Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dinlerden Özgürlük > Ateizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 11-07-2012, 05:40
ALKA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ALKA ALKA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990

Başarı Ödülü 

Standart Ateizmin İki Türü: Negatif Ateizm ve Pozitif Ateizm

Internette bu konuların tartışıldığı sanal ortamlarda tartışmaya başlayan kişilerin bu farkı anlaması her zaman kolay olmamaktadır. Ateizm deyince genel olarak pozitif ateizm anlaşılmakta, tüm ateistlerin her zaman ve her durumda Tanrı'nın var olmadığı yönünde somut bir iddiada bulunduğu zannedilmektedir.

Bu yüzden negatif ateizmin iyi tanımlanıp tam olarak anlaşılmasını sağlamak önemlidir.

Tanrı'nın varlığı iddiasını reddetmek, neden zorunlu olarak 'Tanrı'nın var olmadığı' iddiasını sunmayı gerektirmez?

Çünkü bir iddiayı kanıtlamakla yükümlü olan taraf iddia sahibi olan taraftır. Tanrı'nın varlığı konusundaki orijinal iddia teizm tarafından ileri sürülmektedir. Yani teizm 'Tanrı' diye bir şeyin var olduğunu ileri sürmektedir. Dolayısıyla, ispat yükümlülüğü teist taraftadır. Negatif ateistlerin bakış açısına göre, eğer bu ispat yükümlülüğü yerine getirilemezse, yani varlığı iddia edilen Tanrı'nın var olduğu gösterilemezse, doğal tavır bu iddianın reddi olmaktadır.

Dolayısıyla, ateizme göre, eğer Tanrı'nın varlığına dair teistler tarafından getirilen iddiaların geçersizliği gösterilebilirse, ortaya böyle bir Tanrı'nın var olmadığı fikri çıkmaktadır.

Maksat kesin bilginin olmadığı bir konuda bir tavır oluşturmak olduğundan, ontolojik (yani varlıkbilimsel) gerçek bilinmiyor olsa bile, bizim bu konuda bir tavır ortaya koyabilmemiz gerekir der negatif ateizm. Bu nokta, agnostisizmle negatif ateizm arasındaki temel farktır denebilir. Yoksa epistemolojik (yani bilgi bilimsel) açıdan, negatif ateist Tanrı'nın var olduğunun bilinip bilinmeyeceği konusunda agnostikle aynı düşünüyor bile olabilir.

Negatif ateizmin bu tespitlerine pozitif ateist tavır da katılacağından, ama tersi doğru olmadığından, ateizmin tanımında ‘Tanrı'nın varlığına dair inançsızlık' ifadesi kullanılır. Çünkü bu inançsızlık, Tanrı'nın var olmadığına dair zorunlu bir inanç içermez.

Pozitif ateizm ise bunu bir adım ileri götürür ve Tanrı'nın var olduğunu düşünmek için bir sebep olmadığı konusunda negatif ateizme katılmakla birlikte, aynı zamanda Tanrı'nın var olmadığını düşünmek için de sebepler olduğunu söyler.

Yani pozitif ateizm Tanrı'nın var olmadığını somut bir şekilde iddia eder.

Bu iddianın bir 'inanç' kabul edilip edilmeyeceği, yani pozitif ateistin 'Tanrı'nın var olmadığına inanan kişi olduğunun söylenip söylenemeyeceği, 'inanç' sözcüğünün nasıl kullanıldığına bağlıdır.
˙
İnanç eğer 'iman' anlamında, yani dayanaksız kabul anlamında kullanılırsa, pozitif ateizm bir inanç değildir. Fakat 'inanç' sözcüğünün günlük kullanımda daha geniş anlamı da vardır ve 'fikir', 'kanı', 'bakış açısı' gibi anlamlara da gelebilmektedir.
˙
İnanç kelimesi bu şekilde geniş anlamıyla kullanıldığında pozitif ateistin 'Tanrı'nın var olmadığına inanan' kişi olduğu söylenebilir.

Fakat 'inanç' kelimesinin çok anlamlılığı yüzünden, biz bu kitapta inancı daha çok dar anlamında, yani dinsel inançta olduğu gibi 'iman' anlamında kullanacağız. Bu yüzden de pozitif ateizmin herhangi bir 'inanç' taşımadığını söyleyeceğiz. Çünkü pozitif ateizmi incelediğimiz bölümde görüleceği gibi, pozitif ateizmin Tanrı'nın var olmadığı sonucuna ulaşmak için kullandığı argümanlar 'iman'a değil, çeşitli somut analizlere dayanmaktadır.

"Ateizmi Anlamak" - Aydın Türk, S. 101-102
Propaganda Yayınları
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11-07-2012, 08:12
milomanara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
milomanara milomanara isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 17 May 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.807
Standart

Wiki'ye göre kavram sonradan hidayete eren Antony Flew tarafından 1976'da icat edilmiş[1]. Bence gereksiz bir ayrım.

Bir yaratıcının varlığına dair bilimsel kanıt zaten yok. Mantıksal kanıt olarak da, içine tesadüfen doğulmuş toplumun "bak inanmazsan sonsuza kadar yanarsın" hurafi tehditinin bireyleri çocukken zehirleyip irrasyonelize etmesinden başka akıllı bir adamın kâle alabileceği entellektüel kırıntı yok. Ne pozitifi, ne negatifi? Tanrı manrı yok işte!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11-07-2012, 14:01
VraeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
VraeL VraeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Mar 2009
Mesajlar: 1.840
Standart

"illuminatinin işleri bunlar biz atayisleri ayırmağ bölmeğ istiyolar arkasında hisrağil var :@"
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 11-07-2012, 14:09
vishnu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vishnu vishnu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jan 2012
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 834
Standart

bazen ateistler de muslumanlar kadar yobaz olabiliyor. deistim veya agnostiğim deyince saldırıya girişiyor korkaklıkla suçluyor. ateizme ikna olmadım demek bir aşağılık sayılıyor onlar için. ateistlere lafım yok ama bazıları bunu dogma haline getirmiş ben onlara ateopat diyorum.

insan olsak yeter
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 11-07-2012, 15:08
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

ALKA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yoksa epistemolojik (yani bilgi bilimsel) açıdan, negatif ateist Tanrı'nın var olduğunun bilinip bilinmeyeceği konusunda agnostikle aynı düşünüyor bile olabilir.
Bende böyle düşünüyorum.

Bilinemez noktası hem felsefik usavurum da hemde mantıksal çerçeve de bir çıkmaz içerir. Birincisi "Tanrı" kelimesi telaffuz edildiği anda bilinen, bazı kıstasları olduğu düşünülen bir tanımlama-BELİRLEME yapılmış olur. Oysa, bilinemez bir şey tanımlanamaz da. O nedenle ister felsefik açıdan olsun isterse mantık açısından, soyut tanrının, somuta endeksli indirgenmesi ve bilinemezliği anlamsızdır.

Tanrı bilinemez demek, tanrının kabulüdür. Bunu bir niyet çerçevesinde ifade etmiyorum, anlam bakımından, bahsedilen şeyin özneleştirilmiş hali bakımından bu böyledir. Bilinemez bir şey hakkında konuşulamaz da. Konuşuluyorsa bilinebilir kılınmış oluyor ve bu bir ön kabul gerektirir.. Yani bilinemez bir şey hakkında, o şeyin özneleştirilmesi(sıfatlar vs) çerçevesinde yorum da yapılamaz. Bilinemeyen sıfat da alamaz, özellik de alamaz, tanımlanamaz da. Dolayısıyla Tanrı bilinemezdir deyimi, bir ateist için mantık dışıdır. Demek istediğimin anlaşılır olması adına, sorulması gereken soru tanrı nedir? İşte buna verdiğiniz cevap O'nu bilinebilir kılacak! üstelikde tamamen soyut çerçevede hapsolacaksınız... Geriye şu kalır, soyut çerçeve de var edilen yine soyut çerçeve de rahatlıkla yok edilebilir ya da yok sayılabilir, burada bir sorun yok.

Asıl soruna ise son paragrafda değineceğim, soyut ile somutu karıştırdığımızdan dolayı, bu var-yok noktasında bazı farklılıklar oluşuyor.

ALKA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Negatif ateizmin bu tespitlerine pozitif ateist tavır da katılacağından, ama tersi doğru olmadığından, ateizmin tanımında ‘Tanrı'nın varlığına dair inançsızlık' ifadesi kullanılır. Çünkü bu inançsızlık, Tanrı'nın var olmadığına dair zorunlu bir inanç içermez.

Pozitif ateizm ise bunu bir adım ileri götürür ve Tanrı'nın var olduğunu düşünmek için bir sebep olmadığı konusunda negatif ateizme katılmakla birlikte, aynı zamanda Tanrı'nın var olmadığını düşünmek için de sebepler olduğunu söyler.

Yani pozitif ateizm Tanrı'nın var olmadığını somut bir şekilde iddia eder.
Soyut varlık, somut varlık ekseninde bir örnek vermek gerekirse, Alice'nin varlığı soyuttur. Var'ı da yok'u da soyuttur. Ateistlerin tanrı yoktur söylemi soyuttur, çünkü tanrı soyut bir çerçeve de var edilmektedir. Soyut çerçeve de var ediliş nedenlerine ve gerekçelerine göre yokluk tanımlanabilir.

Bir kişinin üstelikde özel bir kişi temelinde, Alice vardır-yoktur demiyorum, bilemeyiz diyorum demesi anlamsızdır. Zira Alice nesnel değil; öznel, somut değil; soyut bir çerçeveye sahiptir. Alice kimdir? diye sorsak eminim herkes bir cevap verecektir. bayan mı erkek mi desek yine eminim herkes cevap verebilecektir? Peki şimdi birde somut ekseninde düşünün, Alice'nin bayan olduğunu öne sürmek saçma değil mi? Ya da bunca özellik saydıktan sonra Alice bilinemezdir demek sorunlu değil mi? Bayan ya da erkek olduğunu biliyorsun, ama ardından da diyorsun ki Alice'yi bilemeyiz? (bilmişsin işte, cinsiyetine kadar.) Şimdi tanrı'ya gelelim, gerçekten ne olduğunu bilmiyor musunuz? Tanrı bilinemez ya da bilmiyorum demekle negatif ateist olduğumuzu sanırsak vay geldi halimize, ortaya böyle sorunlu bir sonuç çıkıverir...


Pozitif ateizmle, negatif ateizm söylemi ortalıkda geziyor, fakat ayrım yanlış konuluyor. Soyut, somut ayrımı yapılmadan bodoslama dalmalar yapılıyor.

Oysa önümüzde 1 şık ve 2 seçim var. Somut açıdan, birisi tanrı yoktur(nesnel gerçekliği olmayanın yokluğuda olmaz aslında), diğeride nesnel gerçekliğe sahip değildir,,, yoludur ve pozitif-negatif ateizm ayrımı konacaksa bile bence bu çerçeve de konabilir ve pek bir önemi de yok aslında. Bunun dışında davranış açısı temelinde bir ayrım koymak, sonuçları bakımından daha yararlıdır, sekter ateist, ılımlı atesit gibi. Ateizm açısından bana göre üçüncü bir yol yok ve tanrı bilinemez ya da bilemem demeyi negatif atesitlik olarak görenler, yanılıyorlar, zira kendileri aslında agnostik oluyorlar. Bu çerçeve de ateistim demektense, agnostiğim demek bence en ideal ve anlamlı tutumdur.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 12-07-2012, 02:17
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tanrı bilinemez demek, tanrının kabulüdür.

Günümüzde hâlâ evrenin 400/1'inden haberdarız..Geriye kalan 400/399'dan haberdar değiliz..Yani bu 400/399'unda ne olduğu hakkında hiçbir fikrimiz yok..
(Bu rakamı sanırım bir belgeselde duymuştum..Rakam farklı ise gerçekten,beni düzeltebilirsiniz)
Atıyorum;100 katlı bir gökdelende yaşıyoruz(evren)..Yaşadığımız yer gökdelenin 33.katındaki 6.dairenin oturma odası iken;diğer odalar,diğer daireler,diğer katlar ve tüm gökdelen hakkında net söylemler edinmemiz rasyonel olabilir mi?

Tüm evrenden haberdar olsak bile,paralel evrenler veya farklı evrenler de olabilir..Bu bakımdan bilinemezlik her zaman sürecektir..
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 12-07-2012, 03:14
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

fthgzl79´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Günümüzde hâlâ evrenin 400/1'inden haberdarız..Geriye kalan 400/399'dan haberdar değiliz..Yani bu 400/399'unda ne olduğu hakkında hiçbir fikrimiz yok..
(Bu rakamı sanırım bir belgeselde duymuştum..Rakam farklı ise gerçekten,beni düzeltebilirsiniz)
Atıyorum;100 katlı bir gökdelende yaşıyoruz(evren)..Yaşadığımız yer gökdelenin 33.katındaki 6.dairenin oturma odası iken;diğer odalar,diğer daireler,diğer katlar ve tüm gökdelen hakkında net söylemler edinmemiz rasyonel olabilir mi?

Tüm evrenden haberdar olsak bile,paralel evrenler veya farklı evrenler de olabilir..Bu bakımdan bilinemezlik her zaman sürecektir..
sevgili fthgzl79

Demek istediğim sanırım yanlış anlaşılmış. Sanırım, demek istediğimi açıklığa kavuşturmam gerekiyor.

Tanrı sizce nedir? Bu soruma cevap verdikten sonra hala bilinemez olduğunu iddia etmeniz anlamsız olur. Aslında kaba olmak istemem ama doğrusu mantık hatası içerir demeliyim... Bilinemez bir şey hakkında tanımlama da belirleme de bulunamayacağımızdan bahsetmiştim. Evrenin 400/399 dan haberdar değiliz demişsiniz, bende bunu diyordum işte haberdar değğilsek vasıf, özellik, tanımlama, belirleme de bulunamayız diyorum, ne olduğu konusunda bir fikrimiz-bilgimiz olamaz!...

Şimdi bu ifademe dayanarak ben tekrar soruyorum; tanrı nedir?

Sizce vasıfları var mı? tanımı var mı? vs, şimdi üst paragrafı düşünün lütfen. madem bilmiyoruz tanımda yapamayız, vasıf da koyamayız....... O yüzden bilmediğimiz bir şey hakkında, heleki onu özneleştirerek(!) bilinemez yönlü yargıda üretemeyiz. Yine de bu soruya tanrı yaratıcıdır, şu vasıflıdır, tanımı budur deyip ardından bilinemez diye cevap vermek ancak tanrının kabulü ile mümkün. Ama gel gelelim ki, bu kabulden sonra bilinemez demek de mantık dışıdır. Zira hem bilinemez deyip hemde onca vasfı bu ne idüğü bilinmeyene yüklemek hayli içinden çıkılmaz hatalar içeriyor, dahi kendi kendisini olumsuzluyor. Bilinemez dedim ama biliyorum, biliyorum ama bilinemez, bilinemez ama biliyorum.................................. demiş oluyorsunuz. ben de soruyorum size o halde nasıl biliyorsunuz? Bilmiyorsanız neyi bilmiyorsunuz? tanrı yı mı? İşte bildiniz, tanrı dediniz, onca sıfatıyla(!?). Ben de tekrar soruyorum madem bilinemezdi tanrı olduğuna nasıl karar verdiniz??? Bu mantıksal hatanın-kurgunun sonu var mı sizce?. Oysa yazımda ben bunları etraflıca ifade etmiştim, neye dayanarak neyi ifade ettiğimde gayet açıkdı, bunlar dışta tutularak yaptığınız alıntı cımbız gibi duruyor..

Kısaca ifademi elimden geldiğince tutarlı biçimde tekrar açıklamaya çalıştım, tanrı ya da değil, özele indirgemeden demek istediğimin anlaşılması kafi. Çünkü mesele tanrı değil, bilinemez diye iddia ettiğimiz bir şeyi tanımlamamız(!), sınırlamamız-çerçeve tayin etmemiz(!), belirlememiz(!), ona vasıf(!) ve özellik(!), öznellik(kişisellik, şahsilik, irade) yüklememiz, hele hiç bir dayanak olmadığı halde evreni de ona yarattırmamız(!) mantık dışıdır, anlamsızdır, karşılığı yoktur. Bilemiyorsam vasıf yükleyemem, tanım, isim vs koyamam, iddialarda, yargılarda(yaratmak vs) bulunamam, ya da vasıf yükledi isem bilinemez diyemem. Buyrun, bu çıkmaz sokakda, karşılığı olmayan yargıda seçim de, tercih de sizin. Sizin açınızla, bilseniz bir dert, bilmeseniz bir dert. Bilinemez demek için dahi bilinebilri kılıyorsunuz, bu koşulda da bilinemez yargınız anlamsızlaşıyor. kısaca yargınız kendisi ile çelişen-çatışan bir duruma sahip.

Anlatabildiğimi en azından meseleyi tekrar açıkca ifade etmeye çalıştığımı düşünüyorum.
------------------------------------------------------------------------------
Ben ifade edemiyorum belki, eğer ifade edemedi isem, boşverelim bunca kalabalığı, kısadan ben sorumu sorayım.

Tanrı nedir?

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (12-07-2012 Saat 03:23 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 12-07-2012, 13:05
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

Sayın spartacus,söyledikleriniz çok mantıklı..Hiç böyle düşünmemiştim açıkçası..
Peki TANRI YOKTUR söylemi ile TANRI BİLİNEMEZDİR söylemi arasında ne gibi bir fark var?
Eğer sizin mantıkla düşünecek olursak ateizm de irrasyonel
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 12-07-2012, 14:43
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

fthgzl79´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayın spartacus,söyledikleriniz çok mantıklı..Hiç böyle düşünmemiştim açıkçası..
Peki TANRI YOKTUR söylemi ile TANRI BİLİNEMEZDİR söylemi arasında ne gibi bir fark var?
Eğer sizin mantıkla düşünecek olursak ateizm de irrasyonel
Sevgili fthgzl79
Biraz uzun olacak, çünkü 2 bölümde 2 ayrı şeyi dile getirmem gerektiğini düşünüyorum. 1. Bölüm sorunuza yanıt verme çabası. 2. Bölüm ise sorunuzdan bağımsız ve genele hitaben. İkisi de birbiriyle bağlı olduğu için mesajları ayıramadım.

1. Sorunuzun yanıtı
İlk yazımda aslında değindim, ama sanırım basit geçmiştim.. İlk örneği esas alalım. Alice'i.

Alice harikalar diyarında geziyor. Cinsiyeti kız. Kendisi çocuk, kocaman yaratıklar var, kocaman tavşanı var... masalla yer işgal etmeden, devam edersem, görüldüğü gibi nesnel gerçeği olmasa da, öznel bir gerçeklik, soyut bir gerçeklik(yani zihinlerimizde) Alice hakkında konuşuyoruz.

Birisi çıkıp şu soruyu sorsa Alice kız mı, yoksa erkek mi?

Buna cevabımız olacaktır. (oysa nesnel alan açısından bu hayli ilginç, çünkü bir nesnelliği olmayanın cinsiyetide olmaz, ama buna rağmen hala biz çıkarda Alice nin cinsiyeti bilinemez diyebilir miyiz?.) Nesnel alan açısından ise böyle bir sorunun muhatabı, karşılığı yoktur. Yani soru anlamsızdır, karşılıksızdır, biz yok dediğimiz için değil, nesnel gerçekliği olmadığı için bu böyledir.

Şöyle demiştim ilk yazımda;
spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Oysa önümüzde 1 şık ve 2 seçim var. Somut açıdan, birisi tanrı yoktur(nesnel gerçekliği olmayanın yokluğuda olmaz aslında), diğeride nesnel gerçekliğe sahip değildir,,, yoludur ve pozitif-negatif ateizm ayrımı konacaksa bile bence bu çerçeve de konabilir ve pek bir önemi de yok aslında.
Kısaca subjektif alan açısından tanrı var demek ne kadar sorunlu ise(ki sorunlu ise tabi), yok demek de o kadar sorunludur. Ama subjektif alanda bir şey bir kez özneleştirilip var edilmiş ise, tersin geri gerekçelerine bakılır ve gerekçeler çürütülerek yok'a çıkılır. Bu birbirini tamamlayan iki karşıttır. Subjektif alanda özneleşmiş bir şeye nasıl yok diyebiliriz? Bir kere o her ne ise bir özne olarak, ön kabul yapmamız gerekir.

Ne zaman ki birisi soyut çerçevede(zihni alandan) nesnel alan da tanrı vardır, yani soyut türetimlerine dayanarak tanrı somuttur iddiası, varsayımı ile gelir, işte o zaman nesnel gerçekliğinin olmayışı temelinde somut karşılığının olmayışı ifade bulur, hiç bir şey yoksa birisi çıkar hani nerede diye sorar?(madem somut). Bu ifade tanrı yoktur demiyor, merkeze tanrıyı değil nesnel gerçeği alarak, nesnel gerçekliği yoktur diyor. Mantıken ve somut olarak böyle bir şey çıkıp eyyyy ben tanrıyım demediği sürece geçerlidir. Bu Alice'in hayır ben hayal ürünü değilim diyerek, dev tavşanın sırtında çıkıp gelmesine benzer, dileyen ihtimal verebilir dileyen de vermez. Sizce Alice'in bir nesnel gerçekliği var mı? vereceğiniz cevap yok olacaktır eminim... Tanrı konusu da bu biçimde değerlendirilmeli.

2. Ateistliğin tanrı öznesine indirgenmiş yanlış yorumlanışı.
Alice örneğine dönersek; birisi çıkarda Alice nesneldir, o gerçektir, kızdır, evimin önünde açan çiçek Alice'nin gerçek olduğuna, kız olduğuna ispattır vs demeye başlamışsa, hele birde Alice sizden şunu yapmanızı emrediyor vs... buyruklar da dizmeye başlamışsa, size sizi inandırarak, korkutarak, cezbederek, çeşitli yöntemle hayatı zindan etmeye, sizi Alice üzerinden kullanmaya, sömürmeye vs kararlı ve niyetliyse, hayatınıza müdahale ediyorsa! ne yazık ki size düşen, tepkisiz kalamayacağınız gibi, karşı iddialarla cevap da vermektir. O artık Aliceist, siz ise anti-aliceistsiniz. Soru cevaplara(iddia - karşı iddia) basit örnek vermek gerekirse; bahçenizdeki açan çiçek, açan çiçektir, ama Alice değildir doğru mu? Doğru ama Alice'ye işarettir. Tamam da Alice değildir, o çiçektir. Kendinde şeydir, başkası değildir, o somut olarak çiçektir. Olsun o Alice ye işarettir, çiçek varsa demek ki Alice de var. Peki bayan mı erkek mi? Çiçek ona işaret ettiğine göre bayan olmalı. iyide neden çiçek işaret ediyor olsun, şu ağaç işaret etmiyor mu? O ağaçda işaret ediyor ama çiçeğe bak, ne kadar güzel, çiçek ağaçtan daha güzel olduğuna göre Alice kendisini çiçek üzerinden tanımlamış.... bunun sonu yok.

Burada iddia da, karşı iddiada, özünde nesnel bir gerçekliği olmayan, insanın zihni alanda ürettiği, özneleştirdiği bir şey üzerinedir.

Teist, ateist konumlanışında merkezde duran görüldüğü gibi nesnel gerçekliğine dair hiç bir veriye sahip olmadığımız, nesnel gerçekliği konusunda elimizde hiç bir şey olmayan, soyut tanrı filan değildir. Ateistlerin hayatı yok, bir dolu uydurma ile mi hayatlarını yönlendirecekler, hayır, alakası yok özünde, kimse tanrılarla ilgilenmiyor, aslında pek bir yerde kaplamıyor(zira hayal ürünü bir kahraman), mesele tanrı meselesi, varı, yoku değildir, karşı, karşıya duran insandır-ideolojidir, dünya görüşü, yaşam biçimi olarak karşılıklı konumlanıştır. Etki ve tepkidir, sav ve karşısavdır. Sizler teistlerin etkisinde ve onların Alice den aldığını iddia ettiği buyruklar temelinde, iradenizi teslim ederek, hayatı zindan ederek, kendinizi ve inandırılmış biçimde, korkularınızı vs yönetmesine, sizi sömürmesine, kullanmasına, istemediğiniz biçimde yaşatmasına, anlam veremediğiniz ritüellerle, binlerce yıl eskide kalmış yasa ve kurallarla yönetmesine, yaşamanıza müsade eder misiniz? Alice'nin bir masal olduğunu bile bile, nesnel gerçeklikde bir karşılığı olmadığını bile, bile bunu yapar mısınız?
Yapmıyorsanız belirleyici olan Alice değildir durduğunuz konumdur ve istesenizde, istemesenizde, ideolojik olarak, konumlanış olarak bulunduğunuz konum malesef anti-aliceisttir.

Kısaca ateistliği, gidipde bir tanrı kıstasına indirgemek aslında ateizm ile pekde ilgili bir şey değil. Yani sanılıyor ki, ateist işi gücü yok tanrı ile uğraşıyor, ona yok deyip duruyor. Alakası bile yok, siz hiç Alice'nin kız mı, erkek mi olduğu sorusu ile kafayı bozar mısınız ki, ateistlerde kafayı tanrı ile bozmuş olsun. Tanrı karşı sav üreten insanın(teistin), gündelik hayatınızı idare etmek ya da size müdahele etmek, ya da başkalarına hükmetmek için kullandığı, subjektif bir kahraman sadece. ve siz bunu biliyorsunuz, sav'a, karşı sav geliştiriyorsunuz ve böylelikle birilerinin baskısından, sizi yönlendirmesinden, sizi idare etmesinden, kullanmasından sıyrıldığınız gibi, hayat anlayışınızı da başkalarına göre değil, kendi tercihlerinize, gönlünüze göre yapıyorsunuz. Bu kaçınılmaz olarak sizi, karşı konuma konumlandırıyor, ateist. Yani muhatabınız tanrı ya da Alice değil, insan ve ideolojisi, tartışmalarınız yakıcı, vazgeçilemez, zira karşılıklı bir konumlanış söz konusu. Yani demek istediğim belirleyici olan subjektif tanrı öznesi değil(umrumda bile değil bu kelime), durmaksızın hayatınıza burnunu sokan, bunun içinde tanrıyı, Alice'i kullanan ideolojiler, siyaseti, propagandası ve muhatabı insanlardır.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (12-07-2012 Saat 14:54 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 12-07-2012, 15:54
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

Sayın spartacus,uzun yazıları ben okurum da,genelde forum ortamında uzun yazılar pek okunmaz..O yüzden daha kısa yazarsanız daha iyi olur
Hem agnostisizm hem de ateizm konusunda söylemlerinizi beğendim..Kendimi agnostisizme daha yakın buluyordum ama doyurucu açıklamalarınız sonrası bu konuda biraz düşünmem ve biraz daha okumam gerekli artık..Demek ki daha net olarak bu kavramları öğrenebilmiş değilim..
Dinlerin Tanrı'larının bir zırva olduğunu ben de biliyorum ama işte ne kadar büyük bir boşlukta yaşadığımızı bilmediğimiz için bir yaratıcı fikrinin toptan rafa kaldırılması bana biraz ilginç geliyor..Somut olarak olmayan birşey veya benzeri birşey için bilinemez demek mantıksız aslında..Ama neyi bilip/bilmediğimiz bile muğlak..

Evrim dinlerin Tanrı'larını yok etmiştir..Evrim lanse edilen Tanrı modellerini çöpe yollamıştır..Evrim yaratma devam ediyor derken,lanse edilen Tanrı'lar yaratmanın belirli bir zamanda bitirildiğini söyler..Bilim bu lanse edilen Tanrı'yı yok etmiştir..

İnsanların sığındığı bu Tanrı'dan farklı bir Tanrı olabilir mi evren'de?
Dünya'yı başı boş bırakmış bir Tanrı olabilir mi Evren'de?
Farklı boyutlarda bizleri seyreden bir Tanrı olabilir mi?
Ben bu farazi Tanrı kavramının bilinemeyeceğini düşünüyorum..Ama sizin bakış açınız ile ateizme biraz daha yaklaşmış oldum..
Çünkü bilinemez dediğim Tanrı fikrini arakladığım yer şizofrenlerin söylemlerinin bulunduğu yer..Aklını kaybetmiş birileri ortaya bir Tanrı fikri atıyor ve bizde Tanrı bilinemez filan diyoruz..
Eski teist olmamızdan kaynaklanan bir sorun bu sanırım
Deistler ile agnostikler arasında pek bir fark yok sanki..İki görüşte Tanrı fikrini teistlerden araklamış durumda..Ateistler tamamen Tanrı fikrine karşıt olmaları hasebiyle daha doğru bir konumdalar sanki..
Yani 2 mesajla beni ateist yapacaksınız nerdeyse
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
ateizm, ateizmin çeşitleri, negatif ateizm, pozitif ateizm


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Pozitif ve negatif ateizm, agnostisizm: Hangisi daha makul? ulpian Ateizm 87 05-03-2019 20:55
ateizm aragonn Politika 10 07-01-2019 12:26
www.ateizm.org Cavbella Konu-dışı 8 25-02-2006 22:31
ateizm ve son İslam 2 15-01-2005 00:14
Ateizm İslam 33 21-12-2004 19:40

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:42 .