paslıçivi´isimli üyeden Alıntı
varoluş nedir, niçin yokluk, hiçlik değil de varlık vardır..
|
Bir kere burda neden niçin diye soruyor
Bir nedenden ötürü ve dolayı mı olmalıyız ve varız? Bunu kim belirliyor?
Varoluş ne'dir gibi sorular yanıtlanamaz. Ne içermesi ve ne olduğunu belirtmesi.
Varoluş varoluştur kendidir ne değildir diyebilirdik..
paslıçivi´isimli üyeden Alıntı
varoluş nedir, niçin yokluk, hiçlik değil de varlık vardır....
________
|
Öyle olduğu için öyle bir sebebi yok
diyebiliriz..
paslıçivi´isimli üyeden Alıntı
[B]niçin ve nasıl varız..._
|
Şimdi sorular teleolojik ve çıkarsal mı deniyor ,eristik mi deniyor doğru ya da uygun kavram ne bilmiyorum ancak soruların kendi ya da işaret ettiği şey bozuk.
Zorunlu bir nedenselleği işaret ediyor haliyle yanıtlanamaz..
Soru belirli bir nedenselliği ve kendi yanıtını işaretliyor. Açık bir yanıt aramıyor aslında soru formunda ve düzeninde bile değil..
Kendi yanıtını doğrulatmaya girişiyor ve götürüyor..
Ne için var değiliz ve nasıl varsak öyle varız
paslıçivi´isimli üyeden Alıntı
varoluş nedir, __
|
Varolmayış değildir. Bu bir cevap o halde..
Varoluş ne değildir bu da bir yanıt..
paslıçivi´isimli üyeden Alıntı
hakikat nedir?,
|
Bu bir şeyin orjinali ve sahicisi anlamına geliyor. Sahte olanlardan ayırma süreci.
Örneğin doğru ve geçerli gibi tanımlar vardır. Altının sahtesi yapılır. Bir çok şeyinde.
İyi doğru geçerli ya da yararlı bilgi gibi kıstaslar belki bunun yerine önerilebilir.
Öte taraftan realite kavramı var.. Gerçeklik ya da realite diyoruz.
Maharaj'ın hakikat arayışıyla ilgili bir yorumu vardır
Siz sahte ve gerçek olmayanlarla dolandırılmaktan ve aldatılmaktan mı korkuyorsunuz?
diye soruyor..
QUOTE=paslıçivi;203046]
ölüm sonrası size ne ifade ediyor __[/QUOTE]
Doğum öncesi ne ifade ediyorsa o
İşin aslı gerçekten de ölüm sonrası ifadesi doğum öncesi kavramıyla ya sa sonra ve zaman kavramıyla da çatışkıya giriyor...
Ölümün sonrası öncesi ve zamanı olmaz.. Örneğin ele alınan fizik ölümse bir çiçeğin ölümü gibidir.. Öte yandan yaşamış biliş ve deneyim formunun Kızılderili inanışı ya da Budist karmacılık gibi doğada hala var ve dönüyor oluşunu varsayacaksak bu yanıt değişir elbette ama ben denen kavramın soyutlanması.
Şimdi ölen kim ve ne?
Ama her açıdan ölümden sonra belirtmesi şimdi ve buradan iletilen subjektif ve yanlış bir telaştan doğayı iyi ve yeterince gözlemlememiş, zaman ve varlık üzerine durup düşünmemiş, çalışmamış olmaktan ibaret..
Tüm bunları anladığınızda anlarsınız yanıt bu. Kavradığınızda kavrarsınız. Zaman ve önce kavramı kalmaz. Ben kavramıda bozulur hasat bozumu gibi..
Ölümden sonranın öznesi ben ya da "ben bu ben"
O özneye dair
O özne öldü ya da geçti ve değişti.. O halde kendine dair değildi. Kendi değildi ..
ya da tikel ve subjektif olmak nedir?
O özne öldü ya da geçti ve değişti
O halde ölümden sonrası tüm varoluşa dair. Ben bu ben'e dair değil. Ben'e dair değil...Subjektivite o alana dayatılamaz.
O özne öldü dreken subjektivite de öldü-kapandı..
Ölümden sonra hakikatinin ve adlandırmasının yapısalı ya da hakikati ne olursa olsun "ben bu ben" ve onun subjektvitesi kimliği kişiliği orda yok, olamaz, subjektivite bitti. Bağsız ilişik ve soruşturma. Biliş varsa da nesnel artık form varsa da neyse de farketmez... Subjektif değil artık..Nesnel.
Obejktif..
Öznellik bitti. Öznellik o alana dayatılamaz. Realitenin hakaikati
Ölümden sonrası objektif. Fazla tantanaya gerek yok bu kadar.
Herkese ve herşeye ne oluyorsa varoluşun ve enerjinin yasası ve devimi neyse o.
Yasalar varsa düzen varsa o. Değilse de o. A ve B farkı yok...
Ne farkeder objektif.
Yanıtın A ya da B olmasının farkı yok.
"Ben" kalmadı ya da " Ben bu ben " ve "Ben bu şimdiki ben" kalmadı, dağıldı-değişti..
Subejktivite bitti kapandı anlıyor musun?
Yanırın A sağlanmasının B sağlanmasının hatta öyle ya da böyle olmasının farkı yok. Neyse o yasası...
Daha ölüm sonrasına subjektivite dayatan zihniyet varoluşunu/varoluşumu hiç incelemedim hiç üzerine dürüst serbest düşünmedim ordan burdan hazır yanıt topluyorum laylaylom yapıyorum hızlı kolay beleş yanıt arıyorum ona buna dini ahkam ve baskı dayatıyorum kör ve kötü yoldan bilgi çalmaya çabalıyorum saysın..
Onun yanıtı da öyle alınamaz..
Nesnel kavrama ya da gelişim patikası. Kişisel gelişimi işaretliyor. Kavrama zamanı işaretliyor
Ölümden sonra objektif oluruz..
Ölüm sonrası da bunu ifade ediyor o halde.
Objektif...
Bunu bu kavramı anlaman ölüm sonrasını anlamandan daha önemli olmasın?
Bir an yaşamı ölüm ölümü doğum gibi düşün.
Belki bunda yanıt vardır.
Bir kere tikel varlık, tikel salt kendinden ibaret ben ve özne olmak ikilemi ve kavramı çöktüğünde "Ben bu ben" "Burada doğmuş ben bu ben" gibi kavram ve ikilemler ölüm ve doğum kalmıyor yadsınıyor. Geçişler değişimler gibi bir tanımlama alır. Hareketin devimin uzantısı ve parçası.
"Ben bu ben" ve tikellik ölüyor diyorum. Ölmeden de ölüyor. Zaten bura Araf (öbür taraflar) oluyor öyle düşün. Hiç doğmadım ki oluyor.
Öte beri kalmıyor tek yüzey oluyor. Öte gitmek öte değil. Ön arka ve iç dış, karanlık açık , yokluk hiçlik gibi bölüyorsunuz.
Her yer realite. Her durum realite . Objektif genel geçer realite... Bir şey değişmiyor değişen ben değilim. Ben doğmadım ki? Doğma nedir beliriyor... Tikellik ölüyor diyorum ve eğer istersen zaten yaşarken de ölüyor. Tikellik öldüğünde ölüm doğum gibi belirtmeler yapay. Tikel beni hedef alan bir özel özne nerde? Tükel ya da tekil özne nerde? Biliş nerde?
Ben tikelim
Ben doğdum
Ben öldüm öleceğim
Bak bunlar "ben tikelim"e uygulabilir
Ben tikel değilim ve kendi tikelliğimden ve tikelimden ibaret değilim.
O halde kim doğdu öldü
O
Eğer öyleyse. O öyle iddia ediyorsa
Ben ontik varlığın ortak duyuşudur ve bilişidir dersem. Ben ortaktır dersem. Üstyapı gibi..
O halde doğan kim ve ne?
O ya da " bir ben" ya da herhangi biri
Ben de herhangibiriyim işte..
Beni ya da duyuşu (ben duyuşu) tikelime özel ve ait, kendi tekelinde addetmiyor hissetmiyor ve ve.....
Ben duyuş anonimdir
Doğum ölüş kalmadı
Bitti
Oh ne rahat
İşte kırklara karıştık bak ne rahat...