
06-04-2011, 00:55
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2011
Mesajlar: 37
|
|
Murteddd gerçi Türkiye'de hangi taşın altından hangi şekilde bunlar çıkar pek emin değilim. İmamın ordusunu okudun mu bilmiyorum. Bu adamlar bu işte ustalaştılar artık. Yaptıkları yanlışlar ortaya çıksa da faydalanıyorlar çıkmada da faydalanıyorlar. Bundan önceki sınavlarda Ünal Yarımağanı götürdükleri net. Kopya verdikleri de net. Her şekilde kazançlı çıktılar bu olaylardan. Ama bu sefer böyle bir plan içinde olduklarını sanmıyorum.
Türkiyedeki olayları dikkatli incelemek lazım. Örneğin toplumun çok duyarlı olduğu tecavüz, çocuk ölümü gibi olaylarda çok uğraş veriyorlar. Bunların hepsi bir politika, toplum mühendisliği. Elbette bu tür olayların aydınlanması beni de fazlası ile mutlu ediyor. Ama burada amaç sadece bu tür olayları hızla aydınlanması değil, tasfiye ettikleri kadrolardan daha iyi çalıştıklarını ve bu tasfiyelerin aslında iyi çalışmayan unsurların temizlenmesi olduğuna dair toplumu ikna etmek.
ÖYSM'de de bunun yaşandığını düşünüyorum. Ünal Yarımağanı tasfiye ettier. Hem çevrelerine kopya verdiler hem de bunu Ünal yarımağana yıktılar. Bu nedenle bu sınavda bu kadar titizlendiler. Daha güvenli sınav yapmak istediler. Toplum ikna olduktan sonra iki yönden de kazançlı olacaklardı. Hem tasfiye ettikleri kişilerde haklı olduklarını kanıtlayacak hem de sözümona daha dürüst olduklarını kanıtlayacaklardı. Böylece ielride istedilerini daha kolay yapacaklardı. Ama bu adamlar yeterinden fazla hızlı büyüdükleri ve büyürken liyakattan önce biata baktıları için şaşkın bir takım adamları oraya gönderdiler ve düzgün yapmak istedikleri bir işi de ellerine yüzlerine bulaştırdılar.
Bir ateistsen bir teistle yüzyüze görüşmende bir şeyler anlatmaya çalışırken yüz ifadenin karşındakinin anlamazlığı karşısında nasıl bir hal aldığını sanırım hayal edebilirsin. ÖSYM başkanının konuşmasını dinlediysen ben aynı yüz ifadesini onda da gördüm. Adam doğru söylediği halde anlatamıyordu karşısındakilere, sinirleniyor ama bulunduğu konum nedeniyle sinirlerine hakim olamaya çalışıyordu. Bu zor durumu defalarca yaşamama rağmen cemaatten birinin yüzünde görmek beni mutlu etmişti. Adam gayet kendine güvenerek tüm kitapçıkları tüm türkiyeye açtı. Buna rağmen adamı anlamıyorlardı.
Bu şaşkınlar eklediğin kriptoloji uzmanının dediği şekilde saçma salak bir algoritma uygulamış olabilirler ama bence bunun ne kendileri farkındaydı nede bunu bir kopya aracı olarak kullandılar. Böylesi daha iyi oldu, nasılsa seçime kadar bu sorun gündemde olur. Ve bu yapmadıkları bir durum olduğu için hazırlıklı değillerdi.
|

07-04-2011, 15:51
|
 |
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
|
|
http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...&CategoryID=77
|
ÖSYM'den itiraf: Şifre var
07/04/2011 6:43
ÖSYM, 1.7 milyon sınav kitapçığındaki yanıt seçeneklerinin şifreye yol açacak şekilde hatalı kurgulandığını kabul etti.
ÖSYM, Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) ilişkin günlerdir süren ‘şifre tartışmasına’ sonunda açıklık getirdi. 1 milyon 700 bin adaya, ayrı ayrı kitapçık hazırladıklarını belirten ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ensar Gül, “Programımız başarılıydı. Ancak Meteksan’da kitapçıkların hazırlanışı sırasında programın bir kısmı eksik çalışmış. Şıkları ve soruları rasgele dağıtması gerekirken, hep aynı kalıbı kullanmış. Biz de dün gece (önceki gece) fark ettik” dedi.
|
Aynı filmi gene izliyoruz. Çok klişe bir konu ama gene de memleketin yarısı seviyor böyle şeyleri izlemeyi.
|

07-04-2011, 16:55
|
 |
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
|
|
Gün geçmiyor ki Ösym başkanının tatmin ettiği büyüklerimize bir yenisi daha eklenmesin. Kendisi,o badem bıyıklarıyla kendinden beklenmeyecek şekilde akıllara zarar bir performans sergileyerek sırasıyla bütün büyüklerimizi tatmin ediyor.
İşte herkesi tatmin eden o adam:
Tatmin olan olana
İşte tatmin olanların tam listesi
|
CUMHURBAŞKANI GÜL:
Başkandan (ÖSYM Başkanı Ali Demir) aldığım bilgiler beni tatmin etti. Öğrencilerimizin güvenle kendilerini ikinci sınava hazırlamaları gerekir.
|
Ösym başkanı hiyerarşiyi hiç bozmuyor ve ilk cumhurbaşkanımızı tatmin ediyor.
|
DEVLET BAKANI CEMİL ÇİÇEK:
Sayın Cumhurbaşkanının tatmin olduğu konuda biz de tatmin olmuşuzdur.
|
Sayın Çiçek de cumhurbaşkanımızın tatmin olduğu yerde bize tatmin olmamk düşmez, en iyi o tatmin olur diyor.
|
MİLLİ EĞİTİM BAKANI NİMET ÇUBUKÇU:
Ben de her şeyden önce anne bir veli olarak bu açıklamaları tatmin edici bulduğumu söylemek istiyorum.
|
Hüseyin Çelik'ten koltuğu devralıp bize onu bile arar hale getiren gelmiş geçmiş en şuursuz, arkasından ipleri bile görülen milli eğitim bakanımız da beklendiği şekilde açıklama yapmakta gecikmiyor, bir veli olarak tatmin oluyor.
|
TBMM BAŞKANI MEHMET ALİ ŞAHİN:
ÖSYM Başkanı'nın açıklamaları rahatlattı ve tatmin etti.
|
Kendisinin tatmin olması meclisteki diğer vekillerin de tatmin olmak istemesine bir işaret gibi geliyor bana.
|
YÖK BAŞKANI YUSUF ZİYA ÖZCAN:
En güvenilir sınavdı. ÖSYM Başkanı'nın açıklamaları beni de tatmin etti.
|
İşte sayın Yök başkanı! Kpss skandalından sonra yaptığı açıklamalardan sonra utanmayıp bugün bile aynı koltukta olan Yök başkanımız (Yök'ü kapatmak neyin nesiymiş? Benim de böyle güdümlü başkanım olsun, bir kaç Yök daha kurarım tabi.) da yaşadığı bu deneyimin bugüne kadarkilerin en iyisi olduğunu açıklıyor.
Bakalım sırada kimler var? O badem bıyıklarıyla kimleri daha tatmin edecek sayın Ösym başkanı?
Ve işte suçlu:
(Aslında bu kadar kişinin tatmin edilmesine vesile olan bir insandan suçlu diye sözetmek pek doğru olmasa da usulen öyle diyelim.)
O ‘şifreci’ işgüzar bilgi işlemciymiş
Konu murted tarafından (07-04-2011 Saat 17:05 ) değiştirilmiştir.
Sebep: Ekleme
|

07-04-2011, 16:59
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jan 2011
Bulunduğu yer: Greenland
Mesajlar: 632
|
|
Avrupa ülkelerinde bu gibi durumlarda nasıl gelişmeler yaşanır ve hangi gelişmeler normal karşılanır arkadaşlar. İlgili kuruma ve iktidara ne gibi tesiri olur böyle durumların?
|

07-04-2011, 23:22
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jun 2009
Bulunduğu yer: Bermuda Allah Üçgeni
Mesajlar: 910
|
|
ali nesin de şöyle bir açıklama yapmış konu hakkında:
|
Perşembe günü Taraf’ta çıkan söyleşimde bazı yanlış çıkarımlarda bulunmuşum. Şimdi daha çok sınav kâğıdına ulaşılabildiğinden, ÖSYM’nin son açıklamalarını da dikkate alarak bu çıkarımlarımı düzeltmek zorundayım.
İki soru var yanıtlanması gereken: 1) ÖSYM’nin aslında ne yapmak istediği ama 2) Ne yaptığı.
İkinci sorunun yanıtını üç aşağı beş yukarı anladık. Özetle şöyle:
a) ÖSYM her soru kitapçığında tüm yanlış şıkları ayrı ayrı karacağına, tek bir karma yapmış. Ayrı ayrı karıldığı çıkarımım yanlışmış. Söylenene göre sistemdeki bir hata buna neden olmuş.
b) Bu karmayı esas alarak, her kitapçıkta her sorunun şıklarını – anladığım kadarıyla rastgele ve ayrı ayrı – döngüsel kaydırmış.
c) Böylece tüm kitapçıklarda tüm soruların şıklarının döngüsel sıralaması aynı çıkmış.
Bunun şu sakıncası var: Rastlantıyla ya da kasten beliren ve soruların tümünü ya da çoğunluğunu yanıtlamaya yarayan bir şablon, tüm kitapçıklarda belirebilir. Nitekim Radikal gazetesinden Betül Kotan’ın ortaya koyduğu “büyük sayının sağındaki doğru yanıttır” yöntemi 40 matematik sorusunun 36’sına uygulanabiliyor ve 23 doğru yanıt veriyor.
Eğer öğrenciler bu yöntemi önceden görmemişlerse bir sorun yok, çünkü sınav sırasında böyle bir şablonu farketmek imkânsız; farkeden de benim nezdimde en iyi üniversitenin en iyi bölümüne girmeye hak kazanmış demektir! Ama her türlü şablonun dışarıya kolaylıkla sızdırılma olasılığı olduğundan, ÖSYM’nin bu kusuru bağışlanır gibi değil. Üstelik sistemdeki bu hata da öyle kolay kolay farkedilmeyecek bir hata değildir. Buna acemilik değil, beceriksizlik denir.
Ayrıca şu sorular da akla geliyor: Eğer yanlış yanıtlar rastgele karılmışsa nasıl oluyor da,
a) Tam 8 soruda hiçbir karma yapılmamış ve bu 8 soruda yanıt hep en küçük?
b) 36 sorunun 23’ünde doğru yanıt hep en büyük yanıtın sağında yer alıyor?
Bunlar yanıtlanması gereken sorular.
Birinci sorunun, yani “ÖSYM aslında ne yapmak istedi?” sorusunun yanıtını tahmin bile edemiyorum. Daha doğrusu tahmin ediyorum ama bir anlam veremiyorum, çünkü yanlış şıkları rastgele karıp sonra yanıtları rastgele kaydırmakla, doğru yanlış demeden tüm şıkları bir defada rastgele karmak arasında hiçbir fark yoktur ve ikinci yöntem akla ilk gelendir, çok daha sadedir, kolaydır ve dolayısıyla hatalara karşı çok daha dayanıklıdır. Bu sorunun da yanıtını ÖSYM başkanı hepimize açıklamakla yükümlüdür.
Ali Nesin
|
|

08-04-2011, 00:51
|
 |
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
|
|
Bu muhalefet de salak. Kpss sakandalında da pek sesleri çıkmadı. Adamın villasıyla, parfümüyle uğraşacağına al bunu kullan. Suistimalse suistimal et. Gerçi susistimallik pek bir şey de yok, daha en başında tepeden aşağıya biz tatmin olduk şeklindeki açıklamaları gene bir şeyin telaşında olduklarını gösteriyor.
Üstelik anlaşılmaz bir şey daha var: Ondan fazla sayıda lisede neden sadece kızlar girmiş sınava? ''Pozitif ayrımcılık'' gibi saçma sapan bir açıklama yapıyorlar. Biz de kıllanıyoruz doğal olarak.
--------------------------------------------------------------------
http://gazete.medyaloji.net/arsiv/20...s/6126_1_t.jpg
Taraf'a ne demeli? Haberci misin yoksa sahiden taraf mısın? Tamam, araştırırsın sonra da yazarsın iddialar boş çıktı diye. Manşete bakın, ana sayfada Taraf'ı kapat Zaman yaz; sırıtmaz hiç.
Ahmet Altan'ın da tatmin olma potansiyeli taşıdığını söyleyebiliiz. Bizim badem bıyıklı protokolü halletsin, herhalde onu da tatmin edecektir bir ara.
--------------------------------------------------------------------
Bu da Zaman'dan. Bu ahlaksızlar, tetikçiler, Allah kitap deyip de her gün tonla yalan haber yapan adamlar, Kpss skandalını önce görmezden geldiler. Bir süre sonra inkar edenlerin haberleri falan çıktı, cemaate mok atılmaya çalışılıyor dendi. Sonra bir grup soytarı çıkıp da üç-beş kişi protesto düzenleyip, biz hakkımızla aldık o puanı, sınav iptal edilmesin diye konuşunca hakkıyla yapanlara yazık olur diye bu şerefsizleri mağdur yapmaya kalktılar.
http://www.zaman.com.tr/haber.do?hab...in-yeri-farkli
|
Olmayan 'şifreyi' protesto ettiler
Devrimci Liseliler (Dev-Lis) grubu, YGS'deki 'şifre' iddialarını Ankara ve İstanbul'da protesto etti. Adalet Bakanlığı önüne gelen 'Dev-Lis' üyesi 2 kişi kendilerini bakanlık binasının önündeki demirlere zincirledi. Bu sırada 4 kişi de Milli Eğitim Bakanlığı önünde aynı eylemi gerçekleştirdi. Demir makası ile zincirleri kesen polis, Dev-Lis üyesi 6 kişi ile birlikte Sosyalist Demokrasi Partisi'nin (SDP) fotoğrafçısı olduğunu söyleyen 1 kişiyi gözaltına aldı.
Aynı gruba üye 9 kişi ise ÖSYM'yi protesto etmek amacıyla Kağıthane'deki ÖSYM binası önünde toplandı. Pankart açan eylemciler, kendilerini binanın önünde bulunan aydınlatma direğine zincirle bağladı.
|
Konu murted tarafından (08-04-2011 Saat 00:57 ) değiştirilmiştir.
|

13-04-2011, 20:14
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jan 2011
Bulunduğu yer: Greenland
Mesajlar: 632
|
|
YGS'deki şifre iddialarıyla ilgili olarak ÖSYM Başkanı Ali Demir tarafından sınava giren adayların e-postalarına gönderilen mektupra ''Bazı sorularda şifreleme var, sehven (yanlışlıkla) yapıldı'' ifadeleri kullanıldı.
ÖSYM BAŞKANI: O ŞİFRECİ 'İŞGÜZAR' BİLGİ İŞLEMCİYMİŞ
ÖSYM'nin şifre açıklaması, mektubun "Tüm adaylara verilen soru kitapçıklarında cevap seçeneklerinin dizilişi" başlıklı bölümünde şu ifadelerle yer aldı:
''Tüm adaylara verilen soru kitapçıklarında sorunun doğru cevap seçeneği rastgele biçimde değiştirilirken, diğer seçeneklerin yerleri de rastgele değiştirilmesi gerekirdi. Ancak, geliştirilen yazılım çalıştırıldığında her soru için rastgele verilmesi gereken değerler sehven sıralı olarak verildiğinden, oluşturulan soru kitapçıklarında bazı sorularda en büyük değerli seçeneğin hemen sağındaki seçeneğin doğru cevap olması durumu ortaya çıkmıştır."
'ŞİFREYİ ÇÖZEN ADAY OLMADI'
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, her soru için rastgele verilmesi gereken değerler, sehven sıralı olarak verildiğinden bazı sorularda en büyük değerli seçeneğin hemen sağındaki seçeneğin, doğru cevap olması durumunun ortaya çıktığını belirterek, “Bugüne kadar incelenen çok sayıda soru kitapçığından bu dizilişi fark ederek cevap seçeneğine yönelen tek bir adaya bile rastlanmamıştır” değerlendirmesinde bulundu.
Demir, YGS'ye giren adayların e-posta adreslerine gönderdiği mektupta, “Çok değerli öğrenciler, 27 Mart 2011 günü hayatınıza sadece bilgilerinizle yön vermenizi sağlayacak bir sınav organize ettik” ifadelerini kullandı.
Bu sınav sonucunda sadece hak edenin, hak ettiği üniversiteye yerleşebilmesi için gerekli ortamı hazırladıklarını belirten Demir, sınav güvenlik tedbirlerinin birçok kimse tarafından takdir edildiğini, bazılarının da bu önlemleri sınav stresini artırıcı etkenler olarak değerlendirdiğini ifade etti.
Sınav bittikten sonra tüm kamuoyu önünde bazı tartışmaların yaşanmaya başladığını belirten Demir, basına verilen soru kitapçığının, ÖSYM'nin hazırladığı master soru kitapçığı olması gerekirken, gereksiz yere master soru kitapçığından basitçe türetilmiş bir kitapçık olduğunu kaydetti.
Demir, “Bu soru kitapçığı, sınav bittikten sonra türetildiğinden ve sınava giren hiçbir adaya verilmediğinden hiçbir adaya üstünlük sağlanması söz konusu olmamıştır” görüşüne yer verdi.
HAM PUANLARI ÜZERİNDEKİ İSTATİSTİKSEL DEĞERLENDİRMELER
Tüm adaylara verilen soru kitapçıklarında sorunun doğru cevap seçeneği rastgele biçimde değiştirilirken, diğer seçeneklerin yerlerinin de rastgele değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Demir, şöyle devam etti:
“Ancak, geliştirilen yazılım çalıştırıldığında her soru için rastgele verilmesi gereken değerler, sehven sıralı olarak verildiğinden oluşturulan soru kitapçıklarında bazı sorularda en büyük değerli seçeneğin hemen sağındaki seçeneğin, doğru cevap olması durumu ortaya çıkmıştır.
Tüm sınav evrakı gibi soru kitapçıklarının da hazırlanması 'kapalı dönem' olarak ifade edilen ve tüm dünyadan izole bir ortamda hazırlandığından bu dizilişin ÖSYM çalışanları dahil dışarıdan herhangi biri tarafından bilinmesi imkansızdır. Bugüne kadar incelenen çok sayıda soru kitapçığından bu dizilişi fark ederek cevap seçeneğine yönelen tek bir adaya bile rastlanmamıştır. Sınavda adaylar tarafından kullanılan soru kitapçıklarının incelenmesi devam etmektedir.
Ayrıca tüm adayların ham puanları üzerinde yapılan istatistiksel değerlendirmeler sonucunda normal dışı hiçbir durum görülmemiştir.”
“GEÇEN YILLA KARŞILAŞTIRILDIĞINDA NORMAL DIŞI BİR DURUM YOK”
Mektupta, İstanbul-Eyüp bölgesinde kız öğrencilerin sınava girdiği okullar konusuna da değinen Demir, bu durumun söz konusu bölgede sınava girme talebini karşılayacak yeterli kapasite olmadığından ve bölgeye yerleşimde kız öğrencilere öncelik verilmesi nedeniyle ortaya çıkmış bir sonuç olduğunu belirtti.
Demir, ÖSYM'nin bu yolla sınavda hiçbir adaya üstünlük sağlamasının asla söz konusu olmadığını kaydetti.
YGS sınavı sonuçlarına ilişkin olarak da Demir, “Bugüne kadar yapılan cevap kağıdı okumalarının sonuçları geçtiğimiz yıl yapılan YGS sonuçlarıyla mukayese edildiğinde normal dışı bir durumun olmadığı ve sınavın adil ve doğru yapıldığı gerçeğini ortaya koymaktadır” dedi.
Demir, öğrencilere LYS'de başarılar diledi.
|
Suçlu da bulunmuş, gözümüz aydın.
|

13-04-2011, 20:43
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jun 2009
Bulunduğu yer: Bermuda Allah Üçgeni
Mesajlar: 910
|
|
Termo´isimli üyeden Alıntı
Suçlu da bulunmuş, gözümüz aydın.
|
böylece, önceden tatmin olanların da sehven tatmin olduğunu anladık
|

13-04-2011, 21:51
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jan 2011
Bulunduğu yer: Greenland
Mesajlar: 632
|
|
|

20-04-2011, 04:48
|
 |
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
|
|
İntihal suçlaması
Kurda kuzu emanet edilmiş diyeceğim ama cumhurbaşkanından tut başbakana hepsi kurt bunların zaten.
|
Bir televizyon kanalında gündeme gelen iddiaya göre ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir 1990’da Teknik ve Tekstil Dergisi’nde 9 bölüm süren yazı dizisinde akademik hırsızlık yaptı. Durum fark edilince de yazılı özür diledi.
|
|
İddialara ilişkin görüşlerini almak için aradığımız ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, telefonlara çıkmazken, ÖSYM yetkilileri de açıklama yapmadı.
|
Şimdi sayın cumhurbaşkanımızdan ''Özür dilemiş ya, ben tatmin oldum, bir daha yapmaz'' şeklinde bir açıklama bekliyoruz.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:43 .
|