
29-01-2011, 18:16
|
|
|
Altar_´isimli üyeden Alıntı
melek sen area,nın söylediği gibi anlattıklarımı kavrayamayacak ve muhakeme edemeyecek kapasitede birisin...sen en iyisi doğru bildiğin ile iman et ..sana şimdi o güvendiğin hadislerden binlercesini buraya yazıp nasıl çeliştiğini,peygamber efendimizim emrine itaat edilmeyip vasiyetine nasıl ihanet edildiğini kurandan örnekler vererek açıklamaka isterdim fakat anlatacağım hiç bir şey seni ikna edemez...sana senin anlayacağın şekilde bir örnek ile anlatayım ;şimdi senin elinde 1 litrelik su kabı var, benim 100 litrelik su kabım var...ben ne kadar uğraşamda sana 100 litrelik kaptan verebileceğim su miktarı 1 litreyi asla geçemez..fazlasını vermeye çalışırsam kap taşar ve su israfı olur..bu yüzden burda uzun uzun açıklama yapıp bilgi israfı yapmak istemiyorum...
|
doğru ikna edemessiniz.hadisleri reddediyosunuz.tefsirleri kabul etmiyosunuz.siz müslüman filan değilsiniz.çok alevi tanıdığım var ama sizin kadar net ve kesin konuşmuyorlar.bence çelişki hadislerde değil sizin beyninizde.dedim ya size zaten neye inanmak isterseniz ona inanın.
|

29-01-2011, 20:38
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
|
|
_melek_´isimli üyeden Alıntı
doğru ikna edemessiniz.hadisleri reddediyosunuz.tefsirleri kabul etmiyosunuz.siz müslüman filan değilsiniz.çok alevi tanıdığım var ama sizin kadar net ve kesin konuşmuyorlar.bence çelişki hadislerde değil sizin beyninizde.dedim ya size zaten neye inanmak isterseniz ona inanın.
|
Ben yine araya girerken özürlerimi en baştan dile getireyim...
Değerli melek ;
Diyanet işlerinin tercümesini yaptığı bir kitap var. 12 cilt. İslam ulemasınca Kuran'dan sonra gelen en sahih kaynak olarak kabul görür. Essahih-i Buhari... Hani bir Hadis İlmi varya, o ilimden geçer not alıyor hepsi...
Bu kitapda sevgili peygamberinizin Benu Mustalık savaşı bitiminde, savaş esiri kadınlara tacavüz ettiği ve ettirdiğide yazar... Bir güzel ahlak belirtisi olarak, savaştan sonra esir kadınlara tecavüz mü edilmeli?
Hangi hadisin gerçek, hangisinin "uydurma" olduğunu bilmediğinden, değerli dostumuz Altar, hepsini reddeder. (bana göre tecavüz hadisi gerçektir  sadece bana göre değil, tüm islam ulemasına göre de gerçektir. Sırf tecavüzü haklı çıkarmak için zamanın diyanet işleri başkanı 40 sayfalık yazı yazmıştı be...)
Kaldı ki ne demek çok alevi tanıdığım var... Sayın Melek, Altar aleviyim dedimi ki? Siz daha kendi Dininiz içerisindeki meshep ve felsefelerden habersizsiniz. Sünni zihniyeti içerisinde değerli Altar'ı anlamanıza imkan yok... Ben bile daha iyi anlarım
İslamı sizden daha iyi biliyor olmam; benim için değil, sizin için bir utanç olmalı...
Esen Kalınız.
Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
|

29-01-2011, 21:05
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 25 Jan 2011
Mesajlar: 50
|
|
sayın area bugün kütüb-i sitte dahil hadis kaynaklarının yüzde 90 dezenformasyona uğraşmıştır..o bahs ettiğiniz savaş ile ilgili hadisleri buhari,abdullah bin ömer isimli şahıstan almıştır..bu tarz hadislerin çoğu aynı kişi tarafından aktarılmıştır..bu tarz hadisler ile peygamberimize iftira atarak kendi ahlaksız ideolojilerini meşru kılmak gayesinde oldukları aşikardır..
...abdullah bin ömer 2.halife ömer bin hattab,ın oğludur...babası gibi kendisininde gerçekte hangi zihniyete biat ettiklerini eminim sizde en az benim kadar biliyorsunuzdur...
...peygamberin vasiyetine karşı çıkıp "bırakın bu hasta adamı bize kuran yeter" deyip gerçek ilahi kelamların büyük oranda tahrif eden birinin oğlundan böyle ahlaksızca iftira dolu bir hadisin gelmesi sizi şaşırtmasın..
..peyganberimiz yaşadığı sürece tek bir hadis yazılmasına dahi karşı çıkmıştır..rivayetler ve iftiralar, onun ve soyunun katledilmesinden sonra ortaya çıkmıştır..
Konu Altar_ tarafından (29-01-2011 Saat 21:14 ) değiştirilmiştir.
|

29-01-2011, 21:57
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
|
|
Değerli dostum altar ;
Bunların farkına benim değil, melek dostumuzun varması gerekmekde.
Her ideolojiinin içerisinde çürük yumurtalar vardır. Melek dostumuz gücenmesin ama, İslam ideolojisi içerisindeki en çürük yumurta, ne yazık ki "sünni" lerdir.
Her şey bir tarafa, bu kişiler "din"i putlaştırmışlardır. Hadis, dinin putlaştırılmasının en büyük göstergesidir. Bakınız izah edeyim ; hadislerde geçen olaylar ve tutumlar, "kitap" da yer almaz. Muhammedin bunları yapıp ettiğinin kesin bir kanıtı bile yoktur. O ondan duymuş, o ondan duymuş, o ondan duymuştur. Kulakdan kulağa oyunu gibi... Sonrasında birileri ortaya çıkar ve hadise 4 elle sarılırsa, aslı bilinmeyen bir şeye iman etmesinden dolayı, putlaştırmış olur.
Değerli meleğin tez elden bunların farkına varması gerekmekde diye düşünüyorum.
Verdiğim tecavüz hadisi, hadislere 4 elle sarılmamak gerektiğini kanıtlar. Buhari başta olmak üzere bir çok kaynakdan bu ve benzeri hadisleri okuyorsak eğer, hadisleri külliyen literatürden çıkarmak, zannedersem, bir müslümanın tez elden yapması gereken ilk şeydir.
Bu hususda melek'de biraz çaba gösterirse, fikir alışverişine dahil olduğu konuyu biraz araştırsa (misal : hiç bir şey yapamadı wikipediadan, vahdet-i vücut gibi kavramlara bakarsa) daha verimli olur... Birde kendisine bazı şeyleri öğrettiğimde veya gösterdiğimde-izah ettiğimde, beni kibirle suçluyor ya, oda ayrı konu... Acaba ilkokulda öğretmeninide aynı şekilde suçluyormuydu, yoksa benden (dinsizin birinden) gelen bilgiyimi hazmedemiyor bilemiyorum...
Esen Kalınız.
Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
|

30-01-2011, 14:28
|
|
|
AerA´isimli üyeden Alıntı
Değerli dostum altar ;
Bunların farkına benim değil, melek dostumuzun varması gerekmekde.
Her ideolojiinin içerisinde çürük yumurtalar vardır. Melek dostumuz gücenmesin ama, İslam ideolojisi içerisindeki en çürük yumurta, ne yazık ki "sünni" lerdir.
Her şey bir tarafa, bu kişiler "din"i putlaştırmışlardır. Hadis, dinin putlaştırılmasının en büyük göstergesidir. Bakınız izah edeyim ; hadislerde geçen olaylar ve tutumlar, "kitap" da yer almaz. Muhammedin bunları yapıp ettiğinin kesin bir kanıtı bile yoktur. O ondan duymuş, o ondan duymuş, o ondan duymuştur. Kulakdan kulağa oyunu gibi... Sonrasında birileri ortaya çıkar ve hadise 4 elle sarılırsa, aslı bilinmeyen bir şeye iman etmesinden dolayı, putlaştırmış olur.
Değerli meleğin tez elden bunların farkına varması gerekmekde diye düşünüyorum.
Verdiğim tecavüz hadisi, hadislere 4 elle sarılmamak gerektiğini kanıtlar. Buhari başta olmak üzere bir çok kaynakdan bu ve benzeri hadisleri okuyorsak eğer, hadisleri külliyen literatürden çıkarmak, zannedersem, bir müslümanın tez elden yapması gereken ilk şeydir.
Bu hususda melek'de biraz çaba gösterirse, fikir alışverişine dahil olduğu konuyu biraz araştırsa (misal : hiç bir şey yapamadı wikipediadan, vahdet-i vücut gibi kavramlara bakarsa) daha verimli olur... Birde kendisine bazı şeyleri öğrettiğimde veya gösterdiğimde-izah ettiğimde, beni kibirle suçluyor ya, oda ayrı konu... Acaba ilkokulda öğretmeninide aynı şekilde suçluyormuydu, yoksa benden (dinsizin birinden) gelen bilgiyimi hazmedemiyor bilemiyorum...
Esen Kalınız.
|
Uydurma hadislerin ortaya çıkması H.z Osmanın şehit edilmesiyle başlayan ve "fitne" diye anılacak olan ilk büyük ihtilafların başlamasıyla yakından ilgilidir.Söz konusu dönemde Hz Aliyi tekfir eden havaric gurubu ile Hz Ebu bekir ve Hz Ömer'e iftira atan guruplar ortaya çıkmış ve hadis uydurma hareketi,sahabe asrının sonu ve büyük tabiiler devrinin başlangıcı olan böyle buhranlı bir devirde çeşitli tesirlerle başlayıp gelişmiştir. Böylece müslümanlar arasında siyasi,itikadi ve fıkhi ihtilafların başlaması ve gelişmesiyle taraflar kendi görüş ve düşüncelerini desteklemek ve daha çok taraftar temin edebilmek için hadis uydurmaya başlamışlardır.
H.z Osamanın yerine H.z Alininhilafete geçmesiyle ümmetin arasındaki birlik bozulmaya başlamıştır.Gerek H.z Ali gerekse H.z. Muaviye taraftarları kendi hakllıklarını ortaya koymak ve fikirlerini desteklemek için hadis uydurdukları gibi her iki tarafta birbirlerini kötülemek için hadis uydurmuşlardır.Örn."benim vasiyetim,sırdaşım.ailemde benden sonra vekilim ve geride bıraktığım kişilerin en hayırlısı ; Ali b. ebi Taliptir"rivayeti tamamen uydurmadır.Çünkü h.z. Peygamber kendisinden sonra kimseyi tayin etmemiştir.Bunun gibi,h.z. Aliye tavsiyeler(vasiyetler)şeklinde gelen rivayetlerde uydurmadır.Muaviye b. ebi Süfyan hakkında uydurulanlarda böyledir.Muaviyenin H.z Peygamberden sonra güvenilir bir yönetici olacağını bildiren rivayetler ve tam tersine Muaviyenin H.z Peygamberin minberi üzerinde görülmesi halinde öldürülmesi gerektiğini haber veren rivayetlerde siyasi amaçlarla uydurulmuştur.
İslam tarihi ve hadis ilmini bilmemekle suçlanmışız.alanım başta tefsir olmak üzere hadis ilmi,islam tarihi.kimin ne olduğunu biliyorum.dinsizliği bir yerde anlarım fakat süper arapçası olduğunu söyleyen Kuranla içiçe olan bir insanın bu fitneye ortak olması beni derinden üzüyor ve sinirlendiriyor.bu kadar bilinçli bir insan Kuran varken hadise ne gerek var diyemez.bu Kuranı kavrayamamakla ilgili bir durumdur.Kuan-ı kerim hz.Peygambere itaat etmenin gerekliliği üzerinde durur.Hz Peygamberden sonraki dönemlerde ona itaat,onunla gelen vahyi dikkate alıpönemsemektir.Onun aracılığıylagelen Kuran-i ilkelere onun yaptığı gibi saygı duymak,inanmak ve onları canlı tutmaktır.Ayrıca onun sünneti olarak isimlendirilen uygulamalarını örnek almak ve yaşatmak ta ona itaatin gereğidir.
Sayın Area;mevzu hadislerde onları tanımaya yardımcı olan birtakım kusurlar bulunmakla beraber,hadis alimleride mevzu hadisleri tanımanın bazı ölçülerini şu şekilde ortaya koymuştur.
_hadis uyduranların iftiraları,hadis alimlerin yalancılıklarını tesbit ettikleri raviler,KURAN_I KERİME AYKIRI OLMASI,SÜNNETE AYKIRI OLMASI,akla ve sağduyuya aykırı olması,tarihi olaylara aykırı olması,güvenilir hadis kitaplarında bulunmaması,lafzında manasında bozukluk olması..........
Ebu hanife,diyor ki:
".....Bir kimse,Peygamberin her söylediğine inanıyorum,ancak nebi haksız yere konuşmaz ve Kurana da muhalefet etmez.derse bu onun Peygamberi tasdik ettiğini ve Peygamberi Kurana muhalefetten tenzih ettiğini gösterir...Ohalde nbiden Kuran'a aykırı hadis rivayet eden kimseyi reddetmek Peygamberi reddetmek veya onu yalanlamak değildir.bilakis Peygamberden batıl(asılsız) rivayette bulunana kimseyi reddetmektir.
Sayın Area;ben 19 yaşımdayım çok şey bildiğimi iddia etmiyorum.öğrenciyim.bana öğretici olmaya çalışan insanında kırk yıl kölesi olurum ama maalesef sizin ki öğreticilik değil.arakadaş şahsıma hakaret ediyor.siz gerekeni yapmıyosunuz.adaletsizlik seziyorum.ama bir adalette beklemiyorum.
Konu _melek_ tarafından (30-01-2011 Saat 14:37 ) değiştirilmiştir.
|

30-01-2011, 17:18
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.212
|
|
__melek__
Adaletsizlik seziyorum demişsin, sen ateist ya da deist ya da alevi bir kimsenin herhangi bir Sunni İslam forumunda konuşmasına izin verildiğini gördün mü? Böyle bir tartışma zemini var da ben bilmiyorsam lütfen beni bilgilendir, ben bu pek adaletli platformu tanımak isterim.
Karşındaki insanlar sana hakaret etmiyor, bilakis senin dinin, Allah'ın, peygamberin seni kendilerine kalkan olarak kullanmak için öyle bir çember içine hapsediyor ki, onlara yöneltilen her sorgulama bir hakaret olup çıkıyor. Sen en ufak bir tenkit de kendini bunları koruma görevinde buluyorsun. Yahu bu nasıl bir yücelik ki, kendini bilgisayar başında yerilmekten kurtaramıyor? Sen şimdi sanırım kendini, kendi sınavını vermekte olan bir mü'mine olarak görüyorsun. Allah'ın lafzını, peygamberini en iyi şekilde savunursan Allah'ın nazarında büyük mevki sahibi olacağını düşünüyorsun. Ya da dur biraz sufi yorumlayayım; gönül hoşluğunun sağlanacağını düşünüyorsun. Sağlayamazlar sevgili kardeşim, yalnızca sen sağlandığını düşünüp rahatlarsın. Çünkü yalnız bu dünya ve onun salt, somut gerçekleri var.
Bu savunduğun, bütünlüğünü korumaya çalıştığın yücelikler, öğeler yani inançlar sana ne rehberlik edebilirler ne de sana bir mükafat verebilirler. Yalnız sen kendine dönerek, içindeki vicdanlı, iyi, dürüst ve namus timsali insanı ortaya çıkarabilirsin. Aksi halde yaptığın tüm iyiliklerin karşılığının, hammaliye karşılığı hammala verilen paradan bir farkı yok. Böyle bir takasın üzerine iyilik, dürüstlük olur mu? Bu takas doğru ve o yüce yaradanına uygun bir davranış mı? Bunca evreni, maddeyi, canlılığı ortaya koyarken tüm sistemi bu takas üzerine mi bina etti? Sana güya iyiliği, güzelliği emrederken diğer taraftan insani düşüncelerini, sorgulama isteiğini alıyor ve seni sürekli bir şeylere "boyun eğmeye, kabul etmeye" zorluyor görmüyor musun? İnsan elbette kısıtlı bir varlık olarak yaşamını sürdürüyor, ama bu kısıtlı yaşantı insanın büyük bir hızla aştığı, kontrol edebildiği bir şey.
Bak, bir zamanlar dünyanın döndüğüne, yuvarlaklığına itiraz edenler nasıl sözlerinden döndüler. Ayın ikiye ayrıldığına yemin eden çöl bedevisi bak bakalım şimdi de aynı şeyi söyleyebiliyor mu?
Bunların tümü insanın kendi uydurmasıdır __melek__, bunu algılayabilmek için yalnızca karşındaki insanların sana ne demeye çalıştığına biraz daha dikkat etmelisin. Mülkün sahibinin mantıksal hatalarla dolu kitaplar yazması, insanlar arasında kamplaşmaya sebep olacak tanımlamalar yapması ve doğrudan bölünmeler yaratması, saçma sapan cezaları ve uçuk mükafatları bulunması sence de biraz çöl bedevisinin rüyası, hayali gibi değil mi? Değilse bence biraz daha düşün.
Bilinmez onlarca şeyin yerine bir yaratıcının var olduğu düşüncesini koymak belki bir nebze normal karşılanabilir. Ama bunca safsata, kirli siyaset, insanlık dışılık, kan ve gerilik yaratan dinlere sahip çıkmak çok safça bir davranış.
|

30-01-2011, 17:19
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
|
|
_melek_´isimli üyeden Alıntı
Sayın Area;mevzu hadislerde onları tanımaya yardımcı olan birtakım kusurlar bulunmakla beraber,hadis alimleride mevzu hadisleri tanımanın bazı ölçülerini şu şekilde ortaya koymuştur.
|
Değerli melek ;
Verdiğim tecavüz hadisinin gerçekliğinden hiç kimse şüphe etmiyor. Hatta belirttiğim gibi zamanın Diyanet İşleri başkanı "Tecavüz olmamıştır" diyemediğinden, tecavüzü haklı sebeplere bağlamaya çalışan bir yazı yazmıştı. Hem de 40 sayfa...
_melek_´isimli üyeden Alıntı
Sayın Area;ben 19 yaşımdayım çok şey bildiğimi iddia etmiyorum.öğrenciyim.bana öğretici olmaya çalışan insanında kırk yıl kölesi olurum ama maalesef sizin ki öğreticilik değil.
|
Değerli melek, ben genelde cümlelerimin sonuna soru işareti koymaya özen gösteriyorum. Acaba kişi söylediğini sorgularmı gibisinden... Hiç farkettiniz mi? (Bakın yine yaptım..  )
_melek_´isimli üyeden Alıntı
arakadaş şahsıma hakaret ediyor.siz gerekeni yapmıyosunuz.adaletsizlik seziyorum.ama bir adalette beklemiyorum.
|
Değerli melek, mesajı şikayet ediniz butonuna basmak ve şikayetçi olduğunuz durumdan ötürü bizi bilgilendirmek, o kadar da zor olmasa gerek. Değil mi? (Bakınız bir daha yaptım  )
Esen Kalınız.
Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
|

30-01-2011, 17:44
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 25 Jan 2011
Mesajlar: 50
|
|
melek hakaret maksatından beni kastediyorsan sana hakaret etmedim..fakat son yazdığın yorumda,islamın ve peygamberimizin en büyük düşmanı olan ebu süfyanın oğlu ve Hz.Hüseyin'i şehit eden yezidin babası olan,ehli beyte ve soyuna lanet edilmesini şart koyan muaviyeye, hz muaviye diyerek, onu yücelten birine düşman olmak,buğz etmek kuran'a göre farzdır...ama ben bunu yapmadım.....
....melek bence kendini daha fazla zorlama git muaviyeciğini öven kapasitene uygun sitelerde düşüncelerini paylaş....sanırım daha önce verdiğim 100 litrelik suyun 1 litrelik kaba sığmayacağı benzetmesini tekrar etmeme gerek yok..bize burda lütfen bilgi israfı yaptırtma....
|

31-01-2011, 12:34
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 13
|
|
Bazen en güzel cevap bilemiyorumdur..Varolduğunu düşündüğümüz bir yaratıcıya niyet analizi yapmak kolay değil..Bu ateist düşüncedeki ilk madde nasıl oluştu ve big bang teorisinin başında neler oldu sorusu gibidir..Yada teistlere herşeyi madem Tanrı yarattı Tanrıyı kim yarattı demek gibi..
Bilim belki bunların cevabını verecek ya da veremeyecek..Ancak sonuç ne olursa olsun bilinmeyen şeylerden insanlar sorumlu tutulamaz..
Dinler Tanrıya atılmış İftiradır
|

31-01-2011, 16:01
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2010
Mesajlar: 27
|
|
Biz onu (Kuran’ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. (İsra 105)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin. (Bakara 119)
Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler. (Sebe 28)
Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar üzüntü de çekmeyecekler. (Enam 48)
Melek kardeşim;peygamberimizin tek görevi hak(Kuran) ile müjdelemek ve uyarmaktır.Kendi sözleriyle müjdelemek ve uyarmak gibi bir görevi yoktur..Sebe suresi 28. ayette belirtildiği gibi insanların çoğu bunu bilmezler.
"Rasul size ne verdiyse onu alın!size neyi yasakladıysa ondanda kaçının ve Allah'tan korkun!Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir." (Haşr 7)
"Ey iman edenler!Allah'a itiat edin ve Peygambere itaat edin de amellerinizi boşa çıkarmayın!"( Muhammet 33)
Peygamberimizin görevi hak(Kuran) ile müjdelemek ve uyarmak olduğuna göre peygamberimiz bizlere ancak Kuran’a uyan şeyleri verir.Aykırı şeyleri de bize yasak eder.Peygamberimizin görevi hak(Kuran) ile müjdelemek ve uyarmak olduğu için Peygambere itaat=Kuran’a itaat = Allah’a itaattir.
Al-i İmran 79. ayet:
Hiçbir insanın, Allah`ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra insanlara: Allah`ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir. Bilakis Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe halis kullar olunuz der.
Peygamberimiz bizlere “Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe halis kullar olunuz.” Demiştir.Bunu söyleyen bir insanın “Benim ağzımdan çıkan sözler uyarınca da Rabbinize halis kullar olunuz demesi çelişki doğurur zaten.
Hadisleri din kaynağı olarak kabul etmeyenlere sorulan soru “İbadetlerinizi nasıl yerine getiriyorsunuz?” sorusudur.
Kuran’da secde,kıyam,tesbih kavramları geçer.Ayrıca şu ayet de vardır.
“Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. O hâlde, din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz hakka götüren dosdoğru bir yol üzerindesin.”(Hacc 67)
Bizim ibadet şeklimiz içinde secde,kıyam,ve tesbih’in bulunduğu namazdır.
Ben "vahdet-i vücut" cu da değilim,alevi de değilim.Hadisleri din kaynağı olarak görmeyen ve sadece Kuran’la hüküm veren,namazını kılan ve kendini hiçbir mezhepten göremeyen bir ümmet vardır.O ümmettenim.Kurandaki din sitesine göz atarsan bu konuda biraz daha aydınlanabilirsin Melek kardeşim.Ayrıca aynı siteye ait dini yazılar kısmına da bakarsan faydalanıp kendini geliştirebileceğin yazılar okuyabilirsin.
Sayın Atlar ve Aera 19 yaşındaki bir kıza karşı tutumunuz hiç de hoş değil.Sanki siz anadan doğma her şeyi biliyordunuz.Bilmediği şeyler olabilir tabi ki.Bilmediği şeyler var diye insanları aşağı görmek yanlış bir tutum.
Saygılarımla;
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:54 .
|