Aciklaman icin tesekkurler. Verdigin kitabi acip ilgili bolumu inceledim. Sayfa 3'te, dedigin gibi Turkce cevirisinde "Ve Anu kendi suretinde yaratti Nudimmud'u." ifadesi yer aliyor. Bu baglamda, bu iddiada bulunma nedenini anliyorum.
Fakat, metnin Turkce cevirisini inceledikten sonra, Ingilizce cevirisini de acip karsilastirdim ve burada farkli bir ifade kullanildigini fark ettim. Ingilizce metinde, "And Anu begat Nudimmud, his own equal." yaziyor. Bu, "Ve Anu, kendi esiti olan Nudimmud'u dogurdu." seklinde cevrilebilecek bir ifade. Yani burada "kendi suretinde yaratti" gibi bir ifade yok.
Bu noktada dikkat edilmesi gereken ONEMLI bir sey var: Birinci Tablet'in onceki birkac satirinda, tanrilarin nesillerinin birbirlerine esit olup olmadigi tartisilirken "esit" kelimesi tekrar tekrar kullaniliyor. Ozellikle, 12-20. satirlarda, ardisik nesillerin birbirlerine esit mi yoksa ustun mu olduklari konusuluyor. Bu baglamda, 16. satirdaki "his own equal" ifadesi, burada da esitlik vurgusu yapildigini gosteriyor ve bu nedenle, Nudimmud'un Anu'nun esiti oldugu anlami daha mantikli hale geliyor. Yani, burada bahsedilen "esitlik" ifadesi, daha onceki satirlardaki benzer ifadelerle uyumlu olarak kullanilmis.
Turkce ceviride ise, "kendi suretinde yaratti" ifadesi, biraz Tevrat'tan araklanilmis gibi bir ifade. Fakat, cumlenin hem oncesinde hem de sonrasinda --yani metnin baglaminda-- "esit" ifadesi tekrar tekrar gectigi icin, Ingilizce cevirisindeki anlamin burada dogru bir sekilde yansitildigini dusunuyorum.
Diger cumlelerde de benzer bir esitlik ifadesi kullanildigi halde, "kendi suretinde yaratma" gibi bir anlatim hic yer almiyor. Yani, Turkce'ye kim cevirdiyse yanlis cevirmis.
|