
10-09-2024, 20:46
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
|
|
Duygu sömürüsü
Türkiye'deki emek ve din sömürüsünün korkunç bir boyuta ulaştığı yetmezmiş gibi, bir de üstüne duygu sömürüsü harikulade bir şekilde yapılıyor.
Duyguları olan ya da duygusal canlılar olduğumuz için, bu yönümüz sömürülmeye müsait sonuçta. Bunu planlı olarak yaptıkları gibi, spontane olarakta yapabilirler.
Son günlerde duygu sömürüsünü öldürülen 'Narin' üzerinden yapmaya devam ediyorlar. Belki son 15 gündür, tv'de ve internette Narin'den bahsediliyor.
İstatistiklere göre Türkiye'de her gün kadınlar, genç kızlar öldürülüyor. Çocuk işçi ölümleri, çocuklara taciz/tecavüz rakamları korkunç boyutta.
Niye ısrarla Narin'den bahsediliyor?
Çünkü senin duygularınla oynuyorlar. Seni bu minvalde meşgul ediyorlar. Gündemi belirliyorlar. Senin neye üzülüp üzülmeyeceğine, neyle meşgul olup olmayacağına karar veriyorlar.
Narin'in öldürülmesi 'korkunç' bir olay ama bu feci olay üzerinde bu kadar durmanın altında yatan neden de, duygu sömürüsünden başka bir şey değildir.
Bu duygu sömürüsünün nasıl yapıldığını, depremler sonrası enkazın üzerinde selfie çektirenlere veya şehit cenazelerinde konuşma yapanlara bakarakta görebilirsiniz.
Emeğin sömürülüyor, yetmiyor dini değerlerin sömürülüyor, yetmiyor duyguların sömürülüyor. Haliyle Türkiye'deki sistemin adı kapitalizm filan olmaktan çıkıyor. Bu sistemin adı ....ş, başka da bir şey değil.
Sevgiler.
|

13-09-2024, 13:35
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
|
|
Narin'in önce kaybolmasının ve ardından ölümünün medyada geniş yer bulması ve toplumda yankı uyandırmasının birkaç nedeni olduğuna inanıyorum. Öncelikle, Narin'in trajik ölümünün medyada bu düzeyde işlenmesi, toplumun adalet arayışının ve duygusal tepkilerinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Medyanın bu tür olaylara yoğun ilgi göstermesi, sosyal medyanın ve haberlerin hızla yayılan doğasının bir sonucudur. İnsanlar, bu tür trajedilere doğal olarak duyarlıdır ve medya, toplumun bu duygusal tepkilerini yansıtmakla yükümlüdür.
Bununla birlikte, Narin'in ölümü gibi olaylar, toplumun mevcut adalet sistemine olan güveninin sorgulandığı bir ortamda yaşanır.
Bu tür olaylar, toplumun adaletin sağlanması yönündeki arayışının adaleti sağlamakla yükümlü olanlarla bir bilek güreşi olarak görülebilir.
Toplum, adaletin sağlanması için bu olayları bir test olarak değerlendirir ve bu olaylar aracılığıyla sistemin ne kadar etkili olduğu değerlendirilir. Narin'in ölümü, adalet sistemine karşı toplumsal bir baskı oluşturur ve bu baskı, kamuoyunun bilinçlenmesini ve toplumsal değişimi teşvik etmeyi amaçlar.
Bu bağlamda, medyanın Narin'in ölümü gibi trajik olaylara geniş yer vermesi, toplumun adalet anlayışını test etme ve bu anlayışın ne kadar etkili olduğunu görme fırsatıdır. Narin'in ölümü, bu tür olayların toplumda nasıl yankı uyandırdığını ve adalet arayışının nasıl şekillendiğini gösterir. Toplum, bu olaylarda adaletin sağlanıp sağlanamayacağını değerlendirirken, medyanın ilgisi bu sürecin bir parçası olarak görülebilir.
Sonuç olarak, Narin'in medyada geniş yer bulması, toplumun adalet arayışının ve duygusal tepkilerinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Bu tür olaylar, adaletin sağlanması ve toplumsal sorunlara dikkat çekilmesi açısından önemlidir ve adalet sisteminin toplumsal bir bilek güreşi olarak görülebilecek bir testten geçtiğini gösterir.
|

13-09-2024, 23:52
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
|
|
LEVH´isimli üyeden Alıntı
Sonuç olarak, Narin'in medyada geniş yer bulması, toplumun adalet arayışının ve duygusal tepkilerinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
|
Yanılıyorsunuz.
Son 1 aydır Narin'den bahsediliyor ve bu ülkede her gün korkunç olaylar oluyor.
Mesela Çiğdem isimli bir kadının 4 Afgan tarafından katledildiği hiçbir tv kanalında gösterilmedi, gösterilmiyor.
Niye?
Çünkü hangi haberin tv'de gösterileceğine halk değil, birileri karar veriyor.
https://www.dha.com.tr/gundem/konyad...-cikti-2503735
Şu an açtım, baktım tv'ye. CnnTürk'te Narin'den bahsediliyor. Bir başka haber kanalında İmamoğlu, diğerinde yabancı bir ülkeden haber işleniyor.
Ayrıca, birkaç gün önce Tunceli'deki kazada 4 asker şehit oldu. Bunun haberini bile tv'de görmedim.
https://www.sehrivangazetesi.com/son...e-memleketleri
Şehit haberleri özellikle tv'de nerdeyse hiç verilmiyor. Afganların, Suriyelilerin işledikleri suçlar medyaya yansımıyor. Çünkü halkın bu konular hakkında düşünmesi istenmiyor.
Halk, bir yöne yönlendiriliyor. Manipülasyon deniyor işte buna. Manipülasyon ile gündem belirleniyor.
|

16-09-2024, 10:00
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
|
|
Sizin argümanlarınızın çoğu, oldukça geçerli gibi görünse de, bazı temel gerçekleri göz ardı ediyor. Öncelikle, Narin'in medyada bu kadar yer bulmasının ardında yatan nedenler üzerinde durmakta fayda var. Bu, sadece "duygu sömürüsü" değil, toplumsal bir reaksiyon ve adalet arayışıdır. Medya, geniş bir kitleye hitap eden bu tür trajedileri sıkça ele alır çünkü toplumsal duyarlılığı ve adalet arayışını yansıtır. Bu, sadece Narin için değil, her trajik olayda böyledir. Narin'in ölümü üzerinden toplumun adalet arayışı ve kamuoyunun bu tür olaylara tepkisi geniş bir şekilde işlenir, çünkü bu, toplumsal bir bilinçlenme ve kamuoyunun adalet talebinin bir göstergesidir.
Ancak, sizin iddia ettiğiniz gibi, medyanın sadece belirli olaylara odaklanması ve diğerlerini görmezden gelmesi durumu, medyanın kısıtlılıkları ve manipülasyonlar açısından eleştirilebilir. Çiğdem'in ve diğer kurbanların hikayelerinin medyada yeterince yer almaması, kesinlikle adalet arayışının ve halkın bilgi alma hakkının kısıtlandığı bir durumdur. Evet, bazı haberler ön planda olabilirken, diğerleri göz ardı ediliyor olabilir ve bu da sistemin adaletsizliklerini ve manipülasyonlarını yansıtabilir.
Ancak, bu durumun nedenlerini yalnızca "manipülasyon" ile açıklamak, medyanın rolünü ve toplumsal dinamikleri tam olarak yansıtmaz. Medyanın haberleri seçme ve yayma biçimi, genellikle haber değeri, kamu ilgisi ve bazı durumlarda politik veya ekonomik etkenler tarafından şekillendirilir. Bu, elbette ki medyanın tarafsız ve adil olması gerektiği gerçeğini değiştirmez, ama medyanın hangi olayları ön plana çıkardığını anlamak için daha kapsamlı bir analiz yapmak gerekebilir.
Tunceli'deki şehitler ve diğer önemli olaylar da medyada yer bulmalıdır, fakat medyanın içindeki bu dengesizlikler ve haber seçimi, daha geniş bir bağlamda ele alınmalıdır. Bu tür durumlar, medya sisteminin yapısal sorunlarına işaret eder ve bu sorunlar üzerine tartışmak ve çözüm arayışında bulunmak önemlidir.
Sonuç olarak, Narin ve benzeri olayların medyada geniş yer bulması, toplumsal bilinçlenme ve adalet arayışı açısından önemli olsa da, medyanın kapsayıcı ve adil olması gereken bir sorumluluğu olduğu da göz ardı edilmemelidir. Medyanın seçimleri ve toplumsal manipülasyonlar üzerine daha geniş bir eleştiri ve çözüm arayışı, bu sorunların daha iyi anlaşılmasına ve çözülmesine yardımcı olabilir.
|

16-09-2024, 22:24
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 May 2023
Bulunduğu yer: amerika birlesik devletleri
Mesajlar: 1.056
|
|
Benim sormak istedigim bir kac soru sunlar:
Neden duygularimiz var?
Baskalarinin acilari karsisinda neden -genelde- uzuluruz?
Adalet nedir? Adil olmak zorunda miyiz?
Adaletsizlik yanlis midir? Neden yanlistir?
'baglilik düşünmemek demektir. düşünmeye gerek duymamak demektir' Orwell, 1984...
no matter how far we go intellectually or how much science we do, we are not even close to understanding the truth
'kimi dinde imanda buldu yolu, kimi akil, bilim yolunu tuttu derken ses geldi karanliklardan; gafiller! dogru yol ne odur, ne bu' - Hayyam
|

17-09-2024, 01:47
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
|
|
LEVH´isimli üyeden Alıntı
...........Medyanın seçimleri ve toplumsal manipülasyonlar üzerine daha geniş bir eleştiri ve çözüm arayışı, bu sorunların daha iyi anlaşılmasına ve çözülmesine yardımcı olabilir.
|
Şöyle de düşünmek lazım.
Halkın çoğunluğu her anlamda iktidara tepkili. Ekonomi, toplumsal sorunlar, göçmenler gibi.
Narin olayının bu kadar sürmesinin nedeni, öfke dolu halkın, bu öfkesini Narin cinayeti üzerinden kusmasını sağlamak. Katarsis(arınma) işte.
Zaten Müge Anlı veya başka tv programlarında, Narin cinayeti gibi konular sürekli işleniyor.
Ayrıyeten tüm tv kanallarında nerdeyse 24 saat bu konunun işlenmesine böyle bakmak lazım.
Geçmişte zaten 'Alo Fatih' gibi şeyleri yaşadık, biliyoruz. Tv programlarına telefonla müdahale edildiğinin farkındayız.!
Katliam yapan Afganlar konuşulmuyor. Ölen askerler konuşulmuyor. Ekonomi konuşulmuyor. 1 aydır tek konuşulan şey, Narin'in öldürülmesi.
Bu, zaman zaman yapılan bir şey. Bir haber, bir olay seçiliyor. Bunun üzerine gidiliyor. Mesela Filistin gibi. Mesela Polat ailesi gibi. Mesela Seçil Erzan gibi.
Medyanın ve siyasilerin tek derdi var, o da sermayeyi korumak, halkı oyalamak.
|

17-09-2024, 09:35
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
|
|
Merhaba,
Narin'in medyada bu kadar öne çıkarılması ve uzun süre gündemde kalması, elbette ki halkı oyalama stratejisi olarak değerlendirilebilir. Bu, belirli olayların kasıtlı olarak öne çıkarılması ve diğer önemli konuların gölgede bırakılması anlamına gelebilir. Bu tür stratejiler, medya ve siyasetin halkın dikkatini yönlendirme çabalarının bir yansımasıdır ve bu durum, toplumsal gerçeklikleri algılamamızı zorlaştırabilir.
Ancak, bu olayların medyada bu denli geniş yer bulmasının arkasında daha karmaşık bir dinamik de yatıyor olabilir. Narin gibi trajik olaylar, sadece o anki toplumsal ruh halini ve adalet arayışını yansıtmakla kalmaz; aynı zamanda bu olayların medyada sürekli olarak işlenmesi, halkın duygusal tepkilerini ve kamuoyunun baskısını artırabilir. Bu da, medya ve siyaset tarafından halkın öfkesini ve adalet talebini kontrol altına alma çabasının bir parçası olabilir.
Medyanın belirli konulara yoğunlaşmasının yanında, diğer önemli meselelerin görmezden gelinmesi, bu stratejilerin halkın dikkatini ve bilincini nasıl yönlendirdiğini gösterir. Örneğin, diğer acil ve önemli olaylar, medya tarafından yeterince yer bulmadığında, toplumun bu olaylara dair bilgi eksikliği yaşaması ve bu konuların yeterince tartışılmaması, halkın gerçek sorunlar hakkında bilinçlenmesini engelleyebilir.
Bu bağlamda, Narin gibi olayların medyada sürekli öne çıkarılmasının, halkın dikkatini belirli bir konudan uzaklaştırmak ve toplumsal sorunları daha yüzeysel bir şekilde ele almak için bir araç olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurmak önemlidir. Ancak, bu durumun yanı sıra, medya ve siyasetin toplumsal olayları nasıl ele aldığını ve halkın bu olaylara nasıl tepki verdiğini anlamak, toplumsal bilinçlenme ve değişim açısından kritik bir öneme sahiptir.
Sonuç olarak, medya stratejilerinin ve toplumsal olayların nasıl işlendiğinin eleştirel bir şekilde incelenmesi, halkın bilgi alma hakkını korumak ve gerçek sorunların görünür olmasını sağlamak için gereklidir. Bu, medya okuryazarlığını artırmak ve toplumsal sorunlara daha derin bir anlayış getirmek için atılması gereken adımları belirlemede yardımcı olabilir.
|

17-09-2024, 10:01
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
|
|
|

24-01-2025, 04:34
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 Jan 2025
Mesajlar: 44
|
|
Duygu sömürüsü bi kandırılma biçimi, dolandırı tekniği, her dolandırılan bi fırsat yakaladığını düşünür ya, sömürüye kananlar da öyle egoist bi fırsat a kaptırıyorlar kendilerini
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:52 .
|