ozgurluk ve irade konusu oldukca derin ve karmasik bir mesele. Oncelikle, burada dile getirilen noktalari anlamak icin birkac temel kavrami netlestirmekte fayda var. Ozgurluk, genellikle iradeyle iliskili. BU bir kisinin kendi secimlerini yapabilme yetenegini ifade eder. Ancak, bu ozgurlugun sinirlari ve kosullari konusunda cok cesitli goruslervar.
Ozgurlugun, iradenin dogasindan ziyade, belirli kosullar altinda gerceklesebilecegi fikri ilginc. Aslinda, ibenim de ifade ettigim sey su: insanin hareketlerinin biyolojik, kimyasal, fiziksel, ve cevresel faktorlerden etkilendigi acik bir gercek. Dolayisiyla, her eylemimizin arkasinda belirli bir neden zinciri vardir. Ancak, buradaki temel soru su: Bu etkenlerin varligi, gercek anlamda bir ozgurlugun mumkun olmadigi anlamina mi gelir? Ozgurluk kavrami, genellikle toplumda bagimsizlikla iliskilendiriliyor. Ancak, belirli kosullar altinda dahi, ozgurlugun varligindan bahsedilebilir. Ornegin, yercekimi gibi evrensel bir kurala bagli olarak var olan belirli kosullar, insanin hareket ozgurlugunu kisitlamaz, aksine hareket etme olanagi saglar. Dolayisiyla, ozgurluk sadece bir secim yapma yetenegi olarak degil, ayni zamanda belirli kosullar altinda bu secimi yapabilme olanagi olarak da dusunulebilir. Ancak, ozgurlugun sinirlari ve kosullari konusu cok karmasik. Ornegin, bir kisinin secimleri, kisinin bilincli tercihleri mi yoksa icsel veya dissal etkenlerin sonucu mu olur? Bu konuda farkli felsefi gorusler var ve yuzlerce yildir tartisiliyor. Kimi filozoflar, insanin secimlerinin tamamen belirli bir neden zinciri sonucunda gerceklestigini savunurken -- benim gibi--, kimileri ise bireyin bilincli tercihlerinin var oldugunu ve bu tercihlerin ozgur iradenin bir gostergesi oldugunu one suruyor.
Birde irade ve ozgurluk kavramlarini anlamak icin, icsel ve dissal etkilesimlerin birlikte ele alinmasi gerekli. Oncelikle, bunlarin insanin irade ve ozgurluk kavramlari uzerindeki etkisi dikkate alinmali. Icsel kosullar derken, bireyin psikolojik durumu, duygusal durumu, dusunce surecleri ve bilinci gibi faktorlerden bahsediyorum. Ornegin, bir bireyin icsel kosullari, hangi secenekleri degerlendirdigini ve hangi yonde bir irade sergiledigini etkileyebilir. Ancak, sadece icsel kosullari ele almak, insanin karar alma surecinin tamamini anlamamiza yetmez. Dissal etkenler de buyuk oneme sahiptir. Dissal etkenler, bireyin yasadigi cevre, kultur, toplumsal normlar, ekonomik durum ve diger insanlarla olan iliskileri gibi faktorlerdir. Bu dissal etkenler, bireyin karar alma surecini etkileyebilir ve sinirlayabilir. Ornegin, bir bireyin ailesi veya toplumun beklentileri, onun hangi secenekleri degerlendirdigini ve hangi yonde bir irade sergiledigini etkileyebilir.
Bu noktada, oznel ve cevresel kosullarin etkilesimi de onemlidir. Oznel kosullar, bireyin kendi ic dunyasiyla ilgili faktorlerdir ve genellikle bilincle iliskilendirilir. Ornegin, bireyin duygusal durumu, dusunce surecleri ve bilinci, hangi secenekleri degerlendirdigini ve hangi yonde bir irade sergiledigini belirler. Bir ogrenci dusunursek, ogrenci OSS sinavina girecek olsun. OSS'yi gecmek icin, calismak zorunda. Ancak, son gunlerde –babasinin oldugunu farz edelim-- yasadigi duygusal bir kriz nedeniyle motivasyonu dusmus ve dikkati dagilmis durumda. Bu ogrencinin duygusal durumu, dusunce surecleri ve bilinci, sinavi nasil ele alacagina dair iradesini etkiler. Ogrencinin icsel-duygusal durumu, stres, veya uzuntu gibi duygularla belirlenmis olma olasiligi yuksek. Cocugun yasadigi duygusal durum, motivasyonunu ve odaklanma yetenegini olumsuz yonde etkileyebilir. Ornegin, babasini kaybetmenin verdigi uzuntuyle yada stresten dolayi sinaviyla ilgili olumsuz dusuncelere kapilabilir ve calisma istegi azalabilir. Dusunce surecleri de onemli. Ogrencinin sinavla ilgili dusunceleri, basarili olma veya basarisiz olma korkusu gibi faktorlerle de iliskili olabilir. Bu dusunceler, ogrencinin sinav stratejisi ve calisma planini belirlemede etkili olabilir ve bunlari da etkiler. Ornegin, basarili olma arzusuyla motive olan bir ogrenci, daha duzenli ve etkili bir calisma plani uygular ve OSS'yi gecer.
Son olarak, ogrencinin bilinci de karar alma surecinde onemli bir rol oynar. Bilincli bir sekilde farkinda olma yetenegi, ogrencinin duygusal durumunu ve dusunce sureclerini yonetme ve sinavla ilgili kararlar almayi kolaylastirabilir. Ornegin, ogrenci bilincli bir sekilde stresle basa cikma teknikleri uygulayabilir veya dikkatini dagitan unsurlari engellemek icin stratejiler gelistirebilir. Bu ornekler cogaltilabilir. bir bireyin duygusal durumu, dusunce surecleri ve bilinci gibi icsel faktorlerin irade ve ozgurluk uzerindeki etkisini gosterir.
Ancak, bu oznel kosullarin dissal etkenlerle de etkilesim halinde oldugunu unutmamak onemli. Ornegin, bir bireyin icsel dusunce surecleri, dissal cevresel faktorlerin etkisiyle degisebilir ve dissal etkenler, bireyin bilincini etkileyebilir. Yani ne diyorum? Diyorum ki, icsel dusunce surecleri, bireyin duygusal durumu, inanclari ve degerleri gibi faktorlerle yakindan iliskili. Ancak, bu icsel faktorler dissal cevresel etkenlerle de etkilesim halinde. ve bu etkilesim, bireyin iradesini ve ozgurlugunu belirler. Hirsiz bir cete tarafindan yonetilen Turkiye'de ekonomik ve sosyal seylerle ilgili yasanan zorluklar, bireyin duygusal durumunu ve dusunce sureclerini olumsuz yonde etkiliyor ve insanlar aklini kaybetme noktasina kadar gelmisler. Bu dissal stres faktorleri, bireyin zihinsel ve duygusal olarak yorgun hissetmesine neden oluyor ve bu da karar alma yetenegini etkiliyor.
Dissal etkenler ayni zamanda bireyin bilincini de etkiliyor. Ornegin, medya, kulturel normlar, toplumsal beklentiler ve diger insanlarin davranislari gibi dissal faktorler var. Bunlar bireyin algilarini ve inanclarini sekillendiriyor. Yani onlarin icsel dusunce sureclerini etkileyerek kararlarini ve eylemlerini yonlendiriyor. Yukarida soyle diyorsun: "ani temelde zaruriyet yatar, dolayisiyla iradenin ozgurlugu meselesi, iradenin dogasinda degil, ortam-kosulla ilgilidir. zaten ortam demek, kosulu iceren demektir -genelde ortam ile mekan karistirilir, oysa ortam kosul-olanaklarla, mekan bicimle ilgilidir." Bu goruse katilmakla birlikte, soyle diyebilirim: Ortam ve kosullarin, bireyin karar alma surecinde onemli bir rol oynadigi acik. Bu terimler genelde karistiriliyor. "Ortam"dan kasit, bireyin etkilesim halinde oldugu fiziksel veya sosyal alan anlasilmali. "kosullar" darken, bu ortamda etkili olan durumlari, etkenleri ve icsel faktorleri kast ediyoruz. "Olanaklar" ise bu ortamda mevcut olan imkanlardir. Seceneklerdir ve potansiyellerdir. Mekan ise bu ortamin fiziksel yapisini ve bicimini ifade eder. Ornegin, bir ofis binasinin icindeki odalarin duzeni, mobilyalarin konumu, isiklandirma sistemi vs. Bunlarin hepsi birbiri ile iliskilidir ve insan davranisini belirler, etkiler.
Soyle diyorsun: "iradi eylemler salt bir refleks gibi, bilinçten bağımsız gerçekleşiyor değil, hatta bilinçten bağımsız gerçekleşmesi de mümkün değilken-bir girdi-çıktı-aktı-yorum-algı şarttır-"
Tamam iste biz de bunu diyoruz. Bir dusunce deneyi yapalim. Bir adam hayal et. Karsimizdaki diyor ki, eylemler nedensiz bir sekilde olur cunku dogamizda bizim ozgur irademiz vardir diyor. Ben diyorum ki, hayalimizdeki adamin elinde silah var. Adam tetigi cekiyor. Fiziksel olarak, isaret parmaginin kaslari, bir noronun (yani ozellikle heyecanli bir durumda olmasi) hareket potansiyeli ile uyarilmis oldugu icin kasildi. Bu noron, sirasiyla onu uyaran bir onceki noron tarafindan uyarilmisti. Ve boyle devam ediyor gidiyor. Simdi burada noron karar vermiyor kendi basina. Bu adamin beyninde bu sureci baslatan bir sey bul, bir noronu bul mesela. Bu olayla iliskisiz, etkilesimsiz yani hicbir neden olmadan bir hareket potansiyeline sahip olan noron var mi? Yok. bu noronda diyelim, Beyin--karar alma mekanizmasi--adamin o anda yorgun, ac, stresli veya aci icinde olup olmadigiyla iliskilidir. Bu noronun islevi, adamin onceki dakikalarda yasadigi goruntuler, sesler, kokular ve her turlu deneyim ve algi vs ile iliskilidir. Bu noronun-beynin, zihnin vs. onceki saatlerden-gunlerden kalmis hormon akisiyla da iliskilidir. Sadece bu mu? O da degil. Adamin genlerinden veya cocuklugundaki deneyimlerle belirlenen bu genlerin duzenlenmesindeki omur boyu degisikliklerden etkilenmedigini soyleyebilir miyiz?
Yani, HERSEYDEN etkilenmistir. Bilincli yada bilincsiz. Bunun farkinda yada degil. nedensel bir zincir vardir. Bir etkilesim vardir. Bir iliski vardir. .
Cok uzatmayayim, sonuc olarak, bir davranis neden oluyor diye soracaksak, mutlaka baska bir sebebe baglidir. Icsel, dissal, psikolojik, norolojik, genetic vs. Benim soyledigim bu; bunu cok iyi gozlemleyebiliyorum. Yani ortada olan birsey.
*Iki farkli zamanda yazdim. Dolayisiyla kendimi tekrar etmis olabilirim. Bilmiyorum.
'baglilik düşünmemek demektir. düşünmeye gerek duymamak demektir' Orwell, 1984...
Konu Andrew tarafından (06-04-2024 Saat 04:17 ) değiştirilmiştir.
|