Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > Hristiyanlık

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #21  
Alt 04-07-2024, 13:41
hur-kus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hur-kus hur-kus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Oct 2009
Mesajlar: 434
Standart

İSA MESİH'İN YAŞADIĞINA DAİR TARİH NE GÖSTERİYOR?

İsa'nın hayatı ve hizmetiyle ilgili en ayrıntılı bilgiler Kutsal Kitabın İncil olarak bilinen kısmında kayıtlıdır. İncil kayıtları yazarlarının adını taşır: Matta, Markos, Luka ve Yuhanna. Bunun yanı sıra, eski zamanlara ait Hıristiyanlık dışı bazı kaynaklar da İsa'dan bahseder.

Tacitus
TACİTUS

(MS y. 56-120) Romalı tarihçilerin en önemlilerinden biri olarak kabul edilir. Annales (Yıllıklar) isimli eseri Roma İmparatorluğu'nun MS 14-68 yılları arasındaki tarihini konu alır. (İsa MS 33'te öldü.) Tacitus, MS 64 yılındaki büyük yangın Roma'yı harap ettiğinde bu olaydan İmparator Neron'un sorumlu tutulduğunu yazdı. Ancak Tacitus'a göre Neron "bu söylentilere bir son vermek için" suçu Hıristiyanlara attı. Tacitus sözlerine şöyle devam etti: "[Hıristiyanlık] isminin kaynağı olan Hıristos, Tiberius'un saltanatı sırasında vali Pontius Pilatus'un verdiği hükümle ölüm cezasına çarptırılmıştı" (Annales, XV, 44).

Suetonius
SUETONİUS

(MS y. 69-122 sonrası) Romalı tarihçi Suetonius, On İki Caesar'ın Yaşamı adlı kitabında Roma imparatorlarının saltanatları sırasında yaşanan olaylara değinir. Kitabın Claudius'la ilgili kısmı, Roma'daki Yahudilerin arasındaki kargaşadan bahseder; bu kargaşa muhtemelen İsa'yla ilgili tartışmalardan kaynaklanıyordu (Elçiler 18:2). Suetonius şöyle yazdı: "Chrestus'un [Hıristos] kışkırtmasıyla durmadan karışıklık çıkaran Yahudileri [Claudius] Roma'dan kovdu" (Tanrısal Claudius, XXV). Suetonius haksız yere de olsa İsa'yı karışıklık çıkarmakla suçluyordu, dolayısıyla onun varlığından şüphe etmiyordu.

Genç Plinius
GENÇ PLİNİUS

(MS y. 61-113) Plinius, Romalı bir yazardı ve Bitinya bölgesinde yöneticiydi. (Bu antik bölge Türkiye sınırları içindedir.) Plinius, Roma İmparatoru Traianus'a bir mektup göndererek o bölgedeki Hıristiyanlara nasıl muamele ettiğini yazdı. Hıristiyanları dinlerinden döndürmeye çalıştığını, bunu yapmayı reddedenleri öldürdüğünü söyledi.
Şöyle dedi: "Hıristiyan olduklarını ya da eskiden olmuş olduklarını inkâr edenlerin, söyleyip yazdırdığım gibi [pagan tanrılara] dua ettikleri . . . . senin heykelin önünde tütsü ve şarapla tapındıkları, ayrıca, İsa'yı lanetledikleri için . . . . salıverilmesi gerektiğini düşündüm" (Genç Plinius'un Anadolu Mektupları, 96. kısım, s. 66).

Flavius Josephus
FLAVİUS JOSEPHUS

(MS y. 37-100) Yahudi din adamı ve tarihçi Josephus'a göre, Yahudi başkâhin Hanna nüfuzunu kullanarak "Sanhedrin'deki [Yahudi yüksek mahkemesi] hâkimleri topladı ve onların önüne Mesih denilen İsa'nın kardeşi, Yakup adındaki adamı . . . . çıkardı" (Jewish Antiquities, XX, 200).

Talmud
TALMUD

Yahudi hahamların yazılarından oluşan bu derleme MS 3 ila 6. yüzyıllara tarihlendirilir ve İsa'nın düşmanlarının bile onun yaşadığını kabul ettiğini gösterir.
Örneğin Talmud, ‘Nasıralı Yesua'nın [İsa] Fısıh'ta asıldığından' bahseder; bu tarihsel açıdan doğru bir bilgidir (Babil Talmudu, Sanhedrin 43a, Münih Kodeksi; Yuhanna 19:14-16'ya bakın).
Başka bir kısmında da şu sözler yer alır: "Bir daha asla Nasıralı gibi halkın gözünde kendini küçük düşüren bir evlat ya da öğrenci yetiştirmeyelim." "Nasıralı" İsa için sık sık kullanılan bir unvandır (Babil Talmudu, Berakot 17b, dipnot, Münih Kodeksi; Luka 18:37'ye bakın).

"İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın."
Jesus Christ


Matta 7:12

www.jw.org
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 04-07-2024, 18:38
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart

hur-kus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İSA MESİH'İN YAŞADIĞINA DAİR TARİH NE GÖSTERİYOR?

İsa'nın hayatı ve hizmetiyle ilgili en ayrıntılı bilgiler Kutsal Kitabın İncil olarak bilinen kısmında kayıtlıdır. İncil kayıtları yazarlarının adını taşır: Matta, Markos, Luka ve Yuhanna. Bunun yanı sıra, eski zamanlara ait Hıristiyanlık dışı bazı kaynaklar da İsa'dan bahseder.
Herhangi siyasi bir olayın muhatapları başka, adlarına mitoloji yazılması başkadır. Öne sürdüğünüz kaynaklar, iddialarınız açısından herhangi bir kaynak niteliği taşımıyorlar. Roma hakimiyetine karşı çok sayıda isyanın olması, kaybedenin, kazanan tarafından idam edilmesi bu olayların bir çok bölgede, hatta bazı dönemler eş zamanlı olarak, sıklıkla yaşanan olaylar olması da normaldir. Mesih, kurtarıcı, çıkış, önder, lider, yüce insan(isa, muhammed, ali), ulu önder(isa, muhammed, ali) inancı, işgal edilmiş topraklarda, başka bir medeniyetin egemenliği altında yaşayan her torplum için olağandır, hatta 21. yüzyılda dahi görülebilir(örneğin Türkiye'de ezilen her kesim için ister yaşayan birisi, ister tarihsel bir kişilik olsun, beklenti hala mevcuttur).

Mitolojide bahse konu edilen metafizik uydurmalarla hayat hikayesi yazılan İSİM başkadır, gerçek, tarihsel karşılığı varsa -ki yüzlerce bulunabilir!- o kişi başka. Örneğin Zeus inanırlarına dair tarihsel bir kaynağın veya Zeus'dan söz edilen bir kaynağın varlığı, Zeus'un gerçekten de yaşamış birisi olduğu anlamına gelmeyeceği gibi, bu bağlamda kaynak olarak da gösterilemez.

Kaynaklar bir NEYE GÖRELİKLE ele alınmalı, örneğin anadoluda da isa'lar vardır, bulunabilir, Pir Sultan gibi(ki Anadolu da tespit edilmiş en az 7 Pir Sultan mevcut), hayat hikayesi bakımından Bizansta da bulunabilir, Silvanus. Buyrun, etkili olduğu topraklar, Pavlusçuluk(etki altına girdiği mitoloji ise İran Manicilik). Anadolu'da ise Pir Sultan'larla özdeşleştirilebilir.... Bu Bizans kökeniyle ilgili bir harita, devamı pavlusçuların günümüzdeki Yehova Şahitleri palavracıları kafasındakilerce katledilmesine dair bir resim, evet tanrı sevgidir, bunlar da sevgisini gösteriyorlar, esirleri katletmek insanlık suçudur, insan bunu idrak ederken, tanrı sevgidir yönlü palavra sapkınlarının sevgiden anladığı baskı, dışlamak, aşağılamak(bu üçü Yehova Şahitleri denen, anormal insan, ruh hastası, nefret dolu, kendi çocuklarına bile çağ dışı saçmalıklarla eziyet eden, irade tanımaz, narsist, psikopat, bencil, despot kişilik sergileyen sapkın anlayışın temel kuralı gibi), şiddet, terör, vahşet, hak ve hukuksuzluk yaşam biçimi oluveriyor.


Pir Sultan diye birisi gerçekten de bir Vali tarafından idam edilmiş kişiler olabilir, isyan etmiş birisi de olabilir,(yüzlerce, binlerce Spartakus olabilir) ancak mitolojiye dönüşmüşse, gerçekte bu kişiye AİT olmayan hayat hikayeleri veya eylem veya sıfatlar, geçmiş mitolojiden devrişilirse, aslında bu kişi ne mitolojideki kişidir ne de mitolojide anılan kişi GERÇEKTE YAŞAMIŞ olan bir kişidir, zaten doğum ve ölüm tarihleri, yaşadıkları dönem ve hayat hikayeleri gerçeği yansıtmaz(Örneğin Anadolu'da Karacoğlan ne zaman ve nerede doğmuştur dersek, kısa sürede çok farklı bölgeler ve hayat hikayesine ulaşırız, kimisi Adanalı, Kimisi Yozgatlı, bu liste uzar gider, üstelik 17. yüzyılda olmasına rağmen çok sayıda Karacoğlan mevcut). Burada ayırt etmek gerekir, kaynakla kastedilen nedir? İlla bir isyancının varlığı ve ardında belirli bir kesimin mitoloji üreterek bunu dinleştirmesi mi, yoksa mitolojide bahse konu olan kişiyle BİRE-BİR örtüşen bir kişinin hayat hikayesi, varlığı mı? Eğer mitolojideki hayat hikayesinde bahse konu olan kişiden söz ediyorsak, BU TARİHSEL, GERÇEK BİR KİŞİ-LİK değildir, mitolojik, metafizik yanıyla da tartışmaya açık değldir. kaldı ki arkeolojik bulgular da önem arzetmeli, babasız doğum kültü ve dönemi, bereket, güneş kültü binlerce yıl eskiye aittir, mitolojik İsa masalı baştan çürümüştür.

Örneğin Aleviler, Hacı Bektaş-i Veli'nin, bir güvercine dönüşebildiği, yüksek duvarları, uzak mesafeleri uçarak katettiği vb. mitolojiler üretmiş ve inananı olmuştur. Bu inanmış olanların varlığı, gerçekten de güvercin olup uçtuğu iddia edilen ve aslında gerçekte var olmayan mitolojik karakter, figür, kahramanları gerçek, yaşamış kişiler haline getirmez ve bu bağlamda bu tür kaynakları öne sürmek safsatadır Yani Hacı Bektaş-i Veli tarihsel olarak başka, mitolojik masallar açısından başka kişilerdir..

Evet mitolojik karakter olarak lanse edilen İsa gerçek, tarihi bir kişilik değil, evvel MİTOLOJİLERDEN de devşirilen, derlenen, etkilenen, bir masal kahramanıdır.
Gerçekte yaşamış olabilir İsa ise, yüzlerce isyancıdan herhangi birisi ya da hepsi olabilir, ancak burada mitolojinin anlamı yoktur, kaldı ki muhtemel İsa ismi de muhtemel mitoloji üretenleri tarafından, sonradan atfedilmiştir..

Hristiyanlığın mitolojik öyküsü de tüm diğerleri gibi palavradan ibaret. Kahramanı da bir palavradır ve bu palavra kahramana dair elimizde kaynak yoktur(öne sürdüklerin bu bağlamda, tutarlı, objektif kaynak değiller. Bir dini inancın, binlerce yıllık mitolojilerden devrişirlerek oluşturulmuş hayat hikayeleri, kaynak alınamazlar, tarihte birileri isyan etmiş, yenilmiş, ardında acı, mağduriyet bırakmış, kimisi o kişinin öldüğüne inanamış, kabullenememiş, buradan da mitolojilere, türetilecek ve geçmiş mitolojileri de referans alacak yeni türde dinlere başlangıç edinilmiş. Örneğin aynı minvalde başka bir palavrada görürüz ki, Hz. Ali'de kendi tabutunu taşımış. Çünkü inançlı kesim O'nun öldügü-ölebileceğine inanamıyor, bu halde ölümsüz olmanın koşulu olarak kişi, kendisinden sonra uydurulan hayat hikayeleri, masal ve palavralarla tanrı mertebesine çıkartılmaktır-İsa gibi Ali'de tanrılaştırılır. Öldüğüne inandığı koşulda ise yas tutuyorlar. Mitolojik hayat hikayesindeki tanrı Dumuzi için binlerce yıl tutulan yas gibi, ancak bu çok eski neolotik çağla gelişen ilk mitolojilerin-ki elbette sonradan deforme edilmiş olsalar da-, doğayla örtüşen tutarlı, birilerine ve sırf ona mahsus olmak üzere ayrıcalık tanımayan, adil bir yanı vardır, bu yönüyle sırf saray siyaseti, menfaatleri yönünde, sadece 1 ya da bir kaç kişinin ayrıcalığına , daracık hayat hikayelerine indirgenen, darlaştırılarak devşirilen İbrahimi palavralardan daha değerlidirler. İsa M.Ö 100 dolaylarında yaşanmış bir-çok isyanın figürü de olabilir, ancak mitolojik masalların oluşumu 100 yıl sürmüş, mitoloji ve tarihsel, arkeolojik bulgulardan yoksun olunduğu için de doğum günü mitolojinin görece olgunlaştığı bir evreye veya BENZER BİR OLAYA (başka bir isyancının 100 yıl sonraki kaderi ve hazır mitoloji bu kişiye aktarılmış) tekabül etmiş de olabilir. Örneğin Zeus gerçek bir kişi midir? O Yaşamamış olsaydı, hayat hikayesi olur muydu? Olurdu-> çünkü o hikaye de palavra, ama gerçekte vakti zamanında Zeus diye birisi gerçekte yaşamış, ancak tanrılaştırılmış bir ata-insan da olabilir, bu insan ile tanrılaştırılmış Zeus aynı kişi olamazlar. Birisi öykünmeye dayalı bir palavra, masal kahramanıdır ve öykünme sürecinde gerçek kişi hakkında da deformasyonun düzeyine bağlı olarak bilgi de verebilir, ancak gerçek kişi, palavra, masal kahramanıyla bağdaştırılamaz, bir ve aynı kişiler olarak değerlendirilemez. Tüm bu sözde tanrılar muhtemel, insanlığın eski denimlerindeki kabile reisleri,yada toplulukta öne çıkan önderler, ilk krallar vb. de olabilir, aslında burada bir etkilenme, öykünme, efsaneler, oralardan da mitolojik türetimler söz konusudur, lakin mitolojik masallar dünyası ile gerçek dünya karşıtırılmamalı...

Yalan olan, mitolojik hayat hikayeleri...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (04-07-2024 Saat 19:42 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 04-07-2024, 23:44
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

Bu konularda çok yazdık. X'te farklı zamanlarda attığım bir kaç tweet;

Yüzlerce yıl boyunca İsa'nın var olduğuna dair tek kanıt olarak Josephus'un(ö.100) bir paragrafı kullanılmış. Orada kabaca, ''Yahudilerin ve Yunanlıların desteğini almış İsa mesihi, Pilate çarmıha germiş'' deniyor. Bu metnin uydurma/yalan olduğu 16. yüzyılda kanıtlanmış.
Muhtemelen Origenes(ö.254) ve Eusebios(ö.339) dönemi arasında, İsa'yı var etmeye çalışan kişi veya kişiler, Josephus'un böyle bir metin yazdığını uydurmuşlar.
Konunun teknik kısmı bir yana, Josephus'tan sonra yaşamış olan ünlü kilise babası Origenes, hem Josephus'un bu paragrafından bihaber, hem de Josephus'un İsa'ya veya başka bir mesihe inanmadığını yazmış.!
------------------------
İsa'nın varlığına dair Josephus haricinde Pliny, Suetonis ya da Tacitus gibi yazarların hristiyanlardan bahsettikleri, haliyle hristiyanlar varsa, İsa'nın da var olmuş olacağı gibi şeyler söylenmiş/söyleniyor.
Mesela Suetonis, hristiyan anlamında Crestus kelimesini kullanmış.
Bu kelime Yunanca Christ kelimesinden başka bir şey değil.
Christ, Mesih kelimesinin Yunancası.
Yani Suetonis ve diğerlerinin bahsettiği şey mesih.
Romalı yazarların mesihten bahsetmiş olmaları, bugün hristiyanların Meryem oğlu mesih İsa'nın varlığına dair bunu bir kanıt olarak sunmalarına neden olamaz.

Bu kişilerden hiçbiri, bizim Türkçe'de İsa olarak kullandığımız kelimenin Yunancası İESOUS'u kullanmamışlar.

Bunu kullansalardı bile, bizim için yeterli olmazdı bu. Çünkü farklı İESOUS'lar da olabilir sonuçta.

Meryem oğlu veya Yusuf oğlu veya Davud oğlu veya Tanrı oğlu gibi bir ifadeyi de görmemiz lazımdı.

-----------------
Josephus, hem yahudilerin hem de hristiyanların kendi inançlarını/tarihlerini anlatmak için kullandıkları bir tarihçi. Bu nasıl bir tarihçi ki, bu iki zıt kesim, bu kişiyi sahipleniyor?
1. yüzyıldaki Roma Yahudi savaşlarını veya Masada anlatısını bize aktaran yegane kişi Josephus.

İsa'nın Pontius Pilate tarafından çarmıha gerildiğini bize aktaran yegane kişi de Josephus.
Josephus, bir yahudi ve kendisi gibi olan yahudilerin başında Roma'ya karşı savaşmış birisi. Sonra Roma tarafına geçmiş ve ölünceye kadar da öyle kalmış.!

Mesela İnönü savaşında, İsmet İnönü komutasındaki Türkler, Yunanlılara karşı savaşmışlar. Sonrasında İsmet İnönü'nün Yunan tarafına geçtiğini ve Türkler hakkında bir tarih yazdığını düşünün. Türklerin de İsmet İnönü'nün bu yazdıklarını kaynak olarak kabul ettiğini.
-----------------------
Yahudilerin ve hristiyanların sırtını dayadığı Josephus'un, Kudüs'ün ya da tapınağın yıkımı sürecinde sarf ettiği iki cümle;

''Bir rahip, kurban etmek üzere bir ineği sunağa götürdüğü sırada, inek tapınağın ortasında bir kuzu doğurdu.''
''Güneşin batımından önce, üzerinde silahlı askerlerin bulunduğu, savaş düzeni almış, şehirleri kuşatmaya hazırlanan savaş arabalarının gökyüzünde süzüldüğü görüldü.''

Bu cümleleri kuran birisi ''tarihçi'' olabilir mi?
-----------------
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 05-07-2024, 22:41
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu konularda çok yazdık. X'te farklı zamanlarda attığım bir kaç tweet;

Yüzlerce yıl boyunca İsa'nın var olduğuna dair tek kanıt olarak Josephus'un(ö.100) bir paragrafı kullanılmış. Orada kabaca, ''Yahudilerin ve Yunanlıların desteğini almış İsa mesihi, Pilate çarmıha germiş'' deniyor. Bu metnin uydurma/yalan olduğu 16. yüzyılda kanıtlanmış.
-----------------
Josephus, hem yahudilerin hem de hristiyanların kendi inançlarını/tarihlerini anlatmak için kullandıkları bir tarihçi. Bu nasıl bir tarihçi ki, bu iki zıt kesim, bu kişiyi sahipleniyor?
1. yüzyıldaki Roma Yahudi savaşlarını veya Masada anlatısını bize aktaran yegane kişi Josephus.

-----
''Bir rahip, kurban etmek üzere bir ineği sunağa götürdüğü sırada, inek tapınağın ortasında bir kuzu doğurdu.''
''Güneşin batımından önce, üzerinde silahlı askerlerin bulunduğu, savaş düzeni almış, şehirleri kuşatmaya hazırlanan savaş arabalarının gökyüzünde süzüldüğü görüldü.''

Bu cümleleri kuran birisi ''tarihçi'' olabilir mi?
Çoğu, tarihçi değiller, efsane, masal, öykü, hikaye anlatıcıları, gezgin, ozan vb. Örneğin Leyla ile Mecnun, Aslı ile Şirin, Alaaddin'in Sihirli Lambası edebiyat alanında güzel eserlerdir, geç mitolojiler ise masal anlatısının bayağı, vasat örneklerini temsil ediyor. Zaten o dönemlerin tarihçilerinden aktarılanlar, objektif, bilimsel belge niteliği taşımıyor, bu günümüz tarihi, bilimi açısından da böyledir ve rivayet olarak referans alınır, ancak ister arkeolojik, ister ilgili dönem tarihi olaylar ve olayların yaşandığı iddia edilen coğrafya vb. başka kaynaklarla karşılaştırılarak yorumlamak mümkün oluyor.

Örneğin 20. yüzyıl yalanlarına örnek vermem gerekirse; Nazi Enformasyon Bürosu tarafından Sovyetler hakkında uydurulan yalanlar örnek verilebilir -ki Alman nazi yöntemleri bugün ABD ve CIA yöntemleri olarak devam ettirilmekte, diğer ülkelere de referans olmakta, ABD ve Batı medyası, yalan haber ve tarih konusunda Akiti kıskandırmaktadır.
1.Dünya Savaşı işgalci devletlerin ardında bıraktıkları yıkım, kıyım, yangınlar, harabeler, ölümler, sebep olduğu kıtlık, salgınlar, devamında 12 Kapitalist Devletin Sovyetleri işgali ve 4 yıl süren savaş(işgalci devletlerin silahlandırıp, finanse ettiği iç savaşla birlikte), işgalcilerce yapılan yıkım, kıyımlar ardınca yaşanan ölümler, cezalandırmalar da eklenerek, ilgili dönemde devlet başkanı kim ise, O'nun keyfi biçimde insanları katlettiği vb. yalanları. Naziler, adi bir suçtan ömürlük içeride yatan bir kişinin adını kullanarak, Sovyetler üzerine 6. Kol faaliyetleri arasında, çeşitli yalan makalelerden oluşan bir kitap yayınlıyor(ki CIA hala kullanır). Ve batı açısından, bu iddiaların yalan olduğunun kanıtlanması 40-50 yıl sonra mümkün oluyor(Kanadalı bir gazeteci bu yalanları ifşa ediyor, kanıtlıyor). Benzer yalanları Çin için de uyduluyorlar, ancak bilinmiyor ki Çin'de olduğu iddia edilen kıtlıklar ve bu kıtlıklardan hareketle yayılan hastalık ve salgınlar, monarşi dönemine tekabül eder.

20. Yüzyılda dahi sözde tarih yazdığını iddia eden egemenlerin kölesi tarihçiler asla dikkate alınmamalıdır. Tarih lafla ifade edilemez. Yukarıdaki paragrafı hem teknoloji çağında dahi yalanın gırla gidebildiğini göstermesi açısından hem de bu sebeple de verdim. Yani ilgili dönem, coğrafya, ilgili coğrafyanın durumu(başka medeniyetlerin esiri, işgali altında mı), sosyo-kültürel hayat, eski, yeni inançlar, eski inançların durumu(ki görülüyor ki Roma sarayı artık yeni yasalar ve dine gereksinim duyuyor), arkeolojik kayıtlar, bulgular, tarihsel bulgular(objektif), başka kaynaklar gibi bir çok faktör hesaba katılmalıdır. İsa diye birisi onca mucize gösterecek, ama 100 yıl sonra bazı deliler uydurup, uydurup anlatacak. Hani şu Muhammed'in Ay'ı ikiye yarması olayı vardır, bir yarısı bilmem ne dağının(Nur olmalı) arkasına düşmektedir.

Nur dağının denizden yüksekliği 647 metre, Ay'ın yarıçapı ise, 1.737.400 metre ve bu parça, 647 metre yüksekliğindeki dağın arkasına düşmüş-gizlenmiş, hadi akıl-mantık duşu hurafeleri geçelim, Dünya yerle bir olurdu, Galaksi'de bile haber olurdu... Bu palavrayı, masalı anlatan dışında kimse görmemiş, akıl, mantık halt etmiş. Birisi çıkmış üfürmüş, üfüre, üfüre toplumda yayılmış, rivayet olmuş, bu tür rivayetlerden de birileri, saray çıkarları namına yasalar yapıp, dinler uydurmuş, tahsis etmiş. Hiç rivayet olmasa da olurdu, zira saray ihtiyaca binaen zaten bir masal uydurur, yeterince yalancı şahitle, toplum içerisinde masalların, birer rivayete dönüşmesi sağlanabilirdi. Günümüz tarikat şeyhleri lafta nasıl uçuyor, miyonlarcası da inanıyorsa...

İsa gibi birisi çıkacak da, su üstünde yürüyecek, ölüyü diriltecek, şarap yaratacak, Güneş'i durduracak, ama hakkında ne arkeolojik ne de dünya çapına yayılmış anlatı, tarih, kaynak olmayacak(mümkün değil), bunca doğa üstü(masal) gücüyle de kıçı kırık Roma askerlerine yenilecek vs. Gel gör, ki hakkında bilinenler, eldeki bulgular(ki elde bulgu yok!), masaldan-mitolojiden öteye geçmeyecek. Ha Muhammed'in(Arapların ulu, yüce saydığı kurtarıcı, önder, kişi-ler=>İsa) Ay'ı ikiye yarıp Nur dağının ardına düşürmesi, ha da Hristiyanların doğa üstü güçlere sahip İsa'sının(onların ulu, yüce, lider, önder, kahraman saydığı kurtarıcılar namına türettikleri efsanel, mitolojiler) akıl, mantık dışı sözde eylemler, babasız doğumu vs., kim görmüş? Zira bu tür eylemleri gerçekleştiren kişilerin ünü, şanı Çin'e kadar tarih olur, çeşitli uygarlıklar ve tarihçilerce de anlatılırdı(masal bu ya)...Geriye kalan ise "kıvırma vakti".

Her neyse;

İsa yani şu Hristiyanlığın İsa'sı da, masaldan ibaret, ha Romaya karşı isyan edip idam edileni sorsak, düzinelerce insan gelip, geçmiştir(bu tarihsel olarak yüzlerce yılı kapsayabilir. Bu kişiler ve kahramanlıkları cahil toplumlarda olağanüstü abartılır ve rivayetler, kulaktan, kulağa dolaşırken abartının da abartısı asimetrik biçimde büyürken, efsaneler, ardınca mitolojilere referans olabilirler, elde tarihsel gerçeklik, hayat hikayeleri, doğum, coğrafya namına bir şey kalmamıştır artık). Persler'in hakimiyet anlayışında özerklik görülürken, Roma özerkliği benimsememiş ve tanımamıştır, dolayısıyla isyanların frekansı, periyodları da sık yaşanmış, bir kurtarıcı önder(mesih) arayışı daima diri tutulmuş olmalı. Eski dinlerle toplumu eskisi kadar aldatıp, hamitiyeti, biat altına alamayan, kendisine köle edemeyen Roma'da yeni bir dine, yeni korkulara, yeni cennet, yeni türde efendi-suçlu-günahkar motifleri, masallarıyla, toplumu uyutma , kendi yasa, yaşam biçimlerini egemen kılma gereksinimiyle, çeşitli revizelerle sistemli bir hale getirdiği, örgütlediği yenibir dinin kapılarını aralamış olmalı(ki muhtemel Museviliği'de benimseyebilirlerdi, ancak sık, sık isyan eden ve sırf bir kabileye, Yahudilere mahsus bir dini tercih edemezler, ama etrafından dönerek hem o dini benimsemiş olurlardı hem de kendi gereksinimleri doğultusunda çeşitli revizyonlarda bulunabilirlerdi.)...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 08-07-2024, 10:21
RollingStones - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
RollingStones RollingStones isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Aug 2014
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.049
Standart

Evrim Ağacı'ndan alıntıdır..


Öncelikle şunu belirterek başlamakta fayda var: Elbette ki günümüzden 2 milenyum önce yaşadığı iddia edilen bir şahsın gerçekten var olup olmadığını kesin bir şekilde ifade etmenin pratik bir yolu yok. Bu nedenle bu yazımızdaki amaç İsa'nın var olmadığını ispatlamak ya da var olduğunu ortaya koymak değil. Buradaki amaç, popüler medyada görülebilecek, İsa'nın tarihselliğini reddeden kaynakların kusursuz olmadığı ve onların muadili olan karşıt kanıtların (yani İsa'nın varlığını ileri süren kaynakların) akademik literatürde rahatlıkla bulunabildiği gerçeğini göstermek.

İsa'nın var olmadığı ya da varlığına dair kanıt olmadığı iddiaları batıdaki ateist bloglardan ve bazı ateist tarihçilerden Türkiye'ye ulaşmış durumda. Bunların özellikle Zeitgeist ve Religulous gibi popüler, popülist ve özellikle Zeitgeist örneğinde olduğu gibi baştan sona birçok hata ile dolu nonteist "belgeseller" tarafından yayıldığını görüyoruz. İddiaların Türkiye'deki ateistler için cazibesini anlamak zor değil. Eğer İsa var olmamışsa, İsa'nın varlığını varsayıyormuş gibi görünen İslam da otomatik olarak yanlışlanmış olur. Dolayısıyla İsa yaşamamışsa bu Türkiye ateistlerinin eline İslam'a karşı çok güçlü bir koz verir. Her ne ateist düşünce akımları açısından bu iddianın doğru olması arzulanır olsa da, İsa'nın gerçekten var olmadığına yönelik iddiaların birçok ciddi kusuru var.


https://evrimagaci.org/blog/mitik-hr...-gercekci-5077

"Olmuyorsa zorlama, ya hayallerin kırılır ya kalbin. Unutmuş gibi yap. Çünkü güzel şeyler; Onları hiç beklemediğin anda gerçekleşir." Gabriel Garcia Marquez
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 08-07-2024, 16:52
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart

RollingStones´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evrim Ağacı'ndan alıntıdır..


Öncelikle şunu belirterek başlamakta fayda var: Elbette ki günümüzden 2 milenyum önce yaşadığı iddia edilen bir şahsın gerçekten var olup olmadığını kesin bir şekilde ifade etmenin pratik bir yolu yok. Bu nedenle bu yazımızdaki amaç İsa'nın var olmadığını ispatlamak ya da var olduğunu ortaya koymak değil. Buradaki amaç, popüler medyada görülebilecek, İsa'nın tarihselliğini reddeden kaynakların kusursuz olmadığı ve onların muadili olan karşıt kanıtların (yani İsa'nın varlığını ileri süren kaynakların) akademik literatürde rahatlıkla bulunabildiği gerçeğini göstermek.

İsa'nın var olmadığı ya da varlığına dair kanıt olmadığı iddiaları batıdaki ateist bloglardan ve bazı ateist tarihçilerden Türkiye'ye ulaşmış durumda. Bunların özellikle Zeitgeist ve Religulous gibi popüler, popülist ve özellikle Zeitgeist örneğinde olduğu gibi baştan sona birçok hata ile dolu nonteist "belgeseller" tarafından yayıldığını görüyoruz. İddiaların Türkiye'deki ateistler için cazibesini anlamak zor değil. Eğer İsa var olmamışsa, İsa'nın varlığını varsayıyormuş gibi görünen İslam da otomatik olarak yanlışlanmış olur. Dolayısıyla İsa yaşamamışsa bu Türkiye ateistlerinin eline İslam'a karşı çok güçlü bir koz verir. Her ne ateist düşünce akımları açısından bu iddianın doğru olması arzulanır olsa da, İsa'nın gerçekten var olmadığına yönelik iddiaların birçok ciddi kusuru var.


https://evrimagaci.org/blog/mitik-hr...-gercekci-5077
Evrim Ağacı mı(peh, neden böyle dedim bu paragrafla anlaşılır)? Bu tür makalelerde görüyoruz ki, makale yazarları genelde, sözde bilimsel lügat kullanıyor görünmek, entelektüel dil, kütüphanecilik veya ne şiş yansın, ne kebap anlayışıyla(ki ticari, maddi, manevi menfaatlerini önceledikleri çok sık görülebilir), 10 paragraf gereksiz edebiyat döküyor, konu ise 1 paragrafa sıkışmıştır ve çoğunlukjla giriş bölümü mantık hatasıyla başlar, değilse bile okuyucuların mantık hatalı başlangıç yapmalarına yol açar(senin de yaşadığın gibi). Bakınız "İslama karşı elimizde çok güçlü koz olacak diye", böyle bir yalana sarılıyormuşuz gibi yaklaşmış, bu yaptığı resmen püsküllü safsata, akıl, mantık, bilim, objektif dışı, tutarsız, sahtekarlık. Kaldı ki İslam'a karşı koz kalmamış da İsa'nın gerçekliği meselesinin kozunun İsa olması komik olur(kaldı ki bizi ilgilendiren tutarlı, gerçek bir bilinç, tarihtir, anladığı, ya da dezenformasyona uğrattığı gibi bir anlayışımız yok. Şimdi tarihte Zeus'un insan mitolojisini olduğunu söylemek, olay ve olgularıyla anlatmak, bilmek, neden sorun ve illa bir koz meselesi oluyor? Bu bilgidir, aydınlanmayla ilgilidir, altında illa bir çakallık aramak ve bunu KAYNAK, DAYANAK yapmak safsata, dezenformasyon(trol parti AKP sayesinde iğnenin deliğine kadar girdi), manipülasyon örneği olur..

Konuyla ilgisi yok, MİTOLOJİ-MASALDA GEÇEN KATRAKTER başka, mitolojik hikayeleri sanki reel karşılığı varmış gibi herhangi bir insan şahsında cisimleştirme hatası başkadır. (bakınız yazılarımda ifade edip, açıkladım. Konu ne? Kaynak olarak sunduğunuz makale ne? Konu, bu kadar dar ve niyet-safsata esaslı olarak ele alınacak bir konu değil. Örneğin, Anadolu'da bir dolu Karacoğlan, 7 Pir Sultan tespit edilmiştir, üstelik yakın tarih. Mitolojik karakter olsalardı, muhtemel binlerce yıllık gelen efsanelerin karışımı olurlardı. İsa M.Ö 2.000, 1.000, 500,200,100 yıllarında anlam kazanan efsanelerin kulaktan, kulağa, dilden, dile yayılıp, serpilip, gelişen, değişen efsanelerin kahramanı da olabilir, zinhar şu ya da bu olamaz demiyoruz)

Sonuç: Bu verdiğin kaynaktaki tarz yaklaşım bilimsel değil, yazarın görüşü. İddia sahibinin kaynakları tutarlı olmalıdır. Kusur; kaynak yok-tutarsız diyende aranmaz, objektif, bilimsel ispatla mükellef olan iddia sahibidir.

Kaldı ki ifadelerim iyi okunmalı, mesih, kurtarıcı inancı binlerce yıllık bir inançtır, yaşayan, daima diri beklentidir, şu anda da öyledir. Örneğin Türkiye'de Atatürk gibi birisinin veya mesih, Hızır vb. gelmesi, olmasını isteyen, bekleyen, dile getiren milyonlarca insan vardır. Roma tanrılarında, şarapçı İsa gibi şarap tanrılarında da, 12 kutsal rakamını nasıl görürsek, 12 imam, 12 havaride de görebiliriz(ki aslında bu 12 bildiğimiz yılın 12 aya bölünmesi, burçlara referans olan tanrı ve Tanrıçaları temsil eder)...

Kısaca İsa şahsında anlatılan mitoloji gerçek değildir, gerçekle, bilimle, akıl, mantık, fizikle bağdaşmaz. Bununla birlikte elde OBJEKTİF tek bir veri, kaynak yoktur. İlgili toplumda yüzlerce isyancı, mesih(kurtarıcı) gelmiş, geçmiş ve ardında efsaneler bırakmış, Roma bunalrdan faydalanarak, yeni türde mitoloji türetmiş olabilir. Bunların hepsi mümkün ama mitolojideki İsa'nın gerçek bir kişilik ve gerçek bir karşılığının olması mümkün değildir, bir İsa vardıysa -ki olabilir, yüzlercesi var- O İsa, Roma'nın uydurduğu mitolojideki İsa olamaz.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (08-07-2024 Saat 17:45 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 08-07-2024, 22:14
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

RollingStones´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evrim Ağacı'ndan alıntıdır..
Dolayısıyla İsa yaşamamışsa bu Türkiye ateistlerinin eline İslam'a karşı çok güçlü bir koz verir
Bu tarz bir cümle kuran birisi, ciddiye alınamaz ki.
Türkiye ateistleriymiş. Yok Yunan ateistleri, yok Japon ateistleri. Aşağılama bu.

Sanki Türkiye'deki ateistler organize bir şekilde müslümanlarla münakaşa ediyor da, bu ''mesih efsanesi teorisi'' denilen şeye sahip çıkıp, ellerine İslam'a karşı bir koz alıyorlar. Mış Mış. Öyleymiş. Bu arkadaş öyle düşünüyormuş.!
https://tr.wikipedia.org/wiki/Mesih_...e%20s%C3%BCrer.
İsa'nın ya da Musa'nın yaşayıp yaşamaması benim gibi bir ateistin ZERRE umurunda olmaz ki. Yaşadıysa yaşadı, yaşamadıysa yaşamadı, insansa insan, tanrıysa tanrı, banane, bizene.

Bir ateistin böyle bir derdi olamaz ki. Bunlar sizin kendi içinizdeki tartışmalar. Sadece İsa açısından değil, diğer dinlerde/inançlarda olan tartışmalar da beni/bizi ilgilendirmez ki.

Ayrıca bir tartışma esnasında bir ateistin İsa'nın yaşamadığı iddiasını dillendirmeye ihtiyacı da yok. Bu konuya gelinceye kadar, tartışmada sarf edilecek bir sürü konu var.

Kutsal kitapta bahsedilen İsa'nın yaşama ihtimali bile yok. İhtimali düşünmek için bir neden yok çünkü. Bu bahsedilen İsa'nın var olduğuna dair ortaya konulan tek delil Josephus'un yazdıkları ve onun yazdıklarını da yukarıda belirttim. Bakire Meryem'in oğlu İsa Mesih'ten bahsetmemiş. Bahsetse bile, ineklerin kuzu doğurduğuna inanan bu kişinin yazdıklarını delil olarak ortaya koymak zırdeliliktir, başka bir şey değil.Ya da Yahudi saflarında Roma'ya karşı savaşıp, sonra dönüp Roma saflarında Yahudilere karşı savaşan birisinin, kalkıp Yahudilerin İsa'yı(TANRI) çarmıha gerdiğini söylemesini nasıl ciddiye alacağız?!
Josephus'u ciddiye almak için, tamamen kafayı yemek lazım.
Kafayı yemiş insanlar, diyor ki nasıl bunu inkar edersiniz. Kafayı yediğiniz için inkar ediyoruz, anlamıyorsunuz ki.
Sağlıklı, rasyonel bir veri ortaya koyarsanız, bakarız, değerlendiririz. Bana yok Josephus şunu demiş, Pavlus bunu demiş derseniz, size dönüp bakmam bile.
Arkeolojiden bahset ya da antropolojiden. Ya da sus.
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 12-07-2024, 23:01
Andrew - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Andrew Andrew isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 May 2023
Bulunduğu yer: amerika birlesik devletleri
Mesajlar: 1.057
Standart

Bir cehalet parametresi: Kutsal Kitap --Bible-- bir "masal"dir. Masal, gerceklerle baglantisi olmayan hikayelerdir. Yeri, zamani, kisileri belli degildir ve gerceklikle organik bir bagi yoktur. Kutsal Kitap ise bir "masal" degildir. Bunu iddia edenler cahil insanlardir. arkeologlarin yazdigi ve bulgulari listeledigi binlerce sayfa kitap vardir. Yuzlerce arkeolojik bulgu vardir. Bu bulgularin HEPSI de, Kutsal Kitabi destekler, onaylar ve ayni seyi soyler. Bir masal kitabi getirin ve arkeoloji tarafindan dogrulanan binlerce kanit olsun. Sadece bir tane getirin. Milletimiz, muslumaniyla, ateistiyle bos konusuyor.

Gel gor ki, Kutsal Kitap'ta inanc konulariyla ilgili somut kanit bulmak zor. Mesela, "iste bak, su arkeolojik bulgu, Isa'nin Tanri oldugunu soyluyor" diye bir sey olmaz.--olamaz. Inanc, baska bir sey. Bir seye inanirsin yada inanmazsin. "Isa, su ustunde yurumus". Bir arkeolojik bulgu getirin ve bunu kanitlayin denmez. O donemde fotograph makinesi yoktu sonucta.

O halde ne?

Bir kitap var karsimizda. Bu kitap, tarihsel-arkeoloji bazinda belki de en guvenilir ve en eski kitap. Insanlar, bir inanc beslediginde bu temelden hareket ediyor. Elimizde Isa'nin yakisikli bir fotografi yok, fakat isaret ettigi ve bahsettigi pek cok kisi ve yer arkeolojik olarak bulunmus. Bu, guven acisindan bir basamaktir. Bazi insanlar buradan hareket eder. Eski Antlasma, tarihsel olarak guvenilir bir metindir. Saglamdir. Fakat icerisinde soylenceler de, hikayeler de barindirir. Bu da normaldir ki toplumlar kendi hikayelerini ve anlatilarini da ekler. Masal oldugu belli yerler var. Bazi anlatimlar vardir. Fakat genel olarak, bir tarihtir.



Masal oldugunu iddia etmeden once okunmasi gereken kitaplar.

Bunlari okudunuz u? Hayir. Okuyacak misiniz? Hayir. Ben, bunlari tercume edecek miyim. Simdilik hayir. Herkes, cahilligi icinde kalsin. Kimseyi duzeltmekle ugrasmayacagim. Birini uzeltmek saatlerimi aliyor-alacak. Ne gerek var! Hee, deyip gecmek lazim.


[1] ESV Archaeology Study Bible
[2]Archaeology of the Bible: The Greatest Discoveries From Genesis to the Roman Era
[3]Zondervan Handbook of Biblical Archaeology: A Book by Book Guide to Archaeological Discoveries Related to the Bible
[4]Excavating the Evidence for Jesus: The Archaeology and History of Christ and the Gospels
[5]Unearthing the Bible: 101 Archaeological Discoveries That Bring the Bible to Life
[6]Biblical Archaeology: Second Edition B&W: An Introduction with Recent Discoveries that Support the Reliability of the Bible

'baglilik düşünmemek demektir. düşünmeye gerek duymamak demektir' Orwell, 1984...

no matter how far we go intellectually or how much science we do, we are not even close to understanding the truth

'kimi dinde imanda buldu yolu, kimi akil, bilim yolunu tuttu derken ses geldi karanliklardan; gafiller! dogru yol ne odur, ne bu' - Hayyam
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 12-07-2024, 23:02
Andrew - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Andrew Andrew isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 May 2023
Bulunduğu yer: amerika birlesik devletleri
Mesajlar: 1.057
Standart

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Mısırlı Thulis, M.Ö. 1700
Hindistan'ın Krishna'sı, M.Ö. 1200
Keldani Kritiği, M.Ö. 1200
Frigyalı Atys, M.Ö. 1170
Suriye'nin Thammuz veya Tammuz'u, MÖ 1160
Hesus veya Eros M.Ö. 834
Orissa'lı Bali, M.Ö. 725
Thibet'li İndra (Tibet), M.Ö. 725
Nepaul'lu Iao (Nepal), MÖ 622
Hindistan'ın Buddha Sakia'sı (Muni), M.Ö. 600
Perslerin Mitra'sı (Mithra), M.Ö. 600
Euripides'in Alcestos'u, M.Ö. 600
Meksika Quezalcoatl, M.Ö. 587
Bilingonese'li Wittoba, M.Ö. 552
Kafkasyalı Prometheus veya Æschylus, M.Ö. 547
Romalı Quirinus, M.Ö. 506

Ayrıca, insan şeklini alan ve daha sonra cennete yükselen bir dizi başka kutsal figürü de listeler:

Bermuda'nın Salivahana'sı
Mısırlı Zulis veya Zhule
Mısır'ın Osiris'i
Mısır'ın Oru'su
İskandinavların Odin'i
İran Zerdüşt'ü
Fenikeli Baal
Taut, Fenike'nin "Tanrı'nın biricik Doğmuş"u, harflerin mucidi
Afganistan'ın Bali
Trakya'nın Xamolxis (Zalmoxis)
Bonzes Hayvanat Bahçesi
Asurlu Adad
Siam Deva Tat (Tayland)
Sammonocadam (Sommona-Codom) of Siam (Tayland)
Thebes'in Alcides'i
Sintoos'un Mikado'su
Japonya'nın Beddru
Druidlerin Bremrillah'ı
Galyalı/İskandinav Odin'in oğlu Thor
Yunanistan'ın Kadmos'u
Mandaitlerin Hil/Feta'sı
Meksika Gentaut
Sibyls'in Evrensel Hükümdarı
Formosalı Ischy (Tayvan)
Platon'un İlahi Öğretmeni
Xaca'nın Kutsalı
(Fohi) Çin'in
Çin'in Tien'i
Yunanistan bakiresi İo'nun oğlu Adonis
Roma'nın Ixion'u
Arabistan'ın Mahmud veya Mahomet'i

Kitap, bu tanrıların veya tanrı-adamların bir kısmının Yeni Ahit'te anlatıldığı gibi İsa'nın en azından bazı özelliklerini paylaştığını ve Krishna ile en güçlü benzerlikleri çizdiğini iddia ediyor. Örneğin, bazı figürlerin mucizevi veya bakire doğumları vardı, yüce tanrıların oğullarıydı, 25 Aralık'ta doğdular, yıldızları doğum yerlerini gösteriyordu, bebekken çobanlar ve büyücüler tarafından ziyaret edildi, çocukken ölümden kaçtı, çocuklukta ilahi özellikler sergiledi, çölde zaman geçirdi, öğrettikleri gibi seyahat etti, müritleri oldu, mucizeler gerçekleştirdi, zulüm gördüler, çarmıha gerildiler, ölümden sonra cehenneme indiler, diriliş veya hayalet olarak ortaya çıktılar veya cennete yükseldiler.

Kaynak;
https://en.wikipedia.org/wiki/The_Wo...cified_Saviors

Hem kitabin hem de senin yazmis oldugun paragrafin ne kadar hatali, cahilce ve cocukca oldugunu sana kanitlayabilirim. Ama zamanim yok ve bunu simdilik yapmiyorum. Diretirsen belki yaparim. Ama simdilik gerek yok. Eger durustsen, sana kitap oneririm, alir okursun ve yanlislarsin. Yanlislayabilirsen. Ama verdigin kitabi ben yanlislarim. Sacma sapan bir kitap oldugunu kanitlarim.

O yuzden, bilmedigin konularda ici bos argumanlari tekrar etmemeni oneririm.

'baglilik düşünmemek demektir. düşünmeye gerek duymamak demektir' Orwell, 1984...

no matter how far we go intellectually or how much science we do, we are not even close to understanding the truth

'kimi dinde imanda buldu yolu, kimi akil, bilim yolunu tuttu derken ses geldi karanliklardan; gafiller! dogru yol ne odur, ne bu' - Hayyam
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 13-07-2024, 01:42
Andrew - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Andrew Andrew isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 May 2023
Bulunduğu yer: amerika birlesik devletleri
Mesajlar: 1.057
Standart

İnançlar, tıpkı kültür gibi başka şeyler gibi toplumlara ait ve toplumlar in üründür deseniz bu anlamlı ve doğru olur.

Fakat, İsa pagan mitleriyle benzerlik gösteriyor demek sacmaliktir. İsa'yı pagan mitleriyle açıklamak anlamsizdir. Bunlar, ergenlerin argumanlari.

'baglilik düşünmemek demektir. düşünmeye gerek duymamak demektir' Orwell, 1984...

no matter how far we go intellectually or how much science we do, we are not even close to understanding the truth

'kimi dinde imanda buldu yolu, kimi akil, bilim yolunu tuttu derken ses geldi karanliklardan; gafiller! dogru yol ne odur, ne bu' - Hayyam
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:54 .