
03-05-2026, 09:24
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Dec 2012
Mesajlar: 36
|
|
Tüm Dinlerdeki Benzerlikler Hakkında
(Yazı bana aittir, kopyala-yapıştır ürünü değildir. İsteyen istediği şekilde kullanabilir.)
Sayın forum katılımcıları ve sevgili okuyucular, tanrıbilimde çoğu şey Hazreti İdris Aleyhisselam'ın cennete –alışılmışın dışında- ölmeden önce alınmasıyla başladı. Melekler bu olaydan dolayı Hazreti Allah Celle Celalühü'ye sitem ederek, Allah'ın insanlara çok değer verdiğini oysa meleklerin insanlardan daha çok Kendisi'ne ibadet ettiklerini beyan ederler. Hazreti Allah ise insanlara nefs, şeytan ve dünyalık meşgale verdiğini, bunların ise meleklerde olmadığını buyurmuştur. Bunun üzerine iki melek; HARUT ve MARUT, eğer Allah'ın kendilerine nefs şeytan verirse, insanların düştükleri günah batağına düşmeyeceklerini iddia ederler. Yani Allah'a karşı inatlaşırlar.
Bunun üzerine Harut ve Marut, Dünya'ya insan olarak indirilir. Teferruatıyla beraber bazı Kur'an-ı Kerim tefsir kitaplarında nakledilenler, burada kısaltılmıştır. Harut ve Marut günah işlerler. Allah ise onlara ya ahirette sonsuz ya da dünyada kıyamete kadar –Kendisi ile iddialaşmanın cezası- azap çekeceklerini buyurur. Harut ve Marut dünya azabını tercih ederler. Allah Celle Celalühü, Harut ve Marut'u Babil'e göndererek onları, ayakları tavana asılı bir şekilde insanlara ve cinlere ‘büyü öğretmek' ile cezalandırır. (Bakınız Kuran-ı Kerim/ İnek (Bakara) Suresi/ 102. Ayet.)
Hazreti İdris döneminden –ki Hazreti Adem ve Hazreti Şit'den sonra ilk peygamber Hazreti İdris'tir- itibaren Harut ve Marut, kafir insan ve cinlere büyü öğretirler ve bu iki melekten öğrenilenler; halen bugün İsrail adındaki Yahudi ‘devlet'inin istihbaratı tarafından yoğun olarak kaynak alınmaktadır.
Bunun için çeşitli tarih ve din kitaplarında Harut ve Marut isimlerinin farklı dillerdeki versiyonlarıyla karşılaşmanız mümkündür. Müslümanlar , İnek Suresi 102. Ayetteki Harut ve Marut gerçeğini, yanlış olarak Hazreti Süleyman peygamber ile başlatır. Ve böylece ‘büyü, gizli cemiyetler' gibi konuların orijinini bulamazlar.
Hazreti İdris hakkında Müslümanların başucu kitabı TAM İLMİHAL SEADET-İ EBEDİYYE kitabımız, sayfa 1120'de şu açıklamayı yapmaktadır: "Eski Yunanlıların HERMES dedikleri kimse ve daha sonraki feylesofları, fizik, kimya ve tıp bilgilerini İdris Aleyhisselam'ın kitabından çaldılar."
Alanında bütün kaynaklar, Hazreti İdris'in (Aleyhisselam), Kabiloğullarına gönderilmiş bir peygamber olduğu noktasında mutabıktır. Dolayısı ile Hermes de Kabiloğullarından olmalıdır. Türkiye Gazetesi yayınlarından Peygamberler Ansiklopedisi'nde Hermes'in büyücü olduğu yazılıdır. Hazreti İdris, Babil'e gönderilmiş bir peygamberdir. Dolayısıyla Hermes'in Babil'de Harut ve Marut ile ilişkilerinin olması mümkündür. Ancak "Amerikalı masonluk uzmanı Dr. Mackey tarafından seslendirilen bir teoriye göre, Hazreti İdris'in neslinden devredilen Kutsal Kabala'ya ilaveten, Kabil'in soyundan gelme Büyücü Kabalası, astroloji ve büyücülükle uğraşan Mezopotamya'nın yıldıza tapıcılarına yani Sabiilere miras kalmıştır." (*) Az yukarıda büyünün Babil'den geldiğini ve Kabiloğullarından HERMES'in Harut ve Marut ile yani büyü ile ilişkisinin mümkün olduğuna değinmiştik. Evet, ipuçları bir araya tamamlanırsa, ‘büyücü Kabalası'nı ilk şekillendiren HERMES'tir ve bunu o zamanki masonluğa ‘kazandırmıştır':
"Mason uzmanlar için HERMES, önem bakımından başta gelir, çünkü o, kendisi tarafından kurulan Gizemler'den ödünç alınan masonik inisiyasyon ritüllerini YAZAN KİŞİDİR. Masonik sembollerin hemen hepsi Hermetiktir." (**)
Büyücü Kabalası, gizli cemiyetlerin eline geçtiği vakit, tarihin ilk devirlerinde derece derece kabala ilmi verilmek üzere o zamanki ‘MASON LOCALARI' yani proto-masonik birimler oluşur. Bu kişiler tarih boyunca Tevrat'ı, Zebur'u ve İncil'i tahrif ederek Hak Dinin galebesini engellemeye çalışırlar. Kuran-ı Kerim ise Allah tarafından korunmaktadır. Bu proto-masonik cemiyetler, Kuran-ı Kerim'i tahrif edemeyince oklar Sünnet-i Seniyye'nin yok edilmesi için Hazreti Muhammed Aleyhissalatu Vesselam'a çevrilir. Adına ‘KURAN MÜSLÜMANLIĞI' denilen bu sapık fırka halen faaldir. Süreç bugün devam etmektedir.
Hazreti Adem babamızdan beri gelen Kutsal Kabala'nın tahrif edilmemiş son nüshası, elimizdeki KUR'AN-I KERİM'dir. Diğer Kabala çeşidi olan Büyücü Kabalasına ‘Şeytani Kabala' da denir ve içeriği; falcılık, kehanet-büyü yapımı gibi bilgiler, panteist inanca dayalı felsefi meseleler ihtiva eder.
"Antik kutsal geleneği aktaran gerçek Kabala yanında şeytani bir Kabala daha vardır." (Gougenot des Mousseaux)
Hermes'in Hazreti İdris'ten bilgi çalarak kendine mal etmesi sonucu çağlar boyu Hermes ve Hazreti İdris, aynı kişi zannedilmiştir. Hermes'in Hazreti İdris'in Kabalasından bilgi çalması, Hermes'in Şeytani Kabala'sının da içine bir miktar kutsal ve doğru ifadelerin girdiğini göstermektedir.
İşte İslam dışı bütün inanışların ve dinlerin yapısında az da olsa benzerliğin bulunması, aynı hikayelerin masalların öykülerin mitosların değişik isimler halinde ve farklı tarihlemelerle bu kitaplarda (Tevrat, Zebur, İncil, Suhuflar ) karşımıza çıkması, bu Şeytani Kabala'nın içeriğinin hak kitap ve suhuflara sızmasının sonucudur. Öyle ki;
Dinde bir bölünme yaratmak amacıyla açılan ilk okulun görevi, çeşitli mezhepleri Gnostisizm adı altında toplamak olmuştur. Bu proto-masonlar, Kabala'yı hristiyanlaştırmamış fakat, İncil'in ilahi mesajları arasına uydurma dinleri hatta sihri sokmak suretiyle İncil'i KABALA'YA BENZETMİŞTİR.
Teslis inancı, mucizevi doğum ve bir peygamberin öldürülmesi gibi konuların Hristiyanlıktan önce gelmiş olan dinlerin TAMAMINDA yer almış olması, dinin Atti, Adonis veya Osiris gibi eski efsanelerin değişik bir yorumu olduğu şeklinde açıklamalara neden olmuş, bundan dolayı Hıristiyanlığın kaynağını bu efsanelerden almış olduğu şeklinde iddialar ileri sürülmüştür.
Sir James Frazer şöyle demiştir: Hazreti İsa'nın hayatındaki belli olayların üzerine kendinden önceki dinlerin gölgesinin düşmüş olması gerçeği, Eliphas Levi'nin de belirttiği gibi, eski insanların Hristiyanlık sırlarını sezmiş olduklarını gösterir.
D'Herbelot'ın Abulfaraj'dan naklettiğine göre M.Ö. 500 senelerinde yaşamış olan Zerdüştilerin lideri Zerdascht, doğumunu bir yıldızın haber vereceği kurtarıcının mutlaka dünyaya geleceği kehanetinde bulunmuştu. Müritlerine kurtarıcının bir bakireden doğacağını, başkalarının bundan haberlerinin olmayacağını ve ona hediyeler sunacaklarını haber verdi.
Adına Kabala denilen bu sözlü eğitim sistemi, kurtarıcıdan dinin kutsal değerlerini aralıksız taşımayı vaad eden bu doktrin, eski inanç sistemlerinin temelini oluşturmaktadır. Drach daha da ileri giderek "Teslis Akidesi"nin de bu sistemin bir parçası olduğunu iddia etmiştir:
"Eski Havra doktorlarının ve özellikle de İsa'dan önce yaşamış olanların derslerine aşina olanlar bilirler ki, üçlü tanrı sistemi kadim tarihten beri bu insanlar arasında yaygındı."
"Kabalist metinler üzerinde yapılmış olan açıklamaların çoğu, hayret edilecek ölçüde, Hıristiyanlığın yüksek gerçeklerini çağrıştırmaktadır." (Ecdersheim)
"Teslis düşüncesinin Kabala'da önemli bir yeri vardır. Çünkü Zohar'ın en belirgin özelliğini teslis inancına bağlılığı oluşturmaktadır." (M. Vulliaud)
"Eski Kabala'nın teslisi şöyledir: KETHER, baba, Binah / KUTSAL RUH veya anne, Hochmah / Kelime veya erkek çocuk. Fakat teslisten bunu ayırt etmek için modern Kabala'da bu sıralama tersine çevrilmiştir." (Isaac Mayersin)
Mehdi-Mesih inancını da inanışlardaki benzer yönler bakımından örnek gösterebiliriz.
(*) : La Kabbele Juvie: historie et doctrin II, Paul Villiaud, Paris 1923'ten aktaran: Kayıp Semboller, Nesta H. Webster, İlgi Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul Ekim 2009, sayfa 25.
(**) : Tüm Çağların Gizli Öğretileri, Manly P. HALL, Mitra Yayınları, İstanbul 2008, sayfa 94.
NOT : Basımı durdurulmuş Nesta H. Webster'in "Kayıp Semboller" isimli eserinden bol bol yararlandım.
(inşallah devam edecek)
|

03-05-2026, 15:15
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 04 Apr 2011
Mesajlar: 1.337
|
|
|
Bunun için çeşitli tarih ve din kitaplarında Harut ve Marut isimlerinin farklı dillerdeki versiyonlarıyla karşılaşmanız mümkündür. Müslümanlar , İnek Suresi 102. Ayetteki Harut ve Marut gerçeğini, yanlış olarak Hazreti Süleyman peygamber ile başlatır. Ve böylece ‘büyü, gizli cemiyetler' gibi konuların orijinini bulamazlar.
Hazreti İdris hakkında Müslümanların başucu kitabı TAM İLMİHAL SEADET-İ EBEDİYYE kitabımız, sayfa 1120'de şu açıklamayı yapmaktadır: "Eski Yunanlıların HERMES dedikleri kimse ve daha sonraki feylesofları, fizik, kimya ve tıp bilgilerini İdris Aleyhisselam'ın kitabından çaldılar."
|
Şunu mu demek istiyorsun.Kuranı Kerim İdris peygamber ve Harut/Marut hakkında müslümanları yanıltıyor Seadeti Edebiyye Kuranın bu yanıltmasını düzeltiyor. Yazdıklarınızdan çıkacak sonuç bu.
|

04-05-2026, 08:13
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Dec 2012
Mesajlar: 36
|
|
marcos, Allah'ın kitabı Kuran-ı Kerim'de yanlışlık olamaz.
Yanlışlık müslümanların araştırma eksikliğinden kaynaklanıyor.
Tefsir kitaplarıyla masonik araştırmalar birleştirildiğinde gerçek ortaya çıkıyor.
Teşekkürler ilgin için.
|

04-05-2026, 11:29
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668
|
|
rojawelad´isimli üyeden Alıntı
Hazreti Allah ise insanlara nefs, şeytan ve dünyalık meşgale verdiğini, bunların ise meleklerde olmadığını buyurmuştur. Bunun üzerine iki melek; HARUT ve MARUT, eğer Allah'ın kendilerine nefs şeytan verirse, insanların düştükleri günah batağına düşmeyeceklerini iddia ederler. Yani Allah'a karşı inatlaşırlar.
|
İlk köleci şehir devletlerinin şef, kral, saray, eşraf panteonunun entrikaları, efsaneleri, sonraki büyük devletlere, küçük bir ailede geçen hikayeler
rojawelad´isimli üyeden Alıntı
Bunun üzerine Harut ve Marut, Dünya'ya insan olarak indirilir. Teferruatıyla beraber bazı Kur'an-ı Kerim tefsir kitaplarında nakledilenler, burada kısaltılmıştır. Harut ve Marut günah işlerler. Allah ise onlara ya ahirette sonsuz ya da dünyada kıyamete kadar –Kendisi ile iddialaşmanın cezası- azap çekeceklerini buyurur. Harut ve Marut dünya azabını tercih ederler. Allah Celle Celalühü, Harut ve Marut'u Babil'e göndererek onları, ayakları tavana asılı bir şekilde insanlara ve cinlere ‘büyü öğretmek' ile cezalandırır. (Bakınız Kuran-ı Kerim/ İnek (Bakara) Suresi/ 102. Ayet.)
|
Burada da sıkıntı var, irade vermiş, ama akıl, mantık vermemiş, mantık olmadan irade olur mu? O da ayrı mesele. Sonsuza kadar ahirette yaşama önerisine "hayır, sonsuza kadar azap çekelim" demişler, bu kafasına silah dayanmış kişilere, "işkence mi görmek istersiniz yoksa serbest bırakalım mı?" sorusuna, "işkence edin" demekle eşdeğer...
M.S. 9. Yüzyılda(anlatılan yaşam hikayesine göre, aradan 250 yıl geçmiş, elde ne arkeolojik ne tarihsel belge, kayıtlar olmaksızın dilden dile yayılmış efsaneler revize edilmiş) göre Masabaşlarında, saraydan icazetle İslam Tarihi yazanlar elbette kendilerinden önceki Musevi, Hristiyan kütüphanesinden yararlanacaktı, işlerine gelmediğinde değiştirmişler veya yanlış bildikleri zaman da; "doğrusu bizim sözylediğimiz, onlar değiştirildi" demekteler vs.
Neyse, Babil'e ne zaman göndermiş?
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Konu spartacus tarafından (04-05-2026 Saat 14:21 ) değiştirilmiştir.
|

04-05-2026, 12:11
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Dec 2012
Mesajlar: 36
|
|
spartacus;
Cümle düşüklüğümün yanlış anlaşılabileceğini bilmeliydim. Özür dilerim.
Yani:
"Bunun üzerine Harut ve Marut, Dünya'ya insan olarak indirilir. Teferruatıyla beraber bazı Kur'an-ı Kerim tefsir kitaplarında nakledilenler, burada kısaltılmıştır. Harut ve Marut günah işlerler. Allah ise onlara ya ahirette sonsuz azap çekeceklerini ya da dünyada kıyamete kadar –Kendisi ile iddialaşmanın cezası- azap çekeceklerini buyurur. Harut ve Marut dünya azabını tercih ederler. Allah Celle Celalühü, Harut ve Marut'u Babil'e göndererek onları, ayakları tavana asılı bir şekilde insanlara ve cinlere ‘büyü öğretmek' ile cezalandırır. (Bakınız Kuran-ı Kerim/ İnek (Bakara) Suresi/ 102. Ayet.)"
Anlatım bozukluğu yapmışım.
Hazreti İdris zamanından beri Harut ve Marut Babil'de bir kuyuda ya da mağaradalar.
|

04-05-2026, 14:43
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668
|
|
rojawelad´isimli üyeden Alıntı
spartacus;
Cümle düşüklüğümün yanlış anlaşılabileceğini bilmeliydim.
|
Aslında esasen sorun yok, usülen "ya ahirette sonsuza kadar azap ya da dünyada kıyamete kadar azap" daha tutarlı oluyor.
Mitolojiye göre Allah, her şeyi olduğu gibi onları da kusurlu yaratmış, tek kusursuz yaratılan Allah sanırım...
Bu büyü (aslı olmayan veya aslı sihirbazlık olabilir) olayı nedir? Bu inançlarda Allah'tan başka ilah mı var, büyülerin gerçekleşmesini sağlayan kudret nedir? (bu kudretin iradesi var mı, varsa büyüleri yapmamak gibi bir seçeneği var mıdır? Ya da neye göre yapıyor?)
Bu dönem "Azrail'in dostu(!torpilli), 72 dil bilen İdris" dönemi ise; ne zaman atılmışlar kuyuya?
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

04-05-2026, 15:06
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Dec 2012
Mesajlar: 36
|
|
Sözkonusu ayet : (Bakara Suresi 102. ayet)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tâbi oldular. Halbuki Süleyman büyü yapıp kâfir olmadı. Lâkin şeytanlar kâfir oldular. Çünkü insanlara sihri ve Babil'de Hârut ile Mârut isimli iki meleğe indirileni öğretiyorlardı. Halbuki o iki melek, herkese: Biz ancak imtihan için gönderildik, sakın yanlış inanıp da kâfir olmayasınız, demeden hiç kimseye (sihir ilmini) öğretmezlerdi. Onlar, o iki melekden, karı ile koca arasını açacak şeyleri öğreniyorlardı. Oysa büyücüler, Allah'ın izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler. Sihri satın alanların (ona inanıp para verenlerin) ahiretten nasibi olmadığını çok iyi bilmektedirler. Karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bunu anlasalardı!"
|

05-05-2026, 12:16
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668
|
|
"Allah Celle Celalühü, Harut ve Marut'u Babil'e göndererek onları, ayakları tavana asılı bir şekilde insanlara ve cinlere ‘büyü öğretmek' ile cezalandırır. (Bakınız Kuran-ı Kerim/ İnek (Bakara) Suresi/ 102. Ayet.)"
Yukarıdaki ifadeniz çelişiyor(cezaları büyü öğretmek mi, yoksa aksine büyü öğrettikelri için mi cezalandırıldılar)...
İdris ne zaman yaşamış, Süleyman ne zaman yaşamış?
Harut ve Marut Irak Bağdat yakınlarında bir kuyuda ise, o halde kıyamete kadar "büyü öğretme" işini nasıl yapıyorlar? Şimdi o kuyuya kimler gidiyor da onlardan büyü öğreniyor? (nerede bu kuyu, insanların erişimine açık olmalı -ki büyü öğretebilsinler). Eğer Harut ve Marut bir kuyuya hapsedilecek idiyse, o halde imtihanın koşulu da yok...
Bütün insanlara büyü öğretme denemesinde bulunmayacaklarsa, bu imhitanın esası, adaleti, mantığı nedir? Yok sırf Harut ve Marut'la tanışamadılar diye milyarlarca isnan imtihandan kurtuluyorsa(ayrıcalıkları ne), tanıştıkları veya erişebildikelrinde öğreneceklerini bildikleri için için büyü öğrenenlerin suçu ne? Bu anlatılara göre, Allah her işini böyle danışmanlar, illa aracılar, kuryeler, bir kaç kişilk ekiple, bir avuç kişiyle, aşırı kişisel ve dar bir alan, çerçevede mi görüyor?
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

05-05-2026, 13:41
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Dec 2012
Mesajlar: 36
|
|
Harut ve Marut'a, Allah Celle Celalühü ile iddialaşmaları ve bu iddiada düelloda inatlaşmaları nedeniyle ceza verildi.
Cezaları da halen Babil'de bulunan bir mağarada , insanlara büyü öğretmektir.
Bakara 102. ayette Hazreti Süleyman Peygamber ismi geçtiği için, müslüman yorumcuların hemen hepsi, bir sonraki cümlede ismi geçen Harut ve Marut isimli meleklerin de Hazreti Süleyman Peygamber zamanında yaşadığını zannettiler, oysaki Harut ve Marut olayının başlangıcı daha eskilerde, Hazreti İdris Peygamber zamanındadır.
Ve geldik şu soruya: "Bütün insanlara büyü öğretme denemesinde bulunmayacaklarsa, bu imtihanın esası, adaleti, mantığı nedir?"
Çok eski zamanlardan beri Harut ve Marut bu işi yapmak ile cezalandırıldıklarından; bu haram işi, sonradan Babil sürgünü ile Babil'e giren -girmez olasıcalar!- yahudiler çevreden duydukları bilgiyle hazır buldular. Proto-Masonluk ve Hahamlık şemalarının ikisinin de içinde olan bazı lanetli insanlar Tevrat'ı ve Zebur'u , hahamların ve büyü yoluyla anlaştıkları ŞEYTAN'ın sözlerini eklemek suretiyle değiştirerek tahrif ettiler.(*)
Harut ve Marut "Biz bir fitneyiz, sakın büyü öğrenme" demeden yani kimseyi dinden çıkmak ile uyarmadan kimseye büyü öğretmiyorlar ve bu lanetli işi yapanlar da zaten imansız ölüyorlar. Bakara Suresi 102. ayet sonunu okuyunuz.
(*) :Sözlü Tevrat yani Talmud Tevrat'ın alfabesidir. Evet yanlış okumadınız, yahudilerin rabbi kaynakları böyle diyor. Talmud anlaşılmadan Tevrat anlaşılmaz. Kabala yardımıyla tahrif edilen Tevrat'ın her harfi bir şifre ve yeryüzünün değişmesinde her yahudinin bir rolü vardır, kabbalist hahamlar böyle demekteler.
|

05-05-2026, 15:29
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Dec 2012
Mesajlar: 36
|
|
https://archive.org/download/durrulm...lMensur-01.pdf
Yukarıdaki eserin 402. sayfasından itibaren açıklama var.
Müslüman yorumcular; ayeti olduğu gibi anlamaya çalışırken Harut ve Marut'u Hazreti Süleymen zamanı sanar.
Müslüman nakilciler; nakli esas alıp yukarıdaki 402. sayfadan itibaren gelen nakilleri bize iletiyor.
Son olarak, Harut ve Marut olayını Hazreti İdris zamanı ile perçinleyen vaaz, Cübbeli Ahmet Hoca'nın temel aldığı sağlam nakil kitaplarına aittir.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:32 .
|