Henüz 2.500 abonesi bile olmayan bu adamı (hesabı) izlemek için açtığınızda ya da onun youtube önizlemesine fareyi sürüklediğinizde; bir film ya da fragman ya da birinci sınıf (üst seviye a+) yönetmen izliyormuşsunuz izliyormuşsunuz hissi
Burada daha ziyade kentten, uygar yaşamdan ve bazen de kendinden ve sistemden kaçan ya da kaçmaya çabalayan insan öyküleri var.
youtube ve iZ TV' nin bu serisine "Ormandaki Marangoz" adlı video anasayfamdan önerilip girdim.
Sonra bunun tüm bölümlerini dizi gibi açtım ilk videodan başlayıp izliyorum. İki videoda kenti terkedip kırsala göçmüş aileler vardı. Çocuklara taktım. Issız görünüyorlardı, yaşıtlarıyla sosyalleşmeliler ve daha geniş bir çevreye/kabuğa, etkinliğe (oyuna) sahip olmalılar. Buna üzüldüm taktım. Aile çocuğu ıssızlığa götürdüğünün farkında değil. ilk ihtiyaç gerçek ihtiyaç/gereklilik topluluk, grup, etkinlik, geniş çevre ya da toplumdur ve her türden etkinliktir, sosyal etkinliktir.. Bu kentte ya da ormanda oluştan daha önemli ve değerli..
Başka bir videoda başka şeye takıyorum. Bazılarını izleyemiyorum bile. İnsan öykülerinde psikoloji gözlemi gibi. Ben bir Hannibal Lecter olduğum iddiasında değilim ama eskiden bunları farketmezdim. Şimdi çok şey farkediyorum (herşeyi farkediyorum, insan ilişkileri vs, yaşla mı ilgi bilmiyorum) ve beni rahatsız ediyor sonra kapatmakta, hiç izlememekte istiyorum.
Bazı taşınmaları/göçleri tek taraf istemiş/arzulamış, diğerini mutlu etmemiş gibi ve insan öykülerindeki başka şeyler. Bunu görüyorsun. Bunu birden çok videoda hissettim.
Bu videoların diğer yönü ise şu.
Bazı insanları izlerken ona bakıyorum kendime bakıyorum empati yapıyorum. Yani resmi ve formel, tuhaf, insan değilmiş gibi.. Berbat. Çürük yumurta gibi, çürük elma gibi ve tıpkı bunun gibi, insan çürüğü gibi..
Bir köpeği doğal yaşama (yaban hayata) geri gönderemezdin. Annesi tutulmuş atmacanın çoğaltılmış üçüncü neslini artık yaban/doğal yapamazsın. İnsan buna benziyor. İnsan bitti. Ne yazık. O doğal olma (yaban) denen gitmiş o gelmiyor. İnsanlar eğreti. Bunu bilmekte istemezler.
İzlerken komik gülünç buluyorum desem o da değil, üzülüyorum. Kayıp. İnsanlık kayıp ya da dejenere. İnsan dejenere.
Çürük yumurtadan çürük diyor Kurtcebe. Aynen öyle.
Uygar ne komik laf. Evcil ama kayıp, köle vb uygun laf.
Bunun adı evcil insan, bundan adam olmaz, bu çalındı gitti.. Melez gibi ,yitik gibi şey.
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Bizlerinde yer yer dile getirdiği bir çok akıl ve mantığa sığmayan veya çelişki içeren ifadeler, ekranda belge, dayanak göstererek tane tane işliyor...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Ben kucukken bile inanmadim bu Kuran-Islam konusuna. Ogrenmeye bile calismadim aslinda. n oldugunu da bilmiyorum. Benim her saatim, gunlerim, yasanmisliklarim, dosluklarim, kapi kapi yapigim misyonerliklerim, o anlarim, hissettiklerim, aglamalarim, huzur bulmam....hepsi hristiyanlik temelliydi. Her turlu kufru yasadim, gavur dendi, bilmem ne dendi, lisede okul mudurunden tehtit ve kufur yedim. En kotusu suydu; ben zaman 15-17 gibi varim lisede.
Durun anlatayim.
Evrimi kabul ediyorum o sira, millet topa kosuyor beden dersinde, ben kutuphaneye kosuyorum. Bir yandan da inancimi surduruyorum. Ama bildigin herkes cahil. Bilgi temelli degil sadece, o da var da zaten--nefret dolu insanlar. Allah diyor her pisligi yapiyor; kufrediyor, yere tukuruyor, cop atiyor hic cekinmeden, bir gram dusunce yok beyinde. Ben lisedeyim, hayatimda bir tane kufur etmemisim, Htta utanilacak bisey olarak gormuusum, nasil adamlar anne karistiriyor, kufur ediyor diye saflik da yapiyorum, kendimce sasiriyorum, onlarin adina utaniyorum. Ahlakli oldugumdan degil de, utaniyorum yani o cocuk halimle. Millet ana avrat deyince yere bakiyorum. Igreniyorum.
Ogretmenler de ogretmen degil. Geliyor, ---beni bildigi halde, kucuk gencim yani---mesele yapiyor, Incil degistirildi, coptur diyor. Ben de zihinsel emek harciyorum, bakiniz, bu seilde konusamazsiniz diyorum, gidiyor beni mudure sikayet ediyor. Mudur anneme, olmayan avradima kufur ediyor, alnima parmagiyla vuruyor ve egitim hayatimi bitirecegini soyluyor. Korkuyorum tabii ama biliyorum; o an biliyorum. Bu adam benim bildiklerimin, yada bilme cabamin bir grami bil etmez.
En kotusu de su. Bunu ben yasadim. Ben alevi kokenliyim normalde. Yasamadik ama kulturel bir kimlik olarak vardi. Onun verdigi bir sey sanirim, hep bi arastirma, bilgiye acik olma vardi ailece; Bu mudur, beni tehtit ettikten sonra bir kac serseri beni buldu, yuruyorum tenefuste, yolumu kesiyorlar, o tarafa yuruyorum, yine namussuzlar onumu kesiyor--mevzusu bile yokken geldiler bir kac kisi beni tehtit ettiler. o zaman cocugum. kafami keseceklermis--- gunlere strese girdim bu ifade yuzunden, korktum----musluman mahallesinde salyangoz satamaz-misim. Ulan sen nereden biliyorsun beni.
Sen. 50 yasinda adamsin, cocugu tehtit ediyorsun, ailesine kufur edip rencide ediyorsun, cocuktur, ses edemiyor, sonra yetmiyor, pislik, yere tukuren namussuz serserileri basima bela ediyorsun.
Ulan, bu Dunya bu kadar kotumu, kurbanin olayim iyi yurekli adam cikar karsimiza. Elini ayagini operim senin. Iyi adama oyle hasretiz ki.....Kurbanin olurum.
Bizim dine karsi cikisimiz ideolojik temelli tanriya isyan, onu kabul ve/veya red edisimiz degil. Kafamiza uymuyor. Insanligimiza da uymuyor. Yoksa ideolojik tavir degil. Aksine ben beyni calistigimda daha cok felsefi anlam kazaniyor; ama insanlagimiza, uygulamaya, neticeye bakinca, bu kavramlarin hepsi siktiri boktan oluyor.
'baglilik düşünmemek demektir. düşünmeye gerek duymamak demektir' Orwell, 1984...
no matter how far we go intellectually or how much science we do, we are not even close to understanding the truth
'kimi dinde imanda buldu yolu, kimi akil, bilim yolunu tuttu derken ses geldi karanliklardan; gafiller! dogru yol ne odur, ne bu' - Hayyam
Hollanda'lı seyyah Noraly. Şu an 3 milyon 220 bin abonesi var. Youtube'da gördüğüm en iyi kanallar arasında.
Şu an Çin'de.
Yayınladığı her videoyu zevkle izliyorum.
Noraly'in şöyle bir artısı var. Hem çok güzel(önemli tabi), hem de gezerken tarihi yerleri elinden geldiğince tanıtmaya çalışıyor. İnanılmaz meraklı ve çılgın birisi.
(Türkiye'yi de gezdi. Eski videolarına bakabilirsiniz.) https://www.youtube.com/@ItchyBoots