Sevgili fthgzl79
spartacus´isimli üyeden Alıntı
Birisi çıkıp şu soruyu sorsa Alice kız mı, yoksa erkek mi?
....
Subjektif alanda özneleşmiş bir şeye nasıl yok diyebiliriz? Bir kere o her ne ise bir özne olarak, ön kabul yapmamız gerekir.
Mantıken ve somut olarak böyle bir şey çıkıp eyyyy ben tanrıyım demediği sürece geçerlidir. Bu Alice'in hayır ben hayal ürünü değilim diyerek, dev tavşanın sırtında çıkıp gelmesine benzer, dileyen ihtimal verebilir dileyen de vermez.
|
Bu insan aklının varsaydığı bir muamma ve kim ne diyebilir, dileyen dilediği gibi düşünsün.
spartacus´isimli üyeden Alıntı
Siz hiç Alice'nin kız mı, erkek mi olduğu sorusu ile kafayı bozar mısınız ki, ateistlerde kafayı tanrı ile bozmuş olsun.
|
yani hiç de niyetli değilim.
Sizin sorularınızı bende çok sık kendime sormuşumdur. Ama asıl sorunun nerede olduğunu bulduğumu sanıyorum.
Evreni yaratıp unutan bir tanrı, olabilir(mümkündür, sonuçda somut bir veriye sahip değiliz ve düşünebiliriz), ama bu seferde akıl orada durur mu, durmuyor, tamam, o zaman evreni yaratanı yaratanda, evreni yaratanı unutmuş olmalı.
Asıl sorun bence tanrı da değil, aşılandığımız bir şeyde. Bilmediğimiz halde
mutlakmış gibi kullandığımız bir kavram da, YARATILMAK! Bu kavram olduğu sürece bu konuda yapacağımız her yorum aslında Alice'in kız mı, erkek mi olduğu tartışması gibidir. Anlamsızdır. Hesaplaşacağımız kavram tanrı değildir, yaratılmışlık kavramıdır, malesef budur. Bu kavram olduğu sürece biz bilmenin yollarında başı baştan bağlı bir halde tökezleyip kalacağız. Üstelik Yoktan bir şeyler var etmek, aslında var-yok madalyonuna da aykırı. bunlar önce yok vardı, sonra var oldu denemeyecek unsurlar, birisi varsa diğeri vardır, birisi yoksa ötekide yoktur. Bir madalyon tek yüzlü olamaz, malesef bizim var-yok iddiamızda böyle. Evren yaratılmıştır demektense, evren varlık ve yokluktur, ikiside birlikte anlamlıdır diyebilirim.
Düşünelim, hem bir tanrı olabilir diyoruz ama hemde kesin bildiğimiz bir şey var? Evren yaratılmıştır. Bence sorun tanrı fikrinde değil, bu yaratım fikrinden kaynaklı. Tanrı birincil değil, ikincil. Bir neden değil bir sonuçtur malesef. Biz yaratım kavramının kölesi olmuşuz, hem hiç bir şey bilmediğimizi iddia edip hem de evreni yaratılmış diye mimlemek evrene de, insan aklına da, kendimize de, bilince de haksızlık. Bir insan bir şey bilmiyorum deyip, evreni yaratılmış kabul ediyorsa, o insan gelişime açık olabilir mi? O insan bilmiyorum derken dahi kendisini kandır mıyor mu? üstelik dünya evren ölçeğinde nedir ki, insan nedir ki, ne kadar yer tutabilir ki, her şeyin merkezine insanı, dünyayı koyalım. bu da evrene haksızlık olurdu..
Basitçe bir iki soru için böyle düşünüyorum.
Yoksa birileri teistlerin o karanlık cenderesinden muaf olmuş, dilerse kül kedisine inansın, bir önemi yok.