Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Felsefik Tartışmalar

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #191  
Alt 08-10-2019, 18:32
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.350
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Öyleyse hareketli-ilişkili olan, değişen ne? Madde, evrim ise bir olgudur
değişen ne sorusu yanlış bir soru olabilir.
değişimin varlığı değişenin varlığı anlamına gelmez.

değişim durmaksızın devam edebileceğinden ve değişen denilen şey durmayı/sabitliği ifade ettiğinden ikisi birbirini gerektirmek zorunda değil.

böyle bir şey materyalizme de idealizme de girmezdi, ikisi dışında bir şey olurdu.
zaten kendimizi iki görüşle sınırlandırmak zorunda değiliz.

maddenin varlığından şüpheliyim.
madde, bizim düşünebilmemiz ve iletişim kurabilmemiz için uydurmak zorunda olduğumuz dilsel bir kurgu olabilir.

yani değişen bir şey olmadan da değişim gerçekleşebilir.
değişimi maddenin ötesinde bir gerçeklik olarak görüyorum.
değişimi maddeden daha öncelikli bir yere koyuyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #192  
Alt 08-10-2019, 20:13
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677

Onur Üyeliği 

Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
değişen ne sorusu yanlış bir soru olabilir.
değişimin varlığı değişenin varlığı anlamına gelmez.
Sevgli Yıldıztozu Kelime değil cümleler okunmalı. O ifade değişenin var olup olmadığını dile getirmek amacı taşımıyor.

Sabah ne yedin?
Yumurta, peynir, elma.
Bu cevabı verene, "sabah ne yedin" sorusu yanlış bir soru olabilir, yumurta ve peynir, gerçekte olmayabilir, bunlar bizim uydurmak zorunda olduğumuz dilsel bir kurgu olabilir
Kaldı ki, soruda maksat, yediklerinin varlığı-yokluğunu tartışmak değil, senin "ne" yediğine dairdir. Buna benzer...
Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
değişim durmaksızın devam edebileceğinden ve değişen denilen şey durmayı/sabitliği ifade ettiğinden ikisi birbirini gerektirmek zorunda değil.
Değişim olgudur(esası olay eksenindedir, temeli ise ilişki-hareket, form-yapı)
Madde ve hareket, maddi ilişkiler de durmaksızın devam etmekte , varlığın(yokluk da dahili) biçimi, halleri, koşulları yani biçimi, form-yapısı da değişmekte, o sebeple değişim durmaksızın devam eder diyebilmektesin. Maddenin sabitliği(daimlik!) ise, fiziksel sabitlik anlamında değil - anlatabilmek namına çaresiz kullanılan, zaman kavramıyla ilgilidir.
Madde burada daimdir, dolayısıyla değişimin sürekliliği-daimliği ifadesi de zaman kavramıdır. değişim, zaman, hız vb ise maddenin hareketinden soyutlanan bir kavramdır...
Yani kavramak için, soyutlamalara gereksinim duymaktasın, o sebeple, madde-ler-nin hareketinden-ilişkisinden, farklılaşan(değişen!) form-yapı ortam, koşullardan soyutlanan değişim, zaman kavramı, anlaşılabilirlik namına(daim olmak) tersinden kullanılıyor.
Örneğin değişim, esasında hareketten, ilişki, etkleşim dahili soyutlanır, özne burada aldığı etkiler arasındaki farkı kıyaslayarak da düşünme-kavrama, hasılı değişim kavramını soyutlar. Süreç dile getirdiğinin tam tersine gerçekleşiyor Ve özne o zaman değişimin yani bu farkların sebbei ne diye sormaya başlar, cevap basittir, ilişki, hareket, etkileşim, o halde ilişki, hareket, etkleşim halinde olan şeyler nedir? Madde'dir. Hangi zemin? Form-yapı, oluşmak nedir? sormaya devam eder... Madde oluşmaz, madde olay değildir - olay'ın temelinde olan zeminde düşünülmeli

Aynı mantıksal hatayla devam edersen, zamanı da maddenin öncesine yerleştirebilirsin, bu idealizm kadar teolojik zeminlere de varır... Her şeyi idealizm-materyalizm ikiliğiyle almıyoruz, lafazanlık-safsata felsefesi de var.

Maddenin daimliği ifadesini doğru anlamak gerekir, o sebeple daha doğru ifadeyle MADDE ORTADA olandır diyorum, "ne önce, ne de sonrası" yok, bu ifadeler, önce-sonra, zaman vb form-yapı -değişim- zeminiyle ilgili anlam kazanır...

Bir değişim için değişmezlik gerekirliği vb, form-yapı, ilişki, etkileşim, reaksiyonlar zeminini görmeksizin indirgeme usülü.. O sebeple yine sorayım, değişen ne? Ne oluyor da değişim kavramını soyutluyorsun? Ne oluyorda sabitlik, değişmezlik, mutlaklık anlamsızlaşıyor? varlık dediğimiz ortadadır, önceli, sonralı vb yaklaşıma gelmez, bunlar varlığın ilişki-hareket, form-yapı dönüşüm-değişim vb, kısaca deviniminden soyutlanır.
Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
böyle bir şey materyalizme de idealizme de girmezdi, ikisi dışında bir şey olurdu.
zaten kendimizi iki görüşle sınırlandırmak zorunda değiliz.
Evet bir de safsatalara dayalı -temelleri karıştırmış, temelsiz zeminlerden hareketle- Lafazanlık felsefesinden söz ediyorum.
O şekilde temelsiz veya temel ile temele bağlı oluşumu tersine çevrir, ele alırsan hiç bir felsefeye girmezdi, yanlış olan bir şeyler var, o da yaptığın mantıksal çıkarım, yani nasıl ifade edilir ki, örgüyü, somut gerçeği, ilişkiyi ters-yüz ediyorsun.

Madde -ki ifadelerimde kullandığım- olay değildir! Bu önemsenmeli.
Oysa değişim olay düzleminde soyutlanır ve temelde hareket-ilişki esastır.
Madde oluşmaz, form-yapılar, biçimler değişir. Sebep? neden değişiyor? İlişki, etkileşim... vb(ayrı ve daha sağlıklı ara başlıklarla açıklanabilir detaylar gerektiriyor). Değişimin sebebi ne? Sorman gereken bu, ama maddenin sebebi ne diye sormak safsatadır.

Burada maddenin daimliği ifadesi, fiziki değişmeyen anlamıyla kullanılmıyor, zaman temelli idrak namına kullanılıyor-anlaşılması için.
Madde-hareket-form-yapı-ilişki-etkileşim bunlar birbirinde yalıtık ve saltık değil, bir bütüne dairdir, bu da kavranmalı.
Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
maddenin varlığından şüpheliyim.
madde, bizim düşünebilmemiz ve iletişim kurabilmemiz için uydurmak zorunda olduğumuz dilsel bir kurgu olabilir.
Bu da temelsiz haliyle. Değişim lafzının ayrıcalığı ne o halde?
Nasıl düşünüyorsun? Düşünme eyleminin temelinde yatan ne? Bir yukarıda diyorsun ki ne idealizmle ne de materyalizmi gerektirmek zorunda değil, ama bu ifaden tamamen idealist. Önce zihni mutlak-kutsal, her şeyde bağımsız bir yere koyuyor, sonra da bilgi edinimini tersinden işleterek, maddenin varlığı meselesini salt zihinsel kurgu temeline indirgiyorsun. Daha sonra madde ve maddi ilişkiler üzerinden edindiğin hem düşünme hem de değişim olgusunu maddeye öncelliyorsun. Sıralamayı, soyutlamayı, süreci -gerçeği- tersine çeviriyorsun.
Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
yani değişen bir şey olmadan da değişim gerçekleşebilir.
değişimi maddenin ötesinde bir gerçeklik olarak görüyorum.
değişimi maddeden daha öncelikli bir yere koyuyorum.
Dediğim gibi mesnedsiz ve tersine çevrilmiş ifadeler. Değişimi nasıl soyutluyorsun?

Değişen bir şey olmadan da değişim nasıl gerçekleşir, bunu ortaya koyman lazım. Örnek vermelisin. Elbette Form-yapı dediğimde salt şey değil, şeylerden mütevellit ortam da buna dahildir, var-yok dediğin de ortama dahildir. Örneğin FORM-YAPI zemininde iken, toplum dediğimizde sen salt biyolojik olarak insana, şey'e indirgersen sorun olur, öncelikle, etki-tepki-etkileşen-, ilişki-ilişkiyen- ve sonrasında ortam, form-yapı bu zemini iyi kavramak gerekiyor diye düşünüyorum. çünkü cümlelerde kelimelerin kullanım maksatları, bağlamlarını karıştırmaktasın, "-e görelik" bu gerçektenten önemli bir sorun

Kısaca geçiyorum, aksine ifadelerin kurgusal...
Varlık-yokluk-madde zemini->ilişki(elbette bileşikler de dahil, örgüde ilişki salt dış değil iç-içe bir faktördürde),hareket zemini, form-yapı zemini->etki-tepki esaslı yorum yapabilen, soyutlayan özne zemini... Özneden öncesi, özneden bağımsızdır, biz madde dediğimiz için "özne öncesi" gereklik kazanmıyor, bizden bağımsız olarak öncesi ortada olduğu için biz madde, hareket, değişim, eki-tepki, önce, sonra, zaman vb soyutluyoruz, ismine ne dediğimizin, hangi dilde, hangi harflerle işaret ettiğimizin önemi yok. kaldı ki düşünme eylememizin esası, etki-tepkiden kaynaklanır, kıyaslarla yorum yapılır, duyu organları etkileri alır, yorumlayıcı kıyaslarla yorumlar. Etki-tepkideki farklılık ve algısı=değişim kavramını soyutlamamızın temelinde yatar, tüm kavramlarımızın temelinde yattığı gibi. ve o temel, işte özneden bağımsız, özne öncesi dediğimiz madde ve maddi zeminlerle(hareket, form-yapı, ilişkiler de dahil) ilgildir.

Ay'a biz ay dediğimiz için ay gerçeklik kazanmıyor, bizim irademizden bağımsız olarak ortada olduğu için biz işaret edebiliyoruz... Madde, hareket, değişim de böyle kavranmalı.
Bu konularda, insan zihnini bu kadar yüceltmemeli... Bizler -esasında saniyeler içinde milyonlarca!!!- etki-tepkileri yorumlayan özneleriz, bellek sayesinde kodladığımız sembolleri, hiç bir fiziksel kurala tabi tutmadan gelişigüzel ilişkilendirebiliriz de. bu ise olası kugular bir yana masal dünyalarına dahi kapı açar ama bizim sembolleri gelişigüzel ilişkilendirmemiz fizik dünyasının da bize bağlı ve öyle olduğu veya kurgu olduğu anlamına gelmez. İdealist ile materyalist arasıdnaki temel farklardan birisi ve özellikle SOYUTLAMANIN esası ve doğru kullanımı da burada önem kazanır.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (08-10-2019 Saat 22:59 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #193  
Alt 27-10-2020, 00:26
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.554
Standart

BSMTV

Bunlar Gerçek Hayatta Ne İşimize Yarayacak? Diyalektik Materyalizm (1)


Diyalektik Materyalizm - 2. Kısım


Diyalektik Materyalizm - 3. Kısım

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)

Konu Şüpheci Dinsiz tarafından (28-10-2020 Saat 22:30 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #194  
Alt 28-10-2020, 15:02
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.554
Standart

PRENSES KITAP
DIYALEKTIK VE TARIHSEL MATERYALIZM/ JOSEF STALIN /SESLİ KİTAP


* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #195  
Alt 19-01-2021, 01:11
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.554
Standart

BSMTV

Teferruat - Diyalektik Materyalizm 4


* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #196  
Alt 10-12-2025, 11:50
Andrew - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Andrew Andrew isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 May 2023
Bulunduğu yer: amerika birlesik devletleri
Mesajlar: 1.077
Standart

Diyalektik ne degildir?

Diyalektik bilim degildir; bir akil yurutmedir.
Alıntı ile Cevapla
  #197  
Alt 10-12-2025, 14:42
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677

Onur Üyeliği 

Standart

Andrew´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Diyalektik ne degildir?

Diyalektik bilim degildir; bir akil yurutmedir.
Örneğin Evrim de kendisi bilim değil, olgudur, esasında bilim gözlem, deney, sınama, türlü nesnel yapı,olay ve olguları, akılla bağdaşırlığı da esas alarak edindiğimiz veriler üzerinden yaptığımız yorumlama, açıklama, öğrenme, kısaca bilgi edinimiyle ilgilidir. Materyalist "diyalektik" ise olgudur ve gözleme taban verir ve ayrıca kavranış, yöntem olarak da kullanılabilir ve çelişki hareketin, değişimin temelindedir. Materyalizm de bilimden, objektiften ve olgulardan, bilgiden bağımsız olarak ele alınamaz, elbette yöntemleri de... esasında fizik yasaları gibi de düşünülebilir ancak bu o kadar spesifik değil.

Örneğin Dünya'nın Güneş etrafında, Ay'ın Dünya etrafında dönmesi, yine Ay'ın, Dünya'nın çekim kuvvetine rağmen yörünge mesafesinde kalması vs. olgusunun temelinde yatan ilişki ve çelişki. Diyalektik kabaca ilişki, kuvvetler-çelişkiler-sıçrama, hareket ve değişim bütünlüğünde açığa çıkan dinamik devinimin sağlayanı ve ayrıca buna sadık kalınarak veya uyum sağlayarak ve çelişkilerin çözümlenmesi böylece hareketin yasası olarak çelişkileri de esas alma üzerinden yol alma, yorumlama süreci açısından da yöntemdir. Böylece "mekanik materyalizmden" de ayrılır. Nasıl ki idealizm için metafizik bir yöntemse ve bu yöntem zihne dayanmak zorundaysa, diyalektik de materyalizm için bir yöntemdir ve olguya dayanmak zorundadır. İdealistler dışında antik çağda dahi temlilcileri bulunabilir, Heraklitos, Demokritos, Tao veya diyalektiği çatışan fikirler değil, doğadaki zıt ve çelişik kuvvet, biçimlerin gözlemi üzerinden dile getirilmesi gibi...

Ayrıca materyalist diyalektik veya diyalektik materyalizm deme gereksinimi sadece "idealist diyalektikten" ayrı tutmak için değil, "mekanik materyalizmle", "diyalektik materyalizmi" de farklı tutmak içindi.

Sadece ilişkiler, çelişen kuvvetler bağlamında değil temel formlar veya biçimler veya etkileşimleri açısında da diyalektik görülebilir(çünkü formları anlamlı kılan diğer taraftan da yukarıda dile getirilen bütünlük dahilinde açığa çıkan dinamiktir). Örneğin bir elektrondan söz ediliyorsa, karşıtı da (çelişiği de) olabilir(var), bir protondan söz ediliyorsa, karşıtı da olabilir(var), şu ya da bu form bazında ise olmayadabilir, ancak temel formlarda(büyük yapıları oluşturan mikro formlar) olasılığı fazladır ve büyük yapı, formlarda da farklı biçimler veya değişim süreçlerine içkin yansımaları ve doğada çelişkiyle açığa çıkma, değişim, dönüşüm, sıçrama eğilimindedir.

Aslında bunca dallanıp, budaklanmasının sebebi yöntem olarak nasıl kullanılacağı üzerinedir, yoksa nasıl ki Evrim Nedir sorunun cevabının 2 satır olmasına karşın, evrim teorisi ve spesifik detayların cşltler dolu yer tutması gibi... Meseleye nereden bakıldığı önemli, yoksa diyalektik olgu da evrim gibi, bir kaç satırla ifade edilir, doğanın dinamiği, çelişki, ilişki, hareket, değişim, sıçramanın sarmal yansıması ve yöntem olarak da ilişki ve temel çelişkilerin çözümlenerek hareketin, gidişatın, olası sonuçların kavranması, çözümlenmesi. "Her şey değişir, her şey hareket halinde", peki neden değişir? Çelişir, Diyalektik.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Diyalektik Materyalizm öğretisi Bilimsel midir? saroz Felsefik Tartışmalar 1273 23-05-2020 12:49
Diyalektik Tasavvuf pante Sufizm 69 26-12-2016 03:31
Diyalektik Materyalizm chekim Yeni Üyeler 8 14-03-2010 22:13
Diyalektik Felsefik Tartışmalar 10 19-11-2006 19:32

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:01 .