Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Dil, Mantık & Zihin Felsefesi

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #81  
Alt 03-03-2025, 23:03
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Himmet mi buğday mı?_

Türkiye de neredeyse hiç bir teolojik foruma gidip (kuantum, bilgi, bilim, felsefe, zaman vb diyerek ya da ne derseniz deyin) tanrının olup olmayacağını açık tartışmaya açamazdınız ve öylesi bir ortamda insanları bu tartışmaya davet edemezdiniz

Gidip böyle bir ortamda bir başlık açıp mesela en basit örnekte; "ben düşündüm, taşındım, sorguladım, son olarak zamanın başlayamayacağını ve varlığın doğmayacağını gördüm ve ben bu nedenle artık tanrıya ihtimal veremiyorum deyip bunu tartışmaya açamazdınız.
(ki oralarda kuantum tanrı hesaplaması yapıldığını da sanmıyoruz)

Yani bu gelişler tek taraflıdır ve eğer bu gelişler sözde misyonerlik içinse, yani hem almak hem vermek için değilse, yani çift taraflı değilse ve sadece vermek içinse ,yani bildirmek içinse, yani vaaz içinse, misyon içinse

Diyeceğim o ki; getirdiğin mi, himmet mi_?

Yani bu gelişler tek taraflıdır
Yani denen o ki iyi/doğru/uygun bakılırsa dergah burasıdır, özgürlük bizde, çeşitlilik bizde, tahammül bizde, çok seslilik bizde

Dergah burası çünkü bilgi tartışmaları, bilgi alışverişi için gelinebilen yer bura

Başka dergah olsa oraya giderdiniz. Yani deruni tanrı tartışan ,deruni bilgi ilim tartışan, tatmin eden, ilerisini veren, ilerleten vs olsa oraya giderdiniz, bizle vakit kaybetmezdiniz. Öğrenmeye almaya giderdiniz.
Ha bu değil mi? İlim sahibi misin? Bilgi bilme bilim ilgi ilme ilim küpü müsün? Küpün mü artık taştı, bilgi küpten mi taşmaya başladı. Vereceğini arardın. İlip ileceğini ilerleteceğini arardın. İlim öğreteceğin, ilerleteceğin, vereceğin çırak öğrenci dost arardın. Dinden çıkmış değil. Dinden çıkmışı niye kovalayacaksın? Bilgi deposuysan, bilgi kovasıysan bilmeyen cahil öğretecek bir dinden çıkmışı mı buldun?

Bugüne kadar dinden çıkmış kişiye geri din ve tanrı inancı verdiniz kazandırdınız_?_

Dergah burası çünkü herekse kapı açık, kimse onu dedi bunu dedi kovulmuyor, düşüncelerini özgürce ifade edebilir, tartışabilir getirip sunabilir.
Evvela kapısı daha geniş. Herkes içeri girebilir, sığabilir.

Türkiye de neredeyse hiç bir teolojik foruma gidip "ben düşündüm, taşındım, sorguladım, son olarak zamanın başlayamayacağını ve varlığın doğmayacağını gördüm ve ben bu nedenle artık tanrıya ihtimal veremiyorum
Diyemezdiniz. Empati almayacaksınız. Yandı gülüm keten helva. Arkadaş yandı. İmanı gitti. Hep bir elden yangından adam kurtarır gibi acıya acıya bir şeyler söylerlerdi. Empati sunamazlar. Bir sınırı aşamazlar. Yani geçilemez asma köprü gibi. Biz orada kurtaramıyoruz diyecekler.

Duygularını paylaşmazlar. Onun niye öyle olduğunu..

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok

Konu "ictenlik" tarafından (04-03-2025 Saat 00:10 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #82  
Alt 04-03-2025, 00:34
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Siz hiç iman kaybettiniz mi?

Ben bir kere kaybettim dağı taşı arasan bulunmuyor. Vallahi. Yer yarıldı içine girdi sanki. Ne yapalım?

Diğerleri diyor bende iman var çok var
Allah artırsın

İman aradınız mı?

Kaybetmezsen arayamazsın ki?

İmana ihtiyacımız yok çok şükür doğuştan var eksikliğini çekmedik, içimize gal-u bela da koydular biz hiç kaybetmedik ya da aile toplum verdi sağolsunlar, çok şükür de boldu. Bollukla da saçtık dağıttık paylaştık

İnsana, dostluğa, beraber ortak kardeşçe yaşama, güzel günlere, insanlığın barışına inanç gibi inançlar vardı.
İnsandan bezmeden önce.
Hala her kimin içinde yaşıyorsa selamlıyorum.

Tanrı kafanda birden bir Dali tablosundaki gibi olduğunda (biçimi değiştiğinde) ya da bir rüyada kuşun kelebeğe dönüşüp sonra boşlukta birden kaybolması ve boşluğun içine erimesi gibi olduğunda bu ilk bakışta ve ilk dönemde bir kayıp gibi gelebilir ama hayır sonra uzun vadede bir kayba benzemedi.

Bir şeyi kaybetmedim ve bir iman boşluğum yok ve hiç bir eksiklik duyumsamıyorum, kendimle tamamım.

Ağaçlarla balıklarla kuşlarla ben amenna.

En zoru insanların yargılayıcılığıdır. Sana artık yabancı, sorun ve sorunlu gibi davranabilecek insanlar.
Akıl hastası gibi ateist/kafir damgası vurabilecek olanlar .Toplumla başetmek zorundasın. Gerçeğin uğruna. Kalbini ve kişisel gerçeğini savunmak zorundasın. Bazen saklanmak zorundasın. Çoğu zaman.

Bana göre ben iman kaybetmedim ben imandan derece aldım. Eski imanın dereceleri bitmişti. Tepesine daha tırmanılmıyordu. Zirvedeydim. Zirveden ötesini aradım.

Tanrı eski düş unsuru hem var hem yok. Tanıma göre değişir. Kişiye göre değişir, nasıl tanımlanacağına bağlı. Uygun tanrı tanımlarına var denebilir yok denebilir her ikisi de açık nasıl tanımlanacağına bağlı. Ne var ne yok diyemeyiz.

Sonuçta herhangi birimiz benim kafamda benim için bir tanrı var diyorsa onun kafasında onun için bir tanrı vardır. Yani o doğruyu söylüyordur. Bize yalan beyanda bulunmamıştır. Biz ona inanırız. Biz ona (onu söyleyene ve onun için onun kafasında bir tanrı olduğuna) inanırız. O gerçek bir beyanda, doğru beyanda bulunmuştur.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #83  
Alt 04-03-2025, 01:07
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Şeytanın Vesvesesi

Büyük tanrı ateşten büyük vesveseci şeytanı yarattı ki insanın aklını dolaştırsın diye.

Biz şeytanın vesvesesine kandığımızdan beri, vesveseci şeytan bizi kandırdığından ve aklımızı dolaştırdığından beri imansızız. Kimimizde uğraşıyor bizi imana geri çevirsin ama su yukarı akmıyor.

Bu imansızlık benim gibilere dünyada cennet getirmedi, gidip günah peşine de koşmadık. Hala içsel maneviyatımız karmaya benzer evrensel/içsel adalet döngülerine ve duygularına inancımız var.
Dünyada iyiyi güzeli aramanın da ötesinde ama dünyada da barış birlik kardeşlik fena olmazdı.

Yaratılan varlıkların en en yücesi en akıllısı insan olarak biz tuttuk şeytanın vesvesesine kandık. Aldatıldık. Şeytandan yüceydik ama tuttuk ona kandık. Tanrı bize tuzak kurmuş, şeytanı yaratmış, biz de tuzağa düştük. Öyleyse madem öte tarafta ahirette çekeriz. Ne yapalım.

Aldatıldık. Şeytana kandık.
İmanlı kardeşlerimizde dilinin döndüğünce çabasının yettiğince anlata durdu ama ne yapsalar imanı kurtaramadık. Allah onlardan razı olsun. Ellerinden geleni yaptılar gördük. Çabalarını gördük.

İnsanız kanıyorsak kanmakta vardır kaderde, başımız üstüne, tanrı buyurmuştur.

Şimdi dünya zevki sefahatı için ahiret yurdundan vazgeçmedik. Zevk alem peşinde değiliz.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #84  
Alt 04-03-2025, 01:35
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Cehennemin Yangını

Cehenneme de er lazım, cehennemde de boş kalsın olmaz, ersiz kalsın olmaz. Koca tanrı onu tutup boşuna mı yaratmıştır, içi boş mu yansın?

Bizsiz mi yansın, cehennemin içi bensiz mi yansın_?

Yanarız. Yanmakta nedir? Tanrı buyruğuysa karşı gelmek olmaz, zaten karşı gelsen de güç yetmez yakacaksa onun taktiridir bir bildiği vardır yakar, yanarız ama içimden gelenleri demiş olurum, o da da kulağı duymuş olur ki (herşeyi duyandır) ben bana kalsa yanmamı gerektirecek iş etmedim. Ben kendimi bilincimi savunurum.
Daha faza mı yakar? O da onun bileceği iş.

Olsun cehennemde yanmadım da demem. Onu da bilmedim demem.
O da eksik kalmasın. Gidilmemiş görülmemiş varılmamış diyar mı, yer mi kalsın?
Ateşinden korktum diye diye cehennem varılmamış mı olsun? Bir içten görelim bakalım.

Nasıl bir yanmaktır?

Şimdi cennette yan gelip yatsam merak etmez miydim?
Yanmanın tadını, nasıl bir şey olacağını, eksik kalırdım, canım ateşi yangıyı duymak çekerdi, her şey zevk sefahat mi?

Ateşi, çileyi canım çekiyor benim demek ki zevki sefayı değil

Demek ki ötede beri de hiç bir yerde zevk sefa kolay arzulamıyorum. Yanmak zorsa zor çekeriz. Zorunu çekeriz. Darsa dar çekeriz, darını çekeriz. Acıtırsa acısını çekeriz. Nasıl ne kadar acıtırsa o kadar çekeriz, acıdan neden kaçalım. Zevke mi meyil verelim_?

Cennet mennette arzulamam ama tanrı sonra bildiği vardır çıkarırsa oh cehennemin üstüne de ne güzel olur.
Çıkarmazsa yanar da yanarız siz de cennette keyif çatarsınız oh ne güzel.
Onu çekeceğime bunu çekerim. Yani kimileri yanarken yan gelip yatacağıma.

Ee dünyada da görmedik bir gün yüzü orada da görmeyiz ne yapalım, çekeriz

Ben tüm katların hepsinde bir süre yanmayı rica ederdim. Özel olarak kendi talebimdir hem meraka binaen. Çok meraklıyım, o da o bile eksik kalsa olmaz, deneyimlemesem olmaz, kendimi eksik duyumsarım. Siz de şahitsiniz ama duymuştur.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #85  
Alt 04-03-2025, 23:34
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Elektromanyetik de yine parçaların, çerverelerinde, dokuda oluşturdukları etkiyle ilgilidir, etki çevresine de etki-alanı deniyor... Etki alanları da etkinin mahiyetiyle iismlendiriliyor, Elektromanyetik alan gibi.
Senin "her şey madde" diye tutturduğun bu palavra, bilimsel gerçeklerin karşısında paramparça oluyor. Kuantum alan teorisi açık ve net: Alanlar, evrenin temel yapı taşlarıdır; parçacıklar ise bu alanların uyarılmalarıdır. Elektron, bir "elektron alanının" somutlaşmış hali; foton, "elektromanyetik alanın" bir modudur. Yani alanlar, parçacıklardan türemiyor; tam tersine, parçacıklar alanlardan doğuyor. Senin "alanlar parçacıkların sonucudur" safsatan, bilimi tersyüz eden bir çarpıtma. Bu gerçekleri görmezden gelip, her şeyi maddi temele indirgemeye çalışman, düpedüz cehalet kokuyor.

Boş uzayda bile elektromanyetik dalgalar yayılıyor; ışık, parçacık temasına ihtiyaç duymadan var oluyor. Eğer alanlar sadece parçacıklardan çıksaydı, bu nasıl mümkün olurdu? Kuantum alan teorisi, alanların kendiliğinden var olduğunu söylüyor; parçacıklar, bu alanların gözle görülür hale gelmiş hali yalnızca. Senin iddia ettiğin gibi "parçacıklar alanı oluşturur" değil, alanlar parçacıkların altyapısıdır. Bu bilimsel gerçeği çarpıtarak "madde temel" diye direttmen, samimiyetsizliğin daniskası.

Rüyalara gelelim, ki bunu her seferinde geçiştiriyorsun. Rüyada fiziksel madde yokken kuvvet hissediyoruz: Uçarken yerçekimi, bir duvara çarparken direnç yaşıyoruz. Eğer kuvvetin "parçacık temasıyla" oluştuğunu iddia ediyorsan, rüyalarda elektronlar, protonlar mı dolaşıyor? Bu hisler, fiziksel parçacık olmadan nasıl bu kadar gerçekçi? Davanda samimiysen, şu soruya kesin cevap ver: Rüyalarda elektronlar, protonlar var mı yok mu? Varsa, nasıl var? Yoksa, bu kuvvet nereden geliyor?

Bilimi eğip bükerek kendi kafandaki maddeci masalı anlatmayı bırak. Kuantum alan teorisi ortada: Alanlar temel, parçacıklar sonuç. Rüya örneği de senin "kuvvet maddi temellidir" palavrasını yerle bir ediyor. Sert konuşuyorum, çünkü senin bu çarpıtmalarına daha fazla tahammülüm yok. Samimiysen, rüyalardaki elektron/proton soruma net bir cevap ver; yoksa sus ve bu tartışmayı bitir!
Alıntı ile Cevapla
  #86  
Alt 05-03-2025, 03:10
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Senin "her şey madde" diye tutturduğun bu palavra, bilimsel gerçeklerin karşısında paramparça oluyor. Kuantum alan teorisi açık ve net: Alanlar, evrenin temel yapı taşlarıdır; parçacıklar ise bu alanların uyarılmalarıdır. Elektron, bir "elektron alanının" somutlaşmış hali; foton, "elektromanyetik alanın" bir modudur. Yani alanlar, parçacıklardan türemiyor; tam tersine, parçacıklar alanlardan doğuyor. Senin "alanlar parçacıkların sonucudur" safsatan, bilimi tersyüz eden bir çarpıtma. Bu gerçekleri görmezden gelip, her şeyi maddi temele indirgemeye çalışman, düpedüz cehalet kokuyor.
Öyler bir şey yok, tümü de yeterli gözlemin yapılamaması, olanak kısıtları, dil, ifadeyle ilgili. Depremdi, yağmurdu, yıldırımdı nasılsa çözüldü, sana kalan henüz yeterli araçlarımızın olmadığı mikro alanlarda boşluk bulup, aha tanrı orada deme saplantısı, dürüst değilsin, oradan, buradan alıtnılarında dahi seçicisin, yalancısın ve amacın üzüm yemek değil.

Alan dediğimiz öncelikle dokudur(foton modudur demiş bir de, ne ifade etti ise, ne demek oldu bu? Gerçekten muhatabımız feci cahil, internetin olumsuz yanlarından biri de bu ne yazık ki, anlamasa da kopya çekebiliyor yine de başarız oluyor). Madde dendiğinde iri form-yapılar sanıyorsun, ki yazılarda dile getirildiği halde... Alanlar parçacıklardan türüyor demedim(3-5 kelimelik cümleyi doğru anla bari), parçacık etkisi ve etki alanı dedim -ki alanın da boş olmadığını, elektromanyetik alan elektron, madde ve maddi eylemden bağımsız mı oluyor? Gökçek, oy toplamak için jelibon madeni bulduklarını iddia etmişti, sen o dokuyu, uzayın kumaşı -maddeyi- jelibon gibi düşün, öyledir demiyorum, ancak gözlemlerde elde edilen veri ve bulgulara göre, ifade, davranış bakımından iyi bir örnek oluyor... Fizik değil sadece Kozmoloji de önemli ve kozmolojik olgu ve gözlemler de...

Bunları geç, Tanrı nedir, yenir mi, içilir mi, neresiyle düşünür, konuşur, görür mü, duyar mı, neresiyle görür, duyar, eli, kolu var mı? Başlığa bak(Tanrı Nedir?), trollüğü, çarpıtmaları, saptırmaları, konuları dağıtmayı bırak. Ben "insan üfürüğüdür" dedim, sorularıma yanıt ver, bizi aydınlat, yazacaksan bunu yaz. Ya yanıtlamadığın sorulara cevap ver ya da çık git, trollüğü, karaktersziliği, monologu bırak, aşırı gına getirdi.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #87  
Alt 10-03-2025, 12:54
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.554
Standart

İnsanlarda tanrı fikrinin oluşmasının tarihi bir milyon yıl öncesine kadar uzatılabilirmiş. İsmail Gezgin, dilin ve rüya görmenin din-tanrı inancında önemli bir yeri olduğunu, inançların insanlığın yerleşik hayata geçişinden sonra siyasallaştığını söylüyor.

İzlemenizi öneririm.

Mağaraların Kuytularından Göbeklitepe'nin Dikilitaşlarına Sanatın Mitolojisi

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #88  
Alt 10-03-2025, 19:50
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.554
Standart

İsmail Gezgin ile Dante ve İlahi Komedya

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #89  
Alt 31-03-2025, 12:32
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Bilinç yaratıcıdır. Bu bir merkeze ait değil ve bir merkezi yok

(Yaratıcı demekte subjektif ve bir şeyi açıklamaz ancak o kavram zihinlerde yer etmiş ve kullanılıyor ,bu nedenle anıldı)

Bilinç varoluşun içsel tikelliğinde ya da merkezinde odaklanmış ve ya da ondan bölünmüş ve ya da varoluşun bir bölümü lehine ayrılabilir, içsel kısmi tikelliğe atfedilebilir bir parça/bölük/bölüm/kavram değildir

Bilincin mülkiyeti dar bir içsel tikelliğe ait değil. Bilinç bölümsüzdür.

Varoluş bölümsüz bir tümel gibi

Tersini tartışmak! Tartışılabilir ancak bu tartışma bu tip kavramların ayrıtlarını taşıyanlar için görece anlamsız, geçmişe dair ve öğrenme içermeyen ve doğal olarak öğretme içermeyecekse de hiç olan gereksiz de tartışmalar olurdu

Bilmenin kimde olduğunu kavgayla tekelinize alamazsınız

Bilmenin kimde olduğuna kavgayla/güçle/iktidarla mülkiyet icad edemezsiniz ya da bu yollarla bilginin mülkiyetini edinemezsiniz

Çoğunluk ya da iktidar gücüyle hakikat/gerçek ya da bilgiyi kendinize ait kılamazsınız, denetleyemezsiniz.

Güç ve zorbalık hakikati denetlemeyecek, özgürlük gerçek aidiyettir

Hakikatleri güç/baskı/zorbalık/otorite/çoğunluk (onun kitlesel kabülü) gibi araçlarla denetleyemez ve ya da kontrol edemezdiniz. Suyun akıp yatağını bulması gibi -zamandan bağsız olarak er ya da geç, şöyle ya da böyle- gerçekler/hakikatler kendi zeminini arar ve buna akacaktır/kavuşacaktır..

Üstünlük iddiaları altınlık/alçaklık kompleksinden gelir.

Varoluş/varoluşunuz/varoluşumuz/hakikatler, bölme, ayırma, sayma, büyüklük küçüklük gibi ölçüm ve ölçmelerin onu kavramak için hiç bir işinize yaramayacağı bir yapı...

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #90  
Alt 31-03-2025, 19:31
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677

Onur Üyeliği 

Standart

Tanrı nedir?

Ortada olmayandır, bilgisi yoktur, bildiğimiz insan uydurması, masal olmasıdır...

Bu bağlamda, şahsa münhasır yaklaşılacaksa, "nedir" sorusuna dahi muhatap olamaz, dolayısıyla tanrı bağlamında her türlü soru ve tartışma aslında anlamsız, yanlış sorulardır...

Bu durum ve inancı da, ortada bir tanrı olana değin anlamsız ve saçma olmaya devam edecektir. Bu ifademde çelişkilidir, zira elde hiç bir gözlem, veri, bilgi olmadığı halde hayali, farazi olarak bu kelimeyi tanımlayan da yine insandır... İnsanın bilgiden mahrum yaptığı her tanım da uydurmadır ve bu haliyle bir tanrının ortadalığını, sonsuza kadar kriterlemek de aslında saçma olur.

Asıl hata, yaratım ön kabulü, şartlanmışlıkla ilgilidir. Bu durumda tanrı anlamını yitirir, merkezde olan tanrı uydurması değil, yaratım kabulüdür. Aslında mesele tanrı değil, ön kabullü yaratım, insan acizyetinde sığınacağı kendinden daha güçlü olduğuna inanmak istediği ve kendisini acizyetten kurtacağını arzulaldığı bir odak şartlanmışlığı(ki köleci sistemlerin de, insan(şef, kral, emir, reis) tanrıların da bir nevi motoru, psikolojik gıdası olmuştur)... Bu şartlanma ise, sonsuz paradokstan, sonsuz paradoks da yaratım şartlanmışlığını anlamsız kılmaktan başka bir anlam taşımaz, gider her defasında, ara başlangıç mefhumuna, başlangıç mefhumu da, başlangıç öncesindeki yaratım, o yaratım da, önceki başlangıç mefhumuna toslar ve bu sonsuza kadar gider, böylece başlangıç mefhumu da anlamını kaybeder, imkansızlaşır.

Kısaca buradan da saçma olanın "yaratım" şartlanmışlığı olduğu sonucuna varırız...

Çözüm, başlangıç(genel anlamda) mefhumu da, dolayısıyla başlatan ve yaratan ön kabulü de anlamsızdır... Varlık-yokluk, her ne ise, ne tür biçimler alıyor olursa olsun, ortadadır... Bu anlamsız paradoksa yer yoktur...

Varlıktanız, varlıktan olduk, varlığa döneceğiz...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:11 .