Kurdistannn´isimli üyeden Alıntı
Yapay zeka ile ilgili (biraz konu dışı) bir şeye değinmek istiyorum.
Yapay zeka konusunda yüksek lisans yapmıştım. Yapay zekanın tarihsel gelişimini araştırırken karşıma şu çıktı. 1950 lerden itibaren Amerika da, bu konu diğer bilim dallarından daha fazla abartıldı ve bilim kurgu filmlerine bile girdi.
Fakat söz konusu gelişmeler bir türlü gelmeyince de, her defasında yapay zeka araştırmalarına ayrılan fonlar kesildi ve bazı çalışmalar gönüllülerin desteği ile bitti ya da ilerledi.
|
Evet aslında söylemeye çalıştığım şey tamda buydu. Arkadaşlar burada bence bir gizem var. Bakın, yapay zeka için tanımlamalar yaptık bu başlıkta, öyle ki belli bir işi bir insandan çok daha hızlı, eksiksiz ve hatasız yapabilir. Çevreyi algılayabilir ve etkileşime girebilir. Tabi bu etkileşim canlılarla da mümkün. Fakat işler başta da dediğim gibi irade, seçim, duygular gibi soyut kavramlara geldiğinde burada yapay zeka açısından bir eksiklik görüyoruz. Diyoruz ki bu hissiyatlar ancak bilinçle gelir. Peki gören, duyan, yorumlayan, konuşan, tadan (sensörlerle tat ayrımı yapılabilir), çevreyi tanıyan (görsel ve dokunumsal olarak) hatta öğrenebilen bir yüksek kabiliyetli zekanın önüne neden bilinç setini koyuyoruz.
İşte tam burada benim ruh diye inandığım belki sizlerin farklı açıklamalarınızın olabileceği bir kavram devreye girmiyor mu? Yani elma tadını alacak donanımım var ama bir yerlerde bu elma tadının neye benzediğini bilen bir parçam da olmalı değil mi?
Hoşunuza gitmeyebilir ama bu yazacaklarımı taraflı yazmıyorum şuan da. Gerçekten yapay zekanın neler yapabileceğinin anlaşılabilmesi için bir fikir atacağım ortaya. Tezimiz şu olsun:
-Evrende her şey evrimle/oluşumla/dönüşümle oluyorsa o zaman her şeyi yarattı denilen tanrıyı kim yarattı?
Elbette gözlemler bize enerji-madde dönüşümlerini, sabit oranda maddenin varlığını ve canlılığın bir süreç olduğunu gösteriyor. Bu sebeple bu soru kendi içinde tutarlıdır.
O halde bir yaratılmışlıktan çok bir oluşmuşluk ortamı var diyebiliriz. Zaten gün geldi ve yapay zekayı da üretmeyi başardık.
Peki zekanın da üretilebilir bir şey olduğunu artık bildiğimize göre bu bilinç hakkında ne düşünebiliriz. Bilinci de üretebilecek miyiz. Ya da ürettiğimiz yapay zekalar kendi bilinçlerini oluşturabilecekler mi?
Eğer bu mümkün görünmüyorsa bilinç yada benim kullandığım ismi ile ruh canlılara tanrı tarafından mı verildi? Aksi halde yapay zekaya sahip makinalar ile aramızda bir fark kalmayacak. Tabi eğer kalmazsa ve canlılığından, bilinçli olması da dahil olarak emin olabileceğimiz ve yazılımsal olarak değil de(istatistiksel yada random olarak değil) duygusal olarak kararlar alan, üzülen, sevinen, menfaat gözeten bir varlık üretebilirsek, din kavramları ya tamamen reddi olmaksızın çökecek, yada semavi dinlerden özellikle Kur'an'ın içinden bu yeni varlıklar için de birşeyler olduğu ortaya çıkacak/çıkartılacak/uydurulacak.(Artık siz hangisinin olacağına inanıyorsanız) İslam diyorum zira semavi din olması ve diğer semavi dinleri geçersiz kılması bakımından bu misyon ona düşer. Zaten inmemiş ama oluşturulmuş dediğimiz dinler evrenselliği o dönem üzerinden anlatır. Robotları yada yapay zekayı içeren hükümleri olması beklenmez. Ama tanrı dininden bunun olması beklenir.
Sizler ne dersiniz?