
01-10-2024, 02:35
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
|
|
Eğer vakum gerçekten 'madde ile yüklü' olsaydı, ışık uzayda nasıl serbestçe yayılabiliyor? Oysa biliyoruz ki ışık, boşluktan rahatlıkla geçiyor. Kuantum dalgalanmaları madde ya da yük taşımıyor; sadece geçici enerji dalgalanmalarıdır. Peki, bu dalgalanmalar yüklü olsaydı, çevremizdeki madde neden bu kadar stabil kalıyor? Eğer vakum yüklü olsaydı, tüm elektromanyetik ve fiziksel süreçler kökten değişirdi. Bu kadar açık bilimsel gerçekler ortadayken, hala vakumun yüklü olduğunu nasıl savunuyorsun?.
|

01-10-2024, 07:41
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668
|
|
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Eğer ışık madde ise, karanlık nedir? Eğer ışık madde olarak tanımlanıyorsa, o zaman karanlık maddi bir yokluk mudur?
|
Aydınlık, karanlık, etki-tepkinin, tepkileşimin hissedilir(tepki verebilen yapı), hissedilemeyecek(tepki veremeyen yapı) düzeyde düşük olması veya olmamasıdır - ki karanlık da aslında karanlık değildir, ancak bizim aydınlığımız ışığa, etki düzeyinin belirli aralığına dayalı olduğu, alıcımızın(göz) ilgili etkiye tepki verebildiği yapı, ölçüsüyle görürüz. Eğer ışık değil ses dalgaları(daha kaba maddi yapıların etki-itki sağladığı) olsaydı, bu sefer karanlık ses dalgalarını alamadığımız noktalar olarak düşünülecekti, renkleri de sesin frekansına göre oluşturacaktık!
Gece elektrik butonuna dokun, ışığı kapat, nereye gitti? Fotonlar vb? Yoksa ortamdaki maddi yük yoğunluğu, irili form yapılardan, ki bu yapılar haliyle yoğunluk bakımından daha fazla madde yüküne sahiptir) etki aktı, sönümlenmesi mi oldu? Işığı kapattığında, sırf ortam karanlık diye ortam BOŞ mu oldu? karanlık da değildir, saf aydınlık-karanlık diye bir durum da yoktur, etkileşim halindeliği ve bu haldeliği algılayan öznenin, algılayabilme düzeyi vardır
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Eğer vakum gerçekten 'madde ile yüklü' olsaydı, ışık uzayda nasıl serbestçe yayılabiliyor? Oysa biliyoruz ki ışık, boşluktan rahatlıkla geçiyor. Kuantum dalgalanmaları madde ya da yük taşımıyor; sadece geçici enerji dalgalanmalarıdır. Peki, bu dalgalanmalar yüklü olsaydı, çevremizdeki madde neden bu kadar stabil kalıyor? Eğer vakum yüklü olsaydı, tüm elektromanyetik ve fiziksel süreçler kökten değişirdi. Bu kadar açık bilimsel gerçekler ortadayken, hala vakumun yüklü olduğunu nasıl savunuyorsun?.
|
Vakum imkansızdır... Işık dalgaları da madde yükü, etki, tepki, direnciyle birlikte değişir. Manyetik alanlar => madde yükünden dolayıdır, bu yük esasında görünürde iri form-yapılarla ilgili değil, form-yapıların muhtevasını temil eden, çok daha küçük parçalar(atom altı parçalar ve o parçaları da meydana getiren atom altı parçalar altı parçalar) ve muhtevanın saf haliyle ilgilidir.
::O:::O::O::O::O::O::O:::O
::O:O::O:: O:: O::O::O:::O::
::O:::O:: O:: O:: O::O:::O::
::O:::O:: O:: O:: O::O::O:::O
::O:::O::O::O::O::O:::O::
İlgili alan yukarıdaki şekil gibi bir yapıylaifade edilebilir(kavranması namına). "O" ile ifade ettiklerim, "yapılar(iri cisimler, form-yapılar)", ": ->2 nokta" ile işaret ettiklerim de daha küçük yapılar veya parçacıkalr, madde yükü... Kırmızı "O" titreşen parça olsun, bu halde, mor olarak renklendirdiğim "O'lar da" titreşimin, etki alımı, yayılım göstergesi. Araları boş değil, parçalar etki yayılımıyla-aradaki noktalar sayesinde- birbirine yakınlaşıp, uzaklaştıkça, madde yükü, AKTI oluşumuna yol açar. Atıyorum O:::O ittiğinde, 2 O arasındaki madde yükü, iki O arasında O:O bu hali alır, diğer 2 :: ise etrafına dağılır, O'ların içinden de geçer veya O'lar noktaların üzerinden geçer, bu durumda O'ların içinde olan noktalar arasında da etkileşim yaşanır, yüklenme-madde yükü değişimi- yaşanır, bu iç etkiye de muhtemel titreşim diyeceğiz. Kısaca iç, dış, küçük, büyük etkiler, titreşim,dalga vb. olarak isimlendireceğiz. Tüm bu etkileşimler ve madde yükü değişimleri de kuvvet, İŞ, enerji vb. kavramımıza hayat verecek.
Sonraki sözlerinde yanlış, maddeyi dalgalar taşımaz, aksine etki eden ve maruz kalan madde yükü -> dalgaları -etki iletimi, aktı- oluşturur. iddia ettiğin gibi ne madde stabildir ne de stabil olabilir (çünkü madde yükü dahilindedir, bu etki öznenin fark edebildiği ve edemediği biçimlerde tezahür eder. Örneğin şu an oturduğun ev dahi hareketlidir, ancak bunu sen fark edemiyorsun diye, stabil olmuyor, bütün ypılar(!) madde okyanusunda anlam kazanır ve madde okyanusunda titreşir, etkielişir, yüzer.) Esasında aktarılan etki(madde yoksa etki de yoktur!), itki, aktı. Alan boş olmadığı için de etki-tepki, maddi yapılarda tepe ve alt noktalar oluşmasına -harekete yol açar.
Örneğin etki-tepki, itki biçimine göre, direnç ne kadar yüksekse, etki-itki etkisi o kadar fazla olur, ancak direnç, aktı boyunda etkiyi sönümlemeye doğru ilerler bu da tepe ve alt noktalar arasında değişime yol açar - dalga boylarının uzaması, kısalması! Sonuç: Dalhgalar, manteyik alan tümü de maddi etki-tepki biçimlerinden anlam kazanır.
Elektromanyetizma, elektrik yüklü parçacıklar arasında etkileşimle anlam kazanır. Etkileşimin ufkunca da etki alanı anlam kazanır, elektromanyetizma bu alana denir. Bütün kuvvetlerin temelinde etki-tepki yatar, elektrik, mekanik, kimyasal... -> tümü de görece form-yapı farklarına(bağ dokuları, ebadları, bağ dokunun maddi yükle olan ilişkisi, aralıkları, özellik, nitelikleri vb.) nazaran maddi etki-tepki biçimlerinden anlam kazanır. Kısaca yazdıkların yine boş, çünkü sen gerçekleri, olanı, olguları, kavramları tümü ç.a.r.p.ı.t.ı.y.o.r.s.u.n.
Soru ne oldu? Hala asıl soruya gelmedin, cevaplamamak için bin dereden alaksız bin su getirmeye devam ediyorsun, sebep? Uzay ne(hangi) yöndedir?
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Konu spartacus tarafından (01-10-2024 Saat 14:04 ) değiştirilmiştir.
|

01-10-2024, 18:30
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
|
|
Eğer vakum imkansızsa, yani her şey madde yüküyle doluysa, o zaman elektromanyetik dalgaların vakumda nasıl hareket ettiğini açıkla. Bildiğimiz gibi, ışık gibi elektromanyetik dalgalar, tamamen boş bir alanda, yani vakumda bile yayılabilir. Eğer vakum gerçekten madde yüküyle dolu olsaydı, dediğim gibi, ışığın vakumda yayılması mümkün olmazdı.
İkincisi, maddeyi sadece madde yüküyle açıklamak doğru değildir. Işık gibi elektromanyetik dalgalar, vakumda, yani maddesiz ortamda bile hareket edebilir. Madde ve enerji farklı yapılardır. Madde kütleye sahip olan bir şeydir, ancak enerjiyi taşıyan dalgalar (örneğin ışık) kütlesizdir.
Ayrıca 'madde durgun değildir, her zaman hareket eder' ifadesi doğru, ancak bu, maddenin stabil olmadığı anlamına gelmez. Örneğin, içinde yaşadığım ev hareket ediyor olabilir, ama bu hareket, maddenin varlığını veya stabilitesini sarsmaz. Durağan olmayan şey, maddenin sürekli etki-tepki ilişkisi içinde değiştiğini söylemek değildir; madde enerjiye dönüşmediği sürece varlığını korur.
Sonuç olarak, elektromanyetik alanlar veya dalgalar maddeye bağlı değildir; tam tersine, madde olmadan da enerji taşıyabilirler. Maddi yapılar etki-tepki ilişkisiyle var olabilir, ama bu, her şeyin maddeyle tanımlanabileceği anlamına gelmez. Örneğin, elektromanyetik dalgalar maddeye ihtiyaç duymadan var olabilir. Bu da gösteriyor ki, madde her zaman etkileşime girdiği şey değildir; enerji, madde olmadan da kendi başına anlam kazanabilir.
Senin mantığına göre, eğer ışık madde ise, madde de ışık gibi davranmalı, yani madde de enerji yayabilen bir yapı olmalı. Işığı kapattığımızda, karanlık imkansız olurdu çünkü neydi? (madde = ışık) tı.
|

01-10-2024, 19:03
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
|
|
spartacus´isimli üyeden Alıntı
Elektromanyetizma, elektrik yüklü parçacıklar arasında etkileşimle anlam kazanır. Etkileşimin ufkunca da etki alanı anlam kazanır, elektromanyetizma bu alana denir. Bütün kuvvetlerin temelinde etki-tepki yatar, elektrik, mekanik, kimyasal... -> tümü de görece form-yapı farklarına(bağ dokuları, ebadları, bağ dokunun maddi yükle olan ilişkisi, aralıkları, özellik, nitelikleri vb.) nazaran maddi etki-tepki biçimlerinden anlam kazanır. Kısaca yazdıkların yine boş, çünkü sen gerçekleri, olanı, olguları, kavramları tümü ç.a.r.p.ı.t.ı.y.o.r.s.u.n.
|
Çarpıtmıyorum senin eksiklerini tamamlamaya çalışıyorum. Yahu Elektromanyetik dedigin kuvvet, yalnızca yüklü parçacıklarla ilgili değil ki; aynı zamanda ışık, radyo dalgaları, X ışınları gibi elektromanyetik dalgalarla da ilgilidir. Bu dalgalar, kütlesiz fotonlar aracılığıyla taşınır ve elektriksel ya da manyetik bir yükle doğrudan bir bağlantısı yoktur. Yani, bu dalgaların var olması için yüklü parçacıklara ihtiyaç yoktur.
Başka bir deyişle, bir şeyin diğerinin varlığına mutlaka bağımlı olmadığını, ancak aralarında yine de dolaylı bir ilişki olabileceğini ifade eder. Elektromanyetik dalgalar, örneğin vakumda yüklü parçacıklar olmaksızın da yayılabilirler.
Işığı maddeden bağımsız göremiyorsun ve bu yüzden ışığa madde diyorsun. Oysa ışık, kütlesiz fotonlar tarafından taşınan bir elektromanyetik dalgadır ve maddeye bağlı olmadan, örneğin vakumda bile yayılabilir. Işık, madde gibi kütleye sahip değildir ve bu yüzden maddeyle karıştırılamaz. Nokta
|

01-10-2024, 22:04
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668
|
|
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Çarpıtmıyorum senin eksiklerini tamamlamaya çalışıyorum. Yahu Elektromanyetik dedigin kuvvet, yalnızca yüklü parçacıklarla ilgili değil ki; aynı zamanda ışık, radyo dalgaları, X ışınları gibi elektromanyetik dalgalarla da ilgilidir. Bu dalgalar, kütlesiz fotonlar aracılığıyla taşınır ve elektriksel ya da manyetik bir yükle doğrudan bir bağlantısı yoktur. Yani, bu dalgaların var olması için yüklü parçacıklara ihtiyaç yoktur.
|
Elektromanyetizma diyen sendin, o sebeple ona dair de yazdım  ama bak ne demişim?
spartacus´isimli üyeden Alıntı
Bütün kuvvetlerin temelinde etki-tepki yatar, elektrik, mekanik, kimyasal... -> tümü de görece form-yapı farklarına(bağ dokuları, ebadları, bağ dokunun maddi yükle olan ilişkisi, aralıkları, özellik, nitelikleri vb.) nazaran maddi etki-tepki biçimlerinden anlam kazanır. Kısaca yazdıkların yine boş, çünkü sen gerçekleri, olanı, olguları, kavramları tümü ç.a.r.p.ı.t.ı.y.o.r.s.u.n.
|
|
Radyo dalgaları, radyo frekansı ile gerçekleşen elektromanyetik dalgalardır. Tel gibi somut bağlantılar kullanmadan, atmosfer içerisinde veri taşınmasına olanak tanırlar. Radyo dalgalarını diğer elektromanyetik dalgalardan ayıran özellikleri görece uzun dalgaboylarıdır.
|
https://tr.wikipedia.org/wiki/Radyo_dalgalar%C4%B1
Kaldı ki ortam madde yüküyle dolu dersem, buradaki yük illa elektrik yükü vb. gibi değil, VARLIK anlamıyladır, ne diyeyim gerçekten beyin özürlü biri dahi cümlelerimden böylesine çarpıtmalar, alakasız yerlere çekmek gibi sonuçlar çıkartamazdı. sen 10 mesajdır(ki forumda ise 1.000 mesajdır) her şeyi yalan, yanlış çarpıtmakla, trollükle meşgulsün, senin gibiler o kadar çok ki, koskoca ülkeyi bile, 3-5 yalan, yanlış, çarpıtma, istismarla talan edip, resmen gasp ettiler. 5 kelimelik cümleleri bile anlama kapasiten yok, çünkü gerçekten cahilsin, "e göre, e dair" bunu bile kavrayamadın, cümlelerianlama şansın yok  Tamam cahilsin, ama insanın hem cahili hem de böylesine arsız o.rospuyla(bacak arası değildir, huydur, bozuk karakterdir, ısrarla sürdürdüğün gibi) uğraşmak çok zor.
Radyo dalgaları da, yine maddi, etki-tepki süreçleriyle anlam kazanır ve elbette MADDİDİR, kısaca kaynağı, muhtevası(!) maddedir
KÜTLENİN ne olduğunu daha önce ifade ettim, foton dediğimiz de -ki her ne ise- maddedir, etkiler-tepkileşimler de maddidir Günümüz bazı -direk gözlemin dışında kalan, dolaylı çıkarımlara dayalı tanımlar sorunlu ve bu değişebilir, değişecektir de. Çünkü uzayın boş olmadığı, madde yükü(varlığı!), maddi ilişki ağları, etki-tepki deryalı, MADDİ DOKUYA SAHİP OLDUĞU İSPATLIDIR. Bu sebeple karanlık madde aranıyor, fakat biz henüz direk gözlemleyemediğimiz için(çünkü gözlem nesnelerimiz görece iri form-yapılar, etkilere tepki verebiliyor) ""karanlık" madde" diyoruz.
BAĞLI OLMAK ifadesini bile yanlış anlıyorsun, örneğin yağmurun yağması neye bağlıdır? Burada bağlı ifadesini çeşitli cisimlerin, birbirine direk, dolaysız bağlanması gibi bir şey sanıyorsun. Cümleleri anlamak için oku, burada bağlı ifadesi anladığın türden bağlı olmakla ilgili değil, kimileri sonucu yansıtma bağlamında, kimisi çok çeşitli ilişkilere dair, kimileri koşul çerçevesinde, kimileri etki-tepki sonucu anlamında, kimileri önününde, sonunda kaynağa bağlı anlam kazanması vb. temelinde kullanılan ifadeler. O kadar cahil bir trolsün ki, insan ne yapacağını şaşırıyor, cümleleri,kavramları ya hiç anlamıyorsun ya da daim yanlış anlamışsın, öyle saçmalıyorsun ki, tarifi zor...
Nerede nasıl bir deney yaptın da, ya da kavramları nerenden anladın da madde olmaksızın radyo sinyali oluşturdun, buyur göster! Kısa ve öz, bütün kuvvetler, dalgalar, alanlar da........-> MADDE VE MADDİDİR, lamı, cimi yok, net cevap veriyorum, özelde şu ve bu demiyorum.
Boşver bunları, gerçekten bu kafayla, yalan yanlış,çarpıtmalarla hayalibir tanrı yaratabileceğini mi sanıyorsun(aynı soruları bu sefer de o hayali, gereksiz saplantı tanrın için sormayacak mısın?)? sen itirazına gel ve soruyu yanıtla...
Madem ben uzay yön bağımsızdır dedim ve itiraz ettin, o halde;
Uzay ne(hangi) yöndedir?
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

02-10-2024, 17:00
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
|
|
Higgs alanının bir kuantum alanı olduğunu ve bu alanında vakuma özel bir yapı kazandırdığını unutuyorsun. Higgs alanının vakumdaki özellikleri, parçacıkların kütle kazanmalarının temellerinden biri olan spontan simetri kırılmasına yol açar. Higgs alanının vakum durumu, Higgs vakumu olarak bilinen sıfır olmayan bir değere sahiptir ve bu, parçacıkların yalnızca bu alanla etkileşim yoluyla kütle kazandığı anlamına gelir.
Maddi olmayan alanlar (örneğin, Higgs alanı gibi kuantum alanları) ile kütlesis parçacıklar arasında bir etkileşim vardır. Bu etkileşim, parçacıkların kütle kazanması gibi çok temel fiziksel süreçleri açıklar. Bu içerik maddi değildir, çünkü kuantum alanları maddesel yapılar değil, enerji taşıyan alanlardır.
Yani, parçacıklar maddesel degiler, etkileşimde bulundukları alanlar (örneğin Higgs alanı)da maddi değildir. Parçacıklar bu maddi olmayan alanlarla etkileşime girerek kütle gibi özellikler kazanırlar. Bu durum, maddenin doğasını sadece maddesel süreçlerle açıklamaya çalışmanın yetersiz olduğunu gösterir. Buradaki içerik maddesel değil, enerji ve alanlar düzeyindedir.
Öncelikle, maddeyi ve elektromanyetik dalgaları kuantum alanları ve bunların etkileşimleri çerçevesinde anlaman gerektiğini bilmelisin. Elektromanyetik dalgaların kaynağı klasik anlamda bilindigi gibi madde değildir; çünkü her ikisi de alttaki alanların karmaşık dinamiklerinin ürünüyse her şeyin kaynağı madde olamaz.
Cünkü kütle, kendi başına izole bir şekilde var olan bir şey değil; daha ziyade madde olarak adlandırdığımız yapıların bir özelliğidir. Ancak yapilarin bu özelliği, uzay ve zaman içinde hareketle ilişkilidir. Hareket, enerji ve yapıların kütle arasındaki ilişkiyi tanımlayan denklem E=mc² de bu bağı sana gösterir.
Varligi hareketten kaynaklanan, iç unsuru olmayan bir yapıdır madde. Bunu anlaya bilmen icin: Vakumu kaynayan kütlesiz bir su gibi ve bu kaynar ortamda bir damlanın, yani kütlesiz bir yapının, ivmelenip kütlesine kavuşması gibi düşünebilirsin.
Dolayisiyla felsefi ve bilimsel açıdan bakıldığında kütle, maddi olmayan etkileşimler yoluyla ortaya çıkan bir özellik veya durumdur ve bu nedenle bağımsız veya içsel bir unsuru yoktur. Bu hakikat, gerçekliğin temel ilkelerini ve madde, enerji ve evrenin yapıları arasındaki ilişkileri anlamak için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Dolayısıyla gözünü aç, kafanı çalıştır ve maddenin her şeyi açıklayamayacağını anla, çünkü madde de maddi olmayan bir temelin sonucudur. Yani, maddenin kendisi bile maddesel olmayan etkileşimlerden doğar, bu yüzden her şeyi sadece maddeyle açıklamaya çalışmak yetersiz kalmaya mahkumdur.
Maddeden yola çıkarak her şeyi açıklayamayacağın gerçeğini fark etmediğin sürece tartışmalarda hakaret etmeye başvurman kaçınılmazdir. Bu yüzden senin de kendini ifade ederken yetersiz kaldığını görüyorum. Maddeye dayanarak her şeyi açıklamaya çalıştığın sürecede, bu eksiklik seni farklı düşünceleri anlamak yerine her seferinde kişisel saldırılara yönlendirecektir. Yazik.
|

02-10-2024, 22:27
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668
|
|
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Higgs alanının bir kuantum alanı olduğunu ve bu alanında vakuma özel bir yapı kazandırdığını unutuyorsun.
|
Yine nereleri, cehaletin ve gerçekten yarım akıl bir mantıkla -hangi linkleri- karıştırıp, sapı, samanı birbirine karıştırdın 
Gözlem ortamlarında, saf vakum diye bir alan yok, bizim ifadelerimizde vakum görecelidir. E göreliği, varlığa muhtaçlığı vardır. Örneğin atmosfere boşluk deriz, ama biliriz ki boşluk değildir, fakat burada kullandığımız boşluk, hava boşluğu, atmosfer boşluğu gibi ifadeler, yani gözle görülebilir olan cisimler,etkilere kıyasladır 
%100 vakum alanı değil, değil özel çaba, doğada %100 vakum oluşturmak imkansızdır, ancak bir ney e göreliği olur, yanılgıların oluşmaması adına değinip geçeyim.
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Maddi olmayan alanlar (örneğin, Higgs alanı gibi kuantum alanları) ile kütlesis parçacıklar arasında bir etkileşim vardır.
|
Maddi olmayan alan yoktur, zaten madde ve maddi etkileşimler olmaz ise alandan da söz edilemez.
Saf madde => kütlesizdir zaten, kütle, form-yapılara -cisimlere özgü...
Örneğin 2 veya daha fazla saf parça(madde), bağ, ilişki ve üzerinden form-yapı oluşturursa = oluşan cisim kütle sahibi olur, ne kadar parça ihtiva ediyorsa kütle de o kadardır, odur. Zaten kütlenin tanımı bu. Madde miktarına -yüküne- bağlıdır, aksi halde tek başına -form-yapı olmayan madde namına- kütleden söz edilemez, bu akıl, mantık ve ilgili kavrama da aykırıdır. Madde zaten, özünde kütlesizdir, ancak madde çeşitli form-yapılara, biçimlere muhteva, hayat verdiğinde, şeylerin nazarında kütle anlam kazanır. Birey ve kitle ilişkisi gibi düşünebilirsin, eğer toplum form-yapı olarak düşünülürse, kitleliği birey miktarına bağlıdır. Birey=kitle değildir, ama 10 birey bir topluluk oluşturursa => kitle ifadesi anlam kazanır. 2 kişi dahi kitledir , çünkü yüklüdür, neyle yüklü? Bireylerle , birey miktarı ne kadar artarsa, hem kitle(kütle) hem de ağırlık artar. Salt maddi değil, toplumsal anlamda manevi nazarda da o kadar artacak, ağırlıklı olacaktır. MİKTAR ÖLÇÜSÜ = NİCELDİR, yani KÜTLE de miktar ile ilgilidir ne kadar madde, o kadar kütle, İŞ, iş kapaitesi(enerji) miktar-ı(nicelik)i demek ki buradan da enerji hesabında neden kütle kullanıldığını da bir kez daha duymuş oldun(bu kaçıncı duyman, ama kavrayamıyorsun). Daha sen ölçü, miktar, ne kadar vb. gibi soru ve kavramlarımızın NİCEL olduğunu bilmiyorsun, sana ne anlatabilirim, insan olsan mümkün. Bunca sahtekarlığına, alavereliğine rağmen, sabırla anlatıyorum da.
Kısaca birey ve kitle gibi düşünebilirsin, tabi bu kadar basit izahlarımı anlamanın işine gelmediğini defalarca gördük.
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Elektromanyetik dalgaların kaynağı klasik anlamda bilindigi gibi madde değildir; çünkü her ikisi de alttaki alanların karmaşık dinamiklerinin ürünüyse her şeyin kaynağı madde olamaz.
|
demişsin, her ŞEY'İN KAYNAĞI MADDEDİR, biz her şey'in kaynağına -> madde dedik, bu ismi verdik! hani sen pinokyo tanrı diyor, uyduruyorsun ya ya, DEĞİL, bizim metafiziğe ihtiyacımız yok, gereği de yok, işte her şey'in muhtevası, kaynağı, temeli maddedir, hasılı her şey(cisim, parça) madde, şeyler arasında ceryan eden ve etki-tepki biçimleriyle etkileşerek anlam kazanan bütün olgu ve olaylar da maddidir. Yazdıklarını 40 kere oku ve ben nasıl bu kadar gerizekalı lafızlarda bulunabiliyorum diye irdele. Oysa bütün karmaşık ilişkilerin temelinde, çok, ama çok basit, ilkel, temel ilişkiler yattığını daha önce izahla açıklamıştım, sen hem aşırı cahilsin hem anlayamadığın(kapasiten yetmediği için) aşırı çarpıtan birisin. sende emek,alınteri, düşünme yok, bari emeği vermiş olanları çarpıtma... bir şeyler edinmeye çalış. Sen sanıyorsun ki fizik alanı(metafizik olmayan yani!), stabil , şeyler katı* vs., değil. Madde, etkileşimler deryasındasın, duyular, algı namına elinde olan ise etkilere-tepki verme ve buradan anlamlar oluşturma çabası., İrisinden, en ufağına değin, ortam KAOTİK bir şey'ler, etki-tepki deryası ve bu etki-tepkileşimler, çok çeşitli seviyeler, çok çeşitli etki düzeylerinde... Kısaca öyle bir okyanusun içindesin, sana karmaşık gelen ne varsa bu senin kapasitesizliğinden, özneliğinden, farkında olamadığın balıklıklığından dolayı. Şu an oturduğun sandalyede, aynı anda envai tür etkileşimler, titreşimlerle, hatta senin etkin bile bir dolu tireşim, dalgalar yaymasına sebep oluyor, temelde hiç bir şey, alan sabit değil, kaotik -çünkü maddi bir okyanus dahilinde...
* Katı, sıvı vb. tümü de moleküler yapıyla ilgili, temel parçalar katı, sıvı,gaz vs. olamaz, imkan yok, çünkü temel parçadırlar(birey), moleküler(kitle, kütleye de anlam kazandıran) yapılarından söz edilemez
Düşünsene böyle saçma sapan, akıl, mantık, bilim dışı lafızlarla gerekçeler üretecek kadar cahil, izah edildiği halde -ki nasıl üretildiklerini dahi ifade ettim, bütün yapılması gereken maddi yapılar arasında etkileşim ortamı sağlamak, daha doğrusu zaten varolan maddi etkileşimleri, TAKLİT ederek kullanmak!, gerçekten geri zekalı, akıl, mantık dışı biçimde kelime, kavramları, cümleleri, anlam, ilişkileri çarpıtacak kadar da arsız, utanmaz, arlanmazsın. Bak yazdığın edebiyatı buradan sonrası için okumama gerek kalmadı, cahil.
Safsataları bırak, konumuz "nasıl ki uzay sınırsız ve yön bağımsızdır, bu bakımdan uzay yön kavramına muhatap değildir yön kavramı için uzay gerekir, uzay için ise yön kavramı gerekmez, uzay herhangi bir yöne tabi, BAĞLI kılınamaz" ifademi, Bilal'e değil, mala anlatır gibi - muhatap olmama durumunı anlayasın diye örnek verdim, sen uzay sınırlıdır, yön bağımlıdır diye itiraz etmiştin. KONU BUYDU, NE ZAMAN SANA SORU SORDUM her cevabın ne mantık ıdlı itirazınla ne de soruyla ilgili, ALAKALI omadı. Cehaletini ortaya serdiğin çarpıtmalar, yalan, dolanlarla dolu bir garabet, sıçıp, bez isteyip, sıvamak gibi.
Madem ben uzay yön bağımsızdır dedim ve itiraz ettin, o halde;
Uzay ne(hangi) yöndedir?
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Konu spartacus tarafından (03-10-2024 Saat 00:43 ) değiştirilmiştir.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:04 .
|