knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı
mrdragon,,
şı cümleni bana mantıksal olarak izah et de diğerlerini de okumaya değer bulalım...
|
Bu kadar zor olmasa gerek;
Muhammed'in dilinden dökülen kelimeler delil,ayet,kitap,kuran olarak ele alınır. Kısacası bütün olmadan da kuran'dır.
Hali ile, kuran bu kitap tanrıdan tüm insanlığa armağandır diye başlamaz. Topluca indirilip dağıtılmamıştır.
Bir insanın 40 yaşından sonraki yaşamı boyunca, ölene kadar dilinden dökülen daha sonradan toparlanması ile oluşturulan kaynağına siz kur'an diyorsunuz.
Her ne kadar kitap bunu söylemese de, tanrıdan sevgilerle demese de, ve sürekli arapça vurgusu ile, daha önce uyarılmamış kavim göndermesi ile, yanınızdaki adamlarda kitap olmasına rağmen biz onların bildiklerine yabancıydık demesinler diye, kavimsel mekke ve çevresini uyaran nitelikte eseri size verilmiş olarak alıyorsunuz.
Sevgili tanrım teknoloji de gelişti haberin olsun derdiniz ama tanrının teknolojisi sınırlı azizim. Onun teknolojisi anca bir insanın dilinden dökülen kelimelere endeksli, tüm semavi dinlerin ortak çıkmazı da budur. Tanrının gerçekliği bir insanın dilinden döküldüğü kelimelerin esaretinde gizlidir. Siz onu zihninize hapsetsenizde, tanrı asırlar boyunca bu yöntemin dışına çıkmaktan dahi acizdir. Sürekli aynı hatalara imza atan enteresan varlığa siz tanrı diyorsunuz.
Demek ki, kitabı size yollayan yok, ve hali ile tanrının yolladığı imzalı bir kitabınız da yok. Ona ait olduğunu varsaydığınız sözlerin sonradan toparlandığı bir kaynak var. Yoksa sevgili tanrı hikaye kitabına göre dağa taşa da emir yazabiliyor her ne kadar ortada gören olmasa da, bilmem anlatabildim mi?
(tüm insanlığı düşünen tanrı, haydi gidin, tüm dillere kitabımı çevirin dil ve aklı boşa vermedim herkes okusun her devrin kitabıdır diyerekten not düşmeyi de unutmuş. Hali ile sevgili sahabe kardeşler kılıç kalkan ekibi eşliğinde, arapça kuran bilgileri eşliğinde, dünyanın rengini kırmızıya boyamaya and içmişler, ta ki, tek din dil tanrılarının olana kadar.)
knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı
bu arada enbiya 7 ve nahl 43 ne anlatıyor? furkan 59 ne anlatıyor?
fes-elû ehle-żżikri in kuntum lâ ta’lemûn(e) .... enbiya - nahl
errahmânu fes-el bihi ḣabîrâ(n) .........furkan 59
Arapça bilmemek suç değil, kuranı arapçasından okumasını öğrenmemiş de olabilirsin fakat şu latince yazılışlardaki farklılığın bile başka başka şeyler anlatttığını sanırım anlayabiliyorsundur...
|
Benim arapça bilmememi bilemem ama tanrının türkçeyi bilmemesi aslen suç. Dilerseniz bir faks çekin, koordinatları veriyorum; sadece zihninize seslenin çünkü sizin tanrı farklı bir yerde yaşamıyor. Sınırları belli.
Ayetlerde oldukça açık; ilk ikisi gayet net bir dil ile, peygamberlik denilen kavramın araplar içinde bilindiğine işaret etmekte. Bu peygamberlerin kimler olduğunu okuyacakları bir kaynakları da olmadığına göre, bu peygamberlere iman eden (kısacası kuran tabanındaki ilim sahiplerinin bütünü) müslümanlığın atası sayılan dindekilere sora getiriyor.
Peki, furkan 59 ne demekte?
Gökler ve yer ve ikisinin arasını 6 günde yaratan bir tanrı masalı anlatıyor. Bu 6 günlük hikaye aynen nerede geçiyor?
Tevratta azizim. Hiç okumamış olabilirsiniz ama bu tevrat hikayesidir. Hali ile bunu bilende yahudi ve hristiyanlardır. Sonuç itibari ile ellerindeki nüshalardan okuyorlar.
Yoksa ebu muttalip'e sorsan o dönemde ne 6 günü der farklı hikaye okurdu size.
Ha bana sorsan, ne 6 günü ne yeri ne ortası, sizin tanrının kafası iyice allak bullak. Evreni dünya tabanlı düşünüp herşeyi ona endekslerken dahi günlere hapsolmuş zamanları karıştırmış basamakları birbirine geçirmiş iyice üfürmüş derim.