Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 05-06-2025, 10:31
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

Ahlaksız hele hoşgeldin, sorduğun bir soruya (Terörle ilgili) verdiğim cevaba tepki verip küsüp gittin sanmıştım, malum insanlarımız farklı görüşlere, görüşlerinin eleştirilmesine de tahammül edemiyor, elbette ben bunun temelinde kişisel sebeplerden ziyade, yine inanca dayalı, dini ideoloji ve sağladığı kalıtsallığın(doğru ve tek doğrunun kendisi olduğu*) üzerimizde bıraktığı toplumdal etki, verili koşulda hali hazır ve kalıp olarak gelmesi, dayatılması bakımından da başka türlüsünü bilememe, başka türlü düşünememe kaynaklı görüyorum. * Burada kastedilen "doğru" bir yükleme işiyle ilgili, yani söylemin gerçekten dayanaklarıyla doğru-lanması- olması değil, ben böyle düşünmüşsem doğrudur, ben bu alanda ihtisas yaptım, ben bu alanda diz kırdım, ya da zaten bu alanda koca profu, alimi okudum, alimlerden daha mı iyi bilinecek vb. yüklenimi(oysa kıstas, ilkeler önemlidir, "e göre, e dair" bu olmadı mı irdelemek de mümkün olmuyor. Örneğin teröre başvuran bir devletin, yandaş profu eylemin terör olduğunu veya bir konu menfaatine olmadığı bir durumda, aslını söyler mi? Çoğunlukla söylemez, o sebeple irdelemek önemli.).. Yoksa insanlar tartışmalı, tartışabilmeli, hatta -kişisel olmamakla, görüşünün kavgası anlamında- kavga da edebilir, kavga etmeleri tek doğru inancıyla farklı, tek doğru inancı tam tersi işlev sağlar, tartışmaya tahammül edemediği için kavgadır, tartışmaya tahammül edemediği için kavga etmektense rakibine karşı kendi şahsını öne sürüp, sitem eden veya direk yönelen veya ortamı kötüleyerek, terketmekle ilgilidir, çünkü o tek dorğu kendisi olduğu ve bunun tartışılmasına tahammül edemediği için, engel olabilmek için ya rakibini, ya da bir baskı, şantaj unsuru olarak kendisni ortaya koymuştur.

Söylediklerine hem usül hem de esas açısından katılıyorum. Yine de "kısıtlanamazlığın kısıtlanması" durumu da vardır. Elbette AKP ve hizmet ettiğinin ne olduğunu hepimiz biliyoruz, o çerçevede hukuk aramanın imklansız olduğunu da. Normalde bu işler, ancak hukuki çerçevede yapılabilir ve bu gibi durumlarda bağımsız kurumlar olmalıdır. Bu kurumlar da keyfi ve kafalarına göre değil, belirli kriter ve kıstaslar, objektif ilkeler esasına dayalı olarak iş yapmak zorundadır.

1.) Örneğin bir insan bir ayet tefsirinde "Bu Allah'ın sözü olamaz, çünkü ..." diyerek, görüş ve düşüncesini aktarıyor, yorumluyorsa, bu ifade nesnel bir izaha dayanıyor ve açıklanabiliyor, eleştirilebiliyorsa bu tür ifadeler kullanıldı diye ilgili tesif çalışmalarının yasaklanması hem hukuksuzluk hem de suçtur. Bu kısıltama suçudur.

2.) Yeri geldiğinde kısıtlamama da bir hukuksuzluk, suç olabilir. Örneğin aynı kişi, aynı ayeti sunarken, ayeti keyfi bir biçimde değiştiriyor, üzerinde kalem oynatıyor veya tamamen alaksız biçimde boca ediyor ve ardınca görüş beyanından ziyade toplumsal bir dayatımda bulunnmak namına veya sırf kötülemek namına kullanıyorsa da hukuku(serbestiliği) ihlal ediyor demektir.

Ve evet, aslında Türkiye, kısıtlanamazlık üzerinden hukuki ihlallerde bulunanların çoğu, hukuki ilkelerle ters düşmektedir. Burası, sözde rivayetler, mesnetsiz hikaye, hadisler, bilinçli bir biçimde çarpık ve çarpıtılmış ayet yorumları üzerinden, topluma bir çok dayatımda bulunan şarlatanlar ülkesidir.

İşte AKP ve AKP'nin Diyaneti, tam da bunu yani 2 nolu olanı yapmak için, 1 nolu kullanarak hukuksuzluğuna kılıf oluşturmaktadır. Kısaca Diyanet İslam'ın günümüz dünyası, toplumu, bilim ve akıl, mantığıyla çelişen nesi varsa, hiç bir çelişkisi olmayan, eleştirlebilir hiç bir yanı bırakılmamış veya eleştirilemez biçimde sunulmuş ve toplum üzerinde menfaatleri temelinde daim bir egemenlik koşulu oluşturmaya çalışıyorlar.

AKP'den hukuki bir adım beklemek, samanlıkta iğne aramak gibidir ve eğer hukukiymiş gibi görünen ufacık bir parçaları varsa, onun da altında hukuku çiğneyebilme, kendini meşrulaştırma istemi yatar.


Şimdi denebilir ki "Etik Kurulları" gibi mi? Evet bir bakıma. Aslında "etik" kelimesini de tercih etmiyorum, yerine "ilke" kelimesini kullanmak, günümüz koşullarındaki tanımların sağlıksızlığından dolayı daha anlamlı buluyorum ya da, ahlakı referanslayan her türlü tanımlarımızı değiştirmek, yerine hukuku esas almak durumundayız. Çünkü toplumsal hukuk çerçevesi esas alındığında hukuka rağmen ahlak, mecvut koşullar açısından da baskı, kısıtlama, iradesizleştirme, hükmetme, istismar kısaca hukuksuzluğun meşruiyeti olmaktan öteye gitmemektir. Ama "vicdan" denilebilir, doğru, ancak ahlak, vicdanla ilgili değildir, vicdan ahlakında üstündedir ve dahi vicdan belirleyici bir ölçüttür, ki hukuk, vicdanı da önemsemek zorundadır, çünkü vicdan insanın doğasından yalıtılamaz bir empati, empatiye dayalı kıyas(mantık), bir hak ölçütüdür de. Kısaca ahlaklı değil vicdanlı, hukuklu olunmalı...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 05-06-2025, 17:45
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.545
Standart

Burada üstünde durulması gereken durum, Diyanet'in din adına kural koyan, yargılayan, hüküm veren, cezalandıran makam haline getirmek istenmesidir.
Bence amaç şudur:
- Tek adam rejimi yaşamın her alanında tek karar organı haline gelmek istiyor. Öyle ki, kaç çocuk sahibi olacağından başlayıp ırkını-dinini-mezhebini bile o belirlemek istiyor.
- Tek adam rejimi toplumu bölerek 'yandaşlar' ve 'ötekiler' oluşturdu. Ötekilere kin kusarak politik avantajlar sağladı, sağlamaya devam ediyor. Ayakta kalmak için 'ötekilerin' varlığına ihtiyaç duyuyor.
- İktidarına din sömürüsü ile başlamıştı, uzun bir süre işe yaramıştı, ne var ki dindar kesimden bile 'bu ne biçim bir müslümanlık? Yalanın hırsızlığın israfın bini bir para' diye şikayetlere başlandı.
- Diyanet, -tıpkı Osmanlı şeyhülislam makamında olduğu gibi- yargılayıcı fetva makamı haline getirilmek isteniyor. Bu, bunların müslümanlığına laf edenlerin de kanunen düşman ilan edilebilmesi için gerekli.
- Tek adam yönetiminin padişahlıktan farkı yok. Haliyle padişaha da şeyhülislam makamı lazım. Bu, belki de Osmanlı'nın ve hilafetin hortlatılması için atılan bir adımdır.

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 05-06-2025, 18:39
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
Standart

Bir gün diyanet işleri başkanlığı kaldırılacak. Er ya da geç toplumsal aklın varacağı nokta o.
Sadece zaman meselesi. Olan o zamanın gelmesini bekleyenlere oluyor.

Türkiyede tek adam rejimi tutmaz kalıcı olmaz, kutuplaşma var. Halk kabaca %40 %40 %20 şeklinde bölünmüş.
Tek adam rusya için uygun bir rejim bence. Orada din siyasete alet edilmiyor. Orada halk siyasi muhaliflik dışında özgür takılıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 05-06-2025, 18:41
bilgivehis bilgivehis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.925
Standart

Türkiye'de din devleti isteyen yüzde yirmi olarak ifade ediliyor.
Bu yüzde yirminin çogunlugu siyasi yönden, azınlıgı ise ekonomik yönden ülkede etkin ve hakim konumundalar. Bu yüzde yirminin toplum üzerindeki etkisi ise yüzde otuz civarında. Toplamda yüzde elli ediyor. Ayrıca hem dinsel hem ülkücü mafyatik yapılanmanın temel besin kaynagı yine bu yüzde ellilik kesimdir. Mafyatik yapılanma eskiden oldugu gibi haraç kesen, uyuşturucu ve silah pazarlayandan ibaret değil. Spordan sanata, ticaretten adliyelere varana kadar ne kadar kurum varsa hepsi mafyanın merkezi durumuna getirildi. Böylece bu yüzde ellilik kesim diğer yüzde ellinin üzerinde de baskı unsuru konumundadırlar. Anlaşılacagı gibi dincilik, laiklik, tek adamlık farketmiyor, soygun sistemi olsun da ne olursa olsuna bakılıyor.
Bu nedenle din için iktidara oy verip de bugün şikayetçi olanların büyük çogunlugunun derdi, soygun sisteminden nemalanma imkanını kaybedenlerdir. Makarna, kömür artık yok. Artık her oy verenin sırtı sıvazlanmıyor. Çay, soğan ve diğer tahıl üretimleri para etmiyor. Et, ot, ekmek kuyrukları sıradan hale geldi. Ekonomi bitince din aşkı da bitti.
Lakin bunlar ve daha beteri olsa bile akp-mhp yine kazanır. Çünkü bu millet kadar celladına aşık başka bir millet yoktur.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 05-06-2026, 15:00
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.545
Standart

Şunu Bana Bir Anlat: Mustafa Öztürk - Din Kadını Nasıl Bastırdı? | Mirgün Cabas


İslam Çatlak Ses Sevmez! | Şunu Bana Bir Anlat: Mustafa Öztürk

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:36 .