangi bir organında hasar oluşsa, normal aktivitelerini yerine getiremediğini de biliyoruz, hatta öyle ki bazı maddelerin(uyuşturucu, kimyasallar vb) insanların davranışlarını dahi etkilediğini biliyoruz, görüyoruz. Ölen insanın ise tüm organlarının işlevsiz kaldığını da biliyoruz, ee, daha ne bekliyorsun o cesetten, ki ölüm sonrası için kesin bilgimiz yok diyorsun, kimden, nereden bilgi almayı umuyorsun da bilgi gelmesin bekliyorsun? Ölüden mi(işlevini kaybetmiş form-yapıdan mı?)? Oysa ölmeye de gerek yok, insanı bayıltmak da yeterli, yeter ki beyin, benlik konusunda işlevsiz kalsın.
Şimdi sen dünyaya, Görme, işitme, koklama, tatma, dokunmaduyu organların olmadan gelmiş olsaydın, Tatlıses mi, Kaya'mı? nasıl seçecebilirdin, nasıl sorabilirdik, şu boş lafazanlığını meziyet mi sanıyorsun? Peki bu organlar nasıl çalışır? TEPKİ ile. Yani maddi etkileşimlere, olabildiğice tepki verebilmeliler, böylece bu tepkiler ölçülebilsin -ki işlemci organ yorumlayabilsin.
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dolayısıyla Ruhun varlığının sürdüğünü ifade etmek, bunun aksini iddia etmek kadar yanlıştır. İnsanlar, felsefe ve bilim de dahil olmak üzere bilmedikleri konularda bu kadar iddialı olmamalıdır.
Bunu RUH ÜFÜRÜĞÜNDE İDDİALI olan ve böyle bir tanımı da -SOYUTLANAMAMIŞ!-, ruha dair elinde hiç bir bilgi olmadığı halde onu tanımlamış olan(?!), birisi mi söylüyor? Yahu gerçekte var olmayan bir şeyi iddia edersen, neden yokluğunu kanıtlamasını karşıdakinden bekliyorsun? Bu nasıl mümkün olacak? Önce dürüst olunuz, neden felsefe-bilim, senin her üfürüğünü ciddiye alsın ve neden AKIL-MANTIK-ZEKA dışı bu tarz her üfürüğü esas alsın, o zaman sen bu başlığa tüm Hint tanrılarını da dahil et!? Çekinme, felsefe-bilim bu temellerden hareket edebilir mi? Binlerce tanrı ve bağlı inançların her türlü mitolosini esas mı alsın? Üstelik insan hayal-kurgusunun ürünleri olduğunu, masal olduklarını bile, bile? Sebep? Bak şimdi bir daha söylüyorum;

Temelden, yapıdan söz edilen bir cümleye, evin rengini Ahmet mi daha çok beğenmiş, Mehmet'mi yönlü çarpıtarak ve alakasız bir zeminden gelme.

Her şeyinin temelinde olan madde, maddi ilişkiler, maddi yapılardır. Bunlar temeldir. Kısaca neleri tanımlamışız;
Akıl, zeka, düşünce, hayal, kurgu, acı, tatlı vb. Tümünün de merkez organı beyindir. Beyin de sandığınız gibi sadece kafamızda olan bir şey değildir, o ayak parmaklarından, kulak ardınıza kadar, sinirlerle de bir bütündür. Neyi beğenip beğenmediğinizden, acı, tatlı her türlü duygularınızın belirleyeni de -elbette o ana kadar ki tüm iç, dış çevre etkileşimiyle- ilgili organdır ve bu organ ne iç ne de dış dünyadan bağımsız değildir, duyulardan, sinir uclarına kadar etkili bir erişim, iletişim ağına sahiptir(sinirler).

2 ikiz insanı farklı coğrafyalarda yetiştirmiş olsak, ikisinin de renkler, zevklerinden, beğenilerine, kültüründen, düşüncelerinden, damak tadlarına kadar farklı olacaktır.

Madde, maddi süreçler ve örgütlü, organik yapılar, özel davranış(örgütlü yapı olması zaten onu özel kılmaktadır!), tercihler(haliyle beğeniler!), düşünebilme, karar verebilme(ki canlılığın temelinde de yatar) gelişitebilirler - ki zaten örgütlü(organik) yapıları dahi onları özel kılar.

Siz sanıyorsunuz ki madde dendi mi, madde=canlı, insan=madde denmektedir. Dingil kimse böyle bir şey söylemiyor, temeli budur, en nihayetinde madde ve maddi ilişkiler, maddi form-yapılar.

Sen daha öncede söyledim;
Yeryüzünde mağmaya sebep olan şeyin yanardalar olduğunu sanıyorsun, oysa tam tersidir, mağma, yanardağlara sebep olur. Tüm canlıları da böyle düşünmeli, geçerli bir zeminde.

Madde, form-yapılar, ilişki, etkileşimler, örgütlü yapılar(organik yapılar)...

Zemin -e göre, -e dair bin kere söyledim;
Örneğin zeminimiz canlılar ise;
Tavuk da canlıdır, balık da.
Ama ben bunu söylediğimde birisi çıkıp, ifadelerimi tavuk=balık diyor şeklinde çarpıtıp, alakasız lafazanlık üretirse avare dingil değil de artık ne demeli?

Ben ne anlatıyorum, o ne anlatıyor...

Peki sana bir soru;
Herhangi bir konuda tüm yapay zekalar aynı cevabı verir veya aynı tercihi yapar mı? Aynı tercihi yapmazlarsa, ruhları mı olmuş olacak?

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #65  
Alt 18-09-2023, 19:08
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Lokal diyalektik materyalizminle lokal olmayan, ölçülemeyen gerçekliği göz ardı ediyorsun. Şartlanmıslığın nedeniyle, diyalektik ilişkili maddeyi zamanın lokal gerçekliğiyle ilişkilendiremiyor, oluş bitiş döngü varsayiminla kendini kandiriyor ve bilimsel verilere rahmen mekaninda bir sonu geleceğini kabullenemiyorsun.

Dialektik iliskili Madde, yer kaplayan, gözlemlenebilen, ölcüle bilen lokal gerçekliktetir. Digeri ise soyut kavramlarin non lokal gercekligidir bu gerceklikte dialektigin diger yönüdür ve bunlar birbirlerine dolaniktir. Sen ama avare kafanla gelip maddenin iliskisinden dialektığı okumakla non lokal gercekligin üstesinden gelmeye calisiyorsun oysa soyut kavramların non lokal gerçekligide dialektigin diger yönüyle hayat bulur.

Ruhla ilgili olarak da, eğer YZ da bilgiyi kendiliğinden sıralayıp düzenleyebiliyorsa, beyindeki bu lokalize edilemeyen bağımsız eylemi anlama ve kavrama olarak görülebileceğinden, ruhla aynı şekilde anlaşılabileceğini söyledim. Soyut kavramlar lokal değildir ölçülemez bilinemezdir bunlar duyu yoluyla anlam kazanıyor ve doğrudan uzamsal olarak lokalize edilemizdir.

Kısacası, yapay zeka yeteneğini, yani bağımsız eylemini, ruhun anti-lokal iradesiyle anlama kavramasıyla ilişkilendirdim ve bu anti lokaliteyide bir gerçeklik olarak sundum. Ama sen sadece lokal maddenin diyalektik ilişkisinden bahsediyorsun çünkü lokal ve lokal olmayan gerçekliği diyalektik olarak analiz edemiyorsun ya da bu gerçekliği tanımak istemiyorsun. Bilincin vakum ya da karanlık enerji gibi lokal olmayan bir kuantum seviyesi olması mümkündür. Beynin lokal maddesiyle forma dair olmayan bilinçin non lokal kuantum seviyesi ile dolanık omasi mümkündür.

Vakum, nesneler arasındaki boşluktur. Karmaşık ve dinamik bir sistemdir. Doğrudan göremediğimiz enerji ve titreşimlerle doludur. Karanlık enerji olarak bilinen şey, evreni hızlandıran aynı güç olabilir.

Soyut kavramlar, madde gibi ölçülebilir veya gözlemlenebilir değildir. Bu nedenle, soyut kavramların, lokal olmayan bir gerçekliğe ait olduğu düşünülebilir.

Ölü maddeden canlı ortaya çıkmış mı? Evet çıkmış. Fani mi? Evet fani. Madde de geçici mi? Evet geçici. Öyleyse lokal maddenin dialektik ilişkisine daha neyi üfürmeye gerek var.
Alıntı ile Cevapla
  #66  
Alt 18-09-2023, 20:12
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Peki sana bir soru;
Herhangi bir konuda tüm yapay zekalar aynı cevabı verir veya aynı tercihi yapar mı? Aynı tercihi yapmazlarsa, ruhları mı olmuş olacak?

Evet, yapay zekanın farklı, özgürce ve kendiliğinden düşünebilmesi ve kendiliğinden başkalarına göre farklı kararlar alabilmesi, ruh gibi tanımlanabilir. Sonuçta yazılım, canlı gibi kendiliğine erişebilmiş ve çalışmaya başlamıştır. İnsan tarafından oluşturulan verilerle eğitilse de, zamanla girdi verisi ne kadar fazla olursa, bize o kadar benzeyebilir. Bundan neden rahatsız oldun ki? Bu aslında tam senlik. Ben sana yapay zekada ölümsüz hurilere karışır demiyorum ki. Ruh = çalışma yazılımı diyelim. Bedenle beraber çürüyecek yani gözlem bu, yapacak bir şey yok Spartacus.
Alıntı ile Cevapla
  #67  
Alt 18-09-2023, 21:12
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.671

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet, yapay zekanın farklı, özgürce ve kendiliğinden düşünebilmesi ve kendiliğinden başkalarına göre farklı kararlar alabilmesi, ruh gibi tanımlanabilir. Sonuçta yazılım, canlı gibi kendiliğine erişebilmiş ve çalışmaya başlamıştır. İnsan tarafından oluşturulan verilerle eğitilse de, zamanla girdi verisi ne kadar fazla olursa, bize o kadar benzeyebilir. Bundan neden rahatsız oldun ki? Bu aslında tam senlik. Ben sana yapay zekada ölümsüz hurilere karışır demiyorum ki. Ruh = çalışma yazılımı diyelim. Bedenle beraber çürüyecek yani gözlem bu, yapacak bir şey yok Spartacus.
Yazılım demişsin ya, neden illa ayrıca ne idüğü belirsiz ve bilinen mitolojik kelimeyi kullanıp, yazılım yerine ruh diyelim(bu arada ben de çeşitli yazılımlar ürettim)

Kimi kandıracağız, ne için?

Ben ister doğa-l, isterse de insanın çok çeşitli yapıları kullanarak yapmış olduğu örgütlü davranış sergileyen yapılar olsun, neden rahatsız olayım? Bu yazıda başından beridir bunu ben ifade ediyorum zaten!

Ortada hiç bir mitolojik-masal karakteri yok, GEREĞİ DE YOK, BUNU GÖRÜYOR HATTA YETMİYOR ARTIK örgütlü davranış sergileyebilen yapıalr geliştiriyoruz...

Bilgisayarında sök işlemciyi, ne olur?

ETKİ-TEPKİ, kodlama, kodlanma, yazılım, duyu, algı, alıcı, verici dediğimizde meselenin kaynağı, sırrı burada. Etki, tepkilenerek yorumlanıyor ve buradan en ilkel-doğalından, en gelişmiş yapılara değin, bu süreç işliyor.

Tekrar sorayım
1.) 3 Yaşına kadar ne yaptığını, ne düşündüğünü anlatabilir misin? Madem hazır kodların var(?)

2.) Dünyaya görme, işitme, tatma, dokunma, koklama gibi duyuların olmadan gelmiş olsaydın, belleğinde ne kadar kodlanmış veri olabilirdi? Örneğin bu halde, sözde gaipten geldiğini düşündüğün, öyle kerameti kendinden menkul saydığın gerçek dışı ruhla, müzik konusunda tercihin ne olurdu? Nasıl?

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #68  
Alt 18-09-2023, 21:44
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.671

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Lokal diyalektik materyalizminle lokal olmayan, ölçülemeyen gerçekliği göz ardı ediyorsun. Şartlanmıslığın nedeniyle, diyalektik ilişkili maddeyi zamanın lokal gerçekliğiyle ilişkilendiremiyor, oluş bitiş döngü varsayiminla kendini kandiriyor ve bilimsel verilere rahmen mekaninda bir sonu geleceğini kabullenemiyorsun.
Sen ne anlatıyorsun

Diyalektik esasında hareket-değişimle-çelişki(ki bu etki-tepki temeliyle ilgilidir) ilgilidir. Bizi idealizmin köhne öznel diyalektiği ilgilendirmiyor, her şeye diyalektik deyip duruyorsun, deme, bir cümeni de açıkla, neymiş orada diyalektikle kastın? Avare laf ola diye kullanılmaz bu kavramlar.
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ölü maddeden canlı ortaya çıkmış mı? Evet çıkmış. Fani mi? Evet fani. Madde de geçici mi? Evet geçici. Öyleyse lokal maddenin dialektik ilişkisine daha neyi üfürmeye gerek var.
Madde değil geçici olan form-yapılar.

Hidrojen ve oksijen 2 basit form-yapıdırlar.

2 Hidrojen ile 1 oksijen bileşiği ortaya su dediğimiz form-yapıyı çıkartır. Bu yapı ne hidrojene ne de oksijene benzemez, doğada mikrodan-makroya değin bu ilişkiyi düşünmeli.

Eğer 2 hidrojen ile 1 oksijen şu ya da bu koşulla ayrışırsa, su da kaybolur, ama ne oksijen ne de hidrojenin muhtevasının kaybolduğu anlamına gelmez.

OLUŞLAR, eylemdirler, form-yapılar OLUŞLARLA meydana gelir, oluşlarla varlık gösterir ve oluşlarla dağılırlar.

Canlı dediğimiz, en temelde örgütlü(organik) davanış geliştirebilen FORM-YAPILARDIR(bu canlının temelidir, daha alt temel ise daha basit, küçük form-yapıalrdır, daha da, daha da altı ise muhteva zeminidir ki, o muhtevaya madde diyoruz).
ÖLÜM dediğimiz ise, işte o FORM YAPININ, ŞU YA DA BU KOŞULLARDA, şu ya da bu sebeple çözülmesi, dağılması, ayrışmasıdır. Sonrası başka form-yapılara karışmasıdır.

Şu kullandığın klavyenin maddesinden mütevellit, form-yapıları bir zamanlar canlı idi, örgütlü davranış sergiliyordu, örgütlü davranış sergilemediği zaman form-yapının korunması mümkün olmadığından, muhteva çok daha farklı form-yapılara dönüşmüştür veya örgütlü de olsa ilgili yapının direnci, doğanın koşullarına sonsuza kadar dayanması mümkün olmamaktadır, o düzeyde uzun ömürlü bir form-yapı ve korunumu sağlayacak düzeye erişememiştir.

Lafazanlığı bırakalım... Daha form-yapı, organ nedir, madde neye denmektedir, zaman nedir ayırdımında değilsin.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #69  
Alt 19-09-2023, 00:56
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Niye mi ruh? Çünkü günümüz dilinde bu genellikle insanın tüm duygularıni ve zihinsel süreçlerinin bütününü de kapsayan bir ifade olduğu için.

ve bunun uzantısı olarak veri, belirli bir yapı veya organizasyonla karakterize edilen biçimsel, yani organize bir bilgi biçimidir. Bu yapı ya da organizasyon verileri anlamlandırmamızı sağlar.

Veriyi anladığımızda, bu, verinin anlamının farkına vardığımız anlamına gelir. Ancak bu soyut bir süreçtir. Verileri anlama süreci mutlaka deneyimlerimize ve ön bilgilerimize dayanmak zorunda da değildir. Verileri anlamak için nesnel yöntemler de vardır.

Nesnel bir yönteme örnek olarak istatistik verilebilir. İstatistik, verileri analiz etmek için kullanılan matematiksel bir yöntemdir. Deneyimlerimize ve ön bilgilerimize dayanmak zorunda kalmadan verilerdeki "eğilimleri" ve "örüntüleri" belirlemek için kullanılabilmektedir.

organik yapılarda nasil çalışır, büyür, ürer? Kodlanmış bilgiyle yoksa nasıl olacak?

Ortada bir mitolojik-masal karakteri bu nedenle olabilir, gerekli bile olabilir. Bunu görüyor hatta yetmiyor, bunu kendimiz örgütlü davranış sergileyebilen yapılari geliştirmemizle kendimizde ortaya koyuyoruz. Ama ne dedik? Bilgi düzenleme, anlama, kavrama işi soyut bir süreçtir.

Bilgisayarın işlemcisini sökersen ne olur? Veriler işlenmez, iyi de aynı işlemci yazılımsız takılırsa o da çalışmaz. Önemli olan verilerinde islemcininde önceden anlama, kavrama şeklinde soyut bir sürecle ilişkili oluşudur.

3 yaşına kadar ne yaptığımızı, ne düşündüğümüzü bilmememiz, kodların süreçle işlemesiyle alakalı olabilir . Soğanında kodları vardı, bilgileri içeriyorsa, ektim niye çıkmadı şeklinde soru soruyorsun. Eh, çıkacak da süreci beklemelisin.

O molekül diğerinden sonra oluşacak, o da sonra büyüme için gerekli diğer molekülleri devreye sokacak şeklinde, 3 yaşında çocuğun hatırlamaması da gelişim süreciyle alakalı olabilir. Ancak bu düşünme işini, yapay zeka da olduğu gibi, kesin bir şekilde söyleyemeyiz, belki de düşünüyorlardır. Daha yapay zekanın niye çalıştığını ve kendiliğinden bir şeyler yaptığını bile bilmiyoruz.

Üç yaşındaki çocukta da aynı durum olabilir çünkü odaklanabiliyor, dikkatini verebiliyor ve bağlam kurma, anlam çıkarma gibi düşünme işlemleri olmasaydı kendiliğinden nasıl gelişebilirdi? Bak hele bak, neleri konuşuyoruz hâlâ sen masalı dışlıyorsun. Hemde yapay zeka üç yaşındaki çocuğun yanında gül suyu kaldığı halde. Çocuğu bırak sovan bile anlayana saz ama nerde. Bu şartlanmış koşullanmış korkularinizdan dolayı zaten bu forumda çekmediğim kalmadı. İkinci sorunda komik.

Dötün yoksa dıtabilirmiydin gibisinden soru sormuşsun. Duymasaydım müzik dinleyemezdim ve sanırım böyle bir ortamda seçim yapma şansım da olmazdı.
Alıntı ile Cevapla
  #70  
Alt 19-09-2023, 01:24
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Madde değil geçici olan form-yapılar.

Madde, uzayda yer kaplayan, kütlesi ve eylemsizliği olan tanecikli yapılara denir. Bu tanecikler, atomlar, moleküller ve diğer daha küçük yapılardan oluşur.

Maddenin lokal olması, yani belirli bir yerde bulunması gerekir. Bu, maddenin taneciklerinin, belirli bir hacmi ve kütleyi kaplaması gerektiği anlamına gelir. Ve eğer bu gecici olmasaydı, Evrenin Genişlemesi, Kozmik Arka Plan Radyasyonu gibi kanıtlar mümkün olmazdı.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:40 .