Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Multimedya

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #31  
Alt 29-08-2020, 18:22
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

Sn.cenkvarol;yahudilerin Kudüs'e doğru dönüp dua ettiklerini biliyoruz..Kabe'nin önünde bulunan çıkıntı(hıcır veya hatim),camilerdeki mihraba karşılık gelir ve bu çıkıntı,Kudüs'e doğru bakar..!
Yalnız bu istikamette Petra'da bulunur..Yani ''Kabe,Petra'ya da bakar'' denebilir..Yalnız ben ''Kudüs'' diyorum..Kuran'daki müminlerin yahudi asıllı hristiyanlardan olan ebiyonitler olduğunu yazmıştım;
https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=42470
Şöyle bir kronoloji düşünüyorum;
Kabe'yi ilk önce ana tanrıçaya tapan araplar (arapların geçmişte anaerkil olduklarını filan biliyoruz) yaptılar ve bu tapınağın yönü,nebatilerin Allat tapınağına,yani Petra'ya doğru dönüktü..
Sonrasında 1-2.yüzyıllarda sürgüne gönderilen yahudilerin bir kısmı,Kabe tapınağını bir sinagoga çevirdiler..Tapınağın yönünü de değiştirmediler,çünkü Petra ve Kudüs aynı istikamette..
Kabe'yi sinagoga çeviren bu yahudiler,aslında yahudi hristiyanlardan olan ebiyonitlerdir ve bu ebiyonitler,Kudüs'e doğru dönerek ibadet ederler(Doğuya dönmezler)..
İslam mitine göre de,müslümanlar ilk başta Kudüs'e dönüyorlarmış zaten..
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 21-07-2024, 18:19
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

İslam öncesi Yahudilerin ne durumda olduğunu bilmek/anlamak, İslam'a da farklı gözle bakmamıza neden olacaktır.

Bakalım;

5. yy'dan sonra Sasani imparatorluğundaki Yahudilerin durumu kötüleşmeye başlıyor. 6. yy sonunda da , Yahudiler arasında mesih beklentisi artıyor. Yahudiler bu süreçte Sasanilerle anlaşamasalar da, 614 yılında Kudüs'ün Sasanilerce işgaline destek veriyorlar. Bu destekten kısa süre sonra, Sasanilerle Yahudilerin düşmanlığı tekrar beliriyor.

Roma'da da 5. yy sonrası Yahudilerin durumu kötüleşmeye başlıyor.
(Bunu, hristiyanlığın yayılması/yoğunlaşması ile açıklayabiliriz belki.)
6. yy'da Justinyen ve 7. yy başında Phokas zamanında Yahudiler çok kötü duruma geliyorlar. 614 yılındaki Kudüs'ün Sasanilerce işgaline destek vermeleri, kendileri açısından bir 'kırılma noktası' oluyor. Yahudiler bu işgal sırasında kiliseleri yıkıyorlar, hristiyanları öldürüyorlar. (90.000 kişinin öldürüldüğü söyleniyor.)

627 yılında Heraclius, Sasanileri mağlup ediyor ve bu tarihten 5 yıl sonra imparatorluk içindeki bütün Yahudilerin hristiyanlaştırılması emrini veriyor. Heraclius'un Sasanileri mağlup edip, Kudüs'ü ele geçirmesi, Hristiyanların Heraclius'u 'ahir zamanda' ortaya çıkacak 'son Roma imparatoru' olarak görmesine neden oluyor. Heraclius, İsa'nın gökteki krallığı öncesi, yeryüzündeki insani kralların sonuncusu olarak resmediliyor. Mesih İsa'nın gelişine zemin hazırlayacak kral olarak görülüyor. Diğer taraftan Kudüs'ü Heraclius'a kaptıran Yahudiler, Heraclius'u mesih öncesi ortaya çıkacak Deccal/Armilus olarak görüyorlar.

Sonuçta şunu söyleyeyim;

5. yy'dan Arap fetihlerinin başladığı 7. yy ortasına kadar, hem Sasani, hem de Roma'daki Yahudiler, her anlamda çok kötü durumdalar. Bu yüzden mesih beklentisi içerisindeler. Arap fetihleri, Yahudilerin umutsuzluğa düştükleri 7. yy ortasında başlamış ve Yahudiler de fatihleri, birer 'kurtarıcı' olarak görmüşler.

Kaynaklar;
Ortaçağ İslam'ında mesihçi inançlar ve imparatorluk siyaseti- H. Yücesoy
Emeviler döneminde İslam Dünya'sında Yahudiler-N. Arslantaş
Bizans ve ilk İslam fetihleri- W.E.Kaegi
Yahudilerin ahir zamanı-Y. Meral
Bizans Yahudileri- U.T. Sivrioğlu
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 23-07-2024, 13:12
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

İslam öncesine dair düşünmeye devam edelim.🤔

Zafer Duygu'nun ''İslam ve Hristiyanlık'' kitabından;

''Tüm bu örneklerden görüldüğü gibi, 7. yüzyılın hristiyan yazarları, halihazırda yaşanmakta veya kısa süre önce yaşanmış olan İslam fetihleri sürecini, fatihlerin diniyle ya da onların yanlarında yeni bir inanç sistemi de getiriyor oluşlarıyla hiç ilgilenmeden anlatmışlardır.''

Demek ki bu bir İslam fethi değil, Arap fethi. Bu veri, yazılı tüm İslam tarihini ilga eder mi, siz düşünün.
Tam anlamıyla Arap fethi mi, bunu öğrenmemiz lazım. Yani Araplar bu fetihleri kendi başlarına mı yaptılar, yoksa birilerinden yardım aldılar mı?

Nuh Arslantaş'ın ''Emeviler döneminde İslam Dünya'sında Yahudiler'' kitabından;

''Bu sebeple fetihlerin gerçekleştiği her yerde, özellikle de Filistin, Suriye ve İspanya'da, Yahudilerin müslüman fatihlere destek vermeleri ve onlar tarafından da müttefik kabul edilmeleri şaşırtıcı gelmemelidir.''

İki kaynak, bize şunu söylüyor;
1- Fetihlerin dinle/inançla bir ilgisi yok. Yani Arap fetihleri diyebiliriz buna.
2-Arapların yapmış oldukları bu fetihlerin müttefikleri Yahudiler.

Bu yazılanları destekleyen bir kaynak daha.
Ulaş Töre Sivrioğlu'nun '' Bizans Yahudileri'' kitabından;

''Zira fetihler sonucu Bizans imparatorluğu yarı yarıya küçülürken, Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı Suriye-Filistin ve Mısır gibi eyaletler de artık imparatorluktan ayrılmış oldu.''

Yahudilerin fetihler öncesi mesih beklentisi ve Yahudilerin, Roma/Sasani ile yüzlerce yıl boyunca savaştığı da hesaba katılmalı.

Savaşçı bir toplum, çok zor durumdalar ve mesih bekliyorlar.!

Bir şey daha var. Biz Yahudilerin Tevrat'a ''Kuran'' dediğini biliyoruz.
O zaman şunu diyebiliriz; 🤔

''7. yy'da Yahudiler, kendilerine zulmeden Roma ve Sasani imparatorluklarına karşı, Arapların yardımını alarak, ellerinde Tevrat(Kuran) ile savaşmışlar ve bu savaşlar da büyük başarı sağlamışlar.''

Şu cümleyi kurmaktan 'haz' duydum resmen.
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 24-07-2024, 23:51
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

7. yy'da Yahudilerin Araplarla beraber hareket edip, Yakındoğu'yu işgal etmesinin mümkün olması için, bu bölgedeki Kadıköy konsili karşıtı hristiyanların desteklerine ihtiyaçları var.

Bu monofizit/diyofizit hristiyanlar, kimi yerde işgalcilere destek olmuşlar, kimi yerde de pasif kalmışlar. Roma'dan bezmiş olan bu heretikler, başlayan işgalden yana olmuşlar. Yani 'Arap fethi' dediğimiz şeyin içerisindeki ana unsur Yahudiler, yan unsur da heretik Hristiyanlar.

Yazılı, genel kabul görmüş İslam tarihine göre bu fetihleri sadece Müslümanlar yapmış ama Türkçe kaynaklarla gösterdiğim gibi, fetihlerin dinle alakasının olmadığı gibi, diğer semavi din mensupları da bu fetihlere destek vermişler, bizzat savaş alanındalarmış.

Mesela 12. yüzyılda yaşamış monofizit yazar Suriyeli Michael, fetihleri şöyle yorumlamış;

''İntikam tanrısı. Bizi Romalıların ellerinden kurtarmak için İsmail'in oğullarını güneyden yardıma gönderdi.''

Tabi burada, 12. yy'da hâlâ 'İsmailoğulları' denmesi de dikkate değer.!
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 03-01-2025, 17:09
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

7. yüzyılda Kudüs'ün hristiyanlar ve yahudiler arasında el değiştirmesi, bu insanlar arasında kıyametin yaklaştığı anlayışını doğurmuş. Kudüs yahudilerin elindeyken, hristiyanlar İsa'nın ikinci gelişini beklemişler. Kudüs hristiyanların eline geçince de, yahudiler, yahudi mesihin gelişini beklemişler. Bu süreçte Roma imparatoru Heraklius'u, hristiyanlar mesihe zemin hazırlayan kişi olarak görmüşler. Yahudiler de Heraklius'u mesih öncesi ortaya çıkacak Deccal(sahte mesih, armilus) olarak görmüşler.

Deccal nedir?

Süryanice Matta incilinde, 'deccal' için 'sahte' anlamında 'daggala' ifadesi kullanılmış.

Dünya'nın sonuna doğru, mesihin ikinci gelişi veya mesih öncesinde, yani kıyamet öncesinde bir 'kral' olarak ortaya çıkacak kişiye 'deccal' denmiş.

Bu kral şeytanla ilişkilendirildiği için, haliyle kötü bir kral olarak anlaşılmalıdır. Yahudiler, kendilerinden Kudüs'ü alan Heraclius'u, kötü bir kral olarak gördükleri için, kendisini deccal olarak lanse etmişler;
https://x.com/Pesimistateist/status/1815040975070179815
Kıyametin kopmasına az kaldığını sanan yahudiler, arapların yardımı ile fetihlere girişmişler. Birkaç yüzyıl ortalık karışıyor(Sasanilerin yıkılması gibi), sonrasında hristiyan teologlar yaklaşık 500 sene İslam peygamberi Muhammed'den 'deccal' diye söz ediyorlar.

Yahudilerin, hristiyanların kralı Heraclius'a deccal demelerine nazire yapar gibi, Hristiyanlar da, Arapların kralı olarak gördükleri Muhammed'i deccal ilan ediyorlar.

Peki, Yahudiler İslam peygamberine ortaçağda ne demişler?
Deccal dememişler de, 'meşuga' ya da 'meshuggah' demişler. 'Deli' gibi olumsuz bir anlamı var ama eski ahit 2. krallar 9. bölümde peygamber Elişa'ya, uşağı vasıtasıyla 'deli' dendiğini görüyoruz.
Yani Muhammed için kullanılan ifadeyi olumsuz bir ifade gibi görmemek lazım.

Hristiyanların Muhammed'i deccal olarak görmesinden, Yahudilerin de görmemesinden ne anlamalıyız?

Başarıya ulaşan(Kudüs'ün hristiyanlardan kurtarılması gibi) Yahudi Arap fetihleri sonucunda, Araplar için bir kral peygamberin oluşturulması(kuzenlere ödül mü?) ve Yahudilerin bu peygamber için deccal gibi olumsuz/kötü bir tabiri kullanmamalarını anlayabiliriz. İlk etapta bu bir dini oluşum değil, siyasi bir ittifaktı.
Şu da var; Yahudiler İsa'yı sahte mesih yani deccal olarak görmüşler. Hristiyanların İslam'ın ilk yüzyıllarında Muhammed'i sahte mesih, yani deccal olarak görmelerinden, Muhammed'in başlarda yahudi mesih olarak lanse edildiğini de düşünebiliriz. Hristiyanlar ''Siz bizim mesihimize deccal dediniz ama asıl sizin mesihiniz deccal'' demişler gibi.
Diğer taraftan İsa'ya ihanet eden havari Yudas İskaryot'un ve Deccal'in Dan kabilesinden olduğu söyleniyor. İsa'ya ihanet edenlerin İslam'la ilişkisine dair;
https://x.com/Pesimistateist/status/1430452659954323456
Filistin'in kuzeyinde, putlara tapan bir Yahudi kabilesi bu. Putperest olmaları da, Mekke'deki putperestler söylemine cuk oturuyor.!
Bütün bu veriler birbirleriyle bağlantılı.
Mesela müslümanlar, ilk zamanlar niye Kudüs'e döndüler?
Ya da Yahudiler niye ümmet içerisinde sayıldılar?
https://x.com/Pesimistateist/status/1721528791531389384
Daha önce Arapların, Yahudilere olan baskısı yüzünden, yahudi mesihlerin bir bir ortaya çıktığını yazmıştım;
https://x.com/Pesimistateist/status/1744402060244668546
Araplarla Yahudiler hangi bölgelerde işbirliği yaptılar, hangi kabileler bu birlikteliğe karşı çıktı filan, bunları bilmiyoruz ama İslam'ın ortaya çıktığı 7. yüzyıl sonu ve 8. yüzyıl başında yahudi mesihlerin ortaya çıkması da tesadüf olamaz.

Neticede farklı fikirler ortaya atılabilir ama deccal ya da eskatoloji konusunun, İslam'ın doğum aşamasında kilit bir rol oynadığı çok bariz.
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 06-01-2025, 15:53
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Bu konudaki düşüncelerim ekteki gibidir:

Muhammed esnaftı. Neyin değerli olduğunu ve neyin değerli olmadığını iyi bilirdi.

Kayınpederi yahudiydi ve muhtemelen kendisi de kripto yahudi. Yahudi din kitaplarından ve kayınpederinden öğrendiklerini kullanarak yeni bir din icad etmenin ona getirisi olacağını hesapladı. Düşündüğü gibi de oldu zaten. Yazdığı kitapla kendisine birden fazla eş, ganimetten pay gibi ayetler düzerek rahat içinde yaşamasını sağladı. Görüyorum, ordan ayet geliyor, görüyorum, filan, fazlasıyla masalsı.

Hani şimdi de peygamber gelse ya. 24.000 peygamber gelmiş. Bu 24.000 peygamberin hitap ettiği kitleyi toplasan bugünkü nüfus kadar etmez. Hadi şu 8 milyara da 1400 yıldır tek peygamber gelmedi.

Ya tabi eski zamanlarda insanları ufak numaralarla kandırmak kolay. Mağaraya girdim ağzında örümcek ağı oluşmuş. Ha demek ki mucize. O zaman buna inanalım biz.

Eskiden en küçük numara yapan peygamberim derdi ve hemen inanırlardı. Adam körleri iyileştiriyor çünkü adamın mesleği doktor zaten. Ama yetenek yetenektir, bak körleri iyileştiriyor, Allahın resulü, maşallah. Öteki hayvanlarla konuşuyor mesela. Adam bildiğin veteriner. Peygamber diye inanıyorlar o da bunu istismar ediyor. Denizin yarılması da o değil de, o bölgede belirli periyotlarla gerçekleşen bir doğa olayı. Eğer zamanını bilirsen arkana firavunun ordusunu takıp şov yapabilirsin.

Aynısını Kristof Kolomb da yapabilirdi. Köylüleri nasıl güneş tutulmasının Allahın emriyle ve onun dilemesiyle olduğuna ikna ettiyse, istese peygamber olduğuna da ikna edebilirdi. Güneşi karartan peygamber, kulağa hoş geliyor. Ama o ne yaptı, bunu sürdürmedi. Gene de adamlar onun kutsallığını o kadar içselleştirdiler ki, ülkelerinin ismini ona atfedip Kolombiya yaptılar.

Kolombiya isminde ülke var ama Muhammediya isminde ülke yok. Ha demek ki o kadar da derin etkiler bırakmamış, insanların iç dünyasını etkilemek anlamında söylüyorum, çok da şeyapmamak lazım. Yoksa, inanmazsan kelle gittiği için mecbur şeyapacaksın.

Neyse. Konumuza dönersek, Muhammed de diğerleri gibi halkın dini değerlerini istismar ederek, mal, mülk, mevki ve bolca beleş kadın elde etti. Dünyada zevkü sefa içinde yaşadı.

Ama işte, ilahi adalet öyle çalışmıyor bayım.

En önem verdiği şey erkek evlatlarıydı. Okuduğu ayetlerde erkekler cennet, kadınlara kapıkulu görevi düştü. Erkekler onun dünyasında hükümdar, karılar mal gibi alınıp satılan, çoğunlukla zevce denen, hakları olmayan, üçüncü, dördüncü, onuncusu alınabilen, bir nevi erkeğin kuluydular. Erkeklere bu kadar değer verdi ve instant karma (ilahi adalet) gereği olarak geride tek erkek evlat bırakmadı. Erkek torunları bile savaşlarda öldüler ve geride hiç bir erkek torunu bile kalmadı.

İlahi adalet varsa, tam da işte böyle çalışıyor. Demek ki neymiş, Allahın adını anarak atıp tutmayacaksın, Allahın adını kullanıp mal mülk elde etmeyeceksin. Bak sonra intikamı acı oluyor. Peki ders alıyorlar mı? Yok. Kafa aynı kafa aynen devam ediyor.

Allah derken demek istediğim, doğa da olabilir, simülasyoncu da, Zeus da, Tutankamon da, ben de olabilir sen de... Masal kahramanı olan, hikaye kitabındaki Allah değil. Oradaki tanıma uyan, varsa gerçek ilah anlamında. Yanlış anlama olmasın.

Elbette aslında Allah, bu masal kitabında anlatıldığı şekilde olmasa da var olabilir. Ben şahsi olarak varsa tüm olarak bunun beni / bizi kapsadığını düşünüyorum. Ama ayrı da olabilir. Gerekten de bir Allah var olup, şeytanla ıslık yarışına girip, kim daha uzağa ıslık atacak diye iddialaşmış olabilir. Dünyayı da, şeytan ismini vereceğimiz simülasyoncuya idare edip, bu insanla ya da insanlarla ne yaparsan yap, bakalım günün sonunda hala bana ibadet edecek mi diye merak içinde bekliyor da olabilir. Her şeyin başını sonunu, öncesini sonrasını bilen birisi niye böyle bir beklentiye girer anlamış değilim ama, anlamadığım şeyler olabilir.

Konuyu dağıtmadan toparlarsak, İslam'ın ortaya çıkması, aslında Muhammed'e maddi, manevi, şehveti ve makam açısından istismar edebileceği bir din lazım olmasından doğmuştur. Gerisi teknik ayrıntıdır.

Muhammed'in para, mal, mülk ve makam sevgisini şöyle gerekçelendirmek istiyorum:

25 yaşındayken 40 yaşında bir kadınla evlendi. Aslında bu konuda söylenebilecek çok şey var ama çoğu sıkıntılı. Yazıp yazıp sildim, düşünüp düşünüp vaz geçtim. Özet geçiyorum. Eğer 25 yaşında genç bir erkeksen 20'li yaşlarda pırlanta gibi bir kızla evlenmeyi hayal edersin, 40 yaşında bir kadınla değil. 40 yaşında bir kadınla evlenen 25 yaşında genç bir erkeğin birincil amacı mal, mülk ve makam olmalıdır. Bu en mantıklı seçenektir.

40 yaşına geldiği zaman karısı 55 yaşında olur ve bu da menapoz dönemine tekabül eder. Bu durumdaki bir kadının yanında yatmak yerine geceleri mağarada geçirmek akla yatkın görünüyor. Senin yüzüne bakacağını boş mağara duvarına bakarım daha iyi, gibi. Orada bir açmaza düştü.

Evdeki iş görmüyor ve ona öncelikle kadın lazım. Fakat bu ortamda mümkün değil. Çünkü kayınpederi yahudi. Yahudiler nerede olursa olsun eğer yahudi olduğu biliniyorsa ortamın en nüfuzlu ailesi olurlar. Bu yüzden kayınpederini aşarak ikinci evlilik yapma şansı da yoktu. Ona devrim niteliğinde bir şey lazımdı. Yeni bir din gibi örneğin. Ve ilk evliliği hariç bütün diğer evliliklerini peygamber olduktan sonra yaşadığı bolluk çerçevesinde gerçekleştirmiştir.

Konu Singularity tarafından (06-01-2025 Saat 17:17 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 07-01-2025, 16:51
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

İsrail oğullarıyla alakalı ayetlerin fazla olması da yukarıdaki teoriyle açıklanabilir, hatta en iyi bununla açıklanır. Ne demiştik?

Muhammed 25 yaşındayken ve aslında 20 yaşında pırlanta gibi bir kızla evlenmesi gerekirken mal, mülk ve makam sevdası yüzünden 40 yaşında bir kadınla evlenip hayatı kendine zindan etmiş, 40 yaşlarına geldiği zamansa 55 yaşında olup menapoza giren karının suratını görmemek için kendini mağaraya kapatmıştı. Peygamberliğini bu açmazdan kurtulup öncelikle kadın bolluğuna kavuşmak için ilan ettiği zaman önündeki en büyük engel, bir Yahudi olan kayınpederi ve kayınlarıydı. Kayınlarını ve kayınpederini baskı altında tutabilmek için, ikide bir İsrailoğullarını uyaran ayetler üretti.

Onlara söyleyin bozgunculuk çıkarmasınlar. Aslında burada bozgunculukla kast ettiği şuydu:

Kaç yaşında adamsın, yakışıyor mu sana 18 yaşında çocukla evlenmek. Kim diyor bunu? Kayınları, yani dünürleri, yani İsrailoğulları. Hemen ayet geliyor peşinden. İsrail oğullarına verdiğim nimetleri hatırlat, onlara güvercin yumurtası ve kudret helvası vermiştik. Yani diyor ki sizi de besliyorum o arada ey kayın akrabalarım, yiyin için nankörlük etmeyin, karılarım hakkında konuşup fitne çıkarmayın.

Mesele budur.

İslam aslında karı kız davasından çıkmıştır. Kuran'da hiç de o kadar gerekli olmadığı halde ikide bir İsrailoğullarına Atıf yapılmasının sebebi gerçek İsrailoğulları değildir. İsrailoğlu olan kayınlarını baskı altında tutabilmek amaçlıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 16-01-2025, 20:14
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

Muhammed'den bahseden harici kaynaklar arasında sayılan Sebeos'tan bahsedeceğim.

Ermeniler bir araya gelip, 7. yüzyılda bir Ermeni tarihi/anlatısı yazmışlar. Bu anonim yazılar, 1672 yılında bulunmuş ve 7. yüzyılda yaşadığı söylenen Sebeos ismindeki piskoposun, bu yazıları yazdığı lanse edilmiş. Bu yazıların/yazarın bilinemezliği yüzünden, bu metne 'Pseudo-Sebeos' denmiş.

Yani okuyacağımız her şeye şüphe ile yaklaşabiliriz, yaklaşmak zorundayız.

Zaten metnin içerisindeki tutarsızlıklar, bize bunu söylüyor.

Diyelim ki, böyle bir piskopos var ve bu kişi İslam hakkında ne yazmış, bakalım.

Alttaki kitabın iki sayfası önemli. 87 ve 88. sayfa.
IMG_20250116_171235.jpg
Sebeos.jpg
71HhQGqp1AL._SL1173_.jpg
87. sayfada Yahudilerin Edessa'da oldukları ve sonrasında güneydeki çöle, Arabistan'daki İsmailoğullarının yanlarına gittikleri yazıyor. Bu bahsedilen bölge, o dönem Gassanilerin yaşadığı yerler. Gassaniler monofizit hristiyanlar. Yani, Heraklius zamanında Urfa'daki yahudiler, güneydeki hristiyan kuzenleri İsmailoğullarının yanlarına kaçıyorlar. 88. sayfanın başında yahudilerle bu insanların, yani hristiyan arapların tapınçlarının birbirlerine benzemediğinin altı çiziliyor. Sonra asıl mevzudan bahsediliyor;

''O sıralarda İsmailoğullarından Muhammed adında bir tacir vardı.''

Gassanilerin başkenti Jabiyah, Edessa'nın(Urfa) çok uzağında bir yer.
https://en.wikipedia.org/wiki/Jabiyah
Urfa ile Jabiyah arasında önemli diyebileceğimiz Palmira ve Şam şehirleri var. Yani bu bahsedilen tacir, Sebeos'a göre Jabiyah, Şam ya da Palmira'da olmalı.
Muhammed adındaki tacirin altını çizdiği şey,
İbrahim ve İbrahim'in oğulluğu meselesi.

Muhammed ismindeki tacir, Kudüs'ün kuzeydoğundaki çöldeki İsmailoğullarına gidiyor ve bu kişileri boş tapınçlardan döndürüyor. O dönemde, o bölgedeki insanlar hristiyansa(öyle), o halde bu hristiyanları yahudiliğe döndürmüş olmaz mı?
''Siz İsmail'in oğullarısınız ama siz de bizim gibi İbrahim'in oğullarısınız'' deniyor.
Vadedilmiş topraklardan bahsediliyor aslında.
Zaten Muhammed'in ortaya çıktığı an, Yahudilerin İsmailoğullarının yanına kaçtığı anda oluyor.
Muhammed ''Allah, İsrail'i sevmekle vadine uygun davrandı.'' demiş. Bu nasıl açıklanabilir ki.!
Muhammed'in, peygamberliğinden ya da mesihliğinden de bahsedilmiyor.

Muhammed'in adının geçtiği paragraftan sonraki paragraf, konuyu daha da karman çorman hale getiriyor. Çünkü burada, İsmailoğullarının Sina yarımadasında toplandıklarından bahsediliyor.
Urfa'nın güneyindeki çöldeki Arabistan'dan bahseden metin, bir paragraf sonra Sina yarımadasındaki İsmailoğullarından bahsetmeye başlıyor.
Burada yahudilerin ve arapların, yani İsrailoğulları ile ismailoğullarının Roma'ya karşı bir ittifak yaptıklarını görüyoruz.
Daha önce Arap fetihlerinin yahudiler sayesinde yapılmış olabileceğinden bahsetmiştim. Sebeos'un bu ittifakın altını çizmiş olması önemli. Buna rağmen bu yazılanları ciddiye alamıyorum.

Müslümanlar bu yazılanlar arasında, sadece 'Muhammed adındaki tacir' ifadesini gerçek kabul edip, diğer yazılan her şeyi yok sayıyorlar. Cımbızlama işte bu.

Mekke, Medine, İslam, peygamberlik ya da Kuran. Bu konularda tek kelime yazılmamış.
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 16-01-2025, 20:15
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

Sebeos'a atfedilen bu yazılara asla güvenemiyeceğimizi, yine aynı kitaptan bir örnekle göstereyim. Bir yerde Muaviye'nin Asuristan'da olduğundan bahsediliyor. Asuristan şurası;
Sasanian_Asoristan_and_its_surroundings.svg.jpg
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 18-01-2025, 08:05
kehf86irkalla kehf86irkalla isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Jan 2025
Mesajlar: 44
Standart

Siyasi takdik olarak islamın derlenmesi gerçekleşmiş, günümüzdeki siyasi parti iktidarına ihtiyaç halindeki insanlara benzetiyorum, yanlış giden birşeyler olsa bile takdik dışına çıkmamsk için birarada kalmak için yanlışa tahamül ediyorlar
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:03 .