Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Felsefik Tartışmalar

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #41  
Alt 28-02-2024, 15:21
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Alvin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hobbes,

Kant
Yine seni yormayalım. Biz de işler şöyle işliyor. Hoppess beni okusun, Kantes beni okusun. Onlar okuyamıyorsa torunları okusun.

Sana önerim kendi düşüncelerini, algılarını sadeleşmiş biçimde yazmandır. Yani Kant'ın tartışılması gerekli değildir ve bunlar konumla/içeriğimle ilgili değildir.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #42  
Alt 28-02-2024, 15:39
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Alvin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
mesela.
Arkadaş seni yormayalım

İlgi alanımda şunlar var

Parmenides. Felsefe onunla başlar biter. Bundan fazlası seni de beni de sıkar. Belirtebilirim ama sıkar. Hoşuna gitmez yani duyacakların

Ha bir de Köpek Diyojen var.. O da bizden. Gerisini salla. Kuru sıkı, kuru gürültü.

Anarşizmde biraz yarı felsefe

Bunun dışında

Alexander Sutherland Neill - Okul ve eğitim felsefesi
Ivan Illich - Sağılığın Gaspı/Medikal Tiranlık ; Okulsuz Toplum
Feyerabend - Bilim Kilisesi/Bilimin Tiranlığı
Kaczynski - Sanayi Toplumunun Geleceği

Yerleşik modern hayatın ve tarım devriminin sorgulanması
Doğa dinleri ,doğa felsefeleri, doğal yaşam, doğu felsefeleri (advaita vedanta ekolü)
Keto carnivore beslenme incelemeleri
Avcı toplayıcı göçebelik
Pagan cadı avcılığı ; Avrupalı hristiyanların önce felsefeyi sonra tüm yerli kültürleri yoketmesi, sonra kültür hegemonyası ve kültür bilim ihracı kılığında ...
Bricks ve birleşen halklar ,batı dışı cephe
Dedolarizasyon (Gün yuana! Yuana güç ver!)
Batı değerlerinin eleştirmesi (Vietnam ve ortadoğunun katilleri)
Kültürsoyluluk, doğasoyluluk
Halk kültürü
Halk ozanlığı ve şairliği ve söylerliği
Yerel kültürler; Samiler, Nenetsler, Eskimolar, Grönlandlılar, Aborjinler, Mauriler vs vb
Huxley - Özgürlük Karşıtları/Düşmanları - Cesur Yeni Dünya
Orwell- 1984
Antipsikiyatri
vb vs
Uzar

İlgi alanlarım . Biz de katılım/katılımcı yokluğunda bunları temaşa edemedik.

Nasılın bağlamı sonsuzluktur. Sonsuzluğun bağlamı sonsuzluktur. Sonsuzluk tek açıklama

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #43  
Alt 28-02-2024, 20:46
Andrew - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Andrew Andrew isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 May 2023
Bulunduğu yer: amerika birlesik devletleri
Mesajlar: 1.067
Standart

''Arkadaş seni yormayalım''

Beni yormazsin ictenlik, sen fikirlerini paylas. Okumaktan memnun olurum.

'baglilik düşünmemek demektir. düşünmeye gerek duymamak demektir' Orwell, 1984...
Alıntı ile Cevapla
  #44  
Alt 28-02-2024, 21:08
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Alvin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Var aslinda. Varolusun nasilina bilim cevap veriyor, nedenine felsefe ve(ya) din.
Şimdi varoluşun nasılı hakkında kafan karışık çünkü başlangıçsız varoluş. İlk hareket bulamayız ve zaman ezeli. Nasıl olupta varoluğumuz yok değil oluşla açıklanabilir yani hep varoluş, sonsuz varoluş. Başka açıklama çelişiktir.

Varolma/varoluş nedensiz ve kökenden yoksun ve kökensizdir. Bir neden bulunamaz ya da açıklaması sunulamaz, nedensellik yanılgıdır

Felsefe bir şeyi açıklayamaz felsefe bir kurum değil, kurumsal varlık değil ve bireylerin özgür edimi, eylemidir.

Dinler o kadar geniş bir tabir ki hangi dinin ne açıkladığına bağlı olarak her şey değişir

Son olarak bu mesaj trafiğim konumun ilk yorumundan itibaren okunursa bir bütünlük sağlar

Alvin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Leviathan'i bilirsin. Thomas Hobbes, 17. yuzyilda yazdiginda ilk okuyucular olayi cozemediler. Zaman gectikce daha da anlasilir olmaya basladi kitap. Degil mi!

Hobbes dedigimiz adam, insan dogasini temelde egoist ve savasci, yada vurdulu, kirdili olarak tanimlar. Yani insan kendi cikarlarini korumak ve hayatta kalmak icin rekabet eder, gerekirse karsisindaki adami gozunu kirpmadan oldurur der. Unlu herkesin herkesin kurdudur" ifadesi de buradan geliyor. Peki dogasi boylesine kotu, bencil, cikarci olan insanin bir arada yasayabilmesi icin ne yapmasi lazim?

Birbiriniz oldurmesi mi?
Hayir.
O halde ne?
Evet, sozlesme!
Şimdi insanın yapısını bırakalım da lafı söyleyen kim?? 1600 ler de varolmuş bir İngiliz. Gönderim okunaydı onlar hakkında ne düşündüğüm belirliydi ya.

Şimdi Tommas Bobbes amca bunları düşünür yazarken yurttaşları Kuzey Amerikayı kolonize ediyordu. Kuzey Amerikalılar ne bencildi, ne çıkarcıydı ne devletleri ne de sözleşmeleri vardı.

Alvin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kant'a mesela.
Kant bunları yazarken Almanlar ne halt ediyordu onu bilmiyorum

Batı kentsoylusu ya da batı düşünürünü çok ciddiye almıyoruz. Bizim bu tarafta böyle.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok

Konu "ictenlik" tarafından (28-02-2024 Saat 22:06 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #45  
Alt 28-02-2024, 21:22
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Alvin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
''Arkadaş seni yormayalım''

Beni yormazsin ictenlik, sen fikirlerini paylas. Okumaktan memnun olurum.
Batı aydınlanması ve filozofları, düşünürleri felsefe tarihinin uzantısı olarak sayılıyor. Ben olsam öyle yapmazdım. Eski doğa filozofları, doğa felsefeleri, uzakdoğu ve Hint düşünceleri, halk düşünceleri vb gibi bir ayrım belirler batı düşünürünü büyük oranda felsefe tarihinden silerdim.

Onları şuna benzetiyorum. Entelijansiya. Toplumdan, insandan kopmuş, seçkincilik, şımarıklık, üstün olma bilinci, her türden rahat konfor aşılanmış kopuk tür. Ortasınıf seçkinci kentsoylu.

Şuna benzetiyorum. Bir kediyi alıyoruz, eve koyuyoruz . Kedi kedi olmaktan kopuyor. Kedilerle olmaktan kopuyor. Doğadan kopuyor. Dürtülerden kopuyor. Gerçek yemeğinden kopuyor. Doğal yeteneklerinden kopuyor. Sezgilerinden kopuyor.

Ben önemsemem. Batı düşünürlerini önemsemem, yetersiz bulurum. Velet.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #46  
Alt 28-02-2024, 21:57
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Alvin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
''Arkadaş seni yormayalım''

Beni yormazsin ictenlik, sen fikirlerini paylas. Okumaktan memnun olurum.
Baştan alalım. Peki

Felsefe Giriş

Ontolojiyle başlarız. Varlık, varoluş varolma bilgisi ya da mevcut durumda sorunsalı. Biraz soruşturma/irdeleme yürüttükten sonra yoktan gelemeyeceğimiz, dolayısıyla hep var bulunduğumuz, dolayısıyla başlangıçsız ve sonsuz varoluş fikrine erişiriz. Ontoloji buhranı çözülmüş ve aşılmıştır. Ontoloji tartışmasını bu noktada keseriz. Geriye diğer bilgi alanları kalıyor

Etiğe uzanırız. Mevcut etikleri inceleriz. İdeal etiği ararız ve insanın insana karışmadığı, kimsenin kimseyi yönetmediği, hak çatışmasının olmadığı ,doğal özgür vb duruma erişiriz. Bu da ancak doğa da bulunabilirdi deriz ve bakarız ki insan boşa etik tartışıyor. Subjektif etikler tartışıyor. Mevcut konjonktürü ve statükoyu sürdüren onaylayan, üst sınıflar adına düşünen yönetme etikleri tartışıyor. Etiği kapatırız.

Politikaya yöneliriz. İnsanların nasıl yönetileceğini tartışacağız. Kimin için? Kimin gözünden? Yöneten üst sınıfların gözünden. Buna da alet olmayalım deriz. Kapat.

Sanat ve estetiğe yöneliriz. Kim tüketiyor? Kim talep ediyor? Üretim emeğini kim finanse ediyor? Aristokrat üst sınıflar, seçkinler. Bunu da geçelim deriz.

Geriye insan bilimleri ve doğa bilimleri kaldı. Bunlar iktidarların tekelleri altında. Okullar özgür değil. Bilgi özgürlüğü soru işareti. Devlet var. Akademi ve bilim ödevi herkese açık değil. Diploma var. İsteyen özgürce bilim çalışamaz. Para emeği var. Para var. Sahte statü var. Yalan eğitim var. Okul bir denetleme kurulu ve kurumu. Bilim adında engizisyon var. Tam da bilim kılığında. (Üst bilim hakemleri, bombacılar ülkesinde) Bunu da geçelim.

"Sonuçta halk için, halk adına bilgi üretmemiz gerektiğine karar veririz. Tüm sınıfları, tüm insanları birleştiren kapsayan ve herkesi ilgilendiren, herkesin bilincine hitap eden; okurun ve tüketicinin sadece seçkin azınlıklar ve orta üst sınıflar olmadığı bilgi emeği ve ortak tüketilebilecek miraslar."

Ne üretebiliriz?

İnsanlık ne haldedir Ne halde olmalıdır?

Uzunun kısası şu. Modern tekno uygarlık bir çöptür. Doğaya karşı ,insanı doğasından, birbirinden ve kendinden uzaklaştıran, yabancılaştıran, çıkarcılığa götüren, bireylere bölen, zevkçilik aşılayan, parçalayan, savaştıran, güç dengesizliği ,adaletsizlik, hak sorunları üreten geçici/sahte bir birliktir ve ilk fırsata doğal koşullar ya da insanın kendi birliği tarafından parçalanacaktır.

İnsan ileri felan değildir. Savaşan, birbirini yokeden ilkel barbar türdür. Uygarlık ve modernite süslü yalan. İkiyüzlülük. Sahte soslu.

İnsan doğaya, doğal birliğine, doğal varoluşa geri dönmelidir. Tersi her durum çatışma üretecektir. İnsan doğanın çocuğudur. İnsanın evi doğadır.

Bunun haricindeki her şey gevezelik olurdu. (İtaliği karşılamadığı sürece yani tırnak içindeki italiğe dönük üretim hariç)

Felsefe Çıkış/Exit

Hobbes bize akademi de lisans düzeyinde açıklandı. TV de yoktu.

Kant ismini ne zaman duyduk? Kim okuyor? Ne anlıyor. ?
Seçkin hissetme için, özel/elit/üst/üstün bilgi bulma için, zihin çalışması için, ilerleme için, zihin açma için, felsefik hissetme için, genel kültür için, meze....
Seçkinlerin zihinsel tüketim yemeği, orta sınıfın boş zaman salatası.

Kant okuduk mutlu olduk, Kant bildik kutlu olduk artık Kant hakkında Kant üzerinde atıp tutabiliriz, bu bizi üst sınıfa ait hissettirir yakınlaştırır. Zihinsel elit hissi verir. Başka?

Arkadaş dürüst mü olacağız. Bir Karacoğlan deyişi tadı, bir Yunus şiiri tadı/sıcaklığı, bir Pir Sultan deyişi tadı vermez, herkese erişemez. Mansur değil, Bedreddin değil. Kemiklerine tuz basılmış Nesimi değil. Kız çocuğunu yazan Nazım değil.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #47  
Alt 29-02-2024, 00:06
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Alvin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
''Arkadaş seni yormayalım''

Beni yormazsin ictenlik, sen fikirlerini paylas. Okumaktan memnun olurum.
Bazılarının felsefe dediği/sandığı şeyler işkence altında zorbalıkla alınmış ifadeler gibi. Bir de iletişim karmaşası nedeniyle, çoğunluk tahakkümü/kabulü nedeniyle (bastırabilme duyusuyla) diğerleri görmüyor, anlamıyor sanma yanılgısı üretebiliyorlar.

Ontoloji gerçekten basittir. Biliminiz çuvalladı. Felsefeleriniz berbat.

Bilimi yanlış ellere vermişsiniz. Felsefeyi batıdan almayın.

Varoluş doğuşsuzdur, öncesizdir. Oluşma gibi kayıtlar 0-6 yaş algılaması gibi. Hiç bir şey başlamadı, olmaya başlamadı sonsuz var ve o anlamda olmuyor.

Doğrusal düşünme yanılgısı. Sayı doğrusu gibi. Sağa doğru uzayan/açılan doğrusal ilerleme düşüncesi .. Başlangıca dayalı düşünme.

Şuradan başlayın. Doğrunun temsil edildiği ışın bir küreden yayılır ve iyi bakarsak ışının kendi bir küredir .. Yani uzayda doğru bir küredir.

Başlangıcı (ki koyamazsınız bir gün farkedersiniz) kaldırdığınızda ne bulduğunuza bakın. Şu an ile herhangi bir zamanın farkı yoktur. Hiç bir şey açıklayamazsınız. Evrenin nasıl olup doğduğu da açıklanamaz ama açıklanmış olsun başka bir evrenin paraleli vb denmelidir. Yokluğa götüremezsin. Hiç bir şey açıklanamaz. Olduğumuz gibi varız deriz yani susarız. Olduğu gibi olan şey deriz. Tekilliğe, başlangıca, yokluğa, ilk harekete indirgenemez. Şu an nasıl varsa her zaman öyle vardır. Yani bunun bir açıklaması yok çünkü doğuşu yok. Doğuş yok.
Zaman bir yanılgıdır/yanılsama ve başlangıcı merkezi yok.

Evreni açsanız öznel tasarım bulursunuz. Öznel yaratıcılık, düşüncelerin yaratıcılığı. Başka bir şey bulamazsınız. Şu an sonsuz evren yaratılıyor olabilir. Biz düşünürken. Bizim tarafımızdan. Paralel deneyimliyor olabilirsin. Orada farkındasındır burada değil. Başka bir şey bulamazsınız yani. Evren bir tekillik değil.

Bunlar farkedilebilir, kavranabilir. Yanlış bilgiyi sildiğinde. Yanlışa geçit vermediğinde düşünmeyi öğrenmeyi bilişi, eylemi ve doğal evrensel bilgiye erişimi sınırlamadığında doğal olarak bilişe doğal gelir. Öğrenme yapılarıyla kendiniz sınırlamayın. Bilmek için zorlamayın. Aramayın çünkü kayıp değil.

Maddeyi ya da hiçi ya da bilmem neyi ilklemek, ilkelemek, tikellemek tekillemek, öncelemek, başa indirgemek tanrı kadar ilkeldir.

Sonsuz varoluş. Başlangıcı doğuşu olmayan sonsuz varoluş. Herşey şu an nasıl varsa şu an olduğu gibi her zaman var. Hepsi bu. Tüm açıklama. Her zaman sonsuz evren. Bu açılamaz. Bilime, bilgiye hiç bir şeye gerek yok. Doğrulama ya da doğrulayıcıya gerek yok. Onaya gerek yok. Adım gibi biliyorum. Adımı nasıl biliyorsam öyle biliyorum. İçimden hatırlıyorum.

Hiç bir batılı düşünür okumaya gerek yok, kendi kültürünüzle ilgilenin, başka şeylerle ilgilenin derim.
Batı felsefesi süslü laflar etme çabası

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #48  
Alt 29-02-2024, 05:31
Andrew - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Andrew Andrew isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 May 2023
Bulunduğu yer: amerika birlesik devletleri
Mesajlar: 1.067
Standart

"Alvin"´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
'' Arkadaş seni yormayalım ''

Beni yormazsin ictenlik, sen fikirlerini paylas. Okumaktan memnun olurum.
"ictenlik"´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Velet.
Sen bana sert yaptigin halde, ben sana saygimdan, "seni okumaktan memnun olurum, buyur fikrini paylas" dedim. Sen de kalkip bana "velet" diye hitap ettin. Sen, sana saygiyla yaklasanlara boyle mi hitap edersin?

Velet neymis:

"Hurriyet Haber"´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Velet kelimesi çocukları azarlarken kullanılan bir söz iken aynı zamanda kelime anlamı olarak da çocuk anlamına gelmektedir.
Ben, 37 yasindayim. Iki cocuk babasiyim.

Benden sana tavsiye, seninle saygi cercevesinden konusanlara saygisizca sozler sarf etme. Sayginin olmadigi yerde ancak kavga gurultu oluyor. Bunu bozmayalim. Guzel guzel konusalim.

'baglilik düşünmemek demektir. düşünmeye gerek duymamak demektir' Orwell, 1984...
Alıntı ile Cevapla
  #49  
Alt 29-02-2024, 13:52
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Alvin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sen bana sert yaptigin halde, ben sana saygimdan, "seni okumaktan memnun olurum, buyur fikrini paylas" dedim. Sen de kalkip bana "velet" diye hitap ettin. Sen, sana saygiyla yaklasanlara boyle mi hitap edersin?

Velet neymis:

Ben, 37 yasindayim. Iki cocuk babasiyim.

Benden sana tavsiye, seninle saygi cercevesinden konusanlara saygisizca sozler sarf etme. Sayginin olmadigi yerde ancak kavga gurultu oluyor. Bunu bozmayalim. Guzel guzel konusalim.
Bi dakka. Avrupalı düşünürleri kastederek o ifade verildi. Şahsına asla.

Hiç ilgisi yok. Tamamen yanlış anlaşılma.

Ben sert felan da yapmadım. Yani konuyu lastik edip uzatıp seni yormak istemedik. Buradan belki 2 belki 10 belki 40 sayfa anlamsız mesaj trafiği olurdu. Öyle düşün. Ben ondan öyle yazdım.

Arkadaş Avrupa düşünürlerini ilk çağ felsefesi/filozofları/düşünürleri, doğa felsefesi/ filozofları, uzakdoğu düşüncesi/felsefesi/filozofları/düşünürleri yakınında/yanında velet/bücür buluyorum, ben bunu dedim.

Bunu da ilk kez ifade etmedim. Bu başlıkta bile 2. - 3. sayfada ifade edildi. Başka zaman ve yerde de ifade etmişimdir. Velette demişimdir.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #50  
Alt 29-02-2024, 14:02
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Alvin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sen bana .
Arkadaş benim düşünce yapım biraz farklı.
Mesela Hobbes Kant deyişlere konu edildi mi? Adına şarkılar yakıldı mı? vs vs
Bir kere İngiliz aristokratı mı? Kim? Halkla bağı ne?

Mesela bana göre, benim gibilere göre bizim kültürümüzdeki Pir Sultan'dan, Mansur'dan, Bedreddin'den, Yunus'tan, Nesimi'den kıymetli değil. Okunmasına da gerek yok. Tanınmasına da gerek yok. Anılmasına da gerek yok. Yani spesifik felsefe filozofi tarihi incelemecisi değilsek .

Okuyanı anlarım. Saygı duyarım. Paylaşırım. Önemli düşünceleri olabilir. İyi doğru şeyler söylemiş olabilir. Okumak zihin açar. İyi bir okuma olabilir Katılırım ama beni mesela şu aşamada bu zihinsel tutumla onu okuma ihtiyacım yok, kendi düşünce sistemim var ve geçmişte onlardan alamadık demiyoruz. Gençken aldık, herkesten, herşeyden. Parça parça.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:07 .